DHA YURT BÜLTENİ - 1

Meryem, şehit ağabeyini askeri üniforma ile son yolculuğuna uğurladı SURİYE'nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına Esad rejim güçlerince gerçekleştirilen yoğun topçu atışı sonucu şehit düşen Piyade Ulaştırma Uzman Onbaşı Uğur Katran (25), memleketi Mersin'in Gülnar...

05.02.2020 09:01 | Son Güncelleme: 05.02.2020 09:01
DHA YURT BÜLTENİ - 1

Meryem, şehit ağabeyini askeri üniforma ile son yolculuğuna uğurladı

 

SURİYE'nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına Esad rejim güçlerince gerçekleştirilen yoğun topçu atışı sonucu şehit düşen Piyade Ulaştırma Uzman Onbaşı Uğur Katran (25), memleketi Mersin'in Gülnar ilçesinde toprağa verildi. Şehidin kız kardeşi Meryem Katran (16), ağabeyini askeri üniforma ile son yolculuğuna uğurladı.İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde görevli Uzman Onbaşı Uğur Katran, Esad rejiminin önceki gece saatlerinde bölgedeki TSK unsurlarına yönelik topçu atışında şehit oldu. Öğleden sonra memleketi Mersin'in Gülnar ilçesi Kavakoğlu Mahallesi'ndeki babaocağına getirilen Katran için helallik alınmasının ardından Hükümet Konağı önünde tören düzenlendi. Törene Mersin Valisi Ali İhsan Su, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

AĞABEYİNİ ASKERİ ÜNİFORMAYLA UĞURLADIAnnesini 11 yıl önce kanserden kaybeden şehit Katran'ın kız kardeşi Meryem Katran, ağabeyini askeri üniforma giyerek son yolculuğuna uğurladı. Katran'ın yakınları cenazede güçlükle ayakta durabildi. İl Müftüsü Şaban Kondi'nin Merkez Camii'nde kıldırdığı cenaze namazının ardından Katran'ın cenazesi Ayvalı Mezarlığı'nda toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Cenaze aracının gelişiCenazenin omuzlara alınmasıAlana getirilmesiŞehidin babası ve kız kardeşinin görüntüsüBaş sağlığı dilemeleriTabutun tören alanına getirilmesi

Haber-Kamera: Soner AYDIN/ GÜLNAR(Mersin),================================

Şehit Halil Demir'in cenazesi memleketine getirildi (2)ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Şehit Uzman Çavuş Halil Demir, memleketi Pamukova'da son yolculuğuna uğurlandı. Pamukova Bacı Mahallesi'nde bulunan Bacı Pınarlı Merkez Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazına şehidin babası Süleyman ve annesi Süheyla Demir, kardeşleri, TBMM eski Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya Milletvekilleri Çiğdem Erdoğan Atabek ve Recep Uncuoğlu, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Tuzla Piyade Okul Komutanı Tuğgeneral Aydın Cihan Uzun, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Binali Yıldırım şehidin babası Süleyman ve kardeşi Mücahit Demir'in kollarına destek oldu. Mücahit Demir şehit kardeşinin şapkasını taktı. Kılınan cenaze namazının ardından şehidin cenazesi Bacı Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Cenaze töreninden genel ve detaylat

Haber-Kamera: SAKARYA,==========================

Şehit TIR şoförüne çocuklarından gözyaşlı veda SURİYE'nin İdlib kentinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına Esad rejim güçleri tarafından gerçekleştirilen yoğun topçu atışı sonucu şehit düşen sivil TIR şoförü İsmail Akatay (34), memleketi Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde gözyaşları arasında toprağa verildi.İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde Esad rejiminin bölgedeki TSK unsurlarına yönelik topçu atışında şehit düşen TIR şoförü İsmail Akatay'ın cenazesi, Hatay'ın Reyhanlı ilçesi Esentepe Mahallesi'ndeki evine getirildi. 3 çocuk babası şehit Akatay için Fatma Bahadırlı Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye Hatay Valisi Rahmi Doğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Adnan Ertem, askeri ve mülki erkan, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Akatay'ın çocukları cenaze sırasında babalarının tabutunun yanından ayrılmadı. İkindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlık'taki şehitlikte gözyaşları arasında toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Camiden görüntü-Cenaze törenine katılanlar-Cenazeden görüntü-Şehit şoförün çocuklarından görüntü-Detay görüntüler-Cenaze namazı

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/ REYHANLI(Hatay),========================================

BAHÇESARAY'DA MİNİBÜS, YOLCULARIYLA ÇIĞ ALTINDA KALDI: 5 ÖLÜ, 7 YARALI, 2 KAYIP

VAN- Bahçesaray karayolunun 3 bin rakımlı Karabet geçidi yakınlarında çığ düşmesi sonucu kar kürüme çalışması yapan iş makinesi ile minibüs kar altında kaldı. Çığda mahsur kalanlardan, 5 kişi ölü olarak bulunurken, 7 kişi ayaralı olarak kurtarıldı. 2 kişiye ise ulaşma çalışmaları sürüyor.Olay, dün saat 17.00 sıralarında Van- Bahçesaray karayolu üzerinde meydana geldi. Bahçesaray'a 25 kilometre mesafedeki 3 bin rakımlı Karabet geçidinde iş makinesi operatörü Bahattin Karagülle, karayolunda yol açma çalışmaları için küreme yaparken, çığ düştü. İş makinesi kısmen kar altında kalırken, arkasında bulunan minibüs ise yamaçtan kopan tonlarca kar kütlesi ile birlikte yaklaşık 40 metre yükseklikten devrilerek, karın altında kayboldu.

KENDİ İMKANLARIYLA KURTULDU, HABER VERDİÇığ felaketinden kısmen kar altında kalan iş makinesinden kendi imkanları ile kurtulan operatörü Bahattin Karagülle, hemen yetkililere haber verdi. Karagülle ihbarında kendisinin kurtulduğunu ancak arkasında bulunan yolcu dolu minibüsün ise çığ ile birlikte sürüklenerek kar yığınları altında kaldığını söyledi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, 112 Acil Servis, Karayolları ve jandarma ekipleri sevk edildi.

EKİPLER VE KÖYLÜLER SEFERBER OLDUArama- kurtarma ekipleri çığ felaketinin yaşandığı bölgeye gitmek üzere seferber olurken, olaydan haberdar olan çevredeki köylüler de olay yerine gitti. Van Valisi Mehmet Emin Bilmez de bölgede yoğun kar ve tipinin etkili olduğunu belirterek, "Bahçesaray- Van karayolunda minibüs ve bir iş makinesinin çığ altında kaldığı ihbarı bize ulaştı. Ekipler bölgeye yönlendirildi" dedi.Olay yerine ulaşın ekipler ve yüzlerce köylü, olumsuz hava koşullarına rağmen tonlarca ağırlığındaki kar yığını altında kalan ve içerisinde 10'dan fazla kişinin olduğu tahmin edilen minibüstekilere ulaşabilmek için yoğun çaba sarfediyor.

5 KİŞİ SAĞ OLARAK ÇIKARILDIVan- Bahçesaray karayolunun 3 bin rakımlı Karabet geçidi yakınlarında kar kürüme çalışması yapan iş makinesi ile minibüsün çığ altında kalmasının ardından bölgede süren arama- kurtarma çalışmalarında 5 kişi sağ olarak çıkarıldı. Bölgede arama- kurtarma çalışmaları yapan ekipler önce çığ altında kalan minibüse ulaştı. Daha sonra minibüsün içinde 5 kişi sağ olarak çıkartıldı. Çığ altında kalan 5 kişi, bölgede hazır bekletilen ambulanslarla Van'daki hastanelere götürülmek üzere yola çıkarıldı. 6 kişinin daha çığ altında kaldığı tahmin edilen köylülerin yanısıra 200 kişiden oluşan arama- kurtarma ekipleri çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

VAN VALİSİ: 4 KİŞİNİN CANSIZ BEDENİ ÇIKARILDIVan- Bahçesaray karayolunun 3 bin rakımlı Karabet geçidi yakınlarında çığ altında kalan minibüsteki yolcuların kurtarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, Van Valiliği'nden açıklama geldi. Van Valisi Mehmet Emin Bilmez'den alınan bilgiye göre çığ altında kalan minibüsten 5 kişinin sağ olarak kurtarıldığı, 4 kişinin ise cansız bedenine ulaşıldığı öğrenildi. Halen çığ altında kaldığı tahmin edilen 4 kişi için arama-kurtarma çalışmalarının sürdürüldüğü belirtildi.

OLAYDAN 4 SAAT SONRA MİNİBÜSE ULAŞILDIVan- Bahçesaray karayolunda saat 17.00 sıralarında meydana gelen çığ felaketinde kar altında kalan minibüse saat 21.00 sıralırnda ulaşıldığı öğrenildi. Bu saatten sonra zamana karşı hızma müdahale eden ekipler araç içerisinde bulunan yolculardan 5'ini sağ olarak kurtardı. saat 22.00 ssıralarında ise 4 kişinin cansız bedeni araçtan çıkarıldı.

