Ceza Hukuku Haberleri

Ceza Hukuku haber, Ceza Hukuku son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Ceza Hukuku - 10.02.2017
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (1)
Kılıçdaroğlu, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Çünkü pusulayı eğer siz ora olarak belirlerseniz, yargıçlık görevini yapamazsınız. Talimatı oradan alırsanız yargıçlık görevini yapamazsınız. Türkiye'yi bugün bir kaos ortamına sürükleyen temel öge, Anayasa Mahkemesi'dir. Bu Anayasa Mahkemesi asla ve asla topluma güven veremez. Hiçbirimizin haklarını güvence altına alamaz. Yazılı var, doğru, anayasada yazılı. Uygulaması yanlış yapılıyor, denetleyecek olan kurum görevini yapmıyor. Asıl sorunumuz burada başlıyor." "Kolektif suç ilan ettiler" "O kadar ileri gittiler ki kolektif suç ilan ettiler. Hiçbir evrensel değerde olmayan kolektif suç." diyen Kılıçdaroğlu, birisinin sanık olması durumunda bütün ailesinin de sanık olduğunu, ceza hukukunda olmayan bir suç niteliğinin üretildiğini ileri sürdü.
Ceza Hukuku - 26.01.2017
Analiz - Yüksek Mahkeme'nin Brexit Kararı ve Muhtemel Senaryolar
İngiliz Yüksek Mahkemesi 24 Ocak 2017 tarihinde hükümetin Brexit ile alakalı temyiz başvurusuyla ilgili merakla beklenen kararını açıkladı.
Ceza Hukuku - 16.01.2017
Aziz Yıldırım'dan 14 Sayfalık Savunma
İsnadın sebebi işlendiği iddia edilen fiildir. Burada fiil ile kastedilen de maddi olaydır. Söz konusu isnadın açık şekilde belirtilerek somut şekilde ortaya konması gerekmektedir ki savunma talep edilen taraf savunma hakkını adil şekilde kullanabilsin. Savunma hakkı, en dar anlamda kişinin kendisi hakkındaki isnatlara vereceği cevapları ifade eder. Bu doğrultuda savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için kişinin öncelikle kendisi hakkındaki isnadı etraflı şekilde öğrenmesi gerekmektedir. Bu durum Ceza hukuku açısından da disiplin hukuku açısından da böyledir.
Ceza Hukuku - 13.01.2017
CHP'li Tanal: Vatandaşlarımızı Bu Hale Köpekler mi Yoksa AKP İktidarı mı Getirdi ?
CHP İstanbul Milletvekili,İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Mahmut Tanal, Mecliste açılan "köpek giremez" pankartlarının hayvan hakları ihlali olduğunu öne sürerek," Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir" Mecliste "köpek giremez" pankartları aynı zamanda hayvan haklarının ihlalidir. 20 milyon yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşımız, 7 milyon da açlık sınırının altında yaşayan vatandaşımız var. Vatandaşlarımızı bu hale köpekler mi yoksa AKP iktidarı mı getirdi?" dedi.  Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal,Meclis'te Ak Parti Milletvekilleri tarafından açılan "Köpek giremez" pankartına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Mahmut Tanal'ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Bugün sizlere, hukuki düzenlemeler ile haksız bırakılmanın nasıl bir yaşama sebep olabileceğinden bahsetmek istiyorum. Eğer haklar hukuki düzenlemeler ile kaldırılırsa ne yapmak gerekecektir? Sığınılacak liman olarak görülen hukuk, artık tek kişinin 2 dudağının arasından çıkacak söze bakar hale geldiyse uğradığınız haksızlık hukuk olmuşsa nereye gideceksiniz'Nazi Almanya'sında Tarih bu sahneleri yaşadı. İnsanlara hukuki düzenlemeler ile haksızlık yapıldı. Nazi Almanya'sında önce Yahudi karşıtı kanunlar çıkarıldı. Hukuksuzluğa hukuki bir zemin hazırlandı. Sonrasında kanlı bir son izledi her şeyi.Değerli arkadaşlar; tarihten bir kaç not vermek istiyorum;1933'te Yahudiler ve siyasi olarak güvenilmeyen kamu memurlarının devlet hizmetinden çıkarılmasını sağlayan "Profesyonel Kamu Hizmetinin Yenilenmesi Yasası" çıkarıldı. Nisan 1933'te Alman kanunu, Alman okulları ve üniversitelerindeki Yahudi öğrenci sayısını kısıtladı. Aynı ayda, ilave kanunlar tıbbi ve hukuki mesleklerdeki "Yahudi etkinliğiniö büyük ölçüde azalttı. Eylül 1935'te Nurmberg Yasaları, Alman Yahudilerini Devlet vatandaşlığından dışladı ve onlara "Alman ya da Alman kanıyla ilişkili" kişilerle evlenmeyi ya da cinsel ilişki kurmayı yasakladı. Bu kanunlarla ilgili düzenlemeler ile Yahudiler vatandaşlık haklarından mahrum bırakıldılar ve kamu görevlerine getirilemiyorlardı. 