Dha İstanbul Bülteni  - 3

Dha İstanbul Bülteni  - 3

1- BAKAN TÜFENKCİ : (ÇİFTLİK BANK) SANAL ANLAMDA BİR SAADET ZİNCİRİ OLUŞTURMA TEŞEBBÜSÜ OLDUĞU GÖRÜLÜYORGümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci,"Sanal anlamda bir saadet zinciri oluşturma teşebbüsü olduğu görülüyor.

Dha İstanbul Bülteni  - 3

1- BAKAN TÜFENKCİ : (ÇİFTLİK BANK) SANAL ANLAMDA BİR SAADET ZİNCİRİ OLUŞTURMA TEŞEBBÜSÜ OLDUĞU GÖRÜLÜYOR

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci,

"Sanal anlamda bir saadet zinciri oluşturma teşebbüsü olduğu görülüyor. Ama bunun somut raporlarla sabitlenmesi lazım. İnşallah kısa zamanda  müfettişlerimiz raporlarını sonlandırırlar" 

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA/ İSTANBUL DHA 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Çiftlik Bank ile ilgili, "Sanal anlamda bir saadet zinciri oluşturma teşebbüsü olduğu görülüyor" dedi.

Bakan Tüfenkci, İstanbul'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlığın inceleme başlattığı Çiftlik Bank ile ilgili soruya yanıt veren Bakan Bülent Tüfenkci, "Özellikle son zamanlarda somut mal ve hizmet satışı olmadan internet üzerinden, sanal alemde yüksek kar vaatleri sunarak; kimi oyun pazarladığını ifade ederek kimi sanal paralar pazarladığını ifade ederek kimileri sanal çiftlikler kurduklarını ve bazı yerlerde gerçek çiftlikler kurduklarını ifade ederek reel anlamda piyasalarla örtüşmeyen kar vaatleri sunarak, insanları aldattıklarını ve belli bir sistem ile bir anlamda saadet zinciri kurdukları görülüyor. Bunlar kimi zaman telefon satışı şeklinde, oyun satışları şeklinde oluyor, sanal bir mal ticareti şeklinde oluyor. Ama baktığımız zaman tamamı tüketiciyi, vatandaşı aldatıcı anlamda bir ticaret teşkil ettiklerini, sonuç itibariyle dolandırıcılığa kadar giden bir sistemi kurguladıklarını görüyoruz" dedi. 

"BİR SAADET ZİNCİRİ OLUŞTURMA TEŞEBBÜSÜ OLDUĞU GÖRÜLÜYOR"

Çiftlik Bank ile ilgili incelemenin sürdüğünü belirten Tüfenkci, "Bununla ilgili en son Çiftlik Bank'ın 'bank' kelimesinden dolayı biz 3 ay reklamlarını durdurma cezası vermiştik. Çünkü Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu'ndan 'bank' kelimesini kullanmak için izin alınması gerekiyor. Böyle bir izin almadan faaliyete geçtikleri için reklamlarını durdurduk. Ama esas faaliyetleriyle ilgili incelemeleri de son aşamaya getirdik. Burada gerçekten bir ticaret var mı yok mu? Arkadaşlarımız bunu etraflıca inceliyorlar. Sanal anlamda bir saadet zinciri oluşturma teşebbüsü olduğu görülüyor. Ama bunun somut raporlarla sabitlenmesi lazım. İnşallah kısa zamanda  müfettişlerimiz raporlarını sonlandırırlar. Bunu da sizlerle paylaşırız. Ama ben bir kez daha vatandaşlarımızı uyarıyorum. Özellikle internet üzerinden, sanal alemde somut bir ticarette mal alım satımına dayanmayan, piyasanın çok üzerinde kar getirdiğini ifade eden sanal ticarette konusunda çok dikkatli olmalarını ve bu tür yaklaşımlara dikkatlice bakmalarını aksi takdir de büyük anlamda zarar göreceklerini geçmişteki tecrübelerde bize gösteriyor" şeklinde konuştu. 