YAKINLARI HASTANELERE AKIN ETTİBu arada olaydan sonra çığ altında bulunan minibüsten çıkarılan 5 kişi ile kısmen kar altında kalan iş makinesinden kendi imkanları ile yaralı olarak kurtulan operatör Bahattin Karagülle'nin tedavilerine hastanelerde devam ediliyor. 3 yaralının Bölge Hastanesi'nde, 3 yaralının da Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde tedavi altında bulunduğu öğrenildi. kaza haberini alan yakınları da hastanelere akın etti. Vatandaşlar, kurtarılan yakınlarının durumları hakkında bilgi almaya çalıştı.

VAN'DA OKULLARA KAR TATİLİVan'da akşam saatlerinde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle kentte ilk ve orta dereceli okullar bugün tatil edildi. Aynı zamanda engelli ve hamilelerde bugün idari izinli sayılacak. Van Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Yoğun kar yağışı nedeniyle il genelinde ilk ve orta dereceli okullar 5 Şubat 2020 tarihinde bir gün süreyle tatil edildi. Engelli ve hamiller de idari izinli sayılacak" denildi. 

KİMLİKLERİ BELİRLENDİVan- Bahçesaray karayolunun 3 bin rakımlı Karabet geçidi yakınlarında çığ düşmesi sonucu kar altında kalan minibüsten ekipler tarafından sağ çıkartılan 7 kişi ile cansız bedenlerine ulaşılan 4 kişinin kimlikleri belirlendi. Kepçe operatörü ile birlikte çığ felaketinde yaralan 4 kişinin Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 4 kişinin ise Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde tedavilerine devam edildiği belirtildi. Yaralıların isimleri şöyle: Minibüstekiler: Sadık Türkeş, Fethi Turan, Nezih Turan, Adalet Turan, Mehmet Yaralı, Veysel Atlan ve Emin Takmaz ve kepçe operatörü Bahattin Karagülle. Çığ felaketinde ölenlerin ise Saadet Tosun, Mehteber Alav, Veysel Atlan ve Emin Takmaz oldukları belirlendi. 

ZAMANA KARŞI KUTARMA OPERASYONUBahçesaray'ın Karabet geçidi yakınlarında minibüsün çığ altında kaldığı olayda ekipler, zamana karşı süratle koordine edilerek olay yerine sevk edildi. Başarılı kurtarma operasyonu ile 7 kişi çığ altında kalan minibüsten kurtarılarak, olayın tam bir faciaya dönüşmesinin önüne geçildi. Saat 17.00 sıralarında bölgede kar küremesi yaparken meydana gelen çığ felaketinde kendi imkanları ile kurtulan kepçe operatörü Bahattin Karagülle'nin ihbarı ile olaydan haberdar olundu.

4 SAAT SONRA MİNİBÜSE ULAŞILDIKöy minibüsünün çığ altında kaldığı bilgisinin ardından olay yerine biri snowtrack ambulans olmak üzere 6 adet 112 ambulansı ile UMKE, AFAD, Karayolları ve Jandarma ekipleri görevlendirildi.Saat 19.05'te olay yerine ulaşan UMKE ekibi, uydu telefonu ile irtibata geçerek çığ altında kalan aracın bulunamadığını ve AFAD ekiplerinin olay yerine ulaşmasını beklediklerini bildirdi. Saat 19.42'de AFAD ekipleri de olay yerine ulaştı.20.15'te arama çalışmalarına yardımcı olacak takviye ekipler de (1 dört yataklı ambulans ve 3 pajero ambulans) olay yerine yönlendirildi.21.08'de Çığ altında kalan minibüse ulaşıldı. Köylülerin de destek verdiği çalışmalarla ilk olarak 5 kişi sağ olarak kurtarıldı. Yaralı olarak çıkarılan 5 kişi Van'daki hastanelere gönderildildi.21.45'te 1 kişinin cansız bedeni çıkarılırken, minibüste 2 kişinin de cansız bedenlerine ulaşıldı.Saat 22.58'de araçtan 1 kişi sağ olarak kurtarılırken, 1 kişinin ise cansız bedeni çıkarıldı. 1 kişi ise ağır yaralı çıkarıldı.

ÖLÜ SAYISI 5'E YÜKSELDİVan Valisi Mehmet Emin Bilmez, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören 4 yaralıyı ziyarete ederek, durumları hakkında Hastane Başhekimi Doç. Dr. Sebahattin Çelik'ten bilgi aldı. Daha sonra durumu iyi olan 3 yaralıya geçmiş olsun dileğinde bulunan Vali Bilmez, olayın meydana gelmesi ve araçta kaç kişi oldukları ile ilgili soru sordu. Vali Bilmez, Başhekim ve yaralılarla görüştükten sonra gazetecilere açıklama yaptı. Vali Bilmez, ölü sayısının da 5'e yükseldiğini söyledi. hastaneye getirilen yaralılardan zdurumu ağır olan Emirhan Kaymaz'ın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdiğini söyledi.

ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜLÜYORVali Bilmez, olay yerinde ekiplerin arama kurtarma çalışmalarını olumsuz hava koşullarına rağmen aralıksız sürdürdüğünü belirtti. 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 6 kişinin de yaralı kurtarıldığı minibüste, 2 kişinin daha bulunduğu tahmin ediliyor. yaralılardan alınan bilgiye göre kayıp 2 kişinin bulunması için çalışmalara devam ediliyor.

YARALILARIN İSİMLERİVali Bilmez'in açıklamasına göre çığ felaketinde yaralıların isimleri şöyle: Minibüstekiler: Sadık Türkeş, Fethi Turan, Nezih Turan, Adalet Turan, Mehmet Yaralı, Veysel Atlan ve kepçe operatörü Bahattin Karagülle.

ÖLENLERİN KİMLİKLERİBahçesaray'daki çığ felaketinde ölenlerin kimlikleri ise şöyle: Saadet Tosun, Mehteber Alav, Veysel Atlan, Emin Takmaz ve  Emirhan Kaymaz.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Ekiplerden ve vatandaşlardan görüntüOlay yerine ulaşma çalışmalarıAnons (Feyat Erdemir)Çığ'ın meydana geldiği yerKar kütlesi (çığ)Çığda mahsur kalanlara ulaşma çalışmalarıVali Bilmez'in açıklamaları

Haber-Kamera: Feyat ERDEMİR - Behçet DALMAZ - Orhan AŞAN/ VAN,====================================================

Van'daki çığ felaketi: Kepçe operatörü o anları anlattı Van'ın Bahçesaray karayolu üzerinde meydana gelen çığ felaketinde kısmen kara gömülen iş makinesinden kendi imkanları ile kurtulan Bahattin Karagülle, ihbarda bulunarak bir minibüsün kar altında kaldığını bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen ekiplerin zamana karşı başlattıkları mücadele ile 7 kişinin çığ altındaki minibüsten kurtarılmasını sağlayan Karagülle, "Ben sadece üzerime düşen insanlık görevimi yaptım. Yetkililere haber verdim ve elimden geleni yaptım. İnşallah iyi olurö dedi.Van- Bahçesaray karayolunun 3 bin rakımlı Karabet geçidi yakınlarında çığ düşmesi sonucu kar küreme çalışması yapan iş makinesi ile minibüs kar altında kaldı. Kısmen kar altında kalan iş makinesinden kendi imkanları ile yaralı kurtulan Bahattin Karagülle, içerisinde yolcuların bulunduğu bir minibüsün çığ altında kaldığını ihbar etti. Karagülle'nin ihbarı üzerine zamana karşı kurtarma operasyonu başlatan ekipler, yoğun kar yağışı ve tipiye rağmen kısa sürede olay yerine giderek kurtarma çalışması başlattı. Köylülerin de destek verdiği çalışmalarla toplarca ağırlığındaki kar yığını altında kalan minibüsteki 7 kişi, sağ olarak kurtarıldı.  

'MİNİBÜS SÜRÜCÜSÜNÜ UYARDIM'Yaptığı ihbar ile 7 kişinin kurtarılmasında önemli rol oyanayan ve olayda yaralanan Karagülle, Van Bölge Eğitim ve Araştırma hastanesinde tedaviye alındı. DHA muhabirine olay anını anlatan Bahattin Karagülle, çığ felaketinden önce minibüs sürücüsünü uyardığını ancak sürücünün kendisini dinlemediğini ifade etti. Karagülle, "Ben onlara geri dönün dedim. Ben onlara görüş mesafesi sıfır, fırtına var, tipi var, çığ da gelmiş; beni dinlerseniz geri dönelim dedim. Onlar da son bir kez daha dene de belki çıkarız dediler ama keşke dinleselerdi beni. Ben sadece üzerime düşen insanlık görevimi yaptım. Yetkililere haber verdim ve elimden geleni yaptımö diye konuştu.

