Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2022 bütçesiyle ilgili eleştirileri yanıtladı: (2) - Haberler
Haberi Paylaş

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2022 bütçesiyle ilgili eleştirileri yanıtladı: (2)

AA, Aynur Ekiz - Politika
 - Güncelleme:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2022 bütçesiyle ilgili eleştirileri yanıtladı: (2)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Manipülatif hareketlerle kurun yeniden yükselmesine neden olan fırsatçıların da farkındayız. Ekonomimizi kısır döngüye sokmaya çalışan bu fırsatçılara kesinlikle izin vermeyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Manipülatif hareketlerle kurun yeniden yükselmesine neden olan fırsatçıların da farkındayız. Ekonomimizi kısır döngüye sokmaya çalışan bu fırsatçılara kesinlikle izin vermeyeceğiz." dedi.

Oktay, TBMM Genel Kurulunda, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmelerin ardından, hükümet adına soru, görüş ve eleştiriler üzerine yaptığı konuşmada, "Temel hedefimiz daha çok üreten, daha çok kazandıran, kazancın tüm milletimize fayda sağladığı, refahı kalıcı olarak yükselten, bağımsız bir ekonomik yapı inşa etmektir." diye konuştu.

Kaynakların, yüksek faize heba edilmesindense, doğrudan reel sektöre yönelmesini sağlamaya çalıştıklarını belirten Oktay, bu vesileyle kaynakların, kurda ve fiyat artışlarında sağlanacak dengeyle birlikte, tümüyle yatırıma, üretime, istihdama yöneleceğini söyledi.

Bu yaklaşımın, hem enflasyonun kalıcı olarak düşmesine hem de büyümede arzu edilen noktalara gelinmesine imkan sağlayacağını kaydeden Oktay, "Manipülatif hareketlerle kurun yeniden yükselmesine neden olan fırsatçıların da farkındayız. Ekonomimizi kısır döngüye sokmaya çalışan bu fırsatçılara kesinlikle izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Salt faizleri artırarak enflasyonla mücadele edilmesi politikasının soruna kalıcı çözüm getirmediğinin bundan önce defalarca görüldüğünü anlatan Oktay, yüksek faizle sıcak para çekilmesini takiben yerli üretimi yok eden, üretim maliyetlerini artırarak yapısal enflasyonu kalıcı hale getiren bir modelin, enflasyonla kalıcı mücadele aracı olarak nitelendirilemeyeceğinin altını çizdi.

"94'le ilgisi olmayan başarılı bir Türkiye tablosu vardır"

"Ülkemizin kaynaklarını küresel sermayeye aktaran, ekonomiyi bağımlı hale getiren ve büyümeyi istikrarsızlaştıran manipülatif vesayetin; yatırımı, üretimi ve istihdamı içten içe çürütmesine müsaade etmeyeceğiz." diyen Oktay, "Bu sayede, halihazırda her ay yeni bir tarihi rekor kıran ihracattaki artışın, gelecek yıllara da taşınması sağlanacak, cari açık verip bu açığı dış borçla finanse eden değil, cari fazla veren bir ekonomik yapı kurulacaktır." dedi.

"Ekonomide de dünya 5'ten büyüktür" dediklerini ve demeye devam edeceklerini ifade eden Oktay, Türkiye'nin "yüksek büyüme hızlarında yüksek cari açık verir" tezini yalanlarcasına büyük bir başarıya imza atmakta olduğunu dile getirdi.

Bir milletvekilinin cari fazla veriyor olunmasını cari fazla verilen 1994 ve 2001 yıllarındaki kriz dönemlerine benzettiğini aktaran Oktay, "1994'te cari fazla verirken ekonomimiz yüzde 5,5 oranında küçülmüştür. Yine 2001'de cari fazla verilirken ekonomimiz yüzde 6 küçülmüştü. Bugün, cari fazla veriyoruz ve 2021 yılında yüzde 10 gibi rekor bir düzeyde büyüyoruz. Yani, hem cari fazla veren hem de güçlü bir büyüme ivmesi yakalamış 94'le ilgisi olmayan başarılı bir Türkiye tablosu vardır." yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şöyle devam etti:

"İnsanımızın işiyle, aşıyla, geleceğiyle dertleniyoruz. Topyekün bağımsız bir ekonomi yönünde mücadelemizle faiz lobileri ya da para baronları değil; işçimiz, esnafımız, KOBİ'lerimiz, çiftçilerimiz; genciyle yaşlısıyla tüm milletimiz kazanacaktır. Buradan milletimize özellikle gençlerimize sesleniyorum; vesayete, teröre, darbecilere karşı nasıl birlik beraberlik içinde mücadele ettiysek, faiz lobilerinin ekonomimize ördüğü ağlarla da birlikte mücadele edelim. Geleceğimizi kurtaracak bu dönüşümün sancılarını geçmişte olduğu gibi omuz omuza atlatacak, geride bırakacağız.

