Dha Yurt Bülteni-11

Dha Yurt Bülteni-11

1)FINDIK ÜRETİCİSİ VE TÜCCAR FINDIK FİYATLARINDAN DERTLİGİRESUN'da bahçelerinde fındık hasadını tamamlayan üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 10.5 lira fiyatın fındığın maliyetini karşılamadığından yakındı.

Dha Yurt Bülteni-11

1)FINDIK ÜRETİCİSİ VE TÜCCAR FINDIK FİYATLARINDAN DERTLİ

GİRESUN'da bahçelerinde fındık hasadını tamamlayan üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 10.5 lira fiyatın fındığın maliyetini karşılamadığından yakındı. Kente bulunan tüccarlar ise açıklanan fiyatın beklentileri karşılamadığını belirterek zarar ettiklerini söyledi. Bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındık için TMO tarafından açıklanan Giresun kalite fındık için 10 lira 50 kuruş, levant kalite fındık için 10 lira fiyatlarla ilgili fındık üretici ve tüccarlar konuştu. Fındık üreticileri fiyatların azlığından dert yanarak maliyeti karşılamakta güçlük yaşadıklarını belirtti. Fiyatların beklentilerin altında olduğunu değerlendiren bazı tüccarlar ise zarar ettiklerini dile getirdi.

'BÜYÜK PROBLEM YAŞANIYOR'

Kentte fındık tüccarı olan Mustafa Kankaya mevcut fiyatın fındıkla iştigal edenleri olumsuz yönde etkilediğini belirterek "8.25-8.50 arasında serbest piyasa, 10 gün öncesine kadar 9.50 civarındaydı. Bu fiyat piyasayı rahatlatmıştı. Bugün 9 liranın altına düşmesi hem üreticiyi hem bizleri mağdur etmekte.  Şu andaki fiyat fındıkla iştigal edenleri olumsuz yönde etkilemektedir. TMO'nun bazı kriterleri var. Bu zamana kadar alışık olduğu satış tarzından farklı. Gün almada büyük problem yaşanıyor. Fındığını almak için pazarlık yaptığım bir üretici fındığını TMO'ya verdiğini söyledi. Ben de olsam TMO'ya veririm. Çünkü arada 2 lira fark var" dedi.

'20 BİN LİRA ZARARIM VAR'

Fındıkta hasadın geç olduğunu ve üreticinin kurutma sorunu yaşadığını anlatan Kankaya "Fındıkta bu yıl hasat geç oldu. Kurutmada zorlanıldı. Fiyat 10 lira bandına yaklaştı. Ancak havalar iyi gidince fındığını kurutan pazara getirdi. Biranda fındık akışı arttı. Bu nedenle fiyatlar düştü.  Bizler de bazen yeni gelen mallara cevap vermekte zorlanıyoruz. Oltan Gıda piyasaya teslim ettiğimiz malın parasını hemen öderdi. Ama şuan piyasadaki ihracatçı firma bizlere çok zorluk çıkarıyor. Bizler fındık üreticisi olarak herkesin bir ekmek kapısı var. Tam çiftçilik yapmıyoruz. İşleri hep başkasına yaptırıyoruz. Bu da bize 2 kat maliyet çıkartıyor. 4,5 liraya mal olacak fındığın maliyeti bu nedenle 9 liraya kadar çıkıyor. 8.5 liraya mal ettiği fındığı aynı fiyata sattığı için de vatandaş tepki gösteriyor.  Üretici bahçesini kesiyor, fındığını yakıyor. Tepkisini ortaya koymak için zarar da etse bazı eylemler yapıyor.  9.5 liraya aldığım fındık 8.5 lira. 20 tonun üzerinde fındık var ve 20 bin lira zararım var. Ekmek parasını kazanmak için çıktığımız yolda zararımız varö diye konuştu.

'ALDIĞIMIZ ÜRÜNDEN DE KAYBEDİYORUZ'

Tüccar Yıldırım Kirez de maliyet artışı nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını kaydederek şunları söyledi:  

"Maliyetlerin 3 kat arttığı bölgemizde beklentilerin çok altında bir fiyatla karşılaştık. Bundan üretici olarak memnun değiliz. Tüccar olarak da fiyatlarda sürekli düştüğü için aldığımız üründen de kaybediyoruz. Geçen mahsul olmadı kazanamadık, bu sene oldu ama para etmedi. Bu sene büyük mağduriyet içerisindeyiz. Allah bütün fındık üreticilerine kolaylık versin. Doğu Karadeniz fındık üretim alanı olmaktan çıkmıştır. Üretim alanları batı bölgesine kaymıştır. Orada araziler geniş olduğu için tonajlar yüksek. İnsanlar ucuza satsalar bile para kazanıyorlar. Bizim buralarda arazilerin parçalanmış olması nedeniyle maliyetler artıyorö

'DAHA DA KÖTÜSÜ OLACAK. BATIYORUZ'

Şu anda iyi günlerinin olduğunu ama daha da kötüsü olacağını savunan Kirez şöyle devam etti:  

