CHP Kılıçdaroğlu: "Kendi Ayağına Kurşun Sıkan Bir Turizm Anlayışı Var"

CHP Kılıçdaroğlu: "Kendi Ayağına Kurşun Sıkan Bir Turizm Anlayışı Var"

CHP Kılıçdaroğlu: "Kendi ayağına kurşun sıkan bir turizm anlayışı var" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Sanki saraya giden birisi içki içmiyor mu? İçiyor.

CHP Kılıçdaroğlu:

CHP Kılıçdaroğlu: "Kendi ayağına kurşun sıkan bir turizm anlayışı var"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
"Sanki saraya giden birisi içki içmiyor mu? İçiyor. Devlet başkanları biraya gelip kadeh kaldırırlar"
"Türkiye olarak ipek kozasının içindeyiz. Ama o koza, içindeki ipeği öldürüyor"
"Alman kökenli bir gazeteci hapse atıldı casus diye. Ülkesine döndüğünde ne anlatacak?"

ANTALYA - Turizmcilerle Antalya'da bir otelde bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kendi ayağına kurşun sıkan bir turizm anlayışı var" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'da bir otelde turizm sektör temsilcileri ve iş dünyasıyla buluştu. Toplantıda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin program ve hedeflerini anlattı.
Turistin Türkiye'ye geldiğinde besleneceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "İçkisini alacaktır. Ama siz içki fiyatlarına olağanüstü zam yaparsanız, adeta intikam alır gibi yaparsanız, otellerde kokteyl nasıl yapılırı öğretemezseniz, eğitimi engellerseniz, hangi turizmden söz ediyorsunuz? Turist gelecek. Sen içmeyebilirsin. Otel sahibi ve personel de içmeyebilir. Ama turist geliyor. O içecek. Sanki saraya giden birisi içki içmiyor mu? İçiyor. Devlet başkanları biraya gelip kadeh kaldırırlar. Benim istediğim yemeği ye, istediğim şeyi iç derse neden gelsin. Siyaset kurumu bu konuda anlayışlı olmalı. Turizmin ne kadar önemli olduğunu anlamalı. Turizm hizmet üretiyor. Gidiyorsunuz Londra'dan borç istiyorsunuz. Yalvarıyorsunuz, yakarıyorsunuz. Ee turizm hizmet üretiyor. Kimseden bir borç aldığı da yok. Türkiye'de kalacak bu paralar. Sen de diyeceksin 'Bizim merkez bankasının rezervleri bizim merkez bankasında para yok diyeceksin. Kendi ayağına kurşun sıkan bir turizm anlayışı var" dedi.
Turizmin içeride katma değer oluşturduğu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Turizm, ithalatı olmayan bacasız sanayi. Hepimizin gurur duyduğu bir alt yapımız var. Sadece Türkiye'de değil uluslararası arenada. Bu sektörün büyümesi için elimizde her türlü imkan var. Türkiye'yi düşünün. Uygarlıklar medeniyeti olan Türkiye'yi. O kadar zengin bir tarihi var ki, bunu yurt dışına tanıtamıyoruz. O kadar ki onlar bize nerede ne olduğunu bize aktarıyorlar. Bilgi ile turizmi yan yana getiremedik. Kararlı ve tutarlı bir politika izlememiz lazım. Siyasetçiler ve yatırımcılar bir araya gelip gönül koyarsak, çözemeyeceğimiz, aşamayacağız hiçbir şey yok" diye konuştu.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, turizmin bir günah sektörü gibi görülüp böyle yaklaşılması durumunda sektörün büyüyemeyeceğini belirterek, "Bağımsız bir turizm bakanlığı vardı. Turizmciler dertlerini anlatıyorlardı. Sonra kültür bakanlığıyla birleşti. Bu coğrafyanın bütün dünyaya anlatılması lazım. Kum, deniz, temiz hava diye bir turizme başladık. Güzel, bunun sonbaharı, kışı var. Yazın güzel ama kışın bekliyoruz. Hayatın her alanında insanları buraya çekip, bu güzellikleri göstermeliyiz. Bunlar yapıldığı takdirde, Türkiye'nin borç almasına gerek kalmaz. Cari açığımız var. Bu açık giderek büyüyor. Ama dikkat edin turizm kan kaybettiği sürece o açık daha da büyüyor" dedi.
Turizm sektöründeki bütün engellerin kaldırılmasını istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"Beklediğimiz tek şey, Türkiye'yi tanıtmak ve döviz kazandırmak. Türkiye'nin imajını düzeltmek. Önümüzdeki en büyük sorun, Türkiye'nin imajı. Dünyadaki herhangi bir ülkeye gidin, Türkiye'ye güvenmiyorlar. Dikta yönetiminin olduğu, kavganın olduğu bu algıyı kaldıracak olan siyaset kurumunun kendisidir. Kişilerin can ve mal güvenliğini sağladığınız zaman, turist elbette gelir. Neden gelmesin? Türkiye'nin imajını değiştirme konusunda 24 Haziran önemli bir fırsat. Eğer bir siyasi lider, 'Ben 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağım diyorsa bu çok önemli bir adımdır. Bu kadar gazeteci neden hapiste? Avrupa'ya bunu anlatamıyoruz. Yazı yazdı diye atılır mı diyorlar. Eee, atılıyor."
Alman kökenli bir gazetecinin Türkiye'deyken yaşadıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, "Alındı hapse atıldı casus diye. İddianame düzenlenmiyor. Neyle suçlandığı da belli değil. Merkel araya girince beraat kararı verildi. Serbest bırakıldığında başka bir mahkemenin de tutuklama kararı aldığını öğrendi. Sonra uçağına binip gitti. Hangi adaletten söz ediyoruz? Adaletin olmadığı bir yere paralı turist nasıl gelecek? Kapadokya'daki otellerin büyük bir kısmı kapandı. Turist gelmiyor. İmaj sorunu çok ama çok önemlidir. İmaj, imaj, imaj. Büyükada'da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla yabancılar biraya gelip bir konuyu tartışıyor. Tamamı casus diye alınıp hapse atıldı. Ne casusu? Siz bu kişi yurtdışına gittiğinde Türkiye'de hukuk sistemi var diyebileceğini düşünüyor musunuz? Ben içeriye alındım, hapse atıldım diyecek" şeklinde konuştu.
Türkiye olarak ipek kozasının içinde olduklarını ifade eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Ama o koza, içindeki ipeği öldürüyor" vurgusunu yaptı.
Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle noktaladı:
"Sistemi halata dayandırırsanız, daha büyük sorunlar yaşarız. Bütün mesele, soruna akılcı yöntemlerle yaklaşmaktır. Türkiye maalesef pek çok soruna akılcı politikalarla yaklaşmıyor. Dış politikadaki her açmaz, kavga, gerilim önce turizm sektörünü vuruyor. Dış politikada kavgaya gerek yok. Niçin kavga ediyoruz? Suriye olayı patlak vermediğinde, Güneydoğu'ya her gittiğimde bütün oteller ve lokantalar doluydu. Hiç kimse halinden şikayetçi değildi. Şimdi çıkın gidin Hatay'a bakın, kamyon ve tır şoföründen tutun, herkeste bir bezginlik var."