Dha İstanbul Bülteni - 3

Dha İstanbul Bülteni - 3

1- ALMANYA BAŞKONSOLOSLUĞU'NA GELEN PAKET POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ (2) Çağrılan bomba imha uzmanları, şüpheli pakete müdahale etmeye hazırlanıyor.

Dha İstanbul Bülteni - 3

1- ALMANYA BAŞKONSOLOSLUĞU'NA GELEN PAKET POLİSİ ALARMA GEÇİRDİ (2)

 

Çağrılan bomba imha uzmanları, şüpheli pakete müdahale etmeye hazırlanıyor.

Zeki GÜNAL/ İSTANBUL DHA

Gümüşsuyu'nda bulunan Almanya Başkonsolosluğu'na kurye ile gelen bir paket şüpheli bulundu. Güvenlik görevlilerinin haber vermesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Başkonsolosluğun bulunduğu İnönü Caddesi güvenlik şeridi çekilerek araç ve yaya trafiğine kapatıldı. 

Başkonsolosluğun güvenlikçilerine ait K9 köpeğinin tepki vermesi üzerine paketten şüphelenildiği öğrenildi.

Başkonsolosluk girişindeki kaldırım üzerindeki şüpheli pakete, çağrılan bomba imha uzmanları müdahale etmeye hazırlanıyor.

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Olay yerinden görüntüler

14.12.2017 - 14.33 - Haber Kodu : 171214099

14.12.2017 - 14.53 Haber Kodu : 171214106

====================================

2- (Geniş Haber) ÜMRANİYE'DE İŞ YERİNİN OTOPARKINA EL YAPIMI PATLAYICI ATILDI

Patlama anı güvenlik kamerasında...

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN/ İstanbul DHA

Ümraniye'de maskeli bir kişi, mermer satış bayinin açık otopark kısmına el yapımı patlayıcı attı. Şüpheli kayıplara karışırken, ufak çaplı patlama nedeniyle bir araçta maddi hasar oluştu. 

Olay, saat 11.30 sıralarında Esenkent Mahallesi Baraj Yolu Caddesi'nde meydana geldi. Maskeli bir kişi eli yapımı patlayıcıyı mermer satış bayinin otopark kısmına attı. İş yeri çalışanları arasında paniğe neden olan ufak çaplı patlama sonrası bir araçta maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Bomba İmha Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, patlayıcı üzerinde incelemelerde bulunup delil araştırması yaptı. Polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Patlama anı güvenlik kamera kaydı

-Atılan patlayıcı

-Patlayıcıdan çalışan misketler

-Polis ekiplerinden detay

-Bomba uzmanlarının inceleme çalışması

-Hasar oluşan araç

-Genel ve detaylar

14.12.2017 - 12.10 - Haber Kodu : 171214043

14.12.2017 - 12.40 - Haber Kodu : 171214060

14.12.2017 - 12.58 - Haber Kodu : 171214071

==============================

3- (Ek Görüntü ve Bilgilerle) İSTANBUL'DA KÜLÇE ALTINLA KOKAİN ALIŞVERİŞİNE POLİS BASKINI

Operasyon anı polis kamerasında...

Haber: Çağatay KENARLI - Kamera: İstanbul DHA 

İstanbul'da Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, külçe altınla kokain alışverişi yapan 4 şüpheliyi gözaltına aldı. Operasyonda piyasa değeri 28 milyon lira 49 kilogram kokain ile 13 külçe halinde 17 kilogram altın ele geçirdi.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bulgaristan'dan Türkiye'ye uyuşturucu getirileceği bilgisi üzerine çalışma başlattı. Ekipler, Yuliyan M.C.'nin bulunduğu otomobili Kapıkule Sınır Kapısı'ndan itibaren takibe aldı. Uyuşturucu alışverişi yapılana kadar polis takipte kaldı. Şüpheli, Yeşilköy'de alıcılarla buluştu; ekipler harekete geçti. Yapılan baskında Yuliyan M.C. ile alıcılar Ceyhan A. (42), Ahmet Rasim A. (47) ve Songül Ç. (33) gözaltına alındı. Narkotik polisleri yaptığı aramalarda piyasa değeri 28 milyon lira olan 49 kilo 100 gram kokain ile 13 külçe halinde 17 kilo 257 gram altın ele geçirdi.  Operasyon anı polis kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. 

Gözaltındaki 4 şüphelinin Vatan Caddesi'nde bulunan Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgusu sürüyor.

