Bozdağ, Aa Editör Masası'na Konuk Oldu

Bozdağ, Aa Editör Masası'na Konuk Oldu

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu göreve başladı, müracaatlar bugün bitiyor.

Bozdağ, Aa Editör Masası'na Konuk Oldu

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu göreve başladı, müracaatlar bugün bitiyor. Komisyona 98 bin 252 müracaat olmuş. Bu, meslekten uzaklaştırılanların neredeyse tamamının müracaat ettiğini gösteriyor." dedi.

Bozdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

CHP'nin Danıştay Başkanı Zerrin Güngör'ün bazı beyanlarının hakimlik mesleğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle Danıştay'a yaptığı başvuru ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Güngör'e yönelik eleştirilerine ilişkin soruyu yanıtlayan Bozdağ, Güngör'ün çok yetkin ve saygın bir hukukçu olduğunu belirterek, kendisiyle Adalet Bakanlığı döneminde de yakın bir şekilde çalıştıklarını, Güngör'ün isabetli kararlarına ve adaletin tecellisi konusundaki hassasiyetine yakından tanıklık ettiğini ifade etti.

Bozdağ, "Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP uzunca bir zamandır Türk yargısıyla kavga ediyor. Hakimlere savcılara hakaret ediyor, tehdit ediyor. Onları küçümsüyor, alaya alıyor. Kamuoyunun önünde kendini savunamayacak durumda olan hakim ve savcılarımıza bir yandan Kılıçdaroğlu, bir yandan parti sözcüleri saldırıyor. İstediği kararı veren hakimse savcıysa onları övüyor. Ama istediği kararı vermediği an o kararı veren hakim ve savcıyı da yerin dibine geçiriyorlar." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ile ilgili kararında CHP'lilerin Yüksek Mahkeme üyelerini yere göğe sığdıramadığını, başka kararlarda ise üyelere çok ağır eleştiriler yapıldığını anlatan Bozdağ, şunları söyledi:

"Hakimler, savcılar her gün siyasilerle polemiğe giremezler, onların meslekleri de buna izin vermez ama yargı camiasında emin olun Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibinin yargı görevi yapanlara bu saygısız üslubundan dolayı çok büyük rahatsızlık var. Hakimler, savcılar mesleğin vakar ve onurunu korumak zorundadır ve onu koruyorlar."

Bozdağ, Türk yargısının Fetullahçı Terör Örgütü'nün yargı içindeki uzantılarının temizlenmesinden sonra çok büyük bir ayağa kalkış yaşadığını, tarafsız ve bağımsızlığını yitirmiş olanların yargıdan ayıklandığını ve Türkiye'nin en büyük soruşturmalarını, en büyük davalarını yürüttüğünü ve bir özveri ortaya koyduğunu belirterek, 2016'da 13 buçuk milyon civarında adli işlem yapıldığını, bunların içinde eleştirilen konuların 100'ü bulmayacağını ifade etti.

Bekir Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ancak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve temsilcilerinin, yargı gereği yapanlara karşı bu saygısız dili yargıda büyük bir rahatsızlık uyandırdı. Kendi aralarında bunu konuşuyor, ifade ediyorlar. Danıştay Başkanı Sayın Zerrin Güngör, yargı görevi yapanların bu saygısız dilinden rahatsızlığına tercüman olmuştur. Onların hissiyatını dile getirmiştir. Yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını bir kez de Yüksek Yargı Başkanı olarak ifade etmek durumunda bırakılmıştır. Yargı kendisini CHP tarafından savunma mecburiyetine itilmiştir. O da kendisini savunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu'nun düşüncelerini ifade etme hürriyeti olur da Sayın Zerrin Güngör'ün düşüncesini ifade etme hürriyeti olmaz mı? O da kendilerine dönük saldırılar karşısında düşüncesini ifade etmiştir. Eğer Kılıçdaroğlu 28 Şubat'ta Genelkurmay'a gidip brifing alan hakim ve savcılara aynı lafı söyleseydi, o zaman belki 'Ne oluyor?' dersin. Anayasa Mahkemesi'nde 367 kararı verenler o süreçte aynı lafları söylese başka bir şey söylenirdi. O zaman hiç hakimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığından bahsetmiyor ve bunlara yönelik de herhangi bir eleştiri ortaya koymuyor."

Yargının artık CHP'nin, FETÖ'nün ya da AK Parti'nin arka bahçesi olmadığını, AK Parti, CHP ya da MHP aleyhine de karar verilebileceğini bildiren Bozdağ, "Bu güzel bir şey, yargının tarafsız ve bağımsız olması. Ama şimdiye kadar, kendilerinin dediği istikamette hareket eden bir yargı özlemi içerisinde CHP. Çünkü, hep daraldığında yargı açıklama yapıyordu." dedi.