"Hasta olan bir kişinin tedavisi o kişinin ölümünü geciktiriyor. Artık biz ölüyoruz, kaybediyoruz. Fındığı kesmese bile seneye daha az para edecek. Ondan sonraki yıl daha az para edecek. Doğu Karadeniz insanı olarak gelecek her yıl kaybedeceğiz. Bunu insanlarımız kabullenecek. Buraya bölgesel destek mi verilir, insanlar köylerinde yaşasın diye yeni projeler mi üretilir, bunun çalışmaları yapılmalı. Bundan sonra fındık üreticisin fiyatlarla değil bu topraklarda yaşaması için çalışmalar yapılmalı. Şu andaki iyi günlerimiz, daha kötüsü olacak. Batıyoruz"

'MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNUYORLAR'

Kent merkezinde fındığını kurutan üretici Gülsüm Ateş, de kendilerinin kandırıldığını öne sürerek "Fiyat iyi değil, çok düşük. Bizi kandırdılar. Rey zamanı kapı kapı geziyorlar başa geldi mi bizleri unutuyorlar.  Milletin ekmeğiyle oynuyorlar, yazık günah değil mi. Biz bunun için bir sene bekliyoruz, bir sene çalışıyoruz. En az 12 lira olsun. Fiyattan kimse memnun değil. Adam Allahtan korkar ellerini vicdanına koysunlar. Maliyetini kurtarmıyor. Bu işler gariban işiö diyerek dert yandı.

'FİYAT 15 LİRA OLMALI'

Merkeze bağlı Sayca Köyü sakinlerinden üretici Fatma Velioğlu da emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getirerek, "Bir fiyat versinler, elimizde kaldı. Kime vereceğimiz bilmiyoruz. Araziyi bir görsünler nasıl zahmetle topluyoruz. Emeğimiz karşılanmıyor. 8.5 lirayla yaşanılır mı? Devlet ya iş versin, ya iyi fiyatla alsın. Hiçbir üretici memnun değil. Fiyat 15 lira olmalıö dedi.

'FİYATLARDAN HİÇ MEMNUN DEĞİLİM'

Sultaniye Köyü'nden kente gelerek fındığını kurutan üretici Emine Çakır ise üründen gelecek olan paranın masraflarını karşılamadığından yakınarak şöyle dedi:

"Kurutma işlemi devam ediyor.  Fiyatlardan hiç memnun değilim. Yevmiye ver, patoza ver, gübresini, ilacının hep ayrı masrafı var. 8 lira bunun neresini kurtaracak. Cumhurbaşkanı buna iyi fiyat vermedi. Biz iki sene önce 15 liraya sattık şimdi 8 lira, bu adalet mi. 15 liradan aşağıya düşmemeliydi. Esnaf fındığımıza hiç bakmıyor. Çocukları daha okula gönderemedim. Kim memnun fiyattan? 10 yaşımdan bu yana fındık topluyorum, bu seneki gibi rezillik görmedimö

FINDIK İÇİN ADALET YÜRÜYÜŞÜ

Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, fındık üreticisine destek vermek üzere Giresun'a geliyor. Kılıçdaroğlu, Pazartesi günü Ordu'dan Giresun'a yapılacak olan 'Fındık İçin Adalet' yürüyüşüne katılacak, daha sonra da Giresun'da halka seslenecek.

Görüntü Dökümü

--------------------

Tüccarlardan görüş

Fındık üreticileri konuşma

Fındık kurutma ve seçilme işlemi görüntüri

Detaylar

HABER KAMERA: Hakan KABAHASANOĞLU/DHA

======================================

2)ZONGULDAK'TA BACAĞI MAZGALA SIKIŞAN ÇOCUĞU İTFAİYE KURTARDI

ZONGULDAK'ın Ereğli İlçesi'nde, yolun karşısına geçmek isterken bastığı mazgala bacağı sıkışan 9 yaşındaki Yağız Kaan Özhan, itfaiye tarafından kurtarıldı.

Yağız Kaan Özhan, Erdemir Caddesi'nde yolun karşısına geçmek istedi. Özhan, yol kenarında demir mazgala bastı. Özhan'ın sol ayağı, mazgalda ızgaraların arasındaki boşluktan içeriye girdi. Bacağı diz kısmına kadar mazgalda sıkışan Özhan'ı, çevredekiler ve ailesi kurtaramayınca itfaiyeye haber verildi. İtfaiye ekibi, hidrolik ayırıcı ile ızgaraları genişleterek Özhan'ı kurtardı. İtfaiyenin çalışması sırasında ağlayan Özhan'ı itfaiye erleri ve yakınları teselli etti.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-İtfaiyenin çalışması

-Özhan'ın kurtarılması

Süre: (58 sn) Boyut: (10 mb)

