Dha istanbul bülteni-3

Dha istanbul bülteni-3

TUZLA'da fabrikada yangın sırasında patlama yaşandı.

Dha istanbul bülteni-3
İstanbul DHA  - TUZLA'da fabrikada yangın sırasında patlama yaşandı. Bir tankın patlaması sonucu iki itfaiye eri yaralanırken çevredekiler büyük panik yaşadı. O anlar DHA kamerası ile çevredeki bir kişinin cep telefonu kamerasına yansıdı.

Görüntü Döküm:
---------
-İki farklı açıdan patlama anı

======================

(yeni görüntü)
2- TUZLA'DAKİ PATLAYAN TANKIN İTFAİYE ARACININ ÜZERİNE DÜŞME ANI


Çağrı ÇALIŞKAN -  İstanbul DHA  - TUZLA'da fabrikada yangın sırasında patlama yaşandı. Bir tankın patlaması sonucu iki itfaiye eri yaralanırken çevredekiler büyük panik yaşadı. Patlama ve tankın itfaiye aracının üzerine düşmesine ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı.

Görüntü Döküm:
---------
-Patlama
-Tankın düşmesi (yeni görüntü)
DHA FEED

===========================

3-TUZLA'DAKİ PATLAMANIN HEMEN ARDINDAN YAŞANANLAR HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Çağrı ÇALIŞKAN -  İstanbul DHA  - TUZLA'da fabrikada yangın sırasında patlama yaşandı. Bir tankın patlaması sonucu iki itfaiye eri yaralanırken çevredekiler büyük panik yaşadı. Patlamanın hemen ardından yaşananlar havadan da görüntülendi.

Görüntü Döküm:
---------
-Patlamanın ardından yaşananlar

DHA FEED

===========================

4- TUZLA'DA İKİNCİ PANİK... ALEVLER YÜKSELDİ ÇEVREDEKİLER KAÇIŞTI

Anıl UÇAN - İstanbul DHA - Tuzla'daki fabrika yangınında meydana gelen patlama sonrası itfaiyenin çalışması sürerken bir anda alevler arttı. Çevredekiler ve itfaiyeciler panik içinde kaçıştı. O anlar kameralara yansıdı.

Görüntü Dökümü:
--------------
-Yükselen alevler
-Panikle kaçışanlar

================================

5 - TUZLA'DAKİ YANGININ DUMANI 3 ŞEHRİ ETKİLEDİ 

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA/ İstanbul DHA 
Tuzla'da meydana gelen yangın nedeniyle havaya salınan kimyasallar rüzgarın etkisiyle İstanbul'un yanı sıra Kocaeli, Sakarya ve Eskişehir sınırına kadar yayıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Hüseyin Toros, dumanla birlikte havaya yayılan kimyasal parçacıkların insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek, Cuma günü bölgede yağacak olan yağmurlarla bu kimyasalların yer yüzüne ineceğini belirti. 

"İNSAN SAĞLIĞINA SON DERECE ZARARLI"
Tuzla'da meydana gelen yangın ve patlama ile ilgili Demirören Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Hüseyin Toros, "Yangının nereden çıktığı ve yanan maddenin ne olduğu son derece önemli. Yanan kimyasal, zaten endüstri bölgesinde kimya içerikli bir fabrika olduğunu anlıyoruz. Yangından çıkan bu parçacıklar, gazlar insan sağlığına son derece zararlı. Bu tür yangınlarda asla 'duman altı' dediğimiz yani yangından çıkan dumanların olduğu bölgede insanların öncelikle pencerelerini kapatmaları, mümkünse o bölgeyi terk etmeleri gerekiyor" dedi. 

"BAŞTA SOLUNUM SİSTEMİ OLMAK ÜZERE, KAP DAMAR, BEYNE KADAR VARAN HASTALIKLARA SEBEP OLABİLİYOR"
Toros, "Yangının çok büyük olması sebebiyle çok fazla parçacık atmosfere salınıyor. Bu soluduğumuz parçacıklar, bizim solum sistemimizle vücudumuza rahat bir şekilde girerek, başta solunum sistemi olmak üzere, kap damar, beyne kadar varan hastalıklara sebep olabiliyor. Son derece önemli ve mümkün mertebe bu tür yangın olan bölgelerden uzak durmak gerekiyor" şeklinde konuştu. 