"İÇİŞLERİ BAKANLIĞIYLA DA DOLANDIRICILIK ANLAMINDA DA YAKIN BİR ÇALIŞMA SERGİLİYORUZ"

Bakan Tüfenkci ayrıca, "E-ticaret yapan sitelere kayıt zorunluluğu getirilmesi bir anlamda bizimde denetimlerimizi ve gözlemlerimizi de artıracak. Bununla ilgili hem Maliye Bakanlığı hem de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak yakın çalışıyoruz. İçişleri Bakanlığıyla da dolandırıcılık anlamında da yakın bir çalışma sergiliyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------

Tüfenkci'nin açıklamaları

Detaylar 

10.01.2018 - 12.39 Haber Kodu : 180110064

========================

2- (ÖZEL) - YILBAŞI GECESİ İSTİKLAL CADDESİ'NDE POLİS DAYAĞI İDDİASI

"Polisler darp etti" diyerek şikayetçi oldu, güvenlik kamerası görüntülerini de delil olarak sundu.

Haber: İstanbul DHA 

Yılbaşı gecesi Taksim'de eğlendikten sonra İstiklal Caddesi'nde yürüyen M.M. ve kız arkadaşı N.K. polis tarafından darp edildikleri iddiasıyla şikayetçi oldu.  M.M. o ana ilişkin güvenlik kamerası görüntülerini de delil olarak sundu.

"ARABANIN ARKASINA GÖTÜRÜP DARP ETTİLER"

Suç duyurusunda bulunan 35 yaşındaki M.M. iddiasına göre yılbaşı gecesi Taksim'de kız arkadaşı N.K. ile eğlendikten sonra İstiklal Caddesi'nde yürürken yanında iki erkeğin bulunduğu bir kadınla çarpıştı.

Çarptığı kadının "Önünüze bakın lan" demesi üzerine M.M. de "Bakılacak bir yanın mı var?" dedi. Bu sözler üzerine daha sonradan sivil polis olduğunu öğrendiği kişiler içindeki bir polis,  M.M'nin yakasını tutarak  küfür etti. 

Bu kişilerin kendisini darp etmediğini belirten M.M. şikayet dilekçesinde,  "Bu kişiler sivil polismiş, üzerlerinde polis yazan yelek vardı. Lacivert olduğu için belli olmuyordu. Daha sonra  kız arkadaşımla yürümeye devam ederken arkadan bir polis memuru gelip benim elimi bağladı. Daha sonra arabanın arkasında götürdüler. Orada bir sivil polis 4-5 yumruk attı, diğer polisler de beni arkadan tuttu. Şüpheliler hakkında şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

DARP ANI GÜVENLİK KAMERASINDA 

Olayın ardından darp raporu alan M.M. ve N.K., İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na kendilerini darp ettiklerini iddia ettikleri polisler hakkında şikayette bulundu.  M.M. olaya ilişkin bir iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerini de delil olarak sundu. Görüntülerde polis aracının arkasına çekilen M.M.'ye tartıştığı polislerin vurduğu görülüyor.

Görüntü dökümü:  

-----------------

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Polislerin koşuşturması

-M.M.'nin polis aracının arkasına getirilmesi

-M.M'nin darp edilmesi

-Polislerle konuşması

-Kız arkadaşı N.K.'nin gelmesi

-N.K.'nin polis tarafından itilmesi 

-Uzak bir açıdaki kameradan yaşananlar

10.01.2018 - 12.34 Haber Kodu : 180110049

========================

3-  EV SAHİBİNİN ELİNDEN PENCEREDEN ATLAYARAK KURTULDUĞU O ANLAR KAMERADA

ÜNLÜLERİ SOYAN "KAPTAN" LAKAPLI HIRSIZ YAKLANDI

Haber: Ali AKSOYER/İSTANBUL DHA

İstanbul'da lüks sitelerde bulunan  44 eve girdiği tespit edilen  cezaevi firarisi hırsızlık şüphelisi Gültekin A. polis tarafından gözaltına alındı. Şüphelinin soyduğu evler arasında gazeteci Hasan Cemal, Nasuh Mahruki, Teknik Direktör Bülent Korkmaz'ın da evlerinin  bulunduğu belirtildi. Hakkında 2 yıl kesinleşmiş hapis bulunan şüpheli adliyeye sevk edilen şüpheli "Hırsızlık için girdiğim evlerin ünlülere ait olduğunu bilmiyordum. Pişmanım" dedi.