Haber-Kamera:  Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),

=======================================================

3)BAKAN KAYA: 138 BİN SURİYELİYE PSİKO-SOSYAL DESTEK VERİLDİ

AİLE ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Türkiye'deki 26 geçici barınma merkezinde kalan 138 bin Suriyeliye psiko-sosyal destek verildiğini açıkladı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, partisinin ilçe kongrelerine katılmak üzere Şanlıurfa'ya geldi. Kentin simgesi olan Balıklıgöl'ü dolaşan ve ardından Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin'i ziyaret eden Bakan Kaya, Türkiye'de en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan kentlerin başında gelen Şanlıurfa'nın teşekkürü hak ettiğini söyledi. Türkiye'nin her zaman mazlumlara sahip çıktığını vurgulayan Kaya, Suriyelilere olduğu gibi diğer mazlumlara da sahip çıktıklarını ve geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Arakanlı Müslümanları ziyaret ettiklerine değinerek, şöyle dedi: "Arakan'da büyük bir insanlık dramı yaşanırken bu drama sessiz kalmayan kilometrelerce öteden bu zulme 'dur' diyen bir cumhurbaşkanımız, bir liderimiz olduğu için gerçekten büyük bir mutluluk duyuyorum. İnşallah bu zulmün bir an önce son bulmasını diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız bayramdan itibaren üst düzey yaptığı görüşmelerde Arakan'daki zulmün durması için bir çözüm çağrısında bulunmuştu. Oradaki zulmün durması için Türkiye bir taraftan çalışırken aynı zamanda orada zulümden kaçanlar içinde yardım elini uzattı Kadın ve çocuklar bu tür zulümlerden en çok etkilenen kesimler biz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak kadın ve çocuklara hizmetlerimizi artırarak devam ediyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de şimdi olduğu gibi tüm dünya mazlumlarının yanında olmaya Türkiye devam edecek. Umuyorum ki bu zulüm bir an önce son bulur, orada diplomatik bir çözüm sağlanır ve orada da mazlum insanlar evlerine dönebilirler. Aynen Türkiye'de de bizim dileğimiz Suriye'deki zulmün bir an önce sona ermesi ve burada yaşayan Suriyeli mülteci kardeşlerimizin de Suriye'de oluşturulan güvenli bölgelerde hayatlarını huzur içinde devam edebilmelerini sağlayabilmek. Ama bu zamana kadar da biz Türkiye'de 6 yıldır yaptığımız gibi bundan sonrada orada huzurlu güvenli ortam kurulana kadar Suriyeli kardeşlerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Bakan Kaya, valiliğin ardından 2015 yılında Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde teröristlerle girilen çatışmada şehit olan uzman çavuş İbrahim Taş'ın Harran'daki ailesini ziyaret etti. Kaya, daha sonra Suriyeli sığınmacıların barındığı AFAD'ın Harran Konteyner Kenti'ni dolaştı. Burada Suriyeli çocukların halk oyunları gösterisiyle karşılanan Bakan Kaya kampla ilgili yetkililerden bilgi aldı.

225 BİN SURİYELİ BU TOPRAKLARDA GÖZÜNÜ AÇTI

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın savaş mağdurlarına verdiği psiko-sosyol destek hizmetlerinin bilançosunu açıklayan Bakan Kaya, şunları söyledi:

"26 geçici barınma merkezinde 2014-2016 yılları arasında yaklaşık 120 bin Suriyeli 'ye 2017 yılının temmuz ayına kadar olan süreçte ise 18 bin Suriyeli 'ye psiko-sosyal destek verdik. Suriyelilere destek verip umut olmaya devam edeceğiz. Türkiye, kendi çocuklarına verdiği hizmeti hiçbir ayrım gözetmeksizin Suriyeli çocuklara da sunmaktadır. 225 bin Suriyeli çocuk bu topraklarda gözünü açtı. 508 bin çocuğu sokaklardan alarak eğitime devam etmelerini sağladık. Kimsesiz olan Suriyeli çocuklara da sahip çıkıyoruz, sahip çıkmaya da devam edeceğiz."

Bakan Kaya, kamptaki el sanatları sergisini dolaştı ve halı dokuyan kadınlara eşlik etti.

Görüntü Dökümü

------------------------------------

Valiliği ziyaret eden Bakan Fatma Betül Sayan Kaya

Açıklamada bulunan bakan Kaya

Harran Konteyner kenti gezen bakan Kaya

Genel ve detay görüntüler

 Haber-Kamera: Ali LEYLAK-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 430 -320MB

=============================================

4)CHP'Lİ ÖZEL'DEN ALGI OPERASYONU İDDİASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bu gelişmenin hem CHP'ye hem de Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılmak istenilen algı operasyonu olduğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Manisa'da bulunan CHP Grup Başkanvekili Özel yaptığı açıklamada, "Eski hakim Celal Çelik'in en önemli özelliği; kendi meslek alanında, belki de FETÖ'nün en eski mağdurlarından birisidir. Kendi görevini FETÖ'cüler yüzünden bırakmış, serbest avukatlığa geçmiş birisidir. Fethullah Gülen cemaati ile ilgili daha 15 Temmuz öncesinde tehlikeye dikkat çeken, 15 Temmuz sonrasında da çok etkili mücadele edilmesi için yol gösteren bir hukukçudur. Kendisi hayatının her döneminde FETÖ'cülerin hedefi konumunda olmuştur. Peki Celal Çelik'e şimdi yapılmak istenen nedir? Onun üzerinden hem CHP'ye, hem Kemal Kılıçdaroğlu'na bir algı operasyonu yürütülmeye çalışılmaktadır" dedi.