'ARKADAŞIM MİNİBÜSÜ GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEYİNCE EYVAH DEDİM'Minibüsle iş makinesinin arasında 15 metre bulunduğunu ve çığ düşmesinin ardından minibüsün yukarıda kaldığını düşündüğünü ifade eden Karagülle, "Minibüsle aramızda en fazla 15 metre vardı. Ben çığ beni götürdü ama onlar yukarıdalar diye düşündüm. Bu düşünceyle biraz bekledim. Sonra baktım seslendim kimse yok. 20-25 dakika bekledim sonra kendi çabalarımla çıkmaya çalıştım. Çok şükür, sonra çıktım. Oradan yürüyerek yola çıktım. Yola çıktığımda ilk aradığım şey minibüs oldu. Dedim mutlaka geri dönmüşlerdir. Sonra yaklaşık 1 kilometre yürüdüm. Boynum ve kolum çok ağrıyordu. Yürümekte güçlük çekiyordum. Minibüsün yanına 1 kilometre yürüdükten sonra baktım başka bir minibüs durmuş zincir takıyor. Daha önceden de tanıdığım bir arkadaştı. Yetiştim, Ferdi dedim, telefonun çekebileceği bir yere git. Ferdi'ye minibüsü tarif edip geri dönüp dönmediğini sordum. Bana minibüs görmediğini söyledi. Eyvah dedimö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Kepçe operatörü Bahattin Karagülle'nin açıklamaları

Haber-Kamera: Gülay KUYUCU/ VAN,==================================

Sobadan sızan gazdan zehirlenen anne- oğul öldü GAZİANTEP'te, sobadan sızan karbonmonoksitten zehirlenen Döne Alkurt (84) ile oğlu Cuma Alkurt (39), hayatını kaybetti.Olay, pazar günü, Beydilli Mahallesi'nde meydana geldi. Döne Alkurt ve oğlu Cuma Alkurt'tan 2 gün boyunca haber alamayan yakınları, durumdan şüphelenerek, polise haber verdi. İhbar üzerine adrese giden ve içeri giren ekipler, anne ve oğlunun cansız bedeni ile karşılaştı. Yapılan incelemede Döne ve oğlu Cuma Alkurt'un, sobadan sızan karbonmonoksitten zehirlendiği belirlendi. Anne ve oğlunun cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Adli Tıp KurumuGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir GÜNEŞ/ GAZİANTEP,========================================

Erciş'te öğrenci servisi şarampole yuvarlandı: 14 yaralı

VAN'ın Erciş ilçesinde öğrenci servisinin şarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada 14 öğrenci hafif şekilde yaralandı. Yaralı öğrenciler, Erciş'te tedavi altına alındı. Kaza, dün saat 16.00 sıralarında ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan Kozluca köyü yakınlarında meydana geldi. Yoğun kar yağışının etkili olduğu bölgede öğrencileri taşıyan minibüs kayma sonucu şarampole yuvarlandı. Kazada minibüste bulunan 14 öğrenci çeşitli yerlerinden yaralandı. Olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan öğrenciler, olay yerine gelen ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Hastaneye getirilen öğrenciler-Öğrencilerin hastaneye alınması-Acil servis tabelası-Detaylar

Haber-Kamera: Barbaros KUL/ ERCİŞ(Van),==============================

Yolda kalan ambulanstaki hasta 11 saatte hastaneye ulaştırıldı

SİVAS'ın Hafik ilçesinde kar yağışı nedeniyle yolda mahsur kalan ambulans İlçe Özel İdare ekipleri tarafından 11 saatlik çalışmayla kurtarıldı.Hafik ilçesine 81 kilometre uzaklıktaki Adamlı köyünde rahatsızlanan Yusuf Yılmaz(81) için Hafik Devlet Hastanesine ait ambulans köye gönderildi. Ambulans hastayı köyden aldıktan sonra dönüş yoluna çıktı. Bu sırada 1752 rakımlı Kamışbeli geçidinde yoğun kar yağışı nedeniyle ambulans mahsur kaldı. İhbar üzerine Hafik İlçe Özel İdareye ait ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı çalışmayla yaklaşık 11 saat sonra ambulans kurtarılarak içindeki hasta Yusuf Yılmaz hastaneye ulaştırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Ekiplerin çalışması-Ambulansın kurtarılması 

Haber-Kamera: SİVAS,=======================

Bingöl'de düşüp ayağı kırılan kadının imdadına UMKE yetişti

BİNGÖL'de, merkeze bağlı Göltepesi köyünde hayvanlarını otlattığı sırada dengesini kaybedip düşen ve ayağı kırılan İmran Kutulman, UMKE tarafından hastaneye götürülerek tedaviye alındı.Bingöl'de etkili olan kar yağışı nedeniyle merkeze bağlı Göltepesi köyünde ikamet eden İmran Kutulman, Masala Deresi içerisinde hayvanlarını otlattığı sırada dengesini kaybedip düştü. Düşme sonucu ayağı kırılan Kutulman'ın, hastaneye kaldırılması için 112 Acil Komuta Merkezi'ne haber verildi. Bölgede etkili olan kar nedeniyle köye ulaşamayan ekiplere, Ulusal Medical Kurtarma ekipleri (UMKE) destek verdi. UMKE ekipleri, karlı yolları aşarak ayağında kırıklar olan kadına ulaştı. Ambulansın bulunduğu noktaya getirilen Kutulman hastaneye kaldırılarak tedaviye altına alınırken, sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ----------------Hastanın sedyeyle taşınmasıHastanın ambulansa bindirilmesiGenel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Aziz ÖNAL/ BİNGÖL,==================================

Irmağa düşen kızını kurtarmak için suya atlayan baba kayboldu  SAMSUN'daki Terme Irmağı'na düşen Gizem G.'yi (20), kurtarmak suya atlayan baba Gürsel G., kayboldu. İtfaiye ekiplerince sudan çıkarılan genç kız ise hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı.Olay, dün saat 22.45 saatlerinde ilçe merkezinde bulunan Terme Irmağı'nda meydana geldi. Baba Gürsel G., henüz bilinmeyen nedenle nehre düşen kızı Gizem G.'yi kurtarmak için suya atladı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerince suda kaybolan baba ile kızı için arama- kurtarma çalışması başlatıldı. İtfaiye ekipleri tarafından sudan çıkarılan genç kız, sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Kızını kurtarmak için suya atlayan baba Gürsel G. ise bulunamadı. Bölgeye gelen Samsun Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği'ne bağlı kurbağa adamlar, baba Gürsel G.'nin bulunması için arama- kurtarma çalışması başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Hazırlık çalışmalarıAçıklama-Röp.Arama çalışmalarıGenel ve detaylar

Haber-Kamera Tayfur KARA  SAMSUN,==============================

Suriyeli anne bıçakla, 5 yaşındaki oğlu boğularak öldürüldü (2)ÇİFTTE CİNAYETTE HIRSIZLIK ŞÜPHESİ

İzmir'in Menemen ilçesinde, 5 aylık hamile olan Suriye uyruklu Manar Alahmed (35) ve 5 yaşındaki oğlu Muhammed Cemal'in evde ölü bulunmasının ardından, hayatlarını kaybedenlerin akrabaları olayda hırsızlık şüphesi olduğunu iddia etti. Akrabaları, Alahmed'in kolunda bulunan bileziklerin kayıp olduğunu söyledi. Öte yandan İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'nda yapılan otopsinin ardından, eşini ve oğlunu kaybeden Halil Muhammed cenazeleri teslim aldı. Muhammed zaman zaman sinir krizi geçirdi. Anne ve oğlu son yolculuğuna ise Asarlık Merkez Camii'nde uğurlandı. Cenaze törenine, Halil Muhammed'in yanı sıra hayatlarını kaybedenlerin akrabaları ve yakınları katıldı. Acılı eş ve baba iki tabutun başında gözyaşı dökerken, kılınan namazın ardından anne ile oğlunun cenazesi Menemen Mezarlığı'na defnedildi. Öte yandan gözaltına alınan 3 şüphelinin ailenin komşusu ve iki oğlu olduğu ortaya çıktı. Şüphelilerin sorgusu devam ediyor

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Adli tıptan görüntüCenaze alınırken görüntüAcılı babadan görüntü-Cenaze namazından görüntü-Tabut taşınırken görüntü-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Tolga TAHÇI - Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,=======================================

Ahmet Mekin, eşini gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurladı TÜRK sinemasının emektar oyuncularından, 'Altın Portakal' ödüllü Ahmet Mekin'in (Kurteli) (88), kanser tedavisi gördüğü hastanede, önceki gün hayatını kaybeden eşi Kumral Şükran Kurteli (82), Balıkesir'in Erdek ilçesinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Türk sinemasının efsane jönlerinden Ahmet Mekin'in 63 yıllık eşi Kumral Şükran Kurteli, 2,5 aydır tedavi gördüğü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde onkoloji bölümünde, önceki gün hayatını kaybetti. Kumral Şükran Kurteli'nin cenazesi uçakla Balıkesir'in Erdek ilçesine getirildi.  Kumral Şükran Kurteli'nin cezane namazı ikindi namazının ardından Erdek Ocaklar Camiinde kılındı.  Cenazeye eşi Ahmet Mekin, kızları Zeynep Güven ile Kezban Berna Şimşek, torunu Mekin Sezer Şimşek, Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, STK temsilcileri ile çok sayıda seveni katıldı. Kumral Şükran Kurteli, kılınan cenaze namazının ardından Erdek Ocaklar Mezarlığı'na defnedildi.