"KAPTAN" LAKAPLI HIRSIZ

İstanbul'da yapılan hırsızlık operayonunda polisin uzun süredir peşinde olduğu bir süre yolcu motorlarında çalıştığı için lakabı  "Kaptan" olan şüpheli Gültekin A. Şişli, Gülbahar mahallesinde   polis tarafından yakalandı. Polisin takibinden kurtulmak için ailesinin yerine günlük kiralık evlerde kaldığı öğrenilen şüphelinin 13 Haziran günü Zonguldak'ın Devrek İlçesinde bulunan açık cezaevinden firar ettiği ve arandığı belirtildi.

ÜNLÜLERİN EVLERİNE DE GİRMİŞ

Hırsızlık Büro Amirliğinde sorgulanan şüphelinin aralarında gazeteci Hasan Cemal, Nasuh Mahruki ve eşi Mine Mahruki'nin evleri ile Teknik Direktör Bülent Korkmaz'ın evinin de  bulunduğu, toplamda 44 ayrı evden hırsızlık yaptığı belirlendi. Sarıyer, Beşiktaş, Beykoz, Kadıköy ve Tuzla'da hırsızlık yapan şüphelinin gündüz boş olduğunu tahmin ettiği evlere pencere camlarını kırarak girdiği ve hırsızlık yaptığı tespit edildi. Şüphelinin Çengelköy'de ki M.A. adlı kişinin evinden 1 milyon liralık ziynet eşyası çaldığı toplamda ise çaldıklarının değerinin 2,5 milyon lirayı geçtiği öğrenildi.

GÜVENLİK KAMERALARINA YAKALANMIŞ

Bazı olaylarda güvenlik kameralarına yakalanan şüphelinin bir olayda ev sahibinin elinden pencereden atlayarak kurtulduğu bir başka olayda ise güvenliğin müdahalesi sonucu lüks siteye giremeden olay yerinden ayrıldığı görüldü.

"PİŞMAN" OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Poliste işlemleri tamamlanan şüpheli Gültekin A. adliyeye sevk edildi. Şüpheli girdiği evlerin ünlülere ait olduğunu bilmediğini söyleyerek "Girdiğim evlerin kime ait olduğunu bilmiyorumdum. Pişmanım" dedi. 

Görüntü Dökümü:

-GÜVENLİK KAMERASI

-Hırsızlık anları

-Ev sahibi tarafından kovalanması

AKTÜEL GÖRÜNTÜ

-Emniyetten çıkışı

10.01.2018 - 13.58  Haber Kodu : 180110099

==================

4- GÜNLÜK KİRALIK EVDE TECAVÜZ DAVASINDA  SANIĞA  27 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Haber: Serpil KIRKESER/ İstanbul DHA

Sosyal medyada tanıştığı prodüksiyon şirketi sahibi S.A.'ya (39) iş yemeğinin ardından götürdüğü günlük kiralık evde tecavüz ederek, parasını ve cep telefonunu çaldığı iddia edilen tutuklu sanık H.S.'nin (36) yargılandığı davada mütalaa verildi. 

Mütalaada, "Nitelikli cinsel saldırı" ve "Nitelikli hırsızlık" suçlarından 27 yıla kadar hapsi istenen H.S.'nin kendisini farklı isimlerle varlıklı iş adamı olarak tanıtıp yakınlık kurduğu, kadınları bir eve götürüp zorla cinsel ilişkiye girme, menfaat sağlama gibi eylemleri alışkanlık haline getirdiği kaydedildi.  

