Dha İstanbul Bülteni - 4

1- (AKTÜEL GÖRÜNTÜLERLE-GENİŞ HABER)- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İSRAİL YÖNETİMİNDEN İKİ CİHANDA DA DAVACI OLACAĞIZ Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK /İSTANBUL, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Filistin ve Kudüs meselesi sadece bir milletin, bir coğrafyanın, bir şehrin davası değildir.

Dha İstanbul Bülteni - 4
07.05.2018 16:14 | Son Güncelleme: 07.05.2018 16:14

1- (AKTÜEL GÖRÜNTÜLERLE-GENİŞ HABER)- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İSRAİL YÖNETİMİNDEN İKİ CİHANDA DA DAVACI OLACAĞIZ

 

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK/İSTANBUL,  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Filistin ve Kudüs meselesi sadece bir milletin, bir coğrafyanın, bir şehrin davası değildir. Maruz kaldıkları zulümler katliamlar haksızlıklar sebebiyle Filistinliler dünyadaki tüm mazlumların sembolüdür" dedi. Erdoğan, "Biz insanlığın özellikle barış merkezi olması gereken Filistin'in ve Kudüs'ün adını yan yana yazan İsrail yönetiminden iki cihanda da davacı olacağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Zeytindağı Barış Ödülleri Töreni ve "Kudüs'ün son yüzyılı" belgeselinin gala programına katıldı. Programa Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Kudüs Platformu Başkanı Belkıs İbrahimhakkıoğlu da katıldı.

ZEYTİN DALINI EŞİNE VERDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan programda konuşma yapmak üzere kürsüye geldi. Kürsüde bulunan zeytin dalını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu protokol sırasında oturan eşi Emine Erdoğan'a verdi. Zeytin dalını alan Emine Erdoğan, Erdoğan'ın elini sıktı. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüye dönerek konuşmasına başladı.

"ULUSLARARASI TOPLUMUN SERGİLEDİĞİ KAYITSIZLIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmasında Filistin meselesinin bütün dünyayı ilgilendirdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Maruz kaldıkları zulümler, katliamlar, haksızlıklar sebebiyle Filistinlililer, dünyadaki tüm mazlumların sembolüdür. Tarih boyunca Musevilerin, Hristiyanların ve Müslümanların kutsal şehri olan Kudüs ise insanlığın ortak değerler etrafında toplanabilme idealinin sembolüdür. Dolayısıyla Filistin'i ve Kudüs'ü savunmak kadim insanlık tarihi boyunca iyi olan, güzel olan, doğru olan, hak olan ne varsa hepsini de savunmak demektir. Burada farklı dillerden, farklı kültürlerden, farklı coğrafyalardan bireyler olarak bir aradayız. İnsanlığın geleceğini, Filistin ve Kudüs meselesinde verdiği imtihanda elde edeceği netice belirleyecektir. Bunda hiç şüphe yok. Şayet bu imtihandan alnımızın akıyla çıkabilirsek insanlık olarak geleceğimize güvenle ve umutla bakabiliriz. Tam tersi olursa o zaman hakların, özgürlüklerin, ahlaki ve vicdani tüm ölçülerin olmadığı veya ortadan kalktığı, zulmün hakim olduğu karanlık bir gelecek bizi bekliyor demektir. Çünkü Filistin'de özellikle Kudüs'te yaşananlar zalimlerin zulümlerini meşrulaştırma, hatta kurumsallaştırma çabasından başka bir şey değildir. İsrail yönetiminin yakın zamanda kendi topraklarına sahip çıkmaktan başka hiçbir suçları olmayan Filistinlilere karşı uyguladığı şiddet, zalimlerin cüretinin her geçen gün arttığını gösteriyor. Bu saldırılarda onlarca şehit ve binlerce yaralı veren Filistinlilerin yaşadıkları karşısında uluslararası toplumun sergilediği kayıtsızlık hiçbir halkın, hiçbir bireyin güvende olamayacağı bir geleceğin işaretidir"