AYAKTA DURMAKTA ZORLANDIAhmet Mekin, cenaze namazı boyunca ayakta durmakta güçlük çekti. Namazın ardından eşinin tabutunu omuzlayan Mekin, gözyaşlarına hakim olamadı. Kızının otomobiline binerek cenaze aracını takip eden Ahmet Mekin, aracın içerisinde de gözyaşı döktü. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Cenaze namazından detaylar-Ahmet Mekin'in taziyeleri kabul etmesinden detaylar-Ahmet Mekin'in cenaze namazında ağlamasından detaylar-Ahmet Mekin'in kızının otomobilinde ağlamasından detaylar-Genel detaylar

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN/ ERDEK(Balıkesir),===============================

'Koronavirüs için maske kullanmak gereksiz, hatta zararlı bile olabilir' SAĞLIK Bakanlığı Koronavirüs Bilimsel Kurul Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, "Şu an Türkiye için maske kullanımı çok gereksiz. Hele ki N95 ve FFP3 olarak bilinen özel maskeleri asla kullanmayın. Koronavirüsten korunmak için bu maskelere ihtiyaç olmadığı gibi, bu maskeleri gereksiz kullanmak yalancı güven duygusuna sebep olur. Maske takan kişi korunuyorum zannederek, el yıkama ya da diğer hijyen, korunma yöntemlerini ihmal edebilir" dedi.Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği, koronavirüs bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya, KLİMİK Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, Dernek Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ve Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Önder Ergönül ile Prof. Dr. Gökhan Aygün katıldı. Enfeksiyon uzmanlarının hastalıkla ilgili Türkiye'de gereksiz ve abartılı bir panik havası yayıldığını belirterek, Türkiye'nin şu anki asıl gerçeğinin dünyada çok daha fazla ölüme neden olan İnfluenza A ve B grubu gripler olması gerektiğini bildirdi.  Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Alpay Azap, "Salgının çıktığı Aralık ayından itibaren çok yakın bir şekilde takip ediyoruz. Olabildiğince bilimsel veriler sunmaya gayret ediyoruz. Ama her salgında olduğu gibi bu salgında da çok fazla kirli bilgi var. Az önce Ankara'dan geldim. Havalimanında maskeli vatandaşlar gördüm. Türkiye'de maske kullanımı şu an çok gereksiz. Özellikle N95 veya FFP3 olarak bilinen tıbbi maskeleri ancak eğitimli sağlık çalışanları doğru şekilde kullanabilirler. Ayrıca maskeleri gereksiz kullanmanın zararı bile var. Yalancı güven duygusu yaratıp, kişilerin hijyen kurallarını gevşetmesine yol açabilir. Şu an için koronavirüsten korunmanın tek yolu diğer tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarında olduğu gibi düzenli ve sık el temizliği sağlamaktır" dedi. 

BİR KİŞİDE VAR DİYE TÜM UÇAK TARANMAZ"Yurtdışına giderken maske takalım mı?" şeklinde sorular aldıklarını kaydeden Prof. Dr. Azap, şöyle konuştu: "Zaten Çin'e gerekmedikçe gitmeyin uyarısı var. Hastalığın görülmediği ülkelere giderken maske takmaya gerek yok. Türkiye'nin termal kamera tarama uygulaması yaptığı ülkelere gidecekler maske kullanabilirler. Bu virüs uçakta çok kolay bulaşan bir virüs değil. Örneğin termal kameraya birisi yakalandı ve biz bu kişinin riskli bölgelerden geldiğini biliyoruz, ateş olduğunu tespit ettik. O kişinin sadece iki koltuk önde iki koltuk arkada ve iki koltuk yanındaki kişiler, temaslı kabul ediliyor. Yani o uçakta bulunan herkes, uçuş ekibi vesaire, temaslı sayılmıyor. Bizi sevindiren bir bulgu da hala en çok vaka sayısı ve ölümlerin Çin'le sınırlı kalması. Diğer ülkelerde vaka sayılarında dramatik artışlar söz konusu değil. Bu da salgının kontrol altına alınması konusunda ümitlerimizi artıran bir bulgu."

GRİP VİRÜSÜ GİBİ ÇABUK DEĞİŞEN BİR VİRÜS DEĞİLProf. Dr. Gökhan Aygün ise koronavirüsün gribe yol açan influenza virüsleri gibi çok hızla değişmeye müsait bir genetik yapısının olmadığına işaret ederek, "Bu salgın sürecinde yeniden koronavirüsten bir mutasyon, bambaşka özelliklere sahip, çok hızla yayılabilen ve farklı seyredilebilecek bir virüs beklentimiz yok" dedi.

TEDAVİDE HIV İLAÇLARI İŞE YARADISağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyelerinden ve KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz de tedavi için yeni bir ilaç geliştirilmediğini, çalışmaların halen sürdüğünü belirtti. Yavuz şu bilgileri verdi: "Yapılan son çalışmalarda 6-7 günlük gibi kuluçka süresi söyleniyor. Ateş ile başlayan öksürük, ilerleyen günlerde nefes darlığı ve zatürreye neden oluyor. Aslında bildiğimiz bir hastalık bu, zatürre. Ölüm oranı MERS ve SARS'a göre çok daha düşük. Yüzde 2-2,5 civarında. SARS'ta yüzde 10, MERS'te ise yüzde 35-37 gibi bir ölüm oranı vardı. Tedavide şu an kesin olarak etkinliği gösterilmiş bir antiviral ilaç yok. Bizim daha önceden HIV/ AIDS tedavisinde kullandığımız 'proteaz inhibitörleri' özelliği olan ilaçlarımız vardı. Onlardan bir tanesinin etkisi olduğu söyleniyor, ilk sonuçların olumlu olduğu söyleniyor. Ama kesin bu işi çözüyor değil henüz. Yine aynı gruptan bir başka HIV ilacı daha var ancak onunla ilgili çalışmalar henüz deneysel aşamada, hastalarda uygulaması yok. Bu ilaçlardan biri Türkiye'de de kullanılıyor, var. Bir de grip için kullanılan bir preparat var. Hemen hemen bütün koronavirüslerde etkin. Onu da bazı hastalarda deniyorlar."

ARTIŞIN KIRILMASININ TEK YOLU KONTROLÜ SAĞLAMAKAvrupa Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ile KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönül, günde yaklaşık 2 bin ile 2 bin 500 arasında teşhis olduğunu belirterek, "20 bine dayandı tanı almış toplam vaka sayısı. Acaba bu çan eğrisi ne zaman tepe noktasına ulaşacak ve düşüşe geçecek? Günlük teşhis sayısı binli rakamlara düştüğünde olacak bu. Ama tepe noktasının 50-60 binden aşağı olmayacağı çok açık şu anda. Yani 75 bine kadar ulaşabilir vaka sayısı. Bu artıştaki kırılmanın tek yolu var. O da hastaların tedavi edilmesi ya da aşı bulunması değil. Asıl yöntem izolasyon. Yani enfeksiyon kontrol önlemleri. Şimdilik 26 ülkede görüldü. 20 bin 636 tanı konmuş vaka var. Yaklaşık 7 bin hastalık bulguları olan ama kesin tanısı olmamış vaka ve ne yazık ki 427 ölü var" dedi.

KORONAVİRÜS TRÜKİYE'NİN GERÇEĞİ DEĞİL GRİP DAHA ÖLDÜRÜCÜTürkiyede sokaklarda koronavirüs değil grip salgınlarının olduğunu ve şu anda Türkiye'nin gerçeğinde koronavirüs bulunmadığını söyleyerek, grip virüsünün koronadan daha çok insanın ölümüne yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Ergönül, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD'de son bir yılda milyonlarca insan gribe yakalandı ve 10 bine yakın ölüm oldu. Grip virüsü çok daha hızla şekil değiştirebiliyor. O nedenle aşısını yapmakta problem yaşar bilim dünyası. Bu nedenle aşısı hep tartışılır. Yine de aşı koruyucudur. Koronavirüste ise tehlike bu boyutta değil henüz. Bir de şehir efsaneleri türedi. Örneğin koronavirüste tuzlu suyla gargaranın hiçbir önemi ve etkisi yok. Çin malı ürünlerden hastalık bulaşmaz. Her gördüğünüz Çinli ya da Uzakdoğulu insanın hasta olduğunu düşünmek sağlıksız bir yaklaşım. Pandemi yani Çin'deki gibi bir yayılmanın diğer ülkelerde olması söz konusu değil. Daha önce bu hastalık neden yoktu? Daha önce bilinmiyordu. Örneğin 100 yıl önce Ortadoğu'ya dönersek neredeyse bütün hastalıklar veba diye geçiyordu. Ayrıntılı analiz edilemiyordu. Tüberküloz bile topu topu 100 yıllık bir geçmişi olan bir hastalık. Son 20 yılda 20 yeni virüs keşfedildi. Bunlar giderek de çeşitleniyor. Artık adını koyabiliyoruz. Önceden de bunlar oluyordu, insanlar ölüp gidiyordu ama biz nedenini bilmiyorduk. Çin'den gelen görüntüler de gerçekçi değil çünkü korona öyle pat diye öldüren bir hastalık değil. Günler sürüyor hastalığın ölümcül evreye gelmesi."

