Bir scout'un yaşamı: Ermal Kuqo

EuroSport.com - Haberler | Spor
Bir scout'un yaşamı: Ermal Kuqo

Basketbolun başaktörleri olarak yıldız oyuncuları veya efsane koçları ilk sıralara yazarız; daha sonra genel menajer ve kulüp yönetimi gelir. Ancak takımların gizli kahramanları, sezon boyunca yüzlerce oyuncu izleyen scout ekibidir.

Basketbolun başaktörleri olarak yıldız oyuncuları veya efsane koçları ilk sıralara yazarız; daha sonra genel menajer ve kulüp yönetimi gelir. Ancak takımların gizli kahramanları, sezon boyunca yüzlerce oyuncu izleyen scout ekibidir. Şov dünyasına duyduğumuz hayranlık bizleri çoğu kez detaylardan uzaklaştırır. Her bir scout, basketbolun detaylarına kuantum fiziği edasıyla yaklaşır...

Türkiye basketboluna damga vuran ve yıllar geçtikçe bizden birisi olan Ermal Kuqo (Kurtoğlu), Los Angeles Clippers’ın uluslararası scout ekibinde yer alıyor. Kendisi Brüksel’den Antwerp’e geçtiği sıralarda isteğimi kırmayıp, işin detayları hakkında bizlere önemli bilgiler veriyor...

Scout’lar hakkındaki en büyük yanılgı size göre nedir?

Bizler hakkında birçok yanılgı var ancak bunun en büyüğü, bizi menajer zannetmeleri. Yani oyuncuyu beğenip kulübe bir rapor yazdığımızı, kulübün de oyuncuyu hemen alıp bize yüzde verdiği sanılıyor. Ancak durum öyle değil; biz tamamen oyuncunun saha içi yetenekleri ve saha dışındaki özel hayatını göz önüne alıp detaylı incelemelerin ardından kulüplere bilgi veriyoruz. Diğer yanılgı ise bir takımda bulunan bütün scout’ların birbiriyle yarış halinde olduğu. Yani "Kim en fazla oyuncu getirirse yüzde alır." gibi bir durum yok. Bunlar büyük yanılgılar.

İşinizin en çok hoşunuza giden yanı ne?

Bütün dünyayı gezerken beş kuruş harcamamak... Ben oyuncuyken de sürekli farklı şehirlere gidiyordum ama bizim bütün odağımız maçta oluyordu; antrenmana git, beslenmene dikkat et, dinlen... Ama şu anda gittiğim şehirlerde istediğim bir kafeye gidip kahve içebiliyorum, kültürleri daha yakından tanıyorum; bunlar işin en güzel yanı. Mesela şu an Antwerp’teyim, geçen gün Berlin’deydim, diğer gün başka bir yerde olacağım.

Peki en kötü kısmı?

Şehir şehir dolaşmak güzel ama işimiz çok fazla ve tabii aileden uzak kalmak da işin başka bir boyutu. Her ayın 15 ila 18 günü ailemden uzak kalıyorum. Aileden uzak kalmak tabii zor ama bu işi yapmasam başka bir iş yapacaktım ve yine ailemden uzak kalacaktım. Şu anki durumum da aileme bir yatırım gibi; tabii uzak kaldığınız zaman beraber olduğunuz anların tadını daha fazla alıyorsunuz. Kavgalar azalıyor ve anlar daha da bir kıymetli hale geliyor. Bunun dışında boyum çok uzun olduğu için bazı seyahatlerde sıkıntılar yaşıyorum, özellikle de uçaklarda.

Rapor hazırlarken dikkat ettiğiniz noktalar neler?

Raporlar üç farklı sistemle hazırlanıyor, bunların arasında en önemlisi oyuncunun karakterine dair. Gece hayatı, basketbola olan aşkı, antrenman temposu, koç ile olan ilişkisi, takımla birlikte yakaladığı uyum, aile durumu... Yani tıpkı bir ajan gibiyiz ama asla oyuncuyla bire bir konuşamıyoruz, eğer konuşursak takımıma ceza yazılır. Oyuncunun doktoru, takımın malzemecisi benim iletişim kurduğum kişiler. Oyuncunun kendisiyle selamlaşmaktan öteye geçemem.

İkinci raporumuz ise maç hakkında. Gittiğim her maçta bazen bir, bazen de yedi oyuncuyu gözlemlemek durumunda kalabiliyorum. Ama benim için öncelikli olan, oyuncunun karakteri. ABD’de bulunan temsilcimiz Türkiye Basketbol İkinci Ligi'ndeki bir maça bile internetten ulaşabilir ama oyuncunun koç ile olan ilişkisini göremez. Mesela bir maçta yanımdaki kişi bana basketi kimin attığını sordu ben de "Bilmiyorum." dedim. Çünkü benim takip ettiğim oyuncu o sırada bench’teydi ve o sırada takımının saha içindeki durumuna verdiği tepkiyi gözlemlemem gerekiyor. Yani oyun sitilinden ziyade davranışları ve karakteri çok daha önemli.

Son raporumuz ise genel özellikleri kapsıyor. Oyuncunun kol uzunluğu, kanat açıklığı, kas kütlesi, atletizm özellikleri, hücum ve savunmada yaptığı işler, medikal sorunları gibi özellikleri maç raporlarına ekleyerek genel bir rapor hazılıyoruz. Ancak bunlar her sene ayrı yazılır, yani 2017-2018’deki rapor ertesi sene baştan aşağı yenilenir.

Scout olmak isteyenlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

İlk olarak İngilizceyi, Türkçe’den daha iyi bilmeliler; hem yazma, hem de okuma konusunda. Oyuncu hakkında bilgi almak için koçuyla, arkadaşlarıyla, menajeriyle, eski oyuncularla iletişime geçmelisiniz; yani bir nevi network (ağ) oluşturmanız lazım. Çok fazla maç izlemeliler, mesela ben her gün minimum üç saat maç izliyorum. Maç izliyorum dediğim de oyuncu izliyorum, mesela bana Jan Vesely’nin özellikleri sorulsa benim su gibi söylemem lazım: Üç sayılık atışlarda kötü ama orta mesafesi var, pota altında sağda alırsa ne yapar, solda alırsa ne yapar gibi özelliklere hâkim olmam lazım. Gözlemlediğiniz oyuncuların özelliklerini bilmeniz lazım. Oyuncular hakkında çıkan makaleleri kesinlikle okumalısınız, özellikle de geçmişleri hakkında çok fazla detay bulabilirsiniz. Bir diğer konu ise salary cap (maaş tavanı) meselesi. Her gün bu mevzu hakkında çalışıyorum ama %30-%40 bilgiye ancak ulaşabildim; NBA’in dinamiklerine hâkim olmanız lazım.

Bazı arkadaşlar bana yazıyor, "Abi scout olmak istiyoruz tavsiyelerin neler?"; hepsine birkaç detay veriyorum ama bana yazıyla geri dönüş yapan kimse olmadı... Kâğıt üzerinde herkes istekli ancak iş yapmaya geldiğinde çoğu kişi geri adım atıyor. Kendilerine güvenmeleri lazım, iş kolay değil ancak severek yaparsanız gerisi gelir.

Kaynak: EuroSport.com

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title