CUMA GÜNKÜ YAĞMURA DİKKAT
Hüseyin Toros, "Batılı bir rüzgar hakim, İzmit bölgesi ve daha sonra da ormanlık bölgeler üzerinde hareket ediyor çıkan duman. Bölgede Cuma günü yağış bekleniyor. Atmosferde asılı kalan parçacıklar yağışla beraber o bölgelerde yer yüzüne düşecekler. Cuma günü yağan yağmurda o bölgede mümkün mertebe yağmur altında kalmamak son derece önemli. Atmosferdeki kalıntılar insan sağlığı için zararlı olabilir" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:
----------------------
Toros'un açıklamaları
Haritalar 
Detaylar

===========================

6- PROF. DR. ABDURRAHMAN KILIÇ: TUZLA'DAKİ FABRİKADA GEREKEN ÖNLEMLER ALINMAMIŞ

Hakan KAYA-Hasan YILDIRIM/İSTANBUL,  İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eski  İtfaiye Daire Başkanı ve Türkiye Yangından Korunma Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç Tuzla'daki fabrika yangını hakkında konuştu. Kılıç, fabrika yangınlarında havadan müdahale yerine yerden müdahalenin daha etkili olduğunu söyledi. Yanan fabrikada erken yangın uyarı sisteminin bulunmadığını belirten Kılıç yangının büyümesindeki nedenin fabrikadaki gerekli önlemlerin alınmaması olduğunu  söyledi.

YANGIN BANA GÖRE KONTROL ALTINA ALINMIŞ DURUMDA
Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, DHA'ya yaptığı açıklamada kimyasal maddelerin söndürülmesinin zor olduğunu ve köpükle müdahale edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu gibi kimyasal maddelerin çok olduğu fabrika yangınlarının kontrol altına alınması çevreye olan sirayetin önlenmesi demektir. Genellikle kontrol altına alınması söndürülmesi anlamında değildir. Bu yangında da çevreye olan sirayet engellendiği için, bana göre çoktan kontrol altına alınmış durumda. Ancak söndürülmesi daha uzun süre devam edecektir. Özellikle polyester esaslı kauçuk, plastik esaslı malzemeler yandığı zaman çok yoğun duman çıkarır bir taraftan da kolay kolay sönmez. Isı çok yüksekse  önce onun soğutulması daha sonra köpükle müdahale edilmesi lazım. Normal su ile söndüremezsiniz böyle bir yangını. Bir taraftan da bu tür malzemeler çok hızlı yandıkları için kontrol altına alınması ve hemen söndürülmesi çok zordur. Ancak yanlara sirayet engellenmişse için için yanacaktır zaman içerisinde soğutma çalışmaları devam edecek ve tamamen söndürülecektir" dedi.

BU TİP YANGINLARDA HAVADAN MÜDAHALE EDİLEMEZ
Yangına havadan müdahale etmenin hiçbir faydasının olmayacağını söyleyen Kılıç, yangını söndürmek için alevlerin dibinden müdahalenin daha etkili olduğunu belirtti. Kılıç, şöyle konuştu: "Bu tip yangınlara özellikle şehir içindeki yangınlara havadan müdahale edilemez. Birincisi üst kısımdan atılan kimyasal madde köpük veya su alevlerin üzerine gelir ve tamamen kaybolur, su buharlaşır, köpük dağılır gider. Yangını söndürmek için alevlerin dibinden müdahale edilmesi gerekir. Yukarıdan atılan su veya kimyasal madde alevlerin dibine inmez. İkincisi en büyük eksiklik ise yukarıdan uçaktan müdahale için atılan su ve köpük, aşağıdaki ekiplerin çalışmasını da engeller. Diğer taraftan rüzgarın durumuna göre tamamen yukarıdan atılan su dağılır. Çok geniş bir arazi yanıyorsa orman ya da çok geniş bir alanda çöp yangını gibi o zaman uçak ya da helikopter etkili olur. Ama bu tip yangınlarda yukarıdan atılan su hiçbir zaman etkili olmaz sadece psikolojik olarak 'uçakla müdahale edildi' denir ama bunun yanında zerre kadar bir faydası olmaz."

RÜZGARLI HAVALARDA YANGINI SÖNDÜRMEK ÇOK DAHA ZORDUR
Rüzgarlı havalarda yangını söndürmenin zorluğunu anlatan Kılıç, "Rüzgarlı havanın yangına olumlu ya da olumsuz tarafları vardır. Eğer rüzgar yönünde tehlikeli madde yanıcı madde varsa çok tehlikelidir ve müdahale çok zor olur, yangın çok hızlı ilerler kontrol altına alınması çok zor olur. Eğer yangın rüzgarın arka tarafındaysa rüzgar alevi ve ısıyı öne doğru attığı için arka taraf tamamen kurtarılmış olur. Bu o fabrikanın ya da yanan kısmın yerleşim planına, tehlikeli maddenin rüzgar yönüne göre bulunduğu konuma göre değerlendirilir. Ama her zaman için rüzgarlı havalarda yangını söndürmek çok daha zordur" dedi.


