Dha İstanbul Bülteni - 4

(aktüel görüntülerle geniş haber)1- KILIÇDAROĞLU: DANIŞTAY'A KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMEYE HAKKI YOKTUR *CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sen dürüst hakim olduğunu düşünüyorsan, onurluysan o görevde bir dakika durma, istifa et ve ayrıl" bu çağrıyı yaptım. 'İstifa etmiyorum' diyor.

21.06.2018 16:16 | Son Güncelleme: 21.06.2018 16:16
Dha İstanbul Bülteni - 4

(aktüel görüntülerle geniş haber)

1- KILIÇDAROĞLU:  DANIŞTAY'A KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMEYE HAKKI YOKTUR 

*CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

"Sen dürüst hakim olduğunu düşünüyorsan, onurluysan o görevde bir dakika durma, istifa et ve ayrıl" bu çağrıyı yaptım. 'İstifa etmiyorum' diyor. Etmemekte kararlı. Ama ben de ona 'sen onursuz birisin' deme kararlılığındayım"

Haber: Cansel KİRAZ-Kamera: Harun UYANIK-İSTANBUL DHA

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sen dürüst hakim olduğunu düşünüyorsan, onurluysan o görevde bir dakika durma, istifa et ve ayrıl" bu çağrıyı yaptım. 'İstifa etmiyorum' diyor. Etmemekte kararlı. Ama ben de ona 'sen onursuz birisin' deme kararlılığındayım" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Perpa Ticaret Merkezi'ni ziyaret etti. A Blok konferans salonuna gelen Kılıçdaroğlu, "Hak, Hukuk, Adalet" sloganlarıyla karşılandı. Kılıçdaroğlu konuşmasına, "Kobinin kalesidir burası çok sayıda insan alın teri döküyor, emek harcıyor. Siyasiler olarak bize düşen en temel görev emek harcayan herkese yürekten teşekkür etmek. Bizim için alın teri dökmek en temel değerdir" sözleri ile başladı. 

"ALIN TERİ DÖKÜP PARA KAZANAN HİÇ KİMSENİN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ YOKTUR"

Kemal Kılıçdaroğlu, Perpa Ticaret Merkezi B Blok Yönetim Kurulu Başkanı Müthat Yümlü'nün sözlerine atıfta bulunarak,  "Mithat Bey dedi ki;  'Kuvvetler ayrılığı gerekiyor'. Evet kuvvetler ayrılığı ve demokrasi. Bir ülkede güvenle üretim yapmak için herkesin can ve mal güvenliğinin olması lazım. Can ve mal güvenliğinin teminatı hukuktur. Bugün Türkiye'de açık ve net söylüyorum ister esnaf ister çiftçi olsun, ister emekli olsun alın teri döküp para kazanan hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Neden can ve mal güvenliği yoktur? Can ve mal güvenliğinin olması için yargının bağımsız olması lazım. Vatandaş bir haksızlığa uğradığında gidip mahkemeye başvuracak. Eğer yargı siyasi otoriteden talimat alıyorsa adalet sağlanamaz. Biz cumhurbaşkanının tarafsız olmasını isteriz her zaman. Anayasada da o yazar. Cumhurbaşkanı niçin tarafsız olmalıdır? Nedeni şudur; eğer cumhurbaşkanına hakim tayin etme yetkisi verilmişse, o cumhurbaşkanının tarafsız olma zorunluluğu vardır" şeklinde konuştu.

"KİMSENİN DANIŞTAY'I KARALAMAYA HAKKI YOKTUR"

Kılıçdaroğlu "Daha geçen hafta Danıştay'dan bir kadın üye, Cumhurbaşkanı adayı Sayın Muharrem İnce aleyhine bir tweet attı ve onu eleştirdi. Bir hakim siyasi liderler karşısında siyasi görüş beyan edemez. Siyasi görüş beyan ediyorsa o kişiye hakim denilemez. O tweeti atan ve daha sonra da silen hakim kardeşime seslendim; Sen eğer onurlu bir hakimsen, dürüst bir hakim olduğunu düşünüyorsan 'Attığım tweet yanlış ama ben Danıştay'a gölge düşürdüm' diyorsan, onurluysan, haysiyetliysen o görevde bir dakika durma. İstifa dilekçeni ver ve ayrıl. Bu çağrıyı defalarca yaptım. 'İstifa etmiyorum' diyor. Etmemekte kararlı. Ama ben de ona 'sen onursuz birisin, haysiyetsiz birisin' deme kararlılığındayım. Ayrıca o kişi o görevde bulunduğu sürece Danıştay'a gölge yapıyor. Kimsenin Danıştay'ı karalamaya hakkı yoktur. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bu açıdan çok önemlidir. Kimin suçlu olup olmadığına esnaf, gazeteci, sanayici  karar veremez. Kimin suçlu olup olmadığına sadece hakim karar verir. Eğer hakim siyasi kişiliğini öne çıkarmışsa, o hakim olmaktan çıkmıştır artık" ifadelerini kullandı. 

