Cumhurbaşkanı Erdoğan Avukatları Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan Avukatları Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her kim ki bu vatana göz dikerse, önce bin yıldır ödediğimiz bedellere baksın, adımını da ona göre atsın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Avukatları Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her kim ki bu vatana göz dikerse, önce bin yıldır ödediğimiz bedellere baksın, adımını da ona göre atsın. Zira o adım, son adımı olabilir. Bu sözüm, farklı isim ve söylemlerle ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini hedef alan herkesedir. Eğer buna meydan okuma deniliyorsa, evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne kem gözle bakan, kötü niyet besleyen herkese, milletim adına, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ben de meydan okuyorum." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Avukatlar Günü dolayısıyla avukatları kabulünde yaptığı konuşmada, demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere, hukuk devleti ilkesine halel getirmeden, ülkenin ve milletin bekasını güvence altına alacak adımların süratle atılması gerektiğini bildirdi.

Gidecek başka bir vatanın bulunmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "vatanını kaybetmenin, özgürlüğünü yitirmenin, rüzgarın önünde savrulan bir yaprak gibi sürüklenmenin" ne demek olduğunun bölgedeki gelişmelere bakılınca görüleceğini ifade etti.

"Meydan okuyorum"

Arif Nihat Asya'nın bir şiirindeki "Ezanımdan alışıp tekbire, buldunuz mutluluk, imanımla, vatan ettim sizi ey topraklar, beş vakit damgalayıp alnımla" dizelerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Evet milletimiz bu toprakları, her karışına döktüğü kanla, beş vakit alnıyla damgalayarak vatan etmiştir. Her kim ki bu vatana göz dikerse, önce bin yıldır ödediğimiz bedellere baksın, adımını da ona göre atsın. Zira o adım, son adımı olabilir. Bu sözüm farklı ve isim söylemlerle ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini hedef alan herkesedir. Eğer buna meydan okuma deniyorsa, evet Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne kem gözle bakan, kötü niyet besleyen herkese, milletim adına, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ben de meydan okuyorum. Bu topraklarda ilelebet ezanlarımız susmayacak, susmadığı gibi. Bayrağımız inmeyecek, bugüne kadar inmediği gibi. Milletimiz bölünmeyecek, bugüne kadar bölünmediği gibi. Vatanımız parçalanmayacak, bugüne kadar parçalanmadığı gibi. Devletimiz de Allah'ın izniyle yıkılmayacak, bugüne kadar yıkılmadığı gibi. Burada hep beraber dimdik duracağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız hep beraber Türkiye olacağız."

"Yasal düzenlemeyi süratle parlamentodan çıkarmak lazım"

Konuşmasında Dokunulmazlık konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemlerde gündemde olduğu halde ağırdan alınan dokunulmazlık meselesinin bir an önce halli gerekir ve buradaki yanlış tanımlamalara kulak vermemek gerekir. Hala acaba öyle mi olur, böyle mi olur, bunun öylesi, böylesi yok. Nasıl olacağı ortada, belli, bir an önce mesafe katedip, kim geliyorsa, onlarla beraber yola devam edip, yasal düzenlemeyi parlamentodan süratle çıkarmak lazım." dedi.

"Bunu geciktirmenin de hiçbir anlamı yok. İpe un sermenin de anlamı yok. Hala birileri ipe un seriyor" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Yok şuraya kadar mı, buraya kadar mı? Her şey ortada, gelen sayı da ortada. Hepsi ortada. İşte Sayın Başbakan çıktı açıklama yaptı. Buyurun, hangi partiden olursa olsun, hepsi de ortada, bunların dokunulmazlıklarının kaldırılması... Yargı ortada, burada yargılama merci siyaset mi? Değil. Yargı topu nereye attı, parlamentoya attı. Şimdi parlamento burada yargılama yapacak durumda mı, değil. Parlementoya düşen nedir? Yargılamanın önünü açmaktır. Parlamento yargılamanın önünü açsın, bıraksın yargıya. Yargı ne karar verecekse, o kararı versin. Bize düşen de 'hayırlı olsun' demektir. Bu adımın atılması lazım. Aksi takdirde her yerde bakıyorsunuz esiyorlar, gürlüyorlar ve istedikleri gibi de hareket ediyorlar."

