Dha İstanbul Bülteni - 4 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha İstanbul Bülteni - 4

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha İstanbul Bülteni - 4

BOZDAĞ'DAN KILIÇDAROĞLU'NA YANIT: SENİN NEYİNİ İZLEYECEĞİZ BİZAdalet Bakanı Bekir Bozdağ,"Sayın Kılıçdaroğlu'na bir yerden bir mail geldi mi ? Dün de diyor ki, 'Adalet Bakanı beni mi izliyor ?' Ben kendisini izlemiyorum.

BOZDAĞ'DAN KILIÇDAROĞLU'NA YANIT: SENİN NEYİNİ İZLEYECEĞİZ BİZ

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,

"Sayın Kılıçdaroğlu'na bir yerden bir mail geldi mi ? Dün de diyor ki, 'Adalet Bakanı beni mi izliyor ?' Ben kendisini izlemiyorum. Sanki üstü kapalı bir itiraf yapıyor"

"Bir mail geldi mi, gelmedi mi? Soruyorum. Geldiyse de ki, geldi. Yüksek sesle 'geldi' diyemiyor. Yoksa diyor, 'izliyorlar mı " Senin neyini izleyeceğiz biz' İzlemek hukuk dışı birşeydir"

Haber : Özgür ALTUNCU Kamera: İdris TİFTİKCİ - İSTANBUL DHA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında yaşanan mail polemiğine yönelik bir soruya, "Bir mail geldi mi gelmedi mi? Soruyorum. Geldiyse de ki 'geldi'. Yüksek sesle geldi de diyemiyor.Yoksa diyor, 'izliyorlar mı " Senin neyini izleyeceğiz biz' İzlemek hukuk dışı birşeydir. Böyle birşey yok. O da ayrı bir iftira" yanıtını verdi.

Partisinin İstanbul İl Kadın Kollarının Sancaktepe'de düzenlediği toplantıya katılmadan önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a önce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuzla ilgili dile getirdiği kontrollü darbe iddiası soruldu.

İDDİA DEĞİL İFTİRA

Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği sözün bir iddia değil bir iftira olduğunu söyleyen Bakan Bozdağ, "İftirayı dile getirmek onu hakikate çevirmez. Türkiye 15 Temmuz'da büyük bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. 249 insanımız şehit oldu. 2 bin 194 insanımız yaralandı, gazi oldu. 15 Temmuz'u 80 Milyon Türk milleti beraber yaşadı. Olaylar bizim gözümüzün önünde cereyan etti. Meclisimiz bombalandı. Sivil halk bombalandı. Bütün bunları yaşanmamış farz etmek, bunları üzerinden başka başka değerlendirmeler yapmak, gerçeği görmemek, ya da gördüğü gerçeği halka başka gösterme gayretinden başka birşey değildir"d iye konuştu.

ÖNCE TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİ SÖYLEDİ

Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği iddiayı darbenin ertesi günü FETÖ elebaşının dile getirdiğini söyleyen Bozdağ, "Darbe teşebbüsünün başarısızlığının anlaşılması üzerine FETÖ'ünn elebaşı Gülen, açıklama yaptı ve o gece bunun tiyatro olduğuna dair değerlendirme yaptı. Terör örgütünün açıklamasıdır bu. Terör örgütü mensuplarının tamamına meydana inin, fotoğraf çektirin, görüntülerinizi paylaşın diye talimatlandırdı. Şimdi o günden itibaren bunun altını doldurmak için FETÖ büyük bir gayretin içinde. Uluslararası destekçilerinde de destek alarak, bunları yapıyor ve Türkiye'de de maalesef bu darbe teşebbüsünün bütün çıplaklığıyla yaşayan CHP'liler de yaşadıklarını inkar edercesine başka bir noktaya gidiyor" dedi.

