Dha İstanbul Bülteni - 3

Dha İstanbul Bülteni - 3

(EK BİLGİLERLE) 1- OLAYLI DERBİYLE İLGİLİ BEŞİKTAŞLI 3 İSİM İFADEYE ÇAĞRILDIŞenol Güneş ile futbolcular Caner Erkin ve Quaresma'nın mağdur sıfatıyla ifadesi alınacak.

Dha İstanbul Bülteni - 3

(EK BİLGİLERLE) 


1- OLAYLI DERBİYLE İLGİLİ BEŞİKTAŞLI 3 İSİM İFADEYE ÇAĞRILDI


Şenol Güneş ile futbolcular Caner Erkin ve Quaresma'nın mağdur sıfatıyla ifadesi alınacak.


Olaylara ilişkin gözaltı sayısı 45 oldu.


Haber: Yüksel KOÇ - İSTANBUL DHA


Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki olaylı kupa maçıyla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş ile futbolcular Caner Erkin ve Quaresma'nın mağdur sıfatıyla ifadesi alınacak.


İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maçın 57. dakikasında çıkan ve tatil edilmesine neden olan olaylarla ilgili soruşturma sürüyor. Savcılığın soruşturma kapsamında Şenol Güneş,  Caner Erkin ve Ricardo Quaresma'yı mağdur sıfatıyla ifadeye çağırdığı öğrenildi.


GÖZALTI SAYISI 45 OLDU


Derbinin tatil edilmesine neden olan olaylara ilişkin gözaltı sayısı ise 45'e yükseldi. Gözaltında bulunanlar arasında Şenol Güneş'e çakmak atarak yaralanmasına neden olan S.D. de bulunuyor. 


Görüntü Dökümü:


-----------


-Gözaltına alınan şüphelilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi


25.04.2018 - 12.46 - Haber Kodu : 180425076


================================================


(ek görüntülerle geniş haber ) 


2- TÜFENKCİ'DEN İŞ DÜNYASINA 'ERKEN SEÇİM' MESAJI


Haber-Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ - DHA,İSTANBUL


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "Gündem çok yoğun ve gündemin ana maddesi siyaset, erken seçimler. Ancak, hükümet olarak bizler, özellikle yakaladığımız istikrarın bozulmaması adına makro ekonomik dengelerin bozulmaması adına ne seçim ekonomisi uyguluyoruz uygulayacağız, ne de popülist anlamda bir siyaset yapmayacağız" dedi. 


 Bakan Tüfenkci, İstanbul'da TÜSİAD ve Rekabet  Kurumu işbirliğiyle hayata geçirilen "Yeni Ekonominin Rekabet Dinamikleri" serisi kapsamında serinin "Büyük Veri, Online Platformlar ve Rekabet Hukuku" temalı ilk seminerine katıldı. Burada konuşan Bakan Tüfenkci, gündemin yoğunluğuna dikkat çekti, siyaset ve erken seçimlerin de gündemin ana maddesi olduğunu söyledi.  


İŞ DÜNYASINA SEÇİM MESAJI


Tüfenkci, "Ancak, hükümet olarak bizler, özellikle yakaladığımız istikrarın bozulmaması adına makro ekonomik dengelerin bozulmaması adına ne seçim ekonomisi uyguluyoruz uygulayacağız, ne de popülist anlamda bir siyaset yapmayacağız. Dolayısıyla gündemin, özellikle iş dünyamızın yeni yatırımları, rekabetin korunması, yeni ve sağlıklı yatırımlara imkan tanımak ve bu anlamıyla yeni fırsatları kaçırmama adına özellikle seçimin erkene alınması ve sürenin de bu anlamıyla kısa olması esasın da iş dünyasının arzuladığı ve önemsediği bir konudur diye düşünüyorum" dedi. 


"E-TİCARETE DOĞRU KAYAN GENÇ BİR NÜFUS VAR" 


Türkiye'de yaklaşık 50 milyon internet kullanıcısı olduğunu söyleyen Tüfenkci, " E- ticaret potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu görebiliyoruz. Toplam nüfus açısından  2016 yılında her 5 kişiden biri e- alışveriş yaparken 2017 yılında bu oran her 4 kişiden birine düştü. Dolayısıyla hızla e-ticarete doğru kayan genç bir nüfus var. Perakende e-ticaretin ülkemizde 2013-2016 yılları arasında ortalama yüzde 34 büyüdüğünü görüyoruz. 2023 için ise e-ticarette beklenen nokta 350 milyar TL'lik işlem hacmine ulaşmaktır" dedi.  


