Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)

08.01.2021 15:21 | Son Güncelleme: 08.01.2021 17:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Kovid-19 aşısı) Şu anda Çin'den ilk parti 3 milyon olarak geldi ama bu 50 milyona kadar çıkacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Kovid-19 aşısı) Şu anda Çin'den ilk parti 3 milyon olarak geldi ama bu 50 milyona kadar çıkacak. Aynı şekilde hemen hemen bir o kadar da Almanya'dan gelecek." dedi.

Erdoğan, cuma namazını kıldığı Ömer Öztürk Camisi'nin çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 aşısına ilişkin soru üzerine Erdoğan, aşı konusunda Çin, Almanya ve yerli olmak üzere Türkiye'nin üç kaynağı olduğunu dile getirerek, "Şu anda Çin'den ilk parti 3 milyon olarak geldi ama bu 50 milyona kadar çıkacak. Aynı şekilde hemen hemen bir o kadar da Almanya'dan gelecek. Bu konuda Uğur Bey ve eşiyle gerekli görüşmeleri Sağlık Bakanımız da yapıyor." diye konuştu.

Erdoğan, bu çalışmaları sürdürürken hafta içinde de aşılarda belli bir takvim içerisinde Sağlık Bakanlığının çalışmalarını sürdüreceğini, hastanelerde belli odalar tahsis edilmek suretiyle aşı uygulamasının devam edeceğini kaydetti.

"Bu aleyhte kampanyalara inanıyorum milletim prim vermeyecektir"

Bütün hassasiyet göz önüne alınarak bu adımların atıldığını ve atılmaya da devam edildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir gerçeği daha özellikle vurgulamam lazım. Bazı çevrelerin aleyhte kampanyaları var. Bu aleyhte kampanyalara inanıyorum milletim prim vermeyecektir. Burada çünkü insanımızın sağlığı söz konusudur. Bilim adamlarımızın bu konudaki açıklamaları, tavırları, her şey ortadadır. Buna saygı duymamız lazım, buna inanmamız lazım. Allah göstermesin yaşanan ölüm vakaları, hasta vakaları, bütün bunlar yaşandığında da 'Niçin ben bu aşıyı olmadım veya niçin bu aşıyı yaptırtmadım', böyle bir söz hakkı kimsede olamaz. Hastalıklarda da yine aynı durum söz konusu. Şunu göz ardı edemeyiz. Bu kadar hastanelerimizde tedbirlerimiz var değil mi? Bu kadar fiziki imkanlar, bu kadar doktorlarımız, bunlarla beraber kaldı ki doktorlarımızın içinden de ölenler, hastalananlar oldu. Bütün bu tedbirleri alacağız. Bütün bu tedbirleri aldıktan sonra da neticesine katlanacağız. Burada her şey söz konusu. Çünkü, bu Kovid vakası böyle sıradan bir vaka değil. Adeta asrın vebası. Bunun için de bizim bir devlet başkanı olarak, bir iktidar olarak elimizden ne geliyorsa bunu yapmaya mecburuz. Şu anda biz de tüm insanlık, tüm ülkeler neyi yapıyorsa biz de onu yapıyoruz. Yarın ben bir devlet başkan olarak 'Ya şunu niye yapmadık veya yapmadım' dememeliyim. Bütün ekibimle, arkadaşlarımla, kabinemle yaptığımız iş budur, bunu yapıyoruz. Çünkü ben yarın milletime karşı bu sorumluluğu taşıyamam. Bu sorumluluğun bilinci içerisinde bu adımları atıyoruz ve bedeli ne olursa olsun dedik, biz bu aşıları da alacağız, ilaçları da alacağız, bunların bir kısmını ülkemizde üreteceğiz ve inşallah bunlarla beraber bu mücadeleyi, bu savaşı vereceğiz."

"Buna benzer görüşmeleri bundan sonra da yapmayı planlıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü ziyaretlerinize ilişkin soru üzerine, Bahçeli ile yaptığı görüşmenin mutat olduğunu, zaman zaman Bahçeli'nin kendisini, zaman zaman da kendisinin Bahçeli'yi ziyaret ettiğini söyledi.

Ziyaretlerde, geleceğe yönelik neler yapabileceklerini konuştuklarını, şu andaki durumun değerlendirmesini yaptıklarını belirten Erdoğan, yine ağırlıklı olarak da ülkenin dünyadaki ikili ilişkileri, bölgedeki faaliyetler, terörle mücadele konularını Bahçeli ile etraflıca görüştüklerini anlattı.

