Dha İstanbul Bülteni - 3

Dha İstanbul Bülteni - 3

Prof. Dr. Erdoğan Teziç için Ortaköy Mecidiye Camii'nde cenaze namazı kılındı.

Dha İstanbul Bülteni - 3


Prof. Dr. Erdoğan Teziç için Ortaköy Mecidiye Camii'nde cenaze namazı kılındı. Teziç'in cenazesine Galatasaray Üniversitesi'ndeki törene de katılan Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu gibi isimlere ek olarak, TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, MGK Eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, Galatasaray Spor Kulübü Eski Başkanları Faruk Süren, Adnan Polat ile Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal gibi isimler katıldı. 


Teziç ailesi camii avlusunda da taziyeleri kabul etti. Beşiktaş Belediyesi Zabıta ekipleri Türk Bayrağına sarılı tabutun başında nöbet tuttu. Cenaze namazının kılınmasının ardından helallik alındı. Cenaze yine Zabıtaların omuzunda camiden çıkarılıp cenaze arabasına konuldu. Bu sırada camii avlusundan alkış sesleri yükseldi. Cenazeye katılanlar Prof. Teziç'in cenazesini alkışlarla uğurladı. Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in cenazesi Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi.


Görüntü Dökümü:


------------------


Cenazenin musalla taşındaki görüntüsü


Cenazeye katılanlardan genel ve detay görüntüler


Cenaze namazının kılınması, helallik alınması


Alkışlarla uğurlanması


================


ERDOĞAN TEZİÇ'E VEDA


Haber: Özgür ALTUNCU/ Kamera: İdris TİFTİKÇİ, İstanbul DHA 


YÖK Eski Başkanı, Galatasaray Lisesi Eski Müdürü, Galatasaray Üniversitesi Eski Rektörü, bir dönemin Galatasaray Voleybol Takımı Kaptanı ve Milli Voleybolcu Prof. Dr. Erdoğan Teziç son kez Galatasaray Üniversitesi bahçesindeydi. 


ÜNİVERSİTEDE TÖREN


Galatasaray Üniversitesi Kurucularından olan ve Üniversitenin 2000-2003 yılları arasında Rektörlüğünü yapan Prof. Dr. Erdoğan Teziç için ilk tören, üniversitenin Ortaköy'deki yerleşkesinde yapıldı. Törene üniversitesinin akademik kadrosu ve öğrencileri tam kadro katıldı. Teziç'in Türk Bayrağına sarılı tabutu üniversite bahçesine getirildi.


 


BAŞBUĞ, ÖZBEK VE KIRAÇ KARANFİL BIRAKIP DUA ETTİ


Törene, Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç, Genelkurmay Eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Prof. Dr. İlber Ortaylı gibi isimler katıldı. İnanç, Başbuğ ve Özbek törene birlikte geldi, Erdoğan Teziç'in tabutuna karanfil bırakıp dua etti. 


ORTAYLI BİLİNMEYEN YÖNÜNÜ ANLATTI


Erdoğan Teziç'in 1961 Anayasasının hazırlanmasında büyük katkısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Kurullarda ismi geçmiyor. Asistan doktordu o zaman ama çok önemli rapörtörlük, tetkikçilik görevi olan biri, bunu bilmezler mesela"dedi. Teziç'in Galatasaray Lisesi'nin yenilenmesinde büyük katkısı olduğunu ve Üniversiteyi bugünlere getirenlerden biri olduğunu söyleyen Ortaylı,"Ben özleneceğini ve unutulmayacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. 


BAŞBUĞ: CUMHURİYET TARİHİMİZİN YETİŞTİRDİĞİ SON ÖNEMLİ DEĞERLERDEN BİRİSİYDİ...


Teziç'i tanımaktan büyük bir onur duyduğunu söyleyen Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, "Çok iyi bir insandı. Hocaların hocası, Anayasa üzerine Türkiye'nin en değerli hocalarından birisiydi. Kaybımız büyük. Boşluğu zor doldurulacak, belki de Cumhuriyet tarihimizin yetiştirdiği son önemli değerlerden birisiydi" dedi.