KILIÇDAROĞLU, SALONDAKİ KATILIMCILARDAN SÖZ İSTEDİ

Kılıçdaroğlu, esnafın sadece hukukun üstünlüğü anlamında sorunu olmadığını belirterek, "Bir kira stopajı belası vardır esnaf kardeşlerimizin başında. O kira stopajı belasını allahın izniyle Muharrem İnce cumhurbaşkanı olduğunda, millet ittifakı ve parlamentoda çoğunluğu sağladığında bunu kaldıracağız" dedi.  Kılıçdaroğlu'nun konuşması esnasında salondan 'Başkan Muharrem İnce'  seslerinin yükselmesi üzerine " Slogan atmak güzel bir şey ama slogandan yapacağımız çok önemli bir şey var.  Ayın 24'ünde hep beraber bütün komşularımızı, akrabalarımızı alarak sandığa gitmek zorundayız. Demokrasi için hep birlikte sandığa gideceğiz söz mü?' dedi. Salondaki katılımcılar 'Söz' şeklinde yanıt verdi. 

"KÜÇÜK ESNAFIN BÜYÜK SORUNLARI VAR"

Kemal Kılıçdaroğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

"Taksi şoförünü sorunu var, servisçilerin, taksicilerin sorunu var. Bu sorunları çözmenin tek adresi var. O adresin adı; Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Özellikle küçük esnafın büyük sorunları var. Zincir mağazalarla rekabet edemiyor. 7 binin üzerinde zincir mağaza var. Bir küçük esnaf bu zincir mağazalarla nasıl rekabet edecek? Gittiğim yerde zincir mağazalarla sorunumuz var, engelleyin diyor.  Sen zincir mağazalarla, AVM'lerle esnafın boğulmasını istemiyorsan adresin bellidir. Hükümetin görevi devletteki liyakat sistemini korumak ve kendi politikalarına göre ülkeyi yönetmektir. Eğer hükümet, ' Ben devlet olacağım' diyorsa orada liyakat biter" 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, CHP Genel Sekreteri M.Akif Hamzaçebi, Perpa Ticaret Merkezi A Blok Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sezgin, Perpa Ticaret Merkezi B Blok Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yümlü ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun katıldığı program basına kapalı olarak devam etti.  

Görüntü Dökümü:

-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun salona girişi

-Kılıçdaroğlu'nun konuşması

-Genel ve detaylar 

 

 

==================

2- KILIÇDAROĞLU'NDAN SOĞAN AÇIKLAMASI 

*CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 

"Soğan ithal edecek bir ülke miyiz biz? Patates ithal edecek bir ülke miyiz biz?"

"Daha düne kadar patatesler derelere dökülüyordu, soğanlar derelere dökülüyordu. O zaman bu ülkede hükümet yok muydu? Aynı adamlar vardı" 

Haber- Kamera: Cansel KİRAZ- Akın ÇELİKTAŞ- Harun UYANIK, İSTANBUL DHA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Soğan ithal edecek bir ülke miyiz biz? Patates ithal edecek bir ülke miyiz biz? Daha düne kadar patatesler derelere dökülüyordu, soğanlar derelere dökülüyordu. O zaman bu ülkede hükümet yok muydu? Aynı adamlar vardı" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Perpa Ticaret Merkezi'ne gelerek esnaf ziyaretinde bulundu. Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmanın ardından Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin soğan ve patates ithalatıyali ilgili açıklamasını değerlendirdi. 