Dijitalleşmenin önemine değinen Tüfenkci, "Burada bizlerin bu verileri koruma adına neler yapabiliriz, bu platformları rekabete açık nasıl tutabiliriz ve adil bir şekilde bu yarışa şirketlerimizi veya iş adamlarımızı ve iş kadınlarımızı nasıl bu platformlarda ve bu ortamda adil rekabet içerisinde iş yapmalarını sağlarız, önemli konularımızdan birisi" ifadelerini kullandı. 


KİŞİSEL VERİLERİN KULLANILMASI 


Sosyal platformların ücretsiz gibi görünen hizmetlerinin esasında kişiye bir maliyeti olduğunu aktaran Bakan Tüfenkci, "Bugün büyük şirketlerin tamamı bu verilerden faydalanarak müşteri potansiyellerini belirlemekte, hedef kitlelerini belirlemekte, ürün gruplarını belirlemekte. Siz gönüllü olarak bu verilerinizi paylaşmış oluyorsunuz. 2016 yılında çıkardığımız 'Kişisel Verilerin Korunması' yasası bu anlamıyla gerçekten çok önemli. Bu verilerin kötüye kullanılması, bu verilerin haksız rekabete yol açması, bu verilerin kişilerin rızası hilafına kullanılması sorun alanlarında birisi olarak görünüyor" dedi.


Tüfenkci, Rekabet Kurumu yasasının yeniden gözden geçilerek bu alanlarda da daha rahat çalışabileceği mevzuatsal alt yapının oluşturulması gerektiğinin de altını çizdi.   


TÜSİAD BAŞKANI ŞİRKETLERİN VERİ KULLANIMINI DEĞERLENDİRDİ 


TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise dijital dönüşümün önemine değindi. Bilecik,  "Mevcut ekonomi rakamlara baktığımız zaman olumlu ve olumsuz yönleriyle artık yeni bir ekonomik öyküye ihtiyaç var diyoruz. TÜSİAD olarak biz de Türkiye'nin yeni ekonomik kalkınma öyküsünün de sanayide dijital dönüşüm üzerinden yazılacağına inanıyoruz. Sürdürülebilir rekabetin en önemli yapıtaşı nedir diye sorduğunuz zaman, hepimizin tahmin ediyorum ortak olarak yanıtlayabileceğimiz kelimesi belli ; veridir. 'Big data' veya 'data' dediğimiz bunun toplamından oluşan 'big data' veya 'büyük veri' bu en önemli yapıtaşının tanımıdır. Bugün veriyi doğru değerlendiren, analiz eden şirketler müşterilerinin ihtiyaçlarına ilişkin bilgileri daha net işleyebiliyorlar. Ürün hizmetlerinin kalitesini geliştirebiliyor, maliyetlerini de düşürebiliyorlar " diye konuştu. 


FİZİKSEL SERMAYE, BEŞERİ SERMAYE VE MAKROEKONOMİK İSTİKRAR


Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak,  güçlü ve sürdürülebilir büyümenin koşullarını aktardı. Torlak, "Kısaca aslında şu üç faktörden söz etmek uygun olacaktır:  Birincisi; fiziksel sermaye. Ülkemizin çok ön planda olduğu ikinci faktör olan beşeri sermayemiz ve makroekonomik istikrar. Bu faktörlerin iyi işlemesi, üretime ve dolayısıyla ticarete dönüşmesi için gerekli yatırım ortamı da ancak rekabetin varlığıyla mümkün" dedi. 


Görüntü Dökümü


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin konuşması 


TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik'in konuşması


Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak'ın konuşması


Seminere katılanların görüntüsü


Genel ve detaylar 


25.04.2018 - 11.35 Haber Kodu : 180425033


=====================


3- TÜSİAD BAŞKANI BİLECİK'TEN 'OHAL' AÇIKLAMASI


Haber-Kamera: Enver ALAS - Cansel KİRAZ/ İstanbul DHA


Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurlu Başkanı Erol Bilecik, "OHAL koşullarının bir kanun maddesiyle bir Fransa örneği olabilir; ya da kendimize özgü bir yapısı olabilir. Bu noktalarda 'farklı bir değişime uğrayabilir mi' noktasında görüşlerimizi ifade ediyoruz. İki gözümüzün biri ekonomidedir biri de dış politikadadır. Böyle baktığımız zaman dış ilişkilerden zaman zaman gelen sese bizim dikkat etmemiz gerekir" diye konuştu. 


