Cumhur İttifakı Ne Yapacağını Biliyor"

Cumhur İttifakı Ne Yapacağını Biliyor"

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Cumhur İttifakı ne yapacağını biliyor ama Cumhuriyet Halk Partisi ve ortakları, esasen toplumun anlamakta zorlandığı siyasette soru işaretleriyle dolu bir strateji üzerinden yürüyorlar.

Cumhur İttifakı Ne Yapacağını Biliyor

CİHAN OKUR - AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Cumhur İttifakı ne yapacağını biliyor ama Cumhuriyet Halk Partisi ve ortakları, esasen toplumun anlamakta zorlandığı siyasette soru işaretleriyle dolu bir strateji üzerinden yürüyorlar. Şunu anlıyoruz, Erdoğan dışında söyleyecekleri bir şey yok." dedi.

Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, CHP'nin yürüdüğü siyasal yolda kafasını kendi problemlerinden kaldırmasını, Türkiye'nin ufkuna bakmayı öğrenmesini ve Türkiye'nin çok ihtiyaç duyduğu o ana muhalefet profiline uygun tarzda siyaset yürütmesini umut ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin meşru siyaset üzerinde konumlanmış olan tüm partilere temel bir ödev verdiğini ifade eden Bostancı, "Ödev ise yüzde 50'nin üzerine çıkabilmek için bu memlekette her türlü farklı görüşü, inancı ve anlayışı kucaklamak zorunda olması." ifadesini kullandı.

Yapılacak seçimlerin Cumhurbaşkanlığı sisteminin tesis edilmesi bakımından hayati derecede önemli bir seçim olduğunun altını çizen Bostancı, şöyle devam etti:

"16 Nisan referandumu ile milletimiz bu yeni sisteme evet demişti. Bu seçimlerin erkene alınmasının bir nedeni de bu referandum sonrasında yeni sisteme geçmek gerekliliğine ilişkin politik ve toplumsal atmosferin bu şekilde teşkil etmesiydi. O yüzden 24 Haziran'da seçim yapıyoruz. Burada Cumhur İttifakı'nın AK Parti, MHP ve Büyük Birlik Partisi ve referandumda şüphesiz evet veren diğer partilerden insanların beklentisi, sistemin yeni yerine oturması ve bu istikamette esasen rekabetçi bir siyasetin yürütülmesi. Cumhur İttifakı ne yapacağını biliyor zaten, referandumun da arkasında olumlu bir şekilde konumunu almış, 24 Haziran'dan sonra da yeni sistemin mantığı çerçevesinde bir siyasal başarı ve programı uygulamak için ortaya iddialı bir yaklaşım sergiliyor."

"Türkiye'de geçmişten beri birtakım provalar yapılıyor"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni hayati dercede önemli kılan hususun Ortadoğu coğrafyasında yaşanan yeni küresel süreçler olduğunu dile getiren Bostancı, şunlara işaret etti:

"Bu süreçler bölgede yaşayan insanların esenliğine ve barışına tehdit getiriyor, buna Türkiye de dahildir. Bu iklim, birbirine karşı kışkırtan ve düşman kılan iklimdir. Türk'ü Kürt'e, Alevi'yi Sünni'ye kışkırtan bir atmosfer teşekkül etti. Irak'ta ve Suriye'de bunun çok dramatik örneklerini gördük. Türkiye'de geçmişten beri birtakım provalar yapılıyor. Türkiye'nin milli birlik istikametine çıkabilmesi, siyasetin yumuşaması, bir ortaklık ruhunun sağlanması, meydan okuyucu bir Türkiye'nin teşekkülü için bu sistemin siyasete yapacağı katkı çok önemli. Türkiye siyasi kültüründeki bu acımasız rekabetçi unsurlar yerine daha iş birlikçi ve dayanışmayı esas alacak bir iklim teşekkül edecek."

24 Haziran seçimlerinde herhangi bir problem ön görmediklerini söyleyen Bostancı, şunları kaydetti:

"Cumhur İttifakı ne yapacağını biliyor ama Cumhuriyet Halk Partisi ve ortakları, esasen toplumun anlamakta zorlandığı siyasette soru işaretleriyle dolu bir strateji üzerinden yürüyorlar. Şunu anlıyoruz, Erdoğan dışında söyleyecekleri bir şey yok. 'Erdoğan gitsin, Erdoğan'a karşıyız' diyorlar. 'Erdoğan gitsin' derken yerine kim gelsin, hangi programla gelsin, ne yapmak için gelsin? Buna ilişkin değerlendirmeleri çok zayıf ve tutarsız görüyoruz. Bu Cumhuriyet Halk Partisi ve ortaklarının Türkiye'nin geleceğine ilişkin siyasette, öngörüden ve değerlendirmeden yoksun bir şekilde adeta körlemesine yolda yürüdüklerinin göstergesidir. Şunu biliyoruz, muhtemelen Cumhuriyet Halk Partisi'nden sağduyu sahibi insan da görüyordur. Yeni sistem çerçevesinde iktidar olma iddiası sadece bir ritüeli yerine getirme babında bir iş. Oradaki asıl mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanlığına ilişkin bir yarış. Cumhurbaşkanlığı seçimi de bunun bir provası olarak kullanılıyor. Zaten iç ilişkiler ve içerideki iktidar mücadelesi mevcut görüntüleri ile bunu ortaya koyuyor."