"FİYATLAR ARTTIYSA SORUMLUSU HÜKÜMETTİR"

Kılıçdaroğlu, " 16 yılda bu ülke saman ithal etti. Mercimek ithal etti, fasülye ithal etti, yulaf ithal etti. Canlı hayvan ithal etti. Et ithal etti. Şimdi soğan ve patates ithal ediyor. Akıl ve mantığın alacağı bir şey değil. Bu kadar bereketli topraklar üzerinde üretim yapan insanların 5-10 kuruş kazanmalarına hükümet engel oluyor. Fiyatlar arttıysa sorumlusu hükümettir" dedi.

"TARIM ÜZERİNDE OYUNLAR OYNANIYOR"

'Bunlar hangi gerekçeyle vatandaştan oy istiyorlar? Emin olun ben de merak ediyorum' diyen Kılıçdaroğlu, " Bu memleketi bu hale kim getirdi? Soğan ithal edecek bir ülke miyiz biz? Patates ithal edecek bir ülke miyiz biz? Daha düne kadar patatesler derelere dökülüyordu, soğanlar derelere dökülüyordu. O zaman bu ülkede hükümet yok muydu? Aynı adamlar vardı. Aynı kişiler, aynı bakanlar var. Aynı cumhurbaşkanı koltuğunda oturan zat var. Memleketi bu hale  getirdiler. Şimdi ithalat yapıyoruz. Başka ülkelerin tarımına katkı yapıyorlar. Boşuna şövalye nişanı vermediler bunlara. Fransa'da boşuna şövalye nişanı vermediler. O ülkelerin tarımına katkıda bulunmak için. Geldiğimiz nokta şudur; tarım üzerinde çok büyük oyunlar oynanıyor. Hükümet, büyük güçlerin şu anda tarım lobisinin, batıdaki tarım lobisinin oyuncağı konumundadır" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması

-Genel ve detaylar 

21.06.2018 - 13.25 Haber Kodu : 180621093

===============

3-  HAYVANSEVERLERDEN  ADLİYE ÖNÜNDE SAPANCA İSYANI

"Gerçek katiller bulununcaya dek takipçisi olacağız"

Haber-Kamera: Özden ATİK - Şengüler YEŞİL/ İstanbul, DHA

Hayvanseverler, Sapanca'da bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan yavru köpeğin faillerinin yakalanması için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Köpeğin faillerinin yakalanması için suç duyurusunda bulunan hayvanseverlere, ünlü isimler de destek verdi. Yapılan açıklamalarda hayvanlara yönelik suçlara ilişkin caydırıcı cezalar getirilmesi istendi.

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi üyesi avukatları ve yüzlerce hayvansever, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplandı. Sapanca'da bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan köpeğin faillerinin yakalanması için suç duyurusunda bulunan gruba, ünlü tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi, oyuncular Özge Özder, Tuna Arman, yazar Ömür Gedik, CHP'li vekiller Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu ile çok sayıda hayvansever destek verdi.

"GERÇEK KATİLLER BULUNUNCAYA DEK TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Grup adına basın açıklaması yapan İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı avukat Yasemin Babayiğit, "Biz hayvanseverler ve yaşam hakkı savunucuları, Sapanca'da ormanlık alanda hunharca kolları, bacakları, kuyruğu kesilerek ölüme terk edilen ve hayatını kaybeden yavru köpek için tek yürek olarak burada toplandık. Avukatı, sanatçısı, siyasetçisi, kadını, çocuğu, yaşlısı, genci ile toplumun her kesimini derinden sarsan bu cinayet ne yazık ki hayvanlara karşı yıllardır aralıksız ve dozu arttırılarak uygulanan bizlerin de her fırsatta dile getirdiği zulmün bir sembolü haline geldi. Biz tüm hayvanların haklarının savunucusuyuz ve her hayvan hakkı ihlalinin karşısındayız. Bakışlarını, yaşama tutunmak için verdiği mücadeleyi hiç unutmayacağımız hayvan dostumuzun hesabını adalet önünde vermek üzere tüm yaşam hakkı savunucuları olarak suç duyurusunda bulunacağız. Olayın, gösterilen faillerinden ziyade gerçek katilleri bulununcaya dek takipçisi olacağız. Bunun için halkımıza söz veriyoruz" diye konuştu. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Turan da yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti. 

