Dha İstanbul Bülteni - 1

Dha İstanbul Bülteni - 1

1- ADNAN OKTAR'A YÖNELİK OPERASYON: VİLLADAKİ 9'U KADIN 22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ / İstanbul DHAAdnan Oktar ve grubuna yönelik 4 ilde 120 adreste operasyon yapıldı.

Dha İstanbul Bülteni - 1

1- ADNAN OKTAR'A YÖNELİK OPERASYON: VİLLADAKİ 9'U KADIN 22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

 

Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ/ İstanbul DHA

Adnan Oktar ve grubuna yönelik 4 ilde 120 adreste operasyon yapıldı. Kandilli'de bulunan villada akşam saatlerinde gerçekleştirilen operasyonda 9 kadın gözaltına alındı. Operasyonun devamında aynı villadan 13 erkek de gözaltına alındı. Böylece Adnan Oktar grubunun kullandığı ve 100 odası olduğu belirtilen villadan 22 kişi gözaltına alınmış oldu. Gözaltına alınanlar, çevik kuvvet otobüslerine bindirilerek Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne doğru yola çıkarıldı. Öte yandan, Kandilli'deki villada yapılan operasyon sırasında iki kişinin polise doğru silahla ateş ettikleri öğrenildi. İki kişinin tabancalarındaki şarjörleri boşattıktan sonra gözaltına alındıkları belirtildi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-Kadınların çıkarılması

-Otobüse bindirilmesi

-Diğer kişilerin villadan çıkarılması

11.07.2018 - 22.32 Haber Kodu : 180711255

11.07.2018 - 23.01 Haber Kodu : 180711256

========================

2- OKTAR GRUBUNDAN KAÇAN ESKİ ÜYELERDEN AÇIKLAMALAR

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER/İSTANBUL,

Adnan Oktar ve grubuna yapılan operasyonun ardından, grupta uzun yıllar kalan ve yakın zamanlarda ayrılan Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca yaşadıklarını DHA'ya anlattı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar ve grubuna yönelik sabah saatlerinde operasyon başlatıldı. Başta Adnan Oktar olmak üzere grupla bağlantısı bulunan 170 kişi gözaltına alındı. Grup içerisinde yer alan ve yakın tarihlerde bağlantılarını koparan Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca, Adan Oktar ve çevresi hakkında açıklamalarda bulundu.

"KANDIRDILAR"

Ceylan Özgül, "2006 yılının sonunda örgüte dahil oldum. Üniversite yıllarının sonunda, 24-25'li yaşlarda girdim. Örgüt, zaman içerisinde evrim geçirdi. Benim girdiğim yıllarda televizyonları yoktu. Şu anda olan kıyafetler, görüntüler ve danslar yoktu. Benim dahil olduğum zaman Harun Yahya ismiyle çıkartılan kitaplar, konferanslar gibi faaliyetler vardı. Bu faaliyetlerin faydalı olduğunu düşündüğüm için, bu şekilde beni kandırdılar" dedi.

 

"BULUNDUĞUM HÜCREDE KADINLAR HAPİS HAYATI YAŞARLARDI"

"Örgüt içinde 'hücre' sistemi vardı. Herkes her şeyi bilmez" diyen Özgül, "Zaman içerisinde öğrenirsiniz bilgileri. Vakit geçirmeniz gerekir. Siz sadece kendi hücrenizde yapılan şeyleri öğrenirsiniz. Bana son zamanlarda bazı mahrem bilgiler açılmaya başlandı. Bunlardan bazıları da Türkiye aleyhine yapılan faaliyetlerdi. Bu bilgileri öğrendiğim 2013'te kaçma girişimim oldu. Fakat başarısız oldum. Çünkü benim bulunduğum hücrede kadınlar hapis hayatı yaşarlardı. Doktora bile yanınızda birisi olmadan, gidemezdiniz. Yanınızda gardiyanlar vardır. Doktor sizi kabinde muayene ederken bile yanınızdadırlar. Doktora gideceğim diye hastaneden randevu alıp, kaçmayı denedim. Fakat yakalandım. 2017'ye kadar baskı altında kaldım. 2017'de kaçtım" diye konuştu.