YANAN FABRİKADA GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAMIŞ
Yanan fabrikada gerekli önlemlerin alınmadığını söyleyen Abdurrahman Kılıç şunları söyledi, "Bu tip yangınlar aslında yangın başladıktan sonra söndürülmez. Yangın, yangın olmadan söndürülür. Bu gibi fabrikalarda yangın algılama sisteminin olması, köpüklü otomatik söndürme sistemlerinin olması lazım. Bunlar olmuş olsaydı ve bir taraftan da tehlikeli maddelerin kendi içlerinde yangın kompartımanlarına ayrılmış olsaydı yangın sadece belli bir bölümde sınırlı kalırdı. Buradaki en büyük eksiklik yangın olmadan önce fabrika oluşturulurken ve işletme sırasında alınan önlemlerin yetersizliğinden bakım yetersizliğinden yangın önlemlerinin olmamasından kaynaklanmıştır. Daha önce özellikle bu tip yerlerde bir yangın çıktığı zaman patlayabilecek maddeler, alkol tankları benzer tanklar varsa bunların soğutulması lazım otomatik soğutma sistemlerinin olması lazım ki patlamasın. Bu gibi önlemlerin olmadığı kesin. Bu önlemler olmadığı için bir taraftan da yangın başladığı için önlemlerin yetersizliğinden dolayı o tank ısınıyor basınç artıyor ve patlama oluyor. Bu da yangını daha büyük boyutlara getiriyor. Bu fabrikanın yanmasındaki en büyük eksiklik daha önce alınması gereken önlemlerin alınmamış olmasıdır"

Görüntü dökümü:
--------------------------
-Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç'ın konuşması
-Genel ve detaylar

===========================

7- VATAN PARTİSİ'NDEN İBB'DE İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİLERE DESTEK

İSTANBUL, VATAN Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve İstanbul İl Başkanı Cem Dikmen,  İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) işten çıkarılan işçileri ziyaret ederek destek açıklaması yaptı.
Dikmen ve parti yöneticileri saat 13.00'de İBB'nin Saraçhane'deki binası önüne geldi. Burada işçiler tarafından karşılanan Dikmen, işçilerle bir süre sohbet etti.  Genel başkanları Doğu Perinçek'in selamlarını getirdiğini ifade eden Dikmen, "Bu haklı mücadelenizde, ekmek davanızda sonuna kadar yanınızdayız. Elimizden ne geliyorsa; bütün gücümüzle yanınızda yer alacağız. Eminizi ki zaferi kazandığınızda da hep beraber zaferi kutlayacağız. Bizler de Vatan Partisi teşkilatları olarak her çağırdığınızda emrinizdeyiz. Geleceğiz ve mücadelenizde yanınızda olacağızö diye konuştu.
Konuşmanın ardından işçiler Dikmen'e Türk bayrağı hediye etti.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Eylemden görüntü
-Dikmen'in konuşması
-Pankart ve sloganlar
-Türk Bayrağı hediye edilmesi
-Detaylar

==========================

8- GAZİOSMANPAŞA'DA İŞ ADAMININ KAÇIRILMA ANI KAMERADA 

*İş adamını fidye için kaçıran 5 kişiden 1'i amcasının oğlu çıktı

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA'da müteahhitlik yapan iş adamı Veysi E.(47)'yı kaçırarak fidye isteyen 5 kişi yakalandı. Fidyecilerden biri,  iş adamının amcasının oğlu çıktı.
İş adamı Veysi E. 5 Eylül saat 21.40'ta alışveriş yaptıktan sonra aracına bindiği esnada yanına gelen 2  kişi tarafından kaçırıldı. İddialara bilgiye göre şüphelilerden biri 'polisiz aranman var' diyerek Veysi E.'ye "aracından indirdi.  Veysi E.  elleri kelepçeli olarak şüphelilerin aracına bindirildi. Şüpheliler başına çuval geçirdikleri iş adamının üzerinde bulunan 5 bin lira ile  15 bin lira değerindeki cep telefonunu gasp etti. Veysi E.'yi Eyüpsultan'a bağlı Işıklar köyüne götürerek orada sabahlayan şüpheliler buradan  Bayrampaşa'ya geçerek Emine Y.'nin evine götürerek, 3 gün boyunca rehin tuttular. Daha sonra Veysi E'nin  yakınlarını arayarak 3 milyon lira fidye isteyen şüpheliler,  talepleri yerine gelmeyince fidyeyi  1 milyon liraya indirdiler.