"İSRAİL YÖNETİMİNDEN İKİ CİHANDA DA DAVACI OLACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz insanlığın özellikle barış merkezi olması gereken Filistin'in ve Kudüs'ün adını yan yana yazan İsrail yönetiminden iki cihanda da davacı olacağız. Filistin ile birlikte Suriye'de yaşananlar bize acı bir gerçeği gösterdi. Biz bunları iyi tanıdık, iyi tanıyoruz, iyi biliyoruz. Hatta hatta ikili görüşmelerde onların bize söylediklerini unutmamız mümkün değil. Bunlarda ne insani, ne vicdani asla böyle bir karakter, böyle bir cibilliyet yok. Uluslararası toplumun özellikle de görevi barışı ve güveni temin etmek olan uluslararası kuruluşların riyakarlığı artık gizlenemez, saklanamaz, daha önemlisi tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır. İşte bu çarpıklığa karşı biz 'dünya beşten büyüktür' diyerek dile getiriyoruz" şeklinde konuştu.

"DÜNYA İKİNCİ DÜNYA SAVAŞININ ŞARTLARINDA YAŞAMIYOR"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu çarpıklığa karşı itirazımızı biz 'Dünya beşten büyüktür' diyerek dile getiriyoruz. Dünyadaki tüm ülkelerin güvenliğini sadece 5 ülkenin çıkarına ve hatta keyfine bırakan bir sistemin sürdürülebilirliği yoktur. Artık Birleşmiş Milletler'in reforme edilmesi olmazsa olmazdır. Kesinlikle reforme edilmesi şarttır. Dünya, İkinci Dünya Savaşı'nın şartlarında yaşamıyor. Artık bunlar tarih oldu, geride kaldı. Öyleyse şimdi Birleşmiş Milletleri reforme etmek, reforme etmek suretiyle yeniden bir Birleşmiş Milletler yapısını ortaya çıkarmak gerekiyor. Türkiye olarak bu çarpıklığın düzeltilmesi konusunda bir yol açmak için harekete geçtik. Görüştüğümüz tüm dünyadaki liderlere hep bunu anlatıyoruz. Tabii bu 5 ülkenin işine gelmediği gibi diğer dünyadaki liderler de korkuyorlar, çekiniyorlar. Böyle bir şeye tevessül edersek acaba akıbetimiz ne olur. Çünkü hepsinin öyle veya böyle bu 5 ülkeden çıkarları var. Birisi sağdan, birisi soldan. Hepsi bir yerden bağlı. Hamdolsun bizim böyle bir bağlantımız yok. Biz sadece hakka  bağlıyız, sadece halkımıza bağlıyız. Onun için de doğru neyse, bunu son nefesimizi verene kadar savunacağız. İnsanlığın tamamına hizmet edecek bir uluslararası güvenlik mimarisi kurulana kadar inşallah bu mücadelemizi sürdüreceğiz"

"BARIŞ DİNİNİN MENSUPLARI BİRBİRİNİ YİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barış, insanoğlunun bu dünyada ilk var olduğu günden beri aradığı, peşinden koştuğu, özlemini çektiği bir ideal. Hele hele bizim dinimiz İslam, 'silm' yani bir barış dinidir. Bizler bir barış dininin mensupları olarak Allah'a hamdediyoruz. Ona layık olmanın gayreti içerisindeyiz ama ne yazık ki o barış dininin mensupları birbirini yiyor. Bu da ayrıca bizim bir derdimiz. Tıpkı Habil'le Kabil'in hikayesi gibi. Güçsüzle güçlünün değil, haklıyla haksızın, mazlumla zalimin hikayesi gibi. Çünkü Habil aslında Kabil'den daha güçlüydü. Sadece Kabil, Habil'den daha hırslı, daha vicdansız, daha fesattı. Bunlar kötü ama kabul etmeliyiz ki hepsi insana dair hasletlerdir. Gerçek bu" diye konuştu.

"FRANSIZLAR ORADA DA YİNE DEVASA BİR KATLİAM YAPTILAR"

