Bursa: Çelik'ten Toplu Sözleşme Ve Lübnan'a Asker Gönderme Değerlendirmeleri

Bursa: Çelik'ten Toplu Sözleşme Ve Lübnan'a Asker Gönderme Değerlendirmeleri

AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Çelik, Türkiye'nin kaybedilmiş 40 yılını 3 yılda AK Parti iktidarından sormanın kimsenin lüksü olmadığını söyledi.

Bursa: Çelik'ten Toplu Sözleşme Ve Lübnan'a Asker Gönderme Değerlendirmeleri

AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Çelik, Türkiye'nin kaybedilmiş 40 yılını 3 yılda AK Parti iktidarından sormanın kimsenin lüksü olmadığını söyledi.

Bursa'da, AK Parti Yıldırım İlçe Teşkilatı Danışma Meclisi Toplantısı'na katılan Faruk Çelik, Türkiye'de son dönemde memurlarla toplu görüşme ve Lübnan'a asker gönderilme meselelerinin sürekli gündemi meşgul ettiğini belirterek, "Türkiye'de iktidar işçiden, memurdan, çiftçiden, emekten yana. Har vurup harman savuran, devletin bankalarını görev zararıyla birilerine peşkeş çeken bir iktidar yok. Şimdi devletin bankaları kar ediyor. 2002'den önce devletin bankaları zarar ediyordu. Memleketin 40-50 katrilyonunu alıp götürdüler. Ne olduysa devletin bankaları 2003'ten bu yana kar etmeye başladı. Şimdi memur kardeşim bana yüzde 40 zam yap diyor. Yapalım bunu kim istemez. 'Bana ver de, 2 milyon kişinin dediği olsun da geri kalan 68 milyon kişi ne yaparsa yapsın' sorumsuzluğu içerisinde olamayız. Herkes sorumluluğunu bilecek. Türkiye'nin kaybedilmiş 40 yılının hesabını hiç kimse, 3 yılda AK Parti'den sorma lüksüne sahip değildir. Türkiye'yi yediniz, bitirdiniz. İflas ettirip defolup gittiniz. Şimdi yandan gazel okuyorsunuz. Sendikalarımızın da bu ülke için sorumluluğu var. Tabii ki kendilerine üye olanların haklarını koruyacaklar. Ama ülkenin dengelerini ve gelir gider dengelerini bozacak, ülkeyi tekrar popülizme itecek bir talepte bulunma hakları yoktur. Enflasyon hedefimiz yüzde 4 dedik. Bu hedefi tutturamazsak farkını vereceğiz diyoruz. Ama buna rağmen 8.6 zam yapıldı. Enflasyon farkı da var. Memura bizim bugüne kadar verdiğimiz zam yüzde 90'dır. Ama şimdi çıkıp, 'yakarız, yıkarız' ifadelerini, devletin iki yakasını bir araya getirmeye çalışan iktidara söylemek son derece yanlış bir davranıştır. Bunları çıkıp o gün desteklediğiniz, 2000 ve 2001 yılı krizlerini oluşturan iktidarlara söyleseydiniz. Memura zam değil, maaşını vermeye zorlananlara hesabını sorsaydınız. Şimdi devlet ayağa kalkmaya başladı. Yüzde 30 zam istiyorsunuz. Kaldı ki şunu da mı görmüyorsunuz? 2-B yani orman vasfını kaybetmiş arazileri eğer biz anayasa değişikliği yaptığımızda Cumhurbaşkanı onaylasaydı, Türkiye'nin bugün hazinesine 10 katrilyon para girecekti. Bir yerden gelecek ki, bir yandan verelim" dedi.

Lübnan'a asker gönderilmesi hususunda da herkesin kendine göre yorum yaptığını ifade eden Çelik, "Dışarıdan gazel okumak kolay. Sorumluluk sahibi iseniz bu iş daha da zor. Çünkü yarın 73 milyona hesap vereceksiniz. Biz konuyu enine boyuna değerlendiriyoruz. Bölgede barış ortamı aranıyor. Barış ortamının olduğu bir yerde BM uluslararası bir gücü burada konuşlandıralım diyorsa, Türkiye buna karışmayız diyebilir mi? Bu olayın Irak'la ilgisi yok. Irak tezkeresini reddettiniz. Buranın Irak ile bir alakası yok. Burada perdenin arkasını görelim ve ona göre konuşalım. Bu konuda kafa bulandıranlar var. Türk ordusu oraya silahsızlandırmaya değil, barışı sürekli kılmak ve insani yardımda bulunmak için gidecek. Yeni bebekler, yeni anneler ölmesin diye gidecek. Türkiye oraya giderse, başka Müslüman ülkeler de gelecek. Ne kadar sorumluluk sahibi olduğumuzu biliyoruz biz" diye konuştu.

Türkiye'de birçok konuyu gündeme getirmek isteyip 2006 yılını gerilim yılı haline getirenler olduğunu söyleyen Çelik, "6 ay boyunca Genelkurmay Başkanı Büyükanıt paşayı bu iktidar harcayacak diye Baykal ve birileri veryansın etti. Türkiye güçlü devlet. Kuralları, prensipleri var. Ama dinlemediler. Şimdi pişman olup utandılar. Arkasından Merkez Bankası Başkanı'nı gündeme getirdiler. Merkez Bankası Başkanı'nın görevi bitti. Ertesi gün yeni başkanın adını Cumhurbaşkanı'na götürdüler. Merkez Bankası kanunlarında seçilecek kişinin özellikleri var. Bizim gönderdiğimiz adamın özellikleri tutuyor. Cumhurbaşkanı'nın görevi onu onaylamaktır. 'Hayır' dedi, geri gönderdi. Geri gelinceye kadar birçok isim konuşuldu, durdu. Adamın her şeyi tartışıldı. Şimdi Merkez Bankası'nın seçimini siz geciktirdiniz diyorlar. Biz günü ve saatinde o ismi gönderdik. Görev yerine gelmeyip tartışmalar başlayınca, yeni bir isim götürdük, o kabul edildi. Bu arada 10-15 gün zaman kaybedildi. Bunun sorumlusu AK Parti değildir. Kimse sorumluluğu bize yıkmaya kalkmasın. Son olarak Cumhurbaşkanı'nın Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili ifadeleri var. Şimdi Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı oluyor. Sayın Cumhurbaşkanım, siz devletin başısınız. Oturun, görüşünüz ve talimatlarınız ne ise kurulda konuşun. Orada çıkan kararla hareket edilsin. Millet de görsün ki devletin tepesinde ittifak var" şeklinde konuştu.