Erdoğan, Bahçeli'nin de bu noktada, kabineye, hükümetin yaptığı çalışmalara yönelik başarı temennilerini söylediğini ifade ederek, geçmişten bu yana tarih analizleri de yaptıklarını dile getirdi.

Bu analizlerle beraber bundan sonra da neler yapılabileceğini konuştuklarını belirten Erdoğan, " Bu konuda aramızdaki Cumhur İttifakının güçlenerek yarınlara devamı için birliğimizi, beraberliğimizi sürekli teyit ediyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü ziyaretine ilişkin de şunları söyledi:

"Geçmişte beraber olduğumuz benim bir büyüğümdür. 86 yaşında bir büyüğüm. Benim bu ziyaretim hem bir nezaket ziyareti hem de bu ittifak meselesinde yani bir seçim ittifakı mı olur veya geleceğe yönelik biz bir terörle mücadele verirken burada bu terörle mücadelede her türlü desteğin bizim yanımızda olması lazım. Yani biz bir yalnızlığı hissetmememiz lazım. Bunun için de şu anda buna benzer görüşmeleri bundan sonra da yapmayı planlıyorum, yapacağım. Geçenlerde biliyorsunuz Demokratik Sol Partinin Genel Başkanıyla da Külliye'de bir görüşmemiz oldu. Bundan sonraki süreçte de bu tür görüşmeler devam edecek."

Katar'a yönelik ambargonun kaldırılması

Erdoğan, Katar'a uygulanan ambargonun kaldırılmasının nasıl değerlendirdiğine ilişkin soru üzerine de bu ambargonun kaldırılmasının özellikle Körfez için çok isabetli ve hayırlı olduğunu söyledi.

Bunun on yıllara dayalı, hatta akrabalık bağlarının aralarında olduğu bu insanların bu şekilde birbirlerine karşı adeta düşman kamplarına bölünmesinin Körfez için olumlu bir gelişme olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Şu anda bunun başarılmış olması Körfez için çok çok isabetli, çok çok hayırlı bir adım olmuştur. Temenni ederiz ki bizim de Körfez işbirliği içerisinde bir konumumuz var. Bu konumumuzun yeniden ihdas edilmesi, yeniden yerini alması da ayrıca bu Körfez işbirliğini daha da güçlü hale getirecektir." dedi.

"Başörtüsüne karşı çıkanlar Anayasa'dan bihaber"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtüsüne ilişkin soru üzerine de şöyle konuştu:

"Şu anda zaten başörtüsüyle ilgili konuda Anayasal noktada herhangi bir sıkıntı yok. Şu anda başörtüsüne karşı çıkanlar Anayasa'dan bihaber. Anayasa'da ne var, ne yok, bundan bihaber. Bizler öyle adımlar attık ki şu anda gördüğünüz gibi hanım kardeşlerimiz başını örtmek suretiyle devletin hemen her kademesinde artık görev almaya başladı. Bu Anayasa ihlaliyle değil, Anayasaya dayalı olarak bu olmaktadır. Eğer bugün bir hakim, bir savcı, bir Danıştay üyesi olabiliyorsa hanım kardeşlerimiz, artık o tarih olan dönemler vardı, şimdi bunlar aşıldı. Fakat bu CHP'li zat maalesef bunlardan bihaber olduğu için kalkıp, 'Böyle bir karar verici olursa ben buna güvenemem' gibi saçma sapan bir açıklama yapıyor. Çünkü bunlar partili olmuş veya geçmişte bakanlık falan yapmış ama bu ülkede yasalar neyi ikame ediyor veya yasalar neye amir, bunlardan haberi yok. Çok dışında kalmışlar. Bundan sonraki süreçte de atılacak adımlar derken, kurumlar noktasında, birçok kurumda nasıl artık bu bayan kardeşlerimiz görev alıyorlarsa, şu anda görüyorsunuz emniyet teşkilatımızda hanım kardeşlerimiz başları örtülü olarak görev alıyor mu, alıyor. Geçmişte böyle bir şey var mıydı? Yoktu. Söylenseydi bunlar 'Olmaz öyle şey ya', derlerdi. Oldu mu? Oldu. Bunu kastettim."

(Bitti)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Hanife Sevinç

Manşet Haberler

title