Görüntü Dökümü

------------------------

EK GÖRÜNTÜ

//////////////////////////

-Operasyon anı

GEÇİLEN GÖRÜNTÜ

/////////////////////////////////////

-Sergiden görüntü

-Uyuşturucu maddelerin görüntüsü

-Külçe altınların görüntüsü

-Genel ve detaylar

14.12.2017 - 12.41 - Haber Kodu : 171214061

14.12.2017 - 13.19 - Haber Kodu : 171214074

=====================================

4- REİNA KATLİAMI DAVASINDA 4. GÜN... 

DEAŞ ÜYESİ SANIKTAN 15 TEMMUZ SAVUNMASI...

Haber: Ümit TÜRK/ İstanbul DHA 

Ortaköy'deki eğlence merkezine yılbaşı gecesi düzenlenen ve 39 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davaya bugün de devam edildi. Tutuklu sanık Kuerban Muhemmedemınşeyh savunmasında, IŞİD üyesi olmadığını savunarak, "15 Temmuz'da yaşanan hain darbe olayında sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı ile günlerce dışardaydım. Kamera kayıtları incelenirse 15 Temmuz'da Atatürk Havaalanı'na Cumhurbaşkanımızı ilk karşılamaya gidenlerden biri bendim. IŞİD Türkiye Cumhuriyeti'ne savaş açmıştır. IŞİD'li olsam 15 Temmuz'da dışarıya çıkmazdım" dedi. 

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda görülen davanın dördüncü celsesine başlandı. Duruşmada aralarında katliamı gerçekleştirdiği belirtilen Abdulkadir Masharipov'un da bulunduğu 48 sanık hazır bulundu. Masharipov'un imam nikahlı eşi Tene Traore Bakırköy Kadın Cezaevi'nden SEGBİS'le duruşmaya bağlandı. 

"15 TEMMUZ'DA CUMHURBAŞKANI'NIN ÇAĞRISIYLA DIŞARI ÇIKTIM"

Reina katliamına ilişkin dün görülen davanın dördüncü duruşmasında, saldırgan Masharipov'a lojistik destek sağlayan şahıslarla irtibatı bulunan Kuerban Muhemmedemınşeyh, IŞİD'li olduğu iddiasını kabul etmeyerek, 15 Temmuz darbe girişimine karşı durduğunu öne sürdü. Muhemmedemınşeyh, "15 Temmuz gecesi yaşanan hain darbe olayında sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla günlerce dışardaydım. Kamera kayıtları incelenirse 15 Temmuz'da Atatürk Havaalanı'na Cumhurbaşkanımızı ilk karşılamaya gidenlerden biri de bendim. IŞİD Türkiye Cumhuriyeti'ne savaş açmıştır. IŞİD'li olsam 15 Temmuz'da dışarıya çıkayım" ifadesinde bulundu. Muhemmedemınşeyh, Zeytinburnu'nda ailesi ile kaldırğı ev sahibinin de polis olduğunu ve ailece görüştüklerini belirterek, "Yaşadığım yerlerdeki komşularım ve ev sahiplerim iyi biri olduğuma şahittir" dedi. 

ANTAKYA'YA İŞKUR'DAN İŞ BULDUKLARI İÇİN GİTMİŞLER

Daha sonra Abdulhekim Mehmetrahim'in savunmasını yaptı. 2016 Haziran'da yasal yollarla Türkiye'ye geldiğini söyleyen Mehmetrahim, ikamet tezkeresi alabilmek için Kayseri'ye gittiğini ancak çalışma imkanı bulamadığından tekrar İstanbul'a döndüğünü söyledi. İddianamede, illegal yollarla Suriye'ye geçmek üzereyken sınırda, diğer sanıklar Maımaıtıtuohetı Balatınıyazı ve Abudureheman Aıhemaıtıtuohet ile yakalandığı hatırlatılan Mehmetrahim, "Balatniyazi Antakya'da iş bulduğunu söyleyince yola çıktık. Otobüs İskenderun'a vardığında polisler otobüsü durdurdu, bizi otobüsten indirip karakola götürdü. 2 gün gözaltında kaldıktan sonra bizi tekrar İstanbul'a götürdüler" dedi. Mahkeme başkanı Abdurrahman Orkun Dağ'ın, Antakya'daki işi nereden bulduğunu sorması üzerine Mehmetrahim, diğer sanık Balatniyazi'nin işi bulduğunu söyledi. Bu durum üzerine mahkeme başkanı Balatniyazi'ye aynı soruyu yöneltti.  Balatniyazi işi, İstanbul'da İŞKUR'a ettiği müracaat sonucu bulduğunu söyledi. 

