Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Yayında

Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Yayında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullah Gülen'in iadesine ilişkin, "Görünen şey şu, Bharara denilen o savcının malum görevden alınmış olması, bu olumlu adımlardan bir tanesi ama tabi Bharara'nın altı şu anda tamamen onun kendi ekibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Yayında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullah Gülen'in iadesine ilişkin, "Görünen şey şu, Bharara denilen o savcının malum görevden alınmış olması, bu olumlu adımlardan bir tanesi ama tabi Bharara'nın altı şu anda tamamen onun kendi ekibi. Biz şimdi tabi bunları da aslında bekliyoruz ve orada gerek Fetoyla ilgili atılan adımlar, gerek Rıza Zarrab'la ilgili atılan adımlar, bunları biz adil yaklaşım tarzları olarak görmüyoruz ve adaletin bir an önce tecellisi çok önemli." dedi.

Erdoğan, TV Net, Beyaz TV, TGRT Haber ortak canlı yayınında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bugün, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile, Suriye'deki son gelişmelerden sonra, Türkiye-Rusya, Türkiye-ABD birlikte ne gibi çalışmalar yapabileceklerini görüştüklerini söyledi.

Erdoğan, İdlib'deki kimyasal silah saldırısının üzerinde durduklarını, müşterek çalışmaları bundan sonraki süreçte de devam ettirebileceklerini konuştuklarını anlatarak, "Aynı zamanda kimyasal silahla mücadele noktasında şu anda Türkiye'de bir ekip var. Bunlar burada bir çalışma yürütüyorlar. Bu konuyla ilgili olarak bir Türk, kimyasal silahlarla ilgili olarak o kurulun başında bulunuyor. Ekip şimdi burada ve başkanlığını bir Türk'ün yapmış olduğu böyle bir soruşturma grubuyla biz Türkiye olarak dedik, bu çalışmada her türlü desteği vermeye hazırız. Bu noktada biz geri duramayız ama elimizde bazı ciddi belgeler, bulgular var. Bunları da paylaşmaya hazırız dedik. Bu konuyla ilgili genelkurmay başkanlarımız görüşmelerini sürdürüyorlar. Bütün bunlarla beraber bir de ikili ilişkilerimizde charter seferleriyle ilgili bazı dedikodular duyduk. Bunlar bizi rahatsız etti. Bunu kendisiyle paylaştık. Bu çalışmayı, beraberce kendileriyle aynı zamanda Amerikalı yetkililerle, belki yarın Sayın Trump ile bir görüşmemiz olabilir. Onlarla da bu görüşmeleri yapıp, süreci hızlandırma gayreti içinde olacağız." diye konuştu.

"Suriye'de, Türkiye-Rusya-ABD arasında bir mutabakat oluşma ihtimalini görüyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, bunun yapılması gerektiğini belirterek, "Ben sadece kimyasal silahlarla mücadeleden yana değilim. Bu olayın sadece bir boyutu. Ölenler sadece kimyasal silahla öldürülmüyor ki. Tabii ki ona karşı olacağız ama onunla ilgili bir yasak maddesi var diye ona karşı olalım, peki. Kimyasal silahla bugün Suriye'de kaç kişi öldü? Ama konvansiyonel silahlarla kaç kişi öldü? Şimdi diyelim ki kimyasal silahlarla 1500-2000 kişi ölmüşse, konvansiyonel silahlarla yüz binlerce insan öldü. Niye onu konuşmuyoruz? Niye bunları bir kenara koyuyoruz. Kimyasal silahlara karşı mücadeleyi verelim, konvansiyonel serbest. Böyle saçmalık olmaz." dedi.

-"Bir terörist örgütünü, başka bir terörist örgütle terbiye edemezsin"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rakka ve Münbiç'teki son duruma ilişkin, şunları söyledi:

"İnsani yardım noktasında Münbiç'te Rusya'nın da bir hareketlenmesi var. Aynı şekilde Amerika'nın koalisyon güçleriyle, yani PYD, YPG ile beraber orada bir çalışması var. Tabi rejim de bu işin içinde. Ama orada Özgür Suriye Ordusu ile beraber biz de varız. Biz de bu süreci devam ettireceğiz. Münbiç ile iş bitmiyor. DEAŞ'ı oradan sildin attın ama asıl önemli olan DEAŞ'ın merkezi durumunda olan yer Rakka.

Rakka'daki mücadelede bizim kararlılığımız şudur, biz diyoruz ki gelin hedef DEAŞ mıdır, birleşelim beraber DEAŞ'a karşı mücadeleyi verelim. Ama ey Amerika sen, YPG, PYD ile beraber bu işi yapacağım dersen, orada biz yokuz. Niye? Çünkü DEAŞ ne kadar terörist bir örgütse, PYD ve YPG de en az o kadar terörist örgüttür. Yani bir terörist örgütünü, başka bir terörist örgütle terbiye edemezsin. Bunların iyisi kötüsü olmaz."