FETÖ'NÜN İFTİRALARI

Kılıçdaroğlu'na elindeki bilgi ve belgeleri açıklaması çağrısını yenileyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ sözlerini şöyle sürdürdü: Kılıçdaroğlu bu iftirayı dile getirirken neye dayanıyorsa onu açıklaması lazım. Bir gazetede köşe yazısı içerisinde bir takım emarelerden hareketle, kendince asılsız yorumlar yapıyor. Bunlar yorumla söylenecek iş değil. Siz FETÖ'nün dediği ağızla konuşuyorsunuz. FETÖ kontrollü bir iftirayı yapıyor Kılıçdaroğlu. Kontrollü darbe FETÖ iftirasıdır ve CHP'nin sayın Genel Başkanı da FETÖ kontrollü bu iftirayı Türkiye'de anlatıyor. Meşrulaştırmaya çalışıyor. 17-25 Aralık hukuk darbesini yapma teşebbüsüne kalkışan FETÖ'nün bütün iftiralarını hem mecliste hem meydanda, her platformda savunucusu ve doğru gibi takdimcisi yine CHP ve onun yöneticileri oldu. Bu iftiraları dile getiren Sayın Kılıçdaroğlu'na bir yerden bir mail geldi mi ' Dün de diyorki, 'Adalet Bakanı beni mi izliyor " Ben kendisini izlemiyorum. Sanki üstü kapalı bir itiraf yapıyor. Var mı yok mu ' Varsa 'var' de. Yoksa 'yok' de. Ama çok net bir şekilde CHP FETÖ terör örgütünden FETÖ ile beraber çalışan diğer bazı çevrelerden kendilerine ulaştırılan iftiraları hakikat gibi söylemekten artık vazgeçsin.Eğer dürüstse, samimiyse bu belgeleri bilgileri Cumhuriyet savcılarına versin. Televizyonlar burada. Kendisini de izleyen televizyonlar var. Onlara da versin, çıksın açıklasın desin ki, 'işte belge bu'. 'İşte bütün bunlar var'. 'Aziz millet karar versin' desin. Ne savcılara veriyor. Ne medyaya veriyor. Ondan sonra kalkıyor, hükümet bunu açıklasın. Senin iftiranı, hukümet doğrulama noktası değil ki. Sen iftira yapıyorsun. Hükümet de sana diyor ki, 'iftira yapıyorsun'. O zaman iftirasını... o 'iddia' diyor. Herkes ıspatla mükellef değil mi ? Ispat etmeyen de müfterinin ta kendisidir. Eğer dürüst ahlaklı bir siyaset yapıyorsak onu delille dolduracağız. Kontrollü darbe diyorsunuz. Bu rastgele söylenecek bir söz değil. Bu Türk milletine de şehitlerimize de büyük bir saygısızlıktır. Ayrıca Türk milletinin aklıyla da alay etmektir. Bu millet sayın Kılıçdaroğlu senden de benden de çok zekidir. FETÖ'nün haşhaşileri gibi uyuşuk bir şekilde olup bitene bakmaz.

"SENİN NEYİNİ İZLEYECEĞİZ"

Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği iddiaların kaynağını sormayı sürdüren Adalet Bakanı Bekar Bozdağ, "Bu bilgeleri sana kim getirdi ' Sen getirenleri bir açıkla. Kim getirdi' Bir mail geldi mi, gelmedi mi? Soruyorum. Geldiyse de ki, 'geldi'. Yüksek sesle 'geldi' de diyemiyor.Yoksa diyor, 'izliyorlar mı " Senin neyini izleyeceğiz biz 'İzlemek hukuk dışı birşeydir. Böyle birşey yok. O da ayrı bir iftira. Böyle birşey geldi mi ' Gelmedi mi ' Ben soruyorum. Geldiyse siz bunları herhangi bir yere verdiniz mi 'Vermediniz mi ' Açıklamaları lazım. Açıklamıyor. O zaman belgeni koy, bilgini koy. Onu da koymuyor"dedi.

LİSTEYİ AÇIKLA ?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun AK Parti içerisinde Bylokçular var iddiasına yanıt veren Bozdağ, " Şu kadar diyor Bylokcu var. 120 ile 180 arasında. 120 mi ' 180 mi' Karar ver. Yoksa ikinisinin arasında mı 'Ona da bir karar ver. Daha onun kararını ver. O zaman elinde varsa... milletvekilinin 'denize dökeceğiz' safsatalığını dile getireceğine sen elindeki bylokçuların listesini şöyle bir medyaya ver. Gazetecilerle konuşurken deki işte liste. Alın bakın. İşte bilgi belge, alın bakın. Niye bunları yapmıyor ' Hükümet bunu açıklasın diyorlar. Olmayanın neyini açıklayacağız.Yalandan öte iftira yapıyor Kılıçdaroğlu. Yalan konusunda ustalığı var...

AHLAKLI KİŞİ KENDİNİ TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TAŞERONU POSİZYONUNA DÜŞÜRMEZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz sonrası Yenikapı mitingine katılmasını da eleştiren Bozdağ, " O zaman niye Yenikapı'ya geldi ? Buna karşı birlikte mücadele edeceğiz dedin.Şimdi bambaşka bir noktada duruyor. Dürüst olmak lazım. Samimi olmak lazım. Dürüst samimi, ahlaklı olan kişi kendini terör örgütlerinin taşeronu pozisyonuna düşürmez. FETÖ terör örgütü, 17/25 Aralıkta CHP'yi nasıl kullandıysa 15 Temmuz'dan sonra da kullandığını gösteren emareler bunlar" dedi.