ÇELİK İÇİN DE ADALET İSTEDİ

CHP'li Özel, Celal Çelik'in FETÖ ile mücadele eden bir kişi olduğuna belirterek şöyle konuştu: "Kılıçdaroğlu'nun avukatı FETÖ'cülükten sorgulanıyor imajını yaymak istiyorlar. İktidar partisi FETÖ'nün siyasi ayağının üstüne gitmeyip FETÖ'yü başka yerlerde arama, FETÖ'nün kendi bahçesindeki kalıntılarını görmeden dışarılarda hedef gösterme çabası içine giriyor. Celal Çelik, 15 Temmuz sonrası ulasal kanallarda çıktığı programlarda AK Parti'yi en sert bir şekilde FETÖ mücadelesini yapmamakla eleştiren, AK Parti içindeki gerçek FETÖ'cüleri işaret eden kişidir. Bu karar Celal Çelik'e had bildirmeye, onu susturmaya, onu hedef göstermeye ve onun üzerinden Kılıçdaroğlu ile CHP'ye iftira etme çabasıdır. En kısa zamanda hakkın, hukukun ve adaletin yerine gelmesini bekliyoruz. Celal Çelik bizimle birlikte adalet için yürüyen bir adalet yürüyüşçüsüdür. Celal Çelik için de derhal adalet istiyoruz."

Görüntü Dökümü

-------------------

-CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in açıklamasından görüntü.

 Haber - Kamera: İlker KILIÇASLAN/MANİSA,

=================================================

5)ŞEHİT EŞİ, GÖNÜLLÜ KORUCU OLDU

AĞRI'da PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Gücüyetmez'in eşi 22 yaşındaki Tuba Gücüyetmez, Ağrı İl Jandarma Komutanlığı emrinde gönüllü güvenlik korucusu olarak göreve başladı.

Doğubayazıt İlçesi yakınlarındaki Tendürek Dağı'nda PKK terör örgütüne yönelik sürdürülen operasyonda 23 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Gücüyetmez ile 24 yaşındaki Uzman Onbaşı Alper Seven geçen 11 Mayıs'ta şehit düştü. Erzurum'da düzenlenen törene Uzman Çavuş Mehmet Gücüyetmez'in iki ay önce evlendiği eşi Tuba da katıldı. Törende gözyaşlarına boğulan ev kadını Tuba Gücüyetmez, eşinin Türk bayrağına sarılı tabutunu selamlayarak, "Eşim ve Alper çok iyi iki arkadaştı. Ölüme de birlikte gittiler" demişti.

Mehmet Gücüyetmez'in cenazesinin memleketi Hatay'da toprağa verilmesinin ardından Ağrı'ya gelen Tuba Gücüyetmez, eşinin şehit olduğu bölgede gönüllü güvenlik korucusu olacağını söyledi, bu isteği de kabul edildi. Tuba Gücüyetmez, Ağrı'daki Jandarma Özel Harekat Taburu'nda görevli eşi Mehmet Gücüyetmez'in silah arkadaşları ile birlikte Tendürek Dağı'nda nöbet tuttu, terörle mücadele saflarında yerini aldı.

Tuba Gücüyetmez duygularını şöyle anlattı:

"Eşimin izinden gitmeyi kendime görev bildim. Kanımın son damlasına kadar ülkem ve bayrağım uğruna mücadele etmeye devam edeceğim. Mehmet'im benim bu yaptıklarımı görseydi, benim onunla gurur duyduğum gibi o da benimle gurur duyardı."

Görüntü Dökümü

------------------------------------

Tuba Gücüyetmez'in görüntüleri

Mehmet Gücüyetmez'in Erzurum'daki cenaze töreni (arşiv)

( Haber- Kamera: AĞRI,

(1.04 DK/ 78 MB)

====================================================

6)ATATÜRK'ÜN MİRASI ALPULLU ŞEKER FABRİKASI YENİDEN ÜRETİME GEÇTİ

KIRKLARELİ'nin Babaeski İlçesi'ne bağlı Alpulu Beldesi'nde Mustafa Kemal Atatürk'ün 1926 yılında kurdurduğu fabrikalardan biri olan Alpullu Şeker Fabrikası kapalı kaldığı 4 yılın ardından yeniden pancar alımına ve şeker üretimine başladı. Bina önünde toplananlarının söylediği İzmir Marşı'yla başlayan üretimde 350 kişinin çalışacağı belirtilirken, 104 köyde 1175 çiftinden 130 bin ton şeker pancarı alınacak. Babaeski İlçesi'ne bağlı Alpulu Beldesi'nde Mustafa Kemal Atatürk'ün 1926 yılında kurdurduğu fabrikalardan biri olan Alpullu Şeker Fabrikası, son 4 yıldır üretim kapasitesi düşük olduğu gerekçesiyle kapandı. 1990'lı yıllarda yıllık 600 bin ton üretim yapılan tesisler, Trakyalı çiftçinin şeker pancarı üretimini bırakması nedeniyle 2014 yılından itibaren yapılan alımları işlenmek üzere diğer fabrikalara gönderdi. Üreticilerden alınan şeker pancarları, fabrikada üretim olmaması nedeniyle son 4 yıldır Susurluk ve Eskişehir'e gönderildi.

Alpullu Şeker Fabrikası, yeni alınan makinelerle birlikte 4 yıl aradan sonra yeniden alımlara başladı. Bunun için fabrika bahçesinde açılış programı düzenlendi. Fabrikada yeterli üretim olmadığı için 4 yıldır kapalı olduğunu ifade eden Alpullu Şeker Fabrikası Müdürü Abdullah Kalenderoğlu, "Fabrikamız yeterli pancar üretmediği için son 4 yıldır üretimde değildi. Bu nedenle 4 sene çalışmadığından topladığımız pancarları 1 sene Susurluk'a, 3 sene de Eskişehir'e göndermek zorunda kaldık. Çiftçilerimizin talepleri ve bölge milletvekillerimizin destekleriyle, değişen genel müdürümüzün bakış açısıyla çalışır hale getirmeye gayret ettik. 2016 yılında şeker şirketi olarak 80 milyon lira zarar ettik. Bunun 19 milyonu Alpullu Şeker Fabrikasına aitti. Genel müdürümüz 'zarar etseniz bile çalışacaksınız' dedi. Atatürk'ün kurduğu fabrika hepimizin. Biz bu fabrikanın çalışmasını istiyoruz. Buraya bu fabrikayı çalıştırmak için geldik, herkese çok teşekkür ederim. Alpullu Türkiye'de ilk şeker üreten fabrikadır. 11 ay gibi kısa bir sürede kurulmuş ve üretime geçmiştir. 1933 yılında 328 bin tonla dünya birinci olmuş bir fabrikadır" dedi.

"FABRİKA ÖZELLEŞTİRME KAPSAMINDA"

Açılış programına katılan CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır,  şeker fabrikasının özelleştirme kapsamında olduğunu söyledi. Atatürk'ün mirasının özelleştirilmemesi gerektiğini savunan Sındır, "Hani bir İzmir Marşı var. Ne diyoruz, İzmir'in dağlarında çiçekler açar, yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa. Adın yazılacak mücevher taşa. Aslında Mustafa Kemal'in adını öyle mücevher taşlara yazmaya gerek yok. Bu fabrikadan daha iyi mücevher olamaz, adı buraya yazıldı. Son 4 yıldır alım yapılamıyor, maalesef üretim yapılmıyor, 2008 yılı Kasım'ında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devredilmiş olan şekerin 25 fabrikasıyla birlikte 5 makine, 1 elektronik aygıt fabrikası, 1 tohum fabrikası ve şeker enstitüsü devroldu. Özelleşme Yüksek Kurulu'nun 21 Kasım 2016 aldığı kararla Türk Şeker'in özelleştirme işlemi 31 Aralık 2018 tarihine kadar tamamlanması gerekiyor diye karar aldındı. Açıldığı için biz coşku içerisinde ama özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nda demokrasi kılıcı gibi olan bu fabrika özelleştirilecek. Çok rica ediyorum, nişasta bazlı şeker gibi Amerika, Brezilya, Arjantin'in GDO'lı mısırını ithal ederek, yapılan üretimde şeker yerine kendi emeğimizin değerlendirilmesi çok daha doğrudur" şeklinde konuştu.

"YENİ YILA 10 MİLYON LİRALIK YATIRIM HAZIR"

Ak Parti Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ise 2018 yılında şeker fabrikasına 10 milyon liralık yatırım yapılacağını ifade ederek şunları söyledi:

"1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulan fabrika, 11 ayda kurulmuştur. Hiç bir zaman hükümetler ve devletler üreticilerini yok etmek, üretimlerini sınırlamak gayesinde olamazlar. Ben pancar parasıyla okuyan bir kardeşinizim. Lise yıllarında herkes çay içerken, biz pancar toplardık. Oralardan gelen biri olarak fabrikanın yeniden çalışması için elimizden geleni yaptık. Türkiye'de şekerin üretimi açısından bir yol belirlenecektir. Bu ve diğer şeker fabrikaları 2000 yılında özelleştirme kapsamına alınmıştı. Allah'a şükür satılmamış, burada ortak bir bilinçle nasıl hayata geçirebiliriz ve devamlılığını sağlarız kısmında olmalıyız. Bu fabrikanın 91 yıl sonra yeniden üretime açılıyor olmasıdır. Alpullu şeker fabrikası için 2018 yılında 10 milyon 600 bin liralık yatırım bütçesi ayrıldı"

Kırklareli Valisi Orhan Çiftçi de Kırklareli'nde içinde olduğu bölgedeki 104 köyde 1175 çiftçinin 130 bin ton şeker pancarı ürettiğini kaydederek, "Bundan 12 ton şeker, 30 bin ton posa ve 6 bin ton da melas üretecek. Bunun rakamsal değeri 100 milyon liradır" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından programa katılan milletvekilleri ve Kırklareli Valisi Orhan Çiftçi, kurdele keserek üretimi başlattı. Yapılan duaların ardından bir de kurban kesildi. Üretime başlayan fabrikada traktörlerle gelen şeker pancarları yapılan kontrollerin ardından fabrikada işlenmeye başladı.

