Cenazesi Çuvalda Taşınan Muharrem'in Ölümünde İhmal Görülmedi

Cenazesi Çuvalda Taşınan Muharrem'in Ölümünde İhmal Görülmedi

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ihmali olduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında "Kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verdi. Ailenin avukatı Van Baro Başkanı Murat Timur, itiraz edeceklerini söyledi.

Cenazesi Çuvalda Taşınan Muharrem'in Ölümünde İhmal Görülmedi

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Muharrem Taş'ın 2 Şubat 2014'te yolların kardan kapalı olması nedeniyle hastaneye kaldırılamaması sonucu hayatını kaybetmesinde ihmali olduğu iddia edilen 112 Acil Komuta Merkezi, jandarma ve dönemin özel idare çalışanları hakkında, "taksirle ölüme neden olmak" ve "görevi kötüye kullanmak" suçlarından yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

Müşteki ve dosyada ihmali bulunduğu öne sürülen kurumlardaki görevlilerin ifadeleri ile bilirkişi raporlarını alan başsavcılık, şüpheliler hakkında kovuşturmanın yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

OLAYIN NASIL YAŞANDIĞI DETAYLI ANLATILDI

Olay günü yaşananların detaylarının paylaşıldığı kararda, yaşamını yitiren Taş'ın babası Abdulvahap Taş'ın da Çeli mezrasında hayvan otlatarak, kışın da köylü vatandaşların bıraktığı hayvanlara bakarak geçimini temin ettiğini, okula giden çocuklarını Van'da ikamet eden annesine bıraktığı şeklinde ifadesi yer aldı.

Daha önce bir rahatsızlığı bulunmayan oğlunun olay günü öksürmeye başladığını, durumunun ağırlaşması üzerine gece saatlerinde hayatını kaybettiğini anlatan Taş'ın kararda yer alan ifadesinde, yardım için köy korucusunun dışında bir yetkiliyi aramadığını, cenaze için Van'da ikamet eden ağabeyi ve diğer akrabalarını haberdar ettiğini belirtti.

Çocuğunun vefatını haber vermesine rağmen yakınlarından başka kimsenin kendisini aramadığını kaydeden Taş, çocuğunun hastalığı sırasında, vefatından sonra yolları açmayan, sağlık yardımında bulunmayan tüm yetkililerden şikayetçi oldu.

"O MEZRAYA KASIM'DAN SONRA ULAŞIM YOK"

Zanlılardan İl Özel İdaresinde görevli personel, kararda yer alan ifadelerinde, o dönemlerde Çeli mezrası gibi yerlerde 11'inci aydan sonra herhangi bir ulaşım olmadığının bütün köylülerce bilindiğini, bu sebeple kış gelmeden o bölgelerin halk tarafından boşaltıldığını anlattı.

Şikayetçi Taş'ın ikametgahının Van merkez gözüktüğünü, bu bölgede ulaşımın mayıs ayı sonuna kadar mümkün olmadığının kendisi tarafından da bilinmesine rağmen mezraya çıktığına dikkati çeken zanlılar, olayda ellerinden geleni yaptıklarını bildirdi.

Dosyada ifadeleri yer alan diğer zanlılar da olayda bir ihmallerinin bulunmadığını ifade ederek, üzerlerine atılı suçları işlemediklerini savundu.

KAR KALINLIĞI 1-4 METRE ARASINDAYDI

Muharrem Taş'ın 11 Mart 2014 tarihli adli tıp raporunda akciğerinde zatürre rahatsızlığının tespit edildiğine yer verilen kararda, 1-3 Şubat 2014'teki meteorolojik verilerde sıcaklığın sıfırın altında 4-10 derece, olay yeri inceleme tutanağı ve tanık ifadelerinden de kar kalınlığının 1-4 metre arasında olduğuna dair bilgilerin yer aldığı vurgulandı.

HELİKOPTERİN İNİŞİ ZOR

Kararda yer alan Van Jandarma Filo Komutanlığının 7 Aralık 2016 tarihli yazısında da kışın helikopter iniş yerinin kardan temizlenmesi yığma yapmadan alanın dışına atılması veya karların ezilerek sıkıştırılması gerektiği bildirildi.

Kar kalınlığının 50 santimetrenin üzerinde olması durumunda da sert ise iniş yapılabileceği ancak iniş yerlerinin kömür ve toprakla işaretlenmesi, karın savrularak pilotların görüşünü engellememesi için tedbir alınması gerektiği kaydedilen yazıda, haberleşmenin bile sınırlı olarak yapıldığı Çeli mezrasında iniş şartlarının sağlanmasının zor görüldüğünün anlaşıldığı anlatıldı.

MEZRADA KALDIKLARI EV ÇOCUK İÇİN UYGUN DEĞİL

Soruşturma kapsamında alınan 13 Aralık 2017 tarihli bilirkişi raporunda, 6 Şubat 2014'te başlanan Sıcaksu-Çeli mezrası arasındaki 9 kilometrelik kapalı yolun açılması çalışmalarının 8 Şubat 2014'te saat 06.00'da tamamlandığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Yol boyunca kar kalınlığı 1-4 metre arasında değişiklik göstermiştir. Çeli mezrasının Van'a uzaklığı 112,5, Gürpınar ilçesine 87, Yalınca köyüne 12,5 kilometredir. Abdulvahap Taş'ın resmi ikametgah yeri Van olmakla birlikte Yalınca köyü Çeli mezrasında toprak damlı taş yapı, bir adet bitişik tandır odası evde, konuşma tutanaklarından ateş düşürücü şurup dahil hiçbir ilaç kullanılmamış, olay yeri araştırmasında hiçbir ilaca rastlanmamıştır. Olayın gerçekleştiği tarihte Muharrem Taş'ın 2 yaşında olduğu, ailenin Van'da ikameti sırasında Edremit 014 Aile Hekimliğince 13 Aralık 2013 tarihinde yapılan muayenesinde AKUT faranjit, 24 Kasım 2013'te Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil polikliniğinde gastroenterit ve 1 Ağustos 2013 tarihinde üst solunum yolu enfeksiyonu tanıları ile tedavi aldığı, dolayısıyla vefatından bir yıl önce üst solunum yollarından rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Çeli mezrasında kaldıkları evin, ağır kış şartlarının olduğu bir coğrafyada bir sene önce solunum yollarından rahatsızlık geçiren 2 yaşındaki bir çocuk için uygun olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır."

TEDAVİ İÇİN GEREKLİ ÖZEN GÖSTERİLMEDİ

Muharrem Taş'ın aniden üşütme ve soğuk almaya bağlı üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra 10 saat içinde vefat etmesinin düşündürücü olduğunun vurgulandığı bilirkişi raporunda, halk arasında "ortalık hastalığı" tabir edilen bu rahatsızlığın evveliyatının bulunduğuna dair kanıtların olduğu ve ebeveynlerince gerekli ihtimam gösterilip tedavi yoluna gidilmediği, çocuğun kış süresince ailenin diğer fertleri gibi Van merkezde kalması gerektiği aktarıldı.

AMBULANS GÖREVLİLERİNİN İHMALİ YOK

Hakkında soruşturma yapılan 112 Komuta Kontrol Merkezi personelinin görevlerini yerine getirirken yaşanan olay ve süreçte ihmallerinin bulunmadığının kaydedildiği 13 Aralık 2017 tarihli bilirkişi raporunda, Muharrem Taş'ın vefatından sonra cenaze nakli için ambulans talebinin de doğru bir davranış olmadığı, bu konudaki talepleri yerine getirmeyen görevlilerin gereğine uygun davrandıkları bildirildi.

"YARDIM TALEBİNİ ZAMANINDA YAPMADI"

Yalınca Jandarma Karakolundaki askerlerin, 112 Komuta Kontrol Merkezi görevlilerinin, Özel İdare yol ekiplerinde görevli personelin de görevlerinde kusur ve ihmallerinin bulunmadığı, kamu zararına ya da kişi zararına sebebiyet vermediklerinin kaydedildiği raporda, müştekinin, çocuğu Muharrem Taş'ın hastalığı için yardım talebini zamanında yapmadığı, gerekli yardımın ağır meteorolojik koşullar, teknik şartlar ve öncelikle zaman kaynaklı fiili imkansızlık nedeniyle karşılanamadığının belirlendiği ifade edildi.

KOVUŞTURMAYA YER YOK KARARI

Kararda, dosya kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alındığında zanlıların üzerine atılı suç yönünden atfı kabil kusurları bulunmadığı anlaşıldığından haklarında "Kamu adına kavuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir." ifadesi yer aldı.

AİLENİN AVUKATI İTİRAZ ETTİ

Şüpheliler hakkında kovuşturmanın yapılmasına yer olmadığı kararına Taş ailesinin avukatı Murat Timur itiraz etti. Van Adliye Sarayı önünde bir açıklamada bulunan Timur, dosyanın bugün Van Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararıyla sona erdiğini ifade ederek, "Bu dosya bu şekilde bitmeyecek. Biz hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.

"HAKİME YOL GÖSTEREN BİLİRKİŞİ OLAMAZ"

Dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın temel gerekçesinin bilirkişi raporuna dayandırıldığının altını çizen Timur, "Yaklaşık bir ay önce alınan bir bilirkişi, raporunda bizim sorumluluğu olduğunu düşündüğümüz kamu görevlilerinin bir sorumluluğunun olmadığına dair hukuki bir takım değerlendirmeler yapmış. Ancak şunu ifade edeyim, bir bilirkişi heyeti hakime kanaat getirecek, yol gösterecek hukuki mütalaa veremez. Burada hukuki bir takım değerlendirmeler yapmış. Özellikle soruşturmayı yürüten savcının yapması gereken bir takım değerlendirmeleri, bilirkişi yapmış.

"BİZİM SÖYLEDİĞİMİZ EKSİKLER TESPİT EDİLMİŞ"

Bilirkişinin bu değerlendirmelerini de cumhuriyet başsavcılığı gerekçe gösterip, olayda hiçbir kamu görevlisinin kusurunun olmadığını ifade etmiş, ama soruşturma dosyasında da bir takım tespitler yapmış. Sağlık Bakanlığının elinde gece görüşlü ambulans bulunmadığı, yine kar paleti araçların arızalı olduğu, diğer taraftan mezranın bulunduğu yerde yolun açılmasının çok uzun bir zaman alacağı, tam da bizim söylediğimiz bunlar zaten.

"SONUNA KADAR GİDECEĞİZ"

Bir devletin bir takım araçları bulunur. Devlet bu araçlarla, bu organizasyonlarla devlettir ve diğer kurumlardan farklıdır. Burada devletin bir kısım kurumunun devlet için gerekli olan araç ve teşkilatı iyi bir şekilde kurmadığından dolayı burada ihmalin olduğunu açıkça söylemek gerekiyor. Burada bir kısım kamu görevlisinin çok açık ve net ihmali bulunmakta. Biz bu ihmale karşı ilgililer hakkında dava açılması için de, Van Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturma kararına da önümüzdeki hafta itiraz yapacağız. Buradan belki bir sonuç çıkmaz ama gerek Anayasa Mahkemesi gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de bu olayın sorumluları mahkemeye çıkana kadar hak arayışlarını sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.