Çelik: Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır

Çelik: Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır

13.07.2020 23:40 | Son Güncelleme: 14.07.2020 02:42
Çelik: Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, UNESCO'nun Ayasofya'nın Dünya Kültür Mirası statüsünün gözden geçirileceğini açıklaması ile ilgili "Evrensel mirasının korunması konusunda Türkiye her türlü iş birliğine açıktır, bu mirası lekeleyen bir yaklaşım içinde hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra...

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, UNESCO'nun Ayasofya'nın Dünya Kültür Mirası statüsünün gözden geçirileceğini açıklaması ile ilgili "Evrensel mirasının korunması konusunda Türkiye her türlü iş birliğine açıktır, bu mirası lekeleyen bir yaklaşım içinde hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır. Bu kültürel miras listelerinden Ayasofya'nın kesinlikle çıkarılacağını düşünmüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti genel merkezinde yapılan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantılarına başkanlık etti. Yaklaşık 3,5 saat süren MKYK toplantısından sonra MYK toplantısına geçildi. AK Parti Sözcüsü Çelik düzenlediği basın toplantısında MKYK gündemine ilişkin bilgi verdi ve soruları yanıtladı. Ermenistan tarafından Azerbaycan'a gerçekleştirilen saldırganlığı da gündeme aldıklarını belirten Çelik, "Ermenistan ayağını denk alsın, bu şekildeki saldırganlık hiçbir şekilde kabul edilemez, haddini bilmesi lazım. Azerbaycan'ın yanında Türkiye vardır. Türkiye her zaman her şart altında Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olacaktır. Ermenistan saldırganlığı cüretkar bir saldırganlık olarak hiçbir hukuk tanımadan bir kere daha yeni bir aşamaya geçmiş oldu. Ermenistan'ı bu tip saldırganlıktan uzak durmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. 

