Cinsel Taciz Davasında 'Adli Kontrol' Kararı Değişmedi

Cinsel Taciz Davasında 'Adli Kontrol' Kararı Değişmedi

ANTALYA'da, 10 yaşındaki kız çocuğuna 'cinsel taciz ve saldırı' suçundan 5 ay tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılıp, tutuksuz yargılanan apartman görevlisi A.Ö. (45), hakim karşısına yeniden çıktı.

Cinsel Taciz Davasında 'Adli Kontrol' Kararı Değişmedi

ANTALYA'da, 10 yaşındaki kız çocuğuna 'cinsel taciz ve saldırı' suçundan 5 ay tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılıp, tutuksuz yargılanan apartman görevlisi A.Ö. (45), hakim karşısına yeniden çıktı. Tutuklanması talep edilen A.Ö. hakkındaki adli kontrol şartının devamına karar verildi.

Müzisyenlik yapan F.Y., sık sık seyahat ettiği için 10 yaşındaki kızına Muratpaşa ilçesinde oturan annesi bakıyordu. Geçen yılın Mayıs ayında turneden dönen F.Y., kızının mutsuz olduğunu gözlemledi. F.Y., çocuğunun, daha önce birlikte ders çalıştığı sitenin apartman görevlisi A.Ö.'nün kızının yanına da gitmediğini fark etti. F.Y., kızına, A.Ö.'nün kızının yanına neden gitmediğini sorunca, "Bir daha o eve gitmem" yanıtını aldı. Anne F.Y.'nin, nedenini sorması üzerine kızı, A.Ö.'nün, cinsel saldırısına maruz kaldığını söyledi. Duydukları karşısında şoka uğrayan annenin şikayeti üzerine gözaltına alınan 2 çocuk babası A.Ö., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Adli Tıp Kurumu'nun raporunda, çocuğun, fiili livataya maruz kaldığının tespit edildiği kaydedildi.

TAHLİYEYE ŞERH KOYAN HAKİM BAŞKANLIK YAPTI

A.Ö. hakkında, 'çocuğun zincirleme nitelikli cinsel istismarı', 'cinsel amaçlı çocuğu zorla hürriyetten yoksun kılma', 'tehdit ve kasten yaralama' suçlarından 90 yıl hapis istemiyle Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Hakim, 6'ncı duruşmada davadan çekildi.

Davanın dün görülen 7'nci duruşmasına, daha önceki duruşmalarda tahliyeye sürekli şerh koyan hakim, başkanlık yaptı. Duruşmaya tutuksuz sanık A.Ö., şikayetçi F.Y. ve taraf avukatları ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) Başkanı Saadet Özkan, Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan ile Çocuk İstismarıyla Mücadele ve Çocuk Haklarını Koruma Derneği (ÇOCUKÇA) Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Buğra Kaan Oğuz katıldı.

Şikayetçi avukatları, sanığın yeniden tutuklanmasını istedi. Sanık avukatları ise dosyada müvekkillerinin tutukluluğunu gerektirecek kanıt bulunmadığını belirterek, tutukluluk talebinin reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, savcının mütalaası doğrultusunda, sanığın adli kontrol şartının devamına hükmederken, UCİM'in müdahillik talebini de reddetti. Duruşma, eksiklerin tamamlanması için ertelendi.

'İÇERİĞİ BİLSENİZ HEPİNİZ TUTUKLULUK İSTERSİNİZ'

Duruşma sonunda açıklama yapan UCİM Başkanı Saadet Özkan, yeni mahkeme heyetinin tavrını umut verici bulduğunu; ancak tutukluluk kararı verilmediğini belirterek, "Biz tutukluluk istiyoruz. İçeriği bilseniz hepiniz tutukluluk istersiniz. Bu çocuklar huzurlu, güvende değiller. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nde bu tür davalarda tutuklu yargılama istiyoruz. 103'üncü maddeye esas olan yasanın değişip, terörle mücadeledeki gibi 7 yıl olmasını istiyoruz. Davalar madem uzun sürüyor. Tutukluğun da uzun süreceği yasalar istiyoruz. Seçimlerle birlikte Cumhurbaşkanı'nın lütfen bu konuya değinmesini ve ülkemizin çocuklarına sahip çıkacak kanunların konulmasını istiyoruz" diye konuştu. 

'BU HERKESİN DAVASI'

Anne F.Y. ise bunun sadece kendisinin davası olmadığını dile getirerek, "Bu, herkesin davası. Maalesef ki ben evimden, işimden oldum. Başıma bir sürü şey geldi; ama hiçbir zaman yılmadım. Bu davanın da peşini bırakmayacağım. O kişinin ellerinde kelepçe görene kadar da kanımızın son damlasına kadar savaşacağız" dedi. 

ÇOCUKÇA Yönetim Kurulu Başkanı avukat Buğra Kaan Oğuz da daha önceki duruşmalarda tahliyeye sürekli şerh koyan hakimin mahkeme başkanı olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Bu, bizim için sevindirici bir gelişme. Daha önceki duruşmalarda sanki biz sanık, karşı taraf mağdur gibi bir hava vardı. Bu duruşmada artık çocuğun yararından bahsedilmesi hoşumuza gitti. Rüzgar tersine esmeye başladı. Adalet yerini bulmaya başladı. Sanığın da bu duruşmada eli ayağına dolaştı. Bizim istesek de söyletemeyeceğimiz cümleleri kendisi kurdu, söyledi. Tutukluluk çıkmadı belki ama bu aşamadan sonra beraat kararının verilmesi pek mümkün değil gibi görünüyor." 

- Antalya