"ANTAKYA'YA ÇİFTÇİLİK YAPMAK İÇİN GİTTİK"

Daha sonra Suriye sınırında yakalandığında üzerinde patlayıcı madde ve bomba yapımını gösteren bilgilerin yazılı olduğu defter bulunduğu iddia edilen Abdurrahman Aıhemaıtıtuohet savunma yaptı. Aıhemaıtıtuohet de, Türkiye'ye 2016 Haziran'da yasal yollarla geldiğini, Antakya'ya da, İŞKUR'dan buldukları çiftçilik işi için gittiğini iddia etti. Aıhemaıtıtuohet, üzerinde bulunan not defterinin ise kendisine ait olmadığını savundu. 

"SALDIRGAN MASHARİPOV'UN I TELEFONUNDA ÇIKTI... KABUL ETMEDİ..."

Reina saldırganı Masharipov'un kaçmasına ve saklanmasına yardım eden ve eyleminin planlayıcılarından olan Tulpar Kod İbrahim isimli şüphelinin yardımcısı olduğu iddia edilen Mehmetali Nurmehmet savunma yaptı. Tulpar ile telegram üzerinden çok sayıda görüşme yaptığı tespit edilen Nurmehmet, Tulpar'ı yalnızca bir kez tesadüfen gördüğünü, Masharipov'u ise tanımadığını iddia etti. Mahkeme başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, Masharipov'u ilk kez mahkemede gördüğünü iddia eden Nurmehmet'e, "Senin telefonunda Masharipov'un fotoğrafı var" diye sordu. Nurmehmet ise fotoğrafların kendisine ait olmadığını iddia etti. Telefon incelemesinde IŞİD mensuplarına ait fotolar ve infaz videosu bulunan Nurmehmet, bunların da kendisine ait olmadığını, telefonu ikinci el aldığını söyledi. Üye hakim Nurmehmet'e, "Tulpar ile Masharipov aynı gün sabah karşılaşır, 5 saat sonra da seninle Tulpar karşılaşır bu nasıl tesadüf" diye sordu. Nurmehmet, "Benim onunla alakalı bir şeyim yoktu, tamamen tesadüf" yanıtını verdi. 

Duruşma diğer sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. 

==============================

5- (ÖZEL HABER) ATM'DEKİ KART KOPYALAMA CİHAZINI BANKA PERSONELİ FARK ETTİ

Haber-Kamera: Zeki GÜNAL İSTANBUL DHA

Beyoğlu Halıcıoğlu'nda yol üzerindeki bir ATM'ye yerleştirilen kart kopyalama cihazı banka personeli tarafından fark edilerek polise bildirildi.  Olay yerine gelen polis düzenekle karşılaştı.

Banka ATM'lerine para nakli yapan personel Hasköy'deki ATM'de Kart Kopyalama Cihazı olduğunu fark edince durumu polise bildirdi. Kısa sürede  gelen polis, olay yeri inceleme ekibi çağırdı. O sırada para çekmek için bankamatiğe gelen ATM arızalarına bakan şirketin teknik personeli yapılan sahtekarlığı gözler önüne serdi. Kart yuvasının sahte olduğunu ve gizli kamera yerleştirildiğini belirten yetkili, kısa sürede gizli kamerayı bularak kapağı söktü.

 

TESADÜFEN GELDİ VATANDAŞLARI UYARDI

Para çekmek için geldiği ATM'de düzeneği gören banka teknik personeli gizli kamerayı ve kart kopyalama cihazını olay yeri inceleme ekiplerine teslim ederken, ATM'lerden para çekecek olanları dikkatli olmaları konusunda uyardı. "Bankamatiklerde şifrenizi girerken ellerinizle perdeleme yaparsanız kartınız kopyalansa bile şifreniz gizli kamera tarafından tespit edilemeyeceği için kartı kullanamazlar" dedi.

VATANDAŞ FARK EDEMEDİ

İşlem yapmak için bankamatiğe gelen bir kişi, "Bu ATM'de Kart kopyalama cihazı varmış. Ben para çekecektim. Yetkililer uyarıda bulununca vazgeçtim. Yetkililer söylemese cihazı fark edemezdim" dedi.

Kart kopyalama cihazını ve gizli kamerayı alan ekipler, cihazı ATM'ye kimin yerleştirdiğini tespit etmek için çalışma başlattı.