Erdoğan, "Bugün de birileri tercihini kötülükten, haksızlıktan, yanlıştan yana kullanıyor. Bize düşen daima hakkın ve haklının yanında yer almaktır. Barışın anahtarı işte burada yatıyor. Gözümüzün önündeki bu hakikate ulaşmak genellikle öyle kolay olmuyor. Maalesef önce tüm olmazlar deneniyor, sonra da barış yoluna gidiliyor. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarını hatırlayın. Tek dertleri pastadan daha çok pay almak isteyen muhterisler, dünyamızı yakıp yıkarken geride on milyonlarca kurban bıraktılar.  Bugün de benzer hırslar özellikle de coğrafyamız üzerinde oynanan oyunlarda kendini çok açık, net gösteriyor. Filistinlilerin 70 yıldır maruz kaldığı insanlık dışı saldırılar, Suriyelilerin, Iraklıların, Yemenlilerin son yıllarda yaşadığı trajediler hep bu oyunların birer tezahürüdür. Gerisinde insani hiçbir amacın olmadığı meydan okumalar, sadece bitip tükenmek bilmeyen bir güç iştahıyla yapılıyor. İşte az önce Ruanda söylendi. Sadece Ruanda mı? Cezayir'de, Fransızlar 5 milyon Müslüman'ı orada katlettiler. Libyada aynı Fransızlar orada da yine devasa bir katliam yaptılar. Dünyanın sesi çıktı mı? Çıkmadı, yine sessiz kaldılar. Bu her zaman aynı oyun. Yarın da aynısı olacak hiç endişeniz olmasın. Çünkü yapı bu, karakter bu, cibiliyet bu. Bunu değiştirmek mümkün değil" şeklinde konuştu.

"BUNLAR NEREDE ELMAS, ALTIN VARSA, KENDİLERİ İÇİN PETROL VARSA ORADALAR"

Erdoğan, insani yardımlar konusunda Türkiye'nin önde olduğuna dikkat çekerek, şöyle dedi:

"Halbuki bizim ne Amerika ile ne Batılı ülkelerle mukayese edilir bir yanımız yok. Onlar bizim çok önümüzde ama buna rağmen biz farklıyız. Biz biliyoruz ki yaptıklarımız, verdiklerimiz bizim için kayıp değildir, tam aksine o bizim inancımızın gereği olarak olması gerekendir. Peki, ekonomik, siyasi ve askeri güç geldiğinde birbirleriyle yarışan, bizim iki, beş, on katımız büyüklüğündeki devletler niye insani yardım dendiğinde gerimize düşüyor dersiniz? Çünkü tamamen bir vicdan, ahlak işi olan insani yardım para getirmez, petrol, altın getirmez, siyasi güç getirmez. Bunlar nerede elmas, altın varsa, kendileri için petrol varsa oradalar. İnsani yardım size sadece ve sadece en yakınınızdakilerden başlayarak, diğer insanlara karşı sorumluluğunuzu yerine getirmiş olmanın huzurunu verir. İşte biz bu huzuru duyuyoruz. Anlaşıldığı kadarıyla böyle bir anlayışın, parası ve silahı çok olanlar nezdinde bir karşılığı yok. Türkiye olarak biz Suriye ve Iraklı toplamda 4.5 milyon kişiyi yıllarca ülkemizde misafir ederken, Avrupa devletleri bir ara ciddi paniğe kapıldılar. Adeta bizden 'Ne olur siz onları orada tutun, sakın kapıları açıp da bırakmayın.' Bu denli korktular. Biz zulmedecekler diye bizdeki bu muhacirlere, mültecilere kapıyı açıp da onları göndermedik. Tekrar onları kamplarımıza aldık. Çünkü zulmedeceklerdi. İşte bazı komşu ülkelerde o yaptıkları zulmü gördük. Bu mültecilerin kendi topraklarına yönelebilme ihtimali hepsinin de muvazenesini bozdu. Bize gelip yardım istediler."

"İŞTE BATI BU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizde hala 3.5 milyon Suriyeli kardeşimizi misafir etmeyi sürdürüyoruz. En ufak bir tereddüdümüz yok, yardım gelse de gelmese de biz bunu yapmaya devam edeceğiz. Şu ana kadar yaptığımız yardım, 31 milyar dolar oldu. Biz bunu asli görevimiz telakki ediyoruz. Bereketi de geliyor. Avrolar gelse de gelmese de bereketi var. Şu ana kadar verdikleri 1 milyar 850 milyon avro, söz 6 milyon avro. İşte Batı bu. Onun için Batıyı iyi tanıyın, iyi bilin ve biz iyi biliyoruz. İyi tanıdım 16 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yaşamımda. Diğer tüm ülkelerden ve kurumlardan gelen yardımlar ise BM'yi kastediyorum o da 550 milyon dolar. Bunlar bu. Buna karşılık aynı kesimler Suriye'de yaptıkları birkaç saatlik operasyonda bilmem kaç yüz milyon dolarlık bomba kullanmış olmayı böbürlenerek anlatıyorlar. Bu kadar silah kullanıyorsunuz" dedi.

