"Deprem Etkilerinin Azaltılmasında Yer Seçimini ve Deprem Bilincinin Geliştirilmesinin Önemi" Konulu Panel Düzenlendi

"Deprem Etkilerinin Azaltılmasında Yer Seçimini ve Deprem Bilincinin Geliştirilmesinin Önemi" Konulu Panel Düzenlendi

Adana Vali Yardımcısı İsmail Hakkı Develi, 17 Ağustos Marmara Depremi'nde Toplumsal Bir Trajedi ve Devlet Dramı Yaşandığını Söyledi.

Adana Vali Yardımcısı İsmail Hakkı Develi, 17 Ağustos Marmara Depremi'nde toplumsal bir trajedi ve devlet dramı yaşandığını söyledi.

Bugüne kadar meydana gelen depremlerden gerkeli derslerin alınmadığı ve halkı 'sarsmadığına' dikkat çeken Develi, Marmara Depremi'nde tüm Türkiye'nin 'sarstığını' fakat aradan geçen 9 yılda o döneminde unutulduğunu kaydetti.

İnşaat ve Jeoloji Mühendisleri Odaları'nın ortaklaşa düzenledikleri "Deprem Etkilerinin Azaltılmasında Yer Seçimini ve Deprem Bilincinin Geliştirilmesinin Önemi" konulu panel Seyhan Oteli'nde yapıldı.

Programın açılışında konuşan Develi, bunca acıya rağmen 17 Ağustos felaketinin yeterince 'sorgulanmadığına' işaret etti.

Türkiye'nin her an şeddetli depremleri yaşamaya müsait bir ülke olduğunu hatırlatan Develi, "Böyle bir coğrafyada nasıl olurda bu riski azaltmak için kamu ve toplumsal örgütlenmelerde gerekli önlemler alınmaz. Bunu anlamak o kadar kolay değil." dedi.

İmar uygulamaları ve şehircilik politikalarınının yanında binaların proje aşamasından yapımına kadar ilgili birimlere çok büyük sorumluluklar düştüğünü anlatan Develi, aksi takdirde halen ölü sayıları tam tespit edilmeyen felaketlerle karşılaşmanın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk de ilçedeki 300 bin konuttun yüzde 70'nin 'pimi çekilmiş bomba üzerinde' yer aldığını hatırlattı.

Belediye Meclisleri'nin imar uygulamalarına çok çabuk ve kolay bir şekilde müdahale etmesini eleştiren Öztürk, en az 20-25 yıllık nazım imar planlarını hazırlanarak, arsa spekülatörlerinin engellenmesini istedi.

Öztürk, mesclis gündeminde olan İmar Affı Kanunu'ndaki değişikliklere karşı olduğunu bildirdi.

Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Doç. Dr. Sedat Türkmen, 1998'de 6.3 büyüklüğündeki depremle sarsılan Adana ve çevresinde 145 insanın hayatını kaybettiğini aktardı.

Depremlerde ölüm ve yıkımların ruhsatsız, mühendislik hizmeti almamış binalarda ve kısmende kamu binalarında meydana geldiğine değinen Türkmen, "Ancak Marmara depremindeki manzara çok farklıdır. Yıkım ve ölümler mühendislik hizmeti görmüş, ruhsatlı ve çok katlı binalarda yaşanmıştır. Halkın deprem konusundaki duyarlılığı, yaşanan acılar medyadaki tartışmaları izlemekten öteye gitmezken, ne yazık ki devlet bu konuda önemli bir adım atmamaştır." şeklinde konuştu.

Yerleşim alanlarının deprem açısından uyun alarlar üzerinde kurulmadığını vurgulayan Türkmen, mühehdislik hizmeti gören binalarda ise yapı kalitesinin iyi olmadığı görüldüğünü belirtti. Türkmen, arama ve kurtarmada da hazırlıklı olunmadığını ifade etti.

Aradan geçen on yılda hazır beton, yapı mevzuatında bazı düzeltmeler gibi kimi olumlu adımların atıldığını anlatan Türkmen, şunları söyledi: "Acak altyapısı oluşturulmadan çıkarılan Yapı Denetimi Yasası inşaatların sağlıklı bir şekilde denetlenmesinde yetersiz kaldığı görülmektedir. Kamusal bir hizmet olması gereken yapı denetimi maalesef sıradan ticari bir faaliyet olarak görülmüş ve şimdiden amacından sapmıştır."

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Sadi Sürenkök, Adana Ceyhan depreminin üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu tür anma toplantılarının dışında bir şey hatırlanmadığını açıkladı. 1948'den bugüne 14 kez imar affı çıkartıldığını söyleyen Sürenkök, "Kamu arazilerinin yağmalanması, yerleşim alanlarının planlanması, uygun projelerden ve kamusal denetimden yokun olarak binaların üretilmesi, politik kaygılar ve oy hesapları uğruna kaçak yapılara göz yumulması depremi afete dönüştürüyor."diye konuştu. Sürenkök, deprem acısını unutup, unutturmayacaklarını bildirdi.

İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Bakır, ülkenin yüzde 92'sinin, nüfusun yüzde 95'nin deprek tehlikesi üstünde olduğunu kaydetti.

Sanayinin yüzde 98, barajların yüzde 93'nün yine deprem riski altında bulunduğunu belirten Bakır, Türkiye'de son 58 yılda 58 bin insanın depremden öldüğünü ve 7 binanın yıkıldığını hatırlattı. Bakır, ülkede yapıların yüzde 60'nın kaçak olduğunu savundu.

Kaynak: CHA