DHA YURT BÜLTENİ - 10

DHA YURT BÜLTENİ - 10

Emine Bulut'un kardeşi: Bunların hakkı idamKırıkkale'de 4 yıl önce ayrıldığı eski eşi Fedai Baran (43) tarafından 10 yaşındaki kızını yanında bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut'u (38) kardeşi Kazım Bulut, "Bunlara insan denilmez. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum.

DHA YURT BÜLTENİ - 10

Emine Bulut'un kardeşi: Bunların hakkı idam

Kırıkkale'de 4 yıl önce ayrıldığı eski eşi Fedai Baran (43) tarafından 10 yaşındaki kızını yanında bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut'u (38) kardeşi Kazım Bulut, "Bunlara insan denilmez. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Böyle karaktersizler, şerefsizler ancak idamla yargılanır. Bunların hakkı idam" dedi.
Geçen 18 Ağustos'ta Menderes Caddesi'ndeki kafede meydana gelen olayda Fedai Baran, 4 yıl önce boşandığı eski eşi Emine Bulut ve kızı F.B.B. ile buluştu. Fedai Baran, tartıştığı Emine Bulut'u, kızının gözü önünde vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. Ağır yaralanan Emine Bulut, kaldırıldığı Yüksek İhtisas Hastanesi'ne yaşamını yitirdi. Olayın ardından kaçan Fedai Baran ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Emine Bulut'un, olayın hemen ardından olay yerinde kanlar içindeyken çekilen görüntüsü infiale yol açtı. Fedai Baran'ın eski eşini bıçakladıktan saniyeler sonra çekilen görüntüde kanlar içinde olan ve ayakta durmakta zorlanan Emine Bulut'un, "Ben ölmek istemiyorum" diyerek feryat ettiği görüldü. Kızı F.B.B.'nin ise "Anne lütfen ölme" diyerek, annesinin başını tutması ve ağlaması görüntüye yansıdı.
TWİTTER'DA GÜNDEM OLDU
Yaşanan olayın ardından Twitter'da #EmineBulut  hashtagini TT'de ilk sırada yer aldı. Aralarında siyasi parti liderlerinin de bulunduğu binlerce kişiyi olayı lanetledi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ile birçok kulüp yayınladıkları mesaj ile olaya tepki gösterdi, kadın cinayetlerinin son bulmasını istedi.
KARDEŞİ KONUŞTU
Kentin Yuva Mahallesi'nde yaşayan Fadime ve Ahmet Bulut çifti, 6 çocuklarından en büyüğü olan kızları Emine Bulut'u kaybetmenin acısını yaşıyor. Evin önüne kurulan taziye çadırında Bulut ailesi, başsağlığını kabul ediyor. Emine Bulut'un kardeşi Kazım Bulut, yaptığı açıklamasında, ablasının 4 yıl önce boşandığını söyledi. Ablasının boşanırken hiçbir şey talep etmediğini kaydeden Bulut, olay günü Fedai Baran'ın ablasını arayarak görüşmek istediğini söylediğini bildirdi. Daha sonra ablasının kent merkezinde Fedai Baran ile karşılaştığını ve burada aralarında tartışma yaşandığını ifade eden Bulut, "Orada tartışırken dolmuşçular falan araya giriyorlar. Sonra 'konuşalım' diye ablamı ve çocuğu olayın yaşandığı yere götürüyor. Daha sonrasında olay oluyor ve kimsede müdahale etmiyor. Zaten 4-5 aydır bu işi kendi kendine kuruyormuş. Belinde sürekli ekmek bıçağıyla geziyormuş, 'ağabeylerini, babasını öldüreceğim' diye anlatıyormuş. Ablamı bıçakladıktan sonrada babamı aramış, 'senide öldüreceğim, bekle geliyorum' diye. Sonrada zaten yakalanıyor. Çocuk 4 yaşına gelince biz 'annesiz babasız büyümesin' diye barıştırdık ama 4-5 ay denediler bu hala pislikten kurtulmadı" dedi.
'BUNLARA İNSAN DENİLMEZ'
Bulut, Fedai Baran'da babalık duygusunun bulunmadığını belirterek, şunları söyledi: "Babalık duygusu olsa çocuğunun yanında annesine bu caniliği, vahşeti yapabilecek bir insan olamaz. Bunlara insan denilmez. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Böyle karaktersizler, şerefsizler ancak idamla yargılanır. Bunların hakkı idam. Bu adam ne ceza alırsa alsın yarın bir gün bir af çıkar, bu adam dışarıda. Yine tekrar içimizde olacaklar.  Çocuğunu ne zaman istese görüyordu ama senede toplasan 5 defa ancak görüyordu. Çünkü istemiyordu. Çocuk hiçbir zaman ona 'baba' demedi zaten. Allah'ım kimseye bu acıları yaşatmasın. Devlet büyüklerimizden tek isteğim, idam. Başka hiçbir şey değil. Bu insanlar tekrar aramıza dönmesin."

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Haber-Kamera: Hasan AKYILDIZ/KIRIKKALE, - 

===================

Sezen Aksu'nun baba acısı

Sanatçı Sezen Aksu'nun, solunum yetmezliği nedeniyle İzmir'deki hastanede bir süredir tedavi gören babası Sami Yıldırım (92), yaşamını yitirdi. 
Sezen Aksu'nun, solunum yetmezliği olan babası Sami Yıldırım, 28 Temmuz'da, İzmir Kent Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Yıldırım, bu sabah, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Doktoru, anestezi uzmanı Doç. Dr. Mert Akan, Sami Yıldırım'ın akciğer enfeksiyonu ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Annesi Şehriban Yıldırım'ı 3 yıl önce kaybetmesinin ardından ikinci büyük acıyı yaşayan Sezen Aksu, babasının tedavisi sürecinde sürekli yanında bulundu. Hastanede olan Sezen Aksu, ölüm haberiyle büyük üzüntü yaşadı.

LAR

İZMİR,

=================

Bodrum'da yanan ormanlık bölge havadan görüntülendi

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde 5 gün önce çıkan orman yangınında zarar gören alan, havadan görüntülendi.
Mumcular Mahallesi'nde geçen pazar günü saat 15.30 sıralarında, ormanlık bölgede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Ertesi gün sabah saatlerinde orman ekiplerinin karadan ve havadan yürüttüğü çalışmayla kontrol altına alınan yangında, yaklaşık 70 hektar alan zarar gördü. Aynı bölgede bu yıl 5'nci kez orman yangını çıkması, bölge halkını tedirgin etti. Çevreciler, yanan bölgeyi havadan görüntüledi. Zümrüt yeşili ormanların, kömür karasına dönmesi yürekleri burktu.
YANGIN UYARISI
Meteoroloji 4'ncü Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada ise, Muğla genelinde bugünden başlayarak 26 Ağustos Pazartesi günü akşamına kadar, yüksek sıcaklıkların etkili olmasının beklendiği kaydedildi. Yüksek sıcaklık ve kuru havanın neden olabileceği olumsuzluklar ile meydana gelebilecek orman yangınlarına karşı, dikkatli ve tedbirli olunması istendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------
Yangın bölgesinin hava görüntüleri

Haber- Kamera: Mehmet Can MERAL/ BODRUM (Muğla),

==================

Kaz Dağı eteklerindeki Edremit Körfezi betonlaşıyor

Çanakkale'de, Kirazlı- Balaban mevkisinde yürütülen altın madeni faaliyetlerine tepki için başlatılan 'Su ve Vicdan Nöbeti' sürerken, diğer yandan Kaz Dağları'nın güney yamaçlarındaki betonlaşma dikkat çekiyor. Edremit Körfezi'ndeki turistik merkezlerde, sahil bandından başlayıp Kaz Dağı eteklerine hızla ilerleyen ve zeytin ağaçlarını kesilmesiyle oluşan betonlaşma, her geçen yıl artıyor. İmar planları dışına çıkılması da Kaz Dağı eteklerindeki betonlaşma baskısını artırıyor.
Çanakkale merkeze bağlı Kirazlı köyü Balaban mevkiinde bir şirket tarafından yürütülen maden arama faaliyetlerine tepki için bölge sakinleri ve çevreciler, 26 Temmuz'da 'Su Nöbeti' başlattı. Nöbet sürdürülürken, çevreciler, çeşitli kanallardan tepkilerini dile getirdi. Kaz Dağları'nın kuzeyinde bunlar yaşanırken, Kaz Dağları'nın güney yamaçlarındaki Edremit Körfezi'nde, imar uygulamalarının yoğunlaştırılarak betonlaşmanın çabuklaştırıldığı gözden kaçmadı. Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk, Akçay, Zeytinli ve Güre mahalleri ile Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde sahil kesiminden yıllar önce başlayan betonlaşma, rant nedeniyle Kaz Dağları'nın eteklerine doğru hızla ilerledi. Bölge betonlaşmakla kalmadı, en önemli varlıklarından olan zeytinlik alanlarını hızla yitirmeye başladı. Plan tadilatlarıyla yoğunluk ve katları artıran yapılar, zeytin ağaçlarını yok etmeye devam etti.
BÜYÜKŞEHİR YASASI BASKIYI AZALTTI
Balıkesir'in 2014 yılında büyükşehir olmasıyla bölgedeki imar uygulamaları kontrol altına alındı. 1/1000'lik imar uygulama planları Edremit ilçesi belediyesinde, 1/5000'lik nazım imar planları ise o dönem belde olan Altınoluk, Akçay, Zeytinli ile Güre belediyelerinde olduğundan belediye meclislerinde imar tadilatları yapılabiliyordu. 2014 yılından itibaren 1/5000'lik nazım imar planları Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığından imar tadilatlarına imkan vermediği için yapılaşmanın azaldığı belirtildi.
İMAMOĞLU AİLESİNİN VİLLALARI DA BU BÖLGEDE
Yoğun betonlaşma baskısı altındaki Kaz Dağları'nın eteklerinde yer alan Edremit ilçesinin Güre mahallesinde ve buraya bağlı Kavurmacılar mevkiinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'nun da imarlı dönümlerce arsası bulunduğu ileri sürüldü. Baba Hasan İmamoğlu'nun bu arsalarından birisinin üzerine ise havuzlu çok sayıda villa inşa edildi. Yeni tamamlanan villaların yapımı için de ağaç kesimi yapıldığı ileri sürüldü. Başkan İmamoğlu, Kaz Dağı'ndaki ağaç kesimine sosyal medyadan paylaştığı mesajla tepkisini gösterirken, babasına ait arsaya yapılan villalar için de ağaç kesilmesini eleştirenler oldu.
'SORUMLULUK, KÖRFEZİ 30 YILDIR İDARE EDEN CHP'Lİ BELEDİYELERİNİN'
Aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi de olan Edremit Belediyesi'nin AK Parti'li Meclis Üyesi Murat Tuna, körfez bölgesinde durumu değerlendirdi. CHP'li belediye başkanlarının, 30 yıldan beri yetkilerinde bulunan imar uygulamalarını ranta dönüştürdüklerini ileri süren Tuna şöyle konuştu:
"Edremit Körfezi 1985 yılından beri yazlıkçı akınına uğradı. O zamandan beri yapılan nazım imar planları Edremit'te arz talebi arttırdı ve körfez beton ile karşı karşıya geldi. Bu kadar çabuk ve yoğun betonlaşmasının sebebi belediyelerin vatandaşa sağladıkları imar imtiyazlarından kaynaklandı. Bizim 1/1000, 1/5000, 1/25000'lik nazım imar planları yörenin gelişimine göre Bakanlıktan onaylandı. Normalde bu nazım imar planları 25 yılda bir yapılması gerekirken, arz ve talebin yoğunlaşması nedeniyle 1/100 binlik nazım imar planına kadar gelindi. Körfeze, 30 yıldan beri CHP'li belediyeler hakimdir ve hiç ara dönemleri de olmamıştır. Bu dönemler zarfında 1/1000'lik uygulama imar planlarındaki plan tadilatlarına eğer CHP'li belediyeler müsaade etmesiydi Edremit Körfezi bu kadar yoğunlaşmayı, yapılaşmayı asla bugüne kadar bulamazdı. Burada imtiyaz tanınırken, yani 300 metrekareye 3 daire yapılacakken 10 daireye çıkardılar. Bunun da sebebi belediye meclislerinde yükselttikleri imar durumlarıdır. Dolayısıyla yapılaşma 50 yılda bu hale gelecekse 30 yılda bu hale geldi. Yani CHP 30 yıldan beri körfezi idare ediyor ve sorumluluk tamamen kendilerindedir. Bizim bölgemizde bu işi yapan arkadaşlardan öğrendiğimize göre, bölgede 14 milyon zeytin ağacı vardı. Şu anda bunların 3-4 milyonunu yapılaşma nedeniyle talan edildi."
'BU SINIRLAR İÇERİSİNDE İMAR DÜZENLEMELERİ BELEDİYELERİMİZ YAPMIŞTIR'
Edremit Belediye Başkanı CHP'li Selman Hasan Arslan ise Kaz Dağları ile ilgili tartışmaların tam ortasındaki bir ilçe olduklarını belirtti. Başkan Arslan, bölgedeki CHP'li belediyelerin Kaz Dağları'nı imara açtığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Bunu söylemek abes. Çünkü belde belediyelerinin mevcut imar uygulamaları dışında imara açma yetkilileri yok. 1994 yılında 1/25000'lik çevre revizyon planı bakanlıkça devreye sokulduktan sonra belde belediyelerinin imara açma yetkisi yok. Dolayısıyla imara açma yetkisi bakanlığındır. Eğer açıyorsa bakanlık açıyor.  Ama böyle bir olay da olmamıştır. 1994 yılından sonra buradaki belde belediyelerinin 'Kaz Dağları'nı imara açalım' diye imar plan teklifi olmamıştır. Olsa da zaten kabul edilmesi mümkün olmamıştır. Ama olmamıştır. Tabi ki, 1/25000'lik plan içerisinde imar yetkisi belediye meclisinin. Bu sınırlar içerisinde imar düzenlemeleri belediyelerimiz yapmıştır. Bunu da açık yüreklilikle söylemek lazım. Ekrem İmamoğlu'nun babasının bir evi var Kavurmacılar mevkiinde. İmar içinde, adam bir arsa almış ve ev yapmış. Yani yerleşim yeri içerisinde, Kaz Dağları falan da değil" dedi.