"IRAK'TA SİZ HİÇBİR SİLAH ALMADINIZ"

Erdoğan, "5 bin TIR  silah oraya geliyor. 2 bin kargo uçağıyla silah geliyor. Bunun bedeli ne? Bunlar kime karşı geliyor. Gelse gelse bunlar Türkiye'ye karşı geliyor. Çünkü sınırda Türkiye var, başka birisi yok. 20 tane üs var sadece ABD'nin. Bu üsler ne iş görür? Kime karşı? Bütün bunları sorduğumuz zaman 'Biz hepsinin seri numaralarını aldık, savaş bitince silahların hepsini alıp gideceğiz.' Kimi aldatıyorsunuz? Biz bunları Irak'ta gördük. Irak'ta siz hiçbir silah almadınız. Biz daha sonra o silahların bir kısmını, PKK'nın elinden topladık. Biz bunları biliyoruz. İnsanları öldürmek için gösterdikleri gayreti, harcadıkları paranın onda birini insanları yaşatmak için kullansalar muhtemelen bütün sorunlar çözülecek ama böyle bir dert yok" diye konuştu.

Erdoğan, "Davos'ta 'one minute' derken, sadece kendimizin değil, milletimizin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Filistin meselesine vicdani bakış sahibi herkesin hissiyatını dile getirdik. Ne zaman ki insanlığın tamamı, zalimlere 'one minute' deme noktasına gelirse, işte o zaman bu zulüm bitme sürecine girmiş demektir" şeklinde konuştu.

"ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE"

Erdoğan, geçmişte yaptığı İsrail ziyaretini anlatarak, "Filistin tarafına geçeceğiz, bize bayağı çile çektirdiler. Arabayı aradılar, yarım saat, 45 dakika oyaladılar. Bırakıp dönmek mümkün değil, onu da yapamıyorsun fakat ikili görüşmede enteresan bir şey anlattı Şaron. Söylediği şuydu; 'Hayatta en çok zevk aldığım şey, Filistinlileri öldürürken tank üstündeki görevimdi'. Düşünebiliyor musunuz, bu insanların karakteri, yapısı bu. Ne oldu sonra? Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Onun için adil olacaksın, dürüst olacaksın, zulmetmeyeceksin. Bizlere düşen inşallah o güne kadar mücadeleyi sürdürmek, her platformda Filistinli kardeşlerimizin seslerini duyurmak, yanlarında olmaktır" dedi.

ERDOĞAN ÖDÜL VERDİ

Erdoğan'ın konuşmasının ardından "Kudüs'ün son yüzyılıö belgeselinden kısa bir bölüm gösterildi. Ardından ödülü töreni gerçekleştirildi. Nur Fıtrı Taher, Emine Erdoğan'dan ödülünü aldı. Emine Erdoğan Taher'e sarıldıktan sonra ödülünü verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'de buldozerin altında kalarak hayatını kaybeden ABD'li aktivist Rachel Corrie'nin annesi Cindy Corrie ve babası Craig Corrie'e de ödül verdi.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Erdoğan'ın konuşması

-Belgesel gösterimiz

-Ödüllerin verilmesi

-Detaylar 

07.05.2018 - 12.59 - Haber Kodu : 180507055

07.05.2018 - 13.33 - Haber Kodu : 180507067

07.05.2018 - 13.34 - Haber Kodu : 180507068

07.05.2018 - 13.37 - Haber Kodu : 180507069

07.05.2018 - 13.49 - Haber Kodu : 180507076

===========================================

2- BAŞBAKAN YILDIRIM: SEÇİM KARARI BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİN İSTEDİĞİ BİR KARARDI (2)

Başbakan Binali Yıldırım,

"(ERKEN SEÇİM) Vatandaşımızın ileriye yönelik öngörülerini, hedeflerini daha da geciktirmemek için bu kararı aldık. Aslında bu seçim kararı bütün siyasi partilerin istediği bir karardı"

