Dha İstanbul Bülteni - 1

Dha İstanbul Bülteni - 1

1 - 5 BİN POLİSİN KATILIMIYLA "YEDİTEPE ASAYİŞ" DENETİMİHaber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR - Soner HASIRCIOĞLU / İstanbul DHAİstanbul'da 39 ilçede 5 bin polisin katılımıyla "Yeditepe Huzur" asayiş denetimi gerçekleştirdi.

Dha İstanbul Bülteni - 1

1 - 5 BİN POLİSİN KATILIMIYLA "YEDİTEPE ASAYİŞ" DENETİMİ

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR - Soner HASIRCIOĞLU/ İstanbul DHA

İstanbul'da 39 ilçede  5 bin polisin katılımıyla "Yeditepe Huzur" asayiş denetimi  gerçekleştirdi. Denetime, Asayiş Şube Müdürlüğü, ilçe emniyet müdürlüklerinin yanı sıra, özel harekat ve çevik kuvvet ekipleri katıldı. Denetimlerde trafik kontrolleri yapılırken polis helikopteri de destek verdi. Şüpheli kişilere yönelik Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolleri yapılan denetimlerde, araçlarda da aramalar yapıldı. 

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Beşiktaş iskele önünde yapılan uygulamadan görüntü

Fatih'te yapılan uygulamadan görüntü

Aramaya katılan Polis köpeğinden görüntü

Polis helikopterinden görüntü

Genel ve detaylar

13.07.2018 - 22.00 Haber Kodu : 180713219

==========================

2- ADNAN OKTAR'IN VİLLASINA BASKIN ANI KAMERADA

Haber: Çağatay KENARLI - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar ve grubuna yönelik başlatılan soruşturma kapsamında Oktar'ın Kandilli'deki villasına baskın anı polis kamerasına yansıdı. Özel harekat polisi desteğiyle villaya giren polisin içeridekileri gözaltına alması kameraya yansıyan görüntüler arasında.

Adnan Oktar'ın Kandilli'deki villasına geçtiğimiz salı sabahı operasyon yapılmıştı. Operasyona ilişkin polis yeni görüntüler paylaştı. 

Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, özel harekat polislerinin destek verdiği operasyonda ekiplerin villada bulunları gözaltına aldığı görüldü. Villanın bahçesinde incelemelerini sürdüren ekiplerin gözaltına alınan şüphelileri kelepçeleyerek yüzüstü yatırması da görüntülere yansıdı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Polisin baskın anı

-Gözaltına alınanlar

-Detaylar

13.07.2018 - 18.03 Haber Kodu : 180713159

13.07.2018 - 18.14 Haber Kodu : 180713162

=========================

3- ADNAN OKTAR SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ 

Oktar "Kahraman Türk polisi. Devletimi seviyorum" diye bağırdı.

Haber-Kamera: Mehmet İLKAY ÖZER - Gökhan ÇELİK  - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar sağlık kontrolünden geçirildi. İstanbul'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Adnan Oktar, tekrar sağlık kontrolünden geçirildi. Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirilen Oktar sağlık kontrolünün ardından emniyet müdürlüğüne götürüldü. Polis aracına binerken Oktar "Kahraman Türk polisi. Devletimi seviyorum" diye bağırdı. 'İddialara ne diyeceksiniz?' diye soran basın mensuplarına, 'Yalan.' diye cevap verdi. 

Görüntü Dökümü:

------------------

-Oktar'ın sağlık kontrolüne geçirilmesi

-Sağlık kontrolünden çıkışı

-Konuşması

-Araca bindirilmesi

-Genel ve detaylar

13.07.2018 - 18.16 Haber Kodu : 180713163

13.07.2018 - 17.47 Haber Kodu : 180713157

13.07.2018 - 17.34 Haber Kodu : 180713153

==============================

4 - OKTAR BABUNA SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ 

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER/İSTANBUL DHA

Adnan Oktar ve grubuna yönelik başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 7 kişi, Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünden geçirilenler arasında Oktar Babuna da vardı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Kontrole getirilenler