 

Görüntü dökümü:

-------------------------------

-Hasköy Caddesi üzerinde bulunan banka ATM'si

-ATM'ye kurulan kart kopyalama düzeneği

-Olay yerine gelen polis

-Teknik personelin polise ve banka yetkililerine bilgi vermesi

-Teknik personelin orjinal kart yuvasını göstermesi

-Teknik personelin şifre tespiti için koyulan gizli kamerayı bulması ve göstermesi

-İşlem için gelen vatandaş ile röportaj

-Olay yeri inceleme polisinin çalışmaları

-Teknik personelin kart kopyalama cihazı ve gizli kamera düzeneğini söküp polise teslim etmesi

-Polisin düzeneği götürmesi

-Teknik personelin yeni cihaz takması

-Genel ve detay görüntüler

14.12.2017 - 14.36 - Haber Kodu : 171214101

===================================

6- SANATÇI FERHAT TUNÇ "TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI" DAVASINDA HAKİM KARŞISINA ÇIKTI...

Haber: Özden ATİK/ İstanbul DHA

Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle hakkında "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan sanatçı Ferhat Tunç, hakim karşısına çıktı. Tunç savunmasında, "Suçlamalar siyasidir. Ülkede hukuka ve fikir özgürlüğüne hepimizin ihtiyacı var" dedi.

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık Ferhat Tunç katıldı. 35 yıllık sanatçı olduğunu belirten sanık Tunç savunmasında, "Ülkemde ödül yerine payıma soruşturmalar, konser yasakları ve tutuklamalar düşerken 2010 yılında İngiltere'de dünya özgür müzik ödülüne layık görüldüm. Barışa, demokrasiye, kardeşliğe, insan haklarına dair etkinliklerde yer aldım. Her zaman barıştan yana oldum. Savaş, şiddet yerine neler konuşulması gerekiyorsa onlar adına şarkılar söyledim. Acılar arasında ayrım yapmadım. Irkçılığa, bağnazlığa karşıyım" dedi. 

"SUÇLAMALAR SİYASİ"

Sosyal medya paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden sanık Tunç, "Paylaşımlarımda IŞİD zulmüne maruz kalan bir halkın acılarını dile getirdim. Kobani, IŞİD'in saldırısına maruz kalmıştı. İddianame ayrımcılığı körükleyici niteliktedir. Suçlamalar siyasidir. Ülkede hukuka ve fikir özgürlüğüne hepimizin ihtiyacı var. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu. Mahkeme, esas hakkındaki görüşünü bildirmesi için dava dosyasının savcıya gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. 

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, sanatçı Ferhat Tunç'un 2015 ve 2016 yıllarında sosyal paylaşım hesabında yaptığı paylaşımlarında yasadışı PKK/KCK ve onun uzantısı YPG ve YPJ'nin propagandasını yaptığı ileri sürülüyor. Sanık Tunç'un "Terör örgüt propagandası yapmak" suçundan 1 yıl 3 aydan 6 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

================================

7- İKİ OĞLUNU ÖLDÜREN BABANIN EŞİNİ YARALAMA DAVASI

Yüksel KOÇ/ İSTANBUL,  

Üsküdar'da iki çocuğunu öldürdüğü, bir çocuğunu da yaraladığı iddiasıyla tutuklanan Aslan Güleryüz, daha önce yaşanan bir olayda eşi Songül Güleryüz'ü yaraladığı gerekçesiyle hakkında açılan davada hakim huzuruna çıktı. Başka suçtan tutuklu olduğunu söyleyen Güleryüz, "Cinayetten içerdeyim. 2 oğlumu öldürdüm. Şu anda bu nedenle tutukluyum" dedi.

İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına şikayetçi Songül Güleryüz katılmazken, iki oğlunu öldürmekten  tutuklu bulanan Aslan Güleryüz duruşmada hazır bulundu. Güleryüz'ü temsilen herhangi bir avukat duruşma salonunda yer almadı. Kimlik tespiti sırasında, "Kaç çocuğunuz var" sorusu sorulan Güleryüz, kısa bir durgunluğun ardından, "Evliyim, 4 çocuğum var" diyerek yanıtladı. Güleryüz, TC kimlik numarası ve telefon numarasını ezbere bilmediğini söyledi.

İddianamede kendisine yöneltilen eşini yaralama suçunu kabul etmeyen Güleryüz, "Kesinlikle ben eşime vurmadım" dedi. Bu olaydan 15 gün önce kızını evlendirdiğini söyleyen Güleryüz, "Borçlar vardı. Üstüne al dedi, almadım. Sonra kendisi üstüne aldı. Bu nedenle tartışıyorduk. Olay sırasında kendi rızasıyla birlikte oldu, niye şikayetçi oldu bilmiyorum" dedi.

