Danıştay'ın Öğrenci Andı Kararını Eleştiren AK Parti Sözcüsü Çelik: Yazarı Kafatasçıdır

Danıştay'ın Öğrenci Andı Kararını Eleştiren AK Parti Sözcüsü Çelik: Yazarı Kafatasçıdır

AK Parti Sözcüsü Çelik, Danıştay'ın Öğrenci Andı kararını eleştirerek ''Kendisini yürütmenin yerine koymuştur. Öğrenci Andı'nın yazarı Reşit Galib, kafatasçı bir figürdür. '' dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Danıştay'ın Öğrenci Andı kararını eleştirerek''Danıştay kendi sınırını aşmıştır. Hükümetin takdir hakkını yok saymıştır. Kendisini yürütmenin yerine koymuştur. Andımız'ın yazarı Reşit Galib, Türk siyasi tarihinin en şaibeli, kafatasçı figürlerindendir.'' dedi.

''BUNLAR ÇOK TEHLİKELİ ŞEYLERDİR''

Sözcü Çelik, ''Uğraştığımız çeşitli meselelerden birisi de Danıştay'da hukuki denetim yerine yerindelik denetimi yapılması yönündeki yanlış uygulamaydı. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi yerindelik denetimi yönünde kullanılamaz. Yargı kararlarına saygı duyuyoruz. Peki anayasa ile açık şekilde çelişen bu kararı eleştirmeyecek miyiz? Türkiye'yi tüketen bu gelenek bu kararla hortlamaya çalıştığı zaman tepki vermeyecek miyiz? Danıştay kendi sınırını aşmıştır. Danıştay, bu kararla hükümet gibi davranmıştır. Kendisini yürütmenin yerine koymuştur. Yürütmenin takdir yetkisini yok sayarak bu yetkiyi kendi kullanmıştır. Yasayı ve anayasayı açık bir şekilde çiğnemiştir. Bunlar çok tehlikeli şeylerdir.'' ifadelerine yer verdi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

''YANLIŞ BİR UYGULAMA YENİDEN HORTLATILABİLİR''

Çelik, ''Seçimlerin sonucunda ortaya çıkan iradeyi nereye koyacağız. Bu yapılan iş ilgili dairenin kendisini hükümetin yerine koymuştur. Maalesef Türkiye'nin çok geride bıraktığını düşündüğümüz çok tehlikeli bir geleneğin yeniden ortaya çıkmasıdır. Bu kapıyı açacaksak, yarın bir gün köprü yapacaksak Danıştay bunu engeller. Hükümetin alanına girmek gibi yanlış bir uygulamanın yeniden hortlatılması anlamına gelir.'' dedi.

''REŞİT GALİP KAFATASÇI FİGÜRDÜR''

''O dönemi Milli Eğitim Bakanı olan Reşit Galib'in bazı uygulamaları vardır. Bu şahıs Türk siyasi tarihinin en şaibeli, kafatasçı figürlerindendir. Milliyetçi arkadaşlarımız çok iyi bileceklerdir, Türk Ocakları'nı kapatan şahıs da budur. O dönemin şartları içerisinde, 1930'larda dünyada faşizm rüzgarları eserken, bu şahıs bu andı ve ezanın Türkçeleştirilmesini ortaya koyan kişidir. Son derece yanlış bir atmosferde kurgulanmış bir şeydir. Biz burada yargısal vesayeti ıskalamayalım. Türk milleti kavramını herhangi bir etnik kökene indirirsek tek vatan, tek millet, tek bayrak yaklaşımı zarar görür. Bizim milli kimliğimiz çayın içerisinde erimiş bir şeker gibidir. Her yerde bunu her gün görüyoruz. Çay kaşığı gibi insanların gözüne sokularak yaşatılan bir şey değildir. Tarihin içerisinden süzülerek gelmiştir, bedeli ödenmiştir ve hak edilmiştir. Kaderdaşlığa dayanır. Hukuk dışı vatanseverlik olmaz. Anayasaya rağmen vatanseverlik olmaz. Yargı kararı ve milli kimlik kavga ettirilemez. Sayın Bozdağ gibi hayatı boyunca kimlikçilik yapmamış bir arkadaşımızın, Bahçeli tarafından Kürt etnik kökenine vurgu yapılmasını yanlış buluyoruz. 'Seni uyarıyoruz' denerek taciz edilmesi asla kabul etmeyeceğimiz bir yaklaşımdır.''