DHA YURT BÜLTENİ - 11

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
DHA YURT BÜLTENİ - 11

Planörle ormana atılan uyuşturucunun Bulgaristan'dan getirildiği değerlendiriliyor(2)'KÖYÜMÜZ BULGARİSTAN'A YAKIN' Planörle çantalar içinde uyuşturucuların atıldığı ağaçlık alanın sınırları içinde bulunduğu Dolhan köyü muhtarı Cengiz Yılmaz, uyuşturucuların Bulgaristan'dan getirilmiş...

Planörle ormana atılan uyuşturucunun Bulgaristan'dan getirildiği değerlendiriliyor(2)

'KÖYÜMÜZ BULGARİSTAN'A YAKIN' 

Planörle çantalar içinde uyuşturucuların atıldığı ağaçlık alanın sınırları içinde bulunduğu Dolhan köyü muhtarı Cengiz Yılmaz, uyuşturucuların Bulgaristan'dan getirilmiş olabileceğini söyledi. Yılmaz, "Koru bölgesinde dün dolaşan köylü vatandaşlarımız, bir uçaktan valizler atıldığını görmüş. Daha sonra şüphelenmişler ve jandarmayı aradık ve kısa sürede olay yerine gelen jandarma inceleme başlattı. Olay öğleden sonra olduğunu söyleyebiliriz. Köyümüz Bulgaristan'a yakın bir bölge, uyuşturucunun oradan gelme ihtimali olabilir. Savcılık havadan atılan çantalar içinde uyuşturucuya olduğunu tespit etti" dedi.

Gazetecilerin, "Daha önce köyünüzde planör uçarken gördünüz mü?" sorusu üzerine Yılmaz, "Köyümüzün üzerinden uçak geçiyor ama planör uçtuğunu hiç görmedik. Bizde şaşırdık, her zaman olan bir olay değil. Şüpheli bir araç ile 1 kişinin kaçtığını görenler var. Jandarmanın çalışmaları devam ediyor" diye konuştu.'SİYAH BİR ARABAYLA  KAÇMIŞ'Köy sakinlerinden  Mustafa Candan, havadan atılan uyuşturucuların yanında bir kişinin siyah bir arabaya binerek kaçtığını görenlerin olduğunu belirterek, "Dün ikindi saatlerinde taş ocakları mevkii dediğimiz yerde havadan çanta atıldığını duyduk. Bizim köyden o bölgeye odun toplamaya giden bir kişi görmüş ve jandarmaya haber vermiş. Olay yerinde 1 kişinin siyah bir arabaya binip kaçtığını görmüş. Jandarma dünden bu yana köyümüze gelerek olayı araştırıyor" dedi.'İLK DEFA BİR PLANÖRÜN UÇTUĞUNU DUYDUK'Köylülerden Ahmet Çetin ise,  köylerinde ilk defa böyle bir şey ile karşılaştıklarını belirterek, "Daha önce köyümüzün üzerinde uçan bir planör görmedik, duymadık, şaşkınız. Biz olayı görmedik ama bizim köyden gören var. Havada bir uçağın çanta attığını duyduk. ve o çantaların içinde uyuşturucu olduğunu öğrendik. Jandarma bölgede çalışma başlattı" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Köyden detaylar-Muhtar Yılmaz ile röp.-Köylülerle röp.-Köyden genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Resul ORUÇOĞLU/KIRKLARELİ,