ELLERİ KOLLARI VE GÖZLERİ BAĞLI ŞEKİLDE KURTARILMIŞ
İş adamının yakınları kaçırılan Veysi E.'nin kayıp olduğunu, fidye istendiğini polise ihbar etti. Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri  ilk önce Işıklar köyünde havadan arama çalışmaları başlattı. Çalışma kapsamında ekipler 11 Eylül Çarşamba günü Bayrampaşa'daki adrese operasyon düzenledi. Veysi E. polisin operasyon düzenlediği adreste eli kolu ve gözleri bağlı bir şekilde kurtarıldı. Ekipler adreste bulunan Emine Y. ve Teoman Ö.'yü yakaladı. Polis yaptığı ikinci bir operasyonda planı hazırlayan Halil E., Halef D. Resul E. ve N.Ş'yi yakaladı.

PLANI YAPAN AMCASININ OĞLU ÇIKTI
Polisin yaptığı soruşturmada iş adamını kaçırma planını yapanın amcasının oğlu olan Halil E. olduğu ortaya çıktı. Amcasının oğlunu kaçırmadan önce Halil E. ve Veysi E.'nin bir kahvehanede oturdukları öğrenildi. Halil E.'nin sorgusunda yıllar önce Veysi E.'nin ona tokat attığını ve paraya ihtiyacıı olduğunu Veysi E'nin maddi durumu çok iyi olduğu için onu kaçırma planı yaptığını söylediği ortaya çıktı. Şüphelilerden Teoman Ö.'nün İzmir'den gelerek rehin alınan iş adamının kaçmaması için 3 gün boyunca yanında kaldığı öğrenildi. Planı hazırlayan Halil E., Halef D., Resul E. ve N.Ş'nin yardım ettikleri planı beraber yaptıkları tespit edildi.

TUTUKLANDILAR
Şüpheliler örgütlü suçtan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü dökümü:
-----------------
-Güvenlik kamerası
-Şüphelilerin araçları
-Takip etmeleri
-Kaçırılma anı
-
-Şüphelilerin emniyetten çıkışı

===========================

 (helikopter kamerası görüntüleriyle ) 
9- 3 İLDE "YASA DIŞI BAHİS" ŞEBEKESİNE BÜYÜK OPERASYON (2) 

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI - Elif YAVUZ - Ali AKSOYER -Güven USTA - Ozan URAL - Ertan KILIÇ - Hakan KAYA- İdris TİFTİKCİ -Harun UYANIK - Soner HASIRCIOĞLU- Şahin BOZKURT- İSTANBUL DHA
İstanbul merkezli yaşa dışı bahis şebekesine 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 30 kişi gözaltına alındı.

BERBER, ÇAY OCAĞI, KIRTASİYE VE AYAKKABICI….
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yasa dışı sanal bahis oynatan şüphelileri 6 ay boyunca fiziki ve teknik takiple izledi.  Polis ekipleri şüphelilerin berber, kıraathane, market, kırtasiye, büfe ve ayakkabıcı dükkanlara yapılan bölümlerdeki bilgisayarlar üzerinden yasadışı sanal bahis oynatıldığını tespit etti. Polis,  şüphelilerin yurtdışı sanal bahis sitelerinden kullanıcı paneli satın alarak bu siteler üzerinden kendileriyle irtibatlı şebeke üyeleri vasıtasıyla oyun oynattıklarını tespit etti. 

3 İLDE, 300 POLİSLE HELİKOPTER DESTEKLİ OPERASYON
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çalışmalarını tamamlaması üzerine bu sabah İstanbul merkezli, Antalya ve Tekirdağ'da bulunan adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. İstanbul'da 7 ilçede 42 adrese yapılan operasyonda Demirören Haber Ajansı ekipleri çeşitli noktalarda da takip etti. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra, operasyona İstanbul Emniyet Müdürlüğünün çeşitli birimlerinden de ekipler katılırken polis helikopteri de destek verdi. Operasyona toplam 300 polis katıldı.  Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde kurulan operasyon masasında tüm ekiplerin tek tek konumları uydu takip sistemi üzerinden anlık olarak takip edildi. 

30 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, BANKA HESAPLARINA EL KONULDU 
Operasyonda gözaltına alınan 30 şüphelinin ev ve işyeri adreslerinde bulunan dijital verilere incelemek üzere el konuldu. Polis ekipleri şüphelilerin banka hesaplarına da savcılık kararıyla bloke koydurarak para trafiğini durdurdu. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Vatan Caddesi'nde bulunan Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. 

OYNAYAN VE OYNAYANLARI TESPİT İÇİN ÇALIŞMA
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yetkilileri, yasadışı bahis sitelerin kapatılması, bu sitelerde açılan hesapların tek tek belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Yetkililer, yasadışı bahis oynayan kişilerin ve internet sitelerinin tespit edilerek gerekli cezaların verilmesi için tespitler yapmaya devam ediyor. 

