Dha İstanbul Bülteni - 2

Dha İstanbul Bülteni - 2

1- KILIÇDAROĞLU İSTANBUL İL KONGRESİNDE KONUŞTU (1)CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu," Bu kongrede bir eksiğimiz var. Hapishanede bir milletvekili arkadaşımız var. Bir esir, bir tutsak var.

Dha İstanbul Bülteni - 2

1- KILIÇDAROĞLU İSTANBUL İL KONGRESİNDE KONUŞTU (1)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,

" Bu kongrede bir eksiğimiz var. Hapishanede bir milletvekili arkadaşımız var. Bir esir, bir tutsak var. Hiçbir suçu olmamasına rağmen hapishanede olması hukuk sistemin bir ayıbıdır ve hukuğun siyasallaşmasıdır"

" İstanbul'u, İstanbul'a ihanet edenlere bırakmayacağız" 

Haber-Kamera: Gülseli KENARLI - Güven USTA - İSTANBUL DHA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul 36. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.

Bostancı Gösteri Merkezi'nde yapılan kongrede, Kılıçdaroğlu partililerin sevgi gösterileri arasında salona girdi. Kılıçdaroğlu'nun sağında adaylardan Cemal Canpolat ve solunda ise Canan Kaftancıoğlu oturdu.

"BİR ESİR, BİR TUTSAK VAR"

Kılıçdaroğlu kongrede yaptığı konuşmada tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu'na değindi. Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu kongrede bir eksiğimiz var. Hapishanede bir milletvekili arkadaşımız var. Bir esir, bir tutsak var. Hiçbir suçu olmamasına rağmen hapishanede olması hukuk sistemin bir ayıbıdır ve hukuğun siyasallaşmasıdır. Gönlümüzde yatan bu milletin oyuyla seçilmiş milletvekillerin hapiste değil parlamentoda görev yapması gerekir. Halk onun için Ankara'ya gönderdi. Biz yürürken o hapishanede kitap yazıyordu. Ben yatarken siz yürürken diyordu. Evet o yatarken biz yürürken kalbimiz aynı duygularla çarpıyordu. Türkiye'nin geleceği için ülkemizin onuru için demokrasi için hep birlikte mücadele ettik. Bütün çıkarlar Türkiye'nin görkemli bir devlet olması içindir. Türkiye için mücadele ediyoruz. Halkımız bunu bilmeli. Ağzımızdan bir söz, eleştiri, övgü çıkıyorsa tek bir nedeni var. Türkiye'yi büyütmek ve yüceltmek. Türkiye'yi uluslararası alanda saygın bir devlet haline getirmektir. Bu bağlamda Enis Berberoğlu başta olmak üzere  hiçbir milletvekilimizin hapiste olmasını istemiyoruz.  Onları hapishaneye koyan yargı sistemini de kınıyoruz" dedi.

" İSTANBUL'U, İSTANBUL'A İHANET EDENLERE BIRAKMAYACAĞIZ" 

"Herkes özellikle İstanbullu kardeşlerim şunu çok iyi bilsinler" diyen Kılıçdaroğlu, "2019 geliyor. Referandumda hangi sonucu elde ettiysek İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinde daha büyük çoğunlula aynı sonucu  elde edeceğiz. İstanbul'u, İstanbul'a ihanet edenlere bırakmayacağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Kılıçdaroğlu, "Enişteleri oğulları gittiler Man adasında şirket kurdular ve Türkiye'de vergi vermemek için her türlü dümeni çevirdiler. Bunu da her yere söyleyin. Ev kadınına söyleyin. Musluğu açarken 5  çeşit vergi ödüyorsun. Beyefendi Man adasına dolarlar gider vergi ödememek için.O nedenle bunlar milli değil. Gayri milli bir iktidar. Kendi ülkesinde vergi vermemek içn şirket kuranlar milli de olamazlar yerli de olmaz. Onlar gayri millidir" şeklinde konuştu.

 

"BÖYLE BİR EĞİTİM SİSTEMİ Mİ OLUR?"