GÖRÜNÜ DÖKÜMÜ: ------------------------------Prof. Dr. Önder Ergönül röportajı-Prof. Dr. Alpay Azap, Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ve Prof. Dr. Gökhan Aygün'ün açıklamalarda bulunduğu basın toplantısı röportajı-Detaylar 

Haber-Kamera: Özlem Yurtçu KARABULUT- Kubilay ÖZEV/ İSTANBUL,==============================================

'Koronavirüs' için negatif basınçlı sedyeler

SAĞLIK Bakanlığı'nca, Türkiye'de olası 'koronavirüs' taşıyan hastaların sevk edilmesinde kullanılmak üzere özel negatif basınçlı sedyeler hazırlandı.Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de henüz koronavirüs taşıyan hastaya rastlanmamasına rağmen tüm önlemleri almaya devam ediyor. Bu kapsamda olası virüs saptanan hastaların naklinde kullanılması için özel negatif basınçlı sedyeler hazırlandı. Dış ortandan tamamen izole sedyeler, temiz havayı hasta ile buluştururken, hastadan enfekte havayı ise filtreden temizleyerek dışarıya veriyor.Ankara 112 İl Ambulans Başhekim Yardımcısı Dr. Mustafa Çağlı, Ankara'da negatif basınçlı 3 sedye bulunduğunu belirterek, "Aslında bunlar 2010 yılından bu yana Türkiye'de hava yoluyla bulaşıcı hastalıklarda önlem ve koruyucu amaçlı kullandığımız sedyeler. Şu anda da koronavirüse karşı herhangi bir şüphede bunları kullanacağız" dedi.Çağlı, Türkiye'de koronavirüs tanısı alan hasta bulunmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Böyle tanı olan hastamız olursa herhangi bir merkeze nakli gerekebilir. Transferin gerçekleşmesinde bunları kullanacağız. Negatif basınçlı sedyeler tamamen dış ortamdan izoleler. Dışarıdan aldıkları temiz havayı hastayla buluşturuyor, hastadan çıkan enfekte havayı filtreden temizleyerek dışarıya veriyorlar. Arka tarafındaki deliklerden temiz havayı içeriye alıp, hasta soluduktan sonra bulaş olmaması için filtreyi çekip, o havayı dışarıya çıkartıyoruz. Yani normal havayla içerideki hastanın tamamen izolasyonu sağlanıyor."

GÖRÜNÜ DÖKÜMÜ: ------------------------------Özel sedyelerden detaylar-Genel detaylar-Röportaj

HaberKamera: Kaan ULU - Hayati İKİZOĞLU/ ANKARA,===================================

"Kapadokya'da 'koronavirüs'e rastlanmaması sevindirici' TÜRKİYE Seyehat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kapadokya Bölge Yürütme Kurulu Üyesi Ali Murat Yıldız, yılda 275-300 bin Çinli turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinde 'koronavirüs' vakasına rastlanmadığını, bunun sevindirici olduğunu söyledi.Türkiye'nin önemli kültür turizm merkezlerinden Kapadokya, her yıl yaklaşık 275-300 bin Çinli turiste ev sahipliği yapıyor. TÜRSAB Kapadokya Bölge Yürütme Kurulu Üyesi Ali Murat Yıldız, Çin'de ortaya çıkan ve turizmcileri olumsuz yönde etkileyen 'koronavirüs' ile etkin mücadele kapsamında çalışmaların yürütülmesinin gerektiğini belirtti. İlk olarak bu virüsün panzehri niteliğindeki aşısının bir an önce bulunmasını istediklerini söyleyen Yıldız, "Şu anda bölgemizde 'koronavirüs'e rastlanmadı. Bu bizler için oldukça sevindirici. Biz turizmciler olarak bu gibi olayların geçici olacağını ümit ediyoruz. İnşallah gerek bölgemize gerekse de ülkemize bu konuda bir zarar gelmez" diye konuştu.Nevşehir'in Uçhisar beldesinde turizm işletmeciliği yapan Çoşkun Kırtıl ise Sağlık Bakanlığı'nın aldığı tedbirleri ve Türk Hava Yolları'nın Çin'e yaptığı seferleri iptal etmesini olumlu gelişmeler olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Çinli turistlerden görüntü-Turizmci Coşkun Kırtıl ile röportaj-Ali Murat Yıldız ile röportaj-Genel detay

Haber-Kamera: Ahmet KORKMAZER/ NEVŞEHİR,============================================

Bakan Kurum: Elazığ'da 4 bin 600 bina yıkılacak

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucu Elazığ'da 4 bin 600 binanın yıkılacağını söyledi. Kurum, "Bu yıkımları yapıp, şubat ayı sonunda inşa faaliyetlerine başlayacağız. Elazığ'daki kardeşlerimizin yaralarını hızlı şekilde saracağız. Acil yıkılması gereken 441 bina var. Ağır hasarlı binalar da yıkılacak" dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Elazığ'da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu. Depremin en çok etkilediği Mustafa Paşa Mahallesi'ndeki çalışmaları inceleyen Bakan Kurum, yaptığı açıklamada, Elazığ'da hasar tespit çalışmalarının yüzde 85'inin tamamlandığını söyledi. Yapılan çalışmalarla 4 bin 552 ağır hasarlı binanın tespit edildiğini anlatan Bakan Kurum, 1779 da orta hasarlı binanın olduğunu aktardı. Bakan Kurum, "Şu ana kadar 40 bin binamızın tespitini yaptık ve 169 bin bağımsız bölümü içeren tamamlandı. Elazığ'ın genelinde hasar tespit çalışmasının yüzde 85'ini tamamladık. Yarın itibarıyla hasar tespitimizin büyük bir çoğunluğunu tamamlamış olacağız. Sivrice ve Maden ilçelerinin merkezinde hasar tespit çalışmaları bitti, köylerimizde sürüyor. Hasar tespit çalışmalarıyla birlikte binaların yıkımını da sürdürüyoruz. Hızlı bir şekilde hem hasar tespit çalışmasını yapıyoruz hem de yıkılması gereken binaların yıkımını başlatmış durumdayız. Bu çerçeve Elazığ genelinde 107 binanın yıkımını bitirdik. Sürsürü Mahallesi'ndeki yıkım çalışmalarımız tamamlama aşamasına geldi. Mustafa Paşa ve Abdullah Paşa mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyoruz" dedi. 

10 BİN KONUTLUK PROJE ÇALIŞMASIBakan Kurum, yıkım çalışmaların ardından Elazığ'da belirlen 36 rezerv alanında 10 bin konutluk proje çalışmalarına da başlayacaklarını belirtti. Hasar tespit çalışmalarının drone destekli yapıldığına dikkat çeken Kurum, şunları söyledi: "Hem yerde hem de drone ile havadan tespitler yapıyoruz. Bu tespitler sayesinde çatılardaki hasarları, binalarda göremediğimiz alanlardaki hasarları drone ile tespit ediyoruz. Drone'lar oldukça hassas veri veriyor. O verilerle birlikte haritamızda kentsel dönüşüm alanını belirleyerek, ne kadar binamız etkilenmiş ne kadar binayı kentsel dönüşüme dahil etmemiz gerekiyor, proje için orta hasarlı binanın dahil edilip, edilmesi gerektiği de bu çalışmalar sayesinde yapıyoruz. Elazığ'da belirlediğimiz 3 rezerv alanda toplamda 10 bin konutluk proje çalışmasını başlattık. Projelerimiz de ilerledi. Elazığ'da depremde etkilenen en önemli yer Mustafa Paşa ve Sürsürü mahalleleri oldu. Abdullah Paşa Mahallesi'nde de yapı stoku kötü. Mustafa Paşa Mahallesi'nde 30 binanın yıkımını gerçekleştirdik, 100 bina yıkımını da yapacağız. Bu yıkımları yapıp, şubat ayı sonunda inşa faaliyetlerine başlayacağız. Elazığ'daki kardeşlerimizin yaralarını hızlı bir şekilde saracağız. Acil yıkılması gereken 441 bina var. Ağır hasarlı binalar da yıkılacak. Elazığ genelinde yıkılacak bina sayısı 4 bin 600. Bina enkazı çalışmasında lazer tarayıcılarını kullanmıştık. Lazer tarayıcıları saniyede 2 milyon nokta atabilen ve binanın fotoğrafını lazerle çıkarabilen, binanın yıkılma tehlikesi olup olmadığının tespitini takip ediyoruz. Drone ile enkaz etrafında, deprem sahasında ilk günde uçuş yapıp, hangi bölgelerde etkilenme var, hangi bölgelerde ağır hasar var, drone ile hızlı bir şekilde tespit ediyoruz."  

ELAZIĞ'DA HASAR TESPİT VE YIKIM ÇALIŞMALARI HAVADAN DRONE İLE TAKİP EDİLİYORÇevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca, Elazığ'da deprem sonrası başlatılan hasar tespit ve yıkım çalışmaları havadan drone ile takip ediliyor.  Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum dün Mustafapaşa Mahallesi'nde yıkım çalışmalarını yerinde inceleyerek açıklamalarda bulundu. Bakanlık tarafından Sürsürü ve Mustafapaşa Mahalle'lerindeki hasar tespit ve yıkım çalışmaları havadan drone ile takip ediliyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Bakan'ın açıklamaaları+++-Sürsürü ve Mustafapaşa Mahalle'lerindeki yıkım çalışması (DRONE) 