-Babuna'nın görüntüsü (mavi ceketli)

-Kontrole getirilenlerin hastaneden çıkışı

-Detaylar 

13.07.2018 - 17.27 Haber Kodu : 180713149

=============================

5- ADNAN OKTAR'A OPERASYON: GÖZALTINA ALINAN KADINLAR SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ 

Haber-Kamera: Mehmet İLKAY ÖZER - Gökhan ÇELİK - İSTANBUL DHA

Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyonda gözaltına alınan kadınlar sağlık kontrolünden geçirildi. 3 polis otobüsüyle Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirilen 44 kadın, burada sağlık kontrolünden geçirildi. Polisin geniş güvenlik önlemi altında hastaneye giren kadınlardan bazıları, basın mensuplarının soruları üzerine, "İngiliz derin devletinin oyunu, ülkemizi seviyoruz" dedi.

Kadınlar sağlık kontrolünün ardından tekrar İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü:

---------------

-Polis minibüslerinin hastaneye gelişi

-Kadınların otobüslerden inmesi

-Hastaneye girmesi

-Hastaneden ayrılmaları

-Detaylar

13.07.2018 - 20.19 Haber Kodu : 180713199

13.07.2018 - 18.17 Haber Kodu : 180713164

===================================

6- ADNAN OKTAR'A OPERASYON: GÖZALTINA ALINAN 34 KİŞİ SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ 

Mehmet İlkay ÖZER/İSTANBUL DHA

Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyonda gözaltına alınan 34 kişi sağlık kontrolünden geçirildi. Polis otobüsüyle Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirilen 34 erkek, burada sağlık kontrolünden geçirildi. Gruptakiler polisin geniş güvenlik önlemi altında hastaneye girdi.

Aralarında Adnan Oktar ve Oktar Babuna'nın da olduğu toplam 86 kişi sağlık kontrolünden geçirilirdi. Kontrollerin ardından tekrar İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülenlerin şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Gruptakilerin otobüslerden inmesi

-Hastaneye girmesi

-Detaylar

13.07.2018 - 20.27 Haber Kodu : 180713206

======================================

7- ADNAN OKTAR GRUBUNDAN AYRILANLAR YAŞADIKLARINI ANLATTI

Oktar Babuna'nın yeğeni Emre Yaşar Ertüzün,

"Çok ihbarlarda bulundum. Gereken her şeyi yaptık. Demek ki kısmet bugünlereymiş. Suçlar artık iyice birikti"

Yılmaz Kuruca 

"Grup seks ve kadınların istismar edilmelerini gözümle gördüm" 

Haber-Kamera: Çağatay KENARLI, İstanbul DHA

Adnan Oktar ve grubunun kendilerini mağdur ettiğini öne süren Oktar Babuna'nın yeğeni Emre Yaşar Ertüzün ve Yılmaz Kuruca yaşadıklarını anlattı.

ANNESİ, DAYISI, 3 TEYZESİ VE KARDEŞİ GÖZALTINDA

Adnan Oktar ve grubu içinde yaklaşık 8 yıl kaldıktan sonra mağdur olarak ayrılarak şikayetçi olduğunu belirten Oktar Babuna'nın yeğeni Emre Yaşar Ertüzün, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan operasyonda annesi Fatma Ceyda Babuna Ertüzün, dayısı Oktar Babuna, teyzeleri Ayşegül Hüma Babuna, Ferhunde Eda Babuna ve Tuğba Babuna ile kardeşi Alev Babuna'nın gözaltına alındığını söyledi. Ertüzün, gruptan 2010 yılında ayrıldıktan sonra adli makamlara, emniyete ve Adnan Oktar'ın yargılandığı davalara şikayet ve ihbar dilekçeleri gönderdiğini ifade etti.