"Eğitim öğretim tamamen iflas etmiş durumda" diyen Kılıçdaroğlu, "Hiçbir anne ve baba hangi partili olursa olsun eğitim sisteminden memnun değil. Kendi çocuklarını kobay olarak kullanan ülke Türkiye devleti ve hükümeti. Sabah kalkıyorsunuz eğitim sistemi değişmiş. Tabelalar değişmiş. Böyle bir eğitim sistemi mi olur? Bir ülkeyi yıkmak istiyorsanız o ülkeyi işgal etmenize, ambargoya gerek yok. O ülkenin eğitim sistemini bozmaktır. Bu hükümetin yaptığı da budur. Başka bir amaçları yok. O yüzden biz bu düzeni değiştireceğiz derken eğitim düzenini de değiştireceğiz. Herkes severek ve isteyerek çocuğunu istediği okula gönderecek. Hiçbir zaman taşımalı eğitim yapmayacağız. Nerede bir çocuk varsa yanında öğretmeni olacak" dedi.

"ZATEN MECLİSİN FONKSİYONU BÜYÜK ÖLÇÜDE BİTTİ" 

TBMM önünde yaşanan olaya da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, "Dün TBMM'de bir kişi üzerine gazyağı döktü ve kendisini ateşe verdi. Niye? Geçinemiyor. 21. yüzyıl Türkiyesi'nden bahsediyoruz. Size büyümenin yüzde 11 olduğu Türkiye'den söz ediyoruz.  Gazetelere baktım. 1 sayfada bile yer almadı. Neden? Korkudan, baskıdan. Bunu yaparsak saraydaki zat üzülür mü. O işçi kardeşime söyleyeyim. Neden meclise geldin. Zaten meclisin fonksiyonu büyük ölçüde bitti. Git sarayın önünde yaksana kendini. Belki alevini görür ve şöyle yorum yapar; Beni çok seviyor kendisini ateşe verdi" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Kılıçdaroğlu'nun konuşması 

-Detaylar

======================================

2-  3 KAĞIT TOPLAYICISINA MEZAR KONTEYNERİN İÇİNDEN GÖRÜNTÜLER

Cenazeler Adli Tıp Kurumuna götürüldü

Haber: İbrahim AKTÜRK Kamera: Murat SOLAK/İstanbul,

Beylikdüzü Yakuplu'da konteynerde çıkan yangında hayatını kaybeden ikisi Afganistanlı, biri Pakistanlı 3 işçinin cenazeleri Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Polis ekiplerinin olay yerindeki inceleme çalışmalarının ardından konteynerde can veren ikisi Afganistanlı, biri Pakistanlı 3 kağıt toplayıcısının cenazesi, İstanbul Büyükşehir belediyesine ait cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Cenazelerin, Afganistan uyruklu Muhammed İslam (25), Afganistan uyruklu 20 yaşındaki Tosif ve 19 yaşındaki Pakistan uyruklu Asad'a ait olduğu öğrenildi. Olay yerindeki inceleme çalışmalarının ardından 3 işçiye mezarı olan konteyner görüntülendi. Küle dönen konteynerin içerisinde bulunan elektrikli soba dikkat çekti. 

 

Görüntü dökümü:

-------------

-Cesetlerin çıkarılıp cenaze aracına konulması

-Ölen gençlerin arkadaşlarından görüntü

-Yanan konteynırın içinden görüntü

-Muhabir anonsu

-Fotoğraflar sırasıyla :  Asad, Tosif ve Muhammed İslam

13.01.2018 - 10.32 Haber Kodu : 180113024

==================================

3- SARIYER'DE 20 METRELİK TÜNEL BULUNAN BİNADA YIKIMI

Haber: Çağatay KENARLI-İSTANBUL DHA

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi, 4 ay önce Sarıyer Baltalimanı Meyan Çıkmazı Sokak'ta düzenlediği operasyonda terör örgütü DHKP/C adına faaliyet gösterdiğini belirlediği dernek binasında 20 metre uzunluğunda tünel bulmuştu. 