 

SANIK SUÇLAMALARI REDDETTİ

Bakırköy Adalet Sarayı'nda bulunan 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade veren tutuklu sanık H.S. hakkındaki suçlamaları reddetti. Sanık H.S.  "Müşteki S.A. ile internette tanıştık. Sohbet muhabbet ettikten sonra 'Buluşalım alkol içelim' diye yazıştık. Daha doğrusu o teklif etti ve buluştuk. Ancak adımın H.S. olmasına rağmen kendi ismimi 'Sarp Korkut Ağaoğlu' olarak tanıttım. Bunu yapma nedenimin de ismimin 'H' olması nedeniyle beğenilmemesinden dolayıdır. Birlikte Yeşilköy'de bir balık restoranta gittik. Yemek yedik, alkol içtik. Daha sonra oradan çıkınca ben 'Günlük ev tutayım mı?' diye kendisine sordum ve o da 'Tut' dedi. Ben de telefon ettim, Ataköy'de günlük bir ev kiraladım. Ancak kiralayan kişi gidince evde elektriklerin çalışmadığını söyledi, ben de 'Olsun önemli değil' dedim. O gece müşteki ile kendi isteği ile cinsel ilişkiye girdik. Herhangi bir zorlama olmadı ve beraber o gece evde uyuduk. Sabah 06: 00-06: 30 gibi oradan çıktım ve işimin başına gittim. Ancak iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde telefonunu veya parasını almadım. Ben o gece zaten bin 500 TL kadar lokantada hesap ödemiştim, öyle bir şeye de ihtiyacım yoktur" dedi. 

"ADLİYEYE GİT ŞİKAYET ET DEDİM"

Sanık H.S. "Daha sonra S.A. beni aradı, 'Seni şikayet ettim' dedi. 'Paramı aldın, telefonumu çaldın, paramı ve telefonumu geri verirsen şikayetimi geri çekerim' dedi. Ben de 'Adliye orada git şikayet et' dedim. 8-9 gün sonra S.A. ile biz tekrar buluştuk ve restoranta gittik. Orada bana şikayetini geri alacağını söyledi. Ben kendisine para ve telefonunu almadığımı, bu nedenle verme durumumun olmadığını da orada söylemiştim. Benim hakkımda bu yönde başkaca çok dava yoktur. Sadece 2. Ağır da bir davam vardır, orada da bana iftira atılmıştır. Diğer sabıkalarım da mahkemeye gitmediğim için bana para cezası kesilmiştir, onlarla ilgilidir. Ben yaptığım suçlarla ilgili dosyalarda suçları zaten kabul etmişimdir" diye konuştu.

"ŞİKAYETÇİYİM"

Şikayetçi S.A. da sanık ile Facebook üzerinden tanıştığını belirterek şunları söyledi: "Program yapımcılığı yapmaktayım. Prodüksiyon şirketim vardır. Kendisi ile görüşmelerimiz de kendisinin de yapımcı olduğunu, benim dönen bir projem vardı, onun ile ilgili yardımcı olacağını söyledi. İsmini de 'Sarp Korkut Ağaoğlu' olarak söylemişti. At çiftliği olduğunu, şirketlerinin olduğunu söylemişti.  Ben de kendisine güvendim, önce bir kafede buluştuk. Bu konuları konuştuk. Daha sonra bir restoranta yemek için gittik. Buranın tanıdığı yer olduğunu söylemişti. Balık restoranta gittiğimizde burada yemek yedik, rakı söylendi. Ancak ben rakıdan içemedim, lavaboya gittim, geri geldikten biraz içtim, ancak kadehim yarım dahi olmamıştı. Kendimi kaybetmeye başladım, o da benim koluma girerek, beni lokantadan çıkardı. Ondan sonra gelişen olayları tam olarak hatırlamıyorum. Sadece bir binaya çıktığımızı hatırlıyorum. Orada bana tecavüz etti. Ben kendimden geçmişim, daha sonra beni bırakıp orada gitmiş. Sürünerek kalktım, sadece cebimde arabanın anahtarları vardı. Çantam ve cep telefonum yoktu, alınmıştı. Çantamın içerisinde 3 bin  TL ve yine bozuk paralarım vardı. Ayrıca cep telefonumda sanık tarafından alınmıştı. Sanıktan şikayetçiyim."  