CHP'Lİ VEKİLİN SÖZLERİNE TEPKİ

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un sözlerine de tepki gösteren Bozdağ, " Bu büyük zırva. Anlaşılır gibi değil. Evet diyen insanları denize dökülecek bir düşman olarak görüyor. Çok aşağılarda çukurdan daha çukur. Biz bütün vatandaşlarımızı yaşatacak bir siyasetin sahibiyiz.insanlarımızı severek sayarak farklılıklarını baş tacı yaparak yola gideceğiz. Hüsnü Bozkurt'u yaşatmak ve onun mutlu olmasını sağlamak için demek ki daha çok uğraşmamız lazım. Bu ancak hastalıklı birinin söyleyeceği birşey" dedi.

HAYIR ÇADIRINA UĞRADI

Sancektepe'de Evet çadırının ardından Hayır çadırını da ziyaret ettiği öğrenilen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bunun hatırlatılması üzerine, " Hüsnü Bozkurt eğer cehaletini yenmek isterse gelsin Sancaktepe'ye baksın" dedi.

Görüntü Dökümü:

------------------

Bakan Bozdağ'ın açıklamaları

05.04.2017 - 15.42 Haber Kodu : 170405143

05.04.2017 - 15.43 Haber Kodu : 170405144

05.04.2017 - 16.10 Haber Kodu : 170405169

============================

CHP'Lİ VEKİLLERDEN SİLİVRİ'DE "HAYIR" TURU

CHP İstanbul Milletvekilleri Gürsel Tekin,

"Koro halinde Sayın Genel Başkanımıza karşı, insanların kavga ederken birbirlerine kullanamayacağı cümleler kullanıyorlar. Ne için yapıyorlar bunu Esad anayasasını Türkiye'de hayata geçirmek için"

"18 maddenin içeriğiyle ilgili hangi CHP'li eksik söylüyorsa, yalan söylüyorsa ocağı sönsün. Ama bunları siz yalan anlatıyorsanız sizin ocağınız sönsün kardeşim, başka ne diyelim"

Haber -Kamera: İhsan YALÇIN/ İstanbul DHA

CHP İstanbul Milletvekilleri Gürsel Tekin, Enis Berberoğlu ve Mahmut Tanal Silivri'de esnaf ziyareti yaptı. Üç vekil esnaflara, referandumda neden 'Hayır' oyu verilmesi gerektiğini anlattı.

CHP'li vekiller Gürsel Tekin, Enis Berberoğlu ile Mahmut Tanal referandum çalışmaları kapsamında Silivri'deydi. Tekin, Berberoğlu, Tanal ilk olarak CHP Silivri İlçe Başkanlığı'nda kameralar karşısına geçti.

"FAŞİST BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"

Tekin, "50 gündür biz Anadolu'yu dolaşıyoruz. En son Konya ve Afyon'u dolaştık. Gerçekten vatandaşlarımızın çok önemli bir kısmı bu gidişatı, bu anayasanın kendi anayasası olmadığını, bu anayasanın ciddi tehlikelerle dolu olduğunu iyi biliyor. Ama takdir edersiniz ki biz ilk kez, Evren dönemi dahil olmak üzere, hiçbir dönemde bu kadar kamu baskısı, bu kadar devlet baskısı görmüş değildik. Sadece devletin kurumları mı? Hayır. Birebir vatandaşlara da tehditlerin, markajların olduğunu çok iyi biliyoruz. 8 İGDAŞ işçisinin tercihine tahammül edemeyecek kadar faşist bir dönemden geçiyoruz" dedi.

"VAZGEÇİN BU ÜSLUPTAN"

Teklerin yönettiği ülkelerde kan ve gözyaşının olduğunu belirten Gürsel Tekin, "18 maddeyi getirdiniz dediniz ki 'Millet karar versin'. Şimdi bırakın kardeşim millet karar versin. Milletin kararına hepimiz saygılı olalım dedik. Bundan dolayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak yüzde yüz anayasaya aykırı olduğunu bildiğimiz halde Anayasa Mahkemesi'ne götürmedik ki, milletimiz kendi kaderini kendi tayin etsin. Şimdi ne istiyorsunuz; 'Hayır kardeşim tahammül edemeyeceğiz'. Ona hakaret edelim, buna hakaret edelim, ona terörist diyelim; vazgeçin bu üsluptan. Yazık günah. Ayın 16'sından sonda hep beraber yüz yüze bakacağız. Biz başka bir ülkeye gidecek değiliz. Bu nasıl bir üsluptur? Koro halinde Sayın Genel Başkanımıza karşı, insanların kavga ederken birbirlerine kullanamayacağı cümleler kullanıyorlar. Ne için yapıyorlar bunu Esad anayasasını Türkiye'de hayata geçirmek için" ifadesini kullandı.

"YALAN SÖYLÜYORSA OCAĞI SÖNSÜN"

Tekin, "Nezaket kuralları kalmadığı için maalesef biz de öyle davranmak zorunda kalıyoruz. Bugüne kadar gerek Sayın Genel Başkanımız, gerek bütün milletvekili arkadaşlarımız, hepimiz olabildikçe nezaket kuralları içerisinde davrandık. Aynen şunu söylüyorlar: 'Kılıçdaroğlu yalan söylüyor'. Bin kere söyledim. Bin bir kere daha söylüyorum; 18 maddenin içeriğiyle ilgili hangi CHP'li eksik söylüyorsa, yalan söylüyorsa ocağı sönsün. Ama bunları siz yalan anlatıyorsanız sizin ocağınız sönsün kardeşim, başka ne diyelim" diye konuştu.

'HAYIR'I ANLATTILAR

Gürsel Tekin, Enis Berberoğlu, Mahmut Tanal ile beraberindekiler basın açıklamasının ardından 'Halkın Otobüsü' yazılı propoganda otobüsüne binerek Silivri'de 'Hayır' turuna çıktı. Tekin, Berberoğlu ve Tanal birçok noktada esnaf ziyaretinde bulundu, onlara referandumda neden 'Hayır' denilmesi gerektiğini anlattı. 'Hayır' turu CHP'li vekiller kamyonetten iş yerine su taşıyan esnafa yardım etti, pazarda tezgahın başına geçip gözleme pişirdi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Tekin'in konuşması

-Tekin, Berberoğlu, Tanal ve beraberindekilerin esnaf ziyareti

-Beberoğlu ile Tanal'ın su taşıması

-Tanal ile Tekin'in gözleme tezgahının başına geçmesi

-Tanal'ın gözleme pişirmesi

-Genel ve detaylar

05.04.2017 - 15.24 Haber Kodu : 170405135

===========================

TÜRKİYE HUKUK PLATFORMU'NUN METİN FEYZİOĞLU ELEŞTİRİSİ

Haber -Kamera: Mustafa ÖZDABAK-Hasan YILDIRIM-Özgür EREN/İSTANBUL,

Hukukçuların kurduğu 20 STK'yı temsil eden Türk Hukuk Platformu, 5 Nisan Avukatlar Gününde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu'nun referandum hakkındaki açıklamalarını ve yürüttükleri "Hayır2 kampanyasını desteklemediklerini bildirdi.

Beyoğlu-Tünel'de Türkiye Hukuk Platformu tarafından kurulan, "Hukukçular Referandumu Anlatıyor" çadırı önünde saat 14.00' de Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Sarı tarafından okunan basın bildirisinde şöyle denildi:

" Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu'nun bizi temsil etmediğini tüm kamuoyuna ilan ediyoruz. Avukatlık kanununda, çok açık bir şekilde baroların öncelikli vazifesinin, mesleğini ve meslektaşlarının hukuki haklarını savunmak olduğu ortaya konmuştur. Meslektaşların ve özellikle genç hukukçuların bu kadar sorunu varken, baronun bunlarla ilgilenmeyip sadece siyasi muhalefetin bir parçası olmaya azmetmesi, öncelikli olarak avukatlık mesleğine zarar vermektedir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun ve İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu'nun geleceğe dair siyasi hedefleri varsa, bunu baro üzerinden yapmamalarını, cüppelerini çıkarıp siyaset yapmalarını tavsiye ediyoruz"

Av. Mehmet Sarı açıklamasında da şunları söyledi:

"Baronun maddi imkanları, zorunlu olarak üye olan avukatların ödediği aidatlarla karşılanmaktadır. Bu bakımdan, zorunlu üyelik üzerinden meslektaşların baroya yapmış olduğu katkının bir siyasi kampanya için harcanmasını, Türkiye'nin en büyük hukuk STK'sı olan Hukukçular Derneği ve Türkiye Hukuk Platformu olarak, açıkça kabul etmiyoruz. Barolar Birliği'nin ve İstanbul Barosu'nun yürüttüğü bu siyasi kampanya sürecinin hukuki ya da etik yönden kabul edilebilir bir yanı olmadığını vurguluyoruz. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesi için çağrı yapıyoruz. Ayrıca, hukuk STK'ları olarak referandumda "Evet" demenin, Türkiye'nin çıkarına, istikrarına ve geleceğine dair çok önemli hukuki ve fiili gerekçelere dayandığını savunuyoruz"

İDLİP İÇİN DÜNYAYI EYLEME GEÇMEYE DAVET ETTİLER

Uluslararası Hukukçular Birliği Başkanı Av. Necati Ceylan da "Suriye rejiminin İdlib halkına karşı gerçekleştirdiği saldırılar uluslararası antlaşmalar ve teamüller uyarınca savaş suçu kapsamına girmektedir. İdlib'te sarin gazı ile sivil halk ve akabinde yaralıların taşındığı hastaneye yapılan saldırılar savaş suçları kapsamına giren fiillerin neredeyse tamamını işlenmesidir. Dünyayı derhal hukuk ve insan hakları çerçevesinde eyleme geçmeye davet ediyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------

-Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Sarı'nın konuşması

-Basın açıklamasının yapılması

-Uluslararası Hukukçular Birliği Başkanı Av. Necati Ceylan'ın açıklaması

-Genel ve detaylar

05.04.2017 - 16.04 Haber Kodu : 170405163

==================

KRİZ BİTTİ, RUSYA SEFERLERİ ARTTI

Haber -Kamera: Faik KAPTAN-Murat ÇAKIR/İSTANBUL,

Rusya ile 2015 yılı Kasım ayında yaşanan Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan krizle THY olmak üzere Pegasus, Onur, Atlasglobal ve Corendon gibi Türk havayolu şirketlerinin bu ülkeye seferleri durma noktasına gelmişti. Türk Havayolu şirketleri krizin sona ermesinin ardından Rusya'nın birçok kentine tekrar uçmaya başladı, seferler arttı.

Uçak krizi öncesi ticaret dışında turizm gelirleri açısından Rus turistler Türkiye için önemli katkı sağlamakta, yıllık yaklaşık 3 milyon Rus vatandaşı 3 milyar dolarlık bir geliri Türkiye'ye bırakmaktaydı. Ancak 2015 Kasım ayında Rus uçağının düşürülmesi ile birçok alanda olduğu gibi turizm alanında da durma noktasına gelinmişti. İlişkilerin tekrar normale dönmesi üzerine seferlerinin çoğunu durduran havayolu şirketleri tekrar Rusya'ya uçmaya başladı. İstanbul ve Antalya merkezli bu uçuşların Nisan ve Mayıs aylarında daha da çoğalacağı belirtildi.

THY'DEN 9 KENT

Türk Hava Yolları dün başlattığı Voronej seferiyle bu ülkede İstanbul'dan 9 kente uçmaya başladı. Bunlar; Moskova, St. Petersburg, Soçi, Rostov, Kazan, Stavropol, Ekaterinburg ve Ufa'dan sonra Rusya'daki yeni uçuş noktası dün başlayan İstanbul- Voronej hattı.

Pegasus Hava Yolları halen Moskova, Krasnador, Mineralnye Vody'e uçuyor. Pegasus 12 Nisan'dan itibaren de Çeçenistan'ın Başkenti Grozny'e uçacak.

Onur Hava Yolları; İki yıldır Nalçık'a uçuyor. Ayrıca, 28 Nisan'da Grozny, 2 Mayıs'tan itibaren de Moskova'ya uçacak. Halen tarifesinde yer alan Rusya destinasyonu Nalçik'ten sonra Grozni ve Moskova uçuşlarını da tarifesine ekledi. İstanbul Atatürk Havalimanı ile Grozni arasındaki ilk uçuşunu 29 Mart'ta gerçekleştiren Onur Air, 2 Mayıs tarihi itibariyle Moskova uçuşlarına da başlayacak. Antalya'dan Rusya'ya uçmak isteyen yolcular ise, Onur Air ile Çelyabinsk, Grozni, Kaliningrad, Kazan, Moskova, Nalçik, Perm, Rostov ve Yekaterinburg destinasyonlarına uçabilecekler.

Atlasglobal Havayolları, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Rusya'da Samara, Tümen ve Mineralnye Vody'ye tarifeli uçuyor. Atlasglobal ayrıca Rusya'da toplam 8 uçuş noktasını daha rotalarına ekleyeceğini bildirdi.Bunlar; Mahaçkale, Nijniy Novgorod, Chelyabinsk, Volgograd, Kazan, Nizhekamsk, Rostov-On-Don, Krasnodar.

Corendon Havayolları. Antalya merkezli sahibi Türk olan bu hava yolu da yaptığı biir açıklama ile Nisan 2017 sonu itibariyle Antalya'dan Ykaterinburg'a uçacaklarını açıkladı.

Rusya'ya uçan bazı hava yolları yolcularına özel hizmetler verirken bazıları da yaptıkları kampanyalarla daha ucuza uçurma yarışına girdi.

Örneğin Atlas Global 3 saat ve üzeri tüm uçuşlarda "Uçan Şef"lerin hazırladıkları özel ikramları Samara seferlerinde başlattığını duyurdu.

=============================

CENDERE'YE EKOLOJİK RESTORASYON PROJESİ

İSTANBUL DHA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dere ıslahı yeşil alan düzenlemesi adına ekolojik restorasyon projesini hayata geçiriyor.

