Dha Yurt Bülteni-11

Dha Yurt Bülteni-11
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

Türk askeri: Türkiye'nin önünde kimse duramazZeytin Dalı Harekatı ile terör örgütlerinden arındırılarak özgürleştirilen Suriye'nin Afrin kentinde TSK birlikleri de konuşlandı.

Türk askeri: Türkiye'nin önünde kimse duramaz

Zeytin Dalı Harekatı ile terör örgütlerinden arındırılarak özgürleştirilen Suriye'nin Afrin kentinde TSK birlikleri de konuşlandı. Kent merkezindeki çeşitli bölgelere zırhlı araçlarla konuşlanan Türk askerleri, teröristlerin kaçtığını ve Türkiye'nin önünde kimsenin duramayacağını söyledi.

Zırhlı araçların bulunduğu bölgede görevli olan ve duvara sprey boya ile Türkiye yazıp ay yıldız çizen bir Türk askeri, şehitlerin kanının yerde kalmadığını belirterek, "Burası girilemez dedikleri yerdi ama şimdi duvarda Türkiye yazıyor. Teröristlerin kaçmasına gerek yok sadece yorgun ölürler. Fazla söze gerek yok; ne mutlu Türküm diyene. Teröristleri gittikleri yere kadar kovalayacağız. Terör örgütlerine güzel dersler veriyoruz ve şehitlerimizin kanını yerde bırakmıyoruz" dedi. Bir başka asker de teröristlerin inlerine girdiklerini anlatarak, "Türkiye Cumhuriyeti'nin önünde kimsenin duramayacağını anlarlar ve inşallah derslerini alıp kendi yollarına bakarlar. Önümüze çıkmasınlar" diye konuştu.

AFRİN'DE KUTLAMALAR SÜRÜYOR

Teröristlerden temizlenen Afrin kent merkezinde Özgür Suriye Ordusu güçlerinin kutlaması da sürüyor. Araç konvoyuyla kentte tur atan ÖSO güçleri sık sık havaya uzun namlulu tüfekleriyle ateş açarak Afrin'i teröristlerden arındırmış olmanın zaferini kutluyor.

BİNLERCE AZEZ'Lİ AFRİN'E GİTTİ

Teröristlerden temizlenerek özgürleştirilen Afrin'e komşu kent Azez'den de binlerce kişi akın etti. Terör örgütü denetiminde olduğu için yıllardır 20 kilometre uzaklıktaki Afrin'e gidemeyen Azez halkı, kentin terörden arındırıldığının haberini aldıktan sonra araçlarıyla yola düştü. Uzun araç konvoyları ile Afrin'e giden binlerce Azezli gün boyu kentteki kutlamalara katılıp, sevinç gösterisi yaptı.

PATLAMALAR SÜRÜYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin kent merkezinde teröristlerce tuzaklanmış patlayıcı arama tarama ve imha çalışması da sürüyor. Ancak, bazı noktalara TSK'dan önce giren ÖSO güçlerinin ihmali nedeniyle patlamalar meydana geliyor. Teröristlerin kaçarken geride bıraktığı tuzaklanmış patlayıcıların imha edilmesiyle Afrin semalarını siyah duman kaplıyor. Öte yandan teröristlerin baskısı nedeniyle bir süre önce kentlerini terk eden bazı Afrinli sivillerin de yeniden şehre döndükleri görüldü.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Türk askerinin duvara Türkiye yazması 

-Türk askerinin ay yıldız çizmesi

-Türk askeri ile röportaj 

Afrin kent merkezinden görüntü

Araç konvoyundan görüntü

-Genel ve detay 

Haber: Hasan KIRMIZITAŞ/ SURİYE  

=============================================

Afrin şehidi Binbaşı Dunca, Eskişehir'de toprağa verildi

 

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) Afrin'deki terör örgütlerine yönelik sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda, 15 Mart'ta yaralanan ve tedavi gördüğü Hatay Devlet Hastanesi'nde şehit olan Piyade Binbaşı Mithat Dunca (42), memleketi Eskişehir'de toprağa verildi. Evli ve 1 çocuk babası şehidin kızı Zeynep Naz, babasının mavi beresini takıp, tabutun önünde annesiyle birlikte selam durdu.