" Bazıları 'Niye bu kadar erken karar aldınız? Biz daha erken karar aldık, biz hazır değildik' demeye başladılar. Kardeşim zaten 15 yıldır hazır olmadıysanız, son 1 ayda nasıl hazırlanacaksınız? Vatandaş buna nasıl itibar edecek? Eğer iktidar olmak istiyorsanız her zaman hazır olmanız lazım" 

"(KONUT KAMPANYASI) Zaten 150 metrekare altına böyle bir vergi yok üzerindeki bütün konutlarda bir stok var. Büyük şehirlerde bunlarla ilgili de Ziraat Bankası ve diğer bankalar  bir kampanya başlatacaklar inşallah. Onun tarihini, detayını vermeyeyim. Bugünlerde ona yönelik de bir kampanya yapacak ve piyasa hareketlenmiş olacak" 

Haber- Kamera: Enver ALAS- Cansel KİRAZ/ İSTANBUL,

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 61. Genel Kurulu'nda konuştu. 

"PİYASA HAREKETLENMİŞ OLACAK" 

Başbakan Yıldırım, konut kampanyası başlatılacağını kaydederek, "13 milyon hane sahibiyle el sıkışıyoruz. 50 yıllık sorunlarını çözüyoruz. Aynı şekilde bütün büyük küçük işletmelerle, kurumlarla bir barış süreci başlatıyoruz. Onlara borçlarını 36 aya kadar yeniden yapılandırma fırsatı veriyoruz. Öğrencilerimize bir kereliğine öğrenci hayatına dönmelerine fırsat veriyoruz. En son konutla ilgili KDV'yi düşürdük ve benzer şekilde tabi tabu harcında da bir düşürme yaptık. Bu özellikle belirli bir metrekarenin üzerine, zaten 150 metrekare altına böyle bir vergi yok üzerindeki bütün konutlarda bir stok var. Büyük şehirlerde bunlarla ilgili de Ziraat Bankası ve diğer bankalar  bir kampanya başlatacaklar inşallah. Onun tarihini, detayını vermeyeyim. Bugünlerde ona yönelik de bir kampanya yapacak ve piyasa hareketlenmiş olacak" diye konuştu.

"EĞER İKTİDAR OLMAK İSTİYORSANIZ, HER ZAMAN HAZIR OLMANIZ LAZIM"

Başbakan Binali Yıldırım, seçimlere 50 günden az bir süre kaldığını aktardı. Yıldırım, "Seçim kararı alınca da zaten piyasalar gerekli olumlu tepkiyi verdi. Vatandaşımızın ileriye yönelik öngörülerini, hedeflerini daha da geciktirmemek için bu kararı aldık. Aslında bu seçim kararı bütün siyasi partilerin istediği bir karardı. Neden? Çünkü 16 Nisan referandumu olmuş, parlamenter sistem değişmiş, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edilmiş. Bunun uygulamasının daha fazla geciktirilmemesi vatandaşımız için, ülkenin gelecek kararları için önemliydi. Biz de hem iş aleminin hem kamuoyunun hem de siyasi rakiplerimizin beklentisini gördük ve bu kararı aldık. Ondan sonra bazıları 'Niye bu kadar erken karar aldınız. Biz daha erken karar aldık biz hazır değildik' demeye başladılar. Kardeşim zaten 15 yıldır hazır olmadıysanız, son 1 ayda nasıl hazırlanacaksınız? Vatandaş buna nasıl itibar edecek? Eğer iktidar olmak istiyorsanız her zaman hazır olmanız lazım. Ülkemiz 24 Haziran'da seçime gidiyor. Ülkenin gelecek 5 yılını kararını verecek bu seçimin en önemli özelliği hükümet, sandıkta kuruluyor. Yani seçimler oldu, vekilleri seçtik gönderdik Ankara'da ne oluyor ne bitiyor buna ihtiyaç kalmıyor. Vatandaş kendi oyuyla, kendi kararıyla ülkeyi yönetecek ekibi seçiyor ayrıca yasamaya da karar veriyor meclisi de seçiyor. Bir yanda yasama bir yanda yürütme ikisinin kararını da vatandaş veriyor. Niye böyle yapıyoruz? Gördünüz son 15 yılda demokrasiye, milli iradeye karşı müdahale girişimleri oldu. Artık bunlara gerek kalmasın. Vatandaş iradesiyle ülke yönetimi için kime yetki vereceğine karar versin dedik ve bu sistemi getirdik" dedi.