"BANA, 'HER ŞEYİ SORGULAMA, SANA DENİLENİ YAP' DEDİ"

Özgül şöyle devam etti:

Örgütten ayrılma aşamasında beni ilk rahatsız eden Türkiye aleyhine faaliyetlerdi. Amerika'daki çok fazla sayıda düşünce kuruluşuna Türkiye hakkında verilmesi sakıncalı olan bilgiler veriliyordu. Kaçmadan önce Adnan Oktar'la bu konuyla alakalı kavga etmiştim. Bana, 'her şeyi sorgulama. Sana denileni yap' demişti. Ben örgüt içinde yer alan hücrelerden 'Bacılar' grubundaydım. Dışarıdan gelen bir kadının 'Bacılar' grubuna sıfırdan girmesi çok nadir olan bir şeydi. Yeni gelenler genel olarak 'Kız kardeşler' grubuna dahil oluyorlardı. Yeni gelenler eskilerin yanına çok fazla dahil olmuyorlar. Yeni dahil olanlar erkek arkadaş sistemi ile dahil olmaya başladılar. Burada haremlik, selamlık bir yapı söz konusuydu. 

"7, 10, 14, 17 YAŞINDA TACİZ EDİLEN KIZLAR VARDI"

Örgüt içerisinde küçük çocukları taciz ettiklerini belirten Özgül, "Örgütten ayrıldıktan sonra çok sayıda tehdit aldım. Bunun için yargıya başvurarak, Adnan Oktar'a karşı uzaklaştırma kararı çıkarttım. Rahatsız olduğum ve kendimi güvende hissetmediğim için. Oktar'ın etrafında sadece silahlı kişiler dolaşıyor. Benim bulunduğum yerlere geldiği için ve bu tip tehditleri olduğu için yargıya başvurdum. Bunun üzerine örgütün bana karşı saldırıları, iftiraları ve itibarsızlaştırma çalışmaları çok daha fazla arttı. Örgütün en çok iç acıtan yaptığı suçlardan bir tanesi; 7, 10, 14, 17 yaşında taciz edilen kızlar vardı. Bunların arasında müşteki olanlar da var. Hiç azımsanmayacak sayıda değiller. Benim gördüğüm kadarıyla bu tacize uğrayanların müşteki sıfatıyla davaya dahil olmasının ardından süreç çok daha hızla hareket etti. Biz gittik yetkililere her şeyi anlattık. Arka planda neler olduğunu bilmiyorduk" dedi.

 

"AİLENİZİN YANINDAN AYRILMAYIN"

Özgül, gençlerin bu tarz örgütlere karşı dikkatli olmalarını ve ailelerine sırt çevirmemelerini belirterek, "Bu örgüt ve buna benzer diğer örgütlerle alakalı olarak: Aileniz sizi seviyor ve önem veriyor. İnsan genç yaşta ailesini dinlemek istemiyor. Karşısına çıkan bir şeye kendisi karar vermek istiyor. Halbuki deneyim satın alınamayan bir değer. İnsan bazen istemese bile ailesini dinlemesi gerekiyor. Ailenizin yanından ayrılmayın. Onların size sahip çıkmasına izin verin" diye konuştu.

"ÖRGÜT İÇİNDE YAŞI KÜÇÜK, REŞİT OLMAYAN KIZLAR OLDUĞUNU BİLİYORDUM"

13 yıl örgüt içerinde kaldığını belirten Ümit Kuruca ise, "Burada hücre sistemi vardı. Ben en yakınında olmama rağmen, bilmediğim birçok konu vardı. Arabasını kullanıyor, telefonlarına bakıyor, bütün organizasyonlarına bakıyordum. Aynı evde kalıyordum bu adamla. Buna rağmen benim de bilmediğim birçok konu ile karşılaştık. Örgüt içinde yaşı küçük, reşit olmayan kızlar olduğunu biliyordum. Ama daha da fazla olduğunu öğrendik" dedi.

"YURT DIŞINDAN ÖRGÜTE KARŞI YÜKLÜ MİKTARDA FİNANS SAĞLANIYORDU"

Kuruca, "Örgüt içinde erkekler kısmında bölüm bölüm herkesin faaliyet yaptığı alanlar vardı. Kimisi yurt dışı bağlantılarını kurardı. Örgüte İsrail ve Pentagon tarafından yüklü miktarda paralar gelirdi. Kimi zaman hediye kisvesi altında çok pahalı hediyeler gelirdi. Yurt dışından örgüte karşı yüklü miktarda finans sağlanıyordu. Televizyona sürekli İsrail ve Amerika'dan misafirler gelip, programlara çıkıyordu. Bunların arka planında o kişilerin para karşılığında fikirlerini ülkemizde anlatması yatıyordu" diye konuştu. 

"BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞIYDI"

Adnan Oktar'ın başkanlık sistemine tamamen karşı olduğunu belirten Kuruca, "Başkanlık sistemini Abdullah Öcalan'ın desteklediğini, çok yanlış olacağı şeklinde devlet büyüklerimize aba altından sopa göstererek, yıllarca faaliyette bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı özelde eleştiriyordu. Birçok devlet büyüğünü özelde eleştiriyordu. Özel sohbetleri ve televizyondaki açıklamaları tamamen terstir. Bir anda gelişen bir şey olmadı. Çünkü oraya yıllarınızı veriyorsunuz. Oradaki arkadaşlarınızı seviyorsunuz. Allah adıyla kandırıldığımız için bazı şeyleri algılayamadık. Yaşımız çok küçüktü. Ben örgüte girdiğimde 18 yaşındaydım.  Birçok şeyi zamanla daha iyi anlayabildim. Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. 

Görüntü Dökümü:

--------------------

-Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca'dan detaylar

-Özgül'ün açıklamaları

-Kuruca'nın konuşması

11.07.2018 - 23.29 Haber Kodu : 180711260

=================================

3- ADNAN OKTAR'IN AVUKATI KONUŞTU       

     

Haber-Kamera: Taner YENER - Murat SOLAK/İSTANBUL,

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube ekiplerinin bu sabah düzenlediği operasyonda gözaltına alınan ve kamuoyunda 'Adnan Hoca'olarak bilinen Adnan Oktar'ın avukatı Atanur Demir, açıklama yaptı. 

Avukat Atanur Demir, meslektaşı Heyam Fidan ile Fatih Vatan Caddesi'ndeki  İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesi karşısında Adnan Oktar ile görüşmesi öncesi yaptığı açıklamada, "İlk görüşmemiz gözaltıyla ilgili bir usulsüzlük söz konusu mu? Üzerinde bir baskı var mı? Gözaltına hukuka aykırılıklar var mı? Bunları tespit için görüşme yaptık. Herhangi bir baskı olmadığını söyledi. Sağlık durumu da yerinde. Kendisinin bir takım talepleri oldu. Çamaşır, ilaç gibi. onları karşılayacağız.Savunma ile ilgili bir görüşme yapmadık çünkü zaman kısıtlıydı. Şimdi gireceğiz savunma ile ilgili görüşmelerimizi yapacağız." dedi.

"SORUŞTURMAYA BİR ANLAM VEREMEDİ"

Demir, "Operasyonla ilgili çok detaylı konuşmadık çünkü daha operasyonun şoku üzerinde. Bu konuyla ilgili aslında düşünmek de istemiyor. Biz de üzerine gitmedik. Genel olarak diyor ki; biz bu ülkenin yıllardır gündeminde, medyanın gündeminde olan birisiyim. Devletle iç içe olan birisiyim. Herhangi bir hukuka aykırı hareketim olmadı. Soruşturmaya bir anlam veremedi. üzüldüğünü söyledi. Kendisini aklayacağını düşünüyoruz. Türkiye'de OHAL şartları devam ettiği için usul yasalarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. OHAL şartları devam ediyor. 7 gün gözaltı süresi var. Bir 7 gün daha Cumhuriyet Savcısı bunu uzatabilir. Gözaltındaki kişi sayısı göz önüne alındığında 14 günü kullanacaklarını düşünüyoruz. Dosyada kısıtlılık kararı var. Biz avukatlar dosyayı inceleyemiyoruz. İddia kapsamındaki delilleri biz göremedik. Göremediğimiz için müvekkilimizle bu deliller hakkında konuşamıyoruz."diye konuştu.