1937 ve 1938 yıllarında, Hükümet, Yahudilerden, malvarlıklarını kaydettirmelerini talep etti. Bu yolla onları yoksullaştırmaya ve Alman ekonomisinden çıkarmaya başladı. 1937 ve 1938 yıllarında, Yahudi doktorların Yahudi olmayanları tedavi etmesini yasakladı. Yine 1937 ve 1938 yıllarında, Yahudi avukatların hukuk yapma lisanslarını ellerinden aldılar. Kristal Gece'nin ardından ise; Yahudilere, sinemalar, tiyatrolar ve spor aktivitelerinin yanı sıra tüm kamu okulları ve üniversiteleri de yasaklandı. Bu kronolojik dizilim karşısında, aslında hukuksuzluğun hukuk ile nasıl getirildiği görülmekte. Kabul edilemez bulunan tüm bu hukuksuzluklar, hukuk oldu bir zamanlar. Bu hukuk ile haksızlığa uğratıldı insanlar. Kanuni düzenlemeler yapıldı Yahudiler sinemaya giremez diye! Değerli arkadaşlar; Özgürlükler ancak demokratik düzlemlerde hukukun üstünlüğü bilinci ile örülmüş toplumlarda güvence altına alınır. Demokrasi, güçler ayrılığı, Hukukun üstünlüğü, egemenliğin halka ait olması kavramları; temel hak ve özgürlüklerin korunabilmesi adına gerekli olan asgari şartlardır. Bir insanın yaşayabilmesi için nasıl hava lazımsa, bu kavramlar da özgürlükler için öyledir." "CUMHURBAŞKANINA ANAYASA OKUMASINI TAVSİYE EDİYORUM" "Bilindiği üzere, Anaysa değişikliği dayatması Genel Kurul'da görüşülmekte. Kendi Anayasası hakkında konuşturulmayan bir halk var bu ülkede şu an! Fikirlerini açıklayamasınlar diye, adeta Anayasa hakkında kimse konuşamasın diye Umuma açık alanda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkını yasaklayan bir valilik var bu ülkede! Hakları yavaş yavaş ellerinden, hukuki(!) düzenlemeler ile alınmak istenen bir halk ve o halkın karşısında baş parmağını sallayarak "Ey!" çekmelerine alışık olduğumuz bir Cumhurbaşkanı! Dün basına yansıyan haberlere göre Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan aynen şu ifadeleri kullandı: "Elinde silahı olan teröristle; doları, eurosu, faizi olan terörist arasında hiçbir fark yok!" Buradan Sayın Cumhurbaşkanına öncelikle kendisine bir Anayasa edinmesini ve okumasını tavsiye ediyorum. Zira henüz Anayasa değişikliği dayatması Meclis Genel Kurulunda görüşülmekte!" "BİRİSİ BİR FERMAN YAYINLAYIP, BENİM DIŞIMDA, NEFES ALAN HERKES HIRSIZDIR DİYEMEZ " "Sayın Cumhurbaşkanı henüz başkan olamadan dövizi olanı terörist saymaktalar. Bu durumun hukukun hangi temel ilkeleri ile nasıl ters düştüğünü sizlere açıklamak isterim ; Öncelikle Anayasamız ile çelişmektedir. Anayasamızın 38. maddesi Suç ve Cezalara ilişkin esasları düzenlemektedir. Normlar hiyerarşisinin en üst sırasında yer alan, yani tüm diğer hukuki mevzuatın uygun olması gerektiği Anayasamız ilgili maddesinde açıkça der ki; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." Yine konu ile ilgili benzer bir düzenleme Türk Ceza Kanununda 2. Maddesinde "suçta ve cezada kanunilik ilkesi başlığı altında yer almaktadır ve bu düzenleme ile de ters düşmektedir bu açıklama. Zira ilgili düzenlemeye göre; "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz." İlgili hukuki düzenlemeler, kısaca kanunsuz suç ve ceza olmaz mantalitesi ile değerlendirilebilir. Ceza hukukunda kıyas dahi kabul edilemez durumdadır.