1950'LERDEN BERİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDE OLAN BİR İŞ 

Başbakan Yıldırım, " Başkanlık sistemini getiriyoruz. Bu da son başbakanın son marifetlerinden biri olabilir. Ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun. Biz önayak olduk MHP ile beraber. Türkiye'nin 1950'den beri gündeminde olan bir iş. Biz sadece Türkiye'nin gündeminde olan bu konuyu da gündemden kaldırmak için Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle hükümetimizin çabasıyla ve  MHP ile birlikte sistem değişikliğini önce parlamentoya getirdik gündeme getirdik. Daha sonra da milletimizin onayına sunduk. 16 Nisan'da da milletimiz kararını verdi. İlk uygulamasını inşallah 24 Haziran'da yapacağız. Adaylar belli oldu. Bundan sonra söz millette" şeklinde konuştu.

"ENFLASYONUN DÜŞÜRÜLMESİ KONUSUNDAKİ HASSASİYETİMİZDE GEVŞEME YOK"

Başbakan Yıldırım enflasyon konusunda da açıklamalarda bulundu. Yıldırım, " Enflasyonun düşürülmesi konusundaki hassasiyetimizde bir gevşeme yok. Bu sene enflasyonla mücadele devam edecek. Hedef yine tek haneli hale getirmek. Bunun için gerekli tedbirleri alıyoruz. Emeklilere, yaşlılara verdiğimiz imkanlar dolayısıyla mali disiplinden de bir kopma söz konusu değildir. Bununla ilgili tedbirlerimizi aldık.   Finansal piyasalarla ilgili de tabii bankalarımız olsun ama nihayetinde de Merkez Bankası gerek kur dalgalanmaları gerekse bankaların kredi ihtiyaçlarını, piyasanın kredi ihtiyaçlarını dikkate alarak dinamik bir yönetişim süreciyle gerekli tedbirleri almıştır, almaya da devam edecek. Olumsuzluklarımız ne? Dünyada petrol fiyatları artmaya devam ediyor dolayısıyla petrol üreticisi olmayan ülkeler bundan olumsuz etkileniyor. Türkiye de bunlardan biri. Bununla ilgili de bazı tedbirlerimizi aldık. Sizden isteğimiz de kredi maliyetlerini bizim tarafımızdan ilave maliyetleri mümkün mertebe küçültmek. Ama sizden beklediğimiz de birlikte hareket ederek maliyetleri aşağı çekmek, faizleri de  aşağı çekmek ve böylece yüksek faizden olan memnuniyetimizi de sona erdirmek. Daha düşük faizle daha makul karlar edeceksiniz, karınızda gözümüz yok. Yaşatmayı esas almanız lazım. Yeniden yapılandırma bir suç değildir. Gelişmiş ülkelerde yeniden yapılandırma artık sıradan bir iştir. Ben biliyorum, bir zamanlar İsveç'teydim. Vatandaşın kredi kartı borçlarını bir seferliğine sildiler. Kıyamet kopmadı, kimseye de bir şey de olmadı. Güçlü ekonomi olunca yaparsın. Ama kontrollü gitmek lazım" ifadelerini kullandı. 

 

Görüntü dökümü

--------------

Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşması

-Genel ve detaylar 

07.05.2018 - 13.55 - Haber Kodu : 180507077

07.05.2018 - 13.57 - Haber Kodu : 180507078

07.05.2018 - 14.05 - Haber Kodu : 180507079

07.05.2018 - 14.08 - Haber Kodu : 180507083

07.05.2018 - 14.13 - Haber Kodu : 180507086

==================================

3- EKMELEDDİN İHSANOĞLU MİLLETVEKİLİ ADAYI OLMAYACAK

İstanbul DHA

MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu'nun seçimlerde aday olmayacağı açıklandı.

