Davutoğlu: "Ak Parti Teşkilatı Dimdik Ayaktadır ve Yeni Bir Seçime de Hazırdır"

Davutoğlu: "Ak Parti Teşkilatı Dimdik Ayaktadır ve Yeni Bir Seçime de Hazırdır"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması AK Parti Gençlik Kolları Vefa İftarı- Başbakan Davutoğlu: (1)"AK Parti hareketi, tarihe atılan bir tohumun bugünkü fidanıdır"- "AK Parti hareketi, bir ahlak hareketidir.

Davutoğlu:

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konuşması AK Parti Gençlik Kolları Vefa İftarı- Başbakan Davutoğlu: (1)"AK Parti hareketi, tarihe atılan bir tohumun bugünkü fidanıdır"- "AK Parti hareketi, bir ahlak hareketidir. Siyasi hareket olmadan önce bir ahlak hareketidir, bir erdem hareketidir. 2001'de yola çıkıldığında bu hareketin ilk adı, daha partileşmeden önceki adı 'Erdemliler Hareketi'ydi. Biz her zaman bu ahlaki özü muhafaza etmeye devam edeceğiz." Başbakan Ahmet Davutoğlu, "AK Parti hareketi, tarihe atılan bir tohumun bugünkü fidanıdır" dedi.Davutoğlu, AK Parti Gençlik Kolları Vefa İftarı'nda yaptığı konuşmada, büyük hareketlerin, gelenek oluşturdukları sürece varlıklarını devam ettirebileceğini, tarihte kopuk kopuk gelen çok sayıda siyasi hareket olduğunu anımsattı.Davutoğlu, bir siyasi hareketin varlığının ispatının süreklilik arz eden, nesiller arası geçişgenliğiyle ölçülebileceğinin altını çizdi.Başbakan Davutoğlu, şunları anlattı: "Bu anlamda AK Parti çok güzel bir örnek teşkil ediyor. 14 yıllık tarihimiz, büyük tarihi devinim ve dönüşüm itibarıyla çok yakın bir tarihtir. Düşününüz 1299 Osmanlı Devleti'nin kuruluşu, 14 yıl sonra daha Bursa bile fetholunmamış ama tohum sağlam atıldı mı, o tohumdan bir fidan, bir fidandan bir çınar, bir çınardan bir ulu devlet ve bir dünya düzeni kuruldu. İşte AK Parti hareketi, tarihe atılan bir tohumun bugünkü fidanıdır ve bu fidan 14 yıl önce kurucu genel başkanımız ve bu hareketin lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından atıldığında, aslında daha önce bu tohumu atanların silsileleri içerisinde bugüne yansıyan 21. yüzyılın büyük bir siyasi hareketin de tohumları atılmış oldu." İftarda gençlik ve gençlik MYK'sında görev alanların bir araya geldiğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, bir hareketin gücünün bir harman oluşturması ile mümkün olacağını anlattı. Davutoğlu, bu akşamki iftarla bu harmanın yaşandığını belirtti. Tüm illerde gençlerin AK Parti için çok çalıştığını hatta diğer siyasi partilere örnek teşkil ettiğini vurgulayan Davutoğlu, AK Partili gençleri ağaçların meyvesine benzetti, harmanın ürünlerinin gelecek nesillere aktarılması için dua etti. Davutoğlu, bu iftarı ilk kez düzenlemelerine rağmen gelenekselleştireceklerini bildirdi.Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti hareketi bir ahlak hareketidir. Siyasi hareket olmadan önce bir ahlak hareketidir, bir erdem hareketidir. 2001'de yola çıkıldığında bu hareketin ilk adı, daha partileşmeden önceki adı 'Erdemliler Hareketi'ydi. Biz her zaman bu ahlaki özü muhafaza etmeye devam edeceğiz. Bu ahlaki özde; birbirine saygı, hürmet, vefa duygusu vardır. Vefa duygusu ile bir araya gelip selamlaşmak üzerinden tekrar geçmişi yad etmek, geleceği inşa etmek vardır. Bu ahlak hareketi içerisinde kim bu davaya bir damla ter dökmüşse onun terine saygı duymak vardır."Gençliğin dünyadaki her türlü adaletsizliğe ve eşitsizliğe başkaldırı gücünü yüreğinde hissedebildiğini ifade eden Davutoğlu, AK Parti gençliğinin böyle bir ahlaki özle yoluna devam ettiğini kaydetti. Başbakan Davutoğlu, daha önce gençlik teşkilatlarında görev alan bir