ALPULLU'DA BİR NESİL FABRİKADA BÜYÜDÜ

Alpullu Şeker Fabrika'nın yeniden üretime geçmesi, nüfusu yaklaşık 2 bin olan beldede büyük sevinçle karşılandı. Bir çoğu fabrikadan emekli olan işçiler, çocuklarını fabrikadan kazandıkları büyüttüklerini anlatarak, üretimin belde ve Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. Şeker Fabrikasından emekli olduğunu söyleyen 66 yaşındaki Cemalettin Kır, fabrikanın üretime başlamasını sevinçle karşıladıklarını belirterek, "Ekonomik olarak bu bölgeye çok faydası oldu. Kapandığı zaman büyük boşluk oldu, şimdi yeniden açıldı. Çalışırken, herkese faydası vardı. Tüm çocuklarını buradan okutan büyütenler var. Atatürk'ün kurduğu fabrikada üç kuşak çalışanlar var. Yeniden üretime başlaması bizi çok sevindirdi. Ancak özelleştirilmesini de istemiyoruz. Buranın çiftçileri gerekirse kendi işletir ama devlette kalması gerekiyor" dedi.

Fabrikadan 2009 yılında emekli olan 65 yaşındaki Mehmet Emin Düzdağ da özelleştirmeye karşı olduklarını belirterek, "2009 yılında emekli oldum, yeniden açıldığını görünce hemen geldim. Kapalı olduğu zaman çok zahmet çekti. Bizim çocuklarımız işsiz, onlara iş lazım. Emekli olduğum halde geldim. Ben bu fabrikadan kazandığımla 4 çocuk yetiştirdim. Velinimetimiz, fabrikadan babam emekli, ben emeliyim, çocuklarım burada çalışsın istiyoruz" dedi.

Fabrikanın eski çalışanlarından 83 yaşındaki Leman Bozkurt ise fabrikanın yeniden faaliyete geçmesinin çok önemli olduğunu söylerek, "Ben bu fabrikada çalıştım, kapandığında çok üzülmüştüm. Şimdi açılacağını duyunca hemen geldik. Gençler kahvelerden kurtulsun. Benim eşim ve bir çok akrabam çalıştı. Devletimiz kapattı, açıldığına sevindim. 1926 yılında kuruldu, babam burada çalıştı o zamanın parasıyla 27 kuruş maaş aldı. Atatürk buraya gelip ne kadar işsiz varsa burada çalışması için ikna etmiş. Ben 83 yaşındayım, o kadar seviyorum ki mayamız buradan yapılmış, bu yaşta gel çalış desinler hemen giderim" şeklinde konuştu.

AİLECE FABRİKADA ÇALIŞMIŞLAR

Emeli olmasına rağmen, yeniden üretime geçen fabrikada çalışmak için geldiğini söyleyen 61 yaşındaki Hasan Basri, kendisinin 35 senede emekli olduğunu ifade ederek, "Ben 35 sene çalıştım, dedelerimiz, babalarımız burada çalıştı. Evlatlarımıza bir kapı açılsın diye sırf gönüllü olarak eleman yetiştirmek için fabrikaya geldim. Atatürk'ün burası mirası, 24 saat kesme şeker üretiyorduk. Zamanla kapatıldı, yok oldu. Çiftçilerin desteğiyle yeniden açıldığı için çok mutluyuz. Bu sene 120 bin ton pancar işlenecekse seneye 200 bin ton kapasite olacak. 92 senelik fabrika, tadilatlar gerekiyor ama makineleri sağlam. Özelleştirilmesini de istemiyoruz. Trakya'da tek fabrikamız çifti de kalsın istiyoruz" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Kadın grubun İzmir marşı söylemesi