===============================

Diyarbakır'daki anneleri ziyaretleri nedeniyle sendikadan ihraç edilen öğretmenler hukuka gidiyor DİYARBAKIR HDP il binası önünde, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocukları için oturma eylemi yapan aileleri ziyaret eden 7 öğretmen, konfederasyonun adını izinsiz kullandıkları' gerekçesiyle Eğitim-İş Sendikası'ndan ihraç edildi. Karara tepki gösteren öğretmenler, haklarını hukuki yollarla arayacaklarını dile getirdi.Birleşik Kamu İş Konfederasyonu içinde örgütlü Eğitim-İş Sendikası'nın İstanbul, İzmir, Gaziantep, Eskişehir ve Zonguldak şubelerine üye 7 öğretmen, 'Hepimizin Sendikası Grubu' çatısı altında birleşerek, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocukları için Diyarbakır HDP il binası önünde eylem yapan aileleri, geçen yıl Eylül ayında ziyaret etti. Ziyaretin ardından 7 öğretmen hakkında Eğitim-İş Sendikası Merkez Disiplin Kurulu tarafından soruşturma başlatıldı. 'Konfederasyonun adını izinsiz kullandıkları gerekçesiyle 7 öğretmen, Pazartesi günü sendikadan ihraç edildi. Verilen karara tepki gösteren öğretmenler, haklarını hukuki yollarla arayacaklarını dile getirdi.Eskişehir Şube Örgütlenme Sekreteri iken sendikadan ihraç edilen Eskişehir Tepebaşı Rehberlik Araştırma Merkezi Özel Eğitim Öğretmeni Ayla Salmanlı, 2007 yılında Eğitim-İş Sendikası'na üye olduğunu belirterek, sendikadan ihraç edilme kararının hiçbir dayanağının olmadığını söyledi. Salmanlı, "28 Eylül'de tek gündemle Diyarbakır annelerini ziyareti gündemiyle, Olağanüstü Başkanlar Kurulu toplandı ve orada açıkça bunun bir tiyatro olduğu, orada disiplin kuruluna talimat verircesine 'Bu arkadaşlar ihraç edilsin' mesajı verildi. Disiplin Kurulu ihraç kararını aldı. Olağanüstü Genel Kurul, 20 Ocak 2020'de yapıldı ve ihraç edildik. İhraç edilen biz değildik. Diyarbakır'da HDP il binası önünde oturan annelerimiz ve onların duyguları ihraç edildi" dedi.  'ANNELERİNİZE GELİN, TESLİM OLUN ÇAĞRISI YAPTIK'Bölücü terör örgütüne tavır almak için Diyarbakır annelerinin yanında gittiklerini belirten Ayla Salmanlı, "Biz PKK'yı protesto etmek, kınamak ve o çocuklarımıza da 'Gelin, annelerin kucağına, teslim olun' çağrısı yaptık. Biz herhangi bir teröristin ailesini ziyarete gitmedik. Biz Türkiye'den yana PKK'ya karşı, bölücü terör örgütüne karşı tavır almaya gittik. Dolayısıyla yaptığımız ziyaret bölücülüğe darbeydi. Ama alınan ihraç, bölücülüğü sevindiren bir ihraç kararı oldu. Bu kadar karşıtlık varken, ihraç kararını alanlar bu kararın altında kalacaklar. Eğitim-İş'in tabanı vatanseverdir, bölücülüğe karşıdır. Eğitim-İş'in tabanının yüreği o annelerle çarpar. Vicdanı olan herkes, annelerin o çığlığını duyar" ifadelerini kullandı.'İHRAÇ SEBEBİMİZ HUKUKSUZ'Sendikadan ihraç sebeplerinin hukuksuz olduğunu söyleyen Salmanlı, "İhraç sebebi olarak konfederasyonun adını kullanmamız gösterildi. Konfederasyonun üyesiyim. Sendikanın içinde bir üye olarak kendi aidiyetimi belirtmek için birleşik kamu içinde örgütlü 'Hepimizin Sendikası' dedim. Ama bu bir bahane. Verilen karar hukuki değil. Bizi kimse perdelemeye çalışmasın" diye konuştu.'ANNELERİN SESİNE DUYARSIZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİ'Sendikadan ihraç edilen öğretmenlerden Sermin Erdem ise, "Diyarbakır'daki annenin 'Başlarım sizin Kürdistan davanıza' söylemiyle biz burada kendimize bir görev çıkardık. Çünkü biz, Eğitim-İş'li öğretmenler, Türkiye'nin birliğinden, beraberliğinden, bütünlüğünden yana bir kuruluş ilkesine sahibiz. Biz bunun için Eğitim-İş'liyiz. Eğitim-İş bölücülüğe karşı bir sendikadır. Biz bu nedenle buradayız. Diyarbakır'daki anne HDP binası önünde çocuğunu HDP'den istiyor. Çünkü o anneler çocuklarını kaybettiği yeri biliyor. Adres doğru adres. Biz de bu çığlığa duyarsız kalamadık. Ben bir öğretmenim, aynı zamanda bir anneyim. Çocuklarım, görev edindiğim Cumhuriyeti korumak ve devamını sağlamak ilkesini çocuklara öğretmek zorundayım. Bu çocuklar, HDP tarafından dağa çıkarılan bu çocukların annelerinin seslerine duyarsız kalmamız mümkün değildi. Her biri dağdan insin, okusun. Doktor olsun, mühendis olsun, bu çağrıyı bizim de yapmamız gerektiğini düşündüğümüz için Diyarbakır'a gittik" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Öğretmenlerin Diyarbakır ziyaretinden görüntüler-İhraç edilen üyelerle röportaj-Konuyla ilgili anonslar-Genel detaylar