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun danışmanı tarafından gönderilen yazılı açıklamada şöyle denildi:

"24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala, ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu hassas süreçte, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dille yazılan birtakım haberler basına yansımıştır. Bu gerekçeyle bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur.  Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, 2014 yılı Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nde davet üzerine "Çatı Aday" olarak gösterilmiş ve o günün zorlu şartlarında yüzde 38,5 oranında oy alarak başarılı bir sonuç elde etmiştir. Dikkatle incelendiğinde, bu başarılı neticenin İhsanoğlu'nun yürüttüğü nezih ve dürüst kampanyanın bir eseri olduğu görülecektir. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında ise davet üzerine girdiği 7 Haziran seçimlerinde İstanbul MHP Milletvekili olarak seçilmiş ve MHP çatısı altında siyasi hayatına devam etmiştir"

"SAĞLIĞINA YENİDEN KAVUŞMUŞTU"

"Sayın İhsanoğlu, bugüne kadar öncelikle ülkemizin ve yüce Milletimizin milli menfaatleri için yapılması lazım gelen ne varsa vicdani sorumlulukları gereği milletvekili yeminine sadık kalarak yerine getirmiştir.  13 Mart 2018 tarihinde Bakü'de rahatsızlanarak kalp krizi geçiren Sayın İhsanoğlu başarılı bir operasyonla sağlığına yeniden kavuşmuştur. Bu süreçte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Devlet Başkanı Sayın İlham Aliyev, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ve CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yakın ilgi ve desteklerini eksik etmemiştir"  

"BAŞVURU YAPMAMIŞTIR" 

"2 Mayıs 2018 tarihli MHP Grup Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararla, MHP'nin Cumhurbaşkanı adayı belirlenmiştir. Sayın İhsanoğlu, toplantının yapıldığı gün ve akabinde nükseden rahatsızlığı dolayısıyla seyahat edememiş ve Ankara'ya gelememiştir. Sağlık sorunları nedeniyle mazeretli olarak bu toplantıya katılamamıştır. MHP tarafından yapılan açıklamada, Sayın İhsanoğlu ile Samsun MHP Milletvekili Sayın Erhan Usta'nın mazeretli olarak katılamadığı hususu açıkça belirtilmiştir.  Tüm bu açıklamalara rağmen bazı mahfiller ısrarla, kasıtlı ve hedefli haberleri servis etmeye devam etmektedir. Bununla birlikte, yine aynı şekilde Sayın İhsanoğlu'nun 27. dönem milletvekilliği seçimlerine katılmaması, bir polemik malzemesi yapılmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple altını çizerek belirtmek gerekir ki, Sayın İhsanoğlu 27. Dönem Milletvekili Seçimlerine katılmak amacıyla başvuru yapmamıştır" 

=========================

4- ATATÜRK HAVALİMANI'NDA YAĞMUR ETKİLİ OLDU

Haber-Kamera: İbrahim YILDIZ - Hüseyin ASLIYÜCE/ İstanbul DHA

İstanbul'da öğleden sonra zaman zaman şiddetini attıran yağmur nedeniyle, Atatürk Havalimanı'na iniş için alçalan bir uçak, ilk denemesinde pisti pas geçmek zorunda kaldı. 

İstanbul'da etkili olan yağmur nedeniyle Atatürk Havalimanı'na iniş için alçalan uçaklar bir süre sırada beklemek zorunda kaldı. Kiev-İstanbul seferini gerçekleştiren Ukrayna Havayolları'na ait Boeing 737-800 tipi tarifeli uçak da  havalimanına inişi sırasında, şiddetini artıran yağmur nedeniyle  pisti pas geçmek zorunda kaldı. İlk denemesinde başarısız olan uçak, tekrar iniş sırasına girerek 20 dakika gecikmeli olarak saat 15.00'da sorunsuz olarak havalimanına inişini gerçekleştirdi.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Uçak iniş görüntüsü

-Ukrayna Hava Yolları uçağının iniş görüntüsü

-Uçak altında çalışan işçilerden görüntü

-Aprondan araç görüntüsü

-Genel ve detay görüntü

07.05.2018 - 16.03 - Haber Kodu : 180507128

===================================

5- "DETAY MAXİNET" OPERASYONU: 28 KİŞİ GÖZALTINDA

Haber: Yüksel KOÇ/ İstanbul DHA

Bilgisayarlarını açık bırakanlara para kazandırmayı vaad ederek çok sayıda kişiden para toplamak suretiyle dolandırıcılık yaptığı iddia edilen Detay Maxinet şirketine yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 28 kişi gözaltına alındı. 

Şirketin Kartal'da bulunan adresinde arama yapıldığı, burada ele geçirilen çok sayıda digital materyale mahkeme kararı ile el konulduğu, soruşturma kapsamında 3 kişinin de arandığı öğrenildi. 