Görüntü Dökümü
------------
(POLİS HELİKOPTERİNİN GÖRÜNTÜSÜ) (EK OLARAK GEÇİLECEK)
-Sahada bulunan ekiplerinin helikopterden çekilen görüntüleri 
-Ekiplerin bir adrese girmesi 
-Havadan genel görüntüler
-Şüphelinin gözaltına alınması
-Polis aracına bindirilmesi
-Genel ve detaylar 

===========================


11-  İSTANBUL'DA KAÇAK YAPILARIN YIKIMINA BAŞLANDI  

- Beykoz'daki yıkımda gerginlik çıktı

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - Alper KORKMAZ - Çağrı ÇALIŞKAN - Murat KORKMAZ - İstanbul DHA - İSTANBUL'da bir çok ilçede kaçak yapıların yıkımına başladı.
İstanbul Valiliği, devlet ormanlarında 2017'den sonra usulsüz yollarla yapılan 315 muhtelif cinste kaçak yapının yıkılacağını duyurdu. Valilik tarafından yapılan  açıklamada, "İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünce 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı tespit edilen 315 kaçak yapının, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. Maddesi gereğince bulunduğu yer belediyesince yıkılması için 14 ilçemizin belediye başkanlığına bildirimde bulunulmuştur. Valiliğimizin koordinasyonunda; Arnavutköy, Beykoz, Çatalca, Çekmeköy, Eyüpsultan, Kağıthane, Kartal, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şile ve Ümraniye ilçelerimizdeki kaçak yapıların yıkılması amacıyla belediyelerimizce oluşturulan yıkım ekiplerine valiliğimizce görev sorumluluk alanlarına göre Jandarma ve Polis ekipleri görevlendirilerek her türlü güvenlik desteği sağlanmış ve gerekli bütün önlemler alınmıştır" denildi. Valiliğin açıklamasının ardından Beykoz ve Arnavutköy'de kaçak yapılar yıkılmaya başladı. Gergin geçen yıkım havadan da görüntülendi.

BEYKOZ'DA YIKIMDA GERGİNLİK
Beykoz Yeni Mahalle'de ormanlık alana yıkım için gelen ekipler ile bazı ev sahipleri arasında gerginlik yaşandı. Tedbir amaçlı olarak bekletilen polis ve çevik kuvvet ekipleri yıkıma direnen iki kişiyi gözaltına aldı. Gerginliğin ardından ekipler daha önceden boşaltılan evlerde yıkımlara başladı. Çevik kuvvet ekipleri vatandaşları uzaklaştırdıktan sonra yıkılacak olan binaların yıkım çalışmaaları başladı. 
Yıkım devam ederken, diğer evlerinde tahliye edilmesine devam ediyor. 

ARNAVUTKÖY'DE YIKIM
Usulsüz yapıların olduğu tespit edilen 14 ilçeden biri olan Arnavutköy'de bu sabah yıkım çalışması yapıldı. Sabah saatlerinde Boğazköy'de bulunan ormanlık alana giden ekipler usulsüz olarak yapıldığı tespit edilen iki yapıyı yıktı. Yıkım boyunca her hangi bir olumsuzluğa karşı polis, jandarma ve zabıta ekipleri çevrede önlem aldı. Uzun süredir burada yaşadıklarını ve buranın orman vasfında olmadığını iddia eden vatandaşlar yıkımın haksız olduğunu ve kendilerine de yeterince zaman tanınmadığını söyleyerek duruma tepki gösterdi. 

"DEVLET BUNA BİR ÇÖZÜM BULSUN" 
Yıllardır burada oturduğunu söyleyen mahalle sakinini,"35 -40 yıldır burada oturanlar var. Seçim arifesinde de yapılan bir yerleşim yeri de değil burası.  Orman arazisi şu bitki örtüsünün neresinde var.  Burada 30-40 senelik ağaçlar var. Benim evimde yıkılan bir binanın yanında sıra bana da gelebilir. Devlet buna bir çözüm bulması lazım" diye konuştu. 
Kendilerine kesin net bir bilgi verilmediğini söyleyen bir başka mahalle sakini Ömer Durmuş, Ben 25 yaşındayım 25 senedir buradayım.  Devletin o kadar kurumu var bir tebligat gönder en azından. Yıkılsın yıkılmasına bir şey demiyoruz. Millete 5 -10 gün önceden de biz yıkmaya geleceğiz diye. Evde hastalar var çocuklar var. Bunu önceden bildirmeleri lazım. Yıkılacaksa gelsinler yıksınlar yıkılmayacaksa da bunu bize bildirsinler. Sürekli tedirginlik yaşıyoruz tadilat bile yapamıyoruz. İstanbul'da mı yaşıyoruz başka bir yerde mi belli değil" dedi. 

