"Barıştan Söz Ettiğine Göre Önemli Bir Aşama Katetmiş"

"Barıştan Söz Ettiğine Göre Önemli Bir Aşama Katetmiş"

'Barıştan Söz Ettiğine Göre Önemli Bir Aşama Katetmiş'
Anadolu Ajansı - Haberler | Politika

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyarbakır'da barıştan söz ediyorsunuz. Ne için, yerel seçimlere ön hazırlık için." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun, bütünleştirmek yerine ayrıştırıldığını savunarak, "Sonra kalkıp Diyarbakır'da barıştan söz ediyorsunuz. Ne için, yerel seçimlere ön hazırlık için" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada,  barışın bütün yurt sathında olması gerektiğini söyledi. A ilinde barış, B ilinde kavga olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Diyarbakır'da barıştan söz ediyor. Aslında sevinmedim değil. Çünkü acaba yeni bir cezaevi açılıştan mı söz edecek dedim. Barıştan söz ettiğine göre önemli bir aşama katetmiş" diye konuştu. 

 

-"Duvarı dublörün mü örüyor?"

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'da, "Şam'ın ağıtı bizim ağıtımız, Kamışlı'nın derdi bizim derdimiz" dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Peki kardeşim Kamışlı'nın derdi senin derdinse, Nusaybin'deki duvarı senin dublörün mü örüyor? Suriye'ye eline silah verip gönderdiği adamlar kimin adamları, git orada kardeşini öldür dediğin adamlar kimin adamları? Orada yakılan  ağıtların sorumlusu sensin. Şunu söylese anlarım:  Şam'da dökülen her kanın sorumlusu benim, orada kullanılan her silahı da ben temin ettim. Doğrudur söylediğin o zaman" diye konuştu.

 

-"Barzani'nin başındaki konfetileri ayıklama"

 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın, bir dönem Mesud Barzani'yi, kuzey Irak'ta PKK'nın hamisi olmakla suçladığını, 2007'de bir televizyon programında, "Bizim muhatabımız oradaki Kürt liderler değildir. Irak'ın merkezi hükümetidir. Ben merkezi hükümetin cumhurbaşkanıyla da başbakanı ile de görüştüm. Ama bunun dışındaki bir kabile reisiyle ben görüşmem" dediğini söyledi.

Daha dün, kabile reisi dediği kişinin Diyarbakır'a geldiğini ve Erdoğan'ın da koşa koşa ayağına gittiğini savunan Kılıçdaroğlu, hangi Erdoğan'a inanacakları sorusunu yöneltti.  "Bedende iki ruhu taşıyan bir kişi, başbakanlık koltuğuna oturabilir mi?" diye soran Kılıçdaroğlu, Irak'ın da Barzani'nin de değişmediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın değiştiğini  ileri sürerek, "Öyle bir değişime uğradı ki adeta Barzani'nin başındaki konfetileri ayıklama görevini üstlendi. Kimsin sen, neden bu ülkeyi bu hale getiriyorsun? Dil sürçmesi değil, kafasının arkasındaki bir düşünce. Ahmet Kaya'nın 'hoşçakal gözüm'ünü, 'hoşçakal çözüm' diye okuyor. Kafasının arkasında bu. Erdoğan budur" görüşünü savundu.

 

-"Kadının sesi, meydana toplananların sesinden daha güçlü"

 

Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'da toplantı yapıldığını, gözyaşları akıtıldığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, orada bir annenin, oğlu Medeni Yıldırım'ın katilinin bulunmasını istediğini, "Erdoğan, senin vicdanın yok mu, oğlumun katillerini neden bulmuyorsun?" dediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, bu kadının sesinin, o meydanda toplanan binlerin sesinden daha güçlü olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