DURSUN ÖZBEK SPORCU KİMLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ


Bütün Galatasaraylılara başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek de, "Erdoğan hoca aynı zamanda Galatasaray'ın ve milli takımın çok önemli bir sporcusuydu. Galatasaray'a ve Milli Takıma uzun yıllar voleybolcu olarak hizmet etti. O dönemde de Galatasaray ve milli takım başarılı sonuçlar aldı. Hem sporcu kimliği hem de eğitimci kimliğiyle Türkiye'nin gönlünde taht kurmuş bir insandı" dedi.     


AİLESİ TAZİYELERİ KABUL ETTİ


Erdoğan Teziç'in eşi Deniz Teziç ve oğlu Kerem Teziç ve Kuthan Erkaya taziyeleri kabul etti. Teziç için üniversite bahçesinde anma töreni düzenlendi. Saygı duruşuyla başlayan törende ilk olarak Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Ertuğrul Karsak konuştu. Teziç'in özgeçmişini okuyan Karsak, "Galatasaray sevgisiyle yaşayan bir büyüğümüzdü. Klasik şıklığı, ciddi, bir o kadar da espirili üslubuyla her zaman hatırlanacak" dedi.


KIRAÇ: FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR TALEBELERİ ADINI YAŞATACAKTIR...


Ardından Gatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç bir konuşma yaptı. Çok kıymetli bir Türk çocuğunu, bir Cumhuriyet çocuğunu yolcu etmek için toplandıklarını söyleyen Kıraç, 8 sene Galatasaray Lisesi müdürlüğünü yapmış ve zorlu bir dönemin ardından Lisenin Türkiye'nin en üst seviyesine gelmesinde büyük katkısı olmuş, bu üniversitede rektörlük yapmış, hukuk fakültesini Türkiye'nin en iyi Hukuk Fakültesi arasına sokmuştur "dedi. Galatasaray Üniversitesinin Teziç'in katkılarıyla Türkiye'deki en iyi ve en yüksek seviyede talebe yetiştiren bir üniversite haline geldiğini söyleyen Kıraç sözlerini şöyle sürdürdü: Hukuk Fakültesine geçen sene giren talebeler, 2 Milyon kişi arasından ilk 10 talebeden 4'ü. En son talebe de Türkiye 34'üncüsüdür. Bu yapıda başka bir hukuk fakültesi yoktur.Kendisi Galatasaray'da bulunduğu sürece mektebini çok sevmiş ve bu böyle de yaşayacaktır. Onu kaybetmek bizler için çok acı, Galatasaray Camiası için çok acı. İnandığım ve rahatlıkla söyleyebileceğim birşey, 'fikri hür, irfanı hür,vicdanı hür' talebeleri kendi adını ve Galatasaray adını yaşatacaklardır. Ruhu şad olsun.


"BENİM NE İSTEMEYE HAKKIM VAR"


Törende son olarak  Hukuk Fakültesi Dekanı Necmi Yüzbaşıoğlu konuştu. Hastalığı boyunca Teziç'e sürekli görüştüklerini ve kendisinden bir isteği olup olmadığını sorduğunu söyleyen Yüzbaşıoğlu," 'Ülkemizin yaşadığı bu sorunlardan sonra benim ne istemeye hakkım var' demiştir. Yaşadığı gibi onurlu şekilde aramızdan ayrıldı"şeklinde konuştu.  


ORTAKÖY BÜYÜK MECİDİYE CAMİİ'NDEN YOLCU EDİLECEK


Törenin ardından Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in cenazesi yeniden cenaze arabasına konulup Ortaköy'deki Büyük Mecidiye Camii'ne götürüldü. Teziç için burada öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak ve Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verilecek.


