Çorum: Çorum Eczacılar Odası Başkanı Güler'den Açıklama

Çorum: Çorum Eczacılar Odası Başkanı Güler'den Açıklama

Çorum Eczacılar Odası Başkanı Şefkat Güler, ilaç alımında yaşanan sıkıntıların kendilerinden değil devletin yanlış politikalarından kaynaklandığını söyledi.

Çorum: Çorum Eczacılar Odası Başkanı Güler'den Açıklama

Çorum Eczacılar Odası Başkanı Şefkat Güler, ilaç alımında yaşanan sıkıntıların kendilerinden değil devletin yanlış politikalarından kaynaklandığını söyledi.

Yaptığı açıklamada, özellikle uzun süreli tedavi gerektiren raporlu hastaların ilaçlarını karşılamakta eczacıların ciddi sıkıntılar yaşadığını kaydeden Güler, "Eczacılar ve tüm sağlık çalışanlarının birinci derecede amacı, niteliği ve etkinliği artırılmış verimli bir sağlık hizmetini sunmaktadır. Bu hizmetin vatandaşa sunumunda en büyük bedeli ödeyen, ilacın ve diğer sağlık harcamalarının tek alıcısı konumundaki devlettir. Hizmetin kesintisiz ve etkin bir şekilde topluma ulaşması için çaba içerisinde olması gereken devlet, değişik gerekçelerle bu hizmeti aksatır konuma düşürmüştür. Şöyle ki her yıl yayınlanan Bütçe Uygulama Talimatı (B.U.T.), önceki yıllardan sürekli farklılaşarak ve hizmet alanını daraltarak, kesintiye uğratarak biz eczacıları ve vatandaşı karşı karşıya getirmekte, zor durumda bırakmaktadır. Tecrübeli eczacıyı bir gecede acemi konumuna düşürmektedir. Adeta 'nasıl ilaç verebiliriz' değil 'nasıl veremeyiz' üzerine yazılmış bir B.U.T. ile karşı karşıyayız. Doktorun reçete yazmasını, eczacının ilaç vermesini, dolayısıyla hastanın ilaç almasını zorlaştıran bu uygulama, toplum tarafından sanki eczacılar ilaç vermek istemiyor görüntüsü vermektedir. Oysa eczacı hastasına en seri şekilde ilacını sunmak için çabalayan, koşuşturan ama B.U.T. ile eli kolu bağlanmış çaresiz bir konumdadır" diye konuştu. "Son B.U.T.'de özellikle kolesterol hastalan için getirilen sınırlama, yaşamaları tamamen ilaç kullanımına bağlı olan kalp, damar, tansiyon hastalarını adeta kendi kaderine terk etmiştir" diyen Başkan Güler şöyle devam etti:

"Bu hastalar için kullanılan ilaç gruplarında her reçete ekinde istenen laboratuar tahlil sonuçları ve yazımında, raporlarında doktoru pratisyen veya uzman olmasının ayrımı, hastanın ilaca ulaşmasını geciktirmektedir veya aksatmaktadır. Benzer sıkıntıları kanser, GIS, ülser ve nörolojik hastalıkları olan hastalarımızın kullandıkları ilaçlarda da yaşamaktayız. Reçeteyle karşılaşırken yaşanan prosedürler, adeta eczacıyı noter konumuna getirmiştir. Özellikle hastaya fark çıkaran reçetelerde hastanın reçete arkasına yazması gereken "Kabili Rucu" ifadesi içeren metin okudum anladım ifadeleri hastayı endişelendirmekte, bizleri de zor durumda bırakmaktadır. Dünyada bir çok ülkenin artık elektronik kart uygulamasına geçtiği bir çağda, bu kadar ilkel, bu kadar sigortalısına güvensizliğe dayalı bir uygulamayı anlamak mümkün değildir. Bütün bunları yan yana koyduğumuzda görülüyor ki devlet, 34 milyon SSK'lı vatandaşımızı kaliteli sağlık hizmetine kavuşturayım derken 70 milyon insanımızın sağlık hizmetinin kalitesini düşürmüştür."

Olması gerekenin, SSK'lı ve tüm sağlık sigortalı vatandaşların aynı ortak uygulamalardan etkin ve kaliteli sağlık hizmetini almalarının zemininin oluşturulması olduğunu kaydeden Güler, "Özellikle 2007'de hayata geçirilmesi hedeflenen tüm sağlık güvenlik kurumlarının birleştirilmesi projesinin, bu aksaklıklardan arındırılmış olarak çıkması çok önemlidir. Aksi durum, bizleri ve vatandaşı zorda bırakacaktır. Bütçenin sağlık harcamalarında vereceği bugünden belli olan açık, biz eczacıları ciddi kaygılandırmaktadır. Dar, kısıtlı bir bütçe ve ağır vergi yükü ile yürütmeye çalıştığımız eczacılık hizmetinin geri ödemelerden doğacak gecikmelerden aksamasını istemediğimizi belirtirken kamuoyunun bu konuda duyarlı olmasını ve eczacısına sanıp çıkmasını bekliyoruz" dedi.

Oda Başkanı Güler, bütün bu sıkınaların aşılması için sağlığa daha çok bütçenin ayrılması, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesini, birinci ve ikinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısının ve teknik kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Eczacıyı anlamsız prosedürlerle boğmak yerine danışmanlık hizmetinin ve koruyucu sağlık hizmetindeki etkinliğinin artırılması zemininin oluşturulması gerekir. Özellikle orta öğretimde temel sağlık bilimlerinin verilmesi, uygulamalı öğretimin desteklenmesi sağlıklı toplum olmamamızın ön şartıdır diye düşünüyoruz. Her konuda devletin yanında olan, ilaçta tasarrufa yönelik tedbirleri öneren ve uygulanabilir olanlarının yanında olan biz eczacılar, verilen sağlık hizmetinin topluma ulaşmasının daha hızlı, daha kaliteli ve kesintisiz bir şekilde devam etmesinden yana olduğumuzu bir kez daha belirtiriz" diye konuştu.