HABER: Semih ŞAHİN- Huzeyfe ÖZDEMİR/BURSA,

===============================

Bursa'da uyuşturucu operasyonunda 7 şüpheli adliyede

Bursa'da, polisin düzenlediği uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 12 kişiden 7'si adliyeye sevk edilirken, şüphelilerin ev ve araçlarında yapılan aramalarda metamfetamin, esrar, ecstasy tablet ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu satıcılarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. Operasyonda, uyuşturucu madde satın almak ve bulundurmak suçlarından 5 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin araçlarında yapılan aramalarda bir miktar metamfetamin ve esrar ele geçiren polis, şüphelilerin bu maddeleri kim ya da kimlerden aldığını belirlemek için soruşturmayı genişletti. Polis, yapılan araştırmalar sonucunda şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri, D.B., Ö.C., H.H.A., H.K., F.Ç., M.B. ve K.A.'dan satın aldığını tespit etti. 7 şüphelinin ev ve araçlarında yapılan operasyonda ise 240 gram metamfetamin, satışa hazır halde paketlenmiş bir miktar esrar, ve ecstasy tablet  ele geçirildi.Gözaltına alınan 12 kişiden 5'i hakkında 'Kullanmak için uyuşturucu madde satın almak veya bulundurmak' suçundan adli işlem yapıldı. D.B., Ö.C., H.H.A., H.K., F.Ç., M.B. ve K.A.  ise 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak' suçundan adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Şüphelilerinden emniyetten çıkarılmasından görüntü

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

===============================

Yaban hayvanları için karda bata çıka yem taşıdılar

ŞIRNAK'taki 2 bin 160 rakımlı Birini Tepesi'ne ağır kış şartları nedeniyle yiyecek bulamayan yaban hayvanları için yem bırakıldı.Şırnak-Siirt karayolu üzerindeki 2 bin 160 rakımlı Birini Tepesi'nde etkili olan kar yağışı nedeniyle yiyecek ve yem bulmakta zorlanan yaban hayvanları için Doğa Koruma ve Milli Parklar Şırnak Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bölgeye giden ekipler, karda bata çıka doğaya yiyecek ve yem bıraktı.Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Orhan Kalay, "Yaban hayvanları yem bulamadıkları zaman köylere iniyorlar. Köylülere zarar veriyorlar. Bunların önüne geçmek için toplayabildiğimiz kuşlar için, buğday arpa, yaban keçileri için saman, yırtıcı hayvanlar için et belirli bir program dahilinde doğaya bırakıyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Yemlerin taşınmasıYemlerin alana dağıtılmasıDKMP Müdürü Orhan Kalay'ın konuşmasıGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Sekvan KÜDEN/İDİL,(Şırnak),