'CİNAYETTEN İÇERDEYİM, İKİ OĞLUMU ÖLDÜRDÜM'

Bu olaydan sonra iki oğlunu öldürdüğünü söyleyen Güleryüz, "Cinayetten içerideyim. 2 oğlumu öldürdüm ve şu anda bu yüzden tutukluyum. Tüm olaylar üst üste patlak verdi" diye kendini savundu. Eşini yaraladığı iddiasını kabul etmeyen Güleryüz, "Efendim ben bu cezayı hak etmiyorum" dedi. Hakim Volkan Çetinkaya, ceza alması durumunda cezasının ertelenmesini isteyip istemediğini sorduğu Güleryüz, "Efendim ne yaparsanız yapın. Ben zaten yanmışım" sözleri ile yanıtladı.

HAKİM AZARLADI

Hakim Çetinkaya'nın isterse bir dahaki duruşmaya SEGBİS sistemi ile bağlanabileceğini, mahkemeye gelmek zorunda olmadığını söylediği Güleryüz, duruşmaya gelmek istediğini belirterek, "Buraya gelmek istiyorum, eşimi de görmek istiyorum. Bir kaç sözüm var O'na" dedi. Bunun üzerine hakim, "Burada öyle kimseye kafana göre laf söyleyemezsin" diyerek uyardı.

İDDİANAMEDEN

Songül Güleryüz'ün eşi Aslan Güleryüz'ün kendisini darp ettiği iddiası ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, Aslan Güleryüz'ün 1 Ağustos 2017 tarihinde cinsel ilişki teklifini reddeden eşini darp ettiği belirtiliyor.  İddianamede Aslan Güleryüz'ün, "Eşe karşı basit yaralama" suçundan 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması isteniyor.

Görüntü Dökümü(ARŞİV)

---------------

-Olaya ilişkin  görüntüler

14.12.2017 - 14.57 - Haber Kodu : 171214109

===================================

8- ÇALIŞTIĞI ORTAOKULDA 6 KIZ ÖĞRENCİYİ TACİZ ETTİĞİ İDDİASIYLA TUTUKLANDI

Haber: Ali AKSOYER/ İstanbul DHA

Levent'te bir ortaokulda tekniker olarak çalışan M.T.Y.(33), 6 kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddasıyla gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin, yaşları 11 ile 13 arasında değişen kız öğrencilerin bazılarını sözle ve elle, birini ise sınıfta öperek taciz ettiği iddia edildi. Levent'te bir ortaokulda yaşanan taciz skandalı, bazı öğrencilerin ısrarla okula gitmek istememesi üzerine ortaya çıktı.

ÖNCE OKUL YÖNETİMİ ŞÜPHELENDİ

Okul yönetimi tarafından şüpheli bulunan durumla ilgili başlatılan idari soruşturmada, ilk aşamada okulda rehberlik hizmeti verildi. Rehber öğretmenler bu öğrencilerle konuşarak durumu tespit etmeye çalıştı ancak bu aşamada öğrenciler başlarına geleni anlatmadı.

KIZLARDAN BİRİ AİLESİNE ANLATINCA ORTAYA ÇIKTI

Daha sonra bir kız öğrencinin durumu ailesine anlatarak okulda teknik eleman olarak çalışan bir kişinin tacizine uğradığını söylemesi üzerine soruşturmanın seyri değişti. Ortaokul müdürünün tek tek yeniden konuştuğu bazı öğrenciler tacizi doğruladı ve daha önceden korktukları için bir şey söylemedikleri belirlendi.

POLİS GÖZALTINA ALDI

Bu gelişme üzerine polise bilgi verildi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatıldı. Deneyimli dedektifler psikologlar eşliğinde çocukların bir kez daha ifadesini aldı. Çocuklar, M.T.Y.'nin yalnız kaldıklarında kendilerine sözlü tacizde bulunduğunu, okuldaki odasına sokmaya çalıştığını söylerken, bir öğrenci ise şüphelinin sınıfta kendisini öptüğünü söyledi. Aynı okuldan 6 kız öğrenci, şüpheli M.T.Y.'den şikayetçi oldu.  Bunun üzerine harekete geçen ekipler M.T.Y.'yi okulda gözaltına aldı. Şüphelinin, suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.

Çocuk Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan M.T.Y, çıkarıldığı Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde tutuklanarak cezaevine gönderildi.