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda Detay Telekom Sanayi ve Ticaret Limited şirketi ve Detay Maxinet Teknolojileri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim şirketi hakkında, "Bilişim sistemleri, banka ve kredi kurumlarının kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan soruşturma başlatıldı.

ŞİRKETLERİN MERKEZİNE BASKIN YAPILDI

İstanbul merkezli Adana, Mersin, Kocaeli, Eskişehir, Zonguldak, Ankara ve Bursa'yı da kapsayan soruşturma kapsamında şirket ile irtibatlı 27 kişinin gözaltına alındığı, 1 kişinin de kendiliğinden teslim olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında firari olan 3 kişinin halen arandığı, şirketlerin Kartal'da bulunan merkezlerinde de arama yapıldığı, ele geçirilen çok sayıda digital materyallere de mahkeme kararı ile el konulduğu kaydedildi. 

 

===============================

6- BODRUMDA YANGIN ÇIKTI; ÜST KATTA MAHSUR KALANLARI İTFAİYE KURTARDI

Haber - Kamera: Ersan SAN/ İSTANBUL,

Beyoğlu'nda 4 katlı binanın bodrum katında çıkan yangın nedeniyle üst katlarda mahsur kalanları itfaiye kurtardı.

Hacı Ahmet Mahallesi Sefa Meydanı Sokak'ta bulunan 4 katlı binanın bodrum katında öğle saatlerinde yangın çıktı.  Söndürülmeden atılan sigaranın neden olduğu kaydedilen yangında yoğun duman nedeniyle üst kattakiler mahsur kaldı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kısa sürede yangını söndürdü. Mansur kalan 2'si yabancı uyruklu 3 kişi itfaiyenin merdiven aracıyla kurtarıldı. Kurtarılan kişilere olay yerine gelen ambulansla ilk müdahale yapılırken sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. 

Görüntü Dökümü

------------

-İtfaiye ekiplerinin çalışmaları

-Sokağı saran yoğun duman. 

-Binada Mahsur kalanların kurtarılması

-Genel ve detaylar

================================

7- AVRUPA ŞAMPİYONU VAKIFBANK'A BANDOLU KARŞILAMA

Haber-Kamera: İbrahim YILDIZ/İSTANBUL,

Voleybol kariyerini kupayla noktalayan kaptan Gözde Kırdar, "Ne çok erken, ne de çok geç. Tam zamanında, en iyi seviyede kupalarla bırakıyorum" dedi

Voleybol Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final'de Romanya'nın CSM Volei Alba Blaj ekibini 3 - 0 yenerek şampiyon olan VakıfBank, yurda döndü. Temsilcimiz, İstanbul'da bandolar eşliğinde coşkuyla karşılandı.

Türk Hava Yolları'na ait uçakla saat 11.20'de Bükreş'ten İstanbul'a gelen VakıfBank'a, Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali'nde karşılama töreni düzenledi. Üst üste 2'nci kez Avrupa şampiyonluğuna ulaşan voleybolcular, taraftarları tarafından döviz ve tezahüratlarla karşılandı.

Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtlayan VakıfBank kaptanı Gözde Kırdar, kariyerine kupayla veda etmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Dördüncü kez Avrupa Şampiyonu olduklarını dile getiren Gözde, "Yarı final maçımız zorlu geçti. Finaldeki rakibimiz ise kadro olarak bizden daha düşük bir takımdı. Zaten çok da iyi bir skorla kazandık. Bizim için iyi bir dörtlü final oldu. Çok zorlu bir seriden çıktık. Ne kadar iyi bir takım olduğumuzu gösterdik" dedi.

Kariyerini noktalama kararı alan Gözde Kırdar, son olarak, "Kaç yıldır bu işi yapıyorum ve bu işle büyüdüm. Benim için önemli bir karardı. Ne çok erken, ne de çok geç. Tam zamanında bırakıyorum. En iyi seviyede kupalarla bırakıyorum" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------

Bando ekibinin takımı bekleyişi

Oyuncuların havalimanından çıkışı

Çiçeklerle karşılanışı

Gözde Kırdar'ın açıklamaları

SPOR BÜLTENİNDE GEÇİLDİ

Kaynak: DHA

title