Saadet Partisi Cumhurbaşkanlığı için Aday Çıkaracak

Saadet Partisi Cumhurbaşkanlığı için Aday Çıkaracak

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kimse ile ittifak yapmadan kendi adaylarını çıkaracaklarını açıkladı.

Saadet Partisi Cumhurbaşkanlığı için Aday Çıkaracak

1)SP LİDERİ KARAMOLLAOĞLU: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE ADAY ÇIKARACAĞIZ

SAADET Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde bir aday çıkaracağız ve Allah'ın izniyle de inanıyoruz ki samimi olarak bu aday, kazanacak" dedi.  SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, Gaziantep'te partisi tarafından düzenlenen Medya Buluşması'nda, gazetecilerle bir araya geldi. Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Karamollaoğlu, hükümetin iç ve dış politikalarını eleştirdi. Hükümetin rant görmediği alana yatırım yapmadığını iddia eden Karamollaoğlu, "Bu iktidar, bugüne kadar geçmişimizi sattı. Birikmiş bütün değerlerimiz satıldı, devlete ait fabrikalarımız. Buradan tam 75 milyar dolarlık gelir elde etti. Bazı açıklar bununla kapatıldı. Şimdi geleceğimizi satıyor. Köprü yapıyor, 'Bunun parasını ödemedik ama gelecekte ödeyeceğiz' diyor. Hastane yapıyor, 'Bunun parasını biz şimdi ödemedik ama gelecekte ödeyeceğiz' diyor. Şimdi İstanbul Kanalı yapılmaya başlanacak. İstanbul Kanalı da gelecekte ülkenin sırtına bir kambur olacak. Öyle gözüküyor. Rant, bu arkadaşların bir numaralı hedefi. Rant görmedikleri hiçbir yerde yatırım yok. Bunun için sanayiye yatırım yapma diye bir dertleri hiç bir zaman olmadı; çünkü sanayi, rant yeri değildir" diye konuştu. 

'HÜKÜMET, UZAKLAŞTIRIYOR'

Milletvekillerinin, belediye başkanlarının, seçilmiş insanların hiçbir kıymeti kalmadığını dile getiren Karamollaoğlu, "Kendileri diyor, 'Seçilen insanı, makamdan onu seçenler uzaklaştırır'. Şu anda hükümet, uzaklaştırıyor. Bundan dolayı üzüntülüyüz ve sıkıntılıyız. Atmış oldukları bazı adımlar, geçmişte yaşanan birtakım sıkıntıların halledilmesine vesile olmuş olabilir. Biz, bundan dolayı da müteşekkiriz; ancak bir müspet iş yapmak elli tane hatanın üstünü örtmez" dedi. 

'İNANIYORUZ Kİ BU ADAY, KAZANACAK'

Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday göstereceklerini belirterek, bu adayın kazanacağını savunan SP Lideri Karamollaoğlu, "Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde bir aday çıkaracağız ve Allah'ın izniyle de inanıyoruz ki samimi olarak bu aday, kazanacak. Diğer partiler de aday gösterebilir ki gösterecekler de büyük ihtimalle. Ama şu andaki manzara, artık bu işin böyle gitmeyeceğine inananların adedinin arttığını gösteriyor" diye konuştu. 

Görüntü dökümü

-------------------------------

Toplantıya katılanlar

Temel Karamollaoğlu'un konuşması

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Mücahit YOLCU-GAZİANTEP-DHA)

 (236 MB)

====================================================

2)BAKAN TÜFENKCİ, MALATYA'DA KOLEKTÖR HATTININ TEMELİNİ ATTI

MALATYA Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı planlanan Doğu Kolektör hattının temel atma töreni, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin katıldığı törenle gerçekleştirildi.

Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 33 kilometre uzunluğundaki 17.4 milyon liralık yatırımı olan Doğu Kolektör Hattı'nın temel atma törenine, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Malatya Valisi Ali Kaban, Emniyet Müdürü Ömer Urhal, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, STK temsilcileri, kurum ve daire müdürleri katıldı. Bakan Tüfenkci, törende yaptığı konuşmada, altyapı yatırımlarının belediyeler için riskli yatırımlar olarak görüldüğünü ifade ederek, "Bütün belediyeler bu konuya girmek için tereddüt yaşarlar. Ama bir şehrin gelişmesi için, bir şehrin büyümesi için altyapı yatırımları çok çok önemli. Eğer siz modern bir şehir, şehirler inşa etmek istiyorsanız, yaşayan şehirler inşa etmek istiyorsanız, şehrinizi geliştirip büyütmek istiyorsanız mutlaka bu altyapıyı yapmanız lazım" dedi.

2017 yatırımlarına da değinen Bakan Tüfenkci, Malatya'da AK Partili belediyelerin vatandaşa dokunarak hizmet yaptığını ifade ederek, "Şehri geliştirme adına, dönüştürme adına önemli hizmetler yapıyorlar. Şehrin sosyoekonomik durumunun düzelmesinde özellikle  belediyelerimizin çok önemli katkıları olduğunu biliyoruz. Baktığımız zaman büyükşehir belediyesi liderliğinde 11 ilçe belediyelerimizin her birisi ilçelerini ve şehri geliştirme adına önemli işlere imza atıyorlar ama bütün bu görünenlerin bir altyapısı olması gerekiyor. Onun için büyükşehir belediyesini tebrik ediyorum, başkanımızı tebrik ediyorum. Büyükşehir olduktan sonra önce o ilçelerimizdeki kanalizasyonu da dahil olmak üzere içme suyuyla beraber bir altyapısını baştan sonra gözden geçirdiler, elden geçirdiler" diye konuştu.

İl Müftüsü Ümit Çimen tarafından dualar okunmasının ardından Bakan Tüfenkci ve protokol üyeleri butona basarak kolektör hattının temelini attı.

Görüntü dökümü

-------------------------------------

Tören alanı ve katılımcılar

Bakan Tüfenkci'nin konuşması

Temel atma töreni

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

(186 MB)

========================================================

3)BAKAN KURTULMUŞ: TURİZM GELİRİ HEDEFİMİZ 30 MİLYAR DOLAR

KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 2018 yılında turizmdeki hedeflerinin 38 milyon turist, 30 milyar dolar gelir olduğunu açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bazı tesislerin açılışını yapmak, çeşitli ziyaretlerde bulunmak için Burdur'a geldi. Bakan Kurtulmuş, programı kapsamında ilk olarak Burdur Valiliğini ziyaret etti. Numan Kurtulmuş burada yaptığı açıklamada, 2018 yılında Türkiye olarak 38 milyon turist hedeflediklerini söyledi. 2014 yılı rakamlarını geçmeyi ümit ettiğini kaydeden Bakan Kurtulmuş, "38 milyon turist hedefimiz var. Yine 30 milyar dolar gelir ümit ediyoruz" dedi. 

 Bakan Kurtulmuş, bu yıl içinde Burdur'da yatırımların hızlanması için çalışacaklarını belirterek, bu çalışmaların Sagalassos ve Kybra antik kentlerine değer katacağını belirtti. Salda Gölü'nün turistik merkez haline getirilmesinin Burdur için önemli bir proje olacağını ifade eden Bakan Kurtulmuş, "2015 ve 2016'da dip yapmış turizmin 2017'de büyük bir hızla dönüş yapmış olması sevindiricidir. 2017'de 32.4 milyon turist ülkemize geldi ve 26 milyar dolar gelir elde ettik. Rekor 2014 yılındaydı. Bu yıl 2014 yılını geçeceğimizi ümit ediyorum" diye konuştu.

REZERVASYONLARDA YÜZDE 40 ARTIŞ

Geçen yıla göre erken rezervasyonlarda yüzde 40'lık bir artış olduğunu aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu da önümüzdeki sezonun iyi geçeceğini ortaya koyuyor. Türkiye dünyanın en büyük en zengin arşividir, kütüphanesidir. Anadolu toraklarının her yerinde iz bırakmış medeniyetler. 24 büyük medeniyet bu topraklarda yaşamış. Çanakkale'de Troya yılının etkinliklerini başlattık. Hem Troya'nın hem Türkiye'nin tanıtılmasına gayret edeceğiz. Her yıl Türkiye'nin önemli bir varlığı üzerinden ülkemizin tanıtılmasını sağlayacağız."

Türkiye'nin büyük bir hazine üstünde olduğunu dile getiren Bakan Kurtulmuş, bu hazineden yeteri kadar istifade edilmesi gerektiğine işaret etti. Numan Kurtulmuş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bazı çevrelerin, Türkiye düşmanlığı, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı gerekçeleriyle Türkiye'yi hedef tahtası haline getirdiği ortamda, bu zenginliklerimizin üzerinden iyi bir Türkiye algısı olarak bunu bir yumuşak güç olarak kullanmayı hedefliyoruz. Türkiye ekonomik ve siyasi istikrarını sürdürdüğü sürece her alanda atılımlarına devam edecektir. Türkiye güçlendikçe sözün değeri ve gücü artıyor. 2017 yılında uluslararası ilişkilerde Türkiye'nin rol belirleyici sonuç alımcı müdahaleleri oldu".

Vali Şerif Yılmaz, Bakan Kurtulmuş'a Burdur'da kullanılmak üzere gönderdiği 4 milyonun üzerinde ödenek için teşekkür etti.

Bakan Kurtulmuş daha sonra Ak Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek partililerle sohbet etti. Bakan Kurtulmuş, kültüer merkezi inşaatında da incelemelerde bulundu.

Görüntü dökümü

-------------------------

Bakan Kurtulmuş'un Valiliğe gelişi

Özel defteri imzalaması  

Valikte açıklama  

Partiye gelişi

Kültür merkezi inşaatı 

Detay

 183 MB/// 03.02"

(HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, )

===============================================================

4)CENAZESİ ÇUVALDA TAŞINAN MUHARREM'İN ÖLÜMÜNDE İHMAL GÖRÜLMEDİ

  VAN'ın Gürpınar ilçesine bağlı Yalınca köyü Çalık mezrasında 1 Şubat 2014'te hastalanan ve yolların kardan kapalı olması nedeniyle hastaneye götürülemeyen 1.5 yaşındaki Muharrem Taş'ın ölümünde ihmal olup olmadığı gerekçesi ile başlatılan soruşturma tamamlandı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihmali olduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında 'kavuşturma yapılmasına yer olmadığı'na karar verdi. Baba Abdulvahap Taş'ın minik Muharrem'in cenazesini bir çuvala koyup karlar içinde sırtında taşıması görüntüleri, yürekleri dağlamıştı.

Gürpınar'a bağlı, daha önce köy statüsünde olan Yalınca Mahallesi Çalık mezrasında, 1 Şubat 2014 gecesi yolların kardan kapalı olması nedeniyle zamanında hastaneye götürülemeyen Taş ailesinin 1.5 yaşındaki çocukları Muharrem öldü. Otopsi işlemlerini yapmak ve suç duyurusunda bulunmak için, minik Muharrem'in cenazesini bir çuvala koyup sırtlarında taşıyan baba Abdulvahap Taş ve yakınları, yürüyerek 16 kilometre uzaklıktaki Yalınca'ya geldi. Daha sonra bir araca konulan cenaze, Yüzüncü Yıl üniversitesi Tıp Fakültesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi'nde otopsisi yapıldıktan sonra Van'daki Şabaniye Mezarlığı'nda toprağa verildi.

'KOVUŞTURMA YOK'

Taş ailesi, çocuklarının ölümünden sorumlu tuttukları kurumlar hakkında şikayetçi olunca da soruşturma başlatıldı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın da müdahil olduğu soruşturma kapsamında Başsavcılık, ihmali olduğu öne sürülen 112 Acil Komuta Merkezi, jandarma ve dönemin Özel İdare çalışanları hakkında, 'taksirle ölüme neden olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından soruşturma başlattı. Başlatılan bu şoruşturma tamamlandı. Müşteki ve dosyada ihmali bulunduğu öne sürülen kurumlardaki görevlilerin ifadeleri ile bilirkişi raporlarını alan Başsavcılık, şüpheliler hakkında kovuşturmanın yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

  1 Şubat 2014 günü yaşanan olayların da anlatıldığı kararda, ölen Muharrem'in babası Abdulvahap Taş'ın ailesinin Van merkezde kaldığı, kendisinin ise kış aylarında vatandaşların mezrada bıraktığı hayvanlara bakarak geçimini sağladığı belirtildi. Taş'ın karardaki ifadelerinde ise yardım için köy korucusunun dışında bir yetkiliyi aramadığı, cenaze için Van'da ikamet eden ağabeyi ve diğer akrabalarına haberdar ettiği, belirtilirken, Taş'ın ifadelerinde ayrıca çocuğunun vefatını haber vermesine rağmen yakınlarından başka kimsenin kendisini aramadığını, çocuğunun hastalığı sırasında, vefatından sonra yolları açmayan, sağlık yardımında bulunmayan tüm yetkililerden şikayetçi olduğu belirtiliyor.

Kararda, kurumlardaki görevlilerin ifadeleri ile bilirkişi raporların da yer verildi. İl Özel İdaresinde görevli personelin, kararda yer alan ifadelerinde, o dönemlerde Çeli mezrası gibi yerlerde 11'inci aydan sonra herhangi bir ulaşım olmadığının bütün köylülerce bilindiğini, bu sebeple kış gelmeden o bölgelerin halk tarafından boşaltıldığı, şikayetçi olan Abdulvahap Taş'ın da ikametgahının Van merkez gözüktüğü, bu bölgede ulaşımın mayıs ayı sonuna kadar mümkün olmadığının kendisi tarafından da bilinmesine rağmen mezraya çıktığına dikkat çekiyor.

Zanlılar ayrıca olayda ellerinden geleni yaptıklarını belirtiyor.

  Muharrem Taş'ın 11 Mart 2014 tarihli adli tıp raporunda akciğerinde zatürre rahatsızlığının tespit edildiğine yer verilen kararda, 1-3 Şubat 2014'teki meteorolojik verilerde sıcaklığın sıfırın altında 4-10 derece, olay yeri inceleme tutanağı ve tanık ifadelerinden de kar kalınlığının 1-4 metre arasında olduğuna dair bilgilerin yer aldığı vurgulandı.Kararda yer alan Van Jandarma Filo Komutanlığının 7 Aralık 2016 tarihli yazısında ise kışın helikopter iniş yerinin kardan temizlenmesi yığma yapmadan alanın dışına atılması veya karların ezilerek sıkıştırılması gerektiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında alınan 13 Aralık 2017 tarihli bilirkişi raporunda ise 6 Şubat 2014'te başlanan Sıcaksu-Çeli mezrası arasındaki 9 kilometrelik kapalı yolun açılması çalışmalarının 8 Şubat 2014'te saat 06.00'da tamamlandığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

  "Yol boyunca kar kalınlığı 1-4 metre arasında değişiklik göstermiştir. Çeli mezrasının Van'a uzaklığı 112,5, Gürpınar ilçesine 87, Yalınca köyüne 12,5 kilometredir. Abdulvahap Taş'ın resmi ikametgah yeri Van olmakla birlikte Yalınca köyü Çeli mezrasında toprak damlı taş yapı, bir adet bitişik tandır odası evde, konuşma tutanaklarından ateş düşürücü şurup dahil hiçbir ilaç kullanılmamış, olay yeri araştırmasında hiçbir ilaca rastlanmamıştır. Olayın gerçekleştiği tarihte Muharrem Taş'ın 2 yaşında olduğu, ailenin Van'da ikameti sırasında Edremit 014 Aile Hekimliğince 13 Aralık 2013 tarihinde yapılan muayenesinde AKUT faranjit, 24 Kasım 2013'te Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil polikliniğinde gastroenterit ve 1 Ağustos 2013 tarihinde üst solunum yolu enfeksiyonu tanıları ile tedavi aldığı, dolayısıyla vefatından bir yıl önce üst solunum yollarından rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Çeli mezrasında kaldıkları evin, ağır kış şartlarının olduğu bir coğrafyada bir sene önce solunum yollarından rahatsızlık geçiren 2 yaşındaki bir çocuk için uygun olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır."

  Hakkında soruşturma yapılan 112 Komuta Kontrol Merkezi personelinin görevlerini yerine getirirken yaşanan olay ve süreçte ihmallerinin bulunmadığının kaydedildiği 13 Aralık 2017 tarihli bilirkişi raporunda, Muharrem Taş'ın vefatından sonra cenaze nakli için ambulans talebinin de doğru bir davranış olmadığı, bu konudaki talepleri yerine getirmeyen görevlilerin gereğine uygun davrandıkları bildirildi.

Yalınca Jandarma Karakolundaki askerlerin, 112 Komuta Kontrol Merkezi görevlilerinin, Özel İdare yol ekiplerinde görevli personelin de görevlerinde kusur ve ihmallerinin bulunmadığı, kamu zararına ya da kişi zararına sebebiyet vermediklerinin kaydedildiği raporda, müştekinin, çocuğu Muharrem Taş'ın hastalığı için yardım talebini zamanında yapmadığı, gerekli yardımın ağır meteorolojik koşullar, teknik şartlar ve öncelikle zaman kaynaklı fiili imkansızlık nedeniyle karşılanamadığının belirlendiği ifade edildi. Kararda, dosya kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alındığında zanlıların üzerine atılı suç yönünden atfı kabil kusurları bulunmadığı anlaşıldığından haklarında "Kamu adına kavuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir" denildi. 

Haber-Kamera: Orhan AŞAN/VAN, (ARŞİV)

===================================================

5)KARDAK YAKINLARINDA GERGİN ANLAR

MUĞLA'nın Bodrum ilçesine bağlı Gümüşlük Mahallesi açıklarındaki Kardak kayalıklarına yakın bölgede avlanan Türk balıkçıları taciz eden Yunan sahil güvenlik botuna, Türk sahil güvenlik botu engel oldu. Yaklaşık 50 dakika süren gerginlikte her iki ülkenin sahil güvenlik botları defalarca burun buruna geldi. Türk botu, Yunan botunu bölgeden uzaklaştırırken o anlar DHA tarafından görüntülendi.

Gümüşlük Mahallesi'ne 3.5 mil mesafedeki Kardak kayalıklarına yakın bölgede, kendi sularında avlanan Türk balıkçılar, saat 11.45'te, Yunanistan'ın Leros Adası'ndan gelen Yunan sahil güvenlik botunun tacizine uğradı. Yunan botu, Türk balıkçının 20 metre kadar yanına gelerek bir süre seyretti, ardından önüne geçerek rotasını değiştirmesini istedi. Türk balıkçı, Yunan botuna çarpmamak için rotasını değiştirmek zorunda kaldı.

TÜRK BOTUNDAN ANINDA MÜDAHALE

Kardak kayalıklarına yakın bölgede devriye görevi yürüten Türk sahil güvenlik botu, tacizi fark edince harekete geçti. Türk balıkçıyı taciz ettikten sonra Kardak kayalıklarına yönelen Yunan botunun önünü kesti. Yunan botu ise ısrarla Kardak kayalıklarına gelmeye çalışınca gergin anlar yaşandı. İki bot arasında, yaklaşık 50 dakika süren gerginlik yaşandı. Yunan botunun Türk balıkçıları tacizi ve Türk botu ile yaşadığı bu gerginlik, DHA kamerasınca görüntülendi. İki ülkenin botları, zaman zaman burun buruna geldi. Türk botu, Yunan botunu, saat 12.40'ta, Türk sularından çıkardı. İki ülkenin botlarının denizde zaman zaman çok tehlikeli manevralarını balıkçılar da büyük heyecanla izledi. Gerginlik, Yunan botunun geldiği Leros Adası yakınlarına çekilmesiyle sona erdi.

Bölge yakınlarında 2 Türk sahil güvenlik ve 2 Yunan sahil güvenlik botu bekleyişini sürdürüyor. Türk balıkçılar, Gümüşlük açıklarında ve Kardak kayalıkları bölgesinde avlanmayı sürdürüyor.

Öte yandan Kardak kayalıklarına 2 mil mesafedeki Yunanistan'ın Kalalimnos Adası'nda bulunan gözetleme kulesinde yer alan askerlerin o anları görüntülediği gözlendi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Yunan balıkçının Türk balıkçıyı taciz etmesi, yanına gelmesi önüne geçmesi, Türk balıkçıların görüntüsü

Türk botunun Kardak'tan gelerek Yunan botunun önüne geçmesi

Denizde yaşanan ve dakikalarca süren gerginliğin görüntüsü

Türk botunun, Yunan botunu kovalama görüntüleri

Kardak bölgesinde avlanan balıkçılar

Haber- Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),

===============================================

6)'ASKERİ CASUSLUK KUMPAS' DAVASINDA SANIKLAR SAVUNMA YAPMAYI SÜRDÜRDÜ

 

İZMİR'de, 'askeri casusluk' adıyla bilinen soruşturmadaki usulsüzlükler ile bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin FETÖ/PDY'nin Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) yapılanmasına yönelik açılan davada, 43'ü tutuklu, 23'ü firari toplam 102 sanığın yargılanmasına devam edildi. İfade veren tutuklu sanıklar, FETÖ üyesi olmadıklarını öne sürdü.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, 'İzmir'deki askeri casusluk soruşturması'ndaki usulsüzlükler ile bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin polisin FETÖ/PDY'ye yönelik farklı zamanlarda düzenlediği operasyonlarda, aralarında eski Tümgeneral Hamza Koçyiğit, Roma Büyükelçiliği Askeri eski Ataşesi Kurmay Albay Mehmet Demirağ, Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın yaveri emekli Albay Gürsel Yüce ve rütbeli bazı askerlerin de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden bazıları tutuklandı.

Hazırlanan iddianamede, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen, gazeteci Tarık Toros, emekli albay Gürsel Yüce, eski Tümgeneral Hamza Koçyiğit, Roma Büyükelçiliği Askeri eski Ataşesi Kurmay Albay Mehmet Demirağ, FETÖ/PDY'nin 'üst düzey yöneticileri' Mehmet Ali Büyükçelebi, Mehmet Ali Şengül, Mehmet Hanefi Sözen ve Naci Tosun'un da bulunduğu 43'ü tutuklu, 23'ü firari toplam 102 sanığın 'silahlı terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği, üyeliği' suçlarından cezalandırılmaları istendi. Davada, 'askeri gizli bilgi ve belge bulundurma' suçlamasıyla açılan kumpas davasında yargılanıp, hepsi beraat eden 357 kişiden bir kısmı ile emekli Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ve emekli Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel'in de aralarında bulunduğu 98 müşteki yer aldı.

'ÖRGÜT ÜYESİ OLSAM AKINCI ÜSSÜ'NDE KALIRDIM'

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, geçen yılın 29 Kasım günü başlayan ve haftada 2 gün olmak üzere devam eden davanın son duruşmasına tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar ve sanık avukatları katıldı. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt altına alınan duruşmada, tutuklu sanıklardan havacı eski Astsubay Şaban Tunçkaya, savunma yaptı. 

Tunçkaya, 15 Temmuz 2016 tarihinde, darbe girişiminin merkezi konumundaki Akıncı Üssü'nde görev yaptığını; ancak öğle saatlerinde kendilerine izin verilerek, evlerine gönderildiklerini söyledi. Tunçkaya, "O gün anlamsız bir şekilde, öğleden sonra izin verilerek, evlerimize gönderildik. Ne olduğunu anlamadık. Akıncı Üssü iddianamesinde FETÖ üyesi olmayan personelin evlerine gönderildikleri belirtiliyor. Ben, örgüt üyesi olsam Akıncı Üssü'nde kalırdım. Hain darbe girişimini televizyondan öğrenmezdim. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Yıllar önce bir arkadaşımla yaşadığım husumet yüzünden ve onun attığı iftiralar nedeniyle tutukluyum. Onun somut olmayan suçlamalarından kendimi aklamak için çabalıyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

'GİZLİ TANIĞIN İFTİRALARI YÜZÜNDEN TUTUKLUYUM'

Gizli tanık Zaman'ın kendisi hakkındaki iftiraları kabul etmeyen tutuklu sanıklardan Yetkin Toker ise gizli tanığın kendisini kurtarmak için yalan ifade verdiğini öne sürdü. FETÖ üyesi olmaktan yargılanan birçok şüphelinin 'ByLock' nedeniyle tutuklu olduğunu; ancak kendisinin 'ByLock' kullanmadığını söyleyen Toker, "Hayatımda hiçbir zaman, hiçbir terör örgütünde yöneticilik yapmadım. Gizli tanık Zaman'ın iftiraları yüzünden aylardır tutukluyum. Gizli tanığın söylediği gibi örgüte ait kurumlarda müdürlük yapmadım. Üniversiteyi bitirince iş bulamadığım için dershanede öğretmenlik yaptım. Daha sonrada kendi isteğimle ayrıldım. Orada öğretmenlik yaparken Bank Asya'dan maaş hesabı açtırdım. Bu süre zarfında konut kredisi çektim ve geri ödemesini yaptım. Onun dışında bu bankayı kullanmadım. 'ByLock' programını hiç kullanmadım" diye konuştu.

Savunma yapan tutuklu sanıklardan Dr. Kemal Turhan, öğrencilik yıllarında babasının isteği üzerine örgütün 'ışık evleri'nde güvenlik için kaldığını, onun dışında bir bağlantısının olmadığını öne sürerek, beraat talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, duruşmaya öğle arası verdi.

Mehmet CANDAN/İZMİR, - 

========================================================

7)BAŞKAN DURUAY, DEVLET HASTANESİNİN TEMELİNİ ATTI

GÖLBAŞI Belediye Başkanı Fatih Duruay, ilçenin uzun süredir beklediği  250 yataklı devlet hastanesinin temelini attı.

Eymir Mahallesinde inşa edilen 5 katlı, 250 yataklı Gölbaşı Devlet Hastahanesinin temel atma töreni gerçekleşti. Törene Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, Belediye Meclis üyeleri, AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan, AK Parti Gölbaşı Kadın Kolları Başkanı Hayrunnisa Işık Aydoğan, AK Parti Yönetim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri katıldı.

'2019 YAZINDA HASTAHANE HAZIR'

Temel atma töreni öncesi hastanenin özellerini tanıtan Proje Müdürü Kemal Elgün, "Eymir ve Mogan gölü manzaralı hastanemiz hava temizliği açısından da Türkiye'nin en iyi hastahaneleri arasında yer alacaktir. İçerisinde amaliyathaneleri, Koroner yoğun bakım odaları, anne oteli ile modern bir hasta olarak hizmet verecektir. Proje esnasında bize verdiği destekden dolayı Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay'a teşekkür ediyorum, inşallah Devlet Hastanemizi belediyemizin katkılarıyla daha kısa zamanda vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" dedi.

DURUAY: EN TEMEL İHTİYAÇ KARŞILANACAK

Gölbaşı Belediye Başkanı Duruay ise "Gölbaşı'nın en temel ihtayaçlarından olan hastane ihtiyacını yeni hastahanemizin hizmete geçmesiyle karşılıyoruz.200 yatak kapasitesi ile ihale edilen ancak 250 yatak kapasitesine çıkarılabilecek hastahanemiz 2019 yılı içerisinde hizmete girecektir. Hastahanemizin ülkemize milletimize ve Gölbaşımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Yatırımlarından dolayı Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Başbakan'ımız Binali Yıldırım'a, Sağlık Bakanımız Ahmet Demircan'a teşekkür ederim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Hastane İnşaatından detay

Belediye Başkanı Fatih Duruay Hastane Projesi hakkında bilgi alırken

Hastane temeli atılırken

Belediye Başkanı Fatih Duruay Açıklama

Ak Parti İlçe Başkanı Selim Akceylen Açıklama

Proje alanı inceleme

Mehmet DEMİR/GÖLBAŞI,(Ankara),-

=======================================================

8)HUSUMETLİ AİLELERİ BARIŞTIRMAK İSTERKEN CANINDAN OLDU

ŞANLIURFA'da aralarında husumet bulunan aileleri barıştırmak için araya giren Eyüp Sedefdiş (65), otomobilden açılan ateş sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olay, dün gece Hacı Bayram Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, 4 yıl önce ev satışı nedeniyle iki ailenin fertleri arasında oluşan husumeti sonlandırmak için aracılık eden Eyüp Sedefdiş, yine barışı sağlamak için çaba başlattı. Sedefdiş'in çağrısı üzerine husumetli iki aile fertleri bir araya gelerek görüştü. Görüşmenin ardından evden çıkanların bulunduğu kalabalığın üzerine sokakta plakası öğrenilemeyen bir otomobilden ateş açıldı. Tabancadan çıkan kurşunlara hedef olarak yaralanan Sedefdiş, çağırılan ambulansla götürüldüğü Balıklıgöl Devlet Hastanesinde doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Ölümüyle yakınlarını yasa boğan Sedefdiş'in cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Soruşturma başlatan polis, olaya karıştığını saptadığı ismi açıklanmayan 3 kişiyi gözaltına aldı. 

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Görüntü Dökümü

---------------------------

Adli Tıp Kurumu  

Cenaze aracının gelmesi

Yakınlarının bahçede beklemesi

Tabutun cenaze aracına konulması

Genel ve detay görüntüler

( Haber-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 78 MB

==================================================

9)EDİRNE'DE CHP'DEN OHAL TEPKİSİ

 EDİRNE'de CHP'liler OHAL'ın 6'ncı kez uzatılacağının açıklanmasına tepki gösterip, kaldırılmasını istedi.

Edirne'de CHP merkez İlçe Başkanlığı, OHAL'ın 6'nci kez uzatılacağının açıklamasına trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi üzerinde tepki gösterdi. Yağmur altında toplanan partililer adına konuşan CHP Merkez İlçe Başkanı Eniz Ün, Türkiye'nin 18 aydır OHAL rejimi ile yönetilmesini yanlış bulduklarını belirterek, "15 Temmuz 2016'da gerçekleşen hain darbe girişimi ardından 20 Temmuz'da ilan edilen OHAL, milli iradeye, demokrasiye, insan haklarına ve özgürlüklere yönelik bir karşı darbe halini almıştır" dedi.  

  OHAL'in darbe ve darbecilerle mücadele bahanesi ile başlayıp gelinen süreçte, iktidar partisinin karşısında duran tüm muhalif kesimlere yönelik bir sindirme operasyonuna dönüştüğünü öne süren Ün, şöyle dedi:

 "AK Parti iktidarı ilk günden bu yana, darbecilerle mücadele değil, tek adam düzeninin karşısında demokrasiden yana olan kesimlerle mücadele etmektedir. Her geçen gün baskının sınırları genişlemekte ve sağcı solcu ayırmadan toplumun büyük bir kesimi terörist olarak suçlanmaktadır. Toplumda açılan çatlaklar genişletilerek derin çukurlar haline getirilmektedir. İktidara gelirken OHAL'i kaldırma vaadiyle yola çıkanlar, bugün OHAL'den beslenen ve bir baskı rejimini KHK'lar eliyle kuran bir yapı haline gelmiştir. OHAL, KHK'ları, toplumun üzerinde sallanan bir kılıç olarak, seslerini yükseltmek isteyen tüm kesimlere yönelik bir silah halini almıştır. Anayasayı yok sayan bir anlayış ile, KHK'lar yasal kapsamından çıkarılmış, yetki çerçevesini aşmıştır. Kış lastiği ve epilasyon merkezleriyle ilgili düzenlemeler dahi KHK konusu yapılırken, demokratik kitle örgütlerinin, gazetelerin ve dergilerin kapatılması iktidarın övündüğü icraatları olmuştur. CHP olarak bir çağrı yapıyoruz. 15 Ocak 2018 günü Ankara'da düzenlenecek OHAL Forumu ile sivil darbenin ülkemizde açtığı derin yarayı bir kez daha haykıracak ve tek adam rejimine karşı duran, demokrasiden yana tüm kesimlerin kendilerini ifade edeceği bir buluşmayı sağlayacağız. OHAL'e artık yeter, OHAL kaldırılsın, demokrasi istiyoruz." 

Görüntü dökümü

-----------------------------

-Kalabalıktan genel detay

-Edız Ün, basın acıklaması okuması

-Kalabalık alkışlaması

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/EDİRNE,

===========================================================

10)KARACİĞER HASTASI KADIN, EŞDEĞER İLAÇ FARKI MAĞDURU OLDU

TOKAT'ta karaciğer yetmezliği nedeniyel 3 yıl önce ameliyat olan Hafize Tanrıverdi(68)'nin, nakil sonrası düzenli olarak kullandığı ilaçlarında eşdeğer fiyat farkı çıktı. Daha önce ücretsiz olarak aldığı ilaçlarında 186 lira fark çıkan Tanrıverdi, bu nedenle mağdur olduğunu söyledi.

Kent merkezinde yaşayan ve işçi emeklisi İbrahim Tanrıverdi ile evli olan 3 çocuk annesi Hafize Tanrıverdi, yıllarca karaciğer yetmezliği rahatsızlığı yaşadı. 3 yıl önce İstanbul'da kızı Ayla Ergüzer'den karaciğer nakli yapıldı. Başarılı geçen ameliyat sonrasında 'Prograf' adlı nakil ilacını kullanmaya başladı. Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ilaçlarda eşdeğer uygulaması nedeni ile sıkıntı yaşadı. Düzenli olarak ilaçlarını aldığı eczaneye giden Tanrıverdi'ye kullandığı ilacın muadili olmamasına karşın 180 liralık fark ödemesi çıkarıldı. Bu nedenle ilaçlarını alamayan Tanrıverdi mağdur olduğunu söyledi. Tanrıverdi, "Ben 28 yıldır karaciğer hastasıyım. 3 yıl önce nakil yaptırdım. Nakil olduktan raporlu ilaçlarım vardı, alıyordum. Şimdi 186 lira ilaç farkı çıktı. Şimdiye kadar ilaçlarımı hiç ihmal etmiyorum. Şimdi de ihmal etmek istemiyorum. Karaciğeri büyük kızımdan aldım. Devletimizden Allah razı olsun benim ameliyatıma katkıda bulundu ve ameliyat ettirdi. Ama şimdi şu durumda ilaç parasını verecek halim yok. Ben emekli eşiyim. İlaçları alamazsam karaciğer atacak, bende mağdur olup hastalanıp öleceğim. Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan da rica ediyorum, bu mağduriyeti gidersinler" dedi. 

'VATANDAŞ MAĞDUR OLUYOR'

Hafize Tanrıverdi'nin eczacısı Mahmut Sönmez, son dönemde bu şekilde mağduriyetlerin yaşandığını ifade ederek, "Hastamıza bu nakil ilaçlarını da 3-4 yıldır düzenli bir şekilde veriyoruz. Emekli olduğu için herhangi bir ücret talep edilmiyordu ve tamamını devlet ödüyordu.  Ama bugün reçeteyi girdiğimizde 186 lira fark çıktı ve hasta mağdur olduğu için bu ilaçları alamayacağını söyledi. Biz de ilacını birkaç günlük almasını, belki bu süreçte hatanın düzeltilebileceğini söyledik. İlaçlarını birer kutuya düşürdük. Ama sadece birer kutu aldığında da 30 lira fark ödemek zorunda. Şimdi böyle bir durumla karşı karşıyayız. Devlet politikası olarak ilaçlarda fiyatları Sağlık Bakanlığı belirliyor. Eşdeğer uygulaması diye bir uygulamamız var. Eşdeğer uygulamasında fiyat farkı çıkarmayan ilaçlar oluyor. Ama Hafize teyzenin kullandığı ilaçta herhangi bir eşdeğer olmamasına rağmen, fiyat farkı çıkıyor. Başka alternatif de sunamıyoruz. Yani mecburen ya bu ücreti ödeyecek, ya da ilaçları almayacak. Fiyat farkları ve muayene ücretleri konusunda sorunlar yaşanıyor" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Eczaneden görnütüler

-Hasta kadına çıkarılan ilaç farkı

-Konuşması

-Eczacının konuşmaları

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT,

(245 mb)

==================================================

11)SURİYELİ 5 BİN 850 ÇOCUĞA ÇİZME DAĞITILDI

ULUSLARARASI Mülteci Hakları Derneği, Genç İHH, Human Movie Team ve Ehli Fikir dernekleri tarafından başlatılan 'Çizmeli Çocuk Kampanyası' kapsamında Suriye'nin Azez kentindeki kamplarda kalan 5 bin 850 çocuğa çizmeleri dağıtıldı. 