SAVCI SANIĞIN CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı Ercan Ateş, sanık H.S.'nin sosyal medya aracılığıyla tanıştığı kadınlara kendisini farklı isimlerle varlıklı  iş adamı olarak tanıtıp yakınlık kurduğunu belirtti. Sanık H.S.'nin tanıştığı kadınları bir eve götürüp zorla cinsel ilişkiye girme, menfaat sağlama gibi eylemleri alışkanlık haline getirdiği vurgulanan mütalaada, H.S.'nin mağdur S.A. ile de   Facebook'tan iletişime geçerek  samimi olduğu anlatıldı. Suç tarihi 13 Ağustos 2015'te sanık H.S. ile S.A.'nın akşam yemeğine çıkıp alkol aldıkları, daha sonra mağdur S.A.'nın lavaboya gidip geldikten sonra içtiği alkolün etkisi ile kendisinden geçtiği kaydedilen mütalaada, sanık H.S.'nin mağduru Bakırköy'de günlük kiralık bir eve götürdüğü, burada cinsel saldırıda bulunduğu, mağdur ile gece aynı yerde kaldığı, sabah mağdur uyurken cep telefonu ve parasını çalarak ayrıldığı öne sürüldü. Mütalaada sanık H.S.'nin "Nitelikli cinsel saldırı" ve "Nitelikli hırsızlık" suçlarından 12 yıldan 27 yıla kadar hapsi istendi. Sanık ve avukatına mütalaaya karşı savunma hazırlamaları için süre veren mahkeme heyeti, sanık H.S.'nin tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

============================

5- 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ'NDE İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNAN KİŞİ İKNA EDİLDİ 

İntihar girişimi nedeniyle trafik yoğunluğu yaşandı.

Haber-Kamera: Zeki GÜNAL-İSTANBUL DHA

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne çıkan bir kişi intihar girişiminde bulundu. İntihar girişimi nedeniyle Anadolu yakası istikametine trafik yoğunluğu yaşandı. 

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gelen kişi korkuluklara çıkarak intihar girişiminde bulundu. Saat 10.00 sıralarındaki olayı gören sürücülerin ihbarı üzerine polis ekipleri geldi. Müzakereci polisler intihar girişiminde bulunan kişiyi korkuluklardan indirmek için uzun süre uğraştı. Denizde de Deniz Polisi ve Kıyı Emniyeti'ne bağlı ekipler hazır bekledi. İntihar girişimi nedeniyle Anadolu yakası istikametine trafik yoğunluğu yaşandı.  Polisin 2 saat süren çabası sonucu intihar girişiminde bulunan kişi ikna edilerek indirildi. Bu kişi daha sonra ifadesi alınmak üzere Arnavutköy Polis Merkezi'ne götürüldü. 

Görüntü Dökümü:

-Trafikten görüntü

-Korkuluklara çıkan kişi

-Polis ekipleri

-İkna çalışması

-Korkuluklardan alınması

-Deniz polisi ve kıyı emniyeti ekipleri

-Detaylar

10.01.2018 - 12.41 Haber Kodu : 180110066

======================

6- BAKAN TÜFENKCİ: DÜNYA BANKASI KENDİ İTİBARINI KORUMAK İÇİN REVİZE YAPTI

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Güven USTA/ İstanbul DHA 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 'Karekodlu Çek Sistemi'ne eklenen yeni özelliklerin tanıtıldığı ve sisteme ilişkin güncel verilerin paylaşıldığı toplantıya katıldı. Tüfenkci, toplantı öncesinde, basın mensuplarıyla tek tek tokalaşarak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı. 