Teröristlerle oturup konuşulacak hiçbir mesele olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"O iş bitmiştir. Sizler hepiniz hukukçusunuz, biz demokratik açılım dedik mi, dedik. Adım atıldı mı, atılmadı. Milli birlik ve kardeşlik dedik mi, dedik. Peki yaklaştılar mı, hayır. Bundan daha güzel bir şey olur mu? Milli birlik diyoruz, kardeşlik diyoruz, yaklaşılmadı. Bunu da aştık. Bunlar hepsi, Başbakanlığım dönemimde olan işler, atılan adımlar. Son olarak bir adım daha attık Çözüm Süreci dedik. Orada da aynı durumla karşı karşıya kaldık. Cumhurbaşkanlığım döneminde de netice alamayınca ne dedim? 'Artık bu kaldırılmıştır' demedim, 'buzdolabına konulmuştur' dedim. Bunu niye dedim? Silah, her şey bırakılır, bu iş biter, bunlar gömülür, betona gömülür toprağa değil, gömülür veyahutta güvenlik güçlerimiz bunlara, bunun bedelini ödetir, ondan sonra da biz zaten ülkede 79 milyon refah, huzur içerisinde olduktan sonra zaten bunlara ihtiyaç yok yola devam ederiz. Şu anda da atılan adımlar budur. Dikkat ediyorum, çok enteresan, batı dünyası bir alem, yaptıkları işler. Şu anda malum, Güneydoğu'da operasyonların yapıldığı yerlerdeki çektikleri bazı filmler, şunlar, bunlarla sanki dört tane ilde olan, tüm Türkiye'de oluyormuş gibi, bir savaş ülkesi olarak, Türkiye'yi gösterme gayretleri."

"Yıkmaya gelmedik, yapmaya geldik"

Türkiye'nin sadece oradaki üç, dört tane vilayetten ibaret olmadığına dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bizim 81 tane vilayetimiz var. 780 bin kilometrekare vatan topraklarımız var. İnşallah oralarda, hani İnebahtı bozgununda oldu ya, oradaki komutan sıkıntıya düştü ve o zaman Sokullu, komutana talimatını verdi, 'Paşa, sen bu devleti ne sanırsın ki bu devlet kadırgalarının tüm direklerini gümüşten yapar, yelkenlerini de atlastan yapar, mücadeleye aynı kararlılıkla devam edeceksin' der. Biz, şu anda plansız, projesiz, alt yapısı olmayan oraları, Allah'ın izniyle kentsel dönüşüm, değişim projeleriyle birlikte, hele hele Sur, Başbakanlığım dönemimde orayla ilgili yaptırdığım plan ve projeler vardı. Tam o tarihi eserlerin hepsinin dört dörtlük ortaya çıkarılacağı o eserlerle, o tarihi eserler yeniden meydana çıkarılmak suretiyle, alt yapısı en ideal şekilde yapılmak suretiyle, yeni bir bu operasyonların yapıldığı yerde şehirlerin inşa ve ihyasını şu anda hükümetimizin yapma vaadi var ve bunun adımları da zaten atılıyor. Bu adımları atarak, inşallah bölge çok daha güzel bir hale gelecektir.

Bizi bu noktada anlamak isteyenler, Van depreminde Van'a baksınlar, Erciş'e, Edremit'e baksınlar, oraları gördükleri zaman 5,5, 6 milyar oraya biz harcama yaptık, yani eski rakamla katrilyon ve bir buçuk yılı bile bulmadı. O kadar kısa sürede bunu yaptık. Bingöl'e baksınlar, Bingöl depreminde 8 ayda yeni bir Bingöl'ü nasıl inşa ettik o deprem bölgesinin oralarda, Simav'a baksınlar. Nasıl Simav'ı bu hale getirdik, onu görsünler. Biz hep eserlerimizle övündük bundan sonra da övünmeye devam edeceğiz ve hiçbir zaman biz yıkmaya gelmedik, hep yapmaya geldik. Yine yapmaya devam edeceğiz."

Konuşmanın ardından, Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Genel Başkanı Hüseyin Kaya ve HUDER İzmir Şube Başkanı Abdulvahap Karakuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, el işlemeli tablo takdim etti.

(Bitti)

Kaynak: AA