Polis dün yine aynı sokağa operasyon düzenledi. Operasyon sonrası tünel bulunan dernek binasının da aralarında bulunduğu kaçak 3 bina yıkımı gerçekleştirildi. Yıkım sırasında polis çevrede geniş güvnelik önlemi aldı.

Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada dernek binasında bulunan tünelin  olası polis operasyonlarından etkilenmemek, suç ve suç unsuru malzemeleri saklamak için kullandığının tespit edildiği belirtilmişti.

Görüntü Dökümü:

---------

-POLİS KAMERASI

-Binalardan görüntü

-Kapatılan tünel

-Binaların yıkılması

-Detaylar

13.01.2018 - 11.59 Haber Kodu : 180113043

=================================

4- 11 KİLOGRAM ALTIN GASP ETTİKTEN BİR GÜN SONRA YAKALANDILAR

 

Haber-Kamera: Ali AKSOYER/İSTANBUL, 

İstanbul'da pompalı tüfeklerle önünü kestikleri araca ateş açarak içinde Anadolu'ya götürülen yaklaşık 3 milyon lira değerinde 11 kilogram işlenmiş altın ve pırlanta yüzüklerin bulunduğu çantayı gasp eden 5 kişi, bir gün sonra gözaltına alındı. Şüphelilerin araç değiştirken bir köyün girişindeki kameraya yakalanınca kimlikleri tespit edilerek yakalandıkları öğrenildi. Şüphelilerle birlikte 123 bin lira para lira silah ve pompalı tüfek ele geçirildi. Polis, gasp edilen 11 kilogram altını bulmak için operasyonları sürdürüyor.

FİLM SAHNELERİNİ ARATMAYAN SOYGUN

Bahçelievler, Kuyumcukent köprüsü üzerinde film sahnelerini aratmayan soygun 8 Ocak 2018 tarihinde meydana geldi. Kuyumcukentte toptan altın dükkanı bulunan Mehmet K. ve Mehmet A. yanlarına Anadolu'ya pazarlamak üzere aldıkları 11 kilogram altın ve pırlanta yüzüklerle birlikte yola çıktıktan kısa süre sonra önleri siyah renkli lüks bir oto tarafından kesildi. Aracın içinden inen yüzleri maskeli 4 kişi ellerindeki pompalı tüfeklerle Mehmet K. ve Mehmet A.'nın içinde bulunduğu otomobile ateş açtı. Açılan ateş sonucu otomobilde ağır hasar oluşurken, saldırganlar aracın arka koltuğunda bulunan içinde ziynet eşyalarının bulunduğu bavulu alarak olay yerinden kaçtı.

POLİS ALARMA GEÇTİ

Olayın mağdurlarının haber vermesi üzerine polis soyguncuları yakalamak için alarma geçti. Mağdurlar Mehmet K. ve Mehmet A. "Bir anda önümüze çıktılar. Yüzleri maskeliydi otomobile doğru ateş açmaya başladılar. Ön cam kırıldı bir şey göremiyorduk. Vurulmamak için aracın içine yattık. Bu sırada arka kapı açıldı ve soyguncular arkada bulunan altın dolu bavulu alarak kaçtılar." dedi.

BİR GÜN SONRA YAKALANDILAR

Gasp Büro Amirliği ekipleri şüphelilerin kullandığı otomobili ararken, araç Kemerburgaz, Pirinçi köyü yakınlarında bir arazide terk edilmiş olarak bulundu. Polis köy girişinde bulanan bir kamera görüntülerini incelediğinde bir taksinin bir kaç kez geçtiğini fark etti. Plakası belirlenen taksinin sürücüsü Can Ş.(30) gözaltına alındı. Taksici, 4 kişiyi otomobiline aldığını ancak tanımadığını iddia etti. Şüphelinin adamları indirdiğini söylediği yerde yapılan incelemede soyguncuların bindiği diğer araç tespit edildi. Aracın sahibi Hasan T.S.(34) gözaltına alındı. Bu kişilerin ifadesi doğrultusunda sürdürülen operasyonda olaya karıştıkları iddia edilen Harun S.(22), Soner G.(28) Bilal P.(27) gözaltına alındı.

4'Ü TUTUKLANDI

Mahkemeye sevk edilen Hasan T.S.(34),Harun S.(22), Soner G.(28) Bilal P.(27)tutuklanırken taksi sürücüsü Can Ş. serbest bırakıldı

SUÇ MAKİNESİ ÇIKTILAR

Şüphelilerle birlikte 123 bin lira nakit para ile üç adet kuru sıkı tabanca, pompalı tüfek ele geçirildi. Şüphelilerin daha önceden adam yaralamak, hırsızlık, uyuşturucu kullanmak, polise mukavemet, oto hırsızlığı, tehdit, mala zarar vermek gibi suçlardan onlarca kez polise geliş kayıtları olduğu ortaya çıktı.

POLİS ŞİMDİ GASP EDİLEN ALTINLARIN PEŞİNDE

Şüpheliler polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan mağdurlardan alınan işlenmiş altınların resimleride satılmaları ihtimaline karşılık tüm kuyumculara dağıtıldı. Polis şüphelilerin gasp ettikleri altınları nereye sakladıklarını ve diğer suç ortaklarının tespit etmek için operasyonları aralıksız sürdürüyor.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Şüphelilerin adliyeye sevki

13.01.2018 - 12.20  Haber Kodu : 180113045_

===============================

 (ÖZEL) 

5- AĞLAR BOŞ, YÜZLER ASIK... BALIKÇILAR BAKANLIK İSTİYOR

Teknelerini iskeleye demirleyip günlerini kahvehanelerde geçirmeye başlayan balıkçılar 'Balıkçılık Bakanlığı' istiyor. 

İstanbul Bölgesel Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal,

" Denizde balık ve balıkçının çok sıkıntısı var. Buna ancak bir bakanlık kurulursa müdahale edilebilir"

38 yıllık balıkçı Mehmet Gerçek,  

"Tarım Bakanlığı'na bağlıyız. Bizi çiftçi ile aynı statüye koyuyorlar. Çiftçi eker, mahsulünü alır. Balıkçı çiftçi gibi değil, balıkçı avcıdır"

Haber-Kamera: İlknur SARGUT - Ömer HASAR - Özgür KUMANOVALI - Mustafa AKIN/İSTANBUL,

Yanlış avlanma, kirlilik ve denetimsizlik sonucu kaybolan balık, ekmeğini denizden çıkaranlara zor günler yaşatıyor. Boş tekneleri iskeleye demirleyip günlerini kahvehanelerde geçirmeye başlayan balıkçılar  'balıkçılık bakanlığı' istiyor.  İstanbul Bölgesel Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal ise "Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de balık ve balıkçının sıkıntısı büyük. Sorunların çözümünü tek elden yönetecek bir bakanlığa ihtiyacımız var" dedi.

Denizlerde av sezonu açılalı 4 ay oldu ama balık sezonu bir türlü açılamadı. Ağlarını boşa atan balıkçılar geçim sıkıntısından, sofrasına hamsi, istavrit ve çipura koyamayan vatandaş ise tezgahlardaki pahalılıktan şikayetçi.  Sarıyer'in balıkçı köyü olarak bilinen Rumeli Feneri'nde de moraller bozuk. Önceki yıllarda sabahın erken saatlerinde ağlarını denize atan balıkçı tekneleri bu yıl iskeleye demirli halde duruyor.  Günü denizde değil de kahvehanede geçirdiklerini ve son 20 gündür denize açılmadığını söyleyen 38 yıllık balıkçı Mehmet Gerçek, "Denizden eli boş dönmesek de tuttuğumuz balık bu yıl tatmin etmiyor. Balıkçıların yüzde 80'i bu sene zararda. Rumeli Feneri'ndeki balıkçı teknelerinin çoğu yatıyor. Balık olmadığından bizler denize çıkmıyoruz, 20 gündür yatıyoruz. Ne yiyip içeceğiz diye düşünüyoruz"  diye konuştu.