Ceza Hukuku - 13.01.2017
Dha Ankara- CHP'li Tanal: Vatandaşlarımızı Bu Hale Köpekler mi Yoksa AKP İktidarı mı Getirdi ?
CHP İstanbul Milletvekili,İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Mahmut Tanal, Mecliste açılan "köpek giremez" pankartlarının hayvan hakları ihlali olduğunu öne sürerek," Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir" Mecliste "köpek giremez" pankartları aynı zamanda hayvan haklarının ihlalidir. 20 milyon yoksulluk sınırının altında yaşayan vatandaşımız, 7 milyon da açlık sınırının altında yaşayan vatandaşımız var. Vatandaşlarımızı bu hale köpekler mi yoksa AKP iktidarı mı getirdi?" dedi.  Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal,Meclis'te Ak Parti Milletvekilleri tarafından açılan "Köpek giremez" pankartına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Mahmut Tanal'ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Bugün sizlere, hukuki düzenlemeler ile haksız bırakılmanın nasıl bir yaşama sebep olabileceğinden bahsetmek istiyorum. Eğer haklar hukuki düzenlemeler ile kaldırılırsa ne yapmak gerekecektir? Sığınılacak liman olarak görülen hukuk, artık tek kişinin 2 dudağının arasından çıkacak söze bakar hale geldiyse uğradığınız haksızlık hukuk olmuşsa nereye gideceksiniz'Nazi Almanya'sında Tarih bu sahneleri yaşadı. İnsanlara hukuki düzenlemeler ile haksızlık yapıldı. Nazi Almanya'sında önce Yahudi karşıtı kanunlar çıkarıldı. Hukuksuzluğa hukuki bir zemin hazırlandı. Sonrasında kanlı bir son izledi her şeyi.Değerli arkadaşlar; tarihten bir kaç not vermek istiyorum;1933'te Yahudiler ve siyasi olarak güvenilmeyen kamu memurlarının devlet hizmetinden çıkarılmasını sağlayan "Profesyonel Kamu Hizmetinin Yenilenmesi Yasası" çıkarıldı. Nisan 1933'te Alman kanunu, Alman okulları ve üniversitelerindeki Yahudi öğrenci sayısını kısıtladı. Aynı ayda, ilave kanunlar tıbbi ve hukuki mesleklerdeki "Yahudi etkinliğiniö büyük ölçüde azalttı. Eylül 1935'te Nurmberg Yasaları, Alman Yahudilerini Devlet vatandaşlığından dışladı ve onlara "Alman ya da Alman kanıyla ilişkili" kişilerle evlenmeyi ya da cinsel ilişki kurmayı yasakladı. Bu kanunlarla ilgili düzenlemeler ile Yahudiler vatandaşlık haklarından mahrum bırakıldılar ve kamu görevlerine getirilemiyorlardı. 1937 ve 1938 yıllarında, Hükümet, Yahudilerden, malvarlıklarını kaydettirmelerini talep etti. Bu yolla onları yoksullaştırmaya ve Alman ekonomisinden çıkarmaya başladı. 1937 ve 1938 yıllarında, Yahudi doktorların Yahudi olmayanları tedavi etmesini yasakladı. Yine 1937 ve 1938 yıllarında, Yahudi avukatların hukuk yapma lisanslarını ellerinden aldılar. Kristal Gece'nin ardından ise; Yahudilere, sinemalar, tiyatrolar ve spor aktivitelerinin yanı sıra tüm kamu okulları ve üniversiteleri de yasaklandı. Bu kronolojik dizilim karşısında, aslında hukuksuzluğun hukuk ile nasıl getirildiği görülmekte. Kabul edilemez bulunan tüm bu hukuksuzluklar, hukuk oldu bir zamanlar. Bu hukuk ile haksızlığa uğratıldı insanlar. Kanuni düzenlemeler yapıldı Yahudiler sinemaya giremez diye! Değerli arkadaşlar; Özgürlükler ancak demokratik düzlemlerde hukukun üstünlüğü bilinci ile örülmüş toplumlarda güvence altına alınır. Demokrasi, güçler ayrılığı, Hukukun üstünlüğü, egemenliğin halka ait olması kavramları; temel hak ve özgürlüklerin korunabilmesi adına gerekli olan asgari şartlardır. Bir insanın yaşayabilmesi için nasıl hava lazımsa, bu kavramlar da özgürlükler için öyledir." "CUMHURBAŞKANINA ANAYASA OKUMASINI TAVSİYE EDİYORUM" "Bilindiği üzere, Anaysa değişikliği dayatması Genel Kurul'da görüşülmekte. Kendi Anayasası hakkında konuşturulmayan bir halk