Berlin: Bakan Çiçek Almanya'da

Berlin: Bakan Çiçek Almanya'da

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (Tüsiad) Düzenlediği Avrupa-türkiye Haftası Kapsamında Almanya'nın Başkenti Berlin'de Konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin Ülke Olarak AB Konusunda Üzerine Düşeni Yapmaya Hazır Olduğunu Kaydederken, Terör Konusunda En Açık ve Net Davranan Ülkenin Türkiye Olduğunu Söyledi.

Berlin: Bakan Çiçek Almanya'da

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) düzenlediği Avrupa-Türkiye Haftası kapsamında Almanya'nın Başkenti Berlin'de konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye'nin ülke olarak AB konusunda üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu kaydederken, terör konusunda en açık ve net davranan ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

Almanya'nın başkenti Berlin'deki toplantıda konuşan Adalet Bakanı Çiçek, "AB'nin başka ülkeler için 900 gram, Türkiye için bin gram talepte bulunmasını düşündürücü buluyorum" dedi. Türkiye'nin AB sürecinin kısa bir özetini çıkaran, son 1 yıldır hükümetin AB harekatında durgunluk yaşandığı iddialarının doğru olmadığını belirten Çiçek, "Dünyada Lübnan olayı ve başka şeyler ön plana çıktı. Sanki 3 Ekim'den bu yana bir şey yapılmıyormuş gibi gözüküyor. Bu çok doğru değil. Şuan Meclis gündeminde Türk Ticaret Kanunu var. Bu kanun yasalaştığı takdirde, AB müktesebatı 14 temel belgesi de çıkmış olacak. Türk Ticaret Kanunumuz kapalı ekonomi unsurlarını taşıdığı, rekabetçi bir dünyanın ihtiyaçlarına cevap vermediği için bu çalışmalar yapılmış ve TBMM'ye gönderilmiştir. Bin 534 maddeden oluşuyor. Oysa şimdiye kadar değiştirilen maddelerin toplamı bin 800 civarındadır" açıklamasında bulundu.

AB konusunda Türk sivil kuruluşlarının görevlerini yerine getirmediğini savunan Bakan Çiçek, "Doğrusu AB ile Türk halkı arasındaki diyalogların sürdürülebilmesi açısından eksikliklerimiz var. Türk sivil toplum kuruluşlarının bu noktada çok fazla bir gayretleri olmadı. 3 Ekim öncesi de bu işin öncülüğünü yapan, motor görevini gören TÜSİAD'dı. Ondan sonraki kuruluşlar ancak belli karelerde gözüktüler, daha sonra bir çabaları olmadı. Hatta Türkiye'de öyle kuruluşlar var ki, muhataplarına iki satır mektup dahi yazmamıştır. Sendikalarımıza, meslek odalarımıza, başka türlü derneklere hiçbir görev düşmüyor mu? Bununla ilgili sayın Babacan toplantılar da yaptı. Ama geldiğimiz nokta itibariyle geçmişten gelen de ciddi bir açık var. Bu sorumluğu idrak eden kuruluşların başında TÜSİAD var. Bu konudaki tenkitleri kabul ederim" diye konuştu.

Öte yandan 301. madde hakkındaki tartışmalara da değinen Çiçek, "301. madde yalnız bize mahsus bir madde değildir. Bunun altını özellikle çiziyorum. Avrupa hukukunda olmayan bir madde değildir. Bunun da iyi bilinmesi lazım. Biz ne tip fiiller suç olmalıdır diye düşünürken, üyesi olmak için çaba sarf ettiğimiz ülkelerde bu maddelerin benzerleri var mı diye özel bir dikkat gösterdik. Ve bilhassa da ceza hukuku alanında içtihatlarından, doktrininden, görüşlerinden istifade ettiğimiz öncelikli iki ülke var. Bunlardan birisi İtalya, diğeri Almanya'dır. Türkiye'de ceza evleri Adalet Bakanlığı'na bağlı. Cezaevlerinde 38 ayrı terör örgütü mensubu var. Bunun içerisinde irticai hüküm giyenler de var. Tutuklu olanlar da var. Etnik terörden dolayı içeride olanlar da, ideolojik terörden dolayı olanlar da var. İrticai suçtan dolayı da içerde olanlar var. Türk cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu var. Ancak ceza kanununu açıp baktığınızda, ceza kanunu diye bir şey yok. Hem eski ceza kanunu, hem de yeni kanun 'kanunun suç saymadığı hiç kimseye ceza verilemez' diyor. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Hırsızlık suçunun, zimmetin tanımı var, ama irticanın yok" şeklinde konuştu.

Türkiye olarak AB'den beklenilenlere değinen Çiçek, "Bizim Avrupa'dan beklediğimiz, 'Türkiye çok kısa süre içerisinde çok önemli değişiklerin altına imza attı' denilmesidir. Türkiye'nin cesaretlendirilmesi, bu başarılarının değerlendirilmesi lazım. Olli Rehn Ankara'ya geldiğinde, '301 ne olacak?' diye sorduğunda, vatandaş da 'Fransa'da ayın 12'sindeki oylama ne olacak?' sorusunu soruyor. Yani Fransa bir fikir açıklamasını ceza hükmüne bağlarken, Türkiye'de bu soruyu sormak ne kadar hakkaniyete uygun düşecek. Biz de kendi kamuoyumuz önünde bir şey yaparken, arkada ne kadar halk desteği var bunu görmemiz lazım. Biz, AB ile samimi olarak müzakerelerin en iyi şekilde gitmesini istiyoruz. Bunları yaparken karşılıklı yükümlülüklerimiz var. Gözaltı süresi 4 güne insin diye Türkiye'nin sırtında boza pişirildi. Buna bir itirazım yok. Ama bir başka ülkede 28 güne çıkmış" ifadelerini kaydetti.

Berlin Eyaleti Başbakanı Klaus Wowereit ise, AB sürecinin zor bir süreç olduğunu söyledi. Wowereit, "Önkoşullar yerine getirildiği takdirde AB'ye giriş gerçekleşir. Zor bir süreç. Türkiye önemli adımlar attı. Türkiye'nin AB yolunda endişeleri var, ama bu Türkiye ile bağlantılı değil. Polonya için de bu böyleydi. AB'nin büyüklüğü de Türkiye'den bağımsız tartışılıyor. Almanya olarak uyum konusunda sorunlarımız var. Ama milyonlarca uyum sağlamış Türk de var. Ben, Türkiye AB'ye üye olunca milyonlarca Türk'ün Avrupa'ya akın edeceği yönündeki görüşlere katılmıyorum. Bunu Polonya için de söylediler, ama böyle olmadı" dedi.

Daha sonra konuşan Bülent Eczacıbaşı da, Türkiye'nin AB yolunda attığı olumlu adımları dile getirirken, ülkenin son yıllarda aldığı ekonomik yolu anlattı.