Kağıthane, Sarıyer ve Eyüp ilçelerinden geçen Cendere ve çevresinde bio çeşitliliğin, su kalitesinin artırılması, yaya erişiminin sağlanması, tarihi kültürü yaşatılması, ekolojik döngüye katkı sağlanması, sürdürülebilir bir çevre oluşturulması için çalışmalar başlıyor. İki etapta tamamlanması planlanan proje ile İstanbul yeni bir yaşam alanına daha kavuşacak.

Osmanlı döneminde önemli bir mesire alanı olarak kullanılan, insanların Cetvel-i Sim denilen 1.100 m'lik kısımda ay ve dere üzerindeki ayın yansımalarını seyir için kayıklarla ziyaret ettikleri Sadabad bölgesinin tarihi önemi yeniden kazandırılacak. Proje kapsamında ayrıca, Roma ve Osmanlı dönemi su kemerlerini anımsatan su girişleri yapılacak, kemerli geçiş alanlarıyla dere boyunca gölgeli bir mekanda yürüyüş imkanı sunulacak. Cendere, kesintisiz yürüyüş ve bisiklet yollarının yanı sıra, pek çok spor alanıyla da aktif yaşamın merkezi olacak.

Eyüp ve Sarıyer'deki ormanları yeşil bir koridor eşliğinde Haliç'le buluşturmayı amaçlayan projeyle Cendere, içinden temiz suların aktığı, çeşitli bitkilerle bezenmiş yemyeşil bir ekolojik alana dönüştürülecek.

Haliç'e can suyu projesinin sürekliliğine katkıda bulunacak olan yeşil koridor sayesinde, Haliç'teki mevcut ekoloji daha da çok desteklenecek. Kağıthane ilçesinin iki yakasının modern bir kent meydanı ve yeşil bir park eşliğinde baştan başa kat edilebilmesi için dere seviyesinde yapılacak olan yaya ve araç geçiş köprüleriyle kentsel mekanın sürekliliği sağlanacak.

50 farklı türden binlerce bitki barındıran alan, insanların gölgeli ağaçların altında gezindiği, sazlıklara gelen kuşlar ve kelebekler eşliğinde suda yüzen balıkları seyrettiği, çocukların balıklarla oynadığı keyifli bir ortam haline dönüştürülecek. Bölge, başta tarihi kasırlar olmak üzere bütün kültür varlıkları korunarak İstanbulluların ve bölge ziyaretçilerinin hizmetine sunulurken, İstanbul'a yeni bir turistik çekim alanı kazandırılarak kesintisiz bir yeşil koridor ortaya çıkartılacak.

Projenin bazı özellikleri şöyle:

Dere uzunluğu 8 km

Peyzaj proje alanı 925,135.84 m2

Proje alanında;

15,000 metre yeni atık su hattı

13,150 metre yeni içme suyu hattı

10,700 metre yeni yağmursuyu hattı

7,186 metre tuzlu su besleme hattı (Ayazağa keson yapısından Kağıthane Belediyesi önüne kadar.),

5,111 metre devridaim hattı (5000 m3 su deposu ile Ayazağa İETT Arası.),

Derenin her iki yanında yer alan yağmur ve taşkın suları için 13 km kolektör hattı,

9 adet toplamda 12,165 m2 ardgermeli betonarme taşıt köprüsü,

1 adet çelik seyir teraslı mimari özellikli yaya köprüsü (dolunay köprüsü-asma çelik köprü),

Toplamda 4000 m2 çelik yürüme yolu köprüleri (dere üstü geçişlerde),

1 adet 5000 m3 dere besleme tatlı su deposu (günlük 100,000 m3 su geçişi sağlanacak.)

5 adet 300 m3 sulama suyu deposu ile şebeke hattı,

6 adet tatlı su girişi yapısı (basınç kırıcılı),

3 adet kum tutucu yapı (cendere deresi, keçi deresi ve kurbağa deresi girişlerinde - 2 gözlü ve 3 gözlü)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Cendere deresi restorasyon proje tanıtım videosu

05.04.2017 - 17.36 Haber Kodu : 170405202

==========================

BAYRAMPAŞA ÇEVİK KUVVET ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ'NÜ İŞGAL GİRİŞİMİ DAVASI (2)

Hayati KILIÇ/ İstanbul DHA

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, 1 kişinin şehit olduğu ve 16 kişinin de yaralandığı Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nü işgal girişimiyle ilgili 18'i rütbeli 58 askerin 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşmasında tutuksuz yargılanan 18 sanık savunma yaptı. Duruşma yarına ertelendi.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nin baktığı, Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda yapılan duruşmaya 18 tutuklu, 11 tutuksuz sanık katıldı. Olayda yaşamını yitiren Ümit Yolcu'nun ağabeyi Aydın Yolcu ve bir kısım müştekiler avukatı Necip Kibar ile maliye hazinesi adına Avukat Hatice Emre duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya sanıkların yakınları izleyici olarak katıldı. Tutuksuz yargılanan bazı sanıklar duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"ÇEVİK KUVVETE ÜÇ TANK İLE GİTTİK"

