Baykal: İddianame Haklı

Baykal: İddianame Haklı

Baykal, AKP'nin Kapatılması İstemiyle Anayasa Mahkemesi'nde Açılan Dava İçin Hazırlanan İddianame Karşısında Gösterilen Tavrın, 'İddianamenin Haklılığının Gösteren Bir Tavır' Olduğunu Söyledi.

Baykal: İddianame Haklı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın, AKP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açtığı dava için hazırlanan iddianame karşısında gösterilen tavrın, "iddianamenin haklılığının gösteren bir tavır" olduğunu söyledi. Baykal, "Bu tepkiler, aslında ortaya konulan iddianame karşısında, iddianameyle nasıl bir hassasiyetin harekete geçtiğini göstermesi açısından önemli" dedi.


Çok daha soğuk kanlı, çok daha olgun, anayasanın görevlendirdiği kurumlara, yargıya, daha saygılı bir üslupla tavır takınılabileceğini belirten Baykal, "Ama bu yaklaşımı sergileyenlerin iç dünyasının, zihni anlayışlarının, demokrasi karşısındaki düşüncelerinin, yargı karşısında ortaya çıkabilecek olan ezme, sindirme, yıldırma anlayışlarının ortaya çıkmasına vesile oldu" diye konuştu. Baykal, bu konuda yapılan açıklamaların, iddianamede hazırlanmamış olsaydı, böyle bir iddianamede en önemli dayanak noktaları oluşturacak nitelikte olduğunu dile getirdi.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Star Tv ana haber bülteninde Uğur Dündar'ın gündemle ilgili sorularını yanıtladı.


Baykal, AKP'ye yönelik kapatma davasının açıldığı Cuma gününden bu yana, konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamış olmasının hatırlatılması üzerine, doğal olanın bu tavır olduğunu kaydetti. "Hukukun işleyişi karşısında siyasetçilerin derhal, bir başsavcıya, bir iddianame hazırladı diye, bunu bir siyasi tartışma konusu haline getirmeleri, siyaset zeminine konuyu çekmeleri çok yanlıştır bence" diyen Baykal, bu yanlışa katkı yapmak istemediğini ifade etti. Baykal, "Sükunetle önce iddianame ortaya çıksın, nedir anlaşılsın, biz elbette gerektiği noktada çıkarız, duygularımızı, düşüncelerimizi dile getiririz ama bir telaş içinde bir siyasi çekişme konusu haline getirilmesi bir iddianamenin, bir hukuki belgenin dönüştürülmesi, yargıya göstermemiz gereken saygının gereği değildir, yanlış olur duygu ve düşüncesi içinde bir süre sessiz kalmayı kararlaştırdım" diye konuştu.

-"DEMOKRASİ AÇISINDAN KAYGI VERİCİ BİR DURUM"-

CHP lideri Baykal, demokratik bir siyasal ortamda herhangi bir siyasi partinin kapatılmasına memnuniyet duymanın söz konusu olmadığını ifade etti. AKP'nin kapatılması talebinin ciddi bir iddianameyle ve önemli deliller ortaya konularak resmi serecin içine çekilmiş olduğunu görmekten derin üzüntü duyduğunu belirten Baykal, şunları söyledi:


"Bu üzüntü çok doğaldır, herkesin bunu anlaması gerekir. İnsanlar bazen hukukun gereği olarak dahi bazı kararları almak durumunda kalırlar ama bu onlar için bir memnuniyet vesilesi olmaz. Türkiye'de böyle bir noktaya gelinmiş olması, iktidardaki bir siyasi partinin, yüzde 46'nın üzerinde oy almış bir siyasi partinin kapatılmasının hukuki gereklerinin ortaya çıkmış olması hiç kuşku yok, hepimiz için demokrasinin tökezlemesi anlamına gelir. Demokrasi bakımından kaygı verici bir durumla karşı karşıya olduğumuz açıktır. Hiç şüphe yok. Kaldı ki ben bu deneyimi yaşamış bir insanım, partisi kapatılmış bir insanım."

-"HUKUKİ BİR TABLOYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"-

Hukuk sürecinin zamanlamasıyla ilgili çok değerlendirme yapıldığını kaydeden Deniz Baykal, bu konuda harekete geçen yargı mercilerinin herhangi bir siyasal değerlendirmeyi dikkate alarak harekete geçtiklerini düşünmediğini söyledi. Baykal, "Bu tamamen hukukçuların, savcıların, kendi çalışmalarının onlara getirdiği noktada, anayasanın kendilerine verdiği görevin gereği olarak yapmak zorunda oldukları işin gereğini yapıyorlar. Yani bir yerden talimat alarak, bir yerin planlamasıyla ortaya çıkan bir durum söz konusu değildir kanaatindeyim" dedi.