"YANLIŞ ADALET SİSTEMİ İSTEMİYORUZ"

Daha sonra Bana Göz Kulak Ol Duyarlı Yaşam Derneği'nden oyuncu Özge Özder de gerçekten işleyen bir adalet sistemi istediklerini vurgulayarak "Ülkemizde hayvanlara yönelik şiddet ve eziyet görüntüleri artık o kadar çığırından çıktı ki, değil hayvansever olmak, sadece vicdan sahibi olmak bile toplumumuzun isyan etmesine yetti. Suçluya suçlu muamelesi yapmayan tam tersine örnek insanları çığırından çıkaran, tersine işleyen ve yanlış bir adalet sistemi istemiyoruz. artık hayvana eziyet eden canileri yüce Allaha değil, dünya gözüyle yüce adalete iç rahatlığıyla havale edebilmek istiyoruz. Onların hapisle cezalandırıldığını, toplumdan ayıklandığını görmek istiyoruz" dedi. 

"HAYVAN HAKLARI KONUSUNDA UZLAŞI SAĞLADIK"

CHP Milletvekili Gürsel Tekin ise "Azgelişmiş ülkelerde ciddi soruna dönüştü, dün olduğu gibi yarın da devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak defalarca kanun tekliflerimiz var. Bunları yok sayabilir. Sayın Erdoğan'ın elinde şu anda kanun yapma yetkisi var. Hemen rahatlıkla bu meseleyi çözebilecek durumdayken neden ötelendi onu anlamakta zorluk çekiyoruz" dedi. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da "Bu seçimden önce bütün siyasi partiler bakımından duyarlılık oluştuğunu belirterek "İnsan hakları konusunda uzlaşamadık ama hayvan hakları konusunda bir uzlaşı sağladık. Eğer buradan başlarsa parlamento meclis, en doğru işi yapacak, doğru adımı atabileceğiz. Buradan CHP adına sesleniyorum. Her teklife açığız. İlk işimiz hayvan hakları konusunda doğru bir yasayı çıkarmaktır" dedi. 

"YASANIN İVEDİLİKLE ÇIKARILMASI GEREKİYOR"

Tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi de, "Hayvanlar için buradayım. Hatta kısırlaştırmaya da çok daha bilimsel yolla yaklaşılmasını istiyorum. Benim iki erkek kedim var. Çok pişmanım kısırlaştırdığım için. Oysa başka türlü operasyonlarla seks hayatına devam edebilecek şekilde yaşamını sürdürmesi mümkün. Bütün bunların çok ciddi şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Yazar Ömür Gedik ise "Şu anda kaybettiğimiz her gün, her saniye bu hayvanların aleyhine işliyor. Yenileri ölmeye devam ediyor, bu yasanın ivedilikle çıkarılması gerekiyor" dedi. Yapılan açıklamaların ardından avukatlar suç duyurusunda bulunurken adliye önündeki kalabalık bir süre sloganlar attıktan sonra dağıldı. 

Görüntü Dökümü

---------------------

-Avukat Yasemin Babayiğit açıklama

-Gürsel Tekin

-Sezgin Tanrıkulu

-Gülriz Sururi

-Ömür Gedik

-Özge Özder

-Genel ve detaylar

=========================

4 - SULTANBEYLİ'DE MAHALLELİYİ AYAĞA KALDIRAN COCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI SORUŞTURMASI

*Şüpheli hakkında 31 yıla kadar ceza istendi

Haber: Yüksel KOÇ/ İstanbul DHA

Sultanbeyli'de küçük kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile tutuklanan şüpheli B.Ü. hakkında, "Çocuğun cinsel istismarı", "Tehdit" ve "Çocuğa karşı hürriyeti tahdit" suçlarından 31 yıla kadar dava açıldı. 

Sultanbeyli'de 30 Mayıs 2018 tarihinde aynı mahallede oturduğu 8 yaşındaki kızı evine götürerek cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile tutuklanan B.Ü. hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede olay anlatıldı. Şüpheli B.Ü. (31) ile 8 yaşındaki mağdur R.G.'nin aynı mahallede oturdukları bilgisine yer verilen iddianamede, olay günü mağdur R.G.'nin annesi tarafından şüphelinin çalıştığı markete alışveriş amacıyla gönderildiği kaydedildi. 

