Çelik: "Millet Cumhuriyeti Sahiplenmiş ve Benimsemiştir"

Çelik: "Millet Cumhuriyeti Sahiplenmiş ve Benimsemiştir"

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Birisi 'İrtica' Yaygarası Koparıyor, Birisi 'Atatürkçülük', Birisi 'Cumhuriyet Elden Gidiyor' Diyor. Şahsi Menfaatleri ve Pozisyonları Elden Giden İnsanlar Daha Çok Bunu Kullanıyorlar. Cumhuriyetin Bir Yere Gittiği Yok. Millet Cumhuriyetini Sahiplenmiştir ve Benimsemiştir" Dedi.

Çelik:

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Birisi 'irtica' yaygarası koparıyor, birisi 'Atatürkçülük', birisi 'Cumhuriyet elden gidiyor' diyor. Şahsi menfaatleri ve pozisyonları elden giden insanlar daha çok bunu kullanıyorlar. Cumhuriyetin bir yere gittiği yok. Millet Cumhuriyetini sahiplenmiştir ve benimsemiştir" dedi.

Başkent Öğretmenevinde Eğitim-Bir-Sen tarafından düzenlenen ''Türk Eğitim Sisteminde Yeni Paradigma Arayışları'' konulu sempozyumun kapanışında konuşan Çelik, eğitimin iyi olmadığı bir ülkede hiç bir şeyin iyi olmayacağını kaydedetti.

''Eğitim insanları maymun gibi şekillendirme sanatı değil. İnsanın insan olma vasfını ön plana çıkarmak önemlidir'' diyen Çelik, şunları söyledi:

''Atatürkçülük adına sözüm ona ideoloji üretenler ve bunu topluma dayatanlar çok büyük haksızlık yapıyor. Atatürk, 'ben size akıl ve bilimden başka miras bırakmadım' dediği halde akla ve bilime aykırı, dogmatik bazı görüşleri, insanlara 'kesinlikle tartışılamaz' diye dayatamazsınız. Buna hakkınız yok.

Birisi 'irtica' yaygarası koparıyor, birisi 'Atatürkçülük', birisi 'Cumhuriyet elden gidiyor' diyor. Şahsi menfaatleri ve pozisyonları elden giden insanlar daha çok bunu kullanıyorlar. Cumhuriyetin bir yere gittiği yok. Millet Cumhuriyetini sahiplenmiştir ve benimsemiştir. Demokratik, laik Cumhuriyet, dindarın da Cumhuriyetidir, dinsizin de...''

Yazar Aziz Nesin'in, istediği üzerine, cenazesinin dini adetlere göre yapılmadığını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

''Aziz Nesin'e ateist olarak yaşayıp ölme hakkını veren laik Cumhuriyettir. Aynı şekilde inanan bir insan, kendi inançları doğrultusunda itikat ve amelle ilgili vecibelerini yerine getirebilir, bu ülkenin inançlı, dindar vatandaşı olarak yaşayabilir. O zaman bu zemin üzerinde hiç kavga çıkmaz. Böyle değil de herkes kendine göre bunun tanımını yaparsa, sosyal, siyasi hayatta bunu yaparsa, bunun eğitime yansımaması mümkün değil.''