Haber-Kamera: ELAZIĞ,========================

Kaçak göçmenler sürat teknesine binerken yakalandı MERSİN'de yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmak isteyen 1'i çocuk 17 göçmen, sürat teknesine binerken jandarma tarafından yakalandı. Mersin İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından deniz yolu ile sürat teknesi kullanılarak Kıbrıs'a yasa dışı yollardan göçmen taşınacağı bilgisi alması üzerine harekete geçti. Akdeniz ilçesi Adanalıoğlu Mahallesi sahil kesiminde içinde kaçak göçmenlerin olduğu sürat teknesi Kıbrıs'a gitmek üzere denize açıldığı sırada Sahil Güvenlik Komutanlığı botlarınca durduruldu. Teknedeki 1'i çocuk 17 Suriye uyruklu göçmen, Suriye uyruklu tekne kaptanı ile göçmen kaçakçılığı organizatörlüğü yapan 1 Türk vatandaşı da gözaltına alındı.Kimlik sorguları yapılan göçmenlerden 11'inin yasa dışı yollardan 6'sının yasal olarak Türkiye'ye giriş yaptıkları ortaya çıktı. Olayda kullanılan tekneye el konulurken soruşturmanın tamamlanmasının ardından 17 Suriye uyruklu göçmen İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilecek. Organizatör olan 1 kişi ile tekne kaptanı hakkında ise adli işlem başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Göçmenlerin binadan çıkması-Göçmenlerin araca binmesi-Araç çevresinde önlem alan askerler

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/ MERSİN,======================================

Hatay'da askeri araç hareketliliği HATAY'da, TIR'lara yüklü tank, obüs ve çeşitli askeri araçlar sınırın çeşitli noktalarına konuşlandırılmak üzere yola çıktı.Reyhanlı'daki sınır bölgesinde TIR'lara yüklenen tank ve obüsler ile çeşitli askeri araçlar konvoy halinde Antakya istikametine gitti. Askeri araçlar sınırın farklı noktalarında konuşlandırılacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Tırlara yüklü tank ve obüsler-Askeri araçlardan görüntü-Detaylar

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/ REYHANLI(Hatay),==================================

Otomobil önce 3 araca sonra polis merkezi kapısına çarptı, sürücü öldü KÜTAHYA'nın Tavşanlı ilçesinde sürücüsü Hasan Yılmazer'in (70) kontrolünden çıkan otomobil, park halindeki 3 otomobile çarptıktan sonra polis merkezinin kapısına vurarak durdu. Kaza öncesi kalp krizi geçirdiği sanılan yaralı sürücü, hastanede yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.Kaza, Tavşanlı ilçesi Yeni Mahalle Şehit Gaffar Okkan Caddesi'nde meydana geldi. Haşim Benli Bulvarı'nda ilerleyen Hasan Yılmazer idaresindeki 43 HY 746 plakalı otomobil, park halindeki 3 otomobile daha sonra ise Polis Merkezi Amirliği kapı girişine çarparak durdu. Kazada yaralanan sürücü Hasan Yılmazer, ihbar üzerine gelen ambulansla Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada doktorların tüm müdahalesine rağmen Yılmazer, hayatını kaybetti. Yılmazer'in direksiyon başında kalp krizi geçirdiği değerlendirilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak olan otopsinin ardından netlik kazanacak. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Sürücü Yılmazer'in hastaneye getirilmesi-Acile götürülmesi-Kazanın olduğu polis amirliği-Kaza yapan araç-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Tuna İŞLTEYEN/ TAVŞANLI(Kütahya),====================================

Hatay'da pompalı dehşet: Annesi ve eşini öldürüp, intihar etti HATAY'da Ömer Yıldırım (27), pompalı tüfekle eşi Pervin (27) ve annesi Emine Yıldırım'ı (50) öldürüp, yaşamına son verdi.Olay, merkez Antakya ilçesi Çekmece Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir aile içi geçimsizlik yaşayan Ömer Yıldırım, eşi Pervin ve annesi Emine Yıldırım ile bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Yıldırım, bir süre aracına gidip, pompalı tüfeği aldıktan sonra girdiği evde annesi Emine ve eşi Pervin Yıldırım'ı vurdu. Daha sonra tüfeği kendisine yöneltip ateşleyen Yıldırım, hayatını kaybetti. Evden gelen sesleri duyan komşuların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Eve giren ekiplerin yaptığı kontrolde Ömer Yıldırım, annesi Emine ve eşi Pervin Yıldırım'ın öldüğü belirlendi. Ailenin olay yerine gelen yakınları gözyaşı döktü. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Olay yerinden genel ve detay görüntüler-Ailenin yakınları ağlaması -Komşularının görüntüsü

Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK/ HATAY,=====================================

Annesini bıçaklayıp, 4'üncü kattan atlayan genç kız öldü BALIKESİR'in Edremit ilçesinde, Irmak Bayramıçlılar (20), annesi Nagihan Bayramıçlılar'ı (42) bıçakladıktan sonra oturdukları apartmanın 4'üncü katından atladı. Hastaneye kaldırılan genç kız, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Olay, dün saat 19.30 sıralarında ilçeye bağlı Camivasat Mahallesi'ndeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu'nun karşısında bulunan 5 katlı apartmanın 4'üncü katında meydana geldi. İddiaya göre Nagihan Bayramıçlılar ile kızı Irmak Bayramıçlılar arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine genç kız mutfaktan aldığı bıçakla annesinin boyun kısmını kestikten sonra kendisini evin penceresinden boşluğa bıraktı. Alt katta bulunan pencerenin panjuruna çarpan Irmak Bayramıçlılar kafa üstü düştü. Yerde yatan genç kızı görenler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.Olay yerine gelen polis ekipleri Nagihan Bayramıçlılar'ın da yaralı olduğunu görerek, bir ambulans daha istedi. Hastaneye götürülen Irmak Bayramıçlılar doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Hastanede tedaviye alınan anne Nagihan Bayramıçlılar'ın da hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Olay yerinden detay görüntü-Edremit Devlet Hastanesi acil servisinden detay görüntü

Haber-Kamera: Fatih Emrah ERDOĞAN/ EDREMİT(Balıkesir),========================================

Sevgilisi ile görüşmesini istemeyen annesini bıçakladı KAYSERİ'de, M.C.K. (17) iddiaya göre, sevgilisi ile görüşmesine karşı çıkan annesi Yasemin K'yı (33) bıçaklayarak yaraladı.Olay, dün gece saatlerinde Melikgazi ilçesi TOKİ Demokrasi Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Yasemin K. oğlu M.C.K.'nın Konya'da yaşayan sevgilisi ile görüşmesine karşı çıktı. Anne-oğul arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sonrası M.C.K. mutfaktan aldığı bıçakla annesine saldırdı. Kasığından yaralanan Yasemin K., kaçarak komşularına sığındı. Komşularının ihbarıyla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Yasemin K. olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine kaldırıldı. Olayın şüphelisi M.C.K. ise, polis ekipleri tarafından yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli M.C.K., Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Yarlı Yasemin K'nın hastaneden görüntüsü-Şüpheli Mehmet Can K'dan görüntü-Hastane ve Emniyet Müdürlüğünden detay görüntü-Genel detay

Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN/ KAYSERİ,======================================

Irmağa düşen kızını kurtarmak için suya atlayan baba kayboldu  SAMSUN'daki Terme Irmağı'na düşen Gizem G.'yi (20), kurtarmak suya atlayan baba Gürsel G., kayboldu. İtfaiye ekiplerince sudan çıkarılan genç kız ise hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı.Olay, dün saat 22.45 saatlerinde ilçe merkezinde bulunan Terme Irmağı'nda meydana geldi. Baba Gürsel G., henüz bilinmeyen nedenle nehre düşen kızı Gizem G.'yi kurtarmak için suya atladı. Olayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerince suda kaybolan baba ile kızı için arama- kurtarma çalışması başlatıldı. İtfaiye ekipleri tarafından sudan çıkarılan genç kız, sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Kızını kurtarmak için suya atlayan baba Gürsel G. ise bulunamadı. Bölgeye gelen Samsun Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği'ne bağlı kurbağa adamlar, baba Gürsel G.'nin bulunması için arama- kurtarma çalışması başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Hazırlık çalışmalarıAçıklama-Röp.Arama çalışmalarıGenel ve detaylar

Haber-Kamera: Tayfur KARA/ SAMSUN,====================================

Evinin önünde silahlı saldırıda yaralandı

ADANA'da evinin önünde tartıştığı iki kişinin tabancalı saldırısına uğrayan Ali T. (19), bacağından yaralandı. Olay, bugün saat 02.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Pınar Mahallesi'nde meydana geldi. Gece geç saatlerde evine giden Ali T., kapısının önünde isimleri henüz öğrenilemeyen 2 kişi ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine kimliği belirsiz kişiler, tabancayla Ali T.'ye ateş açtıktan sonra bindikleri taksi ile olay yerinden kaçtı. Sol bacağından isabet eden mermi ile yaralanan Ali T., yakınları tarafından otomobil ile Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Ali T.'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi. 