Erol Bilecik, TÜSİAD ve Rekabet Kurumu işbirliğiyle hayata geçirilen "Yeni Ekonominin Rekabet Dinamikleri" serisi kapsamında "Büyük Veri, Online Platformlar ve Rekabet Hukuku" temalı serinin ilk seminerine katıldı. Bilecik, programın ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen günlerde yaptığı "İş adamlarımız çıkıp da bize 'OHAL'in kalkması gerekiyor' diyorsa bu bizi üzer" sözleri hatırlatılarak iş dünyasının OHAL'e bakış açısının ne olduğuyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Erol Bilecik, "Devleti yönetenlerimiz, sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu konularda bütün hassasiyetiyle bu konuları gündeme getirdikleri konusunda en ufak bir şüphemiz yok" dedi.  


"İŞ DÜNYASI TERÖRLE MÜCADELEDE HEMFİKİR"


TÜSİAD olarak OHAL konusunda görüşlerinin ilk günden benzer olduğunu kaydeden Bilecik şunları söyledi:


"Ülkemizde gerek şehirlerimizde gerek sınırlarımızda hiçbir terör vakasına yanıtsız kalmayacak, gerek polis gerek askeri tedbirler olarak OHAL konusuna farklı bakmayacak terör ve güvenlik anlamında olsun ülkemize en ufak bir toz zerresi gelmeyecek şekilde bunun korunması bizim için önemli. Burada bütün mesele dünyanın baktığı gözlükle bakıldığı üzere olağanüstü hal koşullarının eleştiriye maruz kalacak konulara sahip olması. Yoksa iş dünyası tamamıyla 'konsensüs' diyebileceğimiz; hemfikir olan ana konusu teröre dönük olarak yapılan mücadelede güvenliğe yapılacak en küçük saldırı da bile OHAL koşulları açısından hiçbir sıkıntımız olamaz. O bakımdan OHAL koşullarının bir kanun maddesiyle bir Fransa örneği olabilir; ya da kendimize özgü bir yapısı olabilir. Bu noktalarda 'farklı bir değişime uğrayabilir mi' noktasında görüşlerimizi ifade ediyoruz. İki gözümüzün biri ekonomidedir biri de dış politikadadır.  Böyle baktığımız zaman dış ilişkilerden zaman zaman gelen sese bizim dikkat etmemiz gerekir. Buradaki eleştirilere kulak vermemiz gerekiyor. Ama kendi doğrularımızı bulmak kaydıyla...Yani aslolan iyi ve güçlü bir küresel rekabette güçlü bir Türkiye yaratmaktır. Bunun koşulları da 'dünyada daha iyi algısı olan bir Türkiye' yaratmaktır."


"OHAL YATIRIMCILARI'IN TÜRKİYE'YE GELMESİNİ ETKİLER Mİ?"


Bir gazetecinin "OHAL'in devam ediyor olması yatırımcıların Türkiye'ye gelmesini etkiler mi?" şeklindeki sorusuna TÜSİAD Başkanı Bilecek,"Şu ana kadar yapılanlara baktığımız zaman bu noktada kaybettiklerimiz ve kazandıklarımız net olarak ortada. Daha iyi bir performans yapabilirdik ama yapamadık. Rakamlar bunu işaret ediyor. Ama diliyorum 25 Haziran itibarıyla bu performans gerek Türk iş dünyası gerekse de ekonomik verilerimizin ve makro ekonomik istikrarımızın da daha sıhhatli bir şekilde yerini bulması ve bunların olumlu bir şekilde akmasıdır. Ana beklentimiz budur" şeklinde yanıt verdi. 


"GREV DE TABİİ Kİ BİR HAK"


"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'OHAL sayesinde fabrikalarda greve anında müdahale ediyoruz' dedi. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?" şeklindeki bir soruyu Erol Bilecik şöyle yanıt verdi:


"Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği biraz daha farklı bir şey. Toplam demokrasi boyutuna ve bütün bunun bileşenlerine bakıldığı zaman grev de tabii ki bir hak. Ama aslolan şu; iyi ekonomiyi besleyen  ana noktalarına bakıldığı zaman işvereniyle işçisiyle bütünlüktür. Topyekün bakıldığında umuda koşan, iyiliğe koşan ve güçlü bir işdünyası ekosisteminin tıkır tıkır çalışmasıdır. Yani grev hakkının bu noktalardaki ifadesi olmasa da olur diye düşünüyorum."