================================

Down sendromlu Mustafa annesinin hayatının dönüm noktası oldu

BURDUR'da yaşayan İlknur Cenkci'nin (43) hayatı, 17 yıl önce dünyaya gelen down sendromlu oğlu Mustafa ile değişti. Başlarda çocuğunun durumunu kabullenmeyen İlknur Cenkci, daha sonra kendisi gibi olan aileler ve down sendromlu çocuklara destek olmak için dernek kurup, özel rehabilitasyon merkezi açtı. 'Meleğim' dediği oğlunun hayatının dönüm noktası olduğunu söyleyen İlknur Cenkci, "Sadece benim çocuğum değil bütün meleklerimiz için çaba gösteriyorum" dedi.Bucak'ta oturan İlknur Cenkci'nin ilk çocuğu Mustafa, 2003 yılında down sendromlu dünyaya geldi. O zaman çalışmayan İlknur Cenkci, bu durumu öğrendiğinde hayata küstü. Yaklaşık 2 yıl kimseyle görüşmeyen İlknur Cenkci, bir doktorun tavsiyesi üzerine, çevresinde kendisi gibi olan ailelere yardımcı olmak için harekete geçti. Zamanla çocuğunun durumunu kabul eden İlknur Cenkci, çocuğuyla birlikte hayata tutundu. Eşi, Mustafa ve küçük oğluyla birlikte yaşayan İlknur Cenkci, 2018 yılında kendisi gibi olan aileler ve down sendromlu çocuklara maddi manevi destek sağlamak için Bucak Melekler Derneği'ni kurdu. Daha sonra Melekler Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'ni hayata geçiren İlknur Cenkci, şimdi hem kendi çocuğu hem de başkalarının çocuklarına korucuyu annelik yapıyor. İlknur Cenkci'nin 7 kişiyle kurduğu derneğin şimdi 300 üyesi bulunuyor. Dernek aracılığıyla toplamda 1700 engelli ailesine maddi ve manevi desteğe devam eden Cenkci'nin kurduğu okulda ise 102 öğrenciye hizmet veriliyor. Lise 2'nci sınıf öğrencisi olan Mustafa ise annesinin en büyük gurur kaynaklarından biri oldu. Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi seven Mustafa, evde annesine de yardım ediyor.'HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLDU'İlknur Cenkci, "İki oğlum var. Mustafa'm, 'meleğim' diyorum ben ona. 17 yıl önce hayatıma girdi. Onunla tanıştık. 17 yıl önce hayatımın dönüm noktası oldu. Mustafa doğduktan bir hafta sonra down sendromlu olduğunu öğrendim. Tabi ki down sendromu hakkında çok bir bilgim yoktu. Doktorlardan ve çevremden bu konuyla ilgili bilgi almak istedim. Zihinsel bir durum olduğunu öğrendim. Tabi ki o benim yıkılışım oldu. Hayata çok farklı baktım. Her şey bitmiş gibi hissettim. Kendimi çok kötü hissettim. Günlerce ağladım, aylarca evimden hiç çıkmadım. Mustafa'nın sağlık problemleri olduğu için sık sık hastanelerde yatıyorduk. Çoğu yerlerden umutsuzlukla döndük. Çok çaresiz günler geçirdim" dedi.'BÜYÜK BİR KİTLEYE ULAŞTI'İki yıl boyunca kendisini eve kapattığını, hiçbir akraba ve yakınıyla iletişime geçmediğini anlatan İlknur Cenkci, şunları söyledi: "Hayatın bittiğini düşünerek hiçbir akrabamla, hiçbir dostumla iletişime geçmedim. 'Neden ben' duygularıyla yaşadım. Hayatımın en büyük yanlışını yapmışım. Daha sonra oğlumu kabullendim. Dedim ki ben kabullenirsem, herkes kabullenir. Önce kendim kabullendim, sonra ailem kabullendi, sonra çevrem kabullendi. Ondan sonra bir doktorumuzun bana söylediği sözler üzerine farklı duygulara girdim. Yani bunların bize bir hediye olduğunu, işte bizim bu konuda daha bilinçli olmamız gerektiğini, onlar için ne yapabileceğimizi düşünmemiz gerektiğini öğrendim. Bu tür güzel sözlerle benim hayata bağlanmama, ayağa kalkmama sebep oldu. Daha sonra araştırdım. Artık oğlum için nasıl faydalı olabilirim, ben olmasam da hayatını nasıl sürdürebilir diyerek araştırmalara girdim. Daha sonra tek olmadığımı öğrendim. Araştırarak büyük bir kitleye ulaştık. Büyük bir arkadaş çevremiz oldu. Hep birlikte artık bir şeyler yapmaya başladık."'DEVLETİMİZİN VERDİĞİ MAAŞ AYAĞA KALKMAMA SEBEP OLDU'Daha sonra çocuğu için özel eğitimler olduğunu öğrendiğini ve onun için özel ve devlet eğitimlerine başladıklarını kaydeden İlknur Cenkci, "Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetlerden evde bakım desteği alıyorum. Bu destek sayesinde de ayakta kaldık. O aralarda gerçekten büyük yoksulluk içindeydik. Her konuda zorlanıyorduk. Devletimizin bize verdiği bu maaş benim ayağa kalkmama sebep oldu. En büyük desteğim budur. Ondan sonra ne yaparım derdiyle uğraşırken, belli bir süreden sonra dernekleştik ailelerle. Daha iyi işler yapabilmek için. Derneğimizin güzel faaliyetleri oldu. ve diğer bilgisi olmayan arkadaşları bilgilendirmeye başladım. Sağ olsun hem ilimizdeki hem de ilçemizdeki yetkililerimiz her konuda yardımcı oluyor. Bizim meleklerimize hep sahip çıktılar. Ama ben diyorum ki olmayacak diye bir şey yok.  Ben evdeyken, bir işimi yapamazken, çocuğuma bağımlıyken aldığım o destekle bir yerlere gelebildim. Bunu yapabildiğime inanıyorum. İşle beraber çocuğumla da ilgilendim. Her annenin yaptığı gibi Mustafa okul haricinde benle daimi olarak. Elimden geldiği kadar onları mutlu etmeye çalışıyorum. Sadece benim çocuğum değil bütün meleklerimiz için çaba gösteriyorum. Bu konuda da devletimizin desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------İlknur Cenkci ve oğlunun okula gelişiOkuldaki faaliyetlerdenİlknur Cenkci'nin anlatımıMustafa'nın gitar çalması