"KALSİYUM TAKVİYESİNE İHTİYACI OLDUĞUNU SÖYLEDİ"

"Türkiye'de bir değişim var. Emniyette de bunu görüyoruz. Biz uzun yıllar bu soruşturmaların içerisindeyiz. Kolluk kuvvetlerin Adnan Oktar'a karşı herhangi bir baskısı söz konusu değil. Kendisiyle de görüştüğümüzde bunu açık olarak ifade etti. Kendisinin sağlık problemi yok. Kalsiyum takviyesine ihtiyacı olduğunu söyledi. Onu da temin edeceğiz."  diyen Demir, "Tüm yakın çevresi gözaltında; bakıcısı, hizmetçisi, güvenlik görevlisi tamamı gözaltına alındı. Çok geniş kapsamlı bir operasyon. Muhtemelen aleyhe delil olarak yapılmış gözaltılar. Tüm mal varlığına el konulmuş durumda. Araçlarına el konulmuş durumda. Bunlar mahkeme kararıyla uygulanabilecek tedbirlerdir. Ancak savunma olarakta bunlara itiraz yolu açıktır. Biz bunların tamamına itiraz edeceğiz. Şimdilik bu belgeleri temin edeceğiz. Görevimiz bu kolluktan bu belgeleri temin edip hukuki yollara başvuracağız."ifadelerini kullandı.

"GÖZALTI KARARINA İTİRAZ EDECEĞİZ"

Atanur Demir, "Dosyada kısıtlılık kararı var. Belli deliller saklanabiliyor. Usule ilişkin belgelerle ilgili bir yasak var. Bunlar vekilden saklanamıyor. Bunları temin edeceğiz. İtiraz yoluna müracaat edeceğiz. Gözaltı kararına itiraz edeceğiz. Mal varlığına tedbir konulması kararlarının tamamına itiraz edeceğiz. Bunlarla ilgili Sulh Ceza Hakimliği çok kısa sürede karar verecek bunları da sizinle paylaşacağız."  şeklinde konuştu.

"ADLİ TIP TARAFINDAN VERİLECEK BİR RAPORLA SABİT OLUR (AKIL SAĞLIĞI SORUSU)"

Sağlığı ile ilgili herhagi bir raporun olup olmadığına ilişkin soruya Atanur Demir, "Kaçarken yakalandığı haberi bilgisi doğru değil. Akıl sağlığının yerinde olup olmaması ile ilgili mesele Adli Tıp tarafından verilecek bir raporla sabit olur. Bu cezasızlık sebebidir. Ancak gündemimizle böyle bir konu söz konusu değil. İleriki aşamada biz hukukçu olarak bunu değerlendiririz. Onunla ilgili bizim gözlemimiz önemli, müvekkilin talebi önemli,  mahkemenin gözlemi, yargı makamlarını gözlemi önemli şuan gündemimizde savunma olarak böyle bir düşüncemiz yok." diye cevap verdi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Avukat Atanur Demir'in açıklaması

Genel ve detaylar

 

11.07.2018 - 23.52 Haber Kodu : 180711263

==================================

4- KILIÇDAROĞLU SREBRENİTSA KATLİAMI ANMA TÖRENİNE KATILDI

Kemal Kılıçdaroğlu,

"Yeri geldiğinde Türkiye'yi eleştirirler. Avrupa'nın önce Bosna'da yaşanan katliamın kara lekesini alnından kaldırması, silmesi lazım. Hala o yara kapanmadı. Bana ders vermek istiyorsan, önce dönüp kendine bakacaksın." 

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER/ İstanbul DHA

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal'da bulunan "Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı"nın önünde, Srebrenitsa katliamının 23. yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma programına katıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu burada bir konuşma yaparak, "Olaylar "uygarlığın beşiği" olarak adlandırılan Avrupa'da yaşandı. Dünyaya demokrasi dersi vermede en çok ses çıkaran kıta Avrupa. Binlerce kişi hayatını kaybetti. On binlerce kişi katledildi. Kadın, çocuk, yaşlı ve genç ayrımı yapılmadı. Bugün bu acıları paylaşmak ve unutmamak için buradayız. Eğer insanlık ölmediyse bütün katliamlara karşı topyekun ve bir arada olmak zorundayız. Kişiler, kimlikleri nedeniyle yargılanamaz, kimlikleri nedeniyle ölüme mahkum edilemezler, ötekileştirilemezler."dedi.

Boşnak katliamlarının bir kimlik olayı olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, katliamların hain ellerce gerçekleştirildiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, bu tür katliamların bugün Orta Doğu'da yaşandığını dile getirerek, başta Bosna Hersek katliamı olmak üzere bütün katliamları unutmamaları gerektiğini anlattı.