"DÜNYA BANKASI DA TÜRKİYE'NİN 2017 BÜYÜME RAKAMLARINI REVİZE ETMEK ZORUNDA KALDI"

Bakan Tüfenkci, Dünya Bankası'nın Türkiye'nin büyüme rakamlarını revize ettiğine dikkat çekerek, "En son Dünya Bankası da Türkiye'nin 2017 büyüme rakamlarını revize etmek zorunda kaldı. 2018 ve 2019 büyüme revize etmedi. Ama hiç şüpheniz olmasın 2018'de de Allah'ın izniyle Dünya Bankası'nın, Türkiye'nin büyüme rakamlarını ve hedeflerini, ilk ve ikinci çeyrekte gerçekleşen büyüme rakamlarını görünce revize etmek zorunda kalacağını göreceksiniz. Aslında çok önemli değil ama Dünya Bankası'nın kendi itibarını korumak için veya diğer kredi derecelendirme kuruluşlarının bu anlamda kendi itibarlarını korumak için revizeler yaptıklarını düşünüyorum. Ama esas itibariyle ekonomik verilere baktığımızda Türkiye'nin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından notunun artırılması gerektiği de artık görülüyor" dedi.  

"TÜM EKONOMİK BİRİMLERİ MERSİS'E DAHİL EDECEĞİZ"

Tüfenkci, "2018'de ve 2019'da serbest meslek erbabı, meslek örgütleri, dernek, vakıf, sendikalar, odalar, birlikler ve bunların üst kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları gibi diğer gerçek ve tüzel kişileri kapsayacak şekilde ülke düzeyindeki tüm ekonomik birimleri MERSİS'e (Merkezi Sicil kayıt Sistemi) dahil edeceğiz. Böylece kamu kurumlarının tacirler dışındaki tüm ekonomik birimler ve tüzel kişilerle ilgili birisinin bir ihtiyacı olduğunda bilgiler de tek noktadan sunulacak. Bu da e-Devlet ile entegre bir şekilde çalışmış olacak" diye konuştu.

KAREKODLU ÇEK ÖNCESİ VE SONRASI

Tüfenkci, "Karekodlu çeki hayata geçirerek, alacaklının borçluyu denetleyerek son kararı kendisine bırakmış oluyoruz. Bu anlamda riskleri de alacaklı görerek kararını vermiş oluyor. 2017 yılı Ocak ayında bankalara ibraz edilen çekler içinde karekodlu çek oranı yüzde 3,7 iken, 2017 yılı sonlarına doğru bu oran yüzde 65,4'lere yükseldi. Karekodlu çek öncesini ve sonrasını kıyaslayacak olursak; 2016 yılında bankalara ibraz edilen ve toplam tutarı yaklaşık 708 milyar TL olan, 21 milyon 191 bin 209 adet çekin; 27 milyar TL tutarındaki 778 bin 370 adedi karşılıksız çıkmıştır. 2017 yılında ise bankalara ibraz edilen ve toplam tutarı yaklaşık 784 milyar TL olan 19 milyon 897 bin 605 adet çekin; 17 milyar TL tutarındaki 435 bin 114 adedi karşılıksız çıkmıştır. 2017'de ibrazında karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tüm çeklere oranı hem adet olarak hem de tutar olarak yüzde 2,2 olarak gerçekleşmiştir" şeklide konuştu. 

@BU SORGULAMAYI BİZİM SAĞLAMAMIZ LAZIM"

Tüfenkci, "Bugün itibariyle sistem üzerinden aylık ortalama 100 bine yakın çek sorgulanıyor. Ama bunu yeterli görmüyoruz. Piyasada el değiştiren çek adedinin aylık 10 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Yani çeklerin büyük kısmı hala sorgulanamıyor. Bu sorgulamayı bizim sağlamamız lazım. Eğer tacirlerimiz, esnaflarımız daha güvenli bir ticaret istiyorlarsa, alacaklılarının performansını görmek istiyorlarsa, biz o imkanı sağladık. Artık esnafımızın da, tacirimizin de bundan faydalanması gerekiyor" dedi.

