Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 13 Aralık hutbesi
Haberler » Gündem » Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 13 Aralık hutbesi - Haberler

Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 13 Aralık hutbesi

İslam aleminde heyecanla beklenen bir zaman olan günlerin en değerlisi Cuma günü geldi! Duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Cuma namazı için camilere akın edilir. Sokaklara taşan cemaat, imamın okuyacağı 13 Aralık Cuma hutbesi huşu içinde dinleyecek. Peki, Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? İşte, Cuma hutbesi metni ve detaylar...

Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 13 Aralık hutbesi

Bir Cuma gününe daha gelmenin sevinci ve heyecanı ile Cuma namazı vakti için hazırlıklara başlandı. İslam aleminin haftalık bayramı olan Cuma gününde, Müslümanlar camileri dolduracak ve hatta birçok yerde sokaklara taşacak. Diyanet tarafından hazırlanan 13 Cuma hutbesi konusu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlendi. Peki, Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır, kime farzdır, sünnetleri nelerdir? Abdest nasıl alınır? Cuma hutbesi metni ve Cuma namazı hakkında merak edilenler haberimizde.

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR?

Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Cuma namazı dört rekat ilk sünnet, iki rekat farz ve dört rekat son sünnet olmak üzere on rekattır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dini konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar.

Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekat Cuma namazı kıldırır. İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekat Cumanın farzı kılınır. Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.

Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

CUMA NAMAZI KİMLERE FARZDIR?

Şu şartları taşıyan kişiye Cuma namazı kılmak farz olur:

1. Müslüman olmak,

2. Akıllı olmalı,

3. Ergenlik çağına gelmiş olmak,

4. Erkek olmak,

5. Hür ve serbest olmak,

6. Mukim olmak (misafir olmamak),

7. Sağlıklı olmak,

8. Kör olmamak,

9. Ayakları sağlam olmak.

ABDEST NASIL ALINIR?

Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı tarafında abdest nasıl alınır şöyle anlatılmış; Niyet ve besmele ile abdeste başlanıp önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üç defa yıkanır. Varsa deri üzerindeki hamur, boya, sakız gibi maddeler temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Misvak veya diş fırçası ile, bunlar yoksa sağ elin parmaklarıyla dişler temizlenir. Sağ el ile üç defa ağza, üç defa da burna su verilir. Üç kere yüz yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa, sonra aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın üstü bir defa mesh edilir. Bu şekilde başın dörtte birini mesh etmek yeterli ise de iki elle başın tamamının mesh edilmesi Malikî mezhebine göre farz, diğer mezheplere göre sünnettir. Eller yine ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dâhil olmak üzere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına özen gösterilir.

CUMA HUTBESİ METNİ

Diyanet'in sitesinde yayımlanan 13 Aralık Cuma Hutbesi metni şu şekilde:

NAMAZ: RABBİMİZE YAKIN OLMA ÇABAMIZ

Muhterem Müslümanlar!

Bir gün Peygamberimiz (s.a.s) ashabıyla sohbet

ederken onlara şöyle bir soru sordu: "Birinizin

kapısının önünden bir nehir geçse ve o nehirde

günde beş defa yıkansa, o kimsede kirden eser

kalır mı?" Sahâbe-i kirâm, "Kalmaz Ya Resûlallah"

diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber

Efendimiz şöyle buyurdu: "İşte beş vakit namaz da

böyledir. Allah bu namazlarla günahları yok

eder."1

Aziz Müminler!

Peygamberler tarihinin en köklü ibadeti olan

namaz, yüce dinimiz İslam'ın beş temel esasından

biridir. Namaz; insanın ruhu, bedeni, aklı, yüreği,

sevgisi ve hürmetiyle, kısacası bütün varlığıyla

Allah'a yönelişinin sembolüdür. İnsanoğlu ne zaman

Rabbinin kulluk davetine gönülden icabet edip

namazlarını eda etmişse, o zaman gerçek anlamda

huzura kavuşmuştur. Ancak ne zaman namazlarını

ihmal edip Rabbiyle arasındaki bağı zayıflatmışsa, o

zaman da nefsani arzularının esiri olmuş ve hüsrana

uğramıştır.