Aynı şeyi Rusya ile de paylaştıklarını, bu konuda fikir birliği olmasını temenni ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Astana sürecini Rusya ile birlikte başlatmıştık. İran da katılmıştı. Yeniden bu Astana sürecini diri tutabilir, devam ettirebiliriz." dedi.

"54 sene bekledik, bundan sonra bekleyecek zamanımız yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü halkın vereceği cevabın sadece ulusal değil, uluslararası olacağını dile getirdi.

'Evet'in çok kuru bir şey olmadığını ifade eden Erdoğan, Fransa'da da seçim yapılacağını ve oradaki adayların hepsinin kendisini konuştuğunu, Almanya'daki dergilerin kapağında yer aldığını söyledi.

Erdoğan, "Çok yüksek bir tonda evet çıktığı anda, AB ile de oturacağız masaya. Hadi bakalım, ne diyorsunuz? Var mısınız, yok musunuz? Bize kalkıp da hala afra tafra yapma. Varsanız ne ala. 54 sene bekledik, bundan sonra bekleyecek zamanımız yok. Oturun kararınızı verin. Vermediğiniz takdirde biz kendi kararımızı vereceğiz." ifadelerini kullandı.

AB ile üyelik müzakereleri devam ederken, FETÖ mensuplarına karşı bir koruganlık gösterilmesine ilişkin soru üzerine Erdoğan, "Onlar ne türlü muamele yaparlarsa, aynı muameleyi bizden görecekler. Olay bu kadar basit. Onlardan birisi bizde elimize düşerse, aynı muameleyi görürler. Ben bu görevde olduğum sürece asla." yanıtını verdi.

"Trump'ın gelmesiyle ABD'de FETÖ noktasında, olumlu manada söz edildi kamuoyunda. FETÖ elebaşısının, Türkiye'ye iadesi noktasında size olumlu sinyaller geliyor mu?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Görünen şey şu, Bharara denilen o savcının malum görevden alınmış olması, bu olumlu adımlardan bir tanesi ama tabi Bharara'nın altı şu anda tamamen onun kendi ekibi. Biz şimdi tabi bunları da aslında bekliyoruz ve orada gerek Fetoyla ilgili atılan adımlar, gerek Rıza Zarrab'la ilgili atılan adımlar, bunları biz adil yaklaşım tarzları olarak görmüyoruz ve adaletin bir an önce tecellisi çok önemli. Mesela son zamanda Halk Bankası Genel Müdür Muavinimize yönelik yapılan işi de bizler adil bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Yani yedi kez Amerika'ya giriş çıkış yapmış olan Halk Bankası Genel Müdür Muavininin böyle bir şeye muhatap kalmış olması gerçekten düşündürücüdür, üzücüdür."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün medya yapılanmasına ilişkin alınan tahliye kararı ve bu kararı veren hakimlerin açığa alınmasının ardından yeni bir plan olup olmadığına dair soru üzerine, Adalet Bakanlığı ile Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun böyle bir olay karşısında takındığı tavrın çok olumlu olduğunu söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sen kalkacaksın, bu ülkenin cumhurbaşkanını çıkardığın dergide ipe götüreceksin, ölüm diyeceksin, halat şöyledir, böyledir diyeceksin. Bu adamlar çıkıp meydanda dolaşacaklar. Ne ile izah edeceksin. Bu adamlar bu kararı nasıl veriyor? Ben cumhurbaşkanı olarak muhatap olursam böyle bir şeye, normal bir vatandaşa bunlar neler yapmaz ki? Sana adalet nasıl teslim edilir. HSYK, önemli bir adım attı. Adalet Bakanlığı bu süreci yakın takip etti. Temenni ederim bundan sonra yanlış adımlar atılmaz. Çünkü bunlar halkın adalete olan güvenini zedeliyor. Halkın adalet mekanizmasına güvenmesi lazım.

Bütün yargıyı malum büyük oranda bunlar ele geçirmişti. Buralarda ne canlar yandı ama bundan sonra yanmayacak. Bu noktaya halkımızı getirmemiz lazım. Şu anda adalet mekanizmasının içinde bunlardan yok mu? Var. Pazar günü, aynı zamanda bununla ilgili de imkan sağlayacak, bazı adımların atılmasını getirecek. Şuna çok inanmamız lazım, ben başkanlık sisteminde üç şeyi çok önemli buluyorum. Bir adalet, iki istişare, üç ehliyet, liyakate göre atamalardır. Bu üç şeyi başkan başardığı anda Allah'ın izniyle bu ülkede her şey raylı rayına oturacak."

(Sürecek)