Çelik: 'Cumhurbaşkanımız İse Halkıyla Beraber Tankın, Topun, Tüfeğin Üzerine Yürümüştür"

Çelik: 'Cumhurbaşkanımız İse Halkıyla Beraber Tankın, Topun, Tüfeğin Üzerine Yürümüştür"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yeni Zelanda'daki iki camiye yönelik terör saldırısına ilişkin, "Türkiye olarak biz kimsenin düşmanı değiliz, biz bütün insanlığın dostuyuz. Ama caniler bizi düşmanı sayıyorsa da bundan şeref duyarız. Bu bizim için de büyük bir şereftir.

Çelik: 'Cumhurbaşkanımız İse Halkıyla Beraber Tankın, Topun, Tüfeğin Üzerine Yürümüştür

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yeni Zelanda'daki iki camiye yönelik terör saldırısına ilişkin, "Türkiye olarak biz kimsenin düşmanı değiliz, biz bütün insanlığın dostuyuz. Ama caniler bizi düşmanı sayıyorsa da bundan şeref duyarız. Bu bizim için de büyük bir şereftir." dedi.

Çelik, Bodrum Nurol Kültür Merkezi'nde, sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada, sabah çok kötü bir haberle uyandıklarını ve cuma namazında dua eden Müslümanların katledildiğini ve şehit olduğunu söyledi.

Saldırıda ölenlere Allah'tan rahmet dileyen Çelik, "O saldırganın silahındaki ve yayınladığı bildirideki bazı ayrıntılar çok önemli. Silahında bazı ifadeler var. Bir tanesi '1683' yazıyor. Bizim 2. Viyana Kuşatmamıza gönderme yapıyor. İkincisi silahın üzerine, 'Türk yiyici' yazmış. Üçüncüsü 'Miloş Obiliç' yazmış. Miloş Obiliç, Kosova Savaşı'nda Sultan 1. Murad'ı suikast ile öldüren Sırp suikastçının adı. Daha sonra bir tarih daha yazmış, oraya da Endülüs Müslümanlarının, ilerleyişinin durdurulduğu tarihi koymuş." diye konuştu.

Olayı gerçekleştiren saldırganın, İslam ve Türkiye düşmanı olduğuna vurgu yapan Çelik, şöyle devam etti:

"Diyor ki 'Boğazın doğusunda oturacaksanız, oturabilirsiniz ama boğazın batısında oturmayın. Biz geleceğiz, Ayasofya'nın ve diğer camilerdeki minareleri kaldıracağız'. Sonra da 'Türkiye yeniden güçleniyor, Türkiye bizim en eski düşmanımız. O yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öldürmek lazım' diyor. 'Türkiye'nin ilerleyişini durdurmak için' diyor. Şimdi bu cani, tabi Avrupa'daki aşırı sağcı siyasetçilerin, ırkçıların, faşistlerin ideolojisinden etkilenmiş, tarih okuyuşu o şekilde olan bir cani. Ama bakın, Türkiye olarak biz kimsenin düşmanı değiliz, biz bütün insanlığın dostuyuz. Ama caniler bizi düşmanı sayıyorsa da bundan şeref duyarız. Bu bizim için de büyük bir şereftir. Fakat en büyük rahatsız oldukları şey ne bu insanlık düşmanlarının, bu canilerin? Türkiye'nin büyümesi, Cumhurbaşkanımızın Türkiye'ye liderlik etmeye devam etmesi. Cumhurbaşkanımız Türkiye'ye liderlik etmesin istiyorlar, Türkiye büyümesin istiyorlar. Hesaba katmadıkları ne? Bizi tanımıyorlar. Sizin sayenizde bu süreç aynen devam edecek."

Çelik, "CHP Genel Başkanı Cumhurbaşkanımıza 'diktatör' diyor, İsrail Başbakanı da Cumhurbaşkanımıza 'diktatör' diyor. Ben şunu söyleyeceğim. Diktatörlerin bir özelliği var, diktatörler halkı gördükleri zaman, tankın, topun, tüfeğin arkasına saklanırlar. Bizim Cumhurbaşkanımız ise halkıyla beraber tankın, topun, tüfeğin üzerine yürümüştür." ifadesini kullandı.

Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiklerini anlatan Çelik, "Türkiye'yi geride bırakmayacak, Türkiye'yi siyasi krizlerle boğuşturmayacak, Türkiye'yi siyasi krizler içinde boğmayacak bir model nasıl bulabiliriz diye bu sistemi hayata geçirdik. Bu sistemin özelliği şu, hiç kimse sizin iradenizi çalamaz. Siz kimi seçmişseniz o hükümet kurulmuş demektir. Koalisyon pazarlıkları, iktidar pazarlıkları, bakanlık pazarlıkları yoktur. Niye? Çünkü Türkiye'yi siz yönetiyorsunuz. Türkiye'yi yönetmeye hakkı olan sizsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

Siyaset tarzlarına da değinen Çelik, iktidara geldiklerinde, sadece ve sadece vatandaşın sözüne kulak verdiklerini, başkasını dinlemediklerini belirtti.

"Bodrum memleketin incisi olmuş bir yer"

Bodrum'a girişteki Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın yazısını hatırlatan Çelik, "Bir daha burayı unutamayacaksın' der. Hakikaten Bodrum, tarih boyunca, bu toprakların, memleketin incisi olmuş bir yer. Bütün dünyanın gözdesi, Türkiye'nin gözdesi bir yer." dedi.

Çelik, "Bodrum'un bu Allah vergisi güzelliklerini, maalesef belediye eliyle, sellerle, felaketlerle, insanlığın kaliteli hayat sürmesiyle orantılı olmayan işlerle, yıllardır karartmış durumda buradaki belediye başkanları." diye konuştu.

Bodrumluların hizmet beklediğini aktaran Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biraz evvel belediye başkanımız, milletvekilimiz beraber bu AVM'deki esnafları gezerken, bir vatandaşımız, 'Bunları düzeltin' dedi. Ben kendisine 'Tahir başkanın seçilmesi gerektiğini' söyleyince, o sırada bizde hiç olmayan bir şeyi yaptığımızı düşünmüş, 'Acaba partizanlık mı yapıyorlar' diye soru sordu. Yani 'Kazanmasanız hizmet etmeyecek misiniz?' dedi. Ben de kendisine dedim ki 'Şimdiye kadar belediyeler bizim değildi, fakat merkezi bütçeden Muğla'ya ve Bodrum'a gönderilen bütçelere bakın, olağanüstü bütçeler bunlar. Muğla'ya verilen önemin göstergesi, Bodrum'a verilen önemin göstergesi'."

Hükümetin, Bodrum'a inanılmaz bir şekilde, ister belediyesi olsun isterse olmasın, her türlü yatırımı yaptığına ve ihtiyacını karşıladığına dikkati çeken Çelik, "Ama bugünün dünyası artık demokrasinin ve hizmetin, yerelden parlatıldığı bir dünya. Siz merkezi hükümetten ne kadar ilgi gösterirseniz gösterin Muğla'ya ya da Bodrum'a, eğer orada yerel ve vizyonel bir belediye başkanı yoksa, bulunduğu yerden ileriye götürmek gibi kaygısı ve projeleri olan bir belediye başkanı yoksa, maalesef o yerler yerinde bile saymıyor, geriye gitmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

Bodrum'un, Türkiye'nin turizm gelirlerini en iyi şekilde elde ettiğine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

"Bodrum, belki tek başına bugün, Türkiye'nin toplam turizm gelirini elde edebilecek bir yerdir. Bundan sonrasında da esasında, Bodrum'a daha çok turist gelmesine değil, daha çok paralı turist gelmesine uğraşmak gerekiyor. Buraya daha çok imkan gelmesine uğraşmak gerekiyor. Bodrum'un, dünyanın yükünü çeken bir yer değil, tam tersine, dünyayla yarışan bir yer olması gerekiyor. Benim Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptığım dönemde de Türkiye'nin tanıtılmasının yanında, İstanbul'un tanıtılmasına nasıl ayrı önem veriliyorsa, Antalya'nın tanıtılmasına nasıl ayrı önem veriliyorsa, Bodrum'un tanıtılmasına da ayrı önem verilir. Siz istediğiniz kadar bütçe hazırlayın, istediğiniz kadar bütçe koyun, burayı istediğiniz kadar tanıtın, buradaki sel görüntüleri dünyaya yayıldığı andan itibaren, bir belediye başkanının vizyonsuzluğunun bedelini, bütün Bodrum halkı öder, bütün Türkiye öder."

Bodrum'u, gençlerin yaşamaktan en mutlu olduğu ilçe haline getirmek gerektiğine değinen Çelik, ilçede kültür, sanat ve spor faaliyetleri yapmak için, AK Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Tahir Ateş'in projelerinin bulunduğunu aktardı.

Bu projeleri hızlı bir şekilde hayata geçirebileceklerine işaret eden Çelik, "Her yaştan insanımız için, yaşlısı genci en önemlisi çocukların kendilerini hayata iyi hazırlayacakları, çok daha iyi imkanlarla donatılacakları bir merkez haline gelebilir. Burası bir turizm merkezi olduğu kadar, bir eğitim merkezi olabilecek potansiyele sahip. Biz bunları 1 Nisan sabahından itibaren yapmaya başlarız. İlk altı ay içerisinde bir sene içinde somut sonuçlarını herkes görmeye başlar. Ne kadar utanç verici bir şeydir Bodrum'da sel felaketinin olması, kardeşlerimizin vefat etmesi." diye konuştu.

Bodrum konusunda çok kararlı olduklarına değinen Çelik, "Cumhurbaşkanımızın buraya ilgisi çok yüksek. Dolayısıyla en önemli sözümüz de şudur. Bizim belediye başkanımızı belediye başkanı olarak seçerseniz, size söz veriyorum Bodrum Belediyesi belediye binasından yönetilmeyecek." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA