DHA YURT BÜLTENİ - 1

Depremde baba ve oğlu aynı evde hayatlarını kaybettiİRAN'ın Hoy kentinde meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde en büyük hasar, Van'ın Başkale ilçesine bağlı Özpınar Mahallesi'nde meydana geldi.

25.02.2020 08:40 | Son Güncelleme: 25.02.2020 08:40
DHA YURT BÜLTENİ - 1

Depremde baba ve oğlu aynı evde hayatlarını kaybetti

İRAN'ın Hoy kentinde meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde en büyük hasar, Van'ın Başkale ilçesine bağlı Özpınar Mahallesi'nde meydana geldi. Ev ve ahırların büyük bölümünün yıkıldığı mahallede, depreme uykuda yakalanan Kerem Tosun ve oğlu Aydın Tosun,  aynı evde yaşamlarını yitirdi.

Van'ın İran sınırındaki Başkale ilçesine bağlı Özpınar, Güvendik, Kaşkol ve Gelenler mahalleleri, İran'ın Hoy kentinde önceki gün meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde en çok hasar gören yerler oldu. En büyük yıkımın yaşandığı, ev ve ahırların neredeyse tümünün yıkıldığı Özpınar Mahallesi'nde depremde 8 kişi hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı.

BABA VE OĞUL AYNI EVDE ÖLDÜ

Mahallede Kerem Tosun ve oğlu Aydın Tosun, depremde evlerinde yaşamlarını yitirdi. Evden geriye enkaz yığınları ve eşyalar kaldı. Depremde annesi yaralanan, babası ve 7 kardeşiyle birlikte sağ kurtulan Rojhat Aras, o anları anlattı. Hayatında ilk kez böyle bir depremle karşılaştıklarını anlatan Aras,öDeprem anında kendimizi bir anda dışarı attık. Ancak annem içerde kaldı. Annemi de yaralı olarak kurtardık. Depremde amcam ve 4 kuzenimi kaybettim. Devletimizden yardım bekliyoruzödedi.

BİR ÇOK HAYVAN TELEF OLDU

Mahalledeki evler gibi birçok ahır da yıkıldı. Yıkılan ahırların altında yüzlerce küçük ve büyükbaş hayvan telef oldu. Bazı kişilerin enkaz altında kalan hayvanları görüntülerken, duygulandıkları görüldü.

AFAD ve UMKE ekipleri, bölgede depremde evleri yıkılan aileler için çadır kurarken, bir yandan da sıcak yemek dağıtıyor. Van Büyükşehir ve ilçe belediyeleri de depremin vurduğu 4 mahallede, çadır kurmaya başladı. Gürpınar Belediyesi, evleri yıkılan vatandaşlar için evlerinin yanında çadırlar kurdu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Kerem ve oğlu Aydın tosun'un hayatını kaybettiği enkaza evin ankazından detaylar-evin enkazıda gezen aras, kitaplara bakarken-Rojhat Aras ile röportaj-Muhabir anonsu-detaylar-Enkaz altında kalan aracını çıkartmaya çalıyan Fettah Eraslan-Muhabir anonsu-Eraslan ile röportaj-detaylar-Enkaz altında kalan hayvanlar-muhabir anonsu-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Behçet DALMAZ-Yaşar KAPLAN/VAN, ==================================

İran'dan gelen Türk şoför, 'koronavirüs' şüphesiyle gözlem altında 

MARDİN'in Kızıltepe ilçesinde, İran'dan gelen ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye giden Türk şoför, koronavirüs şüphesiyle gözlem altına alındı.TIR şoförlüğü yapan ve ismi açıklanmayan kişi, yüksek ateş şikayetiyle bu sabah Kızıltepe Devlet Hastanesi'ne başvurdu. Acil serviste tedaviye alınan şoför, İran'dan geldiğini söylemesi üzerine, bu ülkede yayılan koronavirüs nedeniyle prosedür gereği gözlem altına alındı. Tetkikleri yapılan şoför için 14 günlük gözlem süresi başladı. Şoförden alınan numuneler ise incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Bu arada, hastanede çalışanları ve hastaneye gelenlerin maske taktıkları görüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Kızıltepe Devlet HastanesiAcil servisMaske takanlarGenel ve detay

Haber-Kamera: Mehmet Ali DİNLER/ KIZILTEPE (Mardin),================================

Erzurum'da kaçak göçmenlere 'koronavirüs' taraması

YASA dışı yollarla İran'dan Türkiye sınırlarına girdikten sonra Erzurum'da yakalanan 15 Afgan göçmen, Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi'nde koronavirüs taramasından geçirildi. 

Koronavirüsü sebebiyle 12 kişinin hayatını kaybettiği, 47 kişiye de virüs teşhisi konulan İran'la olan sınır kapılarını kapatan Türkiye, kaçak göçmenleri de takibe aldı. Erzurum'da İran üzerinden Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra yakalanan 15 Afganistanlı kaçak göçmen, Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi'nde kontrolden geçirildi. Maskeli sağlık görevlileri tarafından test yapılan göçmenlerde virüse rastlanmadı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Hastanenin dış görüntüsü-Hastanede maskeyle dolaşan görevliler

Haber-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM, ==============================

Kıyıda bulunan yunuslar öldürüldü mü?

SAKARYA'nın Kocaali ilçesinde, vatandaşlar 3 yunusun balıkçılar tarafından öldürüldüğünü iddia ederek tepki gösterirken, İlçe Tarım Müdürlüğü ise yunusların doğal nedenlerle öldüğünü belirtti. Kocaali ilçesi Alandere mevkiinde sahili vuran, üzerinde yara bulunan, yüzgeçleri kesilen yunuslarla ilgili olarak savcılık talimatıyla başlatılan incelemede İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, yunusların doğal yollarla öldüğü ve üzerlerindeki deliklerin kuşlar tarafından açıldığını belirtti. Bölgede yaşayan vatandaşlar ise yunusların balıkçılar tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Kocaali'de yaşayan Şerif Sarı, "Bu bölge hem yunusların yoğun olarak yaşadığı hem de diğer deniz canlılarının yoğunluğu nedeniyle avcılığın yapıldığı bir bölge. Tahminimizce, balıkçı ağlarına dadanan ve balıkları yiyen bu yunuslar balıkçılar tarafından vuruldu. Aslında bu engellenebilir, burada hayvanların doğal haklarını biz avlıyoruz. Gerekli çalışmalar yapılarak bu yaşananlar engellenebilir. İlçe Tarım Müdürlüğü'nden yapılan açıklama ise konuyu başka bir yere çekmek için yapılan gerçek dışı bir açıklamadır." dedi.Bölgede kuş yoğunluğunun fazla olduğunu belirten Şerif Sarı, "Evet, bölgede yoğun kuş nüfusu var, ancak tüm kuşların aynı anda bunlara saldırması lazım bunların olması için. Kuşlar saldırsa sadece tek bir noktadan mı deler? Bu konuyla ilgili bir açıklama yapılmasını ve bunun araştırılmasını bekliyoruz" diye konuştu.

BALIKÇILAR İDDİALARA CEVAP VERDİ Balıkçılar da bölge halkının iddialarına cevap verdi. Balıkçı Ali Beyaz kendilerinin duyarlı olduğunu belirterek, "Balıkçılar bu konuda duyarlıdır ve doğaya saygılıdır. Balıkçılar balıkların korunması için ellerinden geleni yapmaktadır, çoğu zaman ağlara takılan balıkları da kurtararak denize salmaktadır. Bu gibi asılsız söylentilerle buradaki balıkçıları karalamak istiyorlar, ancak bunun sebebini maalesef bilmiyoruz. Yunuslar yıllardır ağlardaki balıkları yerler, ancak hiçbir zaman balıkları vuran biri olmadı. Zaten kayıklarda silah bulundurmak yasak. Eğer böyle bir şey olsa bizim haberimiz olur, bunu zaten insan olan biri yapmaz" dedi.  

'BİZ YUNUSLARI KOLLARIZ'Balıkçı Raşit Özden, yunusları kolladıklarını belirterek, "Yunusların ağları koparacağını çok düşünmüyorum açıkçası. Biz zaten balıkları elimizden geldiğince korumaya ve kollamaya çalışıyoruz zaten. Bizim balıkçılara bir zararı yoktur yunusların, bizde zarar vermeyiz onlara. Zaten bizim ağlarımız ölçülü, ufak balıkları tutmaz. Ufak gelince biz yunuslara atarız balıkları onlar yesin diye, kollarız onları" diye konuştu.

Balıkçı Şaban Özden ise "Yunuslar balıkçıların dostudur, onların sıkıştırdığı balıkları tutarız biz. Yunuslarla bir sorunumuz yok. Bize zararı olmayan, aksine faydası olan bir hayvandır o. Balıkçılardan da bir zarar gelmez yunuslara" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Bölge detayŞerif Sarı röportajBalıkçılara röportaj

HABER-KAMERA: Güven HASBAŞ-Levent KIZILASLAN/KOCAALİ(Sakarya), ==============================

İnşaat temeli kazısı sırasında heyelan: 1 işçi yaralı

KOCAELİ'nin Darıca ilçesinde, inşaatın temel kazısı sırasında küçük bir toprak kayması yaşanırken, kaçmaya çalışan bir işçi ayağının demirlere takılması sonucu düşerek yaralandı. 2 binada oturan 4 ailenin tedbir amaçlı evleri boşaltmalarına karar verildi.

Olay saat 16.30 sıralarında, Fevzi Çakmak Mahallesi Altun Sokak'ta bulunan bir inşaatın temel kazısı sırasında meydana geldi. İnşaatın temel kazısı sırasında istinat duvarı için kalıp yapılırken küçük bir toprak kayması meydana geldi. İnşaatta çalışan Serhat Çelik (26) kaçmaya çalışırken, ayağı demirlere takılıp düşmesi sonucu yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine 112 Acil ve itfaiye ekipleri geldi. Yaralanan Serhat Çelik, Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.İnşaat temelinin bulunduğu alanın çevresindeki 3'er katlı 2 binada herhangi bir hasar meydana gelmediği görüldü. Darıca Belediyesi Teknik Başkan Yardımcısı Abdullah Özkan olay yerinde incelemede bulunarak, iki binadaki 4 ailenin tedbir amaçlı binalara boşaltmasına karar verdi. Özkan incelemeler yapılana kadar ailelerin gidecek yakınları yoksa çevredeki otellere yerleştirileceklerini belirtti.

BİNALAR MÜHÜRLENDİ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde bir bina inşaatının temel kazısı sırasında meydana gelen toprak kayması sonucu temelin yanında bulunan 2 binadaki 4 daire boşaltıldı. Bina sakinleri geceyi geçirmek için yakınlarının evlerine gitti. Hasar gören 2 bina zabıta ekiplerince mühürlendi. Binaların durumuna uzman ekip tarafından yapılacak değerlendirme sonrasında karar verilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Temel alanından görüntü-Göçüğün meydana geldiği alan-İncelemeler-Açıklamalar-Toprak kayan bölgeye beton dökülmesi-Hasar gören binaların görüntüleri-Binaların kapısındaki mühürler-Detay

Haber-Kamera: Erol POLAT/DARICA(Kocaeli), ==============================

Depremde yıkılan konutlarda briket ve taşları çamurla bağlamışlar 

TÜRKİYE-İran sınır hattında meydana gelen ve Van'da 9 kişinin ölümüne neden olan 5,9 büyüklüğündeki depremde yıkılan ya da ağır hasar alan konutların çoğunlukla taş ve briketten yığma usülü yapıldığı, bağlayıcı malzeme olarak da çamur kullanıldığı ortaya çıktı. Bölgede araştırma yapan Van Yüzüncü yıl Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Azad Sağlam Selçuk, "Bu yapı malzemelerinden dolayı orta şiddetli ve yıkım yaratması beklenmeyen deprem, ağır yıkımlara sebep oldu. Bir kez daha gördük ki deprem değil deprem yönetmeliğine uygun yapılmayan konutlar öldürüyor"dedi.

Van Yüzüncü yıl Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Azad Sağlam Selçuk, depremin vurduğu bölgede incelemelerde bulundu. Bu bölgedeki yapı stoğunun çok kötü olduğunu, yüzde 80'inde biriket ve taş kullanıldığını anlatan Sağlam, "Bağlayıcı malzemenin çamur olduğu ve araya kesinlikle başka bağlayıcı malzeme kullanılmadığını gördük. Bu yapı malzemelerinden dolayı orta şiddetli ve yıkım yaratması beklenmeyen deprem, Başkale'nin 4 köyünde ağır yıkımlara sebep oldu. Çatı malzemesi olarak kullanılan tahta kirişler, yıkımın önemli etkenlerinden biri. Biz bir kez daha gördük ki deprem değil deprem yönetmeliğine uygun yapılmayan konutlar öldürüyor"dedi.

'DEPREM ÜÇGENİ HAYAT KURTARABİLİR'Bağlayıcı maddenin, elle incelediklerinde kolayca ufalandağını gördüklerini belirten Doç. Dr. Sağlam, "Bu bağlayıcı malzemenin yapı malzemesini bir arada tutma özelliği yok. Deprem üçgeni bu tür yapılarda maalesef oluşmamaktadır. Nedeni ise bağlayıcı olmayan briket ve taşların serbest hareket ederek, kişilerin üstüne düşmesidir. Çünkü yatakların veya kanepenin kenarında deprem anında koruma pozisyonunda olsanız bile düşen taşlar ve briketlerin altında kalıyorsunuz. Buradaki evlerde yaptığımız incelemede ön cephe duvarlarının yıkıldığı da dikkat çekiyor" diye konuştu.   

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber-Kamera: Gülay KUYUCU-Orhan AŞAN/BAŞKALE,(Van),===================================

Rize'de tarihi kemer köprü çöktü RİZE'nin Çayeli ilçesinde 19'uncu yüzyılda inşa edilen tarihi Aşıklar Kemer Köprüsü çöktü. Köprünün eski ve bakımsız olduğunu belirten yöre halkı tarihi köprünün yeniden yapılmasını istedi. 

İlçedeki Aşıklar Deresi üzerinde 19'uncu yüzyılda inşa edilen Aşıklar Kemer Köprüsü, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce 2006 yılında tescil edilerek koruma altına alındı. Yalı ve Pazar mahallelerini birbirine bağlayan 7 metre yüksekliğinde, 15 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğindeki köprü önceki gece aniden çöktü. Köprünün çökme nedeni ile ilgili araştırma başlatıldı. 

'BAKIMSIZLIK YÜZÜNDEN ÇÖKTÜ'Yalı Mahallesi Muhtarı Zelkif Uzunoğlu, köprünün eski ve bakımsız olduğunu belirterek, "Son yağan yağmurlarla derelerin taşması sonucu maalesef köprümüz yıkıldı. Bu dere üzerinde birkaç kemer köprümüz daha vardı. Ancak onlar da bakımsızlık yüzünden çökerek kayboldular. Kalan tek köprümüz de buydu. Bu da bakımsızlık yüzünden gitti. Bu kemer köprü sahile en yakın köprülerden biriydi. Herkes tarafından bilinir, turistik amaçla da kullanılırdı. Mahalle sakinleri bu köprüyü kullanıyordu. Eşyalarını bu köprünün üzerinden geçiriyorlardı. Yetkililerden bu tarihin kaybolmaması için bir an önce yapılmasını bekliyoruzö dedi.

'KÖPRÜMÜZ YENİDEN YAPILSIN'Yenipazar Mahallesi Muhtarı Hamit Yüksel de, "Yaklaşık 100 senelik bir köprümüz. Maalesef köprümüz yıkıldı, tarihi taşlar sular altında kaldı. Kaybolup gitmesin, yetkililer bir an önce köprümüz ile ilgilensin istiyoruzö diye konuştu. Bölgede yaşayan Asım Zihni Sönmez ise "Bu köprüyü dedelerimiz yaptı. Burada bizim mahallemizin değirmeni vardı. Bu köprüyü hem değirmen için hem de çevredeki arazilere geçmek için yapmışlar. Yıllar içerisinde bakımsızlıktan maalesef köprümüz çöktü. Çok üzüldükö ifadelerini kullandı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Köprü yerinden detay-Detaylar-Röportajlar-Muhabir anonsu 

Haber-Kamera: Arzu ERBAŞ RİZE-DHA===========================

Ordu'da, 17 katlı binaların yıkımı sürüyor

ORDU'da, kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle mahkeme tarafından yıkım kararı verilen 3 bloktan oluşan 17'şer katlı binaların yıkım çalışmaları sürüyor. 14 gündür süren yıkım çalışmalarında inşaat halindeki 11 katlı binanın 3 katı yıkıldı.

Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından 2018 yılı Mayıs ayında ihale yoluyla satışa çıkarılan Altınordu ilçesine bağlı Kirazlimanı Mahallesi'ndeki Belde Otel arsası üzerine 17'şer katlı, 280 daireli 3 bina için ruhsat verildi. Büyükşehir Belediyesi'nde yönetim değişikliğinin ardından, geçen yıl yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçilen Hilmi Güler, binaların kentin siluetini bozduğu ve hukuksuz yapıldığı gerekçesiyle yıkımı için konuyu Belediye Meclisi'ne taşıdı. Burada alınan karar doğrultusunda binalar mühürlendi. Ardından binaların yıkımı için mahkemeye başvuruldu. Konsorsiyum şirketi de mahkemeye başvurarak hukuki süreç başlatırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iki hafta 'Ordu'daki bina daha yıkılmadı mı?' diye Ordu milletvekillerine sormasıyla konu yeniden gündeme geldi.

Büyükşehir Belediyesi Ordu İdare Mahkemesi'ne başvurarak yapılan gökdelen inşaatının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını gerekçe gösterip, binanın yıkılmasını talep etti. Mahkeme binanın yıkımına karar verirken, Büyükşehir Belediyesi tarafından da yıkım şirket yetkililerine tebliği edildi. Çevik kuvvet polisinin güvenlik önlemleri altında Büyükşehir Belediyesi iş makineleriyle yıkıma başladı. Bloklardan 11 katlı inşaat halindeki gökdelenin üzerine çıkarılan kırıcı iş makinesi ile 14 gündür sürdürülen yıkım çalışmalarında 3 kat yıkılırken, katların yıkılması için çalışmalar sürüyor. 

'MEKTUP YAZDIK'Kirazlimanı Mahallesi Muhtarı Fikret Güneytepe, Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler'in yıkım kararının alınmasında çok büyük etkisi olduğunu belirterek, "Bu projenin başlangıç aşamasında bizler zaten gereken tepkimizi ortaya koymuştuk. Sayın Cumhurbaşkanımıza doğal hali ve proje fotoğraflarını içeren bir mektup yazdık. Mektubumuzda bu yanlışı sadece kendisinin önleyebileceğini ısrarla beyan etmiştik. Bizleri de yanıltmadı, bu yıkım kararı bazı rant çevrelerinin heveslerini de kursaklarında bırakmış oldu. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başkan Güler'e mahalle sakinleri olarak bir kez daha teşekkür ediyoruzö dedi.

YENİ YIKIMLAR BEKLENİYORBüyükşehir Belediyesi tarafından, Belde Evler Projesi'nin yıkım çalışmaları sürerken, benzer proje ve imar planlarının da iptal edilerek yıkılması için çalışma başlatıldığı, özellikle kıyı kenar çizgisi işgalinde olan binaların durumunun da ele alındığı belirtildi. Kentte dikey mimari yerine yatay mimariye geçiş yapılması için de revizyon çalışmaları başlatan Büyükşehir Belediyesi, Belde Evler Projesi'ni örnek gösterip bu yönde de yeni yıkımlar olabileceğine dikkat çekti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Yıkımı süren gökdelenlerden görüntü (drone)-Yıkım çalışmalarından detay görüntü

Haber-Kamera: Nedim KOVAN/ ORDU ===============================

Çatlaklar oluşan Bahadır Barajı'nda su tahliye çalışması sürüyor UŞAK'ta, Bahadır Barajı'nın alt bölgesinde oluşan çatlaklar nedeniyle geçen perşembe günü başlatılan boşaltma işlemi devam ediyor. Pompalar yardımıyla tonlarca su boşaltılırken, tahliye edilen köy sakinlerinin ise evlerine geri döndüğü belirtildi.

Banaz ilçesindeki Sıracevizler Deresi üzerinde bulunan Bahadır Barajı'nın gövde dolgusundan, geçen perşembe günü sabah saatlerinde su sızmaya başladı. Durumu fark eden Devlet Su İşleri (DSİ) 2'nci Bölge Müdürlüğü ekipleri, baraj suyunu tahliye etmek için çalışma başlattı. Kapasitesi yaklaşık 2 milyon metreküp olan, 1 milyon metreküplük doluluk oranına sahip barajda, zirai amaçlı kullanılan suyun tehlike yaratmaması için gerçekleştirilen tahliye çalışması dün de sürdü. Toplam 7 pompanın çalıştığı barajdaki suyun seviyesi 1 milyondan 870 bin 880 metreküpe kadar düştü. Ayrıca dağlardan yağmur sonrası baraja gelen suyun ise önünün kesilerek, farklı yolla çevredeki derelere dağıtılması sayesinde çalışmaların kolaylaştığı belirtildi. Yapılan çalışmalarla suyun çatlak seviyesinin altına düşürüldüğü ve bölgeye 8 pompanın daha getirileceği kaydedildi.

Barajın gövde dolgusunda gedik açılıp suların kontrolsüz akması tehlikesine karşı boşaltılan Bahadır ve Hatipler köyleri sakinleri de bölgenin normale dönmeye başlamasıyla evlerine döndü. Uyarılara rağmen evi boşaltmayan Ethem Kılıç ise "Çalışmalar ağır gidiyor. Ben bir yere gitmedim. Banaz'da otel tutuyorlar. Banaz'a ben nasıl gideyim hayvanlarımı bırakıp" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Barajdan görüntü-Köy içerisinden genel ve detay görüntüler-Köy sakini Halime Aydemir röp.-Köy Sakini Özcan Tamer röp.-Köy Sakini Mehmet Yokuş röp.-Köy sakini Safiye Orhan röp.-Köy Sakini Mustafa Uğuz röp.

Haber-Kamera: Feyzi DAVULCU/ UŞAK, =============================

Öğrenci servis şoförü alkollü çıktı, öğrencileri okula polis bıraktı

EDİRNE'nin Keşan ilçesinde, polisin trafik uygulamasında durdurulan ve içinde 17 özel eğitim öğrencisinin bulunduğu servis minibüsü sürücüsü Ü.A., 0.68 promil alkollü çıktı. 3 bin 16 lira para cezası kesilen sürücünün, ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu. Öğrenciler ise derse geç kalmamaları için yetki belgeli polisin kullandığı aynı minibüsle okula bırakıldı.

Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, sabah saatlerinde, şehir içinde yolcu ve öğrenci taşımacılığı yapan minibüsler ile servis araçlarını denetledi. Ekipler, Yeni Mahalle'de içerisinde Keşan Gazi Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda eğitim gören 17 öğrencinin bulunduğu Ü.A. yönetimindeki servis minibüsünü durdurdu. Yapılan kontrolde sürücü Ü.A.'nın 0.68 promil alkollü olduğu belirlendi. Ü.A.'nın ehliyetine 6 süreyle el konulurken, 'alkollü araç kullanmak', 'trafik güvenliğini tehlikeye atmak' ile 'karayolları trafik yönetmeliği ve okul servis araçları hizmet yönetmeliğinde uymamak' suçlarından 3 bin 16 lira para cezası uygulandı.

ÖĞRENCİLERİ, OKULA POLİS BIRAKTIÖğrenciler ise derse geç kalmamaları için yetki belgesi bulunan bir polis memurunun kullandığı servis minibüsüyke Gazi Özel Eğitim Uygulama Okulu'na bırakıldı. Minibüs daha sonra trafikten men edilerek, yediemin otoparkına çekildi.

9 ÖĞRENCİ SERVİS ŞOFÖRÜNE CEZADenetimlerde ayrıca 11 öğrenci servis aracı ile sürücülerinin sorgulaması yapıldı. 3 sürücüye fazla koltuk bulundurmaktan, 3 sürücüye yangın tüpü bulundurmamaktan, 3 sürücüye ise 'karayolları trafik yönetmeliği ve okul servis araçları hizmet yönetmeliğine uymamak' suçundan ceza kesildi.

KEŞAN ŞOFÖRLER VE OTOMOBİLCİLER ODASI'NDAN TEPKİEdirne'nin Keşan ilçesinde, polisin trafik uygulamasında durdurulan ve içinde 17 özel eğitim öğrencisinin bulunduğu servis minibüsü sürücüsü Ü.A., 0.68 promil alkollü çıkmasına Keşan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mahmut Demirkan ve servis kullanan öğrencilerden tepki geldi.

Keşan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mahmut Demirkan, yaşanan olayın oda olarak kendilerini üzdüğünü belirterek, "Keşan'da çok sayıda öğrenci taşımacılığı yapan servis şoförümüz mevcuttur. Denetimler belirli periyotlarla yapılmakta. Alkollü araç kullanması içki içip öğrenci aldığı anlamı taşıyabilir. Ama bu yanlış. Muhakkak gece alkol almıştır. Sabah kalkıp uygulamaya girdiğinde de muhakkak alkol çıkmıştır. Bizim tüm sürücü arkadaşlarımızdan isteğimiz gece alkol almamaları. Ne kadar olmasa da alkol vücutta kalıyor. Özellikle de öğrenci servisi kullanan arkadaşlarımız alkolden uzak durmalı. Denetimler bizim için iyi bir şey. Denetimler sonucu kamuoyu nasıl hizmet verdiğimizi görüyor. Ama bu arkadaşımız karşımıza böyle bir şeyle çıktı. Yaşananlara çok üzüldük" dedi.

'KORKUYORUZ'Servisle okula giden Ferhat Çelik ise yaşanan olaydan endişe duyduklarını ifade ederek, "Bazen kuralsız kullandıklarını biliyoruz. Alkol aldıklarını da duyuyoruz. Korktuğumuz için binmek istemiyoruz" diye konuştu. Ortaokul öğrencisi Hamza Ceviz de, bazı servis sürücülerinin araçlarını hızlı kullandıklarını dile getirerek, şunları söyledi: "Bazen onlara yavaşlamalarını söylüyoruz ama bizi dinlemiyorlar. Korkuyoruz. Durumu ailelerimize de söyledik" 

Şevket Toptaş ise "Servis sürücüleri bazen çok hızlı sürüyorlar. Kasislerde yavaşlamıyorlar. Bazıları gece alkol alıp, sabah direksiyona geçiyorlar. Hatalı sollama yapıyorlar. Başımıza bir şey gelecek, kaza yapacağız diye korkuyoruz" ifadelerini kullandı.

Ataberk Gezen de bazı servis sürücülerinin kuralları hiçe saydığını belirterek, "Bazıları gerektiğinden hızlı kullanıyor. Biz bir defasında kaymıştık. Zarar görebilirdik. Kurallar çok çiğneniyor. Bir sürü can taşıyorlar, kurallara uymaları lazım. Biz büyük oldukları için bir şey diyemiyoruz" dedi.

Öte yandan Keşan Gazi Özel Eğitim Uygulama Okulu'nun servis şoförü Ü.A. ile olan sözleşmeyi feshettikleri bildirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Servis öğrencilerinin okuduğu okul-Okul önünden geçen servis araçları-Muhabir Ali Can Zeray'ın anonsu-Öğrenci Ferhat Çelik röp.-Hamza Ceviz röp.-Şevket Toptaş röp.-Ataberk Gezen röp.-Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mahmut Demirkan röp.-Yediemin minibüs gör.-Yediemin tabelası-Detaylar

Haber-Kamera: Ali CAN ZERAY-Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),-===================================

Alzheimer hastası Faika nine arazide bulundu

ERZİNCAN'ın Üzümlü ilçesinde önceki akşamdan beri kaybolan alzheimer hastası Faika K. (80), dün öğle saatlerinde arazide bulundu.

Üzümlü ilçesine bağlı Karakaya köyünde yaşayan Faika K., önceki akşam saatlerinde evinden çıkarak kayboldu. Yakınları tarafından kayıp bilgisi verilmesi üzerine jandarma iç güvenlik timi, asayiş ve komando timleri ile drone ve kobra unsuru, AFAD, güvenlik korucuları ve iz takip köpeği Faika nineyi aramaya başladı. Ekipler, Faika nineyi, köyünden 2 kilometre uzaklıkta arazide oturur halde buldu. Geceyi geçirdiği arazide düştüğü belirlenen Faika nineye bir askerin montu giydirilirken, bir asker de su içmesine yardımcı oldu. Kontrolleri sonucu iyi olduğu belirlenen yaşlı kadın yakınlarına teslim edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Jandarmanın kadına su içirmesi-Jandarmanın kadının saçını okşaması-Bir kişinin kadınla konuşması

Haber: Coşkun MENEK/ ERZİNCAN, =================================

Düzce'de alzheimer hastalarına akıllı saat DÜZCE'de, geçen aylarda kaybolan 3 alzheimer hastasından 2'sinin ölü bulunmasının ardından Düzce Valiliği, harekete geçti. Valilik, alzheimer hastaları için akıllı saat aldı. Bu saatlerle hastalar saat üzerinden ve hasta yakınları da telefonları üzerinden gelen uyarılarla daha rahat hareket edebilecek.

Kentte, geçen aylarda 3 alzheimer hastası kayboldu. Kaybolan 3 kişiden 2'si ölü olarak, biri ise 3 saat sonra fındık bahçesinde uyurken bulundu. Bunun üzerine bu kayıpların önüne geçilmesi için Düzce Valiliği, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve Sağlık İl Müdürlüğü'yle birlikte ortak bir proje başlattı. Proje kapsamında, alzheimer hastalarına, akıllı saatler alındı. Hastalara dağıtılan akıllı saatler, anlık konum takibi yaptığı gibi telefonlara yüklenen uygulamadaki harita üzerinde güvenli alan oluşturulması ve bu alanın dışına çıkan alzheimer hastası kişileri uyarma özelliklerini barındırıyor. 

Projeyle ilgili bilgiler veren Düzce Valisi Zülkif Dağlı, "Biz ilk vatandaşımız kayıp olduğunda Düzce Valiliği olarak bunu proje haline getirdik. Biz 'bu konuda ne çözümler bulabiliriz?' şeklinde düşündük. Bu saatler kola takıldığı zaman nereye giderlerse gitsinler, bulma şansımız var. Teknolojiden yararlanmak gerekiyor. Büyüklerimiz bizim için önemli, sağlık içinde, emin ellerde nerede olduklarını bilmemiz bizim için önem arz ediyor. Kendi çocukları ve yakınları içinde oldukça önemli. Bu anlamda ilimizde böyle bir çalışmayı başlattık. Yaptığımız tespitlere göre Düzce'de 1600 hastamız var. Doktor raporu olan ve almaya imkanı olmayan hastalarımıza bu saatlerden vereceğiz ve kullanmalarını sağlayacağız. Onlardan isteğimiz mutlaka kollarına takılı vaziyette dursun. Abdest alıp yada başka şekilde çıkardıkları zaman mutlaka tekrar takmaları sağlansın. Büyüklerimizin yakınları, çocukları saati takıp, takmadıklarına dikkat etsinler. Bunları takip etmek gerekiyor. Bu bir hastalık. Biz en azından tedbir alarak, onların emin ellerde bulunduralım istiyoruz. İmkanı olmayan, doktor raporu olanlara dağıtacağız." dedi.

'HEM HASTA HEM HASTA YAKINI İÇİN'

Saatin çalışma yöntemi hakkında bilgiler veren Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Elif Yılmaz, "Saatlerde öncelikle S.O.S arama tuşu var. S.O.S tuşuna basınca direk 112'ye ulaşarak çağrı düşüyor. Telefonlara yüklediğini uygulama sayesinde anlık konum takibi yapabiliyorsunuz. Anlık nabız takibi, sesli mesaj özellikleri var. Hasta düştüğü zaman sensörler sayesinde telefona uyarı veriyor. Eğer kişi uzun süre hareketsiz kaldıysa bununla ilgili olarak uyarısı var. Bunlarla birlikte hastalarınıza güvenli bir alan belirleyebiliyorsunuz. Telefondaki uygulamadan belli bir kilometre alanı çiziyorsunuz, hastanız bu alanın dışına çıkınca size telefondan uyarı geliyor. Android ve İOS uygulamasına uyumlu bir saat" dedi.

Valilik makamında 8 alzheimer hastasına saatler verilirken, hasta yakınları bundan sonra içlerinin daha rahat olacağını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Vali Zülkif Dağlı Alzheimer hastalarına akıllı saat verirken görüntü-Vali Dağlı'nın açıklamaları-Hasta yakınlarının açıklamaları-Elif Yılmaz'ın saat hakkına bilgi vermesi ve detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, ============================

İntihar için fare zehri kullandı, 4 yakını ile hastanelik oldu BATMAN'ın Gercüş ilçesinde, intihar etmek için fare zehri alan Dilber T. (36) ile zehirden etkilendikleri şüphesiyle 4 yakını, hastanede tedaviye alındı. 

Olay, Gercüş'e bağlı Gönüllü köyünde meydana geldi. 2 çocuk annesi Dilber T., iddiaya göre, yaşamına son vermek için fare zehri kullandı. Yakınları Eşref T., Hilal T., Şemdin Gündüz ve Songül Gündüz, fenalaşıp, istifra etmeye başlayan Dilber T.'yi Gercüş Devlet Hastanesi'ne götürdü. Dilber T. ile birlikte hastanede fenalaşan 4 yakını, zehirden etkilendikleri şüphesiyle tedaviye alındı. Buradaki müdahalelerinin ardından 5 kişi, Batman Bölge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. 

Öte yandan Gercüş Devlet Hastanesi'ndeki sağlık çalışanlarının, 5 kişiye müdahale için tam donanımlı, özel kıyafetler giydiği görüldü. Batman Sağlık Müdürü Dr. Hakan Pamukçu, fare zehri nedeniyle acil servisteki odaların dezenfekte edildiğini, bu yüzden hastane çalışanlarının tam donamlı kıyafet giydiklerini belirterek, endişe verici durum olmadığını söyledi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Hastaneden görüntü-Maske takan sağlık çalışanları-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Remziye ÖNER/GERCÜŞ(Batman),===========================

İş insanı Özer Sezer Susesi, son yolculuğuna uğurlandı İSTANBUL'da oğlunun düğününde kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Türk kozmetik endüstrisinin önde gelen isimlerinden, Pereja İleri Kimya Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Edirneli iş insanı Özer Sezer Susesi (66), Edirne'de gözyaşları arasında toprağa verildi. 

Pe-Re-Ja kolonyalarının sahibi, kozmetik endüstrisinin duayen isimlerinden Özer Sezer Susesi, önceki gece İstanbul'da bir otelde, oğlu Anıl Susesi ve Fatma Girik'in yeğeni, Ecem Fatma Girik'in düğününde, nikahın kıyılmasından yarım saat sonra, kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Edirneli iş insanı Susesi'nin ani ölümü başta ailesi olmak üzere sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. Özer Sezer Susesi için dün Edirne Eski Camii'de cenaze töreni düzenlendi. 

Sabah İstanbul'daki Florya Camii'nde helallik alınmasının ardından Susesi'nin cenazesi, Edirne'ye getirildi. Özer Sezer Susesi için Eski Camii'de ikindi namazında cenaze töreni düzenlendi. Cenaze töreninde Susesi ailesini, sevenleri, dostları ve çok sayıda iş insanı yalnız bırakmadı. 

İkindi namazından sonra Edirne İl Müftüsü Emrullah Üzüm'ün kıldırdığı cenaze namazının ardından Özer Sezer Susesi'nin cenazesi, Edirne Yeniimaret Mahallesi'ndeki Bademlik Mezarlığı'nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Cenaze töreni-Ailenin taziyeleri kabul etmesi-Anneden detaylar-Cenazeye katılanlardan detaylar-Cenazenin kılındığı Eski Camii-Cenaze namazı kılınması-Cenazenin camiden çıkarılması 

Haber - Görüntü: Olgay GÜLER/ EDİRNE,  ============================

Hırsızlık şüphelisi, kucağında bebeğiyle emniyete getirildi ADANA'nın Karataş ilçesinde, 'hırsızlık' suçundan 38 kaydı olan Yeter U. ile hakkında 14 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 9 dosyadan aranan Kader T. ile 3 kişi yakalandı. Yeter U., kucağında bebeğiyle emniyete getirildi.

Karataş Emniyet Amirliği ekipleri, Adana ve ilçeleri ile komşu kentlerde çeşitli hırsızlık suçlarına karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Teknik ve fiziki takip sonucu yerleri belirlenen, 'hırsızlık' suçundan 38 kaydı bulunan Yeter U. ve Kader T., Özgür U., Ünal T. ile S.Ç. yakalandı. Polise sahte kimlik veren Kader T.'nin, 14 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu ve 9 dosyadan arandığı ortaya çıktı. Yeter U., kucağında bebeğiyle polis aracına bindirilip, diğer 4 şüpheli ile birlikte emniyete getirildi. Emniyetteki sorgularının ardından şüpheliler, adliyeye sevk edildi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Zanlıların polis aracından indirilmesiKarakola getirilmesiBir zanlının kucağında bebek ile getirilmesi

Haber-Kamera: Malik Sefa ÜNAL/KARATAŞ,(Adana),==================================

Marmaris'te otizm semineri düzenlendi MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile 'Otizmli Bireyler, Otizm Erken Tanısı ve Aileler' konulu seminer düzenlendi.

Mine Narin, Dilek Sabancı, Ayşe Özyeğin ve Caroline Koç gibi kurucu üyelerinin bulunduğu Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı, Marmaris'te otizmli birey ve otizmli ailelere bilgilendirme semineri düzenledi. Kültür Merkezi'nde iki gün sürecek seminerin ilki dün yapıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Züleyha Aldoğan, Marmaris Engelli, Engelli Aileler Birliği Tulgay Hasar, otizmli çocuk sahibi aileler ve öğretmenlerin katıldığı seminerde vakfın Sürekli Eğitim Birimi Koordinatörü Psikolog Nehir Merinoslu, slayt gösterimiyle katılımcıları bilgilendirdi. İlk olarak vakıfın amacı hakkında bilgilendirmede bulunan Merinoslu, "Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı, 'otizm spektrum bozukluğu' olan çocukların erken tanısının konulması, özel eğitimi ile topluma kazandırılmasına öncülük edilmesi ve bunun yurt çapında yaygınlaştırılması amacıyla, kar amacı gütmeyen ve kamu yararını gözeten bir sağlık ve eğitim vakfı olarak 15 Nisan 2003 tarihinde kurulmuştur. Genelde otizmliler, ileri zeka seviyesine sahip özel yetenekli kişiler olarak bilinirler. Ancak, bu otizmlilerin sadece yüzde 10'unun kapsıyor. Buna, 'saman sendromu' diyoruz.  Otizmin belirtilerini sosyal iletişimsel yetersizlik ve takıntılı ilgi ve davranışlar olarak iki bölümde toplanıyor. Biz belirtileri sekiz başlıkta toplasak da burada 2 artı 2 dört etmiyor. Her çocuk bireysel ve şahsına münhasırdır. Belirtiler ise göz teması kurmama, ismi söylendiğinde bakmama, parmağıyla istediğini göstermeme, yaşıtlarının oyunlarına ilgi duymama, sallanma, parmak ucunda yürüme, dönen nesnelere karşı ilgili olma, takıntılı davranışlar sergileme, konuşmada geriliktir. Otizmin tek çaresi erken tanı, yoğun ve sürekli eğitimdir. Avrupa'da bilim adamların yaptıkları araştırmalarda yapılan aşılar otizme neden olmamaktadır" dedi. 45 dakika süren seminere, bugün 'Otizmli Kişilere El Becerileri Kazandırılması' konusuyla devam edileceği bildirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Sürekli Eğitim Birimi Koordinatörü Psikolog Nehir Merinoslu kısa açıklaması-Merinoslu'nun otizmli birey ve ailelere slayt gösterimle bilgilendirmesi-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla), =================================

TOKİ çekilişi ile ilk defa ev sahibi oldular TOPLU Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen '100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi' kapsamında, İzmir Karabağlar'da inşa edilecek 750 konutun hak sahipleri kura ile belirlendi. Kurada isimleri okunan vatandaşlar, sevinçten gözyaşı döktü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın koordinasyonu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın desteğiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen '100 Bin Yeni Sosyal Konut Projesi' kapsamında, İzmir Karabağlar'da inşa edilecek 750 konutun hak sahipleri kura ile belirlendi. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Halkapınar Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleşen çekiliş, İzmir 14'üncü Noterliği Başkatibi Atilla Karabağ denetiminde gerçekleşti.

Toplam 30 bin 187 başvuru arasından şehit ailelerine yüzde 10, engellilere ise yüzde 5 öncelikli hak sahibi olma şansı sunuldu. Spor salonunu dolduran vatandaşlar, heyecanla kendi isimlerinin okunmasını bekledi. Yıllarca kirada oturduktan sonra ev sahibi olan birçok vatandaş ise sevinç gözyaşı döktü.

Daha önce de TOKİ çekilişine katılan fakat konut çıkmayan Nezahat Begiç (55), "Çok sevinçliyim, anlatamam. Anlatılacak bir şey değil. Önceki gece hep dua ettim. Sabaha kadar uyumadım. 'Allahım sevinç gözyaşını bana da nasip et' dedim. Çok şükür etti. Allah devletimizden, milletimizden bin kere razı olsun. Lise üçe giden bir kızım var, onun adına da çok sevindim. 55 yaşındayım, kendimi bildim bileli hep kiradayım. Cumhurbaşkanımızın tırnağına taş değdirmesin, Allah razı olsun" dedi.

SEVİNÇTEN ŞAPKASINI FIRLATTIİsmi açıklandığında şapkasını fırlatan İbrahim Yılmaz (55), "Öncelikle böyle bir projeyi başlatan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekip arkadaşlarına teşekkür ederim. O kadar mutluyum ki anlatamam. Allah nasip ederse ilk defa bir evim olacak. Bizim oralarda şapka sevinçten çıkarılır, atılır. Ben de o anda çok sevindim. Şapkamı fırlattım. İki kızım var. Evde eşimle birlikte oturacağım. Allah ihtiyacı olan herkese nasip etsin" diye konuştu.

Çekilişle 2 artı 1 konut sahibi olan Kadriye Baruthan (79), "Çok iyi hissediyorum. Darısı herkesin başına. Evi olmayanlara da Allah nasip etsin. Hasta bir oğlum var, bu evi ona bırakmak istiyorum" diye konuştu.

44 yıldır kirada oturduğunu söyleyen Necla Çırakçı (65) ise, "Çok şükür bir ev sahibi oldum. Çok mutluyum. TOKİ'ye çok teşekkür ederim. Buraya tek başıma geldim, bana çıktığını duyar duymaz çocuklarımı aradım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ----------------Çekilişten görüntülerÇekilen toplardan görüntülerAnonsKalabalıktan görüntüler-Çekiliş ile ev sahibi olan vatandaşlarla röp.

Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Ahmet Altay TURHAN/İZMİR, ===================================

Depremzede aileler, soğukta üşüyen kuzularını sobanın yanında ısıtıyor

İRAN'ın Hoy kentinde önceki gün meydana gelen 5.9 şiddetindeki depremde en büyük hasarın, olduğu Van'ın Başkale ilçesine bağlı Özpınar Mahallesi'nde bir çok ahır yerle bir oldu. Hayvanları dışarıda kalan vatandaşlar, enkaz yığınına dönüşen evlerinin önünde kurdukları sobanın önünde kuzuları ısıtmaya çalıştı.

Van'ın İran sınırındaki Başkale ilçesine bağlı Özpınar, Güvendik, Kaşkol ve Gelenler Mahallesi'nde İran'ın Hoy kentinde önceki gün meydana gelen 5.9 şiddetindeki depremde en çok hasar gören mahalleler oldu. En büyük yıkımın yaşandığı, ev ve ahırların neredeyse tümünün yıkıldığı Özpınar Mahallesi'nde, yüzlerce büyük ve küçükbaş hayvan yıkılan ahırların enkazının altında kalarak telef oldu. Halı parçaları ve battaniyelere sardığı kuzuları sobanın yanındı ısıtmaya çalışan hayvan sahibi Oktay Arslan, depremde hem evini . hem de ahırının yıkıldığını söyledi. Arslan,öHayvanlarımızın kaldığı ahır yıkıldı. 40 küçükbaş hayvanımız enkaz altında kaldı. Diğer küçükbaş hayvanlarımıza dışarıda bakıyoruz. Havalar çok soğuk olduğu için battaniye ve halı parçalarına sarıp, sobanın yanında ısıtmaya çalışıyoruz.ödedi.

Kürtçe konuşan Habibe Arslan ise, torunun yardımına geldiğini söyleyerek,öbir çok hayvan telef oldu. Sağ kalan kuzuları da sobanın yanında ısıtmaya çalışıyoruz.ödiye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Koyun ve kuzulardan genel ve detaylar-kuzuları sobanın yanında ısıtan vatandaş-Detaylar-Muhabir anonsu-kuzuları ısıtan Oktay Arslan ile röportaj-Habibe Arslani ile kürtçe röportaj-Genel ve detaylar

Haber: Behçet DALMAZ-Yaşar KAPLAN/VAN,=============================

Türkmen Dağı'ndaki kızıl geyikler fotokapanla görüntülendi KÜTAHYA'da bin 826 metre rakımlı ve kar kalınlığı yaklaşık bir metreyi bulan Türkmen Dağı eteklerindeki Lütfiye köyünde, gönüllü olarak dağa çıkan köylüler, yaban hayvanların aç kalmaması için doğaya yem bırakıyor. Bölgede nadir olarak görülen kızıl geyikler ise beslendikleri sırada Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerince bırakılan fotokapan ile görüntülendi.

Kütahya ve Eskişehir arasındaki Türkmen Dağı eteklerindeki Lütfiye köyünde, zorlu kış şartlarında yaban hayvanlarının aç kalmasını önlemek amacıyla köylüler gönüllü olarak dağa çıkıp, doğaya yem bırakıyor. Lütfiye Köyü Muhtarı Rasim Altıntaş, Türkmen Dağı'nda yaklaşık 500 kızıl geyik bulunduğunu söyledi. Yaban hayvanların aç kalmaması için köylülerin gönüllü olarak çalıştığını anlatan Altıntaş, "Yaban hayvanlarının kış şartlarında zahmet çektiği aç kaldığı için kendi imkanlarımız ile yonca ve yem dağıtıyoruz. Milli Parklar Müdürlüğü'nün fotokapanları tarafından hayvanların gezindiği yerlerin tespit edilmesinin ardından ağırlık o bölgelerdeki tavşan, kızıl geyik, yaban domuzu gibi bütün hayvanlara köy olarak yardım ediyoruz ve yem dağıtıyoruz. Bunu her kış yaparız. Kış şartları başladıktan itibaren çalışıyoruz. Ormanın ulaşamadığı yerlere traktörlerimiz ile ulaşıyoruz. Türkmen Dağı'nın Türkmen Baba mevki olan bin 800 rakımda kızıl geyiklerin bol olduğu mevkideyiz doğaya yem bırakıyoruzö dedi.

Köylülerden Mehmet Kara ise yaban hayvanlara mümkün olduğunca yem desteği vermeye çalıştıklarını ifade ederek, "Lütfiye köyündenim, burası oldukça yüksek ve kışlar çok çetin geçiyor. Yaban hayvanlarını aç bırakmamak için buralara balyalar, yiyecekler ve kuşlara yem atıyoruz. Köy muhtarımızın çağırması ile komşularımızla birlikte toplanıp buraya gelerek yemleme yapıyoruzö diye konuştu.

BESLENME ANLARI FOTOKAPANDA

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Kütahya Şube Müdürlüğü de kış şartlarında yaban hayvanlarının aç kalmasını önlemek amacıyla doğaya yem bırakma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bırakılan yemlerin yaban hayvanları tarafından tüketilmesi ise kameralara yansıdı. Dağın eteklerine kurulan fotokapanlara yansıyan görüntülerde Şube Müdürlüğü ekiplerinin bıraktığı yemlerin kızıl geyik ve yaban tavşanı gibi yaban hayvanlarınca tüketildiği görüldü. DKMP Kütahya Şube Müdürlüğü'nce, son 2 ayda yoğun kış ve kar nedeniyle Türkmen Dağı eteklerine 10 bin 480 kilo yonca balyası, 7 bin 850 kilo buğday ile 750 kilo pazar artığı bıraktığı ve çalışmaların devam ettiği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Köylülerin yem bırakması-Havadan görüntüler-Yem bırakmaları detay-Muhtar ve köylülerle röp.-Geyiklerin sürü halinde görüntüsü-Fotokapan görüntüleri-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,-===============================

Erdemli'de yaralı guguk kuşu koruma altına alındı

MERSİN'in Erdemli ilçesinde, yaralı halde bulunan tepeli guguk kuşu, koruma altına alındı.

Türkiye'de türü bulunmayan ve göçmen kuş olarak bilinen guguk kuşu, Erdemli'nin Koyuncu Mahallesi'nde yaralı halde bulundu. Göç sırasında yorulmasından kaynaklı bir okulun camına çarpıp, okul bahçesine düşen yaralı kuşu öğrenciler fark etti. Kanadından yaralandığı görülen kuş, okul yönetiminin haber vermesi üzerine Erdemli Doğa Koruma ve Milli Parklar şefliğinden gelen yetkililere teslim edildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefi Mevlüt Çetin, "Türkiye'de bulunmayan ve göçmen kuş olan guguk kuşu, bir okulun camına çarpmış. İlk belirlemelere göre çarpmanın etkisi ile kanadından yaralı olduğunu gördük. Yaralı guguk kuşunu tedavisi için Tarsus Hayvanat Bahçesi'ne götüreceğiz ve tedavisinin ardından doğaya bırakacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Yaralı guguk kuşu görüntüsü-Görevli tarafından yaralı kuş kafese konurken-Doğa Koruma ve Milli Parklar Erdemli Şefi Mevlüt Çetin ile röportaj-Guguk kuşunun yerde görüntüsü

Haber-Kamera: Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ,(Mersin),=============================

Tekneyle denize açıldı, 300 kasa hamsiyle döndü ÇANAKKALE'de, gırgır teknesiyle avlanmak için denize açılan Emrah Gündoğan, 300 kasa hamsiyle döndü.

Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesi açıklarında balıkçılar avlanmaya devam ediyor. Küçükkuyu beldesinde balıkçı barınağı hamsi akını nedeniyle tam kapasite dolarken, birçok tekne de plaj karşısına demirleyip avlanmak için uygun ortamı bekliyor. Akşam havanın kararmasıyla art arda denize açılan tekneler, sabah saatlerinde onlarca kasa hamsiyle balıkçı barınağına dönüyor. Nakliye araçlarına yüklenen balıklar, Türkiye'nin çeşitli illerine gönderiliyor.

300 KASA HAMSİ İLE DÖNDÜ

Ayvacık ilçesi Küçükkuyu beldesi açıklarında Gündoğanlar-2 gırgır teknesiyle avlanmak için denize açılan Emrah Gündoğan, 300 kasa hamsiyle geri döndü.  35 kişilik ekibiyle Küçükkuyu açıklarında avlandıklarını belirten Gündoğan, "Şansa burada bir balık bulduk. 3-4 gündür avımız epey bereketli geçiyor. Zaten 5 aylık bir sezonumuz var şurada iki ayımız kaldı. Nisan ayının 15'in de yasağa giriyoruz. Şu an bereketli bir sezon yaşıyoruz. Balık bol olunca haliyle fiyatlar düşüyor. Buda vatandaş için bir fırsat" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -----------------Teknelerin denize açılmasından görüntü-Balıkların kamyonlara taşınmasından görüntü-Emrah Gündoğan ile röp.

Haber-Kamera: Dilara ERDİNÇ/AYVACIK(Çanakkale), ===============================

Salim Atay'dan üniversitelilere 'kamuda staj' müjdesi CUMHURBAŞKANLIĞI İnsan Kaynakları Ofisi ve Trakya Üniversiteler Birliği işbirliğiyle Edirne'de 'Trakya Kariyer Fuarı' etkinliği başladı. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç.Dr. Salim Atay, tüm üniversite öğrencilerinin kamuda staj yapabilmesi konusunda, Hazine ve Maliye Bakanı'ndan söz aldıklarını belirterek, "Sadece mühendislik okuyanların stajlarının zorunlu olduğu bir Türkiye'yi 21'inci yüzyılda yeterli görmüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi ve Trakya Üniversiteler Birliği işbirliğiyle Edirne'de 'Trakya Kariyer Fuarı' etkinliği başladı. Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi'nde açılan fuarda, bilişimden iletişime, teknolojiden eğitime kadar bir çok sektörde kariyer planlaması yapmak isteyen öğrenciler için kamu kurum ve kuruluşlarıyla, özel sektör firmaları stant açtı. Fuarın açılışına Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç.Dr. Salim Atay, Edirne Valisi Ekrem Canalp, Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, Kırklareli Valisi Osman Bilgin, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, rektörler, firma temsilcileri ve genel müdürler ile öğrenciler katıldı.

'BİZ SİZE İNANIYORUZ, SİZ DE KENDİNİZE İNANIN'

Edirne'nin kültürü ve tarihiyle eşsiz bir şehir olduğunu belirten Atay, burada okuyan öğrencilerin çok şanslı olduğunu söyledi. Yeteneğin sadece Ankara ve İstanbul'da çok bilinen mezun olan gençler olarak görmediklerini dile getiren Atay, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi olarak biz bizim ülkemizde yaşayan, üniversite eğitimi almaya hak kazanan her bir gencimizin yetenek olduğuna inanıyoruz ve bunun için buraya bu kadar kamu kurumu, bu kadar özel sektör, bu kadar devlet erkanı burada. Biz size inanıyoruz lütfen siz de kendinize inanın, güvenin, yeteneklerimizin farkına varın. Burada gördüğünüz şirketler sadece siz bunlarda yarın işe başlayın diye var değiller, aynı zamanda onları tanıyıp ne işlerle uğraştıklarını ne tür becerilere ne tür yeteneklere ihtiyaçların olduğunu anlamanız ve buradaki eğitim-öğretim hayatınızı ona göre dizayn etmeniz için buradalar. Size gönüllü rehberlik etmek için, mesleki danışmanlık yapmak için buradalar ve aynı zamanda staj gibi yarı zamanlı ile çalışma fırsatlarını sizinle doğrudan paylaşmak üzere buradalar" dedi.

'ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ ALAN HER GENÇ KAMUDA STAJ YAPABİLMELİ'

Sadece mühendislik okuyanların staj yapabildiği kamuda staj konusunda, Hazine ve Maliye Bakanı'ndan söz aldıklarını söyleyen ve üniversitelilere bu konuda müjde veren Atay, "Adaletle herkesin içine sinecek şekilde,  hak edenlere fırsatın sağlandığı bir model üzerinden kamuda yaygın olarak staj imkanlarını artırmak üzere çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Sadece mühendislik okuyanların stajlarının zorunlu olduğu bir Türkiye'yi 21'inci yüzyılda yeterli görmüyoruz. Üniversite eğitimi alan her genç staj yapabilmeli, yapması gerektiği zaman onun stajını da mühendislik alanında staj yapan gençlerimiz gibi onun sigortası harçlığı karşılanabilmeli. Tabii ki bu bir finansman gerektiriyor onu da temin ettiğini düşünüyoruz. İnşallah organizasyonu başarı ile yapıp sizlere bu yıl içerisinde bu fırsatı sunmak istiyoruz" diye konuştu.

"BU FUARLAR SİZE REHBERLİK EDECEK'

Fuarın açılışında konuşan Edirne Valisi Ekrem Canalp ise öğrencilerin meslek seçimi yaparken, değişimi ve dinamiğini çok iyi okuması gerektiğini dile getirdi. Canalp, "Hali hazırda Türkiye'de de, dünyada da kendi mesleğinden memnun olmayan insanların sayısı hiç de azımsanamayacak düzeydedir. Dolayısıyla, hayatınızın en önemli kararını alırken bu fuar sizlere rehberlik edecektir. Hayatınızın en önemli kararını alırken sizlere bazı gözlemlerimi paylaşmak isterim. Bunlardan bir tanesi geleceği okumaktır. Meslek seçimi yaparken değişimi de, dinamiğini de çok iyi okumak zorundayız" dedi.

Konuşmaların ardından Trakya Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, başta Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Atay ve Vali Canalp olmak üzere programa katkı verenlere plaket verdi. Atay ve beraberindekiler kariyer fuarını gezerek firma yetkilileri ile görüştü, öğrencilerle sohbet etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Fuarın açılış töreni başlaması -Salondan genel detay-Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Tabakoğlu'nun konuşması -Valisi Ekrem Canalp'in konuşması-Doç.Dr. Atay konuşması -Katılımcılara plaket verilmesi -Fuardaki standların gezilmesi -Standlardan detaylar 

Haber - Kamera: Olgay GÜLER/ EDİRNE, =================================

 


Kaynak: DHA

Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
title