"OKTAR'IN MESİH OLDUĞU BİZE ÖĞRETİLDİ"

Grubun illegal yapısı hakkında bilgilendirmelerde bulunduğunu belirten Ertüzün, "Bu kişiyi protesto etmek için bugün de buradayım. Dayım Oktar Babuna, üç teyzem, annem ve kardeşim gözaltındalar. Babam 1998 yılında vefat etti. Bir yıl sonra dayımın kan kanseri olduğu dönemde dayımın tedavisi için yanına giden annem bu örgütün içerisine çekildi. Annem 1998 yılında döndükten sonra, ben 14 kardeşim de 11 yaşındayken bizi teyzemlerin ve dayımın telkinleri ile bu örgütün içerisine soktu. Adnan Oktar ile tanıştırıldık. Önce Oktar'ın mesih olduğunu bizlere ezberletildi. İlk senelerde yeni gelenler ilk dış halkada kalıyorlar. 2002 ve 2003 yıllarında daha da içerisine girdim ve Oktar'ın Kandilli'deki örgüt üssünde yaşamaya başladım. Örgütten ayrılana kadar 7-8 sene orada yaşadım" dedi.

"DEDEMİN HEDİYE ETTİĞİ 15 HAN DAİRESİ OKTAR GRUBUNA VERİLDİ"

Adnan Oktar'ın, ailelerin miraslarını alıp ana gelir kaynağı oluşturduğunu iddia eden Emre Yaşar Ertüzün, "Adnan Oktar ailelerin mirasıyla geçiniyordu. Benim babamdan kalan beş gayrimenkul, hisse senetleri ve nakit para örgütün kasasına girdi. Yine babamdan dolayı benim ve kardeşimin aldığı yetim maaşlarımız yıllarca bu örgütün kasasına aktarıldı. Dedem Prof. Dr. Cevat Babuna'nın evlatlarına hediye ettiği 15 adet han dairesi yine bu örgütün kasasına devredildi. Oradaki müritler ailelerinden 'iş kuracağız' bahanesi ile evlerini ipotek ettirip, yine onların banka kredilerini bu örgüte aktardılar ve bir çok aile bu şekilde evinden de oldu" diye konuştu.

"DEDEM VE ANANEM BİZİ KURTARMAK İÇİN ÇOK MÜCADELE ETTİ"

Dedesi Prof.Dr. Cevat Babuna ve ananesi Semin Babuna'nın kendilerini kurtarmak için çok mücadele ettiklerini ifade eden Emre Yaşar Ertüzün, "Ben de çıktıktan sonra çok mücadele ettim. Çok ihbarlarda bulundum. Gereken her şeyi yaptık. Demek ki kısmet bugünlereymiş. Suçlar artık iyice birikti. Devletimizin artık bu örgütü çökerttiğine ve bu adamın dışarıya çıkamayacağına inanıyorum. Bu adam, Türk gençliği ve bütün Türk milleti için bir tehlikeydi. Dolandırıcılık var, şantaj var, insanları sindirme ve korkutma var. Adnan Oktar yaklaşık 10 yıldır İsrail'in üst düzey hahamları ile görüşüyor ve ilişki halinde... Bu isimler defalarca ziyarete Türkiye'ye geldiler. Bende şahit oldum. Daha sonra bu kişinin müritlerinin İsrail'e gidip İsrail Başbakanı ve üst düzey bakanlarla görüşme yaptıklarını ben biliyorum. Herhangi sıradan bir Türk vatandaşını da herhalde İsrail Başbakanı ile görüştürmezler diye düşünüyorum. Burada bir şey var demek ki... Devletimiz de bunu tespit etmiş ki, bunların şimdi hesabını verecekler" şeklinde konuştu.

"MAĞDUR EDİLEN KIZLARA ACIYORUM"

Emre Yaşar Ertüzün, annesi ve kardeşinin büyük suçlara karışmadığını bildiğini belirterek, mağdur edilen kızlara acıyorum ve onlara çok üzüldüğünü söyledi.

