BDDK Basel Iı'yi 2009 Yılına Erteledi

BDDK Basel Iı'yi 2009 Yılına Erteledi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Basel Iı Uygulamasının 2009 Yılına Ertelenmesine Karar Verdi. BDDK, Uygulamanın Ertelenmesine, AB Üyesi Ülkelerin Dahi Süreci Tamamlamaması, Sistemi Etkileyecek Türk Ticaret Kanunu'nun Yasalaşmaması ve Sermaye Artırımı Zorunlu Olacağı İçin Şikayet Eden Bankacıların Taleplerini Gerekçe Gösterdi.

BDDK Basel Iı'yi 2009 Yılına Erteledi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Basel II uygulamasının 2009 yılına ertelenmesine karar verdi. BDDK, uygulamanın ertelenmesine, AB üyesi ülkelerin dahi süreci tamamlamaması, sistemi etkileyecek Türk Ticaret Kanunu'nun yasalaşmaması ve sermaye artırımı zorunlu olacağı için şikayet eden bankacıların taleplerini gerekçe gösterdi.

BDDK'dan yapılan açıklamada, "Bankaların sermaye yeterliliğinin ölçümünde esas alınacak kredi riskinin derecelendirmeye dayalı olarak hesaplanmasına ilişkin uygulamanın 2009 yılı başına ertelenmesi ve derecelendirme esaslı hesaplamanın sadece gösterge amaçlı yapılabileceği sonucuna ulaşılmıştır" denildi.

BDDK, Basel II uygulamasına ilişkin yazılı açıklamasında, Basel Bankacılık Komitesi tarafından yürütülen Sermaye Ölçümü ve Sermaye Standartlarının Uluslararası Düzeyde Uyumlaştırılmasına ilişkin çalışmaların Haziran 2006'da yayımlanan kapsamlı doküman ile sonuçlandırıldığı anımsatıldı. Kamuoyunda kısaca Basel II olarak da adlandırılan bu çalışmanın, Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 14 Haziran 2006 tarihli, 2006/48 ve 2006/49 sayılı Direktifleri (CRD) ile Avrupa Birliği (AB) müktesebatına dahil edildiği belirtildi.

Basel II'nin Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarca da uygulanması zorunluluğunun bir program dahilinde başlatılmasının öngörüldüğü hatırlatılan açıklamada, buna ilişkin bir yol haritasının açıklandığına işaret edildi. Süreç içinde kapsamdaki çalışmaların AB müktesebatına dahil edilmesi ile de BDDK uygulamalarının AB müktesebatı esas alınarak yürütülmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:

AB ÜLKELERİ TAMAMLAMADI

"AB'nin ilgili direktiflerinde (CRD), Basel II dokümanında olduğu gibi, bankaların sermaye yeterliliklerini, kredi ve piyasa riskine ilaveten operasyonel risk unsurlarını da dahil ederek hesaplamaları, kredi riskinin belirlenmesinde ise teminatın niteliğinin değil derecelendirme sonuçlarının esas alınması ve üye ülkelerin mevzuatlarını 2006 yılı sonunda tamamlayıp 1 Ocak 2007'den itibaren uygulamaya geçmeleri öngörülmüştür. Ancak, birçok AB üyesi ülkenin henüz bu süreçleri tamamlamadığı gözlemlenmektedir."

Halen, Türk bankacılık sisteminde sermaye yeterliliğinin hesaplamasının 1 Kasım 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik" esas alınarak yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, yönetmelikte, bankaların gelişmiş teknolojik alt yapıları, yetkinlikleri ve sermaye yeterlilik düzeylerinin kayda değer gelişimi dikkate alınarak, CRD ile gelen iki temel değişiklikten biri olan operasyonel risk unsuru da dahil edilmek suretiyle sermaye yeterliliğinin hesaplanmasına ilişkin uygulamanın Haziran 2007 itibarıyla başlatılmasının öngörüldüğü anlatıldı. Dolayısıyla, Kurumumuzca açıklanan yol haritasında belirlenen tarihin yaklaşık 6 ay öncesinde CRD'ye kısmen uyumlu sermaye yeterliliği hesaplamasına geçildiği bildirildi.

TİCARET KANUNU YASALAŞMADI

Kredi riskinin derecelendirmeye dayalı hesaplanmasının ise reel sektör firmalarının uluslararası muhasebe ve finansal raporlama standartları ile uyumlu finansal tablolar hazırlamalarını gerektirdiği belirtilen açıklamada, 7 Mart 2002 tarihinde ilk toplantısını yaparak faaliyete geçmiş olan Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu'nun da söz konusu standartlar ile uyumlu Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartlarının yayımını tamamladığı ifade edildi. Buna karşın, bahse konu standartların uygulanmasını zorunlu hale getirecek hükümleri içeren yeni Türk Ticaret Kanunu tasarısının yasalaşmadığı vurgulanarak, "Nitekim, reel sektör kuruluşlarının temsilcileri tarafından da bu durum gerekçe gösterilerek söz konusu derecelendirme uygulamalarının ertelenmesi yönünde taleplerde bulunulmaktadır" denildi.

BANKALAR SERMAYE ARTIRMAK ZORUNDA KALACAK

Diğer taraftan, halen kredi riskinin hesaplanmasında yüzde 0 (sıfır) risk ağırlığı uygulanmakta olan bankaların yabancı para cinsinden gerek devlet iç borçlanma senetlerinin ve gerekse Merkez Bankası nezdindeki alacaklarının da ülke kredi notuna dayalı olarak riske edilmesinin gündeme geleceği anlatılan açıklamada, şöyle denildi:

"Sözkonusu durum doğrudan bankaların bu çerçevedeki aktif kalemler için daha fazla sermaye tahsis etmeleri zorunluluğunu doğuracak ve nihayetinde, para ve maliye politikalarının uygulanmasını etkileyecektir. Banka üst düzey yöneticilerinin büyük çoğunluğundan da belirtilen gerekçeler dile getirilmek suretiyle bu kapsamdaki uygulamanın ertelenmesi yönünde taleplerde bulunulmuştur. Belirtilen talepler de dikkate alınarak, bankaların sermaye yeterliliğinin ölçümünde esas alınacak kredi riskinin derecelendirmeye dayalı olarak hesaplanmasına ilişkin uygulamanın 2009 yılı başına ertelenmesi ve derecelendirme esaslı hesaplamanın sadece gösterge amaçlı yapılabileceği sonucuna ulaşılmıştır."(ANKA)