GÖZALTINA ALINDILARPolis, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda şüphelilerin kaçtığı taksinin plakası belirledi. Plaka Tanıma Sistemi'nden taksinin merkez Çukurova ilçesi Topalak Mahallesi yönüne gittiğini tespit eden ekipler, aracı Çatalan Batı Köprüsü üzerinde durdurdu. Araçta yapılan aramada olayda kullanılan silaha rastlanmazken, eşkale uyan iki kişi ile taksi sürücüsü gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Bağlar Polis Merkezi'ne götürüldü. Polis, olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Olay yerinden görüntüOlay yeri inceleme polislerinden görüntüTaksinin yakalandığı yerden görüntüTaksiden görüntüPolis araçlarından görüntü

Haber-Kamera: Gökhan KESKİNCİ/ ADANA,=======================================

Eşinin bıçakladığı kadın polise sığındı SAKARYA'nın Akyazı ilçesinde eşi Turan G.'nin bıçaklı saldırısından kaçan Güler G. (44), polise sığındı. Yaralanan Güler G. hastaneye kaldırılırken, polis şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.Olay, dün akşam saatlerinde Akyazı Yunus Emre Mahallesi'nde meydana geldi. Turan G., henüz belirlenemeyen nedenle tartıştığı eşi Güler G.'ye bıçakla saldırdı. Kocasının saldırısından kaçan Güler G., yakındaki Akyazı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne sığındı. Eşi Turan G.'nin kendisine saldırdığını söyleyen Güler G.'ye ilk müdahaleyi polisler yaptı. Haber verilmesi üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekibi, bacağından bıçaklanan Güler G.'yi Akyazı Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. Güler G. tedavi altına alınırken, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis, Turan G.'nin yakalanması için çalışma başlattı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Emniyet Müdürlüğü önünden görüntüler 

Haber-Kamera: Nuri KURU/ AKYAZI(Sakarya), =============================

Hamamda fenalaşan adam öldü ANKARA'da, Tarihi Eynebey Hamamı'nın saunasında fenalaşan İsmail Büyükköse (41), yaşamı yitirdi.Olay, bugün saat 03.00 sıralarında Altındağ ilçesindeki Osmanlı Devlet zamanından kalma Eynebey Hamamı'nda meydana geldi. Hamamın düzenli müşterilerinden İsmail Büyükköse, girdiği saunadan uzun süre çıkmadı. Hamam görevlileri, saunaya girdiğinde Büyükköse'nin yerde hareketsiz yattığını gördü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Büyükköse'nin yaşamını yitirdiğini belirledi. İsmail Büyükköse'nin ölümünü şüpheli bulan polis, hamam görevlilerinin ifadelerini aldı. Büyükköse'nin ilk belirlemeye göre, nefes darlığı çekerek fenalaştığı belirtildi.Polis, olay hakkında soruşturma başlatırken, Büyükköse'nin cansız bedeni, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Hamam dışından görüntüSağlık ekiplerinden görüntüPolis ekiplerinin incelemesiGenel ve detay

Haber-Kamera Caner ÜNVER/ ANKARA,====================================

Eskişehir'de sendikacılar arasında arbede (2)GERGİNLİK 9 SAAT SÜRDÜ

Eskişehir'de, Kristal-İş Eskişehir Şubesi Başkanlığı görevinden alınan Erdal Akyazı ile yanındaki üyeler, Genel Başkan Yardımcısı Selim Çallı ile yanındakilerin, sendika binasına girmesine izin vermedi. İki grup arasında dün saat 10.00 sıralarında başlayan gerginlik yaklaşık 9 saat sonra sona erdi. Zaman zaman iki grup arasında arbede çıkarken, kavga Eskişehir Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı çevik kuvvet ekiplerinin araya girmesiyle engellendi.

Polis iki grup arasına girerken, Genel Başkan Yardımcısı Selim Çallı'nın yanında yer alan 7 üye binaya girerek görüşmelerde bulundu. Kristal-İş Eskişehir Şubesi Başkanlığı görevinden alınan Erdal Akyazı, sendika şubesinin karar defterini üst yöneticilere vermeyi kabul etti. Akyazı'nın evinden alınan defter yöneticilere teslim edilirken, sabah yeni yönetimin toplanarak karar verilmesi anlaşmasıyla iki grupta sokaktan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Sendika binası önündeki iki grup-Araya giren Çevik Kuvvet ekipleri-Yaşanan tartışmalar-Çıkan arbede-Polisin müdahalesi-Grupların sendika önünden ayrılması-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN - Hakan TÜRKTAN/ ESKİŞEHİR,========================================

Şarköy'deki deprem ölçüm istasyonundaki cihazları çaldılar TEKİRDAĞ'ın Şarköy ilçesinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Anabilim Dalı'na ait deprem kayıt istasyon cihazlar çalınıp, tahrip edildi. İstasyonun çalışmaması üzerine durumun bildirildiği jandarma, cihazları üzerinde bulunan GPS'den yola çıkarak yakındaki bir mahalledeki evde ve araziye atılmış olarak buldu. Olayla ilgili yakalanan S.K. ve S.Y., tutuklanarak cezaevine konuldu.İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı, Tekirdağ'ın Şarköy ilçesi Sofuköy Mahallesi'ne, bölgedeki depremleri kayıt altına almak için ölçüm cihazları, akü ve güneş panellerinden oluşan deprem kayıt istasyonu yerleştirdi. Yarı toprağa gümülü haldeki istasyonun üç kayıt cihazı, aküler ve güneş panelleri yerinden sökülerek çalındı. İçinde 3-4 aylık deprem verileri bulunan cihazların çalışmadığını fark eden İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi yetkilileri, durumu Şarköy İlçe Jandarma Komutanlığı'na bildirdi.

GPS CİHAZINDAN BULUNDUJandarma, çalınan cihazların üzerinde bulunan GPS cihazın sinyallerini takip ederek, çalıntı cihazların Yeniköy Mahallesi'nde S.K., adlı kişinin evinde bulunduğunu belirledi. Jandarma Şarköy Sulh Ceza Mahkemesi'nden aldığı kararla S.K.'nin evinde yaptığı aramada bir akü ile deprem ölçüm cihazının dış koruması bulundu. Gözaltına alınan S.K., jandarma ekipleri arazide yaptığı yer göstermede de diğer deprem ölçüm cihazları da arazide orman içerisinde bulunarak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi yetkililerine teslim edildi.

Jandarma, deprem ölçüm cihazlarının çalınmasıyla ilgili S.K.'ye yardım ettiğini belirlediği aynı mahallede yaşayan S.Y.'yi de yakaladı. Şüpheliler, verdikleri ifadelerde, cihazları kendilerinin çalmadığını arazide bulduklarını öne sürdü. Jandarmadaki soruşturmalarının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler S.K. ile S.Y., çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu. Şüphelilerin deprem cihazlarını aküleri alıp, satmak için çaldıkları öğrenildi.

'SON DERECE ÜZÜCÜ'Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, yaşanan olayın çok kötü olduğunu belirterek, "Ülkemizde Elazığ depreminden sonra Şarköy ilçemizin de böyle gündeme gelmesi bizleri son derece üzmüştür. Sofuköy Mahallesi'nde deprem ölçüm cihazının çalınması son derece bizleri üzmüştür. Ancak jandarma ekiplerimizin başarılı çalışması sonucu bulundu. Bu tür olayları bir daha olmamasını diliyoruz. Tüm halkımızın duyarlı olmasını istiyoruz. Deprem ülkemizin bir gerçeği ama bizim de halk olarak deprem bilim adamlarının yanında olmamız gerekiyor. Bir daha bu tür olayların olmamasını diliyor ve yapanları kınıyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Deprem istasyonu cihazları-Çalınan cihazların yeri-Tahrip edilen istasyon bölgesi-Muhabir Mehmet Yirun anons-Diğer deprem cihazları-Cihazların bulunduğu bölge-Belediye Başkanı Alpay Var ile röp.

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN - Nuri ÇAĞLAR/ ŞARKÖY(Tekirdağ),=============================================

Depremde hasar gören apartmanların demir kapıları çalındı ELAZIĞ'daki depremde hasar gördükleri için boşaltılan 2 apartmanın demir kapıları çalındı. Elazığ'ın Rüstempaşa Mahallesi Adnan Orakçıoğlu Caddesi'nde bitişik halde bulunan biri 5 diğeri 6 katlı 2 binaya, Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından hasarlı raporu verildi. Bunun üzerine toplam 20 daireli 2 apartmanda yaşayanlar, tahliye edildi. Ancak önceki gün gece yarısı 2 apartmanın demir kapıları kimliği belirsiz kişiler tarafından sökülerek, çalındı. Hırsızlık olayı sabah saatlerinde mahalle sakinleri tarafından fark edildi. İhbarla gelen polis ekipleri, şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Apartmanda oturan Ahmet Bayram, "Depremden dolayı binalarımızın hasarlı olduğu söylendi. Bizler de binayı boşaltmak için çalışmalara başladık. Apartmanların dış kapılarının çalındığını öğrendik. Durumu polise bildirdik" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Apartmanlardan görüntü Röportaj Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Erkan BAY/ ELAZIĞ,==================================

Tekirdağ'da 3 ton sahte içki ele geçirildi TEKİRDAĞ'ın Ergene ilçesinde jandarmanın bir eve düzenlediği baskında 3 ton sahte içki ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, İstihbarat Şube ve Ergene Jandarma Komutanlığı ekipleri yaptıkları çalışmada, Ergene'nin Sağlık Mahallesi'nde Ahmet Ç.'nin evinde sahte içki imalatı yaptığını belirledi. Jandarma ekipleri içkilerin piyasa sürülmesinden önce eve baskın yaptı. Yapılan aramalarda, bidonların içinde 3 ton sahte içki ile 450 litre şarap ele geçirdi. Sahte içkilere imha edilmek üzere el konulurken, olayla ilgili gözaltına alınan Ahmet Ç. ile ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Sahte içki imal edilen ev-Şişelerdeki sahte içkiler-Ele geçen malzemeler-İçki dolu bidonlar-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ ERGENE(Tekirdağ),=================================