Şehit Piyade Binbaşı Mithat Dunca için Eskişehir Reşadiye Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Maliye Bakanı Naci Ağbal, Vali Özdemir Çakacak, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, AK Parti Milletvekili Emine Nur Günay, CHP'li milletvekilleri Utku Çakırözer ve Cemal Okan Yüksel ile şehidin babası Kazım (76), annesi Hesna (72), ağabeyi Metin (48), kardeşi Uzman Çavuş Mustafa Dunca (32) ve eşi Lütfiye (41) ile kızı Zeynep Naz Dunca (13) katıldı. 

BABASININ MAVİ BERESİNİ TAKTI

Şehit Mithat Dunca'nın mavi beresi, Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerine konuldu. Şehidin anne- babası ve kardeşleriyle eşi ve kızı, tabuta sarılıp, uzun üsre gözyaşı döktü. Zeynep Nazlı, babasının mavi beresini başına takıp, annesi ile birlikte tabutun başında selam durdu.İkindi vakti kılınan cenaze namazından sonra şehit Dunca'nın tabutu, askerlerin omzunda top arabasına götürüldü. Törene katılan kalabalık, cenaze taşınırken, alkışlayıp, 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganı attı. Bir süre top arabasında götürülen şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu, daha sonra tekrar askerlerin omzuna alınarak, cenaze aracına konuldu.Şehit Piyade Binbaşı Mithat Dunca'nın cenazesi, götürüldüğü Vişnelik Hava Şehitliği'nde gözyaşları içinde toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ CANLI VERİLDİ

Haber: Kemal ATLAN/ESKİŞEHİR,

=============================================

Ak Partili Ünal: CHP'nin bozucu aklı Atatürk ile Erdoğan'ı kavga ettirmeye çalışır

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, "CHP'nin bozucu aklı Mustafa Kemal Atatürk ile Recep Tayyip Erdoğan'ı kavga ettirmeye çalışır. Kavga ettiremezsiniz. Her ikisi de bu milletin öz evladıdır" dedi.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Bolu'da partisinin düzenlediği Siyaset Akademisi eğitimine katıldı. İl başkanlığının salonda düzenlenen eğitimde katılımcılara seslenen Mahir Ünal, "Biz büyük bir tehdidi bertaraf etmek için 910 kilometre Suriye sınırı, 350 kilometre üzerinde Irak sınırı ve bu sınırda oluşturulmak istenen terör koridorunu bertaraf etmek için terör koridoruna bir hançer gibi Fırat Kalkanı Harekatı ile girdik ve terör koridorunu ortadan ikiye kestik. Yılanın başı kesildi. Bunu kim yaptı? Bunu bu milletin iradesi ile seçtiği seçilmiş Cumhurbaşkanımınız ve seçilmiş hükümetimiz yaptı" dedi. Ünal, CHP'yi eleştirirken, Mustafa Kemal Atatürk ile Recep Tayyip Erdoğan'ın bu milletin öz evladı olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni siyasete dahil etmeyin diyorlar. Bizim kahraman ordumuz bu milletin seçtiği siyasi iradenin emrinde hareket eder. Demokrasi işte budur. Dün Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'de anlattığı ve Çanakkale kahramanı olarak daha sonra da Cumhurbaşkanı olarak başkomutanlık yaptığı, bugün Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olarak başkomutanlık yaptığı bu millet aziz millettir. Ama CHP'nin bozucu aklı Mustafa Kemal Atatürk ile Recep Tayyip Erdoğan'ı kavga ettirmeye çalışır. Kavga ettiremezsiniz. Her ikisi de bu milletin öz evladıdır. Bugün Mustafa Kemal Atatürk'e sahip çıktıklarını söyleyenler neden bugün aziz milletin yüzde 50 oyuyla Cumhurbaşkanı yaptığı ve Cumhurbaşkanı olarak, başkomutan olarak 15 Temmuz belasını bertaraf etmiş, Fırat Kalkanı Harekatı'nın kararını vermiş, Zeytin Dalı Harekatı'nın kararını vermiş olan Recep Tayyip Erdoğan'dan nefret ederler? Siz madem yerli ve millisiniz ve 'Mustafa Kemal Atatürk'ü seviyoruz' diyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk 1929'da milli siyaseti anlatıyor. Yerli ve milli olmak ne demektir bunu anlatıyor. Bu millet için ölüme koşanları tasvir ediyor. Ama siz bugün Türkiye düşmanı odaklarla birlikte hareket etmiyor musunuz?" Mahir Ünal, konuşmasına şöyle devam etti: "1945'li yıllarda Amerika diyor ki 'Siz biraz demokratikleşin' İlk hareket olarak çok partili sisteme geçtik. Yani Demokrat Parti'nin kuruluşu olan 1946'da 2. Dünya Savaşı'nın sonuçlarından birisidir. Yani onların anlattıkları gibi, 'İsmet İnönü çok demokrattır. Türkiye'yi çok partilileşmeye geçirdi' diye anlatıyorlar ya. Hayır. 2'nci Dünya Savaşı'nda Almanya ve İtalya yenilince Rusya da bizi o dönem sıkıştırınca Biz Amerika'ya yaklaşmak istedik. Amerika da dedi ki bunlara 'Siz biraz demokratikleşin bakalım' İşte o dönemde Türkiye'de bir demokratikleşme başladı. Şimdi bunlar seçim güvenliğinden, sandık güvenliğinden bahsediyorlar ya. Geçmişte demokrasi tarihimize kara bir leke olarak düşecek neler yaptıklarını bir okumak lazım. İşte Demokrat Parti 1946-1950 ve sonrasında, 'Yeter, söz de karar da milletindir' dedi ve bu millet mücadelesi o günden bu güne devam ediyor"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Salondan detaylar