Görüntü Dökümü:


 -Cenazenin gelişi


Törenden detaylar


Haberdeki sırasıyla konuşmalar


Genel ve detay görüntüler


====================


DİNK SUİKASTİNDE  İDDİANAMESİNDE DEHŞETE DÜŞÜREN TESPİT


"FETÖ, SAMAST TETİĞİ ÇEKERKEN KAMERA KAYDINDAYDI"


Dink suikastine yönelik 3. İddianamede, 19 Ocak 2007 tarihinde saat 15.01 sıralarında işlenen Hrant Dink cinayeti, öncesi, tetiğin çekildiği an ve sonrası;  tüm süreç istihbarat teknikleriyle görüntü kaydına alındı. 


Özden ATİK, İstanbul, DHA


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastinde rol oynayan jandarma görevlilerinin yer aldığı 3. iddianamede, "cinayet öncesi, cinayetin işlenmesi sırasında ve cinayet sonrası istihbarat teknikleriyle Ogün Samast ve tüm sürecin FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanmak üzere kayıt altına alındığı" tespitine yer verildi. 


TÜRK BAYRAKLI I MEDYADAKİ TETİKÇİLERİ ARACILIĞIYLA...


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü tarafından hazırlanan iddianamenin iddianamenin detayları belli oldu. İddianamede, Hrant Dink cinayeti eylemini gerçekleştiren bir kısım kamu görevlilerinin, eylemi başından sonuna kadar planlayıp icrasının yolunu açtıkları ve denetlendikleri, FETÖ/ PDY'nin amaçları doğrultusunda suça iştirak ettikleri, kamuoyu algısı oluşturmak için tetikçi Ogün Samast'ın elinde Türk Bayrağı olduğu halde fotoğraf ve görüntülerini alarak medyadaki tetikçileri aracılığıyla yayınladıkları belirtildi. 


"GÜLEN'İN ONAYI DIŞINDA GERÇEKLEŞTİRİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"


İddianamede, Hrant Dink cinayetinin Türkiye kamuoyu ve Ermeni diasporasının etkin olduğu Avrupa ve Amerika'daki etkisi ve şiddet içeren silahlı başlangıç eylemi olması nedeniyle FETÖ/PDY terör örgütü lideri şüpheli Fetullah Gülen'den bağımsız olarak, bilgi ve onayı dışında gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı ifade edildi.


TRABZON 6 AY ÖNCESİNDEN ÖLDÜRÜLECEĞİ BİLGİSİNİ ALDI


İddianamede, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün Hrant Dink'in Yasin Hayal tarafından öldürüleceği bilgisine, Hayal'in akrabası Coşkun İğci vasıtasıyla 2006 yılı Temmuz ayında ulaştığı, istihbarat görevlileri Veysel Şahin, Okan Şimşek ve Volkan Şahin'in de bu bilgiyi Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Yüzbaşı Metin Yıldız'la paylaştıkları, Yıldız'ın da bu bilgiyi Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'e aktardığı anlatıldı.


DİNK'İN KONUTUNDA KEŞİF YAPILMIŞ


Cinayet tasarısının olgunlaştırılması ve hazırlık evresinde Dink'in Bakırköy'deki konutu ve Beyaz Adam Yayıncılık adlı işyeri çevresinde Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinince 9 Ağustos 2006 tarihinde keşif yapıldığı, daha sonra İğci'nin devreden çıkarıldığı belirtildi. Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Değerlendirme ve Analiz Merkez Amiri  Hamza Celepoğlu'nun ise bu nedenle cinayetten yaklaşık 1 ay kadar önce dil kursunda bulunduğu İtalya'dan Türkiye'ye izinli olarak geldiği ve 10 gün sonra tekrar İtalya'ya döndüğü kaydedildi.


CİNAYETTEN 3 SAAT ÖNCE TRABZON VE İSTANBUL JANDARMA İSTİHBARATI GÖRÜŞMÜŞ


İddianamede, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi şüphelilerinin "cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket ettikleri vurgulandı. Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Okan Şimşek'in İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Şeref Ateş ile cinayetten yaklaşık 3 saat önce telefonla görüştükleri, bu görüşmeden sonra İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Muharrem Demirkale, Şeref Ateş, Mustafa Küçük, Miktad Özbek ve Rahmi Özer'in, Hrant Dink'in Bakırköy'deki  konutunun yakınlarına gittikleri, bunun HTS kayıtları ve sinyal bilgilerinden tespit edildiği anlatıldı. Cinayetten sonrasında da Okan Şimşek ile Şeref Ateş'in bir kez daha telefon görüşmesi yaptıkları tespit edildi.