Tutuksuz yargılanan er Abdullah Çan, SEGBİS aracılığyla yaptığı savunmasında, komutanlarının kendilerine çevik kuvvete saldırı yapılacağı şeklinde bilgi verdiğini belirterek, "Bayrampaşa'daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne 3 tank ve askeri araçlarla gittik. Her kapıya bir tank yerleştirildi. Komutan Serhat Şen, bizi orada kapılara dağıttı. 'Kimseyi yaklaştırmayın' dedi. Biz de görevimizi yapmak için dağıldık. Polisi orada görüyorduk ama ne olduğunu anlayamamıştık. 22 yaşındayım darbenin ne olduğunu da bilmiyorum. Hayatımda darbe görmedim. Vatandaşlardan tepki gördük. Yaşanan olayları görmedim ancek silah sesleri duydum. Komutanlardan Kadir Yıldız, polise 'sizi buradan çıkartmam, müdürünüz gelsin' gibi konuşuyordu. Tankın namlusu polis kapısına doğru bakıyordu. Halk gelip 'genelkurmay başkanınız rehin alındı. Siz ne yapıyorsunuz' dedi. Biz, polise yardıma gittiğimizi sanıyorduk, polis bize yardım ediyordu. Şaşırdım kaldım. Polis abilerimiz bize anlattıktan sonra darbe olduğunu anladık" dedi.

"SİLAHI POLİSE VEREREK TESLİM OLDUM"

Tutuksuz yargılanan er Ercan Üçgöl ise SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadesinde, Yarbay Kadir Yıldız'ın çevik kuvvetteki polislere yardıma gideceklerini söylediğini belirterek "Biz çevik kuvvetin oraya vardıktan bir süre sonra halk toplanarak bize tepki gösteriyordu. Polis 'bize darbe yapıyorsunuz' deyince ben de silahımı polise vererek teslim oldum. Herhangi bir olaya karışmadım" dedi.

"SİLAH PATLADI ADAM YERE DÜŞTÜ"

SEGBİS aracılığıyla ifade veren tutuksuz sanıklardan Eyüp Kayar "Yarbay Kadir Yıldız'ın 'Sıkıyönetim ilan edildi' sözlerini duydum. Fakat tam olarak ne söylediğini anımsamıyorum. Kadir Yıldız'ı tankın üstünde gördüm, konuşma yapıyordu. Orada 'evlerinize gidin, sizin teminatınız için böylesi daha iyi" diyordu. Bir vatandaş da aracın üstüne çıkmaya çalıştı. O sırada bir kargaşa oldu ve silah patladı, adam yere düştü. Olay yaklaşık beş adım kadar yakınımda gerçekleşti" dedi.

Tutuksuz yargılanan erler Bilal Yakışma, Ercan Üçgör, Ercan Oruç, Yunus Oğuz, Eyüp Kayar, Abdullah Çan, İsmail Akkılıç, Bekir Tutar, Hüsnü Arslan, Mevlüt Yıldız, Emre Kahraman SEGBİS aracılığıyla savunmalarını tamamladılar. Duruşmada salonunda hazır bulunan tutuksuz yargılanan erlerden İbrahim Şahin, İbrahim Düzgüner, Mustafa Dikbaş, Nurettin Bülbül, Ömer Han Atilla, Kamil Çetin ve Kemal İspir'in savunmaları tamamladı. Sanıklar üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyerek verilen emir doğrultusunda araçlara bindirilerek polise yardım etmek amacıyla çevik kuvvete götürüldüklerini ifade ettiler. Diğer sanıkların savunmalarını yapması için duruşma yarına ertelendi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan 273 sayfalık iddianamede, çevik kuvvet önünde şehit edilen Ümit Yolcu maktül, Birol Tarlacı adlı vatandaş mağdur, 15 kişi ise müşteki olarak yer alıyor. İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ mensuplarının stratejik öneme sahip kurum ve kuruluşları hedef aldıkları, bunlardan birinin de Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü olduğu belirtiliyor. İddianamede, 18'si tutuklu 58 asker hakkında, "Türkiye Büyük Millet Meclisini ve hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Yine tüm şüpheliler hakkında "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Şehit Ümit Yolcu'nun öldürülmesi ve 16 kişinin de yaralanması olaylarına ilişkin ise bazı askerler hakkında, "Kasten öldürme, yaralama ve tehdit" suçlarından da değişik oranlarda hapis cezaları isteniyor.