"NEREYE GİDECEĞİM KİME SIĞINACAĞIM"
75 yaşındaki Ayşe Koldaş isimli bir mahalle sakini de " İstanbul'un neresinde oturuyoruz. Af edersin evimde keçi durmaz. Evimiz yıkık dökük yapamıyoruz yıkılma korkusundan. Sabaha kadar oturdum ağladım nereye gideceğim diye. Ben 75 yaşındayım bu yaştan sonra nereye gideceğim kime sığınacağım.  Bize hak tanınsın bir yol gösterilsin.  burası ormanmış neresi orman buranın.  40 senedir buradayım" diyerek duruma tepki gösterdi. 

EK GÖRÜNTÜ
//////////////////////////
-ARNAVUTKÖY
-Vatandaşlardan görüntü 
-Yıkım alanından görüntü
-binalardan görüntü
-Ekiplerden görüntü
-Vatandaşlar ile röportaj
-eşyaların taşınması
-Yıkılan binalardan görüntü
-yıkım çalışmalarından
-alandan genel görüntü
-diğer detaylar

Görüntü dökümü:
------------------
-Beykoz ve Arnavutköy'den görüntüler
-Gerginlikten görüntü

DHA FEED
===============================


12- İSTANBUL'DA TERÖR OPERASYONU: 3 GÖZALTI

Çağatay KENARLI, İSTANBUL DHA 
İstanbul Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri araç yakma, genel güvenliği tehlikeye düşürme olaylarına karıştığını belirlediği terör örgütü PKK/KCK'dan kaydı bulunan 3 kişinin yakalanması için gece saatlerinde operasyon düzenledi. Yapılan operasyon kapsamında 5 ilçede yapılan eş zamanlı baskınlarda şüpheli 3 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller, örgütsel içerikli yayınlar ve çeşitli dokümanlar ele geçirildi. TEM ekipleri yaptığı detaylı incelemede şüphelilerin terör örgütünün kırsal alan yapılanmasında faaliyet yürüttükten sonra İstanbul'a geldiğini ve burada çeşitli yerlerinde farklı tarihlerde gerçekleşen araç yakma, genel güvenliği tehlikeye düşürme olaylarına karıştığı tespit etti. Gözaltına alınan şüphelilerin Vatan Caddesi'nde bulunan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ki işlemleri devam ediyor.  

Görüntü dökümü:
-------------------
-ARŞİV

=========================
13- İBB BAŞKANI İMAMOĞLU, SANATÇI VE GAZİLERİ KABUL ETTİ

İSTANBUL,
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Oyuncular Sendikası Başkanı Demet Akbağ ve sendika yöneticilerini ağırladı. Ziyarette İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ve Kültür Daire Başkanı Hülya Muratlı da hazır bulundu. 

"SAĞLIKLI DİYALOG KURALIM" 
Görüşme sırasında kültür ve sanatın çok hassas ve önemli bir alan olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "Hayatın değişimini yakalayacağımız, insanların üretmesini sağlayacağımız, onları morallendirme mekanizması olarak kullandıracağımız, her yönüyle muazzam etkileri olan bir alan. Bu alanda statik, kuralcı şeylerle değil, bu işi gerçekten bu işin insanlarıyla tartışalım. Sanatçılarla, müzisyenlerle, tiyatro yapanlarla, herkesle tartışalım ve oradan bir sonuç çıksın. Şu anda onun çalışmasını yürütüyoruz. Herkesi dinliyoruz. Bir an önce politikalarımızı netleştirmek istiyoruz. Siz de bizim için değerli bir partnersiniz. Arkadaşlarımızın da burada bulunmasını istedim. Bir fırsata dönsün, sizinle sağlıklı diyalog kuralım. Oyuncularla iş birliğinde, belediyenin yapacağı aktivitelerde, sizin kurumsal muhatap olduğunuzu dile getirecek ya da ilan edecek çalışmaları yaparız. Şimdi olduğu gibi bireysel de yapabiliriz. Onun dışında uygulamalarda da fark edilir. Etkinliklerde ya da bazı ortamlarda 'nasıl tanımlanabilir'i siz çalışabilirsiniz bizimle. Orada, sizin de kurumsal önerilerinizi bir neticeye döndürebilirsek, ne mutlu bize" dedi. 