Bunu da çözeceğimizi göreceksiniz."

"Reel ekonomimiz bu tehditleri boşa çıkaracak güç ve kabiliyettedir"

Orantısız ve haksız fiyat artışlarıyla milleti paniğe ve karamsarlığa sürükleme niyetinde olanların karşısında olduklarını ifade eden Oktay, fiyatlar genel seviyesindeki artışın da kurlarda yaşanan dalgalanmanın da farkında olduklarını söyledi.

Öncelikle salgının oluşturduğu arz ve talep dengesizliği kaynaklı başlayan ve tedarik sorunlarıyla daha da artan küresel fiyat artışlarından Türkiye'nin olumsuz etkilendiğinin bir gerçek olduğunu belirten Oktay, küresel enerji, emtia ve navlun fiyatlarının etkisiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de fiyatlar genel seviyesinin yükseldiğini aktardı.

Bu süreçte işçi, memur, emekli, esnaf dahil enflasyondan etkilenen tüm kesimlere gereken desteği vereceklerini ve vatandaşı enflasyona asla ezdirmemeye kararlı olduklarını vurgulayan Oktay, "Reel ekonomimiz bu tehditleri boşa çıkaracak güç ve kabiliyettedir. Artık ülkemizin ulaştığı seviye algı operasyonları ile döviz manipülasyonları ile zayıflatılacak ve engellenecek bir seviye değildir. Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek, yurt içi tasarrufları artırmak, özel yatırım kaynaklı büyüme yapısını kurmak, alternatif finansman yöntemleri ile yeni yatırım araçları oluşturarak para ikamesini azaltacak uygulamaları hayata geçirmek ve finansal istikrarı güçlendirmek temel makroekonomik önceliklerimiz olacaktır." diye konuştu.

Bu amaçla, hızla gerçekleştirilecek ilave istihdama destek paketi ile yerli ve milli üretimi özendirici destek paketleri ile üreten kesimin yanında olmaya devam edeceklerini kaydeden Oktay, 2021 yılının ikinci yarısından itibaren başlayan faiz indirim sürecinin, hanehalkının ve firmaların krediye erişim imkanını ve finansal şartları rahatlatarak tüketim ve yatırım harcamaları üzerinde olumlu bir etki ortaya çıkaracağını dile getirdi.

"Küresel fiyatlardan kaynaklanan maliyet artışlarını, vatandaşlarımıza yansıtmamak için gerekenleri yapıyoruz"

Ekonomik temellere dayanmayan bu kur hareketlerinin en kısa sürede piyasa açısından rasyonel bir noktada dengeye ulaşacağını aktaran Oktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Enflasyonla tek başına faiz kararları ile mücadele edilmeyeceğinin kabulüyle kamu maliyesindeki imkanlarımızı da kullanarak başta enerji olmak üzere küresel fiyatlardan kaynaklanan maliyet artışlarını, vatandaşlarımıza yansıtmamak için gerekenleri yapıyoruz. Ayrıca kur dalgalanmalarından faydalanmaya çalışan fırsatçılara da göz açtırmıyoruz. Temel gıda ve ihtiyaç maddelerindeki fiyat hareketleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yakından takip ediliyor. Diğer taraftan, bakliyat, yağ, sebze ve meyve, et ürünleri, süt ürünleri, temizlik malzemeleri gibi ürün gruplarında toplam 31 çeşit ürüne yönelik olmak üzere, zincir marketlerin fahiş fiyat artışı yapıp yapmadıkları hususu Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından inceleniyor. Vatandaşımızın bir kuruşunun bile haksız yere heba olmasına izin vermeyeceğiz. Diğer taraftan milletimizin bütçesini korumak için gerek gıda arzında bir eksiklik yaşanmaması, gerekse üretim maliyetlerindeki yükün azaltılması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir."

Artan hammadde fiyatlarının et, süt ve yem üreticilerinin maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmek üzere Yem Regülasyon Çalışmasının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatıldığını, Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki hububat, hayvancılıkla uğraşan çiftçilere, kanatlı entegre tesislerine ve yem sanayisine uygun fiyatlarla satışa sunulduğunu hatırlatan Oktay, gıda arzında stratejik öneme sahip tahıllar, baklagiller, yağlı tohumlu bitkiler ve tıbbi aromatik bitkiler gibi ürünlerin üretiminin artırılması, katma değeri yüksek olan sebzelerin yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gibi projelerle tarımsal üretimi desteklediklerini kaydetti.

