CHP Lideri Baykal: Erdoğan Halkı Tehdit Ediyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, Seçimden Sonra Bir Partinin 367 Milletvekilini Bulamaması Halinde Cumhurbaşkanlığı Seçimi Konusunda Kriz Çıkacağı Şeklindeki Açıklamasını "Başbakan Halkı Tehdit Ediyor" Diye Değerlendirdi. Baykal, "Ben de Bunu Hiç Anlamadığımı İfade Etmeliyim. Kesinlikle Çıkmaz, Çıkmaması Gerekir, Siyasetçinin Görevi Kriz Çıkması Değildir" Dedi.

CHP Lideri Baykal: Erdoğan Halkı Tehdit Ediyor

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 temmuz sonrası cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki açıklamalarına "Başbakan halkı tehdit ediyor" diye yanıt verdi.

Baykal, CNNTürk televizyonunda, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, seçim sonrası herhangi bir partinin 367 milletvekili çıkaramaması halinde Cumhurbaşkanı seçiminde kriz çıkabileceği şeklindeki açıklamasını "Başbakan halkı tehdit ediyor" diye değerlendirerek "Ben de bunu hiç anlamadığımı ifade etmeliyim. Kesinlikle çıkmaz, çıkmaması gerekir, siyasetçinin görevi kriz çıkması değildir" dedi.

Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, kendisinin de CHP'nin yaptığı Anayasa Mahkemesi başvurusuna ilişkin, kriz çıkabileceği biçimindeki açıklamasının hatırlatması üzerine "O saptırılmış ve dramatize edilmiş, çığrından çıkarılmış bir değerlendirmedir. Halkta niye çatışma çıksın. Halk çatışmasını hiçbir şekilde de kafamdan geçirmedim. Siyasi çatışma çıkar" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimini kötü yönettiğini savunan Baykal, şunları söyledi:

"Halk daha ne yapmalıydı ki Sayın Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda rahatlayabilsin. Yani ne yapılması gerekirdi, neye ihtiyaç vardı. Anlamak mümkün değildir. Bir siyasi partinin elde edebileceği en büyük imkan ona sunulmuştur. Biz ana muhalefet partisi olarak açıkça AKP'li birinin de cumhurbaşkanı seçilebileceğini ta işin başında ilan etmişizdir.

Elinde 360'dan fazla milletvekili var. Ana muhalefet partisi, bir AKP'li, cumhurbaşkanı olabilir demiş. Bunu böyle bir başarızılıkla sonuçlandırmak için ancak Tayyip Erdoğan olmak lazımdır. Gerçekten bir mucizedir, anlamak mümkün değildir. Bu konuda ne söylediyse tersi çıkmıştır."

Baykal, kendisinin de Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 oy gerekmediğini düşündüğünü fakat daha sonra Anayasa'ya tekrar bakarak bu gerekliliği anladığını kaydetti. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararını kimsenin elinin tersiyle itemeyeceğini belirten Baykal, Başbakan Erdoğan'ın bu konuda ne dediyse tersinin olduğunu söyledi.

Anayasa değişiklik paketi konusunda ciddi bir hazırlık ve hukuki alt yapı olmadığını dile getiren Baykal, oylamalar sırasında bazı maddelerin 367'den fazla oy aldığını hatırlatarak, "Alabileceğiniz ortada olduğu halde ilk iki maddede almamışsınız. O alamadığınız maddelerin pakete dahil edilmesi paketi hukuken malul hale getireceği açıkken, onları da niye ısrar edip bunun arasına koydunuz. Cumhurbaşkanını halkın seçmesine ilişkin madde 367'den fazla oyla geçti. Onun da arasına ilk maddeyi koymak zorunda değildi. Ben laubaliliklere dikkati çekiyorum, ciddiyetsizliklere dikkati çekiyorum" diye konuştu.

Baykal, partisinin seçimden sonra 367 milletvekili çıkarması halinde Cumhurbaşkanlığı konusunda diğer partilerle bir müzakere süreci başlatıp başlatmayacağı sorusuna da "Biz 367'den fazla oyla birinci parti olarak çıkalım, ilk yapacağımız iş cumhurbaşkanı seçimi sırasında diğer partileri ziyaret etmektir. Cumhurbaşkanlığı konusunda onların fikrini almaktır ve onları da ikna ederek, onların da katkısını alarak" diye yanıt verdi.

Baykal, kendisinin Cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünüp düşünmediği konusunda da şunları söyledi:

"Ben kendimi parlamentoda Cumhurbaşkanı olarak dayatma hakkını kendimde görmem. Cumhurbaşkanlığı istemekle, hak verilmekle olmaz. Cumhurbaşkanı mutabakatla olur. Ve bunu eğer parlamentoda çoğunluk, bunu Anayasa'ya göre sonuçlandırmaya yetecek bir çoğunluk ve toplumun genel tasviri bunu onaylarsa herkes olabilir. Bizden de birisi olabilir, bizim dışımızda da birisi olabilir. Ama burada, kafada bir isimle gitmek mümkün değildir."

Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçip geçmediği şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi:

"Bir Tayyip Erdoğan uzmanı değilim. Bunun kararını verecek olan Tayyip Erdoğan'ın psikolojisi değil, onun psikolojisi, Abdullah beyin psikolojisi, mecliste görülen inişler çıkışlar gösteriyor. Ama bunu belirleyecek olan Türkiye'nin siyasi şartlarıdır. O siyasi şartlar da inanıyorum ki ciddi bir uzlaşmayı kaçınılmaz kılacaktır. Tayyip Erdoğan, geçen parlamentoda elde ettiği milletvekiliyle elde edemediği cumhurbaşkanlığını bu parlamentoda elde etmesi kesinlikle mümkün değildir. Böyle bir şansı kesinlikle mümkün değildir." (ANKA)