AKBAĞ: "GENİŞ BİR KİTLEYİ TEMSİL EDİYORUZ"
Sendika Başkanı Akbağ ise "7-8 yıllık genç bir sendikayız. Bu alanda, oyuncuları temsil eden başka sendika yok. Kurum olarak geniş bir kitleyi de temsil ediyoruz. 'Oyuncular' üst başlık. Tiyatro, sinema oyuncuları, seslendirme sanatçıları, opera sanatçıları gibi geniş bir kitleyi temsil eden sendikal bir örgütüz. Bin 400'e yakın üyemiz var. Sadece bağış ve aidatla ayakta duruyoruz. Kanun bize böyle emrediyor. Kurulduğundan beri üzerinde durulan sigorta sorunumuz var. 8 yıllık mücadelemizde kat ettiğimiz yollar da var ama en önemli sorunumuz oyuncuların sosyal hakları. Devlet ve yapımcılarla anlaşıp, bu sigortalılıkla ilgili bir türlü uzlaşmaya varamadık. Oyuncular, 'çalışan' olmasına rağmen yapılan işin türünden dolayı net bir tanım ortaya konamıyor. Aslında oyuncu, burada her türlü işçi. Format, tamamen işçi formatı. Bürokrasi, kanunen bizim haklı olduğumuzu kabul ediyor; ama bunu çözecek irade ortaya konulamıyor" şeklinde konuştu. 

GAZİLERE DESTEK SÖZÜ
İmamoğlu, sanatçıların ardından, 19 Eylül Gaziler Günü öncesinde, gazi dernekleri temsilcileriyle de bir araya geldi. Dernek yöneticilerinin sorunlarını dinleyen İmamoğlu, çözüm noktasında İBB olarak ellerinden gelen her desteği vereceklerini söyledi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Görüşmelerden görüntüler
-Detaylar

===========================

14- BAKAN ERSOY: (TEKNOFEST) YURT DIŞINDAN DA ZİYARETÇİ ALABİLECEĞİMİZ BİR ORGANİZASYON

Gülseli KENARLI -  Güven USTA/ İSTANBUL, KÜLTÜR  ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TEKNOFEST için "Yurt dışından da ziyaretçi alabileceğimiz bir organizasyon. Farklı etkinliklerle süsleyip, Türkiye'nin organizasyonel çekim noktalarından biri haline getirebileceğimizi düşünüyorumö dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TEKNOFEST'19 ikinci gününe katıldı.

Festivali ikinci kez ziyaret etme fırsatı buldduğunu belirten Bakan Ersoy, şunları söyledi: "Beni en çok etkileyen küçük yaştaki öğrencilerimizi keyifle dolaşırken görmek. TEKNOFEST bu şekilde amacına çok net bir şekilde ulaşmış oluyor. Herkesin bildiği gibi teknolojide iyi değilseniz, yeni çağda, yeni dünyada yeriniz yok. Bizim küçük yaştaki öğrencilerimize, gençlerimize teknolojiyi sevdirmemiz gerekiyor. Teknolojiye istekli olmaları, gönülden bu işe girmeleri gerekiyor. Bu yolculuğun başlamasında da TEKNOFEST gibi organizasyonların büyük önemi var. Başta Selçuk Bayraktar olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu organizasyonun aslında daha da geliştirilerek, uluslararası yapısının daha da artması gerekiyor. Yurt dışından da ziyaretçi alabileceğimiz bir organizasyon. Farklı etkinliklerle süsleyip, Türkiye'nin organizasyonel çekim noktalarından biri haline getirebileceğimizi düşünüyorum."

"SU-35 OLDUKÇA ETKİLEYİCİ"
Bakan Ersoy, SOLO TÜRK, Türk Yıldızları ve SU-35 gösterilerini nasıl bulduğunun sorulması üzerine, "SOLO TÜRK'ü daha önce izleme şansı bulmuştum ama SU-35 oldukça etkileyici. Çok farklı manevra yetenekleri var. İnşallah Türkiye'nin de bu tarz uçakları olur diye düşünüyorum. Alışıla gelmiş uçaklardan değil. Bir üst modeli daha yapılmış, inşallah onu da görme şansımız olur. Çok etkileyici açıkçasıö dedi.


Görüntü Dökümü:
--------------------
Ersoy'un açıklamaları
Detaylar 

==========================


15- 'ERİK ÇEKİRDEĞİ' DAYAĞI DAVASINDA ÇOCUĞUN BABASI TUTUKLU YARGILAMA İSTEDİ

Hayati ARIGAN/ TUZLA'da aracına erik çekirdeği atan çocuğu dövdüğü iddiasıyla kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 15 yıl hapis cezasıyla yargılanan Ufuk Ö. duruşmada, "Dövmeye niyetim yoktu. Çocuk yüzüme küfür edince dövdüm" dedi.  Baba Yasin K. şikayetinin devam ettiğini belirtirken avukatı Selcen Tatlısuluoğlu, sanığın tutuklu yargılanmasını istedi.
İstanbul Anadolu 67 Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan sanık Ufuk Ö. ve mağdur çocuk M.Y.K.'nın babası şikayetçi Yasin K. ile avukatları  hazır bulundu. Baba Yasin K. şikayetinin devam ettiğini belirtirken avukatı Selcen Tatlısuluoğlu, sanığın tutuklu yargılanmasını istedi. Avukat Tatlısuluoğlu, "Sanığın sabıkalı olması, canavarca hislerle hareket etmesi, kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle hüküm kesinleşene kadar tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz. Sanığın sabıkasına bakılınca adeta bir suç makinesidir. Serbest dolaşması toplum ve çocuklarımız açısından tehlike arz etmektedir" dedi.