'TÜRKİYE GÖÇ POLİTİKASIYLA AVRUPA DEMOKRASİLERİNİ KORUDU'Fransa'nın Libya'da Hafter'e verdiği desteği hatırlatan Çelik, Hafter'in terk ettiği yerde toplu mezarların ortaya çıktığını, BM'nin Temmuz ayı içinde bu toplu mezarların incelenmesi ile ilgili bir girişim başlatacağını söyledi. Türkiye'nin başka Srebrenitsalar olmaması için Libya'da ve Suriye'de elinden geleni yaptığını kaydeden Çelik, "Eğer biz bu mültecileri, bu kardeşlerimizi, ölümden kaçan Suriyeli kardeşlerimizi topraklarımızı almasaydık, Kobani'deki Kürt kardeşlerimizi topraklarımıza almasaydık onların da başına Srebrenitsa'da olanların bir benzeri gelebilecekti. ya da Türkiye meşru Serrac hükümetine destek vermeseydi Fransa'nın ve bazı ülkelerin destek verdiği Hafter'in benzer katliamlara imza atacağı konusunda hiçbir şüphe yoktur" diye konuştu. 'SİYASİ MATRUŞKANIN TEPESİNDE ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI VAR'Avrupa'daki aşırı sağın antisemitist ve Avrupa değerlerine düşman olan siyasetini 'siyasi bir matruşka' ile örtmeye çalıştığını belirten Ömer Çelik, "Bu matruşkanın en tepesinde Erdoğanfobi, Erdoğan düşmanlığı var. Onu kaldırdığınız zaman altından Türkiye düşmanlığı çıkıyor, onu kaldırdığınız zaman İslam düşmanlığı çıkıyor. Şimdi bu çerçevede kendilerini gizleyerek bir siyaset yapmaya çalışıyorlar. Bugün İslam düşmanlığına, Erdoğan düşmanlığına, Türkiye düşmanlığına sessiz kalanların yarın bir gün bu faşistler bu hatlar üzerinde ilerledikçe demokrasilerini korumakta zorda kalacaklarına, Avrupa değerlerini korumakta zorda kalacaklarına dair kendilerini uyarıyoruz" mesajını verdi.Sosyal medyadaki kaçırılmış çocukların yabancı bir alışveriş sitesi üzerinden pazarlandığı iddialarına da değinen Çelik, "İşin bize yansıyan bir boyutu söz konusuysa güvenlik birimlerimiz, adliyemiz inceleyecektir. Bu gündemi ilgililere bildirdik. Öte yandan, AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar'ın Avrupa'da kayıp ve mülteci göçmen çocukların durumunu araştıran raporundaki bulguları hatırlatmakta fayda var. Bu kadar güçlü istihbarata sahip olan, bu kadar güçlü devletlerin bu kayıp çocukların nerede olduğunu bulamaması hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Kaybolan ve ailelerinden ayrı kalan çocukların toplamının 100 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu çocuklar hepimize, insanlığın onuruna ve şerefine emanettir. Herkesin insanlık onurunu, şerefini koruyacak şekilde bu çocukların peşine düşmesi gerekir" diye konuştu.'TÜRKİYE'YE SEYAHAT YASAĞI KONULMASI SON DERECE YANLIŞ'AK Parti Sözcüsü Çelik, Covid-19 salgını ile ilgili Türkiye'ye dönük seyahat yasaklarını da yakından takip ettiklerini, bunların hiçbirinin sağlam bir gerekçesinin olmadığını söyledi. Çelik, "Türkiye bu süreci başarıyla yönetmiştir. Türkiye'nin tedavi protokollerinin ne kadar başarılı olduğu görülmüştür. Muğlak devlet verilerinden bahsediliyor, Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile ve diğer mekanizmalarla şeffaf bir ilişki içindedir. Biz, bütün misafirlerimizi kendi koyduğumuz kurallar çerçevesinde, izin verdiğimiz ülkelerden bekliyoruz. O ülkelerden Türkiye'ye dönük olarak bir seyahat yasağı konulması son derece yanlıştır. Türkiye'nin tedavi protokolleri ve Covid-19'a karşı aldığı önlemler her bir misafirimizi korumaya yeterlidir. Gerekli tedbirler çerçevesinde bu yasakların objektif kriterlerle değerlendirilmesi gerektiğinin bir kere daha altını çiziyoruz" dedi.15 Temmuz darbe girişimi için 'hiçbir zaman unutulmaması gereken bir işgal girişimine karşı milletin topyekun direnişinin sembollerinden biri' değerlendirmesini yapan Çelik, "Bütün örneklerine sahiplenilmiş demokrasi kavramı gözüyle bakıldığında 15 Temmuz'da yaşanan durum, dünyada demokrasi tarihini yeniden yazdıracak kadar önemli bir direnişi işaret etmektedir. Bu, darbelere, demokrasimizi enfekte etmek isteyenlere, demokrasimizi vesayet yoluyla zehirlemek isteyenlere, demokrasimize karşı suikast girişimi niyetinde olanlara karşı ne kadar bağışıklık kazanmış sağlam bir bünyeye sahip olduğumuzun bir göstergesidir. Sahiplenilmiş, bedeli ödenmiş, hak edilmiş bir demokrasimiz var" deiye konuştu.Çelik, 15 Temmuz'un yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında bir devlet, millet töreni olacağını, şehit aileleriyle bir araya gelineceğini belirtti.'AYASOFYA KARARI EGEMENLİK HAKLARIMIZIN DOĞAL NETİCESİ'Ayasofya ile ilgili karara da değinen Ömer Çelik, Ayasofya'nın tarihin büyük bir bölümünde olduğu gibi cami olarak işlevini sürdürmesi kararının milletin talebine, hukuka ve hakkaniyete uygun olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından son nokta konularak alındığını kaydetti. "Bu kararın çıkması kuşkusuz egemenlik haklarımızın doğal bir neticesidir. Türkiye, kendi mülkiyetinde olan bir mekanın nasıl kullanılacağına kendisi karar verir" diyen Çelik, Türkiye'nin içinden yapılan eleştirilerin çok yakışıksız olduğunu, kararın 'Türkiye'nin kurucu liderleriyle hesaplaşmak anlamına geldiği ve Türkiye'nin artık laik olmadığını gösterdiği' yönündeki eleştiriler için "500 yıl boyunca cami olarak kullanılmış bir mekanın 86 yıl boyunca müze olarak kullanıldıktan sonra tekrar cami işlevine döndürülmesinin neresi laikliğe halel getirebilir? Biz topraklarımız üzerindeki farklı dinlere ait mekanların içinde Allah'ın adının anıldığı mekanların korunmasından büyük bir şeref duyarız. Bunu büyük bir hassasiyetle yerine getiriyoruz. Türkiye'nin burada bu kardeşlikle ilgili bir problemi yoktur. Türkiye'nin burada bu mekanları korumakla ilgili bir problemi yoktur" açıklamasında bulundu.Ayasofya'nın cami işlevini yerine getirirken aynı zamanda yurt dışından ya da yurt içinden gelecek herkesin ziyaretine açık olacağını vurgulayan Çelik, "Oradaki Ayasofya'nın evrensel mirasını temsil eden ikonalar, freskler aynen korunacak. Onlar namaz saatinde ya ışık ya perde sistemiyle kapatılacak. Bu, bizim geleneğimizde vardır zaten. Biz bu eserleri her zaman koruruz ve bunlara saygı gösteririz. Ondan sonrasında, namaz vakti bittikten sonra ziyaret edenler onu görecekler. Daha önce burayı parayla ziyaret edenler, şimdi ücretsiz ziyaret edecek. Ayasofya, cami olarak ve evrensel dünyanın kültürel mirasının ihtişamını taşıyan büyük bir mekan olarak bütün insanlığa görkemini göstermeye devam edecek" mesajını verdi.'KÜLTÜR MİRASI LİSTESİNDEN ÇIKARILACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ'UNESCO'nun Ayasofya'nın Dünya Kültür Mirası statüsünün gözden geçirileceğine yönelik açıklamasına değinen Çelik, UNESCO'nun yanlış bir değerlendirme yapmayacağını düşündüğünü belirterek, "UNESCO yetkilileri şunu bilsinler, burasının evrensel mirasının korunması konusunda Türkiye her türlü iş birliğine açıktır ve Türkiye bu konuda alnı açık bir ülkedir, hiçbir şekilde bu konuda geri adım atan ya da bu mirası lekeleyen bir yaklaşım içinde hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır, bundan sonrasında daha iyi muhafaza edilecektir. Bu kültürel miras listelerinden Ayasofya'nın kesinlikle çıkarılacağını düşünmüyoruz. Fakat birileri bizi bununla korkutuyorsa o kültürel miras listesiyle Ayasofya şereflenmez, o kültürel miras listesi Ayasofya ile şereflenmiştir. Ayasofya'nın şerefe ihtiyacı yoktur, tam tersine o miras listelerinin şerefe ihtiyacı vardır ve bunu da sağlayan en önemli unsurlardan bir tanesi Ayasofya'dır. Ayasofya, cami olarak o muhteşem özelliklerini o ihtişamını yine dünyaya göstermeye devam edecek, yine dünyaya açık olacak. Cumhurbaşkanımızın mesajı bu konuda nettir, ülkemizin bu konudaki tarihi geçmişinde alnı açıktır. Son yıllarda yaptığımız uygulamalar bunun çok parlak örnekleriyle doludur. Dolayısıyla bundan sonrasında da mirasın korunması konusunda bir problem olmayacaktır" diye konuştu.'GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E KARŞI OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ'Ömer Çelik açıklamalarının ardından soruları da yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ayasofya'yı müzeye çeviren kararı 'tarihe ihanet' olarak nitelemesine yönelik tepkileri değerlendirirken, Türkiye'nin Ayasofya'nın tekrar camiye çevrilmesini savunanların idamla yargılandığı dönemlerden geçtiğini hatırlatan Çelik, şunları söyledi: "Problem burada bir cami müzeye çevrildikten sonra bunun tersini