-Kalabalık grup açılış alanına gidişi

-Traktör ve kamyona yüklü pancarların gelişi

-Abdullah Kalenderoğlu konuşması

-Kamil Okyay Sındır'ın konuşması

-Selahattin Minsolmaz'ın konuşması

-Orhan Çiftçi konuşması

-Kurban kesilmesi

-Protokol açılış kurdelesi kesimi

-Çalışanlar ile röp

-Emekli çalışanlar ile röp

-Pancar getirenler ile röp

-Pancar'ın dökülmesi

-Fabrikanın pancarı işleme almasından genel detay

-Alpullu Şeker Fabrikası genel

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/BABAESKİ(Kırklareli),-

==================================================

7)HERAKLES LAHDİ, AYNI KADERİ PAYLAŞAN İKİZİNİN YANINDA SERGİLENECEK

PERGE Antik Kenti'nden 57 yıl önce kaçırıldıktan sonra ele geçirildiği İsviçre'den dün Antalya'ya getirilen Roma Dönemi'ne ait Herakles Lahdi, Antalya Müzesi'nde kendisi gibi yurtdışına kaçırılıp 1998'de Almanya'dan getirilen ikiziyle yan yana sergilenecek.Perge Antik Kenti'nden 1960'lı yıllarda kaçırılan ve 2010 yılında İsviçre'nin Cenevre Gümrüğü'nde ele geçirilerek, yaklaşık 7 yıl süren hukuk savaşının ardından dün ait olduğu topraklara geri dönen Herakles Lahdi, Antalya Müzesi deposunda koruma altına alındı. Herakles Lahdi, ağaçtan yapılmış ve mühürlü özel kutusundan çıkartıldı. Kapalı depoda görüntü alınmasına izin verilmeyen lahit için Antalya Müzesi'nde Lahitler Salonu'nda özel bir köşe hazırlanıyor. Herakles Lahdi, tıpkı kendisi gibi yurtdışına kaçırılan ve önceki yıllarda geri getirilen Yorgun Herakles Heykeli ile karşılıklı olacak. Herakles Lahdi, yine aynı şekilde üzerinde Herakles'in 12 görevinin betimlendiği ve Perge'deki kaçak kazılar sonucu yurtdışına kaçırılan ve 1998'de Almanya'daki Schwartzkopf koleksiyonundan Henkel T.A.Ş. tarafından müzeye iade edilen M.S. 2'nci yüzyıla ait ve ikizi olarak adlandırılan Herakles Lahdi ile karşılıklı sergilenecek.

PERGE'NİN TOPRAĞIYLA DOKU TESTİ YAPILDI

Roma döneminde M.S. 2'nci yüzyıla ait, Herakles'in 12 görevinin betimlendiği 235 cm boyunda, 112 cm genişliğinde ve 3 ton ağırlığındaki lahdin geri dönüş serüvenini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Yaşar Kurt anlattı. İsviçre'de ele geçirildikten sonra başlatılan soruşturma ve dava sürecini hatırlatan Yaşar Kurt, bu süreçte İsviçre savcısının Antalya'ya geldiğini, Perge Antik Kenti'nden alınan toprak ve doku örnekleriyle eserin üzerinden alınan numuneler üzerinde doku testi, bir nevi DNA testi gerçekleştirildiği söyledi. Bu DNA testi neticesinde eserin Perge Antik Kenti'ne ait olduğunun belirlendiğini belirten Kurt, ayrıca, Antalya Müzesi'nde bulunan Herakles Lahdi'nin ikizinin ve diğer benzer lahitlerin de bu süreçte etkili olduğunu açıkladı.

GECE GEMİYLE KAÇIRILMIŞ

Eserin Antalya'dan kaçırılmasına ilişkin bu kaçakçılığa karışmış kişilerin de savcıya ifade verdikleri ve tanıklık yaptıklarını da dile getiren Kurt, "O gün bu işe karışanların tanık ifadeleri var. Kaçırılma işleminin nasıl olduğuna dair bilgi yok. Muhtemelen gece, ağır da çünkü yaklaşık 3 tonluk blok, büyük ihtimalle deniz yoluyla karanlıkta kaçırıldığı yönünde. Çünkü uçak veya karayoluyla mümkün değil. Kaçıran kişiler ise birtakım özel şahıslar. Bunlar genellikle koleksiyoner, bu işin ticaretini yapanlar. Tabi son ulaştığı yer koleksiyoner veya özel müzeler oluyor. Bizdeki gibi devlet müzeleri ağırlıkta değil batıda, bunlar bizim en büyük handikapımız. Karşımızdaki muhatap devlet müzesi değil, koleksiyonerler, kendi özel müzeleri ve birtakım şahıs veya şirketler" dedi.

ÖZEL IŞIKLANDIRMA

Antalya Rolöve ve Anıtlar Bölge Müdürü Cemil Karabayram, Herakles lahdinin müzede kendi dönemine, Herakles dönemine ait lahitlerle aynı alanda sergileneceğini belirtti. Karabayram, 'Yorgun Herakles'te olduğu gibi lahit için özel bir alan ve özel bir aydınlatma sistemi kurulacağını kaydetti. Lahdin, Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı denetiminde ve Antalya Rolöve ve Anıtlar Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda teşhir edileceği alana oturtulmasının sağlanacağını belirten Karabayram, "Çünkü yaklaşık 3 ton ağırlığında bir eser ve taşımaya çok dikkat edilmesi gerekiyor. Eserin sergileneceği alanın alt zeminine güçlü bir taş blok hazırlandı ve o blok taş lahdi taşıyacak. Duvara ise renk skalası hazırlanıyor. Eser beyaz olduğu için, eseri ön plana çıkartacak koyu renkli bir mizansen hazırlanıyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Müze dış plan

Müze iç görüntü

Müze ikiz lahitten görüntü

Herakles lahdinin sergileneceği alan

Lahitlerden görüntü

 Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)

=================================================

8)AKKENT SOSYAL TESİSİ AÇILDI

GAZİANTEP'te merkez ilçe Şahinbey Belediyesi tarafından Akkent Mahallesi'ne yaptırılan cami ve sosyal tesis düzenlenen törenle açıldı.

Akkent Mahallesi'nde Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan cami ve sosyal tesisin açılış törenine; AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Abdulkadir Yüksel, Nejat Koçer, Ahmet Uzer, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Ak Parti Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel Şahinbey Belediyesinin yaptığı çalışmalarla Türkiye'de örnek gösterilen bir belediye olduğunu ifade ederek, "Şahinbey Belediyesinin yaşam kalitesini artırmak için yaptığı çalışmaların hızına yetişemiyoruz. Bugün açılışını yapacağımız Akkent sosyal tesisi bütün Türkiye'ye örnek teşkil edecek bir tesis dir. Eski bir belediye başkanı olarak Mehmet Tahmazoğlu ve ekibinin yaptığı çalışmalardan gurur duyuyoruz" dedi.