Görüntü Dökümü
---------------------
-Edremit Körfezi'ndeki betonlaşmayı gösteren drone görüntüsü.
-Betonlaşmanın yerden çekilmiş genel ve detay görüntüleri.
-Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'na ait arsaya yapılan villalardan drone görüntüsü.
-AK Parti Edremit Belediye Meclis Üyesi Murat Tuna ile röp.
-Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan ile röp.

Haber-Kamera: Burak GEZEN-Mustafa SUİÇMEZ/BALIKESİR,

==================

Sözde dergah adıyla dolandırıcılıktan aranıyordu, Sakarya'da yakalandı

ESKİŞEHİR'de, sözde dergah adıyla kurulan çiftlik evinde, 'Yahudilerin aradığı şifreli kan damarlarımda' diyerek, psikolojik rahatsızlığı olanları tedavi ederek dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla aranan Sibel Gönül (49), Sakarya'da gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Tepebaşı Jandarma Komutanlığı ekipleri, ilçedeki Keskin Mahallesi'nde, 10 dönümlük arazide sözde dergah kurulan çiftlik evinde psikolojik rahatsızlığı bulunan kişileri para karşılığında ilginç yöntemler kullanarak tedavi ettiğini öne süren Sibel Gönül'ün insanları dolandırdığı şikayetleri üzerine harekete geçti. Soruşturma başlatan ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. Operasyonda Sibel Gönül adreste bulunamazken, avukat oğlu Sadık G. ve Serkan D.'nin de aralarında bulunduğu 4 şüpheliyi gözaltına aldı. İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Sadık G. ve Serkan D. tutuklanırken, 2 şüpheli ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
SAKARYA'DA YAKALANDI
Firari Sibel Gönül'ün yakalanması için başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin Sakarya'da olduğu belirlendi. Saklandığı eve jandarma ekiplerince yapılan operasyondan dolandırıcılık şüphelisi Sibel Gönül gözaltına alındı. Jandarma Komutanlığı'nda işlemleri tamamlanan Gönül, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
'KANIM ŞİFALI' DİYEREK İÇİRMİŞ
Jandarma Komutanlığı'na şüpheliler hakkında şikayette bulunanlardan C.G. firari şüpheli Sibel Gönül'ün genellikle evlenemeyen, çocuğu olmayan ve üzerinde büyü olduğunu iddia ettiği kişileri dolandırarak paralarını aldığını söyledi. Kanının şifalı olduğunu söyleyerek de gelenlere içirdiğini anlatan C.G., "Kendisi bana 'Yahudilerin aradığı şifreli kan damarlarımda' demişti. Bir hastanın tedavi ücreti 4- 5 bin TL arasında değişirdi. Ayrıca kurban parası istiyordu. Kanlı su, kanlı ayna, yumurta, kilit gibi materyaller kullanıyordu. Kanlı suyu bazen içirir, bazen de o suyla duş alınmasını isterdi. Kanının şifa olduğunu söylüyordu. Bir dönem Sibel'i FETÖ'den şikayet etmişlerdi. Elindeki 40 bin lirayı ve kanları yanında çalışan Hacer'in evine gönderdi. Bu dönemde evinde bulunan FETÖ'ye ait kitap ve CD'leri de yaktıö dedi.
'KURBAN PARASI İSTEYİP, ESTETİK OLMUŞ'
Jandarmaya ifade veren S.D. ise kendisini tedavi etme karşılığında 2 bin 700 lira para ödediğini belirterek, "Beni tedavi etmek için toplamda 2 bin 700 lira aldı. Bir mührü vardı. O mührü hastaların vücudunda gezdirerek sözde tedavi yapıyormuş. Sürekli kurban parası isterdi. Fakat o kurban paralarıyla kurban kesmek yerine estetik ameliyatlar oluyordu. Estetik ameliyatlarını Hz. Hüseyin'e benzemek için yapıyormuş. Lüks bir yaşamı vardı. Yanındakilere kod adı veriyordu. Yanındakiler sürekli Sibel Gönül'ü övüyordu. Sibel'in devlet sorunlarını dahi kanıyla karışım yaparak oluşturduğu suyu Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlıkların kapısının önüne dökerek çözdüğünü söylüyorlardı. Hatta, sözde, 15 Temmuz darbe girişimini devletin rahatça bertaraf ettirmesini sağlamış. Oluşturdukları düzene 'sistem' diyorlardı. Yanında çalışanlardan kazandıklarının yüzde 10'unu sisteme aktarmasını istiyordu" şeklinde konuştu.

Jandarma ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Görüntü Dökümü:
-Sözde dergah ve çiftlik evi
-Ev ve bahçe duvarları
-Tutuklanan Sibel Gönül'ün fotoğrafı

Haber-Kamera: ESKİŞEHİR,-


Kaynak: DHA