-Mahir Ünal'ın konuşması

Süre: 04: 50 Boyut: 541.7 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

============================================

Şırnak'ta çatışma: 3 PKK'lı etkisiz hale getirildi

 

Şırnak'ın Gabar dağı bölgesinde güvenlik güçlerince gerçekleştirilen operasyonda PKK terör örgütü mensubu 3 kadın terörist etkisiz hale getirildi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, merkez Gabar bölgesi Keçidağı Tepe mevkiinde, bölücü terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirmesi, bunlara ait sığınak ve barınakları tespit edip imha edilmesi amacıyla  23'üncü Piyade Tümen Komutanlığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ve Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'nca müşterek olarak dün operasyon gerçekleştirildiği belirtildi. 'Hançer-1' adı verilen operasyon kapsamında bugün teröristler ile çıkan çatışmada, 3 kadın teröristin silahları ile birlikte etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada şöyle denildi: "Operasyonda ayrıca, 1 adet M-16 piyade tüfeği, 1 adet Bixi makineli tüfek, 1 adet AK-47 Kaleşnikof piyade tüfeği,1 adet G-3 piyade tüfeği, 1 Adet anti-tank roket mühimmatı, 50 kilo amonyum nitrat, 20 litre benzin, çok miktarda yaşam ve tıbbi malzeme de ele geçirilmiştir. Bölgede operasyona kararlılıkla devam edilmektedir."

Haber: ŞIRNAK,  

============================================

Terörden temizlenen Kavkabah Köyü'ne insani yardım

İNSAN Hak ve Hürriyetleri (İHH), İnsani Yardım Vakfı'nca Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK  terör örgütünden temizlenen Afrin ilçe merkezine bağlı Kavkabah köyünde yaşayan ailelere insani yardım malzemesi ulaştırıldı. İHH Suriye Çalışmaları Medya Sorumlusu Selim Tosun, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında terör örgütü PYD/PKK unsurlarından arındırılan bölgelerde yaşayan sivillere Türkiye'deki hayırseverlerin gönderdiği insani yardım malzemelerini ulaştırmaya devam ettiklerini söyledi. Tosun, "Afrin ilçe merkezinin güneyinde terör örgütünden temizlenen Kavkabah köyündeki ailelere aralarında gıda kolisi, çocuk paketi, ekmek ve hijyen kiti bulunan malzemeleri teslim ettik" dedi.Halkın sağlık noktasında ciddi ihtiyaçlarının olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Tosun, Gönüllü doktorları tarafından köy halkına yapılacak sağlık kontrollerinin ardından gerekli ilaç desteğinde de bulunacaklarını belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından terör örgütü PYD/PKK'dan temizlenen Kavkabah köyündeki sivillere yönelik desteklerinin devam edeceğini kaydetti.

