Bir dönemin belgesi niteliğindeki duvar resimlerinin geleceği belirsiz

Bir dönemin belgesi niteliğindeki duvar resimlerinin geleceği belirsiz

Bir dönemin belgesi niteliğindeki duvar resimlerinin geleceği belirsiz

Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve sanat tarihçisi Muzaffer Karaaslan, "Ne yazık ki duvar resimlerinde ciddi bir koruma sorunu var. İstanbul'daki apartmanlarda da bu sorunla oldukça sık karşılaşıyoruz.

Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve sanat tarihçisi Muzaffer Karaaslan, "Ne yazık ki duvar resimlerinde ciddi bir koruma sorunu var. İstanbul'daki apartmanlarda da bu sorunla oldukça sık karşılaşıyoruz. Apartmanlardaki duvar resimlerinin geleceği çok belirsiz. Bundan dolayı belgelemeyi önemsiyorum. Ancak bu konu bireysel bir çabadan çok daha fazlasını hak ediyor." dedi.

Lisans ve yüksek lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı'nda tamamlayarak doktora çalışmasına devam eden Karaaslan, "Kosova'da Bulunan Geç Dönem Osmanlı Duvar Resimleri ve Boyalı Nakışlar" konusunda tez hazırladı.

Osmanlı ve cumhuriyet dönemi duvar resimleriyle kalem işleri üzerine araştırmalar yapan Karaaslan, çeşitli seminerler de veriyor

Duvar resimlerinin önemine ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Karaaslan, insanların kendini ifade ettiği ilk sanat türlerinden birinin duvar resmi olduğunu belirterek, milattan önce yapılmış mağara resimlerinin bu durumu açıkça gösterdiğini aktardı.

Karaaslan, bu ifade türünün zamanla hem bir bezeme olarak önem kazandığını hem de dönem belgesine dönüştüğüne işaret ederek, "Osmanlı duvar resimleri ve kalem işleri, erken dönemden itibaren uygulanan bir sanat türüdür. Her dönemin kendine özgü sanat anlayışıyla da şekillenmiştir. Duvar resimleri üzerine çalışmalarda genellikle saray, cami, tekke, türbe ve evler gibi belli yapı grupları üzerine yoğunlaşılmıştır. Apartmanlardaki duvar resimleri üzerine ise ne yazık ki çalışmalar oldukça azdır. Hatta neredeyse yok denecek kadardır. Sanırım Cordova Freres Apartmanı'ndaki duvar resimleri üzerine (yazdığım) makalem, konuya yönelik ilk monografik çalışma." diye konuştu.

"Duvar resimleri, gelenekselleşmiş bir sanat türüdür"

Osmanlı Devleti'nde 19. yüzyıldan itibaren, yeni bir mimari tür olarak apartmanların görülmeye başladığını aktaran Karaaslan, şunları kaydetti:

"Apartmanlar özellikle Avrupa'da sanayi devrimi sonrası barınma ihtiyacını karşılama amacıyla yapılırken Osmanlı'da modernliğin ve lüksün bir simgesi haline dönüşür. Buralarda ikamet eden aileler ise genellikle gayrimüslimler ve levantenlerdir. Haliyle apartmanlar, Osmanlı'da modernliğin bir simgesi haline gelmiştir. Apartmanlarda dönemin bütün sanat beğenileriyle karşılaşılmaktadır. Duvar resimleri ise bu örneklerden sadece biridir. Tarihsel sürecini incelediğimizde, duvar resimleri, gelenekselleşmiş bir sanat türüdür. Hem saray hem de halk tarafından benimsenmiş ve her bölgenin kendine ait üslubuyla çeşitlenmiş bir sanattır. Haliyle apartmanlar gibi yeni bir mekanda da yerini çabucak almıştır. Bundan dolayı, apartmanlardaki duvar resimlerini, gelenekle yeniliğin buluştuğu mekanlar olarak değerlendiriyorum."

Sanat tarihçisi Karaaslan, Türkiye'de duvar resimli apartmanlar konusunda öne çıkan kentlerden birinin İstanbul olduğunun altını çizerek, "İstanbul duvar resimli apartmanlar açısından en çok örneğe erişebildiğimiz kentlerden biri. Ancak konuyu araştırdığımı bilen arkadaşlar başka kentlerde de duvar resimli apartmanların olduğu bilgisini bana iletiyor. İstanbul kadar çok olmasa da diğer kentlerimizde de duvar resimli apartman örnekleri var." ifadelerini kullandı.

"20. yüzyılın ortaları Türkiye sanatı için oldukça hareketli dönemler"

Apartmanların girişlerinde ve dairelerde 19. yüzyılın sonlarından itibaren duvar resimleri ve boyalı nakışların görüldüğünü kaydeden Karaaslan, şu bilgileri verdi:

"Cumhuriyetin ilanıyla birlikte bu sanat türü herhangi bir kesintiye uğramamıştır. Yine sanatçılar tarafından uygulanmıştır. İstanbul'daki örnekleri incelediğimiz takdirde 1970'li yıllara kadar apartmanların duvarlarına resimler yapıldığı görülmektedir. Günümüze ulaşan örneklerin yoğunluğuna bakacak olursak, 1950'li ve 1960'lı yıllarda bir artış olduğunu görüyoruz. Tabii ki söz konusu örnekler sadece günümüze ulaşanlar. Ancak duvar resmi en çok bu dönem mi yapıldı yoksa günümüze ulaşan şanslı örnekler mi bu döneme ait, bunun hiçbir zaman kesin bir cevabını veremeyeceğiz.