ÖLÜMLE TEHDİT ETTİ İDDİASI

İddianamede, alışveriş yaptıktan sonra evine dönmek için marketten ayrılan mağdur R.G.'nin şüpheli tarafından motosiklet ile takip edildiği, bir süre sonra motosikletini park eden şüphelinin mağdurun yanına gittiği, bir şey vereceğini söyleyerek dairesine götürdüğü savunuldu. Şüphelinin dairesine götürdüğü mağdura yönelik cinsel istismarda bulunduğu kaydedilen iddianamede, istismardan sonra mağdurun olanı anlatmaması için şüpheli tarafından ölümle tehdit edildiği anlatıldı. 

31 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Şüphelinin sorgusunda suçlamaları kabul etmediği belirtilen iddianamede, şüphelinin, "Çocuğun cinsel istismarı", "Tehdit" ve "Çocuğa karşı hürriyeti tahdit" suçlarından 12 yıl 6 aydan 31 yıla kadar hapis cezası istemiyle cezalandırılması istendi. 

İddianamenin gönderildiği İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul ederek duruşma günü verdi. 

ANKARA'DA TRAFİK KONTROLÜ SIRASINDA YAKALANMIŞTI

Olaydan sonra İstanbul'dan kaçan şüpheli B.Ü., 1 Haziran tarihinde 05.00 sıralarında Ankara Anadolu Otoyolu Akıncılar Gişesi'nde yapılan trafik kontrolü sırasında yakalanarak İstanbul'a getirilmişti. B.Ü., aynı gün tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 

Görüntü Dökümü: (arşiv)

-Olayla ilgili arşiv görüntüler

 

=============

5- VİYADÜKTEN ATLAYAN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ/ İSTANBUL DHA 

Gaziosmanpaşa'da viyadükten atlayarak intihar eden kişi hayatını kaybetti. 

Olay saat 10.00 sıralarında Hekimsuyu Caddesi Sultangazi istikametinde meydana geldi. İddiaya göre henüz ismi öğrenilemeyen bir kişi TEM otoyolu üzerinde bulunan Gaziosmanpaşa Viyadüğü'nden atlayarak intihar etti.  Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri cadde üzerinde hareketsiz yatan kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri güvenlik şeridi çekerek incelemede bulundu. Bir süre tek şeritten sağlanan trafik cesedin olay yerinden kaldırılmasıyla normale döndü. 

Polis ekipleri üzerinden kimlik çıkmayan kişinin intiharıyla ilgili soruşturma başlattı. 

Görüntü Dökümü:

-Olay yerinden görüntü

-Polis ekiplerinden görüntü

-Köprüden görüntü

-Olay yeri inceleme ekiplerinden görüntü

-Diğer detaylar

=============

6- EŞİNE ŞİDDET UYGULAYAN İŞÇİNİN MAAŞININ YARISI EŞİNE VE ÇOCUĞUNA VERİLECEK

Haber: İSTANBUL DHA

Şişli Belediyesi ile DİSK/GENEL-İŞ Sendikası arasında 2018-2020 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Sözleşmede kadın çalışanlara tanınan sosyal haklar ön plana çıktı. Buna göre, eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan işçinin maaşının yüzde 50'si bir yıl süreyle eşine ve çocuğuna ödenecek.

Ekonomik iyileştirme ile sosyal hak sağlayan Toplu İş Sözleşmesi,  Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ve DİSK Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan'ın katılımıyla imzalandı. 2018-2020 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesi, birçok sosyal hak için iyileştirme içermesinin yanı sıra, cinsiyet eşitliği acısından da büyük önem taşıyor. İmzalanan sözleşmeye göre, ücretlere ilk altı ay yüzde 6, ikinci altı ay yüzde 6, ikinci yıl yüzde 11 oranında zam yapıldığı belirtildi.

İmza törenine, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Genel İş Toplu Sözleşme Daire Başkanı Mahmut Şengül, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyon Başkanı Canan Güllü, birçok STK ve kurumun temsilcileri ile Şişli Belediyesi çalışanları katıldı.

