Baykal'dan Güvenlik Güçlerine Telekulak Suçlaması

Baykal'dan Güvenlik Güçlerine Telekulak Suçlaması

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Telekulak' Gündemine İlişkin Olarak 'Bu Ortamda Çok Doğal Olarak Hepimiz Devletin Güvenlik Güçlerinim Bu Olayın İçinde Olması İhtimalini Önemsedik, Ciddiye Aldık' Dedi

Baykal'dan Güvenlik Güçlerine Telekulak Suçlaması

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "telekulak" gündemine ilişkin olarak, "Bu ortamda çok doğal olarak hepimiz devletin güvenlik güçlerinim bu olayın içinde olması ihtimalini önemsedik, ciddiye aldık" dedi.

Kırıklareli'nde Babaeski Belediyesi tarafından yapılan pazar yeri açılışında bir konuşma yapan Baykal, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın dinlendiğine yönelik iddialarla ilgili olarak güvenlik güçlerini suçladı. Baykal, "10. kattaki bir odada gerçekleşen görüşmeyi izleyebilecek teknik araçlarla binanın dışından izlenmiş olduğu anlaşıldı. Bu tabii çok ileri bir teknikle dinlemenin gerçekleştirildiği bize gösteriyor. Bu tekniği Türkiye'de kullanma imkanına sahip sadece devletin güvenlik güçleri var. Devletin güvenlik güçleri dışında herhangi bir kişinin, çevrenin bu teknolojik araçları bulundurması suçtur. Alması satması suçtur, yasaktır. Bu sadece devletin güvenlik güçlerinin elinde olan ve son zamanlarda takviye edilmiş olan, çok karmaşık, çok ileri, çok modern dışarıdan ortam dinlemeye yönelik bir teknolojin bu olayda kullanıldığını bize gösteriyor. Bu ortamda çok doğal olarak hepimiz devletin güvenlik güçlerin bu olayın içinde olması ihtimalini önemsedik ciddiye aldık" diye konuştu.

Kısa süre önce Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı'nın yaşadığı olaya değinen Baykal, "O bir takibe hedef olarak seçildiğinin, gene uzaktan, dışarıdan ileri teknolojiyle dinlenmeye, izlenmeye çalışıldığını ifade etti. Bu konuda kamuoyunu rahatlatacak bir açıklama, bir soruşturma sergilenmedi. Takip eden araç kapısını açmadı, içerisini göstermedi. O aracın ne olduğu hakkında kamuoyuna bilgi verilmedi. Tüm bunlar ortada" şeklinde konuştu.

Hükümet tarafından yapılan açıklamaların kendilerini tatmin etmediğini söyleyen Baykal, "Bazıları, 'Devletin güvenlikleri güçleri bu olaylara karışmamıştır' gibi lafları söylüyorlar. 'Bunu kabul etmiyoruz, bu doğru değildir' diyorlar ve arkasından, 'Gelsin CHP. Bir komisyon kuralım araştıralım' diyorlar. 'Böyle bir şey yoktur kabul etmiyorum' dersen neyi araştıracaksın" dedi.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDEKİ RÜŞVET İDDİASI Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki rüşvet iddialarına da değinen Baykal, "Son günlerde birbiri ardına Türkiye'de tarihi günler yaşanıyor. Ana muhalefet partisinin izlenmesi, dinlenmesi, devlet kuruluşlarının muhtemel katkılarıyla izlenmesi çok önemli bir skandaldır. Amerika'da böyle bir olay oldu. Nickson ve iktidar devrildi gitti. Demokrasilerde böyle olur. Türkiye'de bunu aynen yaşanıyor. Bunu soruşturacak kurul organ güven verecek şekilde aydınlatıcı bir çalışma nerede?" dedi.

İş adamı Remzi Gür'e verilen cezaya vurgu yapan Baykal, "Öte yandan, gene tarihimizde görülmemiş bir olay yaşandı. Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla CHP'li bir milletvekilinin oyunu elde etmek için ona rüşvet teklif edildiği yargı organı kararıyla hükme bağlandı, ilama bağlandı. Rüşvet ispat edildi. Cumhurbaşkanlığı seçimine rüşvet teklif edildiği ortaya çıktı. Rüşveti teklif eden kim? Başbakanın en yakın can yoldaşı. En yakınındaki kişi. CHP'li milletvekiline rüşvet teklif ediyor. Ben bu iddiayı daha önce söylemiştim. Mahkeme onayladı. Şimdi sorulması gereken soru şu: Bu kişi bu rüşvet girişimini kendi başına mı yaptı? Yani sadece kimseye bilgi vermeden kendi takdiriyle mi rüşveti verme kararını almış ve uygulamıştır. Bu rüşvet teklifi, AK Parti Grup Başkan Vekili'nin gözü önünde yapıldı. Yani biz Türkiye olarak bu kadar yüksek düzeydeki bir konuda Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu kadar net bir rüşvet olayının mahkeme kararı ile hükme bağlamasını nasıl yok sayabiliriz. Dünya da böyle bir şey olsa bir demokraside ne hükümet kalır ne bir şey kalır. Tuhaf, bu tuhaflıkları ortadan kaldırmak zorundayız. Türkiye'yi de çağdaş bir demokrasinin yöntemlerine taşımak zorundayız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde rüşvet teklif edilen bir olayı demokratik olduğunu ifade etmek mümkün mü?" ifadesini kullandı.

(İA-CİN-ÖZ-Y)