Fakat şöyle bir gerçek de var ki, 20. yüzyılın ortaları Türkiye sanatı için oldukça hareketli dönemler. Özellikle kamusal alanlarda sanatçıların işleriyle diğer dönemlere göre daha fazla karşılaşıyoruz. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya Koral, Nedim Günsur, Sadi Diren ve daha adını sayabileceğimiz birçok sanatçının kamusal alanlarda eserlerini görebiliyoruz. İstanbul apartmanlarındaki duvar resimlerinin büyük çoğunluğu giriş holüne yapılmıştır. Aslında bu alanlar da bir yerde kamusal alan. Sanırım 20. yüzyılın ortalarına ait duvar resimlerinin çok olmasının nedenlerinden biri 1950'li ve 1960'lı yılların sanat ruhu diyebiliriz."

Muzaffer Karaaslan, duvar resimlerinin çok çeşitli temalar içerdiğini vurgulayarak, "Öyle ki bazı eserler, sanatçıların hayal dünyasının sınırsızlığını bizlere gösteriyor. En fazla manzara resimleriyle karşılaşılmakta. Bu örnekler ise kendi içinde ikiye ayrılmakta. Hayali manzaralar ve belli bir kentin veya bölgenin resimleri şeklinde. Apartmanlardaki duvar resimlerinde ise İstanbul ve Ankara'dan kesitler, Avrupa kırsalları, dört mevsimi konu alan resimler, üç güzeller, aşık çiftler, çoban ve sürü kompozisyonları, putto tasvirleri, çeşitli hayvanlar ve av sahneleri, işlenen temalardan sadece bazıları. Bunların yanı sıra Rumeli Hisarı, Kız Kulesi ve Fenerbahçe Feneri gibi İstanbul'un sembol yapılarıyla da duvar resimlerinde sıklıkla karşılaşılmakta." açıklamasını yaptı.

Duvar resimlerinin dönemin sosyo-kültürel tarihine, modasına ve teknolojik gelişmelerine ışık tuttuğuna dikkati çeken Karaaslan, "Aslında bu özelliğiyle duvar resimleri bir dönem belgesidir. Örnek verecek olursak Çiçek Apartmanı'ndaki dört mevsim sahnesi, dönemin sosyal hayatına ışık tutmaktadır. Yine Şen Yuva Apartmanı'ndaki Üç Güzeller imgesi, kıyafetler açısından yapıldığı dönemin modasını yansıtmaktadır. Bu örnekleri çoğaltmak çok mümkün. Çünkü sanatçılar birbirinden farklı temaları işlemiştir." değerlendirmesinde bulundu.

"Apartmanlardaki duvar resimlerinin geleceği çok belirsiz"

Duvar resimlerini yapan sanatçılara da değinen Karaaslan, şunları söyledi:

"Sanatçı konusuna her zaman çok önem veriyorum. Yaptığım çalışmalarda da özellikle bu konuya değiniyorum. Sanatçılar sayesinde sanat ortamını, üretimini ve üslup takibini yapabiliyoruz. İstanbul'daki duvar resimli apartmanlarda da sanatçı imzalarıyla karşılaşıyoruz. İmza tespiti oldukça önemli bir konu. İstanbul'daki apartmanlarda yaptığım araştırmalarda Roseo, İ. Hakkı, M. Tezmen ve Lev gibi imzaları gördüm. Ancak bu isimlerin yanı sıra Naci Kalmukoğlu ve Hamit Görele gibi cumhuriyet dönemi resim sanatının önemli isimlerinin de İstanbul'daki apartmanlarda duvar resmi çalışmalarının olduğunu biliyoruz."

Muzaffer Karaaslan, duvar resimli apartmanlar üzerine daha önce bir makale yayınladığını ve şu anda da konuya yönelik daha kapsamlı bir kitap hazırlığında olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kitabın büyük bir kısmını bitirdim. Ancak her geçen gün yeni örneklerle karşılaşıyoruz. Bu yüzden yeni örnekleri de değerlendirmem gerekiyor. Umarım en kısa sürede tamamlayabilirim. Ancak ne yazık ki kesin bir tarih veremiyorum. Duvar resimlerini oldukça önemsiyorum. Her dönemin kendine özgü sanat anlayışını takip edebiliyoruz. Bunun yanı sıra hem Türkiye'de hem de Balkanlar'da yaptığım araştırmalarda birbirinden farklı sanat üretimlerinin olduğunu gözlemledim. Haliyle araştırma alanı oldukça geniş bir konu. Duvar resimli apartmanlar ise bu konunun önemli bir parçası. Bir diğer önem verdiğim husus ise koruma sorunudur. Ne yazık ki duvar resimlerinde ciddi bir koruma sorunu var. İstanbul'daki apartmanlarda da bu sorunla oldukça sık karşılaşıyoruz. Apartmanlardaki duvar resimlerinin geleceği çok belirsiz. Bundan dolayı belgelemeyi önemsiyorum. Ancak bu konu bireysel bir çabadan çok daha fazlasını hak ediyor. Kurumların apartmanlardaki duvar resimlerinin koruma onarımına yönelik projeler yapması gerektiğini düşünüyorum."

Kaynak: Anadolu Ajansı / Aişe Hümeyra Bulovalı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title