Olay gününü mahkemede anlatan sanık Ufuk Ö., "Yoldan geçerken araçtan çatır çutur sesler gelmeye başladı. Çocuklar taş atıyordu. 'Yapmayın' dedim. Dört beş çocuk hareket çekip, küfür ediyordu. Dövmeye niyetim yoktu. Yüzüme küfür edince dövdüm. Araba rahmetli babamdan kaldı. Benim için  manevi değeri yüksekti. Ben binmeye bile kıyamıyorum. Çocuğu kaçırma gibi bir niyetim yoktu. Çocuk beni ormana doğru götürdü. Evinin orada olduğunu söyledi. Kaçırmak istesem arabama götürürdüm" dedi. 

Sanık avukatı ise Ufuk Ö.'nün kaçma şüphesinin olmadığını belirterek, hakkındaki adli kontrol tedbirinin  kaldırılmasını istedi. Mahkeme avukatların taleplerini reddederek, duruşmayı erteledi.
Tuzla'da 28 Nisan'da darp suçlamasıyla gözaltına alınan şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Hakimlik, şüpheli hakkında "elektronik kelepçe takılmak suretiyle konutunu terk etmeme" ve "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti. Savcılığın itirazı üzerine Ufuk Ö. tutuklanmıştı. Ufuk Ö. ilk duruşmada tahliye olmuştu.  

Görüntü dökümü:
------------------
-ARŞİV

===========================

16 - POLİSTEN KAÇARKEN KAZA YAPAN HIRSIZLIK ŞÜPHELİLERİ YAKALANDI

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL,
İstanbul'da 7 ayrı eve girerek 800 bin liralık hırsızlık yaptıkları ileri sürülen 3 şüpheli, otomobille kaçarken kaza yapınca polis tarafından yakalandı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1'i tutuklandı.
Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 Mayıs- 14 Eylül tarihleri arasında Maltepe, Sarıyer, Ataşehir ve Kartal'da bulunan 7 ayrı adresten benzer yöntemlerle gerçekleştirilen hırsızlık olaylarına ilişkin çalışma başlattı. Hırsızlığın meydana geldiği bir binanın incelenen güvenlik kamera görüntülerinde şüphelilerin izine rastlandı. Görüntülerden tespit edilen şüpheliler, yakın takibe alındı. Ekipler, 14 Eylül günü 19.00 sıralarında şüphelilerin kullandıkları otomobili sokak üzerinde park ettiklerini fark etti. Otomobile binip harekete geçecekleri sırada polis, şüphelilere 'dur' ihtarında bulundu. İhtara uymayan şüpheliler, otomobillerine bindikleri gibi kaçmaya başladı. Polislerin kovaladığı şüphelilerin otomobili, yoldan geçen bir başka otomobile çarptı. Kazada şüphelilerden 1'i yaralandı. Polis ekipleri yaralıya ilk müdahaleyi yaparken arkadaşlarını da gözaltına aldı. Otomobilde yapılan aramada; ziynet eşyası, bir miktar para, maske, kıyafetler ve tabanca ele geçirildi. 
Hırsızlık Büro Amirliği'nde sorgulaması yapılan 3 şüphelinin 7 ayrı adresten yaklaşık 800 bin liralık hırsızlık yaptıkları tespit edildi. Şüphelilerin ayrıca girdikleri evlerden aldıkları anahtarlarla evlerin önünden otomobil de çaldıkları belirlendi. 
Polisteki işlemleri tamamlanan Murat D.(19) ve çocuk yaştaki A.K.Y ile tedavisi tamamlanan yaralı Hanifi C.A(19) adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Murat D. tutuklanırken A.K.Y ve C.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 
Öte yandan, şüphelilerin yaptıkları kazanın ardından polislerin yaralıya müdahalesi ve şüphelileri yakalama anları güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntü Dökümü:
---------------
(Aktüel)
-Şüphelilerden Murat D.'nin emniyet çıkışı
-Şüphelilerden yaralı olan Hanifi C.A'nın emniyet çıkışı
(Güvenlik Kameraları)
-Şüphelilerin hırsızlık için girdiği apartmanda görülmesi
-Şüphelilerin yakalanma anında yaralanan hırsıza polisin ilk yardım müdahalesinde bulunması 


 


Kaynak: DHA