"BELEDİYEMİZ GERÇEKTEN EKONOMİK KOŞULLARI ZORLUYOR"

Çalışma yaşamında kadın erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla Türkiye'de bir ilki imza atan ve eşi doğum yapan işçiye 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan izinler dahil olmak üzere 30 gün izin hakkı tanınan Şişli Belediyesi'nde, Başkan Hayri İnönü de imza töreninde açıklamalarda bulundu. İnönü, şunları söyledi:

"Bu sözleşmede yer alan kimi modellerin toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine destek olacağına inanıyorum. Belediyemiz gerçekten ekonomik koşulları zorluyor. 2018-2020 dönemi için bu Toplu İş Sözleşmesi'ni imzaya hazır hale getirdik. Kent-Yol ve Belediye'de çalışan arkadaşlarımıza iyi ekonomik koşullar sağladık. Diğer yandan Kanun Hükmünde Kararname ile belediye şirketlerine atanan personele yasal sınırlamalardan dolayı bir katkı yapamamanın burukluğunu yaşıyorum. Bu konuda da arkadaşlarımız çalışma ve araştırmalarına devam ediyor. Yasal engelleri aşmaya çalışıyoruz, çalışacağız"

"BU YENİLİKLER UFKUMUZU AÇACAK"

Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, imza töreninde yaptığı konuşmada, "Biz her şeyi birlikte yaşıyoruz. Biz acıları da sevinci de beraber yaşıyoruz. Mücadeleyi de beraber vereceğiz. Biz yaşamı birlikte yaşıyoruz. Omuzlarımızda ortak taşıdığımız bir yük var. O yüzden bizim geleneğimiz de var yenilikler. Bu yenilikler ufkumuzu açacak ve mücadelemizi büyütecek. Başta belediye başkanımıza ve herkese teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu.

"BÜTÜN BELEDİYELER İÇİN ÖRNEK TEŞKİL ETMESİ ADINA BEKLİYORUZ"

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyon Başkanı Canan Güllü, imza töreni öncesi yaptığı açıklamada, kadın hareketi için önemli bir imza olduğuna dikkat çekerek, "Burada bulunan ve çalışanlarla ilgili yapılan, eklenen kadın maddeleri, bizim yıllardır kadın hareketi olarak peşinde koştuğumuz, hayata geçirilmesi adına, toplumsal cinsiyet eşitliği adına peşinde koştuğumuz maddelerdi. Onlardan bir tanesi de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde çalışan kadınlara tatil günü ilan edilmesi. Babalara 1 ay doğum izni. Doğum yapan arkadaşlarımıza doğum izni gibi ciddi anlamda kadın hareketinin eşitlik çerçevesi bakımından üzerinde ısrarla durduğu maddelerdi. Bunu Şişli Belediyesi'nin değerlendirerek hayata geçirmiş olması büyük bir adımdır. Bundan sonraki süreçte bütün belediyeler için bir örnek teşkil etmesini bekliyoruz" diye konuştu.

"BABALARA 1 AYLIK DOĞUM İZNİ SON DERECE ÖNEMLİ"

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), Aile Eğitimleri Birimi Direktörü Hasan Deniz ise yaptığı açıklamada, "Bu Toplu İş Sözleşmesini çok önemli görüyoruz. Türkiye için çok önemli bir emsal teşkil ettiğini düşünüyoruz. Çünkü çocukların bakımında ve gelişiminde sorumluluğun sadece annelerin değil, aynı zamanda babaların olduğuna dikkat çekmesi açısından çok anlamlı aynı zamanda da bir başlangıç açısından çok önemli. Babalar, çocukların bakımına ve gelişimine doğdukları andan itibaren katılırlarsa ve kendilerini sorumlu hissederlerse, bu hayat boyu devam ediyor. Zaten Türkiye'de babalar fazla sorumluluk üstlenmiyorlar. Bu sözleşmedeki babalara 1 aylık doğum izni de bu açıdan son derece anlamlı" şeklinde konuştu.

"5 GÜNDE KİMLİK Mİ ÇIKARACAĞIZ, HASTANEDE EŞİMİZLE Mİ İLGİLENECEĞİZ"

Şişli Belediyesi Basın Bürosu'nda çalışan Fatih Tulun da yaptığı açıklamada, "30 günlük babalık izni çok önemli. Ben sadece bundan bahsetmek istiyorum. Eskiden devletin verdiği 5 gün ile yetiniyorduk. 5 günde, kimlik mi çıkaracağız, hastanede eşimizle mi ilgileneceğiz veya evin işlerine mi koşacağız?" ifadelerini kullandı.