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ise göreve devraldıklarında Şahinbey ilçesinde hiç sosyal tesisin bulunmadığını ama şuanda 130'un üzerinde sosyal tesisin vatandaşlara hizmet verdiğini belirterek, "Göreve başladığımızda  Akkent diye bir mahalle yoktu, bu mahalle bizim dönemimizde kuruldu. Burada okuluyla, camisiyle, spor tesisi ile tam bir yaşam alanı inşa ettik ve bugün son olarak Akkent sosyal tesisimizin açılışını yapıyoruz. Göreve geldiğimizde Şahinbey ilçesinde hiç sosyal tesis yoktu, şuanda 130'un üzerinde sosyal tesisimiz var. Amacımız milletimizin ihtiyaç duyduğu her alanda çalışmalarımızı sürdürebilmek ve milletimiz hayatını kolaylaştırmak" diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından cami ve sosyal tesis vatandaşların hizmetine açıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

Sosyal tesis ve törene katılanlar

Abdulkadir Yüksel'in konuşması

Mehmet Tahmazoğlu'nun konuşması

Tesisin açılışının yapılması

Genel ve detay görüntüler

(Haber- Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

============================================

9)İSTANBULLU GELİNİN DEVE İLE İMTİHANI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde, Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Göktepe'nin oğlu Enis Göktepe ile hayatını birleştirmeye hazırlanan İstanbullu endüstri mühendisi Ece Meriç, yarın yapılacak düğün öncesi deveye binerek ilçe turu attı. Önce korkup heyecanlanan Meriç, ardından deve üstünde harmandalı oynadı.

Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı ve CHP'li Meclis Üyesi Dursun Göktepe'nin inşaat mühendisi oğlu 31 yaşındaki Enis Göktepe, üç yıl önce İstanbul'da tanıştığı 30 yaşındaki Ece Meriç ile evlenmeye karar verdi. Göktepe, Torba Mahallesi Atatürk Caddesi'nde kendilerine ait Omar Otel'de yarın akşam gerçekleştirilecek düğün töreni öncesi bugün oğlanevi eğlencesi düzenledi. Caddede davul zurna eşliğinde yöresel oyunlar oynandı.

Gelin Ece Meriç geleneklere göre süslenen Türkoğlu isimli devenin üzerine binerek Bodrum caddelerinde dolaştı. Meriç hayatında ilk kez deveye binerken korku ve heyecan yaşasa da kısa süre sonra deve ile gezmeye alıştı. Meriç ve Göktepe'nin mutlu anlarına yandaki otellerde kalan Hollandalı turistler de eşlik etti. Turistler yöresel oyunları ilgiyle izledi. Ece Meriç yarın akşam Omar Otel'de CHP'li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon'un kıyacağı nikah öncesi çok heyecanlı anlar yaşadığını ve mutlu olduğunu belirterek, "İstanbul'da doğdum büyüdüm ama Ege'nin gelenek göreneklerine hayranım. Enis ile birlikte düğün öncesi iki ay yöresel halk oyunları kurslarına gittik, şimdi birçok yöresel oyununu ustalıkla oynayabiliyorum. Ama gelinin deve ile gezmesi benim için büyük sürpriz oldu. Önce korktum heyecanlandım ama devenin üzerinde biraz ilerleyip güvenli olduğunu anlayınca heyecanım geçti, deve üzerinde yöresel oyunları oynamayı sürdürdüm" dedi.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Davul zurna ile deve üzerinde oynayan Ece Meriç'in görüntüsü,

-Turistlerin oyuna eşlik etmesinden görüntü,

-Turistlerin izlemesinden görüntü.

 Haber-Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),

===================================================

10) SULAMA KANALINDA KADIN CESEDİ BULUNDU

ADANA'da sulama kanalı içinde 25 yaşlarında kadın cesedi bulundu.

Olay, merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Ali Hocalı Mahallesi yakınından geçen Devlet Su İşleri'ne (DSİ) ait sulama kanalında meydana geldi. Suyun içerisinde sürüklenen bir kadın cesedi olduğunu gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine su altı polisi ile sağlık ekibi sevk edildi. Bu sırada olay yerinde bulunan bir çiftlikte çalışan vatandaş, sulama kanalına atlayarak cesedi sudan çıkardı. 25 yaşlarında bir kadına ait olan cesedin üzerinden kimlik çıkmadı. Kadının intihar etmiş olabileceği üzerinde durulurken, bulunan ceset otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Polisin başlattığı soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

------------------------

Ölen kadının sudan çıkartılması

Ceset torbasına konulması

Sağlık ekibinin çalışması

Ceset torbasından genel görüntü

Olay yerindeki ambulans 

Ceset torbasının taşınması

Polislerden görüntü

SÜRE: 47"    BOYUT: 48 MB

Haber: Salih ÜÇTEPE-Kamera: ADANA,