Ortaylı: Bilmiyoruz, bizim memleketin üstünden bu beton faciası ne zaman kalkar? TARİHÇİ ve Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, konferans için geldiği Kahramanmaraş'ı gezerken eski ve yeni halini değerlendirerek, "Şehrin içinde bir takım konaklar, evler, dar sokaklar vardı. Resim gibiydi. Civar daha yeşildi, bağlar bahçeler öyleydi. Şimdi tabi betonlaşma kaçınılmaz. Bilmiyoruz, bizim memleketin üstünden bu beton faciası ne zaman kalkar, biraz vakit geçecek galiba" dedi.Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 100'ncü yıldönümü kapsamında düzenlediği etkinlikler kapsamında 'Maraş milli mücadelesinin Kurtuluş Savaşı'ndaki yeri' konulu  konferansına katılmak üzere Kahramanmaraş'a geldi. Ortaylı ilk olarak Belediye Başkanı Hayrettin Güngör'ü makamında ziyaret etti. Ziyarette Güngör, Ortaylı'ya Kahramanmaraş'a verilen kırmızı şeritli istiklal madalyası ve beratını gösterip bilgi verdi.Daha sonra Hayrettin Güngör, milli mücadelede önemli bir yeri olan mekanları gezdirdi. İlk olarak Ulu Camii'ne giden İlber Ortaylı, camiye girer girmez halıların koktuğunu söyledi. Güngör'ün "Öneriniz nedir hocam?" diye sorması üzerine Ortaylı, değiştirilmesi tavsiyesinde bulundu.Başkan Hayrettin Güngör daha sonra İlber Ortaylı ile birlikte minberin yanına geçti. Güngör, 28 Kasım 1919'da cuma namazı için vatandaşların camide toplandığı sırada Rıdvan hocanın minbere çıkarak kalede Fransız bayrağı varken Cuma namazı kılınamayacağını belirtip halkla birlikte camiye hücum ettiklerini, Fansız bayrağının indirilip Türk bayrağının göndere çekilmesinin ardından Cuma namazının kalede kılındığını anlattı.

'BUGÜN MARAŞ ZENGİN BİR ŞEHİR'Güngör ve Ortaylı buradan Kahramanmaraş Kalesi'ne geçip hem kale hem de şehir hakkında bilgi verdi. Burada değerlendirmelerde bulunan İlber Ortaylı, Kahramanmaraş'a daha önce 1966'da geldiğini ve o zaman şehrin nüfusunun 30 bin olduğunu söyledi. Aradan geçen zamanda Kahramanmaraş'ı çok değişmiş olarak gördüğünü belirten Ortaylı, "Çarşı daha otantikti. Şehrin içinde bir takım konaklar, evler, dar sokaklar vardı. Resim gibiydi. Civar daha yeşildi, bağlar bahçeler öyleydi. Şimdi tabi betonlaşma kaçınılmaz. Bilmiyoruz, bizim memleketin üstünden bu beton faciası ne zaman kalkar, biraz vakit geçecek galiba. Şehirlerin nüfusunda oynama olacak. Aksi taktirde çok zor. Zengin çok zengin artık. O zaman da fakir bir yer değildi mütevaziydi, bugün Maraş zengin bir şehir. Yani ihracat geliri çok yüksek gelir dağılımı lorenz eğrisine uygun" diye konuştu.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ise İlber Ortaylı'ya Kahramanmaraş'a gelmesinden dolayı teşekkür ederek, "Birlikte sağ olsun milli mücadelemizin izlerini taşıyan mekanlarda bir gezi yapıyoruz" dedi.

İLBER ORTAYLI İZDİHAMITarihçi ve Yazar İlber Ortaylı, Kahramanmaraş'taki gezisinin sonunda 'Maraş milli mücadelesinin Kurtuluş Savaşı'ndaki yeri' konulu konferansı için Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'ne geçti. Ortaylı'yı dinlemek isteyenler izdihama neden oldu. Balkon ve sahne kısmı da dahil salon tamamen dolunca dışarıda kalanlar için dev ekran kuruldu.

'İSTİKLAL SAVAŞI'NIN BAŞLANGICINI VE ZAFERLE YÜKSELİŞİNİ TEMSİL EDEN BİR TARİHTİR'Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı İlker Yazıcı'nın da katıldığı konferansta konuşan Ortaylı, Maraş'taki savaşın doğrudan doğruya yerel halkın direnişiyle başladığına dikkat çekti. Ortaylı, "Ve netice itibariyle Kasım 1919 ve bu işgalden sonra 21 Ocak 1920'de söylenen şey şudur; daha Büyük Millet Meclisi kurulmamış, büyük hutbe okunuyor ve diyorlar ki, 'Bayrak burada oldukça Cuma namazı farz değildür, vacip de değildür, caiz de değildür.' 11-12 Şubat 1921'de de olay başladıktan çok kısa bir süre, 1 ay bile dolmayan bir müddet içerisinde bölge boşaltılıyor. Bu işte, İstiklal Savaşı'nın başlangıcını ve zaferle yükselişini temsil eden bir tarihtir. Bu şehre kutlu olsun. ve ebedi bir nişanedir" dedi.

'BÖLGEYİ KÜLTÜREL VE STRATEJİK OLARAK BİR BÖLÜM İÇİNDE DÜŞÜNÜRSEK SULH-U SÜKUN DA SAĞLANIR'Maraş'tan sonra Antep ve Urfa'dan da Fransızların kovulduğunu belirten Ortaylı, şöyle devam etti: "Şunu unutmayalım; bu bölge, Maraş, Halep vilayetinin bir sancağıdır tıpkı Antep gibi, tıpkı Urfa gibi. ve Halep vilayeti, yüzölçümü bakımından en geniş değildir fakat teşkilatı, nüfusu, tımarlı sipahi sayısı, yardımcı kuvvetleri, askerleri ve verdiği vergiler açısından en önemli bir vilayettir. İkinci özelliği de şudur; Halep bir Türkmen vilayetidir, bugün dahi Türkmen nüfusu burada çok önemli bir miktardadır, tam sayıyı kimsenin vermesi mümkün değildir. Çünkü Suriye'nin sayımlarında böyle bir şey resmen yer almaz ama gözle görünen şeyler vardır. Halep; töre, mimari adet olarak güneyden ok farklıdır. Osmanlı İmparatorluğu'nun tarikat düzeni içerisinde en önemli Mevlevihane buradadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun vakıfları içerisinde en önemlisi buradadır. Memluklar bile bu bölgeye çok dikkat etmişlerdir. Gidip eski Memluk eserlerine bakarsanız memlukların bilhassa Kafkas asıllı olan hükümdar ve komutanlarının vakıflarıdır. Çarşılarındaki üretim bu tarafla bir uyum içerisindedir. Asıl önemlisi Halep'te okunan ezan bile burada okunan ezanla aynı makamdadır. Bu, bugüne kadar da böyledir. Onun için bu bölgeyi kültürel ve stratejik olarak bir bölüm içinde düşünmek zorundayız. Bu olduğu taktirde bölgede sulh-u sükun da sağlanacaktır."

YABANCI PROFESÖRDEN EŞİNE TOKAT1966'da mülkiyede birinci sınıfta okurken Kahramanmaraş'a yabancı bir gazeteci ve eşine mihmandarlık yapmak için geldiğini belirten Ortaylı, bu sırada yaşadığı bir anısını da paylaşarak şunları söyledi: "Dekanımız Aziz hoca beni çağırttı, 'Danimarka'daki sefirimiz bir gazeteci hanımı çağırmış kocası da profesör, bunlar gezecekler. Karadeniz'e çıkılacak, oradan Bayburt, Tunceli ve Antep'e inecekler, sonrasında Halep'e gidecekler, bunlara bir mihmandar lazım bize de sordular bir talebe verir misiniz diye. Sen gideceksin' dedi. Ben hemen paçayı kurtarmak için 'Ben İngilizce bilmiyorum ki' dedim, 'Ziyanı yok, Almanca biliyorsun gidiver' dedi. Hakikaten herif delinin biriydi. Size bir dedikodu söyleyeyim pek anlatmayın, Gümüşhane'de erkan-ı vilayetin önünde herif karısına bir tokat aşketti. Demek ki bu işler pek medeniyet çevresiyle alakalı değilmiş, usule tabiymiş. Maalesef dünyada problemlerle birbirine çok benziyor."Konferansın sonunda Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör ile Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, İlber Ortaylı'ya çiçek ve hediyeler verdi. Salondan güçlükle ayrılan İlber Ortaylı, dışarı da kendisini bekleyen gençlerin uzattığı kitapları imzaladıktan sonra Kahramanmaraş'tan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -------------------------------Hayrettin Güngör'ün İlber Ortaylı'ya madalyayı anlatmasıTarihi Ulu Camii'ne gezmeleriGüngör'ün bayrak olayını anlatmasıCamiden detayGüngör'ün kalede İlber Ortaylı'ya bilgi vermesiOrtaylı ile röp.Güngör ile röp.Ortaylı'nın kitabını imzalaması+++-Salondaki kalabalık-İlber Ortaylı'nın konuşması-Hayrettin Güngör'ün Ortaylı'ya çiçek vermesi-Ortaylı'nın gençlerle fotoğraf çektirmesi-Ortaylı'nın minibüsü önünde imza için bekleyenler

Haber-Kamera: Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ,

===========================================


Kaynak: DHA

Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
title