Kıymetli Müslümanlar!

Ezanın ulvi davetiyle Cenâb-ı Hakk'ın

huzurunda namaza duran mümin, aşkını, bağlılığını,

itaatini ve teslimiyetini O'na arz eder. Bu haliyle

namaz, müminin hasretle beklediği ve Yüce

Yaratanına en yakın olduğu buluşma anıdır. Namaz

dünyaya ait telaşe, dert ve sıkıntıları bir kenara

bırakarak çıkılan mukaddes bir yolculuktur. Asli

vatanı olan cennetten uzağa düşmüş insanın, ihlasını

ve istikametini koruyan bir hayatla Rabbine dönme

arzusudur. Nitekim Peygamberimizin ifade

buyurduğuna göre, "Cennetin anahtarı namazdır."2

Namaz, şükür ve minnettarlık zamanıdır.

Yaratan ve yaşatan, nimet verip doyuran, koruyan ve

bağışlayan Allah Teâlâ'ya karşı, müminin vefa

borcudur.

Değerli Müminler!

Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede

Hak Teâlâ (c.c) şöyle buyuruyor: "Kitaptan sana

vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Kuşkusuz

namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.

Allah'ı anmak en büyük iştir. Allah yaptıklarınızı

bilir."3 Öyleyse namaz, arınma ve korunma çabasıdır.

Namazlarına değer veren, özen gösteren, tekbirinden

selamına kadar namazın bütün rükünlerini dosdoğru

ve huşû içinde eda eden bir mümin, ibadet şuuruna

sahip demektir. İbadet şuuru ise kul olma bilincidir.

Allah'ın daima kendisini gördüğünü ve işittiğini

bilerek, takva, merhamet ve nezaketle yaşamaktır.

İşte bu sebeple namaz, müminin sadece ibadet

borcunu değil, aynı zamanda üstün ahlâkını da temsil

eder. Namaz kılan kişi, her türlü aşırılıktan,

kabalıktan ve şiddetten korunur. Namazla güçlenen

maneviyatı sayesinde, hayâ ve edebe aykırı

davranışlardan uzak durur.

Aziz Müslümanlar!

Peygamberimize ve onun şahsında bütün

müminlere hitaben Kur'an'da şöyle buyrulur: "Ailene

namazı emret; kendin de ona sabırla devam et.

Senden rızık istemiyoruz; aksine biz seni

rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı

gelmekten sakınanlarındır."

4 Allah Resûlü (s.a.s),

bu emrin gereği olarak her sabah kızı Hz. Fatıma'nın

kapısına uğrar ve "Ey ev halkı! Haydi, namaza!"

diyerek onları namaza davet ederdi.5 Bugün bizler de

aynı şekilde kendimizi ve ailemizi namaza

alıştırmakla sorumluyuz.

O halde, namazın şifa veren, güven ve sükûnet

aşılayan ikliminde Rabbimizle buluşmaktan ailece

mahrum kalmayalım. Bu hayatta "dinimizin direği",

ahirette ise "hesabımızın ilk sorusu" olan

namazlarımızı ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki,

namaz bir külfet değil, aksine kendimizi tanımaya,

yenilenmeye, zikir, şükür ve tefekkür ile

olgunlaşmaya vesile olan eşsiz bir nimettir. Sevgili

Peygamberimizin müjdesiyle hutbemi bitirmek

istiyorum: "Kim, Allah'ın bir emri olduğunu kabul

ederek, rükûlarına, secdelerine, abdestlerine ve

vakitlerine özen göstermek suretiyle beş vakit

namazı kılmaya devam ederse cennete girer."6

HABER YORUMLARI
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler