CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1) - Haberler
Haberi Paylaş

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1)

AA - Haberler | Politika
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de kabul edilen anayasa değişikliğine ilişkin, "Bir CHP'li de başkan olsa, biz ona da karşı çıkarız. Bu sistem, doğru bir sistem değil. Bütün yetkiler bir kişiye verilemez.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de kabul edilen anayasa değişikliğine ilişkin, "Bir CHP'li de başkan olsa, biz ona da karşı çıkarız. Bu sistem, doğru bir sistem değil. Bütün yetkiler bir kişiye verilemez. Aynı zamanda kendisi partinin genel başkanı olacak, gelecek Parlamentoya diyecek ki 'Ben tarafsız davranacağıma dair namusun ve şerefim üzerine yemin ediyorum.' Bir partinin genel başkanı tarafsız olabilir mi? Bu milletin aklıyla alay etmek demektir." dedi.

Kılıçdaroğlu, Haber türk'te katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Anayasa değişikliğine niye karşısınız?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğine karşı olmadıklarını, güçlü parlamenter sistemi ve Türk hukukunun darbe hukukundan arındırılmasını istediklerini söyledi.

Başkanlık sistemine karşı olduklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 140 yıllık bir parlamento geleneğinin olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını, milletin vekilini milletin seçmesini, hak ve özgürlüklerin daha da güçlendirilmesini, anayasadaki boşlukların giderilmesini istediklerini vurguladı.

"Başkanlık sisteminden, Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil herkes vazgeçmişken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'Bu böyle yürümez, fiili durumu hukuki durum haline getirelim' çağrısında bulundu. Bahçeli'nin daha önceki söylemleri farklıydı. Bahçeli'nin bu tavır değişikliğinin nedenini kendisiyle yaptığınız görüşmede öğrenebildiniz mi?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hayır, bunu sormadım da zaten. Doğru da değildi. Ben Sayın Bahçeli ile yaptığım görüşmede anayasa değişikliğinin Türkiye için hangi felaketlere yol açacağını, bütün endişelerimi dile getirerek ifade ettim." yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, söz konusu anayasa değişikliği ile güçler ayrılığının ortadan kalkacağını savunarak, şunları kaydetti:

"Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girecek, bu çok tehlikeli Türkiye açısından. Türkiye böyle giderse çok daha derin bir yarılmanın, ayrışmanın içine girecek. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmayacak. Bir kişi istediği her şeyi yapabilecek. Aynı zamanda cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Meclis Başkanı olacak, bunlar doğru değil, bir kişiye bu kadar yük verilmez. İnanç açısından da doğru değil, demokratik açıdan da doğru değil, ahlaki açıdan da doğru değil. İslamiyette istişare esastır, oturur konuşursunuz, burada öyle bir şey yok, her şey bir kişiye bağlanacak. Her şeye tek başına karar verecek."

Bu tartışmanın, Cumhurbaşkanı Erdoğan bağlamında olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bu, bundan sonraki yıllarda da devam edecek bir süreç. Dolayısıyla bütün yetkileri bir kişiye verdiğiniz zaman ileride Türkiye ne olacak? Diyelim ki basiretsiz bir kişi geldi, seçildi veya seçtiğimiz kişi öldü ne olacak?" diye konuştu.

Program sunucusunun, "Bu mesele kamuoyunda 'Bu işi Erdoğan hak ediyor, iyi yapar. Ona bu yetkileri verelim.' bazında tartışılıyor. Sanki 'Erdoğan sonrasına yeniden bakarız' gibi bir hava var." demesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Öyle bir şey yok, anayasayı değiştiriyoruz. Bir kanun değiştirsek dediğiniz doğru, 3 gün sonra kanun değişebilir, Parlamentodaki çoğunlukla yapabilirsiniz bunu. Anayasayı değiştiriyorsunuz, anayasanın değişmesi kolay değildir. Hele bu kabul edildikten sonra değişmesi çok daha zor. Kişiye endeksli bir düzenleme Türkiye'yi felakete götürür." karşılığını verdi.