var bu ülkede şu an! Fikirlerini açıklayamasınlar diye, adeta Anayasa hakkında kimse konuşamasın diye Umuma açık alanda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkını yasaklayan bir valilik var bu ülkede! Hakları yavaş yavaş ellerinden, hukuki(!) düzenlemeler ile alınmak istenen bir halk ve o halkın karşısında baş parmağını sallayarak "Ey!" çekmelerine alışık olduğumuz bir Cumhurbaşkanı! Dün basına yansıyan haberlere göre Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan aynen şu ifadeleri kullandı: "Elinde silahı olan teröristle; doları, eurosu, faizi olan terörist arasında hiçbir fark yok!" Buradan Sayın Cumhurbaşkanına öncelikle kendisine bir Anayasa edinmesini ve okumasını tavsiye ediyorum. Zira henüz Anayasa değişikliği dayatması Meclis Genel Kurulunda görüşülmekte!" "BİRİSİ BİR FERMAN YAYINLAYIP, BENİM DIŞIMDA, NEFES ALAN HERKES HIRSIZDIR DİYEMEZ " "Sayın Cumhurbaşkanı henüz başkan olamadan dövizi olanı terörist saymaktalar. Bu durumun hukukun hangi temel ilkeleri ile nasıl ters düştüğünü sizlere açıklamak isterim ; Öncelikle Anayasamız ile çelişmektedir. Anayasamızın 38. maddesi Suç ve Cezalara ilişkin esasları düzenlemektedir. Normlar hiyerarşisinin en üst sırasında yer alan, yani tüm diğer hukuki mevzuatın uygun olması gerektiği Anayasamız ilgili maddesinde açıkça der ki; "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." Yine konu ile ilgili benzer bir düzenleme Türk Ceza Kanununda 2. Maddesinde "suçta ve cezada kanunilik ilkesi başlığı altında yer almaktadır ve bu düzenleme ile de ters düşmektedir bu açıklama. Zira ilgili düzenlemeye göre; "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz." İlgili hukuki düzenlemeler, kısaca kanunsuz suç ve ceza olmaz mantalitesi ile değerlendirilebilir. Ceza hukukunda kıyas dahi kabul edilemez durumdadır.
Ceza Hukuku - 12.01.2017
Analiz - Yeni Nesil Terörle Mücadele Hukuku: İngiltere Örneği
Terörle mücadelede yukarıda sayılan araçlardan şüphesiz en önemlilerinden biri ceza hukuku.
Ceza Hukuku - 25.11.2016
Suçlu Tanıma Algoritmasına Eleştiri
Edinburg Üniversitesinden niceliksel kriminoloji profesörü Susan McVie, ceza hukuku sisteminde hali hazırda suçtan çok suçlu prototiplerine dair önyargıların etkili olduğunun altını çizerek, "Deney suç davranışına değil, hüküm giymiş suçlu tipine odaklanıyor.
Ceza Hukuku - 24.11.2016
Türk Avukatların Abu Dabi'de Tutuklanmasına Tepki
Tutuklama kararı haksız olmakla birlikte, tutuklama kararının tutuklu yakınlarına bildirilmemesi, tutuklu yakınlarının tutuklama kararından tahliye olan bir şüphelinin haber vermesi aracılığıyla haberdar olması, tutuklama kararıyla birlikte şüphelilerin suçlu ilan edilmesi, saçlarının kazınması ve ayaklarına pranga vurulmasının da ağır bir hukuk ihlali niteliğinde olduğuna dikkati çeken Ceylan, şu değerlendirmede bulundu: "Abu Dabi adli makamlarının, İstanbul'da avukata başvuruda bulunan kendi vatandaşları hakkında, yerel yasaları uyarınca, her türlü soruşturma ve kovuşturma yürütmesi kendi takdirinde ise de Türkiye vatandaşı iki avukatın 'sahtecilik ve dolandırıcılık' iddiasıyla gözaltına alması, tutuklaması ve yargılamaya teşebbüs etmesi, başta avukatlık hukuku, ceza hukuku, ceza muhakemesi hukuku ilkeleri olmak üzere, evrensel hukuk kurallarına aykırıdır.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Ceza Hukuku Haberleri | Ceza Hukuku Haber - Haberler - Sayfa 9 - Ceza Hukuku haberleri, son dakika ceza hukuku haber ve gelişmeleri burada. Darbe Girişiminde Kasırga'nın Alıkonulmasıyla İlgili Dava.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 22.10.2021 07:58:47. #1.15#

title