"KADINLARI CAZİBELİ GÖSTEREREK TARAFTAR TOPLAMAYA ÇALIŞTI

Ertüzün, suçlular için adaletin gereği neyse o yapılacağını belirterek, "Adnan Oktar'ın programlarını da kimse izlemeyeceği için bu kadınları böyle cazibeli göstererek açık saçık olarak kullandı ve kendisine taraftar toplamaya çalıştı. Ben orada olduğum dönemde bu adamın, bu işlerle sorunu olan bir müridine şantaj kasetleri çektirdiğini biliyorum. Bunu bizzat ikisinin konuşmasından da duydum. Kaseti görmedim ama konuşmalarına şahidim. Yani bunu yaptığını biliyorum. Bu operasyonda emeği geçen tüm emniyet personeline çok candan teşekkür ediyorum. Umarım artık bu tip yapılara göz açtırılmaz" diye konuşmasını tamamladı.

"13 YILDA, KADINLARIN İSTİSMAR EDİLMESİNİ GÖRDÜM"

Adnan Oktar grubunda 13 yıl bulunduktan sonra ayrıldığının belirten Yılmaz Kuruca ise, "Grup seks ve kadınların istismar edilmelerini gözümle gördüm. Çocuk tecavüzleriyle ilgili ben şahit olmadım fakat bu konuyla ilgili mağdurlar ve şikayetçiler var. Oktar, Yahudilik ve masonluk üzerine yazdığı kitaplarla popüler olup, belli bir kitleye sahip oldu. Biz de İslami kimliğinden etkilenerek İslam'ı yaşamak için bunların arasına katıldık. Daha sonra kadınların açılmalarıyla, İsrailli kişilerle irtibatlarını görmem üzerine ayrılma kararı aldım. 13 yıl boyunca edinmiş olduğum tüm mal varlığımı örgüte aktardım. Ailemden kalan mirası da onlara aktardım" dedi.

"ÖRGÜTTE HİYEARŞİK BİR YAPI VAR"

Yılmaz Kuruca, Adnan Oktar ve grubu içinde bir hiyerarşik yapı olduğunu ifade ederek, "Kaset şantajı 1999 yılında yapılan operasyonda daha fazla gündeme gelmişti. Mutlaka bir arşiv tutuluyordur, fakat bu arşiv şu anda bulunamaz. Bu örgüt kendilerine yapılacak operasyonu 1-1.5 ay öncesinden basın bildirileriyle yayınladı" diye konuştu.  

Görüntü Dökümü.

----------------------

-Emre Yaşar Ertüzün röp

-Yılmaz Kuruca röp.

13.07.2018 - 19.17 Haber Kodu : 180713184

========================================

8- FIRAT DELİBAŞ TAHLİYE EDİLDİ...

Haber: Özden ATİK - Şengüler YEŞİL/ İstanbul, DHA

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Uyuşturucu ticareti yapmak", "Nitelikli yağma", "Kumar oynanması için yer sağlama" ve "Rüşvet verme" gibi suçlardan 15 sanığın yargılandığı davada, Fırat Delibaş'ın da aralarında bulunduğu 5 sanığın tahliyesine karar verildi. 

Firari olarak aranırken 30 Nisan'da Beyoğlu'nda Efraim Yücel ile birlikte yakalanan ve 14 Mayıs'ta tutuklanan Fırat Delibaş, bugün İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Delibaş'ın da aralarında bulunduğu 5 sanığın yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliyelerine ve bir sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. 

SUÇLAMALARI KABUL ETMEMİŞTİ

Sanık Fırat Delibaş 14 Mayıs'ta çıkarıldığı mahkemedeki savunmasında, polise rüşvet verdikleri, tehdit etmek suretiyle alacak tahsil ettikleri ve uyuşturucu ticareti yaptıklarına ilişkin iddiaların hiçbirini kabul etmemişti. Delibaş, uyuşturucu madde ticareti yaptığı soruya ise "İddianamede belirtilen uyuşturucu ticaretine konu madde miktarı 80 gramdır. 80 gram ile uyuşturucu ticareti yapılmaz. Benim bu suçlamayla herhangi bir alakam yoktur" demişti. Delibaş, adamı olduğunu belirten bazı kişilerin polis kontrollerinde üzerinde silah yakalatmasıyla ilgili bazılarını gittiği kahveden tanıdığını ancak bilgisi olmadığını söylemişti. Diğer sanık Efraim Yücel de Fırat Delibaş ile çocukluk arkadaşı olduğunu ve esnaflık yaptığını söyleyerek suçlamaları reddemişti. 

Görüntü Dökümü:

--------

-Delibaş'ın arşiv görüntübü

13.07.2018 - 18.54 Haber Kodu : 180713180

==================================

9 - BABASINA BOMBALI PAKET YOLLAYAN KİŞİYE  35 YIL CEZA 

BABASI ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Haber: Yüksel KOÇ/ İSTANBUL - DHA

Maltepe'de babası Osman Kurdaş'a ait işyerine bombalı paket göndererek babası ile birlikte üç kişinin yaralanmasına neden olan Alican Kurdaş, 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmadı. Alican Kurdaş'ın babası Özdemir Osman Kurdaş, karar duruşmasında şikayetinden vazgeçti. Son sözü sorulan Alican Kurdaş, "Yaşananlardan dolayı çok pişmanım ve üzgünüm" dedi. 

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya tutuklu sanık Alican Kurdaş ile avukatı hazır bulundu. Mağdur müştekileri temsilen avukatlar da duruşmaya katıldı. Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı'nı temsilen bir avukat da duruşmaya katıldı. 

Bakanlık adına duruşmaya katılan Avukat Aslı Gültekin, "Bakanlık adına davaya katılma talebimiz vardır" dedi. Mahkeme, bu talebi kabul etti. 

BABASI ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Katılan Özdemir Osman Kurdaş vekili Avukat Ali Kemal Atçeken, "Sanık hakkındaki şikayetimizden vazgeçiyoruz" dedi. 

Son savunması sorulan Alican Kurdaş, yaklaşık 2 yıldır cezaevinde olduğunu belirterek, "2 yıldır pişmanlık duymadığım bir gün bile olmadı. Ben hayatım boyunca kimseye zarar vermedim. Bu olayda da size yemin ederim kimseye zarar vermek amacında değildim. El yapımı küçük bir patlayıcı yaptığımı düşündüm. Fakat sonuç öyle olmadı. Ben isteseydim gerçekten babama zarar verebilirdim, öldürebilirdim. Sonuç istediğimden kötü oldu. Bu patlayıcının içinde RDX maddesi yoktu, amatör bir patlayıcıdır. Düşündüğümden fazlası olduğu için de çok üzgünüm. Takdiri size bırakıyorum" dedi.  Son sözü sorulan sanık Alican Kurdaş, "Yaşananlardan dolayı çok pişmanım ve üzgünüm" diye konuştu. 

35 YIL CEZA ALDI

Karar için kısa bir süre ara veren mahkeme, Alican Kurdaş'ı babasına yönelik eyleminden dolayı, "Tasarlayarak babasını kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıl, Sevgi Özcan'a yönelik eyleminden dolayı 6 yıl, Şahnur Ağaik'e yönelik eyleminden dolayı "Kasten yaralama" suçundan 3 yıl, "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak imal edilmesi ve kullanılması" suçundan da 6 yıl hapis ve 12 bin lira adli para cezası ile cezalandırıldı.  Mahkeme, "Sanık hakkında takdiri indirim sebebi kabul edilebilecek bir hal bulunmadığını" gerekçe göstererek sanık hakkında herhangi bir indirim uygulamadı. 

İDDİANAMEDEN

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Alican Kurdaş'ın 31 Kasım 2016 tarihinde babası Özdemir Osman Kurdaş'a ait işyerine bombalı paket gönderdiği, paketi açan babasının ağır şekilde yaralandığı belirtiliyor. 