"Bizde tutarsızlık yok"

"MHP, 'Keşke CHP'de görüşmelere katılsaydı, o zaman elimiz daha güçlü olurdu, daha iyi bir anayasa yapabilirdik. CHP, işin içinde olmayınca bu anayasa daha çok AK Parti'nin istediği şekilde çıktı.' diye CHP'yi suçluyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ilk Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplandığında 60 madde üzerinde uzlaştıklarını hatırlattı.

Bu görüşmelerde MHP'nin de içinde bulunduğu üç siyasi partinin parlamenter demokratik sistemin güçlendirilmesi gerektiğini söylediğini, buna AK Parti'nin karşı çıktığını kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti:

"MHP'nin de görüşü öyleydi o da demokratik parlamenter sistemi istiyordu. Bahçeli'nin defalarca seçim meydanlarında, diğer alanlarda yaptığı konuşmalar var. Biz Meclis Başkanına da yazı yazdık, 'Parlamenter sistemi güçlendirecekseniz biz her türlü katkıyı veririz.' Zaten 60 madde üzerinde bir uzlaşma var, gerekirse onu biraz daha genişletebiliriz ama 'Başkanlık sistemini getirelim, anayasayı buna uyduralım' dediğiniz andan itibaren kimse kusura bakmasın ama biz o kadar kıvrak değiliz. Bizim bir düşüncemiz var, net, açık söylüyoruz. Hangi gerekçeyle bunu savunduğumuzu da söylüyoruz. Biz, tutarlı bir partiyiz, bizde tutarsızlık yok."

Kılıçdaroğlu, toplumsal uzlaşma belgesi olan anayasanın bir partinin mutfağında hazırlanamayacağını söyledi.

"Fesih yetkisi Atatürk'e verilmedi"

Kanun yapma yetkisinin, rejim ne olursa olsun bütün dünyada parlamentoların tekelinde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, değişiklikle bu tekelin ve Meclisi feshetme yetkisinin cumhurbaşkanına verildiğini savundu. Kılıçdaroğlu, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk en güçlü dönemindedir. Parlamentoya gelir anayasal düzenleme, 'TBMM'yi fesih yetkisini verelim' derler. İki genç milletvekili çıkar, 'Hayır, sizi çok seviyoruz, bu ülkenin kurtarıcısısınız ama kimse milli iradeyi feshedemez' der ve Atatürk'e o yetki verilmez. Şimdi biz o yetkiyi bu anayasa değişikliyle veriyoruz. Yüzde 51 ile seçilen bir cumhurbaşkanı, yüzde 100'lük bir milli iradeyi feshedebiliyor." diye konuştu.

"Anayasa teklifine göre iki seçim aynı anda yapılıyor. İlk turda seçilemezse cumhurbaşkanı, bu arada Parlamento seçilmiş oluyor. Halkın şöyle bir kozu olmayacak mı, diyelim ki CHP'ye Parlamentoyu, başkanlığı da AK Parti'nin genel başkanına verdi veya tam tersini yaptı. Bu sistem bir pozitif özellik değil mi?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Hayır. Sistemin kendisi sakat. Bir CHP'li de başkan olsa, biz ona da karşı çıkarız. Bu sistem, doğru bir sistem değil. Bütün yetkiler bir kişiye verilemez. Aynı zamanda kendisi partinin genel başkanı olacak, gelecek Parlamentoya diyecek ki 'Ben tarafsız davranacağıma dair namusun ve şerefim üzerine yemin ediyorum.' Bir partinin genel başkanı tarafsız olabilir mi? Peki nasıl yemin edecek? Bu milletin aklıyla alay etmek demektir. Yazık, günahtır."

Kılıçdaroğlu, değişikliğe göre bir partinin genel başkanının Anayasa Mahkemesi'nin 15 üyesinin 12'sini atayabileceğine dikkati çekerek, "Diyelim ki başkan bir suçtan ötürü yargılanacak. Benim tayin ettiğim hakimler beni yargılayacaklar bu olur mu?" dedi.

"Biz bu filmi çok gördük"

"Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 'Bu anayasa değişikliğinden sonra terör bitecek' şeklinde açıklama yaptı. Bu konudaki düşünceniz nedir?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Bu, anayasa değişikliği gerçekleşinceye kadar yapılan terör olaylarının arkasında biz varız itirafıdır. Tek başına iktidar değiller mi bunlar?" ifadesini kullandı.