çok ismin AK Parti içerisinde yükselerek hem parti içerisinde hem de TBMM'de milletvekilliği gibi üst düzey görevlerde bulunduğunu anlattı. "Bu ahlaki öz dışında AK Parti hareketi bir tarihi duruş hareketidir. Duruşu olmayanın istikameti olmaz. Duruşu olmayanın baktığı coğrafyanın anlamı olmaz. Duruşu olmayanın tarih içerisinde yürüyüşünün herhangi bir şekilde dayandığı temel olmaz" diyen Davutoğlu, "AK Parti, bulunduğu mekana anlam katan, yürüdüğü tarihe yeni bir hedef ortaya koyan bir harekettir. Ne olursa olsun ahlaki özümüzden fedakarlık ve feragat etmeyeceğiz, ne olursa olsun tarihi duruşumuzun herhangi bir şekilde zaafa uğramasına izin vermeyeceğiz. Bunun da en önemli garantisi; sağlam bir gençlik teşkilatına sahip olmaktır" görüşünü dile getirdi. Yüzyılların muhasebesini yaptıklarını vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti: "1915'lerde o günün gençleri, hani 15'liler diye haklarında destan yazılmış gençler bir imparatorluğun savunması için, sadece bir imparatorluğun, bir devletin değil o devletin temsil ettiği bütün değerlerin savunması için sadece Çanakkale'nin değil, onun arkasındaki Medine'nin, onun öte yakasındaki Hindistan'ın ve dünyadaki bütün mazlumların dönüp baktığı İstanbul'un savunması için canlarını ve bütün varlıklarını feda edercesine şehadete yürüdüler. Onların imtihanı sizden, bizden çok daha zordu ama eğer onlar o gençlik idealleri ile şehadete yürümemiş olsalardı, emin olun ki biz burada oturup bu davadan bahseder olamazdık.1920'ler, yeni bir devletin inşasında karşılaşılan zorluklarla birlikte yeni meydan okumaları getirdi. Daha sonra 30'lar 40'lar tek parti zulmü altında gençlerin, ikinci dünya savaşı şartlarının getirdiği ağır baskılar altında ezana hasret olduğu yıllar. İdeallerini yaşamak için dağ başlarında dahi jandarma baskısı ile karşı karşıya kalan nesillerin yılları. 1950'ler demokrasiyi inşa faaliyeti içerisinde daha ilk tecrübeleri ile birlikte ümitleri 27 Mayıs ile sarsılan gençlik.60'lı, 70'li yılların gençliği bu masada size göre daha önceki nesli temsil eden bizlerin gençliğinin nesli ise sayın Cumhurbaşkanımızın, buradaki bakanların bir çoğunun gençlik yılları ise sağcı-solcu diye bütün bir gençliğin karşılıklı cephelere bölündüğü ayrıştığı ve kardeş kanının döküldüğü yıllar. Büyük idealleri şu veya bu gerekçeyle gündeme getirdiğinizde hesaba çekildiğiniz yıllar."Gençlerin önüne hep tuzaklar kurulduğunu vurgulayan Davutoğlu, zulüm ve baskıların geldiğini anlattı.Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi: "12 Eylül, gençlerin bu sefer bir sağdan bir soldan idam sehpasına gönderildiği Diyarbakır Cezaevi'nde, Mamak'da, Metris'de değişik düşüncelerde gençlerin büyük işkenceler altında zulüm gördüğü yıllar. Gençliğin ümitlerinin tüketildiği yıllar. İşte o dönemde dahi gençlik heyecanını kaybetmeyenler bugünü inşa etmek için hep çaba sarf ettiler, çaba sarf etmeye devam edecekler. 90'lı yıllar, bir yüzyıl içinde bizim gençliğimizin kendi istikameti üzerine yürümesinin imkansız olduğu neredeyse 20. yüzyılın özetinden bahsediyorum. 90'lı yılların tablosunda biraz önce 28 Şubat'ta gördük. Genç kızlarımızın sadece gençlik onurları değil, insanlık onurları değil, kadınlık, kızlık onurlarının da zedelendiği hepimizin yüreğini yakan zulüm yılları. Aynı şekilde terör üzerinden doğunun ve batının gençlerinin karşılıklı olarak birbirlerine silah çektikleri dönemler. Terör belası ile bir neslin dağlarda çürütüldüğü ve kendi kardeşiyle çatışmaya sokulduğu, dış güçlerin de tesiriyle büyük acıların yaşandığı dönemler."(Sürecek)