"Çünkü o kadının yüreği yanıyor. Oğlunun katillerinin bulunmasını istiyor. Öbür tarafta ise bir şov yapılıyor. Bir yerel seçim şovu, her şey istismar edilerek yapılıyor. Diyarbakırlıların bu gerçeği görmesi lazım. Bir annenin çığlığı sizin vicdanınızı kanatmalı. Binlerce Diyarbakırlı bu tabloyu görmüyor, Erdoğan'ı alkışlıyor. Bu benim içime sinmiyor. Bir annenin feryadı, bir annenin talebi onbinlerden daha güçlüdür. Diyarbakır'da o miting yapılıyor, şovlar yapılıyor, sanatçılar çıkarılmış Erdoğan'a övgüler düzüyor. Türkü söyleniyor, koro halinde ağlıyorlar, ağlamaktan sorumlu bakan da var, hep beraber ağlıyor. Herhalde Ali İsmail Korkmaz için, Medeni Yıldırım için ağlamıyorlar. Aynı sıralarda İstanbul'da gösteri var. Berkin Elvan, 14 yaşında bir çocuk. Ekmek almaya gidiyor,  polisin biber gazıyla yaralanıyor, uzun süredir komada. Anne, aile acılı. Sorumluların bulunması için gösteri yapılıyor. Polis şiddeti uygulanıyor, bir göstericinin ayağı kırılıyor. Diyarbakır'da herhalde bunun için ağlamıyorlar. Barış diyorlar, hangi barıştan söz ediyorsun?"

 

-"Diyarbakır ile telafi etmeye çalışıyorlar"

 

Kılıçdaroğlu, Roosevelt'in, "Barışa inanmak yetmez, istemek de gerekir. Barışı istemek de yetmez barış için çalışmak da gerekli" sözüne işaret ederek, barış için yürekli,  cesur, kararlı olmak ve insanı sevmek  gerektiğini anlattı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, barış isteniliyorsa önce Suriye politikalarından vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'daki tablonun, yanlış Suriye politikasının ortaya  koyduğu bir tablo olduğunu öne sürerek, şunları kaydetti:

 "Suriye'de tökezlediler, ortaya çıkan tabloyu, Diyarbakır ile telafi etmeye  çalışıyorlar. Barıştan mı söz ediyorsunuz, gelin özel yetkili mahkemeleri kaldıralım. Oturuyorsunuz saf saf, poşiler de takmışsınız, barıştan söz ediyorsunuz. Cihan Kırmızıgül poşi taktı diye 11 yıl hapis cezası verildi. Şivan Perver'e sormak istiyorum, Cihan Kırmızıgül 11 yıl mahkum oldu, sen Erdoğan'a nasıl övgüler düzüyorsun, sen bu gerçekleri görmüyor musun, hangi sanat adına bunları yapıyorsun?  Barış istiyorsan, önce faili meçhul cinayetleri aydınlatacaksın. Toplantı ve gösteri hakkını genişletelim, gel. Barışı isteyen birisi toplumu bölmez. Şu Alevi, şu Sunni, şu Türk, şu meşru, şu gayrimeşru. Bir başbakanın ağzına yakışır mı? Toplumu bütünleştirmek varken ayrıştırıyorsunuz. Sonra kalkıp Diyarbakır'da barıştan söz ediyorsunuz. Ne için, yerel seçimlere ön hazırlık için.  

Barıştan söz ediyorsan, siyasal partiler kanununu değiştirelim, lider sultasına son verelim, sen de rahat ol. 12 Eylül yasalarının arkasına sığınandan barış sözü çıktığında buna inanacak mıyız? Yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Barış istiyorsan, valin millete küfür etmeyecek, sen de etmeyeceksin. O lafın arkasında hiçbir Adanalı kalmamalı. Valinin lafı olmanın ötesine geçti, Erdoğan'ın lafıdır. Barış isteyeceksin, muhalefeti düşman gibi göreceksin. Bülent Arınç'a 'düşmanları sevindirme' diyor. Vatandaş ne zamandan beri düşman oldu. Bu adam barıştan söz ediyor. Allah akıl fikir versin."

 

-"Neresi tesis?"

 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın, Diyarbakır'da 1318 tesisin açılışını yaptığını söylediğini belirterek, bu kadar tesis açılmışsa, Diyarbakır'ın artık doğunun Paris'i olduğunu düşündüğünü kaydetti.  

TDK sözlüğünün tesisi, "bir şeyi inşa etmek, yapmak, kurmak, temelini atmak" şeklinde tanımladığına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Yol kenarlarında sanat yapıları var, ağaç dikersiniz, sanat yapısı olarak tanımlanıyor. Açtığı tesislerden 14'ü böyle. Asfalt yaptıklarını söylüyor, asfalt ne zamandan beri tesis? Tesis diye eski binalar onarılıyor, yeni tesis diye listelere konulmuş. Arazi toplulaştırma çalışmaları, bunlar idari işlem, neresi tesis? Destek programları var, her biri tesis olarak geçmiş" diye sözlerini tamamladı.

- TBMM

'Barıştan Söz Ettiğine Göre Önemli Bir Aşama Katetmiş'

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title