savunan, tekrar asli işlevine kavuşturulması gerektiğine dair görüşlerin neredeyse idam sebebi sayılmasıdır. Türkiye'de Atatürk'ün verdiği kararların arkasına saklanarak, Atatürk'ün verdiği kararları istismar ederek millete çektirilmiş çok acı vardır. Burada mesele Türkiye'nin ilk Cumhurbaşkanı ile şimdiki Cumhurbaşkanı arasının görüşlerini karşı karşıya getirmek değildir. Böyle bir şey de söz konusu değildir. Devlet kendi mantığı içinde değişen koşullarda değişen kararlar alabilir. Şunu da unutmamak gerekir ki devletin sahibi millettir. Millet ne derse o olur. Devletin sahibi devletin içindeki herhangi bir grup, toplumun içindeki herhangi bir yapılanma değildir, topyekun millettir. Cumhurbaşkanımızın sözlerinin Türkiye'nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı olması düşünülemez."'CHP ZİHNİYETİNİN MUTASYON HIZINA YETİŞMEK İMKANSIZ'CHP Sözcüsü Faik Öztrak'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ayasofya'yı ibadete açmak için neden Danıştay kararını beklediğine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Sözcü Çelik, ana muhalefet partisini şu sözlerle eleştirdi: "Bu zihniyetin mutasyon hızına yetişmek gerçekten imkansız, müthiş bir mutasyon hızı var. Cumhurbaşkanı Danıştay'ın verdiği karar üzerine bir uygulama gerçekleştiriyor, bu sefer bunu da suçluyorlar, tersini yapsaydı, 'Hukuku beklemeden karar aldı, diktatör' diyeceklerdi. Yani gerçekten yüksek bir mutasyon hızı var. Bunlar herhalde Covid-19 ile yarışa girseler Covid-19 daha yarışa başlamadan bunlar 'finish'e ulaşırlar, sonuca ulaşırlar. Böylesine saygısız bir açıklama olabilir mi? Yani diktatörlük ile iki yüzlülük bunların zihniyetlerinden fışkırıyor. Aynı devre mülk gibi, 15 gün diktatörlük zihniyeti içinde hareket ediyorlar 15 gün iki yüzlülük zihniyeti içinde hareket ediyorlar. Diktatörlük ile iki yüzlülük bunlarda devre mülk gibi geziyor. Ben bu kadar mutasyon hızı yüksek bir şey siyasi hayatımızda hiç görmedim. Bunların özellikle son zamanlarda hızına yetişmek mümkün değil." Çelik'e, CHP Sözcüsü'nün, 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Marmaris'te olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında uçak ve helikopterin hazır bulunmasını şüpheyle karşıladığına yönelik açıklaması da soruldu. Bunun darbe girişiminde bulunan FETÖ'yü mazur gösterme arayışından kaynaklandığını ifade eden Çelik, asıl tankların CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na neden yol verdiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.'CUMHURBAŞKANININ HER AN KORUNMASI DEVLETİN NAMUSUDUR'FETÖ'nün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni, MİT binasını, TBMM'yi, Emniyet Özel Harekat Merkezi'ni bombaladığını hatırlatan Çelik, "CHP Genel Başkanına tanklar yol açıyor. Eğer kendilerinin bu konuda bir kusuru yoksa şunu düşünmeleri lazım. Biz nasıl bir izlenim veriyoruz ki bu terör örgütüne, bunlar bizim yolumuzun açılması gerektiğini düşünüyor? Diyorlar ki milletvekillerimiz Meclise gitti, o gece TBMM'ye giden tüm milletvekilleri kendi kişisel tarihleri hem Türkiye'nin tarihi için şan ve şeref dolu bir iş yapmıştır. Ama milletvekillerinin oraya gitmesi üzerinden bir başka eylemin meşrulaştırılması gibi bir mantık yürütme olmaz. İkincisi Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı herhangi bir yerdeyken uçak, helikopter, koruma bütün imkanları kendisinin emrindedir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının görevini yerine getirirken görevinin gerektirdiği imkanlara sahip olması, bunların her an hazır ve nazır olması son derece doğaldır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının her an korunması devletin namusudur. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi? Milletin Cumhurbaşkanıdır, millet adına orada görev yapmaktadır. Devletin anayasal kurumların birliğinden beraberliğinden sorumludur. Devleti temsil edecek tek makamdır. Orduların başkomutanıdır. Her türlü imkanının yakınında olmasından daha doğal ne olabilir?" yanıtını verdi.'24 TEMMUZ'DAN İTİBAREN HERKESİN ERİŞİMİNE AÇIK OLDUĞUNU GÖRECEKLER'Ömer Çelik, bir soru üzerine Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması konusunda Rusya, ABD ve Vatikan'dan gelen açıklamaları da değerlendirdi. Yunanistan'dan gelen açıklamaların hiçbir ciddiyetinin olmadığını kaydeden Çelik, "ABD ve Rusya'dan gelen açıklamaların ortak bir özelliği var. Tabi onlar karardan memnun olmadıklarını ifade ediyorlar. Biz de bu kararın egemenlik haklarımız çerçevesinde olduğunu söylüyoruz. Arkasından bir şey ekliyorlar 'Türkiye'nin bu mekanın herkesin erişimine açık olacağına dair garantilerini görmek istiyoruz' diye, zaten bunları görecekler. Yani 24 Temmuz'dan itibaren cami olarak ilk namaz kılındıktan sonra da her türlü dinden her türlü ülkeden insanın erişimine açık olduğunu, o evrensel mirasın parçası olan ihtişamını da herkesin görebileceğini de görecekler. Esasında bu sorunun sorulmasına da gerek yok, çünkü aynı şey Sultanahmet için de bütün camilerimiz için, başka yerler için de geçerlidir" görüşünü dile getirdi.Türkiye'nin İstanbul'un fethinden sonra Ayasofya'ya hiçbir saygısızlık yapmadığını, içindeki freskleri, ikonaları ve Hristiyan mirasını koruma konusunda gereken saygıyı gösterdiğini vurgulayan Çelik, 1204 yılında Papa'nın himayesinde gerçekleşen Latin İstilasını hatırlatarak, "Papa'nın himayesindeki Latin istilasında 50 yıl boyunca belki Ayasofya hiç yaşamadığı, hem Ortodokslara yapılan zulümler açısından hem o mabede yapılan saygısızlık açısından bütün tarihinin en acı günlerini yaşamıştır. O yüzden zamanın Ortodoksları Osmanlı hakimiyetinden memnuniyetlerini ifade etmişlerdir" diye konuştu.'SANKİ HÜKÜMET GELDİ, MASASINI SANDALYESİNİ ALDI'Adana Büyükşehir Belediye Başkanı'nın makam odasının haczedilmesi ile ilgili soruyu da yanıtlayan AK Parti Sözcüsü Çelik, buradan yola çıkarak 'CHP'li belediyeler çalıştırılmıyor' iddiasında bulunulmasını anlamakta güçlük çektiğini belirtti. Her belediye başkanının seçime girerken belediyenin borçlarını nasıl ödeyeceğine ve ne tür hizmetler yapacağına ilişkin projelerinin olması gerektiğini ifade eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla belediye ile ilgili dersini çalışmış olması gerekir. Şimdi belediye başkanı oluyorlar ondan sonra da diyorlar ki biz bu kadar borç beklemiyorduk. Biz bu hizmetleri nasıl yapacağız? Hiçbir belediye başkanı borçsuz belediye devralmadı ki, yani herkes belli bir miktar borçla bırakıyor diğerine, zaten siyasetçinin yeteneği hem bu borçları ödeyip hem de bu hizmetleri yapabilmesidir. Bunun en parlak örneklerinden biri Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığıdır. Bakın bu son olayda söz konusu olan şu. Türkiye'deki bütün CHP'li belediye başkanları diyor ki 'Adana'daki belediye haczedildi, biz başkanın yanındayız hizmetlere devam edeceğiz.' Peki bunu hükümet mi haczetmiş? Bu konunun hükümet ile ne ilgisi var? Yani bu borç özel sektörden birisine olan borç. Sanki hükümet gelmiş de belediye başkanının masasını ve sandalyesini almış gibi bir yaklaşım üretiliyor. Vatandaşın önüne belediye başkanlarının hizmetle çıkması gerekir. Hizmetle çıkmayıp da sürekli olarak bunların sözcüleri iktidar belediyelerimizi çalıştırmıyor diyor. Çalışmak isteyenin her zaman yolu açık. Çalışmak isteyeni zaten kimse engelleyemez."Memleketi Adana'nın bu şekilde gündeme gelmesinden büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Çelik, "CHP Sözcüsü çıkmış 'belediyelerimizi çalıştırmıyorlar' diyor. Bu tablonun hiçbir tarafında hükümet yok arkadaşlar. Belediyenin birine borcu var, 2 milyar geliri olan belediye 3-4 milyonluk borcu ödememiş. Belediye ile bir firma arasındaki mesele. Belediye ödememeyi nasıl yapmış oradaki kabiliyetsizlik nasıl ortaya çıkmış, o herkesin takip etmesi gereken bir şey. Çalışmak isteyen vatandaşın önüne hizmetle çıkar, hiç kimse kendi tembelliğini iktidarın üzerine atmaya çalışmasın, hükümetimizin üzerine atmaya çalışmasın" mesajını verdi.

GÖRÜNTÜLER FTP ADRESİNDEN GEÇİLDİ

Görüntü dökümü:

Çelik'in açıklamaları 

Haber-Kamera:  Aslıhan ALTAY KARATAŞ- Fatih ERDOĞAN/ANKARA, -


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Çelik: Ayasofya'nın bütün özellikleri korunacaktır - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 1.10.2020 23:08:27. #1.14#
title