 Suriye'nin Azez kentindeki çadır kentlerde barınan çocuklara düzenlenen kampanya kapsamında çizmeleri dağıtıldı. Terliğini çıkararak kendisine hediye edilen çizmeyi giyen babasını savaşta hayatını kaybeden   11 yaşındaki Rava Ahmetulfevvaz, "Ben ve 5 kardeşim Mukaveme Kampı'nda mülteciyiz. Burada kış olunca bizim için terliklerimizle yürümek çok zor. Ben 2'inci sınıfa gidiyorum. Yağmur yağdığında bazen yollar o kadar çok çamur oluyor ki okula dahi gidemiyorum. Ama artık yağmur yağınca korkmama gerek yok, çizmelerimle okul yolunda çamura saplanmayacağım" diye konuştu.

 'Çizmeli Çocuk' kampanyasının halen devam ettiğini söyleyen Uluslararası Mülteci Hakları Derneği sorumlularından Neslihan Önder, "İHH İnsani Yardım Vakfı ve Uluslararası Mülteci Hakları Derneği olarak yaklaşık 1 ay önce başlattığımız Çizmeli Çocuk Kampanyası'nın ilk etabını tamamladık. Bugün Azez'de bulunan Mukaveme Kampı'ndaki 5 bin 850 çocuğa hayırseverlerin destekleri sayesinde alınan çizmeleri ulaştırdık. Kampanyamız hala devam ediyor. Azez'de bulunan 36 tane kamp bulunuyor. Kamplardaki çocukların bu kışı üşüyerek geçirmesini istemiyoruz. Kampanyamıza destek olan, onların yüzünü güldüren tüm halkımıza-hayırseverlerimize çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Görüntü dökümü

-------------------------------------

Kamptaki Suriyeli çocuklar

Ayaklarında terlik olan çocuklar

Çocuklara çizme dağıtılması

Dernek görevlisinin konuşması

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ - GAZİANTEP -DHA)

 (331 MB)

===================================

12) ANTALYA'DA OKUL BİRİNCİLERİNE 5 YILDIZLI TATİL HEDİYESİ

 ANTALYA'da 768 okul birincisi, yarıyıl tatilinde aileleriyle birlikte 5 yıldızlı otellerde ücretsiz tatil yapacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) ve Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, kentteki başarılı öğrencilerin yarı yıl tatilinde 5 yıldızlı otellerde ücretsiz tatil yapması için protokol imzaladı. Protokol kapsamında Antalya'da 768 okulda birinci olan öğrenciler, aileleri ile kentteki 5 yıldızlı 10 otelde, 2 günlük tatille ödüllendirilecek. Protokol töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, belediyenin çalışmalarının sadece yol, su, altyapı ve peyzajdan ibaret olmadığını söyledi. Eğitimde, sporda, sağlıkta, engelli yaşamında, tarımda önemli projeleri ortaya koyduklarını belirten Türel, "Proje, okul birincisi olan kardeşlerimizi motive edecek, onları ödüllendirerek eğitim hayatlarına sıkı bağlanmalarını sağlayacak. 5 yıldızlı tatille bundan sonraki eğitim yaşamlarına moralli şekilde yürüyecekler. Bu projeyi Türkiye'de ilk uygulayan Antalya Büyükşehir Belediyesidir" dedi.

İLK KEZ 5 YILDIZLI OTELLERDE TATİL YAPAN VAR

Türel, devlet ve özel okul ayırt etmeden okul birincilerini, aileleri ile birlikte sömestr tatilinde 5 yıldızlı tesislerde misafir ettiklerini belirterek, "Okul birincisi olan çocuklarımızdan önemli kısmının 5 yıldızlı otellerde ilk kez tatil yaptıklarını gördük. Onların bana yazdıkları mektupların manevi değeri çok büyük" diye konuştu.

TURİZMİN SOSYAL YÖNÜ DE VAR

AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, genelde turizmin ekonomik yönünün konuşulduğunu söyledi. Turizmin bir de sosyal yönü olduğunu belirten Yağcı, "Antalya'dan para kazanıyoruz ama aynı zamanda değer katıyoruz. Böyle bir sosyal sorumluluk projesinde yer aldığımız için memnuniyet duyuyoruz" dedi.

PROJE BAŞARIYI ARTIRIYOR

Milli Eğitim Müdürü Yüksel Arslan da 'Başarılı öğrenciye tatil iyi gelecek' sloganıyla Antalya'da ortaokul ve lise öğrencilerinin başarılarının ödüllendirileceğini söyledi. Aileleri ile birlikte 2 bin 304 kişinin tatil yapmaya hak kazandığını anlatan Arslan, "Yarıyıl tatilinde üç farklı zaman dilinde öğrencilerimiz tatillerini yapacak. Öğrencilerin başarısını ve motivasyonunu artıran bir çalışma olarak değerlendiriyoruz" dedi.

Görüntü dökümü

-------------------------

-Toplantı salonundan detay görüntü

-Basın mensublarından detay görüntü

-Ekan YAĞCI AKTOB Başkanının konuşması

-Yüksel ARSLAN Milli eğitim müdürünün konuşması

-Menderes TÜRELİN konuşması

-İmzaların atılması

-Belediye dış pilan görüntüsü

Haber: Hasan DEMİRBAŞ Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

(485 MB/////4.22sn)

============================================================