"Çözüm İstemeyen Rumlara İngiltere Çanak Tutuyor"

"Çözüm İstemeyen Rumlara İngiltere Çanak Tutuyor"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Lider Dimitris Hristofyas'ın Kapsamlı Görüşmelerden Kaçmaya Çalıştığını, Hıristofyas'ı da İngiltere'nin Cesaretlendirdiğini Öne Sürüyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Lider Dimitris Hristofyas'ın kapsamlı görüşmelerden kaçmaya çalıştığını, Hıristofyas'ı da İngiltere'nin cesaretlendirdiğini öne sürüyor.

İslam Konferansı Teşkilatı Dışişleri Bakanları toplantısı için Uganda'nın başkenti Kampala'da bulunan Avcı, Türkiye'nin görüşmelerin bir an önce başlamasını istediğini, ancak Rumların bunun önüne geçmek için, Türk askerinin çekilmesini talep ettiğini ya da Türkiye'nin garantörlüğüne gerek olmadığını belirterek engeller çıkarmaya çalıştığını belirtiyor.

Kıbrıs'taki gelişmelerle ilgili olarak ilginç açıklamalarda bulunan Avcı, Hıristofyas'ın kapsamlı bir çözümden kaçar gibi bir tavır ortaya koymaya başladığını, bunun da sebebinin İngiltere olduğunu ifade ediyor.

Avcı, "İngiltere Türkiye ile bir süre önce stratejik ortaklık anlaşması imzalıyor. Orada izolasyonların ve üniversiteler üzerindeki ambargoların kaldırılmasına onay veriyor. 2 hafta önce de Rumlarla oturup tüm bunları göz ardı ederek Rumlarla momerandum imzalıyor. Bu momerandum, bir ay önce Hıristofyas ile Talat ile imzalanan anlaşmanın dışında bir momerandum." şeklinde konuşuyor.

Momerandumda Kıbrıs Türkleri, 2 kurucu devlet, izolasyonların yok farzedildiğini belirten Avcı, bu durumu protesto ettiklerini ifade ediyor.

İngiltere ya da başka bir ülkenin verdiği destekten dolayı Hıristofyas'ın başka bir zemin arayışına girdiğini belirten Avcı, "Zemin 21 Mart'ta konuşuldu, 23 Mayıs'ta da teyit edildi. Biz önşart kabul etmiyoruz. Rumların amacı süreci uzatmak ve dolayısıyla adada çözümsüzlüğü sürdürmek." diye konuşuyor.

Avcı, BM Genel Sekreteri Ban ki-mon'un Yardımcısı Lynn Pascoe'nun da Talat ve Hıristofyas arasında daha önce yapılan görüşmelerin bundan sonraki süreçte baz alınacağını söylediğini belirterek, başka bir zemin arayışına BM'nin de gerek görmediğini ifade ediyor.