"FETÖ'NÜN ALTIN ÇOCUĞU MUHARREM DEMİRKALE"


İddianamede, İstanbul Jandarma İstihbarat Bölücü Faaliyetler İstihbarat Tim Komutanı Yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin, "Fetullahçı Terör Örgütü'nün altın çocuğu olarak nitelendirildiği" vurgulandı. Trabzon Jandarma İstihbaratı'ndan Ogün Samast'ın cinayeti işlemek için 18 Ocak'ta İstanbul'a geldiği bilgisini alan Demirkale'nin, İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerini koordine ettiği belirtildi. 


DEMİRKALE'NİN TELEFON İRTİBATLARI


15 Temmuz başarısız darbe girişimine katılan ve Ankara Jandarma Genel Komutanlığı binasında çatışma sonucu yaralı olarak ele geçirilen Muharrem Demirkale'nin iddianamede telefon HTS kayıtlarına yer verildi. Demirkale'nin olay günü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli müdür ve müdür yardımcıları Erol Demirhan ve Metin Canbay ile ve IQ yayınevi sahibi Adem Sarıgöl ile telefon irtibatı olduğu, ayrıca o dönem Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile cinayetten 1 gün önce ve 1 gün sonra kullanımındaki iki telefonla 7 görüşme yaptığı belirtildi.


SAMAST OLAY GÜNÜ TAKİP EDİLMİŞ


Muharrem Demirkale'nin emri altında bulunan şüpheliler Yavuz Karakaya, Bekir Yokuş, Emre Cingöz, Ecevit Emir, Hacı Şefik Şimşek ve Eyüp Temel cinayet mahalli ve çevresinde bulundukları cep telefonu sinyal baz bilgileri ve güvenlik kamera görüntülerinden tespit edildiği belirtildi. Güvenlik kamera görüntülerinden, şüphelilerce kullanılan siyah renkli ve mavi renkli iki araç tespit edildiği de belirtilerek tetikçi Ogün Samast'ın "olay günü kendisini siyah renkli Renault marka bir araçtan inen şahısların takip ettiğini, daha sonra takibe katılan şahısların arttığını, bunun üzerine Yasin Hayal'i ankesörlü telefonla aradığı, Hayal'in de 'Merak etme onlar bizden' deyince rahatladığını" belirttiği şeklindeki savcılık ifadelerine yer verildi. İddianamede, aynı ekipte ve araçta birlikte görev yapan şüphelilerin  cinayet mahalli ve çevresinde Ogün Samast ve Hrant Dink'i izlerken tespit edilemeyen başka hatlar ya da istihbari iletişim cihazları kullandıkları kaydedildi. 


SAMAST'I HEM TAKİP ETMİŞLER, HEM GÖRÜNTÜLEMİŞLER 


Ogün Samast'ın 20 Ocak 2007'de Samsun Otogarı'nda yakalandıktan sonra, soruşturma dosyasında bulunmayan bazı görüntülerin 8 Eylül 2016'da yazılı ve görsel medyada yayınlandığı, bunun üzerine 29 Eylül 2016'da Samast'a savcılıkta bu görüntülerin izlettirildiği anlatıldı. Samast'ın Samsun Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde yanında oturan sivil bir şahsın elinde bulunan telefon ekranından, Yasin Hayal ile ankesörlü telefonda konuşurken, sigara içip beklerken çekilen görüntülerinin izlettirildiğini söylediği, bu görüntülerin siyah renkli Renault marka araç ile kendisini takip eden şahıslarca çekildiğini söylediği ifadelerine yer verildi. 


"TÜM SÜRECİ KAYIT ALTINA ALDILAR"


Samast'a bu görüntüleri izleten şahsın Samsun İl Jandarma Komutanlığı Şube Müdürü şüpheli Murat Bayrak olduğunun tespit edildiği belirtilen iddianamede, "Muharrem Demirkale'nin yönlendirmesi ve koordinasyonu altında mahiyetinde görev yapan şüpheliler Yavuz Karakaya ve Bekir Yokuş tarafından istihbarat fiziki takip kameralarıyla Ogün Samast'ı bulunduğu yere göre caddenin karşısından yatay ve yüzüne yakın çekim yapacak şekilde kameraya aldıkları, cinayet öncesi, cinayetin işlenmesi sırasında ve cinayet sonrası istihbarat teknikleriyle Ogün Samast'ı ve tüm süreci FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanmak üzere kayıt altına aldıkları" ifadesine yer verildi.


"KAMUOYU ETKİSİ YARATABİLMEK İÇİN TÜRK BAYRAĞI ZORLA AÇTIRILDI"


İddianamede Ogün Samast'ın eline, Samsun İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince ısrarla Türk Bayrağı tutuşturularak görüntülerinin kayda alındığı, görüntülerin bir kısmının terör örgütüyle iltisaklı şüpheli gazeteci Ercan Gün tarafından terör örgütünün amaçları doğrultusunda yine terör örgütü ile iltisaklı medya kuruluşlarınca servis edildiği belirtildi. Samast'ın "Hrant Dink'in cesedinin başında Türk Bayrağı açacaktım. Çevrenin kalabalık olması ve öldürülmekten korktuğum için üzerimde taşıdığım Türk Bayrağını açamadan kaçmak zorunda kaldım" şeklindeki ifadesine yer verilen iddianamede, "Kamuoyu etkisi ve algısı yaratabilmek amacıyla Ogün Samast'ın maktulün başında korkusundan açamadığı Türk Bayrağı, Samsun TEM Şube Müdürlüğünde eline tutuşturularak zorla açtırılmıştır" denildi. 


44 SANİYELİK GÖRÜNTÜLERİ FİRARİ ŞÜPHELİLER VERDİ


Savcılığa teslim edilen bayrak görüntüsünün 10 dakika 20 saniye olmasına rağmen, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünce network üzerinden başında Ali Fuat Yılmazer'in bulunduğu İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü'ne gönderilen görüntülerin 44 saniye olduğu anlatıldı. 30 Ocak 2007'de firari şüpheliler Ekrem Dumanlı, Adem Yavuzarslan, Mehmet Faruk Mercan ve avukat Halil İbrahim Koca'nın bu görüntüleri Ercan Gün'e verdikleri, Gün'ün görüntüleri Samsun Jandarma Komutanlığı'nda çekilmiş gibi yayımlamasıyla Dink cinayetinin arkasında ulusalcılar olduğu algısı yaratılarak Ergenekon operasyonlarının zemininin oluşturulduğu kaydedildi. 


AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİSLERİ İSTENİYOR


Aralarında Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen, firari savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteci Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin de aralarında bulunduğu 51 şüphelinin ağırlaştırılmış müebbet hapisleri isteniyor. Ayrıca bazı şüpheliler hakkında müebbet hapis ve 7.5 yıldan 15 yıla kadar da değişen hapis cezaları da talep ediliyor. İddianame, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine birleştirilme talebiyle gönderildi. 


====================


KAHVEHANEDE YAPILAN O KONUŞMAYA TAHLİYE


Ümit TÜRK İstanbul/ DHA 


Ortaköy Reina'daki terör saldırısının ardından Okmeydanı'nda bir kahvehanede yaptıkları konuşma nedeniyle Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçundan tutuklanan Halkevleri üyeleri Hamit Dışkaya ve Ayşegül Başar ilk duruşmada tahliye edildi. 


İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada sanıkları 24 avukat temsil etti. CHP Milletvekili Onursal Adıgüzel, DİSK, Halkevleri ve bazı STK temsilcileri de destek olmak için duruşmayı izledi. 


"SALDIRGAN HENÜZ YAKALANMAMIŞTI... FARKINDALIK YARATMAYA ÇALIŞTIK..."


