Bir Macar Gözüyle Türkiye…

Bir Macar Gözüyle Türkiye…

Macaristan Sualtı Dalış Federasyonu Asbaşkanı, eğitimci ve yazar Sopronyi Richárd, Türkiye'ye yaptığı gezinin izlenimlerini düzenlenen bir toplantı ile Türk ve Macarlarla paylaştı.

Bir Macar Gözüyle Türkiye…

Macaristan Sualtı Dalış Federasyonu Asbaşkanı, eğitimci ve yazar Sopronyi Richárd, Türkiye'ye yaptığı gezinin izlenimlerini düzenlenen bir toplantı ile Türk ve Macarlarla paylaştı. Türk Macar İşadamları Derneği (TÜMISAD)'nin organizasyonunda Ramada Plaza Budapest Hotel'de düzenlenen "Macar Gözüyle Türkiye" konulu yemekli seminerde Sopronyi Richárd, İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir Ayvalık ve farklı bölgelerinde çektiği fotoğraflarla Türkiye izlenimlerini sundu.

Gezisine Tekirdağ'dan başladığını aktaran Richárd, Osmanlı'nın bir destan yazarak 1. Dünya Savaşı'nda dünyanın seyrini değiştirdiği Çanakkale Savaşı'nın hatıralarını, Gelibolu yarımadası, Conkbayırı, Arıburnu, Anzak Koyu, Anzak yürüyüşü, Şafak ayini ve kutlama günlerini birebir yaşadığını aktardı. Sopronyi Richárd, Balıkesir Ayvalık'ta denizaltı dalışı yaptığını ve bunun muhteşem olduğunu, Türkiye'de 64 tane dalış noktasıyla su sporlarının envai çeşidini rahatlıkla yapılabileceğini, deniz altındaki eşsiz güzelliklerle bezeli canlılar dünyasını, dünyada nadir bulunan kırmızı mercanları, amfora tarlalarını fotoğraflayarak, Türkiye'nin su altındaki zenginliklerini ölümsüzleştirdiğini ifade etti.

"İstanbul ANLATILMAZ, YAŞANIR"

İstanbul'un anlatılamayacağını oraya gidip yaşanılması gerektiğini belirten Richárd, bunu şu sözlerle ifade etti; "İstanbul'a hayran kaldım. Son 6 ayda 3 kez gittim. Son derece modern ve tarihi dokuya sahip çıkılmış. Bizans, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapmış İstanbul'un her daim kendini böyle dinamik tutması insanı hayran bırakıyor. Kendine özgü yemek tadının zenginliği ise çok etkileyici, unutamam. İşkembe çorbacısı, el emeği bakır sanatçılarını, çiğköftecisi, sahlebi, kokoreççisini, İnci pastanesindeki profiterolü, İstiklal caddesindeki canlı hayatı, Boğazda Üsküdar'da Filizler köftecisindeki köfteyi, Çemberlitaş hamamındaki yaşamı, Galata köprüsündeki balık lokantalarını ve bitmeye yüz tutmuş güzellikleri, Türkiye'de yerel değerlerin muhteşemliğini birebir yaşadım. Günümüzde artık zor bulunan, nadiren ulaşılan bu lezzet ve sanaat noktaları muhteşemdi."

Türkiye'deki bu değerlerin Macaristan'da pek tanınmıyor olmasının, kendisini üzdüğünü de ifade eden Richárd, Macaristan'a da hamam kültürünün Osmanlı tarafından getirildiğini, halen de devam ettiğini, çalışan hamamların da Osmanlıdan kaldığını vurguladı.

Toplantının sonunda Macaristan'ın 2009 -2010 yılı en küçük dalgıcı Sopronyi Richárd'in talebesi 10 yaşındaki Atilla Başar da dalgıçlık konusundaki yaşamını ve nasıl başladığını toplantıya katılanlarla paylaştı.

Toplantıda Macar Türk Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve geçmiş dönem Milletvekili Dr. András Kelemen, İstanbul Macaristan eski Ticaret Ataşesi Joszéf Kovacs, Avusturya Viyana willessen.at'nin CEO'su Turgut Mermertaş, Diyalog Platformu Derneği Başkanı B. Ömer Almak, inşaatçı Fadıl Başar, Radyolog Dr. Kamil Nas, Új Harmónia Fúvósegyüttes Grubu sanatçısı Olajos György hazır bulundu.

Toplantı sonrasında Türk Macar İşadamları Derneği Başkanı ve DEIK - DTIK Avrupa Bölge Başkan Yardımcısı Osman Şahbaz Macaristan Sualtı Dalış Federasyon Asbaşkanı (MBSZ) Sopronyi Richárd ve Atilla Başar'a Derneğin Plaketini eski parlamenter Dr. András Kelemen ve Joszéf Kovacs ile birlikte takdim etti. Sopronyi Richárd da kendi yazdığı kitabı ve CD'yi Başkan Şahbaz'a hediye etti.