Ortada anayasa, anayasanın ilkeleri ve anayasanın belli organlara verdiği görevler olduğunu dile getiren Baykal, şöyle konuştu:


"O görevi yapma durumunda olan insanların yaptığı çalışmalar var. Ortaya çıkan bir tablo var. bu manzara karşısında sessiz kalma imkanını bulamadıkları için muhtemelen harekete geçmişlerdir. Bu konuda şunu toplumumuz güvenle görebilmelidir. Bu konuda bir tereddüt ortaya çıkarsa çok yanlış olur. Türkiye'de yargı işliyor, yargıya bir siyasi müdahale, bir siyasi yönlendirme bir siyasi talimat söz konusu olduğunu kesinlikle aklımın kenarından geçirmiyorum. Bu bir hukuki bir tabloyla karşı karşıyayız."


Baykal, iddianamenin diliyle ilgili yapılan yorumlara da değindi. "Bunları çok uygun olmayan spekülasyonlar diye görüyorum" diyen Baykal, iddianamenin hukuki bir iddianame olduğunu belirtti. Baykal, "Siyasi amaçlı bir husumet duygusuyla hazırlanmış, böyle duygusal reaksiyonları yansıtan bir iddianame değildir. Çok objektif, fevkalade hukuki, sorumluluk sınırları içinde hazırlanmış bir iddianamedir" dedi.

-"SAYIN BÜYÜKANIT'IN ÖZEL BİR HASSASİYET GÖSTERMESİNE GEREK YOKTU"-

CHP Genel Başkanı Baykal, TSK'nın Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarına yönelik yaptığı kara harekatının ardından çıkan tartışmaya tekrar dönmeyi gerektiren kendi açısından herhangi bir neden olmadığını dile getirdi.


Baykal, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:


"Başından beri hiçbir zaman kuzey Irak'taki askeri harekatla ilgili değerlendirme yaparken TSK ile ya da onun başındaki sayın (Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt) Büyükanıt'la tartışma duygusu düşüncesi, aklımın kenarından bile geçmemiştir. Bizim muhatabımız hükümettir, başbakandır. Biz başbakanla konuşuruz, başbakanla tartışıyoruz. Bence sayın Büyükanıt'ın bu değerlendirmeler karşısında özel bir hassasiyet göstermesine gerek de yoktu."


Askeri operasyonun bir siyasi bir de diplomatik boyutu olduğundan söz eden Baykal, "Orada Mehmetçik kahramanca kendisiyle iftihar ettiğimiz bir sonuç almıştır. Orada hiç kuşku yok. Bunu kim tartışabilir ama orada bizim o harekatın siyasi ve diplomatik çerçevesi için söyleyecek çok sözümüz var, onu söylemek durumundaydık. Sayın Genelkurmay Başkanı (Orgeneral Yaşar Büyükanıt) anlaşılan o heyecan içinde bir özel duyarlılık sergiledi. Bunu da anlayışla karşılıyorum ama benim iç dünyamda hiçbir zaman herhangi bir olay olmamıştır" diye konuştu.

-"TEPKİLER İDDİANAMENİN HAKLILIĞINI ORTAYA KOYUYOR"-

Deniz Baykal, AKP'ye yönelik açılan kapatma davasının iddianamesine ilişkin gösterilen bazı tepkilerin, iddianameyle nasıl bir hassasiyetin harekete geçtiğini göstermesi açısından önemli olduğunu dile getirdi. "Çok daha soğuk kanlı, çok daha olgun, anayasanın görevlendirdiği kurumlara, yargıya, daha saygılı bir üslupla tavır takınılabilirdi" diyen Baykal, iddianamenin; bu yaklaşımı sergileyenlerin iç dünyasının, zihni anlayışlarının, demokrasi karşısındaki düşüncelerinin, yargı karşısında ortaya çıkabilecek olan ezme, sindirme, yıldırma anlayışlarının ortaya çıkmasına vesile olduğunu belirtti.


Baykal, "Aslında bu iddianamenin haklılığını gösteren bir tavırdır. Bu yapılan açıklamalar, eğer iddianamede hazırlanmamış olsaydı, böyle bir iddianamede en önemli dayanak noktaları oluşturacak nitelikteydi" dedi.

-"CUMHURBAŞKANI YANLIŞ YAPTI"-

Baykal'ın konuk olduğu Star Tv'nin ana haber bülteninde, Turgut Özal'ı anma etkinliğinin düzenlendiği otelin lobisine canlı bağlantı kuruldu. Bu sırada etkinlikten çıkan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, kapatma davasıyla ilgili, geçen Cuma günü Senegal'de yaptığı "Türkiye ne kazanır, ne kaybeder herkes iyi düşünsün" şeklindeki açıklaması hatırlatılarak değerlendirilmesi soruldu. Gül'ün soruya yanıt vermemesi üzerine Baykal, "Bakın sayın Cumhurbaşkanını şimdi kendisini daha bir derli toplu bir noktaya getirdiğini başarmış olduğunu anlıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmamış olmasının doğru olduğunu söyleyen Baykal, "Ama o dahi müdahale etmek ve değerlendirme yapmak durumunda kalmıştı, yanlış yapmıştı. Bazılarınınkini buralarda söylemek mümkün değil. hukuk saygısının, anayasa saygısının, anayasa ilkelerine değer verme anlayışının hiçbir şekilde en küçük bir etkisinin olmadığı o kadronun üzerinde bu açıklamalarla ortaya çıkmıştır diye konuştu. (ANKA)


(GB/ZG)