İlk olarak savunma yapan Ayşegül Başar, "Ben Hakevleri üyesiyim. Reina saldırısını gerçekleştiren IŞİD adlı terör örgütü yeni yılı kutlayanları düşmanca hedef göstermiş ve saldırıyı gerçekleştirmişti. Saldırgan da henüz yakalanmamıştı. Tehditin halen devam ettiğini düşünerek bir farkındalık yaratmaya çalıştık. Ben, Ergin ve Hikmetcan söz konusu cafeye gittik. Ergin o an içinden geldiği gibi konuştu. Sanıklardan Hamit Dışkaya tesadüfen kahvehanede bulunuyordu. Zaten konuşmanın içeriğine bakılırsa herhangi bir şiddet çağrısı yoktur. Bu nedenle üzerime atılı suçu kabul eymiyorum" diye konuştu. 


"GÖRÜNTÜYE GİRDİĞİM İÇİN TUTUKLANDIM"


Diğer tutuklu sanık Hamit Dışkaya da, 51 yıldır aynı kahvehaneye gittiğini belirterek, "Olay günü 3 tane genç geldi ve söz konusu konuşmayı yaptı. O konuşmadan hiç bir şekilde rahatsız olmadım. O konuşma yapılırken görüntüye ben de girdiğim için tutuklandım. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. 


MAHKEME TAHLİYE KARARI VERDİ


Ara kararını veren mahkeme, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, TCK'da ön görülen cezanın alt ve üst sınırı, delillerin toplanmış olmasını dikkate alarak tahliyelerine karar verdi. Mahkeme firari sanıklar Ergin Çavik ile Hikmetcan Çeliker hakkında çıkarılan zorla getirilme kararının beklenmesine hükmederek duruşmayı erteledi. 


DURUŞMA ÖNCESİ BASIN AÇIKLAMASI


Duruşma öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan aralarında CHP Milletvekili Onursal Adıgüzel, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda STK temsilcileri basın açıklaması yaptı. Tutuklamaya tepki gösterilerek Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya'nın serbest bırakılmalarını talep ettiler.   


İDDİANAMEDEN...   


Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosunca hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 1 Ocak 2017'de V.K isimli şahsın twitter hesabından bildirim üzerine başlatıldığı belirtildi. Söz konusu videoda konuşmayı yapan şüphelinin Ergin Cavik olduğu, yanında bulunan Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya'nın soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığı, diğer ikisinin ise halen firari olarak arandıkları kaydedildi.


"HER NE KADAR IŞİD'E YÖNELİK BEYANLAR OLSADA..."


İddianamede söz konusu konuşma içeriğinde, "Her ne kadar terör örgütü IŞİD'e yönelik beyanlarda bulunulduğu belirtilmişse de, konuşmanın sonlarında, "gericilerden, faşistlerden, başkanlık sevdalılarından hesap sormaya çağırıyoruz" denmek suretiyle sosyal demokrat yapıya sahip olan insanları, muhafazakar ve milletyçi görüşe sahip insanlara karşı kışkırttığı, sosyal paylaşım sitelerinde, farklı halk kitleleri arasında gerilime ve ciddi tartışmalara sebebiyet verdiği, bu nedenlerle suçun yasal unsrularının oluştuğu" belirtildi.  


3 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR


İddianamede, şüpheliler hekkında "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan ayrı ayrı 1 yıldan 3 yıla kada hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.


Görüntü Dökümü:


-------------------------------


Adliye önünde yapılan basın açıklaması


Oya Ersoy'un konuşması


Onursal Adıgüzel'in konuşması


Genel ve detay görüntüler 


===================


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN KOMŞULARI 'DEFARGES' HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU


AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanlığı üyeleri, Fransız siyaset bilimci Defarges hakkında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik "suikast" sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulundu.


Ümit TÜRK İstanbul/ DHA 


AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanlığı, Fransız siyaset bilimci Philippe Moreau Defarges hakkında, televizyon programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadeleri nedeniyle "Cumhurbaşkanı'na suikaste azmettirmek", "Tehdit" ve "Hakaret"ten suç duyurusunda bulundu.


"KENDİLERİ BU İÇLER ACISI DURUMDAYKEN, YAPILAN AÇIKLAMAYI ŞİDDETLE KINIYORUZ"


Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan partililer adına basın açıklaması yapan AK Parti Beyoğlu İlçe Başkanı Harun Muş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğup büyüdüğü yer olan Beyoğlu'ndaki komşuları olarak burada olduklarını belirtti. Defarges'in sarf ettiği sözleri şiddetle kınadıklarını belirten Muş, hiç kimsenin bu ülkede iç savaş çıkarmaya gücünün yetmeyeceğini söyledi. Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nın milletin iradesiyle seçildiğini belirten Muş, 10 gün önce yapılan referandumda da, halkın yüzde 86'sı sandığa giderek, alınan yüzde 51 buçuk oyla hükümet sisteminin değiştirdiğini söyledi. Muş, "İki gün önce ise bu açıklamayı yapan kişinin ülkesinde başkanlık seçimi oldu. 4 aday içerisinde yüzde 25'i geçen olmadı. İkinci olan aday orada aşırı sağcı, ırkçı ve yabancı düşmanı olan bir aday. Belki bu kişi Fransa'nın başına başkan seçilecek. Kendileri bu içler acısı durumdayken, Türkiye'nin şeçilmiş, meşru Cumhurbaşkanı'na yönelik yapmış oldukları bu densiz açıklamaları şiddetle kınıyoruz" diye konuştu. Topluluk açıklamanın ardından adliye binasına girerek, bireysel olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu dilekçelerini sundular. 


DİLEKÇEDEN...


Dilekçede Fransız siyaset bilimci Defarges'in, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında televizyon kanalında, "O zaman geriye ya iç savaş ya da bunu söylemek zor ama onun öldürülmesi kalır" sözlerini sarf ettiği belirtildi. Defarges'in bu ifadesiyle sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'a değil, "Verdikleri oylarla onu bu makama layık gören bizlere ve milyonlarca vatandaşa da yapılmış açık bir tehdit ve hakarettir" denildi. Dilekçede, Fransız siyaset bilimci Philippe Moreau Defarges hakkında, "Cumhurbaşkanı'na suikaste azmettirmek", "Tehdit ve, "Hakaret" suçlarından dava açılması talep edildi.   


Görüntü Dökümü:


-------------------------------


Grubun adliye önünde toplanması


Grup adına Harun Muş'un basın açıklamasını okuması


Genel ve detay görüntüler 


==================


BAKIRKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ İÇİN BAKANLIKTAN YENİ PLAN


 


Ezgi ÇAPA/ İstanbul DHA 


Türkiye'nin en önemli hastanelerinden biri olan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile hastanenin yakınında bulunan Türkiye'nin en büyük spor salonu olan Sinan Erdem Spor Salonu'nun da içinde bulunduğu yaklaşık 1 milyon metrekarelik alan için plan değişikliği yapıldı. Yeni plana göre 1927 yılından beri hizmet veren 90 yıllık hastane yenilenip ek binalar yapılacak, alana bir de sosyal tesis inşa edilecek.


HASTANEDEN CEZAEVİNE, ÜNİVERSİTEDEN SPOR SALONUNA KADAR UZANIYOR


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaptığı plan değişikliğine göre, Bakırköy Zuhuratbaba mahallesi sınırları içerisinde birbirine bitişik olan yaklaşık 1 milyon metrekare büyüklüğündeki 5 parsel için imar planı değişikliği yapıldı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin yer aldığı kampüste çam ağaçlarıyla dolu olan ağaçlık arazinin yanı sıra, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu bulunuyor. Öte yandan Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ise üçüncü büyük spor salonu olan Sinan Erdem Spor Salonu'nun bulunduğu parselde ise Basketbol Süper Ligi'nin düzenlediği Ahmet Cömert Spor Salonu, Olimpiyat Evi, Türkiye Su Topu Federasyonu Olimpik Yüzme Havuzu ile Gençlik ve Spor il müdürlüğü havuzu gibi önemli spor tesisleri yer alıyor.