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,

============================

Suriye'ye askeri sevkiyat

TÜRKİYE'nin çeşitli illerinden gelen askeri konvoy, Kilis'e ulaştı. Konvoydaki birliklerin Suriye'de konuşlandırılacağı öğrenildi.Farklı illerinden yola çıkan zırhlı araçlardan oluşan askeri konvoy, öğleden sonra Kilis'e ulaştı. Geniş güvenlik önlemleri altında ilerleyen, araçlarda komandoların da bulunduğu konvoy, Kilis'teki Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan geçerek Suriye'ye geçiş yaptı. Konvoydaki birliklerin Suriye'deki üslerde konuşlandırılacağı belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------------Zırhlı araç konvoyuKonvoyun Suriye'ye geçişiGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU/ KİLİS

============================

Batı Karadeniz'de avlanan hamsi umut oldu

KARADENİZ'de, hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte özellikle Batı Karadeniz'de avlanan hamsi balıkçı tezgahlarını doldurdu. Kilogramı 7-10 TL arasında satılan hamsinin soğuk hava ile birlikte irileşip yağlandığı ve daha lezzetli hale geldiği belirtildi.Karadeniz'de, 1 Eylül'de denizlerde yasağın sona ermesiyle başlayan av sezonunda hamsi, istavrit ve mezgitte bolluk yaşanırken, palamut ise az avlandı. Ancak hamsi avı deniz suyu sıcaklıklarının yüksek seyretmesi ile birlikte yaklaşık bir ay önce durdu. Doğu ve Orta Karadeniz'de avlanan hamsi miktarı neredeyse biterken iki hafta önce hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte Batı Karadeniz'de hamsi avı başladı. Avlanan hamsi miktarının bol olması nedeniyle kilogram fiyatı 5 TL'ye kadar düştü. Ancak bu hafta denizde fırtına olması nedeniyle av miktarı kısmen düştü. Samsun'da balıkçı tezgahlarında ise Batı Karadeniz'de avlanan hamsi kilogramı 7-10 TL'den satışa sunuluyor. Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte yağlanan ve irileşen hamsinin daha lezzetli hale geldiği belirtildi.'BARTIN AÇIKLARINDA AVLANIYOR'20 yıldır balıkçılık yapan Ayhan Liman, hava sıcaklıklarının düşmesinin hamsi avını olumlu etkilediğini belirterek "Hava sıcaklıkları düşmeyince Doğu ve Orta Karadeniz'de hamsi avı bitmişti. Tam sezonu kapattık diye üzülürken havalar soğudu ve Bartın açıklarında Batı Karadeniz'de hamsi avı yeniden başlandı. Hamsi sürüleri şuan Batı Karadeniz'de bulunuyor. Tekneler hamsi avı yapabiliyorlar. Ancak şu sıralar denizde fırtına olduğu için pek açılamıyorlar. Biraz avlanan balık miktarı düştü ama  fırtınanın bitmesiyle birlikte yeniden yoğunlaşır. Yine fiyatlar 5 liraya düşer diye tahmin ediyoruz. Ayrıca hamsi soğuk hava ile birlikte iyice yağlandı ve iri halde. Tam lezzetli halinde şuan. Hamsi tüketmenin tam zamanı. Sezonu kapattık derken hamsi hem balıkçıların hem de vatandaşların yüzünü yeniden güldürdü" diye konuştu. Öte yandan istavrit ve mezgit kilosu 10, barbun 15, levrek ve çupra 25 TL'den balıkçı tezgahlarında satılıyor.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Balıkçı tezgahından detay-Hamsi detayı-Röportaj

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN,  

==========================

 


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title