Bozdağ, AK Parti iktidarının ilk zamanlarında yüksek yargıdan, Barolar Birliği'nden art arda bildiriler yayımlandığını anımsatarak, "Herkes ana muhalefet partisinin dilinden daha fazla siyasallaşmış bir dille hükümet eleştirisi yapıyordu. Bu, doğru bir şey mi? O zaman çıkıp da 'Dur bakalım, sen ana muhalefet misin? Ben ana muhalefetim.' dedi mi, demedi. Şimdi, nerede? Yargı, yerinde ve herkes işini yapıyor. Yargı kendi işini, ana muhalefet de kendi işini yapacak. Ana muhalefet partisi, yargının yardımına ihtiyaç duymadan ana muhalefetini yapması lazım. Öyle anlaşılıyor ki ana muhalefet kendi başına işini yapamıyor, yargıdan da destek alamayınca yargıyı suçlamaya devam ediyor." diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Zerrin Güngör'le ilgili CHP'nin Danıştay'a yaptığı başvurudan bir sonuç çıkmayacağını düşündüğünü ifade ederek, "Çünkü Danıştay'ın Başkanlar Kurulu üyelerinin ve daire üyelerinin, Anayasa Mahkemesi ve diğer hakim ile savcıların hissiyatına tercüman olduğunu düşünüyorum. Onlar zannedersem, 'Bizim hissiyatımızı dile getirdin, Allah senden razı olsun.' diyeceklerdir ve Kılıçdaroğlu'na da hak ettiği bir hukuk dersi niteliğinde cevabını verecekler diye tahmin ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'nün inkar politikası

"Darbe girişiminin failleri yakalanmaya devam ediyor. Akıncı davası sürüyor. Davalarda sanıkların inkar politikası uyguladığı görülüyor. Buna ilişkin değerlendirmeniz ne olur?" sorusu üzerine Bozdağ, Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin gerek darbe teşebbüsü davalarında gerekse örgüt üyeliği davalarında örgütün ortaya koyduğu savunma stratejisine yüzde 99 uyduklarını vurguladı.

Örgütün bu stratejisine ilişkin bilgi veren Bozdağ, örgütün üyelerinden her şeyi reddetmelerini istediğini belirtti.

Sanıkların, ses kayıtlarını, görüntüleri, bilirkişilerin yüzde yüz söylediği kesin bilgileri de reddettiklerini aktaran Bozdağ, örgüt üyelerinin kötü muamele gördüklerini, ifadelerinin zorla alındığını, savunma haklarının kısıtlandığını iddia ettiklerini belirtti.

Bekir Bozdağ, "Örgüt içeride bulunan örgüt üyelerine 'Bunları yaparsanız biz sizi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yoluyla şöyle böyle bir şekilde lehinize sonuçlar çıkaracağız' diye ikna etmiştir. Bütün bunlar örgütün varlığını ispat eden savunma stratejisidir." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin daha önce de defalarca rüyalarla motive edildiğini hatırlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Peygamber Efendimizi cezaevi cezaevi sahte rüyalarla gezdiriyorlar ve Peygamber Efendimizin ismini, sahabeleri rüyalarda kullanmak suretiyle motivasyon üretmeye devam ediyorlar. Bütün amaç, örgüt üyelerinin sorgulama ve yargılama sürecinde itirafçı olmalarını ve örgütün bütün çirkinliği ile ortaya çıkmasını engellemektir. Mahkemelerde şu anda örgüt üyeleri kendilerine çizilen senaryoyu oynuyorlar."

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurulara ilişkin de bilgi veren Bozdağ, "Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu göreve başladı, müracaatlar bugün bitiyor. Komisyona 98 bin 252 müracaat olmuş. Bu, meslekten uzaklaştırılanların neredeyse tamamının müracaat ettiğini gösteriyor." dedi.

Bozdağ, komisyonun çalışmalarını daha önce yayımladığı ilkeler etrafında yapacağını ve kararlarını da zaman içinde vereceğini kaydetti.

130 kişinin vatandaşlıktan çıkarılması

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 130 kişinin vatandaşlıktan çıkarılma kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasına ilişkin de bilgi veren Bozdağ, KHK'ya konulan hükümde belli şartlar altındaki kişilerin Türk vatandaşlığından çıkarılabileceğinin düzenlediğini anımsattı.

Mahkemelerin de bu yönde kararlar aldığını ve alınan kararların İçişleri Bakanlığı'na iletildiğini, sürecin devam ettiğini anlatan Bozdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu ne zaman olur veya olur mu, olmaz mı bunu tamamen Bakanlar Kurulu takdir edecektir. Bakanlar Kurulu'na bunun teklifini İçişleri Bakanlığının yapması gerekiyor kural gereği. Şu anda Bakanlar Kurulumuza bu yönde henüz bir teklif gelmedi, geldiği zaman Bakanlar Kurulu onun değerlendirmesini yapar."

(Bitti)