Bu doğrultuda 2017 yılında 12,9 milyar lira olan tarımsal destek miktarını 2 kat artırarak 2022 yılında 25,8 milyar liraya çıkaracaklarını bildiren Oktay, hayvan varlığını, et, süt, yumurta ve bal başta olmak üzere yerli hayvansal üretimini de en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

"Bu zihniyetin Türkiye'de taş üstüne taş koymaya ne kadar karşı olduğu açıktır"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Şunu da sileceğim, bunu da vereceğim" gibi vaatler vererek, geçmişteki "Siz ne veriyorsanız ben 5 fazlasını vereceğim" diyen siyasetçileri hatırlattığını kaydetti.

Türkiye'nin dört bir yanında yükselen dev eserleri inşa etmekte kullanılan kamu özel iş birliği modelini hedef alarak, aslı astarı olmayan yorumlar yapıldığını anlatan Oktay, "Bu zihniyetin Türkiye'de taş üstüne taş koymaya ne kadar karşı olduğu açıktır. Bir dikili ağacı olmayanlar, milletimizin rahatça faydalandığı konforlu hastaneleri, her gün geçtiğiniz güvenli ve modern yolları, ülkemize doğrudan yatırım sağlayan iş birliklerini fütursuzca eleştirmekten çekinmiyorlar. Şimdi şehir hastanelerine karşı çıkan zihniyetin geçmişte hastane kapısında, ilaç kuyruğunda bekleyen milletimiz için hiçbir şey yapmadığını iyi biliyoruz. KÖİ modeliyle inşa edilen modern köprü ve yollara karşı çıkanlarla dün İstanbul'da inşa edilen tüm boğaz köprülerine, Marmaray'a, Avrasya Tüneline karşı çıkanlar ayni kişiler, aynı zihniyet." değerlendirmesinde bulundu.

"Terörle mücadelede yanımızda olmayıp Kandil'den 'aferin' almayı tercih edenler de yine bunlar." diyen Oktay, "AKM diye Gezi Parkı diye ortalığı ateşe verenler de bunlar… Ne oldu, Atatürk Kültür Merkezini eskisinden katbekat daha iyi şekilde inşa etmedik mi? Sizleri de davet ediyoruz, buyurun gelin görün. Dilinize doladığınız şehir hastaneleri özellikle Kovid döneminde kaç vatandaşımıza şifa oldu, kaç hayat kurtardı haberiniz var mı? Size kalsa başka ülkelerde gördüğümüz o koridorlarda hastaların yerde yattığı acı manzaralar, salgın döneminde Türkiye'de de yaşanırdı." ifadelerini kullandı.

"KÖİ projelerinin oluşturduğu katma değeri görmemek için idrak perdelerinizin kapalı olması gerekir"

Oktay, kamu özel iş birliklerinin inşa ve ihya projeleri olduğunu, en kaliteli altyapı hizmetlerini vatandaşlarla en hızlı şekilde buluşturmak için olduğunun altını çizdi.

KÖİ modelinin, sadece Türkiye'de de değil, dünyada 134 ülkede de yaygın olarak kullanılan bir model olduğunu dile getiren Oktay, şunları kaydetti:

"Dünyadan haberiniz olsun biraz. Gelin rakamsal karşılaştırmalara da bakalım; Örneğin en son KÖİ projelerimizden birine bakalım; Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü: Projenin toplam maliyeti 3,84 milyar avrodur. Her türlü bakım onarım ve işletme maliyetlerinin yüklenici firmaya ait olacağı 10 yıl 8 aylık işletme süresince bakanlığın net karı 520 milyon avroya ulaşacaktır. Bu süre sonunda da köprü ve otoyollar yenilenmiş olarak devlete devredilecektir. Bunu da çok iyi biliyorsunuz ama ısrarla milletimizden gizlemeye çalışıyorsunuz. Milletimiz bunu çok iyi bilir. Hatta sizin teşkilatlarınız bunu çok iyi bilir. Dün sosyal medyadan paylaştığınız otoyollara bakın. O arkadaşları tebrik ediyorum. Sizin ekibinizden çekmişler, Türkiye'yi anlatıyorlar. En azından hakkaniyetli olanlar var aranızda. Teşekkür ediyorum onlara. Toplam yıllık istihdama etkisi ise 52 bin kişiye ulaşacaktır. Ülkemizde KÖİ modeli ile gerçekleştirilen ve yakın zamanda ihalesi yapılan Antalya Havalimanı projesi; KDV dahil 8 milyar 555 milyon avroluk ihale bedeli son yıllarda ülkemize ve ekonomimize olan güvenin bir yansımasıdır. Rakamlar ve eserler somut şekilde ortadayken KÖİ projelerinin oluşturduğu katma değeri görmemek için idrak perdelerinizin kapalı olması gerekir."

(Sürecek)

AA / Aynur Ekiz - Politika

Politika, Haber

title