"ÇİFTÇİ İLE AYNI STATÜDE DEĞİLİZ"

Türkiye'nin 3 tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen 'balıkçılık bakanlığı' bulunmadığına dikkat çeken Mehmet Gerçek, balıkçıların yaşadıkları sıkıntılara daha etkili ve hızlı bir çözüm için bakanlık istediklerini söyledi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı olduklarını belirten Gerçek, "Bizim her şeyimiz deniz. Denizlerimize iyi yatırımlar yapılsa Türkiye olarak uçarız. Ama bizim bir balıkçılık bakanlığımız dahi yok. Tarım Bakanlığı'na bağlıyız. Bizi çiftçi ile aynı statüye koyuyorlar. Çiftçi eker, mahsulünü alır. Balıkçı çiftçi gibi değil, balıkçı avcıdır. O denize açılacak ve balığını yakalayacak" şeklinde konuştu. 22 yıldır balıkçılık yapan Mecnun Ceylan da balıkçılık bakanlığı olmasından yana olduğunu ifade etti.

KOOPERATİFTEN BAKANLIK ÖNERİSİNE DESTEK

Balıkçılık sektöründe yaklaşık 200 bin kişinin çalıştığını ifade eden İstanbul Bölgesel Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal bakanlığın neden gerekli olduğunu ise şu sözlerle sıraladı: "Daha önceden bizim bakanlıkla ilgili taleplerimiz oldu. Tarım Bakanlığı içinde bir Balıkçılık Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüz yoktu o kuruldu. Şu anda onunla yetinmeye çalışıyoruz. Sorunların tek elden bir bakanlığımızın olması gerekiyor. Bakanlık politikalarını daha kolay belirler. Şimdiki bürokraside bir genel müdür, müsteşar ve bakan yardımcısı var. Bir genel müdür tüm aşamaları geçtikten sonra ancak bakana çıkabiliyor, yapı eksik. Bakanlığa kesinlikle ihtiyaç var. Bu doğrultuda taleplerimizi daha artırmamız lazım. Çünkü arkamızda bir gerçek var. Denizde balık ve balıkçının çok sıkıntısı var. Buna ancak bir bakanlık kurulursa müdahale edilebilir."

"BALIK POPÜLASYONUNUN YÜZDE 50'DEN FAZLASI TÜKENDİ"

Marmara denizini kirlettik diyen İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk ise denizlerde yaşanan sorunları anlattı. Öztürk, "Hem Akdeniz hem Karadeniz'de toplam balık popülasyonunun yüzde 50'den fazlası tüketilmiş durumda. Böyle bir gerçek var. Karadeniz gibi Türkiye'nin biyolojik yönden en verimli, zengin denizindeki balık popülasyonunda da bir azalma var. Bu azalmanın iki sebebi var. Birincisi aşırı avcılık ve denizlerdeki kirlenme. Aynı şekilde biz Marmara Denizi'ni elden çıkardık. Hem Karadeniz hem Ege Denizi'ni besleyen ve birçok balığın beslenme alanı olan Marmara'yı kirlettik. Zamanında fazla balık avladık. Bu tekneler bu denizlere fazla geliyor. Bizde denetim çok zayıf neredeyse yok ve en önemlisi de denizleri kirlettik. Tüketici ise biziz ve hiçbirimiz masum değiliz"diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Sarıyer balıkçı köyü Rumeli Feneri'nden gün doğumu detayları

-Boş teknelerin iskelede beklemesi

-Balıkçı teknesi detayları

-Balıkçı Mecnun Ceylan'ın ağ tamir etmesi

-Bir balıkçı teknesinin denize açılması

-Balıkçı Mehmet Gerçek'in röportajı

-Sahilde bekleyen boş balıkçı teknesi detayları

-Balıkçı Mecnun Ceylan'ın röportajı

İstanbul Bölgesel Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Erdoğan Kartal röportajı

Kedilerin balık tezgahını izlemesi

-İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk röportajı

-Denizden kirlilik detayları

-Boş tezgah ve balık görüntüleri

12.01.2018 - 13.56 Haber Kodu : 180112098