24 HAZİRAN'DA YAPILACAK ERKEN SEÇİM


Erken seçimin iş dünyasında nasıl karşılandığıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Erol Bilecek, "Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bütün bakanlarımızla yaptığımız istişarelerde bu konudaki sorularımıza aldığımız ana yanıt, erken seçimin olmayacağıydı. Bu doğrultuda baktığımız zaman iş dünyamız doğal olarak, özellikle geçmiş birkaç yıla da bakarak önemli seçimleri, referandumları geride bırakmış bir seçim yorgunluğuna bırakmış bir iklimden geldik. Erken seçimi beklemiyorduk. Seçimin erken değil vaktinde yapılması yönünde açıklamalarda bulunmuştuk. Ancak 24 Haziran bir karardır. Bu karar iş dünyasının değil siyasi otoritenin kararıdır. Bu doğrultuda bunun sonuçları itibarıyla Türkiye'ye hayırlara vesile olacağı bir inancı tekrardan paylaştık. Bunun Kasım'da veya daha geç bir ayda olacağına Haziran'da olmasının daha olumlu olacağı görüşünü de paylaştık. Ama tercih deseydiniz, biz vaktinde yapılmasını tercih ederdik" ifadelerini kullandı. 


Görüntü Dökümü


-------------------


-TÜSİAD Başkanı Bilecik'in konuşması


-Soruları yanıtlaması


-Genel ve detay


25.04.2018 - 13.06 - Haber Kodu : 180425082


=============================


4- BAYRAMPAŞA'DAKİ LÜKS SİTEDE KORKUNÇ OLAY


Çevredekiler cansız manken sandı ancak...


Ukrayna uyruklu genç kadın 12. kat balkon korkuluklarına asılı bulundu


Haber-Kamera: Alper KORKMAZ/ İSTANBUL DHA


Bayrampaşa'da lüks bir sitede Ukrayna uyruklu genç kadın 12. kat balkon korkuluklarına asılı bulundu. 


Olay sabah saatlerinde Altıntepsi Mahallesi Çiftlik Caddesi üzerinde bulunan 25 katlı lüks sitenin 12. katında meydana geldi. Site sakinleri sabah uyandıklarında balkon korkuluklarında boynundan kemerle asılı bir kadın gördü. İlk başta cansız manken olduğunu düşünen çevredekiler gerçeği anlayınca durumu polis ekiplerine haber verdi.  Olay yerine gelen polis ekipleri çevre güvenliği alırken, cesede ulaşılması için siteye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri merdivenle 12. kata çıkarak cesedi indirdi. Polis ekipleri intihar ettiğinden şüphelendiği genç kadının Ukrayna uyruklu Olena Tyhly (35) olduğunu belirledi. Genç kadının cesedi incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu'na götürülürken, polis ekiplerinin konuyla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor. 


Görüntü Dökümü:


---------------


-Balkona asılı cesetten görüntü


-İtfaiye ekiplerinin indirmesi


-Polis sağlık ve itfaiye ekiplerinden görüntü


-Vatandaş ile röp


-Detaylar


25.04.2018 - 12.03 - Haber Kodu : 180425047


================================


5- AKİT'İN SUNUCUSUNA ZORLA GETİRME KARARI...


Haber: Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA


Akit TV'de yayınlanan "Gün Başlıyor" isimli programda kullandığı sözlere ilişkin hakkında "Basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapsi istenen eski sunucu Ahmet Keser'in yargılanmasına başlandı. İlk duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık Ahmet Keser hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına karar veren mahkeme, CHP Milletvekili Eren Erdem'in davaya katılma talebinin ise suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği gerekçesiyle reddine karar verdi.  Öte yandan BİMER'e yapılan çok sayıda şikayet dilekçeleri de dava dosyasına girdi.  


SANIK DURUŞMAYA KATILMADI


Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuksuz sanık Ahmet Keser katılmadı. Duruşmada, "şikayetçiö sıfatıyla CHP Milletvekili Eren Erdem'in avukatı Onur Cingil ile yine "şikayetçiö Şecatttin Çelikler'in Avukatı Gülcan Karakaş da hazır bulundu.