Babasının yanında bulunan iki kişinin daha yaralandığı belirtilen iddianamede, Alican Kurdaş'ın,, "Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs", "Olası kastla öldürmeye teşebbüs", "Korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanmak", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi" suçlarından 35 yıl 6 aydan 61 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davaya devam edildi.

Görüntü Dökümü;

------

-Olayla ilgili arşiv görüntü

13.07.2018 - 20.18 Haber Kodu : 180713198

 

=============================== 

10-  SULTANAHMET'TE "GAZETE MANŞETLERİNDE 15 TEMMUZ SERGİSİ"

İstanbul Valisi Vasip Şahin,

"Bu millet savaşlar gördü. Birçok zorluklar gördü ama herhalde böyle bir ihanete hiçbir zaman maruz kalmamıştı" 

Haber-Kamera: Enver ALAS - İbrahim MAŞE/ İSTANBUL,DHA

İstanbul Valisi Vasip Şahin, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasına ilişkin bazı ulusal gazetelerin manşetlerinden oluşan  "Gazete Manşetlerinde 15 Temmuz" konulu serginin açılışını yaptı. Serginin 15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşanılanlara yönelik hafızaları tazeleyeceğini belirten Şahin, "Geriye dönüp bakıldığında  geleceğe dönük bir perspektif olma adına çok önemli fonksiyonu olacak" diye konuştu.  

Cumhurbaşkanlığı'nın himayelerinde İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Sultanahmet'teki Türk İslam Eserleri Müzesi'nde gerçekleşen "Gazete Manşetlerinde 15 Temmuz" adlı serginin açılışına İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ve İstanbul Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak da katıldı. Törende konuşan Vali Şahin, başta 15 Temmuz ve Kurtuluş Savaşı şehitleri olmak üzere tüm şehitlere başsağlığı diledi ve şehitleri rahmetle andı. 

"BU MİLLET BÖYLE BİR İHANETE HİÇBİR ZAMAN MARUZ KALMADI"

15 Temmuz darbe girişiminin 2'nci yılında olduklarını hatırlatan Şahin, "Bu millet savaşlar gördü. Birçok zorluklar gördü ama herhalde böyle bir ihanete hiçbir zaman maruz kalmamıştı. Bu ihanet, bu milletin emaneti olan üniformalarla, imkanlarla, araç ve gereçlerle millete saldırının maalesef dışavurumu oldu. Bizi de toplumu da çok yordu" diye konuştu. Vali Şahin, özellikle tarihçilerden, şairlerden, edebiyatçılardan, ressamlardan ve bütün münevverlerden 15 Temmuz üzerinde durmaları gerektiğine dikkat çekerek, onlardan bu konuyu işlemelerini ve gelecek nesillere aktarılacak eserler bırakmalarını istedi. 

"O GECE GERÇEKTEN ÇOK UZUN BİR GECEYDİ"

15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaşadıklarına ilişkin konuşan Vali Şahin, şunları söyledi:

"O gece gerçekten çok uzun bir geceydi. Şöyle bir baktığımda, 'ne yaptım, ne ettim' diye hatırlamaya çalıştığımda sadece kendi telefonumla yaptığım görüşmeler 400'ün üzerinde. Bir de o gün birlikte olduğumuz başka arkadaşlarımızın, koruma arkadaşların telefonlarıyla muhabere kurduk. Artık sayısı ne kadar onu bilmiyorum. Ancak o beş, altı saatlik sürede yapılan muhabere bu. O günün etkileri belki bundan sonra daha fazla ortaya çıkacaktır ama daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılacaktır."

Vasip Şahin, serginin 15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşanılanlara yönelik hafızaları tazeleyeceğini, geriye dönüp bakıldığında ise geleceğe dönük çok önemli bir perspektif olma adına çok önemli fonksiyonu olacağını dile getirdi. 