"YENİ BİR UYGULAMAYA DAHA GEÇİYORUZ"

Bakan Tüfenkci, "Karekdolu çek sistemini geliştiriyoruz. Bu sistemin dünyada bir örneği yok. Bunu Türkiye olarak bizler geliştirdik. Ticarette bir dönüm noktasına neredeyse gelindi. Şimdi ise, yeni uygulamayla bu zamana kadar yapılanların üstüne çıkıyoruz. Çek alacaklısının riskinin en aza indirilmesi adına yeni bir uygulamaya daha geçiyoruz. Artık lehtar tarafından çek sisteme kaydedildiği takdirde, imza yetkilisini değiştiren firmalar çekin vadesi geldiğinde 'imza sahibi yetkili değil' itirazında bulunamayacak dedi.

Tüfenkci ayrıca, "Bizler arkadaşlarımıza talimat verdik, bono ve senetle ilgili karekodlu bir sistemi oluşturma alanında bir çalışma yürütülüyor. İnşallah bu 20018 yılında çalışmayı nihayetlendirerek bono ve senetlere bir itibar kazandırmayı istiyoruz" şeklinde konuştu. 

Görüntü Dökümü:

--------------------

Tüfenkci'nin gazetecilerle tokalaşması

Tüfenkci'nin açıklamaları

Genel ve detay görüntüler

=======================

7-  MAZLUMDER'DEN "28 ŞUBAT" EYLEMİ

Haber-Kamera: Ümit TÜRK İstanbul/ DHA 

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) üyeleri İstanbul Adalet Sarayı önünde yaptıkları basın açıklmasıyla, 28 Şubat darbesi sonrası tutuklananların ve hakkında dava açılanların mağdur edildiklerini savunarak yeniden yargılama yolunun açılmasını istediler.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan MAZLUMDER üyeleri "Adalet her zaman her yerde" yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptılar. MAZLUMDER Genel Başkanı Ramazan Beyhan yaptığı açıklamada, "28 Şubat, derin devletin ve kamu bürokrasisinin birlikte sivil halkın iradesine müdahalesiydi" dedi. Darbelerin adalet duygusuna sahip olan insanları ümitsizliğe sevk ettiğini ifade eden Beyhan, "Umarız ki bu yargılamaların sonucunda tekrar insanların yargıya güveni sağlanmış olur. Bunu çok acil bir şekilde bekliyoruz. Çünkü 28 Şubat'tan dolayı mağdur olan insanların mağduriyetleri hala devam etmektedir" ifadesinde bulundu. Beyhan, "Biz sadece 28 Şubat'ın yargılanmasını değil, aynı zamanda 28 Şubat'ta mağdur edilen insanların da özgürlüğüne kavuşmalarını, yeniden yargılanmalarını istiyoruz" diye konuştu. O dönem verilen bazı cezaların onanmaya başladığına da dikkat çeken Beyhan, "Amacımız bu duruma dikkat çekmek ve bu yanlışa bir son vermektir" diye konuştu.

MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya Kartal da okuduğu basın açıklamasında, "28 Şubat tutsakları 20 yıldan uzun bir süredir içeride olup bu kişilerin aileleri halen cezaevi yollarında mağdur edilmektedir" şeklinde konuştu. 2000'deki "Umut operasyonu davası" kapsamında tutuklanan ve 6 yıl cezaevinde yatan Mehmet Ali Tekin de, "Bu dava hala devam etmekte, bizleri yargılayan, bizelere komplo kuran savcılar, hakimler, polisler hala içeride olmasına rağmen şuanda hapishanede bulunan arkadaşlarımız var. Buna artık bir son verilerek tıpkı; Ergenekon, Balyoz davalarına nasıl bir uygulama yapıldıysa 28 Şubat mağdurlarına da, FETÖ'cü hakimlerin, laik kemalist hakimlerin mağduru olan tüm mahkumlara yeniden yargılama yolunun açılmasını istiyoruz" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

--------------------

Topluluğun adliye önünde toplanması

Pankart açılması

Ramazan Beyhan'ın konuşması

Kaya Kartal'ın basın açıklamasını okuması

Mehmet Ali Tekin'in konuşması

Genel ve detay görüntüler 

10.01.2018 - 12.32 Haber Kodu : 180110063