Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkesine, İnsanlığa Hizmet Etmek Yerine Zihnini ve Yüreğini Amerika'da...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkesine, İnsanlığa Hizmet Etmek Yerine Zihnini ve Yüreğini Amerika'da...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkesine, insanlığa hizmet etmek yerine zihnini ve yüreğini Amerika'da yaşayan bir şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da olmaz, Müslüman da olmaz" "Boğaziçi Üniversitemiz hala ülkemizin en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından biridir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkesine, insanlığa hizmet etmek yerine zihnini ve yüreğini Amerika'da yaşayan bir şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da olmaz, Müslüman da olmaz"

"Boğaziçi Üniversitemiz hala ülkemizin en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından biridir. Bununla birlikte bizim gönlümüzden geçen konuma ulaşamadığını belirtmek durumundayım"

"Boğaziçi Üniversitemiz hala ülkemizin en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından biridir. Bununla birlikte bizim gönlümüzden geçen konuma ulaşamadığını belirtmek durumundayım"


İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversiteliler Derneği 14.Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, "Ülkesine, milletine,insanlığa hizmet etmek yerine zihnini ve yüreğini Amerika'da yaşayan bir şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da olmaz,Müslüman da olmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversiteliler Derneği 14.Olağan Genel Kurulu'katıldı. Genel Kurula Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İBB Başkanı Mevlüt Uysal, YÖK Başkanı Yekta Saraç, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Mehmed Özkan ve çok sayıda üniversite mezunu katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın köklü üniversitelerinden örnekler vererek, "Dünyanın köklü üniversitelerine baktığımızda kendi toplumlarıyla aralarında çok güçlü bağlar bulunuyor olması Amerikanı İngiltere'nin köklü üniversiteleri Mevlana'nın söylediği gibi bir ayağını kendi ülkelerine ve toplumlarına sıkı sıkı basıyor, diğer ayağıyla tüm dünyaya tüm evrene sesleniyorlar. Bu yaklaşım bizim yabancımız değil. Matematikte,fen bilimlerinde atılımlar bu coğrafyadan çıkıyordu. Cumhuriyet döneminde de hem kendi birikimimize sahip çıkacak hem de küresel düzeyde iddia sahibi olacak bilim yuvaları kurmak için pek çok deneme yapılmıştır. Bunların bazıları da yabancı eğitim kurumlarının mirasları üzerine kurulmuştu. Boğaziçi Üniversitesi de bunlardan biridir. Boğaziçi Üniversitemiz hala ülkemizin en prestijli yüksek öğrenim kurumlarından biridir. Bununla birlikte bizim gönlümüzden geçen konuma ulaşamadığını belirtmek durumundayım. Bu ülke ve bu milletin değerlerine yaslanamadığı için küresel bir marka haline gelme çabalarında da hedeflerine tam manasıyla ulaşamamıştır. Temelinin yabancı bir eğitim kurumuna dayanıyor olması bu zemine oturmasına asla buna mani değildir. Çok seslilikle kendi ülkesine ve milletine yabancılık arasındaki çizgiyi doğru çizmeden de bunu başaramayız. Batı ülkelerindeki üniversiteler çok sesli değil mi 'hangisinin sürekli kendi devletine kendi halkının değerlerine karşı faaliyet yürüttüğünü gördünüz. Dünyanın en iyi üniversitelerinde eğitim görmekle yerli ve milli duruş sahibi olmak asla birbirinin zıttı değildir. Asıl mesele fiziken nerede durduğunuzdan ziyade zihin olarak nerede durduğunuz meselesidir. Türkiye son 200 yılda bu dengeyi doğru şekilde kuramadığı için yurt dışına gönderdiği evladını fiziken değil ama zihnen kaybetmiştir. Sıkıntımız bu. Boğaziçi üniversitemiz derneğimizin katkısıyla maziden atiye kuracağı güçlü köprüyle bu bakımdan kısa sürede dünya akademik hayatında hak ettiği yere geleceğine inanıyorum. Daima yanınızda yer alacağımı özellikle belirtmek istiyorum. Açık konuşmayı severim. Gizli hafıza kaydım yoktur. İster yerli ister yabancı. Açık konuşmak lazım.Hep söylenir. Eğitim öğretim özgürlüğü, düşünce özgürlüğü bunlar hep konuşulur. Konuşulması güzel de uygulamaya gelindiği zaman hocalarımız bu işe nereye kadar pergellerini açıyor. Çünkü belli bir fikrin savunucusu olanlara kapıyı aç. Belli bir fikrin savunucusu değilse ona kapıyı kapa .Bu mu özgürlük.Eğitim öğretim kurumlarının bu noktada