EŞİNE VE ÇOCUKLARINA ŞİDDET UYGULAYAN İŞÇİNİN MAAŞININ YÜZDE 50'Sİ EŞİNE VERİLECEK

İmzalanan Toplu İş Sözleşmesi'nde,"Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği" maddesine göre eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan işçinin maaşının yüzde 50'sinin bir yıl süreyle eşine ve çocuğuna ödenmesi sözleşmede yer aldı. Yasaya göre, 4 ay olarak düzenlenen doğum izni, yeni toplu iş sözleşmesinde 8 aya çıkarıldı. Sözleşmede yer alan "Sosyal Haklar" maddesiyle, Şişli Belediyesi çalışanlarının,  belediyeye ait kreşlerden yüzde 50 indirimle yararlanmaları kararlaştırıldı. Daha önce doğum yapan kadına bir kereye mahsus olmak üzere ödenen 500 TL doğum parası yeni sözleşmeyle bin TL'ye çıkarıldı. Ayrıca Şişli Belediyesi'nde çalışan kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar gününde 1 gün izinli olacağı belirtildi. Kadınların bugüne özel aldıkları 600 TL ikramiye de 800 TL'ye çıkarıldı.

28 Şubat 2018 tarihinde işbaşında bulunan Kent-yol işçilerin gündelik ücretleri 1 Mart 2018 tarihinden itibaren ilk 6 ay geçerli olmak üzere yüzde 6 zam yapılarak, günlük ücret tabanı net 87 TL'ye yükseltildi. İmzalanan Toplu İş Sözleşmesine göre, 1 Eylül 2018 tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 6, 1 Mart 2019 tarihinden geçerli olmak üzere de yüzde 11 oranında zam yapılacağı belirtildi. Bunun yanı sıra 1 Mayıs'ta tüm çalışanlara 750 TL ikramiye verilirken,  fazla çalışan işçiye ücreti yüzde 100 zamlı ödeneceği, gece çalışmaları için ödenecek ücretin ise normal çalışma ücretlerinden yüzde 25 fazla olacağı dile getirildi. Ayrıca işçilere, fiilen çalıştıkları günlerde sözleşmenin birinci yılında günlük net 30 TL yemek yardımı yapılacağı, sözleşmenin ikinci yılında ise yemek bedeli ücret zammı oranında arttırılacağı belirtildi. Sendika üyesi işçilere Ramazan ve Kurban bayramlarında ayrı ayrı verilen 300 TL bayram yardımı parası 450 TL'ye çıkarılırken, senede bir kereye mahsus olmak üzere verilen yakacak parası da 400 TL iken 550 TL oldu.  Öte yandan, çalışanlara giyim yardımı olarak verilen 500 TL, yeni sözleşmeyle 750 TL'ye çıkarıldı. Aynı zamanda, sözleşmenin ikinci yılında giyim yardımı ikinci yıl ücret zammı oranında arttırılacağı belirtildi.

Görüntü Dökümü:

-Salondan görüntü

-Konuşmalardan görüntü

-İmza töreni

-Detaylar

21.06.2018 - 16.00 Haber Kodu : 180621148

=====================

7- DHA İSTANBUL-  HAYVANSEVERLERDEN  ADLİYE ÖNÜNDE SAPANCA İSYANI

"Gerçek katiller bulununcaya dek takipçisi olacağız"

Haber-Kamera: Özden ATİK - Şengüler YEŞİL/ İstanbul, DHA

Hayvanseverler, Sapanca'da bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan yavru köpeğin faillerinin yakalanması için Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Köpeğin faillerinin yakalanması için suç duyurusunda bulunan hayvanseverlere, ünlü isimler de destek verdi. Yapılan açıklamalarda hayvanlara yönelik suçlara ilişkin caydırıcı cezalar getirilmesi istendi.

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi üyesi avukatları ve yüzlerce hayvansever, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplandı. Sapanca'da bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan köpeğin faillerinin yakalanması için suç duyurusunda bulunan gruba, ünlü tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi, oyuncular Özge Özder, Tuna Arman, yazar Ömür Gedik, CHP'li vekiller Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu ile çok sayıda hayvansever destek verdi.

"GERÇEK KATİLLER BULUNUNCAYA DEK TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Grup adına basın açıklaması yapan İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı avukat Yasemin Babayiğit, "Biz hayvanseverler ve yaşam hakkı savunucuları, Sapanca'da ormanlık alanda hunharca kolları, bacakları, kuyruğu kesilerek ölüme terk edilen ve hayatını kaybeden yavru köpek için tek yürek olarak burada toplandık. Avukatı, sanatçısı, siyasetçisi, kadını, çocuğu, yaşlısı, genci ile toplumun her kesimini derinden sarsan bu cinayet ne yazık ki hayvanlara karşı yıllardır aralıksız ve dozu arttırılarak uygulanan bizlerin de her fırsatta dile getirdiği zulmün bir sembolü haline geldi. Biz tüm hayvanların haklarının savunucusuyuz ve her hayvan hakkı ihlalinin karşısındayız. Bakışlarını, yaşama tutunmak için verdiği mücadeleyi hiç unutmayacağımız hayvan dostumuzun hesabını adalet önünde vermek üzere tüm yaşam hakkı savunucuları olarak suç duyurusunda bulunacağız. Olayın, gösterilen faillerinden ziyade gerçek katilleri bulununcaya dek takipçisi olacağız. Bunun için halkımıza söz veriyoruz" diye konuştu. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Turan da yeni yasal düzenleme yapılıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti. 

"YANLIŞ ADALET SİSTEMİ İSTEMİYORUZ"

Daha sonra Bana Göz Kulak Ol Duyarlı Yaşam Derneği'nden oyuncu Özge Özder de gerçekten işleyen bir adalet sistemi istediklerini vurgulayarak "Ülkemizde hayvanlara yönelik şiddet ve eziyet görüntüleri artık o kadar çığırından çıktı ki, değil hayvansever olmak, sadece vicdan sahibi olmak bile toplumumuzun isyan etmesine yetti. Suçluya suçlu muamelesi yapmayan tam tersine örnek insanları çığırından çıkaran, tersine işleyen ve yanlış bir adalet sistemi istemiyoruz. artık hayvana eziyet eden canileri yüce Allaha değil, dünya gözüyle yüce adalete iç rahatlığıyla havale edebilmek istiyoruz. Onların hapisle cezalandırıldığını, toplumdan ayıklandığını görmek istiyoruz" dedi. 

"HAYVAN HAKLARI KONUSUNDA UZLAŞI SAĞLADIK"

CHP Milletvekili Gürsel Tekin ise "Azgelişmiş ülkelerde ciddi soruna dönüştü, dün olduğu gibi yarın da devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak defalarca kanun tekliflerimiz var. Bunları yok sayabilir. Sayın Erdoğan'ın elinde şu anda kanun yapma yetkisi var. Hemen rahatlıkla bu meseleyi çözebilecek durumdayken neden ötelendi onu anlamakta zorluk çekiyoruz" dedi. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da "Bu seçimden önce bütün siyasi partiler bakımından duyarlılık oluştuğunu belirterek "İnsan hakları konusunda uzlaşamadık ama hayvan hakları konusunda bir uzlaşı sağladık. Eğer buradan başlarsa parlamento meclis, en doğru işi yapacak, doğru adımı atabileceğiz. Buradan CHP adına sesleniyorum. Her teklife açığız. İlk işimiz hayvan hakları konusunda doğru bir yasayı çıkarmaktır" dedi. 

"YASANIN İVEDİLİKLE ÇIKARILMASI GEREKİYOR"

Tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi de, "Hayvanlar için buradayım. Hatta kısırlaştırmaya da çok daha bilimsel yolla yaklaşılmasını istiyorum. Benim iki erkek kedim var. Çok pişmanım kısırlaştırdığım için. Oysa başka türlü operasyonlarla seks hayatına devam edebilecek şekilde yaşamını sürdürmesi mümkün. Bütün bunların çok ciddi şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Yazar Ömür Gedik ise "Şu anda kaybettiğimiz her gün, her saniye bu hayvanların aleyhine işliyor. Yenileri ölmeye devam ediyor, bu yasanın ivedilikle çıkarılması gerekiyor" dedi. Yapılan açıklamaların ardından avukatlar suç duyurusunda bulunurken adliye önündeki kalabalık bir süre sloganlar attıktan sonra dağıldı. 

Görüntü Dökümü

---------------------

-Avukat Yasemin Babayiğit açıklama

-Gürsel Tekin

-Sezgin Tanrıkulu

-Gülriz Sururi

-Ömür Gedik

-Özge Özder

-Genel ve detaylar

Kaynak: DHA

Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
title