"BİMER'E DE ŞİKAYETLER YAPILMIŞ"


İddianamenin kabul kararını okuyan hakim Sabire Begimay Yıldız Summak, BİMER'e yapılmış çok sayıda gizli şikayet dilekçelerinin mahkemenin dava dosyasına ibraz edildiğini belirtti.


AVUKAT CİNGİL: SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILMASINI TALEP EDİYORUZ


Söz alan şikayetçi avukatı Onur Cingil şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, "Sanık ifadelerinde belli muhitleri ve TBMM'ye karşı ithamlarda bulunmuştur. Bu ithamlar doğrudan müvekkilim olan milletvekiline yönelik olduğundan katılma talebimiz vardır. Sanığın iddianamede yazılı olan suçu işlediği bellidir. Usulüne uygun tebligat yapıldığı halde duruşmaya katılmadığından sanık hakkında yakalama emri çıkarılmasını talep ediyoruz. Sanık programda 'Cihangir'den başlarız Etilere kadar…' diyerek aslında Türkiye sınırlarında ulusal düzeyde tüm topluma yapılmış bir tehdit vardır. Savcılık burada 'halkı kin ve düşmanlığa teşvik' olarak değerlendirmiştir. Olayın içeriğine baktığımızda sanığın TCK'da yer alan "Tehditö, "Hakaretö ve "Basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçları da işlendiğini dikkate alarak cezalandırılmasını talep ederiz. Suç kanaatimizce görüntülerle, delillerle sübut bulunmuştur" dedi.  


Şecattin Çelikler'in avukatı Gülcan Karakaş da müvekkilinin iş adamı olduğunu ve davaya katılma talebinde bulunduklarını söyledi.


TANIK: SANIK AFRİN HAREKATININ HEYECANI İLE BÖYLE BİR SÖYLEMDE BULUNMUŞTUR


Duruşmada tanık olarak dinlenen Doğan Kasadolu da "Ben, Akit Gazetesi'nde Yahudi dinine mensup bir işadamı olarak bazen gazeteye çağrılıp konuşmalar yapıyorum. Sanık, olay günü televizyonda Afrin harekatının heyecanı ile böyle bir söylemde bulunmuştur. Sanığın ifadelerinde suç kastı yoktur. Tamamen olayın heyecanı ile söylemiş sözleridir. Olay hakkındaki bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir"diye konuştu.


"MÜVEKKİLİM YAPILAN LİNÇ DURUMLARI SEBEBİYLE ŞU AN MEMLEKETİNDEDİR"


Söz alan sanık avukatı Ali Paççi de katılma taleplerinin reddine karar verilmesini talep ederek, "Kanunda suçtan zarar gören ifadesi sınırları tam olarak çizilmemiştir. Anayasa Mahkemeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da bu suçlarda doğrudan doğruya zarar görenlerin katılma talebinde bulunacağı açıktır. Dolaylı olarak veya muhtemel zararlar davaya katılma hakkı vermez. Dosya bakımından ihbar eden sıfatları bulunan ve bu celse katılma talebinde bulunan aslında şikayetçi olamayacak olan taraf vekillerinin katılma taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyorum" dedi.


Avukat Paççi, "Mahkemenize sunmuş olduğum 23 Şubat 2018 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yer alan ifadelerle kamuoyunu yanıltmak amacıyla fotoğraf, video, bilgi ve haberlerin gerçek dışı paylaşıldığını ifade etmektedir.  Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'na müzekkere yazılarak 23 Şubat 2018 tarihine ait basın açıklamasının celbini talep ediyorum. Bu ifadelerden de anlaşılacaktır ki müvekkilim iddianamede yazan ifadeleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin basın açıklamasında da dile getirilen eleştiriler nedeniyle söylediği anlaşılacaktır. Müvekkilimin duruşmaya gelememesinin sebebi de il dışında olmasındandır. Yapılan linç durumları sebebiyle şu an memleketindedir" şeklinde konuştu.


SANIK HAKKINDA ZORLA GETİRİLME KARARI


Sanık Ahmet Keser hakkında zorla getirme müzekkeresi çıkarılmasına karar veren mahkeme, suçtan zarar görmeyen şikayetçilerin katılma taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verdi. Mahkeme, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 23 Şubat 2018 tarihli Zeytindalı Harekatı'na ilişkin basın bildirisinin müzekkere yazılarak istenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.