COŞKUN YILMAZ: ULUSAL BASININ 15 TEMMUZ'A BAKIŞINI ORTAYA KOYDUK

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ise sergiye dair yaptığı konuşmasında, "Ulusal basının bir haftalık 15 Temmuz'a bakışını ortaya koymaya çalıştık. Bu serginin birkaç özelliği var. Herşeyden önce resimler hem olayı hem olay sonrası tepkileri anlatıyor. Aynı şekilde toplumun her kesiminin görüşleri bir arada değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı. 

Konuşmaların ardından Vali Şahin ile törene katılanlar, ulusal gazetelerin manşetlerine yansıyan 15 Temmuz konulu sergiyi gezdiler. 

Görüntü Dökümü

----------------------

-Vali Şahin'in sergi açılışına katılması

-Törenin katılımcıları

-Vasip Şahin'in konuşması

-Coşkun Yılmaz'ın açıklamaları

-Vasip Şahin'in sergiyi gezmesi

-Manşetlerin olduğu tablolar

-Genel ve detaylar

13.07.2018 - 19.19 Haber Kodu : 180713185

============================

11- "MÜSAADENİZLE BÜYÜKLER" FİLMİNDE SONA GELİNDİ 

Başrol oyuncu Emre Altuğ, filmde çocuklarıyla kamera karşısına geçti.

Haber-Kamera: İdris TİFTİKÇİ - Cem DAĞISTANLI - Tuba KARA/ İstanbul DHA  

Yönetmenliğini Talip Karamahmutoğlu'nun yapımcılığını ise Halit Ziya Alptekin'in üstlendiği, "Müsaadenizle Büyükler" filminin çekimlerinde sona yaklaşıldı. Çocukları ve sokakta yaşayan köpekleri konu alan filmin başrolünde Emre Altuğ oynuyor. Ayrıca Altuğ'un çocukları Uzay ve Kuzey Altuğ da filmde kısa bir sahnede yer alıyor. Karamahmutoğlu'nun, Okay Karamahmutoğlu ile birlikte senaryosunu yazdığı filmde, toplumun sokak hayvanlarına daha duyarlı olması ve çocukların birey olarak kabul edilmesi gerektiği mesajları veriliyor. 

Yakında gösterime girecek olan filmle ilgili Emre Altuğ ve diğer oyuncular Demirören Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. 

"ÇOCUKLARIN BİREY OLDUĞUNU ANLATAN BİR FİLM"

Filmin farklılığına dikkat çeken Emre Altuğ, "Hep çocukları kendi sözleriyle anlatan, kendilerini büyüklere ifade eden, onların birer birey olduğunu anlatan, aynı zamanda sokak hayvanlarına dikkat çeken mesajlardan oluşan bir film. İşin içinde çocuklar ve hayvanlar olunca da eğlenceli tarafları çok oluyor" diye konuştu.

Altuğ, filmde oynadığı 'Hakan' karakterinin çocuklara ağabey gibi yaklaştığını belirterek şöyle anlattı:  

"Hakan ağabeyleri, sitenin güvenlik görevlisi. Biraz çocukların tarafında, biraz çocuksu, biraz da şehir dışındaki kendi çocuklarıyla görüşemeyen, o duygusunu sitedeki çocuklarla bastırmaya çalışan, çocuk seven, insan seven, temiz yürekli, çocukların büyüklerden gizli yaptığı iyi şeyleri destekleyen ama bu yüzden bazen zor durumlarda da kalan birisi. Her sitenin bir Hakan Ağabey'i vardır ya da her mahallenin işte onlardan bir tanesi."

ALTUĞ OĞULLARI İLE BİRLİKTE İLK DEFA SİNEMA BİR FİLMİNDE  KAMERA KARŞISINA GEÇTİ

İlk defa bir sinema filminde oğulları ile birlikte kamera karşısına geçen Altuğ, "Onlarla ilk defa çekim yapıyoruz, hatıra olsun diye yapacağımız bir çekim. İşte benim İstanbul'da olan iki oğlumu oynayacaklar. Ben de görev için şehir dışında çalışıyorum maalesef. Bu sitede iş bulmuşum ancak izin günleri onları görebiliyorum. Onların burada kalabilecekleri bir yer yok. Sadece burada çalışanlara ait lojman gibi ufacık bir yer var. Onlar anneleri ile şehirde kalıyorlar. Bugün de beni ziyarete gelmiş olacaklar. Biraz vakit geçirdikten sonra şehre dönecekleri şeklinde bir sahne çekeceğiz. Zaten benim oğlumu oynayacakları için çok yabancılık hissedeceklerini zannetmiyorum" ifadelerini kullandı.