Soykırımın bir insanlık suçu olduğunu çocuklara anlatmaları gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, bu sayede gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakabileceklerini belirtti. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bosna'da yaşanan katliamlar kadar başka bir acı tablo daha olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

Acı tabloyu doğuran olay şudur. Avrupa'nın göbeğinde binlerce insan çoluk çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkek denmeden katledilirken Avrupa'nın büyük bir kesiminin sessizliğini korumasıdır. Katliamı bildiği halde sesini çıkarmamasıdır. Yeri geldiği zaman bu kitle bize ders vermeye kalkar. Yeri geldiğinde Türkiye'yi eleştirirler. Avrupa'nın önce Bosna'da yaşanan katliamın kara lekesini alnından kaldırması, silmesi lazım. Hala o yara kapanmadı. Bana ders vermek istiyorsan, önce dönüp kendine bakacaksın. Bütün bu gerçeklerin

unutulmaması lazım.

Kin üzerine siyaset inşa edilmemesinin önemine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in sözlerini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından Srebrenitsa Anıtı'na çiçek bıraktı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun da katıldığı törende, Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz de bir konuşma yaptı.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Saygı duruşu

-İstiklal Marşı

-Kılıçdaroğlu'nun konuşması

-Anıta çiçek bırakılması

Detaylar

11.07.2018 - 20.50 Haber Kodu : 180711248

11.07.2018 - 20.51 Haber Kodu : 180711247

11.07.2018 - 20.49 Haber Kodu : 180711246

==============================

5 - AVCILAR'DA SEYİR HALİNDEKİ CİP ALEV ALEV YANDI 

Haber-Kamera: İstanbul DHA 

D-100 Karayolu Avcılar mevkiinde seyir halindeki cip henüz bilinmeyen bir nedenle alev alev yandı. Edinilen bilgiye göre, 34 ZA 1824 plakalı cipin sürücüsü Osman İslam, aracın motor kısmından dumanlar yükseldiğini gördü.  İslam, aracını yol kenarına çekerek yanındaki 2 kişiyle birilikte araçtan indi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi.  Alev alev yanan cip itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü. Cip ise kullanılamaz hale geldi. 

Görüntü dökümü:

------------------

-Cipin alev alev yanması

-itfaiyenin müdahalesi

-Aracın söndürülmesi

-Genel ve detaylar 

12.07.2018 - 03.24 Haber Kodu : 180712007

===========================

(HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE)

6- SHAKİRA KONSERİ İÇİN UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU 

Haber-Kamera: Ali AKSOYER - Murat DELİKLİTAŞ-Özgür EREN-Büşra KAYA/ İSTANBUL,  

Dünyaca ünlü Kolombiyalı şarkıcı Shakira'nın, Vodafone Park'taki konseri öncesi uzun kuyruklar oluştu. 11 yıl aranın ardından İstanbul'da konser veren Shakira'nın hayranları stada girebilmek için saatlerce bekledi. 

Geçtiğimiz yıl çıkardığı 'El Dorado' albümüyle aynı adı taşıyan dünya turnesine devam eden Shakira, dün akşam Vodafone Park'ta konser verdi. İstanbul'a, 11 yıl aradan sonra gelen Shakira'yı sahnede izlemek isteyen hayranları, 21.00'da başlayacak konserden saatler önce stat önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Saatlerce kuyrukta bekleyen hayranları, saat 18.00'da kapıların açılmasının ardından stada girebildi.  Oğlu ve yeğeniyle birlikte konsere geldiğini belirten Ayşen Laçinel,  "Dünya starı Shakira geliyor dedik. Shakira'yı görmek için oğlum ve yeğenimle 1.5 saattir sıradayız. Özel bir gün, hem organizasyon çok önemli hem de bizim bugüne şahit olmamız... Umarım keyifli, unutulmaz ve eğlenceli anlar yaşarız burada" diye konuştu. Tekerlekli sandalyeyle konsere gelen Savaş Sekman, Shakira'yı sevdiği için konsere geldiğini söyleyerek"Eğlenmek, vakit geçirmek için..Yer bulamadığımız için arkalarda izleyeceğiz. İnşallah eğlenceli geçer" dedi. 

 

Görüntü dökümü:

----------------------

-HAvadan stad ve çevresi

-Vodafone Park'tan görüntüler

-Konsere giriş için oluşan uzun kuyruklar

-Stada girişler

-Tekerlekli sandalye ile konsere gelen Savaş Sekman Röp.

-İzleyici röp.

Detaylar

11.07.2018 - 17.50 Haber Kodu : 180711202

11.07.2018 - 20.31 Haber Kodu : 180711237

Kaynak: DHA