=============================

10 YIL CEZAEVİNDE YATTI, ÇIKINCA AVM'DE SERGİLENECEK OTOMOBİLİ ÇALDI

Ali AKSOYER/ İSTANBUL DHA

İstanbul'da, çekiliş için sergilenmek üzere bir AVM önüne getirilen otomobil, yerini konması için beklerken çalınmasından 6 ay sonra bulundu. Araçta yakalanan ve daha önceden çok sayıda sabıkası bulunan şüpheli adliyeye sevk edildi.

SERGİLENEMEDEN ÇALINMIŞTI

Beylikdüzü'nde 6 ay önce meydana gelen olayda bir alış veriş merkezinde sergilenmek üzere getirilen son model lüks araç, yerine yerleştirilmek için kapıda beklerken kimliği meçhul bir kişi tarafından çalınmıştı. Henüz plaka bile takılı olmayan otomobil, bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucu bulunamamıştı.

HUZUR OPERASYONUNDA YAKALANDI

Yurt çapında dün akşam düzenlenen "Türkiye Huzurö adı verilen polis uygulaması sırasında, polis ekipleri Fatih'te şüphe üzerine bir otomobil durdurdu. Aracın üzerindeki plakanın sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine polis aracı kullanan Murat Ç.(44)'yi gözaltına aldı. Yapılan kontroller sırasında aracın geçtiğimiz Ekim ayında Alışveriş merkezinden çalınan otomobil olduğu ortaya çıktı.

SUÇMALARI KABUL ETMEDİ

Oto hırsızlık büro amirliğinde sorgulanan şüpheli Murat Ç. otomobili çaldığı yönündeki iddiaları kabul etmedi. Şüphelinin aracı bir arkadaşından aldığını söylediği öğrenildi. Yapılan soruşturmada şüphelinin benzer suçlardan çok sayıda polise geliş kaydı bulunduğu, çeşitli suçlardan 10 yıl cezaevinde yattıktan sonra 6 ay önce tahliye olduğu öğrenildi. Poliste işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Şüphelinin emniyetten çıkışı

05.04.2017 - 16.53 Haber Kodu : 170405186

================================

TAV, ŞİLİ SANTİAGO HAVALİMANI'NIN ÖZEL İKİ SALONUNU İŞLETECEK

Faik KAPTAN - Murat ÇAKIR/ İSTANBUL DHA

Atatürk Havalimanı işletmesini yürüten TAV, Şili Santiago Uluslararası Havalimanı'nın terminal binasındaki iki özel salonu işleteceğini ve burada karşılama uğurlama hizmeti vereceğini açıkladı.

Havacılıktaki adı ArturoMerinoBenitez Santiago Havalimanı olan Şili'nin'nin uluslararası havalimanının TAV İşletme Hizmetleri'nin, seyahatlerinde konfor arayanlar için çözümler sunan markası "primeclassöın portföyüne eklediği 25. havalimanı olduğu bildirildi.

Edinilen bilgiye göre TAV İşletme Hizmetleri böylece tüm dünyada 25 havalimanında 41 yolcu salonuna ulaştı. Şirket Şili'de kurduğu "PrimeclassPacifico ve ServiciosAeroportuarios S.A.ö ortaklığı ile girdiği ihaleyi kazanarak yolcu salonlarının işletmesini beş yıllığına üstlenmiş oldu. Şili'nin ArturoMerinoBenítez Santiago Uluslararası Havalimanı 19,2 milyon yolcu sayısıyla Latin Amerika'nın en işlek yedinci havalimanı.

TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Ali Bora İşbulan "TAV İşletme Hizmetleri ileri teknolojisi ve güçlü altyapısı sayesinde yenilikçi projelere imza atıyor. İş geliştirme anlayışını küresel bir bakış açısı üzerine kuran şirketimizin işlettiği salonlara yenilerinin eklenmiş olmasından mutluluk duyuyoruz. 15 yıllık bir deneyimle 40'tan fazla salon işleten şirketimizin Şili'de kurduğu 'PrimeclassPacifico ve ServiciosAeroportuarios S.A.' ortaklığı ile yılda 280 bin yolcuyu salonlarımızda ağırlamayı ve karşılama ve uğurlama hizmeti vermeyi hedefliyoruz. Ayrıcalıklı seyahat çözümleri geliştirme konusunda tüm dünyada tercih edilen bir marka haline geldik. Yolcu salonlarımızda yılda 3 milyon misafirimizi ağırlıyoruz ve 100 bin kişiye karşılama ve uğurlama hizmeti veriyoruz. 2016 yılında Nairobi ve Washington D.C Dulles Havalimanlarında açtığımız TurkishAirlines Star Alliance salonlarının ardından, 2017'de 'primeclass' markamızla Frankfurt, Maskat, Kopenhag ve Zürih Havalimanlarında da yolcu salonları hizmete sokacağız" dedi.

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri
title