ÇOCUK OYUNCULAR FİLMİ ANLATTI 

Çocuk oyuncu Efe Koçyiğit, filmin köpekleri konu aldığını ve köpekleri çok sevdiğini belirterek, oynadığı karaktere ilişkin şunları kaydetti:  

"Filmde adım 'Olgun', biz köpeklere mama vermek için geliyoruz. Filmde 'Osman Müdür' var, bize kötü davranıyor. Havuza girmek istiyoruz ama izin vermiyor. Ben buna çok sinirleniyorum, oyuncakları dağıtıyorum, topa vuruyorum, sehpayı çekiyorum, her şeyi yapıyorum."

Bir diğer çocuk oyuncu Enes Göçmen ise filmde köpeklere mama ve su vermekten çok keyif aldığını belirterek, "Hayvanlara su verelim, hayvanları sevelim onların da ayrı bir dünyası var." dedi.

11 YAŞINDA  FİLM MÜZİĞİNİ BESTELEDİ

Filmin müziklerini, TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan Canım Kardeşim çizgi filminin müzisyeni Kenan Yılmaz, uluslararası ödül sahibi 11 yaşındaki 'lir sanatçısı' Tuana Coşkun ile birlikte besteledi. Aynı zamanda filmde rol alan Tuana Coşkun, filmin güzel ve eğlenceli bir yapım olduğunu dile getirdi.

"ÇOK POZİTİF BİR ENERJİ VAR"

Filmin oyuncu koçu Serap Ağalar aynı zamanda filmde de rol alıyor. Serap Ağalar film setinin çok pozitif bir enerjisi olduğunu belirterek, "Çocukların hepsi zaten kendi adlarına da profesyoneller yani bu işi daha önceden de yapıyorlar, ilk deneyimleri burada değil. O yüzden bize burada çok görev düşmedi. Ama psikolog da olduğum için oyuncu koçluğu konusunda ve empati konusunda çok büyük bir yol katediyoruz. Oyunculukta çocukları role sokma açısından psikologluk ve psikoloji bilimi aslında çok önemli" diye konuştu.

FİLM HAKKINDA 

Yapımcı Halit Ziya Alptekin tarafından hayata geçirilecek olan filmde başrolü Emre Altuğ üstlenirken, Duygu Paracıkoğlu, Ümit Çırak, Atsız Karaduman, Rıza Sönmez, Haluk Yüksel, Hakan Eksen, Candan Arıcı, Kuzey Yücehan ve Serap Ağalar da rol alıyor. Çocuk oyuncu kadrosunda ise Uzay Altuğ, Kuzey Altuğ, Enes Göçmen, Efe Koçyiğit, Tuana Coşkun, Deha Karan Üner, Bilge Karamahmutoğlu, Nehir Seymenoğlu, Toprak Atar, Alperen Efe Esmer ve Alparslan Topoğlu bulunuyor. 

Filmin Aralık 2018'de sinema severlerle buluşması planlanıyor.

Görüntü Dökümü

---------------------------- 

Emre Altuğ'un açıklamaları

Altuğ'un çocukları ile oynaması

Tuana Çoşkun'un arp çalışı

Efe Koçyiğit ve diğer çocuk oyuncular

Oyuncu koçu Serap Ağalar

Film setinden görüntüler

Altuğ'un çocuklarıyla beraber oynadığı sahneden görüntüler

Detaylar 

13.07.2018 - 20.40 Haber Kodu : 180713207