Kurtulmuş'un "Başkanlık sistemi gelmesin diye terörün uygulandığını, sistemin gelmesinin ardından 'Başkanlık sistemi geldi, bundan sonra engelleyemeyiz' denilerek terör azalır." demek istediğinin ifade edilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Biz bu filmi çok gördük. 1 Kasım öncesinde gördük, 7 Haziran ile 1 Kasım arasında patlayan bombaları gördük. 12 Mart 1971 darbe öncesi, 12 Eylül 1980 darbe öncesi gördük. Terör tırmandı tırmandı geldiler iktidara, darbe yaptılar. Terör tırmandı tırmandı 7 Haziran'dan sonra herkes malını, canını falan unuttu, 'aman şu terör bitsin', gittiler oylarını verdiler. 15 yıldır tek başına iktidardalar." dedi.

"Açık ve net söylüyorum, PKK terör örgütüne en büyük desteği yapan Adalet ve Kalkınma Partisi'dir" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, bu konuda savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını, hiçbir savcının cesaret edip dava açamadığını savundu.

Demokratik açılım sürecinin de baştan beri sakat olduğunu söylediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, dönemin başbakanına "Bu yolla terör önlenemez" şeklinde mektup yazdığını hatırlattı. Her önemli olayı mektupla kanıtladıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda da mektup yazdığını anımsattı.

-"Sandığa düşünerek gitmeliyiz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Numan Bey'in şöyle bir özelliği var. Numan Bey bazen vicdanının sesini dinliyor. Suriye konusunda da 'baştan beri yanlıştı' dedi. Bizim söylediklerimizi en nihayet itiraf etti. Bu olayda da terörü tırmandırarak referandumda anayasaya 'Evet' dedirtmenin yollarını arıyorlar. 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi. Ankara'da, garda, iki canlı bomba öldü, 103 kişi hayatını kaybetti. Önlem nerede alınmıştı? Sıhhiye'de. Niye garda önlem alınmadı? Kim almadı, kimdi iktidar? Kim izin verdi bunlara. Üstelik o kişiler polisin kayıtlarında vardı. Ben şundan kesinlikle eminim, polisi serbest bıraksınlar bütün suçluları yakalar."

"Çıksın söylesinler, 'Biz Ankara garında önlem almıştık' desinler. Belli olayları bildiğim için ben bunları söylüyorum." diyen Kılıçdaroğlu, Ankara Garı'nda önlem alınmadığını savundu.

Kılıçdaroğlu, medyanın yüzde 90'ının hükümetin kontrolünde olması nedeniyle geniş kitlelere seslerini duyurmakta zorlandıklarını kaydetti.

Anayasa değişikliğinin bir adım olduğunu, bunun devamının olacağını savunan Kılıçdaroğlu, bir AK Parti Anayasa Komisyonu üyesinin Meclis'te "Asıl hedefimiz anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek" dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı danışmanlarının da benzer açıklamalar yaptığını öne süren Kılıçdaroğlu, "Bu referandumda benim vatandaşlarımdan istediğim ister sağcı, ister solcu olsun, ister dindar, ister milliyetçi, ülkücü olsun düşünerek sandığa gitmemiz lazım. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği açısından." dedi.

-"Türkiye ayrışabilir"

Referandum sürecinde nasıl bir kampanya izleneceğinin ve hedeflerinin "MHP tabanı" olup olmadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Hedefimiz şu, ülkesini seven, demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü savunan, hangi görüşten olursa olsun bütün insanları bu anayasa değişikliğine 'hayır' demeye davet ediyoruz. Bizim kültürümüzde de tarihimizde de böyle bir düzenleme yok. Osmanlı öncesinde de Metahan'dan bu yana gelen süreçte de böyle bir düzenleme yok. Bu düzenleme bir kişiye özgü olarak getirilen ve kalıcı hale getirilmek istenen bir düzenleme. Bu düzenleme sonunda Türkiye ayrışabilir, bölünebilir, iç çatışma çıkabilir. Yazık, günahtır."

(Sürecek)

AA - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
title