kefeni yırtması lazım. Ehliyet liyakat kimdeyse o girmesi lazım. Üniversiteler bilime, bilimsel araştırmaya ve bunların somut çıktılarına yaptıkları katkı yanında bulundukları toplumda yol açtıkları büyük değişim sebebiyle önemlidir . Kendi tarihimize yozlaşma dönemlerine baktığımızda bunun en yıkıcı etkilerinin bilim yuvalarında başladığını etkilerini en çok oralarda bilimin olmadığı yerde sadece cehalet onunla birlikte vahşet de kök salmaya başlar terör niye üniversitede var. Bizim üniversite zamanımızda anarşiydi. Sonra bu neye dönüştü teröre dönüştü 15 yılda ciddi manada bu olayları görmüyoruz. Bunun ne kenarından uzağından geçilmemesi lazım .Üniversitelerimizin huzur mekanları olması lazım. Oralarda kalemler laptopların konuşması lazım. Onlarla yarışmak lazım."dedi. Selçukluyu yıkıma götüren Haşhaşi dalgasının cehalet ve vahşet koktuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Bugün de Türkiye de benzer saldırılarla karşı karşıya . FETÖ ihanet çetesi etkisine aldığı insanların zihinlerine örgüte karşı kayıtsız şartsız bir itaat duygusuyla çökertirken, gerektiğinde kayıtsız, şartsız 15 Temmuz'da olduğu gibi en acımasız vahşetlere yöneltmiştir. Ülkesine milletine, insanlığa hizmet etmek yerin zihnini ve yüreğine Amerika'da yaşayan şarlatana adayan mankurtlardan bilim adamı da olmaz Müslüman da olmaz. Alim olmak başka bir şeydir arif olmak başka birşeydir. Arif irtifa makamıdır. İrfanla yoğrulmamış ilim nasıl bizi kalpsiz beyinlerin tasallutuna maruz bırakırsa İslamın temiz ve pak mayasıyla yoğrulmamış körü körüne inanç da bu tür sapkınlıkları aracı haline dönüşür. Lazım olan Dinimizin emrettiği şekilde gönül süzgecinden geçirilerek damıtılmış bilgidir yani hikmettir. Duamız hep şu olsun ya rab bizi bilgi ve hikmetle zenginleştir. hikmetsiz bilgi adeta yok mesafesindedir. . Her kim İslam terakkiye manidir derse hikmetten nasip almamış bir nadandır. Bu anlayışın derdi selamlama değil bunların tek gayesi kurdukları tuzaklara çekebildikleri kadar insanı çekebilmektir. Kim olduğunu nereden geldiğini nereye gittiğini bilmeyen insanlar bu tür tuzaklara düşebilir. Biz düşmedik düşmeyeceğiz. Bir Boğaziçilinin böyle bir tuzağa düşmesine asla gönlümüz razı gelmez.Birileri gelip karşımıza sen düşüme gerisine karışma diyorsa orada bir şeytanlık vardır. Pensilvanya olayı böyle değil mi . Ne diyor oraya tabi olanlar. O dediyse doğrudur. Bir tane profesör müsvettesi var. Tweetinde şu ifade var, " o bize şah damarından daha yakındır" diyor. Allah'ın ayetinde bize şah damarında yakın olan sadece Allah'tır .Allah'tan başkası yoktur. Dolayısıyla bu ifade şirktir. Allah'a ortak koşmaktır. Sen bunun nasıl söylersin. O kim.Şarlatanın teki" dedi. Türk milletinin bu çarpıklığın farkına vardığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Artık her yerde bu sorgulamaların yapıldığını görüyorum. 15 Temmuz direnişi bu sorgulamanın neticesidir. Benim halkım o günün gecesine bu sorgulamayı yapmamış olmasaydı f-16nın helikopterlerin altına yatar mıydı' tankların altına atar mıydı kendini? Milletimiz mesele vatan olduktan sonra gerisi teferruattır dediler ve şehadete yürüdüler. 15 temmuz bir direniş, başlı başlına bu ferasetle gerçekleşen bir uyanış ve özüne dönüştür. Türk milleti olarak bin yıldır hep yaptığmız gibi bu sürecin de öncüsü olacağız. Sarıkamışın 103 .yılı. Benim dedem de Sarıkamış'ta şehit oldu. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Postalları miflonlu giyecekleri yoktu. O karda kışta tüfeğine sarılı olarak dondu kaldı. Neler çekmişler.birileri nerelin peşinde koşuyor. Devran değişti artık. Gereği neyse gereğini yapacağız. Milyonlara bu sonuç yeterli gelmiyor yeniden ayağa kalkma yükselişe geçme günüdür. Savunma sanayinde bizim yerli olarak üretimimiz yüzde 15 ti şimdi 65e çıktı. Silahlı silahsız insansız hava araçlarımız var artık. Amerika'nın kapısına dayandığı zaman cevap kongre izin vermiyor diyorlardı ama istedikleri yerlere veriyordu. Şimdi kendi ihtiyacımı kerdimiz karşılıyoruz. Onlardan geri değiliz 32 bin feete kadar çıkabilen silahlı silahsız ihalarımız var. 28 saat havada kalabilen unsurlarımız var. Terörle mücadele aynen devam edecek. Şahlanışının birinci şartı imansa yürekse ikinci şartı da bunun somut çıktıları ortaya çıkaracak bilimdir bilimsel zihniyet ve bilim kuruluşlarıdır"dedi.

Kaynak: İHA