"HASTANE İHTİYACA CEVAP VEREMİYOR"


Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 'zaman içinde yeni teknolojik gelişmelere de bağlı olarak ihtiyaca cevap veremez hale geldiği'nin belirtildiği plan raporunda, hizmet binalarının yetersiz gelmeye başladığı buna bağlı ek mekan gereksiniminin doğduğu belirtildi. Raporda, "Mevcut binaların eskimesi sebebiyle de bu yapıların iyileştirilmesi zorunluluk olarak ortaya çıkmıştırö ifadeleri kullanıldı.


SİNAN ERDEM SPOR SALONUNA TRAFİK RÖTUŞU


Plan değişikliğinin bir diğer ayağı olan Sinan Erdem Spor Salonu'nun bulunduğu parsel için ise seyirci kapasitesi açısından Türkiye'nin en büyük spor salonu olan Sinan Erdem Spor Salonu'nun önemli ulaşım aksları üzerinde yer aldığı, spor ve sanat organizasyonlarında ulaşımda yoğunluk yaşandığı, kent içi trafiğin olumsuz etkilendiği belirtildi. Önemli bir spor kompleksinin organizasyonlar ile gelen trafik yükünü azaltmak için Ataköy Bulvarı kesiminde ulaşım açısından yeni bir düzenleme yapıldığı kaydedildi. Bu kapsamda Sinan Erdem Spor Salonu'nun batı cephesinde bulunan Ataköy Bulvarı'na paralel 10 metrelik taşıt yolu geçişi önerildi.


'SOSYAL KÜLTÜREL TESİS' YAPILACAK 


Plan açıklama raporuna göre parsellerdeki mevcut sağlık tesisi ve spor tesisi kullanımı devam edecek. Plana yeni olarak "sosyal kültürel tesisö fonksiyonu getirildi. 21 Nisan günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan plan değişikliği itirazlar için 20 Mayıs'a kadar askıda kalacak. Planlama alanı içinde yer alan ve spor tesisi fonksiyonu verilmiş Bakırköy Belediyesi ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki 2 bin 400 metrekarelik parsele de "sosyal kültürel tesis" yapılacağı açıklandı.  


TARİHİ YAPILAR İÇİN HAT ÇEKİLDİ


Planlama alanında tescilli duvar, tescilli tabiat varlığı (anıt ağaç), Reşadiye Kışlasına ait tescilli yapılar ve diğer tescilli kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu kesimin korunarak geleceğe taşınması amacıyla kademe hattı ile ayrıldığı da belirtildi. Kademe hattı ile ayrılan yoğun kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu bölüm dışındaki kesimde;  ihtiyaç duyulan son teknolojiye uygun sağlık teçhizatlarının yer alacağı ek yeni sağlık birimlerinin yapılmasına olanak sağlamak üzere emsal 1 olarak belirlendi.


=================


BEŞİNCİ A400M 'ATLAS' TEST UÇUŞUNDA


 


Tolga ÖZBEK/ İstanbul DHA 


Türk Hava Kuvvetleri için imal edilen beşinci Airbus A400M tipi askeri nakliye uçağı ilk uçuşunu İspanya'nın Seville kentinde yaptı. Testler ve onay sürecinin ardından 'Atlas' adı verilen uçağın önümüzdeki ay teslim edilmesi planlanıyor.


Avrupa'nın ortak nakliye uçağı projesine Türkiye 10 A400M siparişi ile hem tasarımcı hem de imalatçı olarak katılmıştı. Uçağın ikinci kullanıcısı olan Türk Hava Kuvvetleri'ne dördüncü A400M, 10 Nisan'da İspanya'da teslim edilmiş ve uçarak Kayseri Erkilet'teki 12'nci Ana Ulaştırma Üs Komutanlığı'na getirilmişti.


37 TON KARGO TAŞIYABİLİYOR


Toprak pistlere inip kalkabilen A400M, havada 780 kilometre/saat hıza çıkabiliyor. 116 paraşütçü taşıyabilen uçağın menzili ise 9 bin 300 kilometre.

Kaynak: DHA