Görüntü Dökümü

------------------

Yardımlar dağıtılırken

Halk yardım paketlerini alırken

İHH yetkilisi Selim Tosun'un konuşması

SÜRE: 02'28" BOYUT: 78.8 MB

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI,(HATAY),

============================================

Kayıp genç, çayda 6 gündür aranıyor

Malatya'nın Darende ilçesinde, geçen hafta pazartesi günü kaybolan, kıyafetleri Tohma Çayı kıyısında bulunan Selimcan Kelleci'yi (21) arama çalışmaları sürdürülüyor.

Hacılar Sıragöz Mahallesi'nde oturan Selimcan Kelleci, 12 Mart Pazartesi günü ayrıldığı evine dönmeyince yakınları, jandarmaya haber verdi. İhbarla bölgeye gelip, arama yapan jandarma ekipleri, Tohma Çayı kıyısında gencin kıyafetlerini buldu. Kelleci'nin çaya girmiş ya da düşmüş olabileceği ihtimali üzerine çayda başlatılan çalışmalardan sonuç alınamadı. Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı dalgıç polislerin de destek verdiği arama çalışmalarına devam ediliyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

İtfaiyenin çalışmalarından görüntüler

Dalgıçlardan detay

Akar suyun görüntüsü

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 64 MB

Haber: Taha AYHAN-Kamera: MALATYA,

===========================================

Prof. Dr. Canan Karatay: Aşırı meyve tüketimi zararlı 

Bursa 16'ncı Kitap Fuarı'nın ikinci gününde okurlarıyla buluşan Prof.Dr. Canan Karatay, aşırı meyve tüketiminin zararlı olduğunu söyledi.

TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde açılan Bursa 16'ncı Kitap Fuarı'nın ikinci gününde Prof.Dr. Canan Karatay okurlarının katılımıyla 'Gerçek tıbbın 10 şifresi' konulu söyleşi gerçekleştirdi. Karatay, konuşmasında aşırı meyve tüketiminin zararlı olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Modern tıbbın babası sayılan İbni Sina meyve tüketmenin zararlı olduğunu söylemiştir. O dönemde teknolojiden kaynaklanan hava kirliliği de yok üstelik. Bunun üzerine İbni Sina'ya soruyorlar 'Bir tane meyve de yemeyelim mi?' diye. İbni Sina da 'Bir meyve yerseniz 5 kilometre koşmanız gerekiyor, ki meyvenin toksik etkisi vücudunuzdan atılsın' diye cevap veriyor. Günümüzde meyveler çok aşırı tüketildiği zaman zararlı oluyor. Bir kere içlerinde mineral yok. Geleneksel tarımdan uzaklaştık. Mekanize tarım yüzünden toprakta mineraller azalır; suni gübre girdiği zaman daha da azalır. Tarım ilaçları, böcek ilaçları ve mantar ilaçları devreye girince toprakta hiçbir mineral kalmadı. Toprakta mineral kalmayınca meyvelerde de olmaz. Meyvenin fruktozu çok arttı, fruktoz artınca hastalıklar da arttı. Mesela astım yüzde 400 arttı, kronik bronşit ise yüzde 4 bin arttı neredeyse.-" şeklinde konuştu. Canan Karatay, konuşmasnın ardından okurlarına kitaplarını imzaladı.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Söyleşiden görüntüler

-Canan Karatay Röportaj

-Okurlarının kitaplarını imzalarken

-Detaylar

Süre: 3 dakika 34 saniye Boyut: 399 MB

Haber: Mehmet İNAN/BURSA,

============================================

Çevrecilerden yazılı basın açıklamasıyla jeotermal tepkisi 

Aydın Çevre Birliği,  Aydın ve İzmir  valilikleri tarafından toplantı, gösteri ve basın açıklaması yapmalarına izin verilmemesi nedeniyle yazılı yapmak zorunda kaldıkları basın açıklamasında, Aydın'ın her geçen gün jeotermal santrallerden, maden ocaklarından ve fabrikalardan doğaya salınan katı, sıvı ve gazlarla çevresel olarak hızla zehirlenmekte olduğuna ve ekoloji dengenin bozulduğuna dikkat çekti.

