Danıştay Saldırısında Hayatını Kaybeden Özbilgin, İzmir'de Anıldı

Danıştay Saldırısında Hayatını Kaybeden Özbilgin, İzmir'de Anıldı

İki Yıl Önce Gerçekleştirilen Danıştay Saldırısında Hayatını Kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Yaptırdığı 'Bağımsız Yargı ve Danıştay Anıtı'nda Düzenlenen Törenle Anıldı. İzmir Barosu Başkanı Avukat Nevzat Erdemir, Yaptığı Sert Konuşma ile Dikkatleri Üzerine Çekti.

Danıştay Saldırısında Hayatını Kaybeden Özbilgin, İzmir'de Anıldı

İki yıl önce gerçekleştirilen Danıştay saldırısında hayatını kaybeden 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptırdığı 'Bağımsız Yargı ve Danıştay Anıtı'nda düzenlenen törenle anıldı. İzmir Barosu Başkanı Avukat Nevzat Erdemir, yaptığı sert konuşma ile dikkatleri üzerine çekti.

İnciraltı'nda bulunan anıtın önünde düzenlenen törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Danıştay Hakimi İsa Yeğenoğlu, Danıştay Savcısı Mukaddes Aras ve Danıştay Savcısı Şenol Bolat ile çok sayıda yargı mensubu, belediye başkanları, avukatlar, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Anma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in şehit edildiği saldırı, sadece Danıştay'ı değil, tüm yargı ve adaleti, adalet temelinde yükselen devleti, insanımızı ve çağdaşlığı hedef almıştı." diye konuştu.

İzmir'in ve İzmirlilerin her zaman Türk yargısının yanında yer aldığını ifade eden Aziz Kocaoğlu şöyle konuştu: "Bizler, yargının bağımsızlığına gölge düşüren, bu ve benzeri bütün eylem ve anlayışlara karşı olduğumuzu, bugün burada bir kez daha yinelemek istiyoruz. Bizler, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konusunda, ne kadar duyarlı ve bilinçli olursak, demokrasimiz o kadar güçlenir. Demokrasimiz ne kadar güçlenirse, yurttaşlık haklarımızın güvencesi, o oranda artar."

Törene Danıştay'ı temsilen katılan Danıştay Hakimi İsa Yeğenoğlu, Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan'ın mesajını okudu. Çölaşan mesajında şöyle dedi: "17 Mayıs 2006'da görevinin başındaki yargıçlara yapılan alçakça saldırı, demokratik - laik Türkiye'ye, çağdaşlığa yapılan bir saldırıdır. Ama yargı sinmeyecek. Aksine Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini korumayı ve hukuk devleti kurallarını uygulamayı eskisinden daha kararlı sürdüreceğiz. Arkamızda çağdaş, aydınlık Türk ulusunun olduğunun bilincindeyiz. Türk ulusu üzerinde oynanmak istenen tüm oyunları yenecek güce sahiptir. Tarih bunu gösterdi. Gelecekte de bu böyle olacaktır".

İzmir Barosu Başkanı Avukat Nevzat Erdemir ise, "Antiemperyalist mücadele sonucu kurulan cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na, bu onurlu anıtı diktiği için Barom adına teşekkür ediyorum." dedi. Erdemir, törende özetle şöyle bir konuşma yaptı:

"Bu saldırı Demokratik laik hukuk düzenine, Atatürk devrim ve ilkelerine ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelmiştir. Bu saldırıyı yapanları ve onları bu suça azmettirenleri, yargı kararlarını yüz karası olarak, zulüm olarak niteleyenleri, yargı kararlarını paspas gibi çiğneyenleri, yargıçları yasa dışı odakların hedef olarak gösterenleri, yargıçları son günlerde karanlık odaklara takip ettirenleri, yargıçlar üzerinde baskı kuranları, yargıçları ve savcıları hedef gösterenleri, 'işte o kararı veren yargıçlar' diye manşet yapanları Çankaya'ya davet edenleri, yargıyı ele geçirmek için emperyal odaklara davetiye çıkaranları, sömürge müfettişlerine biat edenleri, onlardan medet umanları şiddetle İzmir Barosu adına kınıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ulusalcılığına bağlı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Kamusal alanda türban takılamayacağı, yargı kararı ile kesinleşmesine rağmen, siyasal iktidar kutsal değerleri politik istismar konusu yapmanın ötesinde rejimi değiştirme kastıyla davrandığını, buna dair ciddi kanıtlar olduğunu görmekteyiz. Devletin çoğu kurum ve kuruluşlarındaki teokratik kadrolaşma doruk noktasına ulaşmış ve ülkede karşı devrim yaşanmaktadır.

Cumhuriyetin bütün kurumları dış odakların desteğiyle siyasal iktidar tarafından ya ele geçiriliyor ya da yasadışı odaklara hedef gösteriliyor. Anayasa Mahkemesi'nin başkan yardımcısı, ben takip ediliyorum diyor, tarihsel bir davayı görmekte olan yüksek yargıcımız can güvenliğinden şikayet ediyor. Bu ancak diktatörlüklerde olur. Türkiye'nin Anayasal kurumları bu sıkıntıyı aşacak güçtedirler. Bu da gelir bu da geçer. Cumhuriyetin değiştirilmesi teklif bile edilmeyecek hükümlerini savunan İlhan Selçuk, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu gibi yurtsever isimler hakkında, önce Türk olmayan medya tarafından haklarında yargısız infazlar yapılır, sonra bu insanlar mağdur edilir. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları da bir zamanlar çete olarak itham edilmişti. Bu girişim Türkiye'de bardağı taşıran son damla olmuş ve görülmekte olan davayı Anayasa Mahkemesi önüne götürmüştür.

Eleştiri sınırının ötesinde yargıyı ve yargıçları suçlayanlar, yasadışı odaklara hedef gösterenler, karar verildikten sonra bu kararı zulüm olarak niteleyenlerde bu işlenen cinayetlerden sorumludurlar. Cumhuriyet sandıkta kurulmadı, kanla irfanla kurulmuştur."

Tören, anıta bırakılan karanfillerle sona erdi.