İDDİANAME


Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı,  Akit TV'de yayımlanan "Gün Başlıyor" isimli programda kullandığı sözlere ilişkin sunucu Ahmet Keser hakkında soruşturma başlatmıştı. Başsavcılık, Keser hakkında  "Basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açmıştı. Ahmet Keser de ardından Akit TV'den istifa etmişti.


====================================


6- BANK ASYA YÖNETİCİLERİNİN YARGILANMASINA BAŞLANDI...


Haber: Özden ATİK/ İstanbul DHA


Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) müzahir olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredildikten sonra iflasına karar verilen Bank Asya'nın eski genel müdür ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 14'ü tutuklu 33 sanığın yargılanmasına başlandı. Sanıkların, "Silahlı terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği" suçlarından 7,5 yıl ile 22,5 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması isteniyor. 


İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıkların tümü katıldı. İddianame özetinin okunmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Eski Bank Asya Genel Müdürü tutuklu sanık Abdullah Çelik, FETÖ'nün şifreli haberleşme programı Bylock kullandığına yönelik iddiayı reddederek, banka yönetiminde örgütsel düzeyde kadrolaşma yoluna gittiği iddiasının doğru olmadığını söyledi. Sanık Çelik, Fetullah Gülen'in talimatından sonra bankaya para yatırdığı iddiasına ilişkin suçlamaları da reddetti.


"HİMMET VERMEDİM, TESPİT EDİLİRSE MÜEBBET ALMAYA RAZIYIM"


Eski İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Hakan Fatih Büyükadalı ise Bank Asya'dan 2,5 yıl görev yaptığını, daha önce başka bir bankada 14 yıl çalıştığını, bankanın yönetici kadrolarının dolu olduğunu, kariyerine yöneticilik yaparak devam etmek istediği için başka bir bankanın yönetici pozisyonunda iş aramaya başladığını söyledi. 


Kariyer sitelerine kaydını yaptırdığını ve o dönem en iyi teklifi Bank Asya'dan aldığını anlatan Büyükadalı, "Burada çalışmaya başladım ve 7 ayda yönetim değişti. Yeni yönetim bana, insan kaynaklarından sorumlu genel müdür yardımcılığı teklifinde bulundu ve ben de kabul ettim. Görevim tamamen personel ilişkileriydi, bankacılık hizmetleri görev alanıma girmiyordu" dedi. Tanık beyanlarına göre tutuklandığını ve 11 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Büyükadalı, "Kimseye himmet vermedim. Tespit edilirse müebbet almaya razıyım. Tüm harcamalarım ailem içindir. Bank Asya sürekli dışarıdan yönetici transfer eden bir yer. Maddi ve profesyonel sebeplerden Bank Asya'ya geçtim. Ailemde hiç kimse FETÖ'ye mensup değil. Derneklerine üye olmadım. Örgüt yöneticisi değil, profesyonel geçmişi belli bir insan kaynakları yöneticisiyim. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" ifadesini kullandı. Tutuklu sanıklardan eski Bank Asya Kart Teknolojileri Müdür Vekili Ali Safi de örgütle bağlantılı herhangi bir derneğe üye olmadığını ve Bylock kullanmadığını da belirterek beraatini talep etti. Duruşma  sanık savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.


İDDİANAME


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Bank Asya'nın, FETÖ'nün elde ettiği suç gelirlerinin aklanmasında, muhafazasında ve koordinesinde kurumsal bir yapı içerisinde yönetmek için kurulduğu ve 2011 yılına kadar bankacılık kural ve teamülleri içerisinde faaliyet gösterdiği kaydediliyor. İddianamede FETÖ/PDY'nin suç gelirlerini nasıl aklamaya çalıştığı ise,  "FETÖ'nün Asya Katılım Bankasına getirdikleri yüklü miktardaki kaynağı açıklanamayan parayı, müşteriler bankada yokken hesaplarına yatırdıkları, bu şekilde yatırılan yüklü miktardaki paranın ekonomik sisteme dahil edildiği anlaşılmıştır" şeklinde anlatılıyor. Bank Asya'nın eski genel müdür ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 14'ü tutuklu 33 sanığın, "Silahlı terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği" suçlarından 7,5 yıl ile 22,5 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Kaynak: DHA