Aydın il merkezi ve ilçelerindeki çevre dernekleri ve doğa dostlarının biraraya gelerek bir süre önce oluşturduğu Aydın Çevre Birliği, ilk basın açıklamasını çevreye zarar verdiğini iddia ettikleri jeotermal elektrik santrallerine karşı yapmak için harekete geçti. Ancak, Aydın Valiliği'nin il genelinde park, bahçe, cadde ve umuma açık alanlarda, 10 Mart 2018 tarihinden itibaren 30 gün süre ile basın açıklaması, stant açma, açlık grevi, oturma eylemi, anma toplantısı, bildiri dağıtma konser ve bu gibi toplu etkinlikler yasaklaması engeliyle karşılaştı. Bunun üzerine Birlik, basın açıklamasını komşu il sınırlarında yapma kararı aldı. Basın mensuplarına bugün saat 13.30 sıralarında Aydın- İzmir il sınırında basın açıklaması yapılacağı duyuruldu. Ancak bu defa da İzmir Valiliği, OHAL çerçevesinde bildirim yapılmadığı gerekçesiyle basın açıklamasına dakikalar kala izin vermedi. Bunun üzerine birlik basın açıklamasının yerini Selçuk'un kırsal mahallesi Çamlık'taki Çamlık Tren İstasyonu olarak değiştirdi. Ancak burada da TOMA'larla bekleyen jandarmaların engeli ile karşılaşıldı. Yaklaşık 35 kişilik grup, jandarmanın izinsiz olduğu için basın açıklamasına müdahale edileceğini bildirmesi üzerine olaysız şekilde dağıldı. Aydın Çevre Birliği bunun üzerine açıklamasını yazılı olarak basın kuruluşlarına gönderdi. Birliğin açıklamasında Aydın'ın her geçen gün jeotermal santrallerden, maden ocaklarından ve fabrikalardan  doğaya salınan katı, sıvı ve gaz atıklarla çevresel olarak hızla zehirlenmekte olduğu, ekolojik dengenin her geçen gün, her geçen saat bozulmakta olduğu vurgulandı. Aydın'da yaşanan bu çevre katliamına 'Hayır' denildiğinin belirtildiği açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Jeotermal elektrik santrallerinin, şirketler tarafından işletilmesi ile faaliyetleri sonucu açığa çıkan atıklar, reenjeksiyon maliyetine katlanmak istememeleri nedeniyle açıktan veya gizli olarak doğaya salınmaktadır. Gece yarısından sonra, sabaha karşı duyulan çürük yumurta kokusunun tek nedeni budur. En son, Aydın Valiliği tarafından Aydın Termal Turizm ve Jeotermal Sistemleri Anonim Şirketi'ne (AYTER) ait olan J-894/A ve J-894/B numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatlarına konu jeotermal sahasının, kaynak kullanım hakkı geçen 1 Mart'ta ihale edilmiştir. 15 Mart'ta da basının önünde bu sözleşme imzalanmıştır. Çiftlik alanı olarak anılan bu bölge Efeler ilçesinin batısında yer alan Kızılçaköy, Kardeşköy, Işıklı mahallelerinin de yer aldığı Mimar Sinan Mahallesi'ne kadar dayanan bir alanı kapsamaktadır. Artık Aydın'ın içerisine kadar, Efeler ilçesinin içine kadar jeotermal santraller yapılabilecektir. Aydın Valiliği'nin ihale ettiği bu alan AYTER Şirketi'ne, Aydın İl Özel İdaresi'nden geçti ve geçmişte Aydınlılar'ın parasıyla satın alınmıştır. Aydın'a ve Aydınlı'ya ait olan bu hakkın, tüm ilin ısıtılmasında ve soğutulmasında kamu kurumu olan Aydın Büyükşehir Belediyesi ve ilgili belediyelerce kullanılması en doğru ve akılcı olan yoldur." 

Açıklamada, yaşanan çevre kirlilikleri ile ilgili Aydın Valiliği'ne sorular da yöneltilip, yanlıştan dönülmesi istendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------------------------

-Jandarmanın çevrecileri uzaklaştırması

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Latif SANSÜR/ AYDIN,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title